Dopesick: Sakin, Gerçek, Etkileyici ve "Yok Artık!" Dedirten Bir Dizi!

27 Haziran 2022
16b
1 Yorum
Dopesick: Sakin, Gerçek, Etkileyici ve "Yok Artık!" Dedirten Bir Dizi!

Geçtiğimiz günlerde size Disney Plus'da izlediğim şu diziyi tavsiye etmiştim. Dopesick dizisi ise yine benzer konulu başka bir dizi olarak listemde öylece sırasını bekliyordu ki nihayet az önce izleyip bitirdim. Bitirdim ve hemen Dopesick dizisi konusu ne? Dopesick dizisi gerçek mi? İzlenir mi? gibi sorularınıza yanıt olabilmesi için kolları sıvadım. Hadi gelin şimdi Disney Plus'da kolayca izleyebileceğiniz bu dizinin konusuna, benim yorumuma, oyuncu kadrosuna ve neden 'izlenebilir' olduğuna birlikte bakalım.

Disney+'da İzlenecek 8 İyi Film! ► 

Bu arada bu içerik bir Disney+ iş birliği içermiyor... Ha içerseydi de fena olmazdı fakat yine de izleyip beğenmediğim bir dizi/filmi size burada tavsiye etmeyeceğimi bildiğinizi düşünüyor ve arkanıza yaslanıp Dopesick dizisini keşfedebilmeniz için sizi hemen aşağıya bekliyorum... E hadi!

Yorumumdan önce; Dopesick dizisi neyi konu alıyor?

Dopesick: Sakin, Gerçek, Etkileyici ve "Yok Artık!" Dedirten Bir Dizi!
Dopesick, "Purdue Pharma" ismindeki ünlü bir ilaç firmasının çeşitli pazarlama taktikleri ile toplumu yanıltarak, bağımlılık yapan bir ilacı zararsız olarak tanıtmasını ve bunun sonucunda yaşanan olayları konu alıyor. OxyContin isimli bir ilaç üreten şirket, bu ilacın bağımlılık yaratmadığını, bu davanın peşinden giden polis, savcı ve yardımcılarıysa tam aksine ilacın bir bağımlılık yaptığını savunuyor. İşte dizi de bu süreci en başından sonuna kadar işliyor. Ayrıca dizi, Amerika'daki hukuk sistemini, devasa büyüklükteki 'ilaç' sektörünü ve parmağını şıklatarak birilerini satın alan zengin ailelerin korkunç gücünü de bize gösteriyor.

Dizi yavaş, sakin ama bir o kadar gerçek ve güçlü bir dram!

Dopesick: Sakin, Gerçek, Etkileyici ve "Yok Artık!" Dedirten Bir Dizi!
Dopesick, bol aksiyonlu, vurdulu kırdılı ya da aşırı heycanlı bir dizi değil. Sakin ilerleyen, gri tonlarındaki sahneleriyle insanı etkileyen aşırı gerçek bir dizi bu. Oyunculuklar gerçekten çok başarılı. Ayrıca dizi zamanda birçok kez ileri geri yaparak kafa karıştırıyor gibi dursa da aslında hikayeyi yavaş yavaş birleştirip size öyle sunuyor. Yani bir bakmışsınız 2002 yılındayız, bir bakmışsınız 1995'i izliyoruz. Süreç o kadar geniş bir aralığa dayanıyor ki, dizi de zamanlar arasında gidip gelerek bize konuyu anlatıyor.

Peki; "Dopesick gerçek mi?" diyecek olursanız da...

Dopesick: Sakin, Gerçek, Etkileyici ve "Yok Artık!" Dedirten Bir Dizi!
Diziyi izledikten sonra şaşırıp muhtemelen ilk bu sorunun cevabını aramaya koyulacaksınız. Ben söyleyeyim. Dizinin işlediği konu da, skandal da, hastalanan binlerce insan da gerçek. Fakat dizideki bazı duygusal yaklaşmalar tabi ki de işin kurgu kısmı. Yani tamamen olmasa da Dopesick %80 oranında gerçek kişi ve olayları konu alan bir dizi diyebiliriz.

Kimler bu diziyi izler?

Dopesick: Sakin, Gerçek, Etkileyici ve "Yok Artık!" Dedirten Bir Dizi!
Eğer siz de benim gibi uçmalı kaçmalı, fantastik dizi ve filmlerden bunalmış ve kaçacak gerçek bir liman arıyorsanız bu dizi sizin için de kurtarıcı bir sığınak olabilir. Dizi aşırı gerçek, aşırı vurucu ve çok güçlü bir dram. Güçlü diyorum çünkü tamamen hayatın içinden insanların yaşadıklarını izliyoruz. Bu insanlar ben, siz ya da aileniz olabilirdi. Şöyle ayakları yere sağlam basan bir hikaye izlemek isteyenler bu diziye bir şans versin derim.

- - - - - - 

• Dopesick dizisi kaç bölüm? Dizi bir 'mini dizi' olarak yayınlandı ve toplamda 8 bölümden oluşuyor. Bölümlerin her biri de ortalama 1 saat.

• Dopesick dizisi Netflix'te var mı? Dizi Netflix'te yok. Hulu yapımı olan dizi Disney Plus'da izlenebilir.

Dizi gerçek olayları mı konu alıyor? Evet, dizi Amerika'da yaşanan ve yıllar boyunca mahkemeleri süren devasa bir sağlık skandalını konu alıyor.

- - - - - - 

Dopesick: Sakin, Gerçek, Etkileyici ve "Yok Artık!" Dedirten Bir Dizi!

Modunu Seç ►

Dopesick: Sakin, Gerçek, Etkileyici ve "Yok Artık!" Dedirten Bir Dizi!

listesine yorum yap!
matmazel
matmazel
04 Temmuz 2022
Çaylak
Baya güzel dizi. Geçtiğimiz aylarda izlemiştim, çok çarpıcı ve sorgulatan bi yapım. Gerçek hayattan olması da cabası, güzel, izlenir.
dopesick konusudopesick gerçek midopesick dizisi gerçek midopesick dizi konusudopesick dizi yorumlardopesick yorumlargüncel dizi tavsiyeleridisney plus dizi önerileri
EN AKTİF ÜYELER
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
19b
0
8 yıl
Game of Thrones 8. Sezon 6. Bölümde Neler Oldu? Son Bölüm İncelemesi!
Game of Thrones 8. Sezon 6. Bölümde Neler Oldu? Son Bölüm İncelemesi!
Ve evet... Adını kitlelere en çok duyurmayı başaran, dünyanın en büyük çaplı dizisi Game of Thrones, 8. sezon 6. bölümü ile final yaptı. 2011 yılında başlayan bu nefis dizi, 8 sezonun ardından bugün son bölümü ile hepimize veda etti. Öncelikle inceleme ve eleştirilerime geçmeden önce bu yazıya "Game of Thrones 8. sezon 6. bölüm izle" yazarak gelenler için bir haberim var; Birazdan burada görecekleriniz bolca SPOİLER içeriyor. O yüzden önce bölümü izleyin sonra hemen buraya gelin ve neler olmuş neler bitmiş onlara bir göz atın. Hadi gelin şimdi Game of Thrones son bölümde neler yaşandı, nelere şahit olduk, nelere "keşke olmasaydı" dedik birlikte bakalım.  (Geçen hafta ele aldığım bir önceki bölüm incelemesine de buraya tıklayarak göz atabilirsiniz) Kraliçemiz "Daenerys" öldü![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/78/51/game-of-thrones-8-sezon-6-bolumde-neler-oldu-son-bolum-inceleme-780x439.jpg[/RESIM] Aslında bu benim ve birçok izleyicinin beklediği bir şeydi. Son bölümü izlerken sürekli olarak ha şimdi öldü, ha şimdi ölecek, ha zafer konuşması yaparken Arya hançeri saplayacak deyip durdum. Fakat kraliçemizin ölümü sevdiği adamın elinden oldu. Çünkü önceki bölümde de Dany'nin suyunun ısındığı ortadaydı. Tyrion ve Jon sürekli olarak yerdeki ölü bedenlere bakıp iç geçirmişti. Jon bu durumu kaldıramazdı ve kaldıramadı da. Bebekleri, kadınları ve çocukları diri diri yakan biri, hala merhamet göstermiyorsa yapacak pek de bir şey kalmamıştı. Tyrion Jon'u gazladı ve bir gün seni de idam ettirecek deyip Jon'u tahta yolladı. Dany ise tahta hiç oturamadan hayatını kaybetti. Yıllardır tahtın hayali için savaşan, ter döken Dany, tahta hiç oturamadan göçüp gitti... Dany'nin öldüğünü gören "Drogon", tahtı alevleri ile eritti![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/78/84/game-of-thrones-8-sezon-6-bolumde-neler-oldu-son-bolum-inceleme-780x439.jpg[/RESIM] Bence bu şahane bir andı. Jon zaten tahta geçmek için Dany'i öldürmemişti. Fakat ejderhamız Drogon, Dany'nin cansız bedenini yerde görünce yılardır herkesin oturmak için birbirini öldürdüğü tahtı bir çırpıda eritip yok etti. Sanki Jon'a bakıp "Artık kimse bu taht için birbirini öldürmesin!" der gibiydi... Her şey bittikten sonra "Karar toplantısı" adı altında bir ilkokul piyesi izledik[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/78/44/game-of-thrones-8-sezon-6-bolumde-neler-oldu-son-bolum-inceleme-780x439.jpg[/RESIM] Bu durum sadece bana mı garip geldi bilmiyorum ama savaşlar yapılmış, kraliçeler krallar ölmüş, halk cayır cayır yanmış, bizimkiler "Karar Toplantısı" adı altında toplanmışlar, şakalaşıp gülüşüyorlar... Yahu dizinin atmosferine hiç uydu mu şimdi bu? Jon Dany'i öldürmüş, ortalıkta halk yok, Lekesizler Jon'un kafasını istiyor, her yer virane, siz hala komiklikler şakalar... Hemen ardından da Bran'in kral seçilmesi... Yahu alıştırdınız bizi yıllardır olayları yavaş yavaş işlemeye, şimdi bu hız izleyiciyi afallatır diye hiç mi düşünmediniz? Her şeyin bu kadar hızlı ve absürt olması bende hayal kırıklığı yaşattı. Özellikle bu toplantı, aceleye gelmiş bir fiyaskodan öteye gidemedi.  Ne Jon, Ne Dany, bu koca dizinin tek sağlam karakteri var; Tyrion![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/78/50/game-of-thrones-8-sezon-6-bolumde-neler-oldu-son-bolum-inceleme-780x439.jpeg[/RESIM] Başından beri söylediğim gibi benim için bu diziyi toparlayan ve bir merkezde kalmasını sağlayan tek karakter Tyrion. Diğer tüm karakterin değiştiğine, duygusal evrimlerine şahit olduk fakat Tyrion başından beri aynıydı, yıllar sonra bugün de aynı. Eğer dizi o kadar uç noktalara çıkıp, o kadar derinlere inip tekrar aynı çizgisine geldiyse bunu başaran karakter Tyrion Lannister'dır. Canlandıran oyuncu "Peter Dinklage" de bence koca bir alkışı hak ediyor.  "Demokrasi" detayı güzeldi[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/78/32/game-of-thrones-8-sezon-6-bolumde-neler-oldu-son-bolum-inceleme-780x439.jpg[/RESIM] Karar toplantısında Yedi Krallık'ı kim yönetsin diye tartışılırken Sam'in ayağa kalkıp "Yahu bu kral sadece bizi değil, halkı da yönetecek. Bu yüzden halk da bu seçime katılmalı" demesi ve "Demokrasi" vurgusu yapması güzeldi. Şahsen ben bir ara gerçekten böyle bir şey olacağını sandım yalan yok...  Bran kral oldu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/78/34/game-of-thrones-8-sezon-6-bolumde-neler-oldu-son-bolum-inceleme-780x439.jpg[/RESIM] Son bölüm sonrası birçok arkadaşım, Bran'in geleceği gördüğünü ve kral olacağını çok önceden bildiğini söyledi. Fakat Bran şimdiki zamanı ve geçmişi görüyordu. Geleceği gördüğünü ben pek hatırlamıyorum yanlışsam lütfen yorumlarda düzeltin. Fakat şöyle bir durum da var; Toplantı sırasında Tyrion Bran'e "Kral olmayı ister misin?" gibi bir soru soruyor ve Bran de "O kadar yolu neden geldim sanıyorsun?" gibi manidar bir cevap veriyor. Yani bu durumda Bran gerçekten kral olacağını bildiği için oradaydı. Bu da benim tezimi çürütüyor fakat bilemiyorum Altan...  Mutlu son![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/78/87/game-of-thrones-8-sezon-6-bolumde-neler-oldu-son-bolum-inceleme-780x439.jpeg[/RESIM] Evet bu da oldu. Yıllarca keyifle ve hayranlıkla izlediğimiz dizi Game of Thrones, mutlu sonla bitti... Biri bana bunu söylese inanmazdım. Çünkü bu ilk bölümünden bugüne kadar acımasız bir taht savaşıydı ve gerçek dünyada maalesef kötüler daha çok kazanır. Bu yüzden herkesin mutlu mesut şekilde yoluna gitmesi ve kötülerin ölüp gitmesi beni çok tatmin etmedi. "Mutlu son" bu dizinin izleyicilerini pek "mutlu" etmedi...  Game of Thrones son bölümdeki güzel detaylar; Jon ile ulu kurt Ghost'un buluşması[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/78/69/game-of-thrones-8-sezon-6-bolumde-neler-oldu-son-bolum-inceleme-780x439.jpg[/RESIM] Ejderha Drogo'nun Dany'nin ölü bedenini koklayıp onu alıp uçup kaybolması[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/78/99/game-of-thrones-8-sezon-6-bolumde-neler-oldu-son-bolum-inceleme-780x439.jpg[/RESIM] Ejderhasından inen Dany'nin arkasında 2 dev kanat görünmesi[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/78/65/game-of-thrones-8-sezon-6-bolumde-neler-oldu-son-bolum-inceleme-780x439.jpg[/RESIM] Tyrion'ın Dany ve herkesin önünde rozetini yere atıp isyan etmesi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/78/82/game-of-thrones-8-sezon-6-bolumde-neler-oldu-son-bolum-inceleme-780x439.jpg[/RESIM] ● Adına açılan hesapların milyonlarca takipçiye ulaştığı, altyazı editörlerinin çeviride ustalaştığı, izleyenlerin Ejderha sevgisinin arttığı, dizi sektörünün büyümesine tek başına devasa destek olan ve birçok oyuncuyu ünlü yapan efsane dizi Game of Thrones acısıyla tatlısıyla bitti... Çoğumuz 8. sezondan memnun değiliz fakat ben çok da yerin dibine sokmamayı tercih ediyorum. Çünkü insanoğlu "son" olan bir şeyi sevemiyor. Doğamızda yok. En efsane şey bile bittiği için bizden eksiyi yiyor. Ha daha güzel olabilir miydi? Kesinlikle. Daha güzel yazılabilir miydi? Kesinlikle. Fakat berbat mı? Bence hayır. Umarım linç yemem diyor ve küçük bir dipnot ile yazımı noktalıyorum.  ♦ "Kaan GOT da bitti bu boşlukta ne izleyelim?" diyenler hemen aşağıdaki butona tıklayarak modlarına göre film önerisi seçebilirler!  Film Tavsiyesi Seç! ►
13b
0
7 yıl
9 Etkileyici Film Önerisi ile: Dünyanın Sonu Konulu Kıyamet Filmleri!
9 Etkileyici Film Önerisi ile: Dünyanın Sonu Konulu Kıyamet Filmleri!
"Kıyamet filmleri"... Ne kadar ürkütücü bir kategori değil mi? İşte ben de tam da bu yüzden bugün sizlere, bu kategoriye ait, dünyanın sonunu konu alan nefis kıyamet filmi önerileri hazırlamak istedim. Şimdiye kadar burada sizlere izlediğim birçok filmi tavsiye ettim ve pek çok farklı kategoride film öneri listeleri hazırladım. Fakat bunların içinde kıyamet filmleri kategorimin olmadığını görünce hemen sıvadım kolları ve size birbirinden nefes kesici, her biri de farklı dünyaları konu alan nefis kıyamet filmleri hazırladım. Bu kıyamet filmi önerileri listesindeki tüm filmleri mutlaka izlemelisiniz. Hadi gelin şimdi o nefis tavsiyelere bir bakalım!  Vahşi Doğada Hayatta Kalma Filmleri İçin Tıkla ► 1. Kıyamet filmleri listemizin ilk sırasında "The Flu" bulunuyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/105/9/9-etkileyici-film-onerisi-ile-dunyanin-sonu-konulu-kiyamet-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Solunum yolu ile bulaşan bir salgını konu alan bu filmi mutlaka izlemelisiniz. "Kaan bu film hakkında senin düşüncen ne? İzleyenlerin yorumları, IMDB puanı nasıl?" diyenler hemen aşağıdaki butona tıklayabilir.  Filme Git ► 2. Dünyanın sona yaklaştığı bir başka film tavsiyem ise "The Mist"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/105/76/9-etkileyici-film-onerisi-ile-dunyanin-sonu-konulu-kiyamet-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Stephen King'in romanından sinemaya aktarılan bu etkileyici filmi de mutlaka izlemelisiniz. Filme Git ► 3. "Train to Busan" ise sıradaki tavsiyem[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/105/49/9-etkileyici-film-onerisi-ile-dunyanin-sonu-konulu-kiyamet-filmleri-780x439.jpeg[/RESIM]Dünyadaki insanlığı tehdit eden bir salgını konu alan bu film de izlemeye değer. Filme Git ► 4. Bir diğer tavsiyem ise "The Road"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/105/47/9-etkileyici-film-onerisi-ile-dunyanin-sonu-konulu-kiyamet-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Kıyamet sonrası hayatta kalmaya çalışan bir baba-oğulu konu alan bu film de oldukça kasvetli ve etkileyici. Filme Git ► 5. Sıradaki dünyanın sonu konulu filmimiz ise "The Girl With All The Gifts"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/105/90/9-etkileyici-film-onerisi-ile-dunyanin-sonu-konulu-kiyamet-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Bir virüsün insanlığı tehdit etmesini konu alan bu film de benzerleri arasından sıyrılmayı başarıyor. Filme Git ► 6. Dünyanın sonunu farklı bir şekilde ele alan bir diğer tavsiyem ise "Snowpiercer"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/105/84/9-etkileyici-film-onerisi-ile-dunyanin-sonu-konulu-kiyamet-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Dünyadaki insan yaşamının sadece 1 trende yaşadığını düşünün... Hatta düşünmeyin, bu nefis filmi izleyin. Filme Git ► 7. Kıyameti konu alan bir başka filmimiz ise "These Final Hours"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/105/6/9-etkileyici-film-onerisi-ile-dunyanin-sonu-konulu-kiyamet-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Bu film ise "Ya kıyamete saatler kalsa ve biz bunu bilseydik?" konusunu işliyor. Yalnız filmde +18 sahneler de mevcut, söyleyeyim de sonra kulağımı çınlatmayın. Filme Git ► 8. "Hidden" ise bir başka fim tavsiyemiz[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/105/52/9-etkileyici-film-onerisi-ile-dunyanin-sonu-konulu-kiyamet-filmleri-780x439.jpeg[/RESIM]Kıyamet sonrası yer altında yaşamaya çalışan 3 kişilik bir ailenin mücadelesini konu alıyor filmimiz.  Filme Git ► 9. Listemizin son filmi ise "Children of Men" oluyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/105/39/9-etkileyici-film-onerisi-ile-dunyanin-sonu-konulu-kiyamet-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]"Ya dünyada artık hiç bebek doğmasaydı?"... İşte bu film de bu nefis konuyu işliyor. Filme Git ► Eğer tüm bu tavsiyelerden sonra "Ee Kaan, bunlar beni kesmedi, var mı başka tavsiyelerin?" diyenleriniz olursa, hemen aşağıdaki butona tıklayarak modlarına göre film tavsiyesi seçebilirler. Ha bu arada unutmadan, filmlere lütfen olumlu veya olumsuz yorumlarınızı bırakmayı unutmayın. Yazacağınız yorumlar birçok kişiye fikir vereceği için, sadece birkaç dakikanızı ayırıp yorum yaparak yüzlerce kişiye yardımcı olabilirsiniz. Size ücretsiz iyilik yapma şansı sunuyorum, e ben daha ne yapayım :)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/101/61/burcunuza-gore-size-en-uygun-2-nokta-atisi-film-onerisi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç! ►
87b
0
7 yıl
The Vast of Night: 2020'nin En Dikkat Çekici Bilim Kurgu Filmi Tavsiyesi!
The Vast of Night: 2020'nin En Dikkat Çekici Bilim Kurgu Filmi Tavsiyesi!
Uzun zamandır iyi bir bilim kurgu filmi izleyemediğim için üzülüyordum, fakat sadece dakikalar önce izleyip, bitirdiğim 2020 yapımı "The Vast of Night" filmi, bu üzüntümü yerle bir etmeyi başardı. Öncelikle "The Vast of Night izle" gibi aramalar sonucu buradaysanız, üzülerek söylemek istiyorum ki burada aradığınızı bulamayacaksınız. Fakat, "the vast of night konusu", "neden izlenir?" gibi aramalar sonucu yolunuz buraya düştüyse, sıkı durun çünkü size bu filmi en nefis detayları ile, hiç lafı uzatmadan ve spoiler vermeden anlatacağım. Filme Git ► Hadi gelin şimdi 2020 yapımı bu nefis film The Vast of Night filminin konusu neymiş, neden izlenmeliymiş, bu konulara birlikte bir göz atalım!  Öncelikle nedir bu "The Vast of Night" filminin konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/194/38/the-vast-of-night-2020-nin-en-dikkat-cekici-bilim-kurgu-filmi-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Öncelikle filmimizin müthiş bir konusu bulunuyor. Belki de yıllar yıllar önce izlediğim ve hala çoğu sahnesi aklımdan çıkmayan "The Signs" filminin etkisinden olacak, konusu "uzay" olup içinde hasat tarlası olan ve kırsal bir bölgede geçen filmlere kelimenin tam anlamıyla bayılıyorum. Hatta nefis film Interstellar'da da bu ögeleri görünce çok keyiflenmiştim... İşte 1950'lerde geçen bu filmimiz de, kırsal bir kasabadaki bir telefon santral operatörünü ve bir radyocunun 1 gecede yaşadıklarını konu alıyor. Santralde telefonları bağlayan genç kız, radyo dinlerden bir frekans duyuyor ve radyo programcısı ile birlikte bu sinyalin peşine düşüyorlar. İşte gerilim ve gizem dolu, nefis bir bilim kurgu filmimiz de böylece başlamış oluyor...  Neden izlenmeli?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/194/84/the-vast-of-night-2020-nin-en-dikkat-cekici-bilim-kurgu-filmi-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Film 1950'lerde geçtiği için aslında bir yandan nefis bir dönem filmi bu. Atmosferi, renkleri, dokusu çok başarılı bir şekilde aktarılmış. Üstelik şimdi tüm bunların üzerine bir de bu filmin bir bilim kurgu konusunu işlediğini düşünün... Eğer bilim kurgu ile aranız iyi ise, gizem peşine düşmeyi seviyorsanız ve anlık gerilimler filmi izlerken sizi hayatta tutuyorsa bu filmi mutlaka izlemelisiniz. Fakat size tavsiyem; Bu filmi mutlaka bir akşam, karanlık bir ortamda ve mümkünse kulaklıkla ile izleyin. Ayrıca telefon bildirimlerinden ve arkadaş muhabbetinden uzak durun derim. Aksi halde film, dikkatinizin kolayca dağılabileceği birkaç sahne barındırıyor, o sahnelerde pür dikkat olmalısınız. Söz veriyorum, bittiğinde içinizde bir şeyleri hareketlendirmiş olan bir film izlemiş olacaksınız... Olmazsa da beni Instagram'dan bulup yazabilirsiniz. Bundan sonrası bir miktar SPOİLER içeriyor, filmi izledikten sonra mutlaka uğrayın![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/194/3/the-vast-of-night-2020-nin-en-dikkat-cekici-bilim-kurgu-filmi-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Filmi izlediniz ve buradasınız. Filmde telefon ile bağlantı kuran eski asker Billy'nin anlattığı yerin 51. Bölge olduğunu anlamışsınızdır... Diyaloglar ve anlatılanlar çok etkileyici değil miydi ama?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/194/32/the-vast-of-night-2020-nin-en-dikkat-cekici-bilim-kurgu-filmi-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Öncelikle söylemek istiyorum ki filmdeki pek çok detay beni yakalamayı başardı. Öncelikle filmin nostaljik havası kesinlikle acayip bir hava katıyor. Tamam sık sık tüplü televizyon ekranına geçme tekniğinin çok iyi olduğu söylenemez fakat dönem havası gayet başarılı yansıtılabilmiş. Sonrasındaki 51. Bölge diyalogları da gerçekten çok başarılıydı. Santralci kızımızı 6-7 dakika boyunca sadece telefonla konuşurken izliyoruz ve film bizi hiç sıkmıyor çünkü alttan alttan, sinsice yaklaşan bir gizem ve gerilimi var... İşte bu detayları ile film benim gönlümü kazandı. O araba sahnesi neydi öyle? Tüyler diken![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/194/1/the-vast-of-night-2020-nin-en-dikkat-cekici-bilim-kurgu-filmi-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Yaşlı kadın, çocuğuna, o farklı dildeki kelimeleri okuyunca çocuğunun başının geri gittiğini, gözlerinin kapandığını ve sanki transa geçermişcesine kalakaldığını söylüyor. Radyocumuz ise yaşlı kadının kaydettiği o cümlelerini arabada seyir halindeyken açıyor ve o da ne? Arabayı kullanan ve yanındaki kızın kafaları birden geri gidiyor ve tam anlamıyla transa geçiyorlar! İşte bu sahnede tam anlamıyla tüylerim diken diken oldu diyebilirim. Bu detayı gerçekten çok beğendim... Sonrasında UFO'yu görmemize gerek var mıydı? Bence pek de yoktu aslında. Yani görmeseydik ve ormanda, yanmış ağaçların arasında "Bu ne ya?!" diye şaşırırlarken bir saniye sonra yerdeki ayak izlerinin kaybolduğunu görseydik de, bence gayet başarılı bir son olurdu. Ha UFO gördük, kötü müydü? Hayır. Cafcaflı bir Ufo görüp finalin çöp olmasından korkmuştum fakat ufoların detayları da hiç uçuk değildi gayet dozundaydı... - - - - - -  NOT: Bazı filmler vardır ya çok seveni vardır ya da nefret edeni, işte bu filmi de onlardan biri olarak görüyorum. Bir kesim hiç sevmezken, bir kesim de her detayına bayılacak muhtemelen ve ben de o ikinci kısımdayım... Umarım siz de öyle olursunuz, iyi seyirler! [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
12b
1
6 yıl
Uçuk Kazançları ve Milyonluk Seyirci Sayıları ile: Türk YouTuber Filmleri
Uçuk Kazançları ve Milyonluk Seyirci Sayıları ile: Türk YouTuber Filmleri
Öncelikle birazdan burada görecekleriniz canınızı sıkabilir, moralinizi bozabilir ve çalıştığınız işinizden istifa etme isteğinizi tetikleyebilir...  YouTube'un yıllar önce "Para Kazanma" özelliğini aktif etmesi ile yeni bir iş sahası doğdu. İnsanlar artık çektikleri, hazırladıkları videolar ile çok güzel kazançlar elde etmeye başladı. Abone sayısı milyonları aşan kanal sahipleri ise "Neden kısa videolar ile yetineyim ki?" deyip film yapma işine soyundular ve yeni bir devir başlamış oldu; "YouTuber Filmleri"... İşte bu gelişme, dünyada olduğu kadar ülkemizde de yankı buldu ve birçok YouTuber film çıkarmaya başladı. YouTuber olmayanlara ise "10 liradan 40 liraya kadar değişen bilet fiyatlarında 2 milyon seyirci... Kişi başı 15 lira desek..." hesabı yaptırmaya başladı.  Peki YouTuber filmleri gerçekten o kadar kazandırıyor mu? Hadi gelin şimdi önce ülkemizde vizyona giren YouTuber filmlerine olan talebe ve onların hasılatlarına bir göz atalım... YouTuber filmleri furyası başlıyor; Halil Söyletmez'den "Cumali Ceber: Allah Seni Alsın"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/51/66/dikkat-moral-bozar-ucuk-kazanclari-ve-milyonluk-seyirci-sayilari-ile-youtuber-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]İzleyici: 460 Bin Kişi Cumali Ceber: Allah Seni Alsın filmi kazancı: 5 Milyon TL YouTube: 1.4 Milyon Abone 0.facebook yıllarından bu yana sosyal medyada bir şekilde var olan "Halil Söyletmez", kendi oluşturduğu "Cumali Ceber" karakterini sinemaya taşımaya karar verdi. Sosyal medyada çok beğenilen karakter, "Cumali Ceber: Allah Seni Alsın" ismi ile 4 Ağustos 2017'de vizyona girdi. Özellikle Twitter'dan çok büyük olumsuz tepkiler alan Halil Söyletmez şimdilerde Cumali Ceber 2 için kolları sıvıyor.  Bir diğer YouTuber filmi ise "Oha Diyorum"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/51/13/dikkat-moral-bozar-ucuk-kazanclari-ve-milyonluk-seyirci-sayilari-ile-youtuber-filmleri-780x439.png[/RESIM]İzleyici: 230 Bin Kişi Oha Diyorum filmi Kazancı: 2.9 Milyon TL YouTube: 4.9 Milyon Abone Abonelerine sırtını dayayıp sinemaya sıçrayan bir diğer YouTube kanalı ise "Oha Diyorum" oldu. 3 Kasım 2017'de vizyona giren film, kanalın kitlesi tarafından sevilse de yine ciddi eleştirilere maruz kaldı.  YouTuber filmleri arasında şimdiye kadar en çok ses getiren film ise YouTube Türkiye'de en çok aboneye sahip olan bireysel kanal Enes Batur'un filmi "Enes Batur Hayal mi Gerçek mi?" oldu...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/51/81/dikkat-moral-bozar-ucuk-kazanclari-ve-milyonluk-seyirci-sayilari-ile-youtuber-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]İzleyici: 1 Milyon 400 Bin Kişi Enes Batur Hayal mi Gerçek mi? filmi Kazancı: 17.5 Milyon TL YouTube: 9 Milyon Abone Yıllardır YouTube kanalına istikrarlı bir şekilde neredeyse her gün 1 video yükleyen YouTuber Enes Batur, vizyona giren filmi ile ülkede büyük bir ses getirmeyi başardı. Sinematografi olarak iyi bir şeyler sunmayan film yapımcılarına tam 17 Milyon kazandırdı... Sabah gazetesinden "Olkan Özyurt"; "Enes 1 milyon seyirci barajını geçerse YouTuber filmleri devri başlar" diye yazmıştı ki öyle de oldu. Enes Batur'un filmi 1 Milyon 400 Bin kişi tarafından izlendi... Sıradaki YouTuber filmimiz ise henüz 1 hafta önce vizyona giren "Kafalar Karışık"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/51/38/dikkat-moral-bozar-ucuk-kazanclari-ve-milyonluk-seyirci-sayilari-ile-youtuber-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]İzleyici: 360 Bin Kişi Kafalar Karışık filmi Kazancı: 4.6 Milyon TL YouTube: 4.8 Milyon Abone (1 Haftalık İstatistik) Atakan Özyurt, Bilal Hancı ve Fatih Yasin'in oluşturduğu "Kafalar" kanalı, hayallerini gerçekleştirdi ve uzun süren uğraşlar sonucu filmlerini izleyicilerine sundular. Metin Akpınar, Perihan Savaş gibi birçok ünlü ismin de oynadığı film bu 1 hafta içinde 4 buçuk Milyon TL hasılat elde etmeyi başardı. Kafalar ekibi ise iyi bir PR çalışması süresince tüm Türkiye'yi gezerek sinema salonlarında takipçilerine sürpriz yapıyorlar. Onları görebilme ihtimali de birçok kişiyi bilet alıp filme gitmeye itiyor. Diğer YouTuber filmlerine nazaran birkaç tık daha iyi olan bu film, eğlenceli ve macera dolu bir hikaye içeriyor. Kafalar ekibinin şimdiki hayali ise Kafalar Karışık filminin devamını çekmek...  ● Açıkçası "Para bizim için ikinci planda..." diyen her YouTuber biraz yalan söylüyordur. Verilen bu büyük emeğin tabi ki karşılığı olmalı. Yoksa zaten 1 buçuk saatlik filmi bilet ile satmaz, kanallarınızda paylaşırdınız. O yüzden o kısmı geçin. Fakat istediğimiz, bilet parasına değecek bir şeyler izlemek. E bunu da sağlayamıyorsanız eksiyi veriyoruz mecburen. Yoksa YouTuberların film yapmasına karşı tabi ki de değiliz. Sadece biraz daha emek, biraz daha kalite ve vizyon...    Bir de dünyadan bir YouTuber filmine göz atalım; YouTuber "Logan Paul" başrollü "The Thinning"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/51/55/dikkat-moral-bozar-ucuk-kazanclari-ve-milyonluk-seyirci-sayilari-ile-youtuber-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]   Eğer siz de benim gibi "E sadece ülkemizde bu kadar film çeken YouTuber varsa dünyada kaç kişi vardır, YouTube bir film yapım şirketi kursa ya?" tarzında düşündüyseniz işte bu film buna en iyi örnek. YouTube'un, "YouTube Red" adlı ücretli bir servisi var. Bunu Netflix gibi düşünebilirsiniz. İşte bu film de YouTube Red bünyesinden çıktı ve açıkçası ben filmi epey sevdim. Hatta tavsiye köşemde size tavsiye bile ettim. "Nedir, nasıl bir şeydir?" diyenler hemen buraya tıklayarak filmimize ışınlanabilir... ● Yani diyeceğimiz şu ki, yapılınca yapılıyor. Umarız ki önümüzdeki yıllarda daha güzel, daha kaliteli YouTuber filmleri ile karşılaşırız. Aslında kazanılan paralardan da anladığımız kadarıyla zaten YouTuber filmleri ile artık bol bol karşılaşacağız... E ne diyelim, gişeniz bol olsun!  ► "Tamam iyi güzel de var mı şöyle iyi bir film tavsiyen?" diyenler tam da buraya tıklayarak modlarına göre film önerisi bulabilirler!   
18b
0
7 yıl
The Peripheral: Amazon Prime'ın METAVERSE Konulu Yeni Fantastik Bilim Kurgu Dizisi!
The Peripheral: Amazon Prime'ın METAVERSE Konulu Yeni Fantastik Bilim Kurgu Dizisi!
Amazon Prime'da "Yüzüklerin Efendisi Güç Yüzükleri" dizisi sezon finali yapınca pek çok kişi "Ne izlesem?" boşluğuna düştü. İşte Amazon da bu boşluğu nefis bir şekilde doldurdu ve yeni The Peripheral dizisini hemen yayına aldı. The Peripheral dizisi benim de yayınlanmasını beklediğim ve 'iyi' olduğunu tahmin ettiğim yeni diziler arasındaydı. Diziyi izledim ve the peripheral dizisi konusu ne? The Peripheral dizisi izlenir mi? gibi sorularınız için kolları sıvayıp size bu diziden kısaca bahsetmek istedim. METAVERSE Temalı Filmler ►  Hadi gelin şimdi Amazon Prime Video'nun yeni yayınlamaya başladığı The Peripheral dizisi konusuna, oyuncularına ve en önemlisi de izlenebilirliliğine şöyle birlikte bir göz atalım... Hadi! Yorumuma geçmeden önce size The Peripheral dizisi konusundan biraz bahsedeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/307/99/the-peripheral-amazon-prime-in-metaverse-konulu-yeni-fantastik-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizimiz, küçük bir kasabada hasta annesi ve savaş gazisi ağabeyiyle yaşayan genç, yetenekli ve güzel bir kadının yaşadıklarını konu alıyor. 2030 ve 2100 yıllarında yaşananları işleyen dizimizde, VR dediğimiz sanal gözlükler ile oyun oynamanın oldukça yaygın olduğu bir zaman dilimine konuk oluyoruz. Genç kızımız ise bu konuda oldukça yetenekli. Ağabeyinin geçemediği bölümleri hemen bir çırpıda geçiveriyor. İşte bu yeteneği fark eden büyük bir şirket de ona direkt olarak insan beynine ve sinir sistemine bağlanan bir VR gözlük gönderip "Bu yeni ürünümüz, denemen karşılığında şu kadar da para veriyoruz..." diyor ve genç kızımız kendini birden sanal mı yoksa gerçek mi olduğunu anlayamadığı bir dünyada buluyor. İşte The Peripheral isimli bu dizimizde, izleyici olarak biz de kendimizi bu farklı dünyada buluyoruz. Bu dizi beni yakalamayı başardı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/307/75/the-peripheral-amazon-prime-in-metaverse-konulu-yeni-fantastik-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]İçinde hem zamanlar arası yolculuk, hem de METAVERSE gibi geleceğimizin dünyasını işleyen bu dizi beni yakalamayı başardı. Dizinin atmosferini, kullanılan görsel efektleri, tasarlanan irili ufaklı cihaz/aparat/eşyaları başarılı buldum diyebilirim. İyi bilim kurgu filmlerine nazaran, iyi bilim kurgu dizilerine çok rast gelemiyoruz ne yazık ki. Bence bu dizi, bu fantastik-bilim kurgu dizisi yokluğunda, özellikle benim gibi bu türe ilgi duyanlar için çölde vaha gibi. Ha olumsuzlukar yok mu? Var.. Onlara da birazdan aşağıda değineceğim. Dizinin arkasında, nefis dizi Westworld'ün yapımcıları var![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/307/87/the-peripheral-amazon-prime-in-metaverse-konulu-yeni-fantastik-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]The Peripheral dizisini izleyen herkes, (eğer daha önceden izlemişse) hemen Westworld dizisindeki tadı alacaktır. Bu gayet normal çünkü The Peripheral dizimizin arkasında da Westworld dizisi yapımcıları Lisa Joy ve Jonathan Nolan yer alıyor. Ayrıca dizi, William Gibson tarafından yazılan aynı adlı kitaptan uyarlama. Bu açıdan bakınca da, bu dizinin oldukça uzun soluklu bir yapım olacağını söyleyebiliriz. "Kaan hiç mi olumsuz yorumun yok?" diyenler için...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/307/74/the-peripheral-amazon-prime-in-metaverse-konulu-yeni-fantastik-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]Diziyi genel olarak beğensem de oyunculukların (belki de atmosfer gereğidir, bilemiyorum) tümünde bir donukluk hissettim. Fakat tüm oyuncularda böyle hissedince, bunun dizinin genel temasıyla ilgili olduğunu düşündüm. Fakat eğer değil ise, dizide çok üst düzey oyunculuklar görmediğimi söylemek isterim. Bunun yanında takvimlerin 2100'leri gösterdiği yıllarda daha gelişmiş bir toplum ve çok daha uçuk bir dünya görmek beni çok daha mutlu ederdi, ne bileyim...  - - - - - - - - -  Özet: Amazon Prime Video'da yayınlanmaya başlayan The Peripheral ismindeki bu yeni dizi, özellikle fantastik-bilim kurgu türünde izleyecek bir şeyler arayanlar için iyi bir seçenek olabilir. Metaverse, zamanda yolculuk ve TENET filmindeki gibi farklı bir şeyler sunmayı başaran bu dizi, bence izlenebilir bir yapım... Karar sizin. Üstelik sürükleyiciliği de oldukça fazla... Ayrıca bu yapımın yayına girdiğini bana haber verip hemen izlememi sağlayan aranızdan Serhat'a da teşekkürler ediyorum.  - - - - - - - - -  ● The Peripheral dizisi Netflix'te var mı? Maalesef. Dizi Netflix'te bulunmuyor. Amazon dizisi olduğu için, Amazon Prime Video'da izlenebilir. ● The Peripheral dizisi kaç bölüm? Dizi, 8 bölümden oluşuyor. Bir kitap uyarlaması olduğu için birkaç sezon sürecek uzun soluklu bir dizi olduğunu söyleyebiliriz. ● Dizinin oyuncuları kimler? Dizinin başrollerini Chloe Grace Moretz, Jack Reynor ve Gary Carr paylaşıyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
20b
3
3 yıl
Irkçılık Konulu, İzleyene Tokat Gibi Çarpan 7 Film Tavsiyesi!
Irkçılık Konulu, İzleyene Tokat Gibi Çarpan 7 Film Tavsiyesi!
Keşke "Irkçılık" hiç yaşanmasaydı da ben sizlere böyle bir liste hazırlamasaydım, fakat maalesef geçmişte ve hatta 2020 yılında bile siyahiler ve diğer birçokları ırkçılığa maruz kalıyor. Özellikle Amerika'da bu günlerde meydana gelen ırkçılık şiddeti beni ırkçılık konulu filmlerin olduğu bu listeyi hazırlamaya itti. Kıyıda Köşede Kalmış 19 İyi Tavsiye İçin Tıkla! ► Irkçılık filmleri, eğer başarılı oyuncular ve iyi bir kurgu ile sunulursa gerçekten etkileyici birer başyapıta dönüşebiliyor. Ben de sizlere, izleyip, beğenip tavsiye ettiğim filmler arasından Irkçılık temalı olanlardan 7 tanesini seçtim ve burada listeledim. Hadi gelin şimdi Irkçılığı ve bu durumun getirdiği zorluk ve haksızlıkları çok net bir şekilde görebileceğiniz ve tam anlamıyla tokat gibi yüzünüze çarpacak o nefis "Irkçılık Filmleri"ne birlikte göz atalım. 1. Siyahilere karşı yapılan ırkçılığı konu alan ve mutlaka izlemenizi tavsiye ettiğim ilk film "Green Book"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/195/88/irkcilik-konulu-izleyene-tokat-gibi-carpan-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]"Peki Kaan bu filmin konusu, IMDb puanı nasıl? Senin ve izleyenlerin yorumları ne durumda?" diyenler hemen aşağıdaki butona tıklayabilir. Filme Git ►  2. Çok beğendiğim bir başka ırkçılık temalı film de "Something the Lord Made"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/195/85/irkcilik-konulu-izleyene-tokat-gibi-carpan-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]El becerisi çok iyi olan bir adam, "beyaz!" bir cerrahın yanında ayak işlerini yapmaya başlıyor ve tıb ilmine merağıyla da tüm doktorları şaşırtmayı başarıyor... Bu film benim gerçekten çok sevdiğim filmlerden biri. Ten rengi yüzünden alınan saçma kararları ve bu kararların altında imzası olanların utanmalarını sağlayacak türden iyi bir yapım. Kaçırmayın derim. Filme Git ►  3. "Just Mercy"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/195/20/irkcilik-konulu-izleyene-tokat-gibi-carpan-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Genç bir avukat ve idamını bekleyen bir hükümlü... İşte tüm bu hukuk sürecini izlerken bir de ırkçılığın ne boyutlarda bir canavar olduğunu göreceksiniz. Gerçeklerin tokat gibi yüzünüze çarpacağı filmlerden biri...  Filme Git ►  4. "Get Out"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/195/5/irkcilik-konulu-izleyene-tokat-gibi-carpan-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Belki de bu listedeki en ilginç, en farklı ırkçılık filmi tavsiyesi bu. Bir genç, sevdiği kızın ailesi ile tanışmaya gidiyor ve işler biraz garipleşiyor... Gerilimi bol, Black Mirror dizisi tadında bir senaryo izleyeceksiniz. Tadını çıkarın! Filme Git ►  5. "The Banker"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/195/99/irkcilik-konulu-izleyene-tokat-gibi-carpan-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Az önce izleyip, beğenip, tavsiye ettiğim bu nefis filmi de bu listeye almak istedim. Hatta daha doğrusu bu filmi izledikten sonra "neden ırkçılık temalı filmleri konu alan bir listemiz yok?" diye düşündüm ve bu listeyi hazırlamaya karar verdim. Yani bu film, bana bu listeyi hazırlattı, varın etkisini siz düşünün. Mutlaka izleyin derim. Filme Git ►  6. "Hidden Figures"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/195/31/irkcilik-konulu-izleyene-tokat-gibi-carpan-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]"Sen siyahsın ben beyaz!" ayrımının zirve olduğu yıllarda Nasa'da çalışan 3 kadının yaşadıklarını izleyeceksiniz. Irkçılık ve kadın-erkek ayrımcılığını konu alan nefis bir film izleyeceksiniz, mutlaka bir şans verin derim. Filme Git ►  7. Ve "12 Years a Slave"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/195/26/irkcilik-konulu-izleyene-tokat-gibi-carpan-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Ve son olarak size tavsiye etmek istediğim Irkçılık temalı "ansiklopedi" doluluğunda bir filmim var... Dolu diyorum çünkü filmde Benedict Cumberbatch boy gösterirken bir ara da Brad Pitt bir görünüp kayboluyor. Film müthiş bir özgürlük mücadelesini ve ırkçılığın en acımasız yanlarını gösteriyor ve tam anlamıyla tokat gibi yüzümüze çarpıyor. Çok ama çok sevdiğim bu filmi eğer hala izlemeyenlerdenseniz mutlaka ama mutlaka izleyin derim. Biraz uzun fakat o kadar dolu ki, iyi ki izlemişim diyeceksiniz. Filme Git ►  - - - - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
49b
0
6 yıl
Archive 81: Netflix'in 2022 Yapımı Yeni KORKU Gerilim Dizisi!
Archive 81: Netflix'in 2022 Yapımı Yeni KORKU Gerilim Dizisi!
Netflix'in yeni içeriklerini ilgiyle takip ederken radarıma takılan Archive 81 dizisi, 2 gün önce yani 14 Ocak 2022'de Netflix'te yayınlandı. E ben de hemen merakla beklediğim bu Netflix dizisini izleyip bitirdim ve "Kaan archive 81 dizisi konusu ne?", "Bu dizi izlenir mi?" gibi sorularınız için bu kısa ve öz içeriği hazırlamak istedim. Hadi gelin şimdi Netflix'in 2022 yapımı yeni dizisi archive 81 konusu ve hakkındaki diğer detaylara şöyle birlikte bir göz atalım... Sonrasında izleyip izlememek tamamen size kalmış... Hadi! Öncelikle archive 81 dizisi neyi konu alıyor, ona bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/272/82/archive-81-netflix-in-2022-yapimi-yeni-korku-gerilim-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizimiz, hasar görmüş eski kaset ve filmleri profesyonel bir şekilde tamir edip, elde ettiği görüntüleri dijitalleştiren bir görüntü müzesi çalışanının yaşadıklarını konu alıyor. "Dan" ismindeki gencimizden bir gün 1994 yılına ait yanmış kasetlerdeki görüntüleri kurtarması isteniyor ve işte tam da o andan sonra olaylar biraz garipleşerek ilerlemeye başlıyor... Bu evreden sonra dizi korku-gerilim ve paranormal olaylar atmosferinde ilerliyor ve izleyeni gizemiyle sürüklerken bir yandan da oldukça geriyor. Bence bu dizi izlenir...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/272/24/archive-81-netflix-in-2022-yapimi-yeni-korku-gerilim-dizisi-780x439.png[/RESIM]Bu tür gizemin ağırlıklı olduğu dizilerde sürükleyicilik çok büyük önem taşıyor. Çünkü türü 'gizem' olan yapımlar biraz yavaş ilerlediği için izleyiciyi tutacak tek şey sürükleyicilik oluyor. Archive 81 isimli bu dizi de bence bunu iyi başarıyor. Dizi beni sonuna kadar sürüklemeyi başardı. 1 gecede olmasa da 2 günde bitirdim. Senaryosunda çok fazla mantık hatası yok bu yüzden dikkatiniz de o kısımlara pek dağılmıyor. Böylece ana temaya odaklanabiliyorsunuz. Bence bu dizi 2022'in (şimdilik) en iyi Netflix dizilerinden biri. Gizli semboller, tarikatlar ve paranormal olaylar...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/272/58/archive-81-netflix-in-2022-yapimi-yeni-korku-gerilim-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizinin ilk 4 bölümünü gece izledim ve bence en geren kısımlar da ilk 4 bölümdeydi. Özellikle benim gibi gece karanlığında izlediğinizde alacağınız haz 2 katına çıkabilir. Özellikle gizli semboller, ayinler ve bazı paranormal olaylar beni olduğu gibi sizi de çekiyorsa bu dizi tam aradığınız şey olabilir. Özet: Günler önce yayınlanan Archive 81 dizisi, bence Netflix'in eli yüzü düzgün dizileri arasında sayılacak kadar ortalamanın üzerinde... Benim çok küçük de olsa REC ve Frequency filmlerindeki tadı aldığım bu dizi, şöyle gizemli, gerilimli, geçmiş ile şimdiki zamanın harman olduğu (Dark dizisi benzeri) paranormal olayların yaşandığı bir şeyler izlemek isteyenler için gayet ideal. Eğer onlardan biriyseniz Netflix'in 2022 yapımı bu yeni dizisine bir şans verin derim.  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/272/88/archive-81-netflix-in-2022-yapimi-yeni-korku-gerilim-dizisi-780x439.jpg[/RESIM] - - - - - • Archive 81 dizisi Netflix'te var mı? Evet, dizi Netflix'te izlenebilir. • Archive 81 dizisi korku mu? Dizi, korku-gizem ve gerilim türünde. Özellikle karanlıkta izlediğinizde birçok sahnede irkilebilirsiniz. Bunun yanında korku eşiğiniz düşük ise de aralıksız süren bir gerilim de sizi fazlasıyla korkutabilir. • Dizi kaç bölüm? Archive 81 dizisinin 1. sezonu 8 bölümden oluşuyor.  • Archive 81 dizisi oyuncuları kimler? Dizinin başrollerini Mamoudou Athie, Dina Shihabi, Evan Jonigkeit, Matt McGorry ve Ariana Neal paylaşıyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
25b
4
4 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.