Tüm Türkiye Aynı Gemide! Alkışlanası Derin Mesajlar İçeren Nefis Bir Yerli Film: Sarmaşık

31 Ocak 2018
16b
0 Yorum
Tüm Türkiye Aynı Gemide! Alkışlanası Derin Mesajlar İçeren Nefis Bir Yerli Film: Sarmaşık

Öncelikle bu filmi izlemediyseniz ve bir şekilde yolunuz buraya düştüyse aman dikkat çünkü bu içerik spoiler içeriyor, o yüzden hemen şuraya tıklayıp ışınlanın: "Film Tavsiyesi: Sarmaşık" 

Tüm Türkiye Aynı Gemide! Alkışlanası Derin Mesajlar İçeren Nefis Bir Yerli Film: Sarmaşık


Peki nedir bu filmin olayı?

Şimdi, bildiğiniz gibi filmimiz, armatörünün iflas etmesiyle deniz hukuku gereği gemiden ayrılmaması gereken mürettebatın yaşadıklarını konu alıyor. Peki bu filmi izlerken hiç oyuncuların isimlerine ya da karakterlerine dikkat ettiniz mi? Hadi gelin şimdi bu filmin ve filmdeki karakterlerin aslında ne kadar derin anlamlar taşıdığına şöyle bir bakalım.  

Filmdeki ilk karakterimiz "Cenk" ile başlayalım!

Tüm Türkiye Aynı Gemide! Alkışlanası Derin Mesajlar İçeren Nefis Bir Yerli Film: Sarmaşık

Cenk, filmde işçi sınıfını temsil ediyor. Adı da "Savaş", "Mücadele" anlamına geliyor. Gerektiğinde ayaklanmayı biliyor fakat istediği verildiğinde her zaman uysalı oynuyor. Biraz para ve imkan bulunca keyfine harcıyor. Çoğu zaman kafası güzel, fakat bir lider değişecekse orada en büyük rolü üstleniyor. 


Sıradaki karakterimiz "Kürt"...

Tüm Türkiye Aynı Gemide! Alkışlanası Derin Mesajlar İçeren Nefis Bir Yerli Film: Sarmaşık

Kürt karakteri, yıllardır dünyada adını duyurmaya çalışan Kürtleri temsil ediyor. Filmde Kürt karakterine adı soruluyor ve sadece "Kürt" cevabını veriyor. Yönetmen bu karakter ile dünya üzerinde yıllardır bu kesimin adının ve dilinin olmadığını gösteriyor. Bu karakter film boyunca sessiz, fakat güçlü de bir yanı var. Kavgada kimin yanına geçerse diğer taraf biraz çekiniyor. Sonra da bir hayalete dönüşüp, kaybolup gidiyor.  


Peki ya "İsmail" karakteri?

Tüm Türkiye Aynı Gemide! Alkışlanası Derin Mesajlar İçeren Nefis Bir Yerli Film: Sarmaşık

İsmail, mütevazı kesimi temsil ediyor. 5 vakit namazında, işini en iyi şekilde yapmaya çalışıyor. Ayrıca iktidarın, yani Beybaba'nın yardımcısı. Yani İsmail karakterinin temsil ettiği kesim, her zaman iktidar ile sıkı bağlar kurmaya çalışan kesim olarak karşımıza çıkıyor. 


Bir diğer karakter "Nadir"...

Tüm Türkiye Aynı Gemide! Alkışlanası Derin Mesajlar İçeren Nefis Bir Yerli Film: Sarmaşık

Nadir, yoksul kesimi temsil ediyor. Evi yıkıldığında bile işini bırakıp gidemeyen gariban, çaresiz bir karakter. Tıpkı gerçekte de olduğu gibi. Ne denirse yapıyor Nadir, mutfakta aşçı yardımcısı, başka işlerde görevli oluyor ama asla üstüne itiraz edip baş kaldıramıyor. 


Gelelim "Alper" karakterine...

Tüm Türkiye Aynı Gemide! Alkışlanası Derin Mesajlar İçeren Nefis Bir Yerli Film: Sarmaşık

Alper, halkın dinamik fakat rengi pek belli olmayan, kararsız kesimini temsil ediyor. Kendisi taksici. Hayattan kaçıp gemiye gelmiş. Biraz konuşmayla kolayca ikna olabilen bir keş. Bu yüzden Cenk'in, yani işçi kesimin kankası.


Son olarak gelelim Beybaba'ya...

Tüm Türkiye Aynı Gemide! Alkışlanası Derin Mesajlar İçeren Nefis Bir Yerli Film: Sarmaşık

Sizin de tahmin ettiğiniz gibi, Beybaba otoriteyi temsil ediyor. İşçi kesimin ayaklanmalarına çözüm bulmaya çalışıyor, itaatkar kesime iş yaptırmanın planlarını yapıyor ve dahası... 

Tüm Türkiye Aynı Gemide! Alkışlanası Derin Mesajlar İçeren Nefis Bir Yerli Film: Sarmaşık



Gördüğünüz gibi film aslında tamamen politik bir düzen üzerine kurulu. Filmdeki gemi ise güzel ülkemiz Türkiye. Aslında hepimiz aynı gemideyiz. Geminin durması, içinde yaşayanların çıldırmalarına neden olur. Bu yüzden hepimiz bu gemiyi ayakta ve çalışıyor halde tutmak zorundayız. İşte, yönetmenliğini Tolga Karaçelik'in yaptığı "Sarmaşık", bu yüzden kesinlikle izlenmesi gereken filmler arasında yerini alıyor. 

Tüm Türkiye Aynı Gemide! Alkışlanası Derin Mesajlar İçeren Nefis Bir Yerli Film: Sarmaşık

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
EN AKTİF ÜYELER
Yapımcılarını Zengin Ettiler: Tüm Zamanların En Çok Hasılat Yapan 7 Filmi!
Yapımcılarını Zengin Ettiler: Tüm Zamanların En Çok Hasılat Yapan 7 Filmi!
Özellikle son günlerde sosyal medya fenomenlerinin film yapmaya odaklanması ile dikkatler "Film yapmak kazandırıyor mu?" sorusuna kaydı. İşte bu yüzden sırf para kazanma gayesi ile yapıldıkları için rezalet filmler ile karşılaşıyoruz. Peki gerçekten yaptıkları hasılatları ile yapımcılarını zengin eden filmler var mı? İşte bugün tam da bu konuya değineceğiz. Öyle filmler var ki devasa hasılatları ile dudak uçuklatıyorlar. Hadi gelin şimdi tüm zamanların en çok hasılat yapan filmlerine birlikte bir bakalım.  1. Dünya çapında, tüm zamanların en çok hasılatını yapan film "Avatar" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/47/59/yapimcilarini-zengin-ettiler-tum-zamanlarin-en-cok-hasilat-yapan-7-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Harcanan: 237 Milyon $ Kazanılan: 2,788 Milyar $ ● Avatar, 2009 yılında Türkiye'de ise 2.480.990 seyirci sayesinde 26.636.520,50 TL hasılat elde etmişti!  2. Ondan sonra ise "Titanic" geliyor... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/47/31/yapimcilarini-zengin-ettiler-tum-zamanlarin-en-cok-hasilat-yapan-7-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Harcanan: 200 Milyon $ Kazanılan: 2.180 Milyar $ ● 1998 yılında Türkiye'de 3 milyon kişinin izlediği Titanic 3.670.070,67 TL hasılat elde etmişti... 3. En çok hasılat yapan filmler listemizin üçüncü sırasında ise "Star Wars: The Force Awakens" yer alıyor... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/47/40/yapimcilarini-zengin-ettiler-tum-zamanlarin-en-cok-hasilat-yapan-7-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Harcanan: 200 Milyon $ Kazanılan: 2.068 Milyar $ ● Film, Türkiye'de ise 17.170.964,00 TL hasılat elde etmeyi başarmıştı... 4. "Jurassic World" filmi ise en çok hasılat yapan filmler arasında ilk 3'ü son anda kaçıranlardan... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/47/17/yapimcilarini-zengin-ettiler-tum-zamanlarin-en-cok-hasilat-yapan-7-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Harcanan: 150 Milyon $ Kazanılan: 1,515 Milyar $ ● 2015 yapımı bu film ise sadece Türkiye'de 7.546.482,00 TL hasılat elde etmeyi başarmıştı... 5. Yapımcısını zengin eden bir diğer film ise 2012 yapımı "The Avengers" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/47/28/yapimcilarini-zengin-ettiler-tum-zamanlarin-en-cok-hasilat-yapan-7-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Harcanan: 220 Milyon $ Kazanılan: 1.514 Milyar $ ● 2012 yapımı bu film ise Türkiye'de 7.660.682,00 TL hasılat elde etmişti... 6. En çok gişe yapan filmler listemizin sonuna yaklaşırken bir diğer filmimiz "Furious 7" oluyor... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/47/34/yapimcilarini-zengin-ettiler-tum-zamanlarin-en-cok-hasilat-yapan-7-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Harcanan: 190 Milyon $ Kazanılan: 1.513 Milyar $ ● Türkiye'de 3 milyon kişinin izlediği bu film ise tam 32.132.000,00 TL hasılat elde etmişti...  7. Tüm zamanların en çok hasılat yapan filmleri listemizin 7. ve son sırasında ise 2015 yapımı "Avengers: Age of Ultron" bulunuyor... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/47/93/yapimcilarini-zengin-ettiler-tum-zamanlarin-en-cok-hasilat-yapan-7-filmi-780x439.jpg[/RESIM] Harcanan: 250 Milyon $ Kazanılan: 1.405 Milyar $ ● En çok hasılat yapan filmler listemizdeki son yapım ise Türkiye'de tam 15.618.775,00 TL hasılat elde etmeyi başarmıştı...  ● Tam da buraya tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi bulabilirsiniz! :) tüm zamanların en çok hasılat yapan filmleri - en çok gişe yapan filmler - en çok hasılat yapan filmler
13b
0
7 yıl
Olmadı! Cem Yılmaz İmzalı "Karakomik Filmler" Seyirciden Geçer Not Alamadı!
Olmadı! Cem Yılmaz İmzalı "Karakomik Filmler" Seyirciden Geçer Not Alamadı!
Ülkemizde "Sinema" deyince birçoğumuzun aklına Cem Yılmaz geliyor. Yıllar önce vizyona giren G.O.R.A ve A.R.O.G filmlerindeki espriler hala yapılıyor ve hala bu esprilere gülünüyor. Kimse de demiyor ki "Ben anlamadım"... Çünkü o filmleri 7'den 70'e herkes izledi, benimsedi ve içindeki mizaha güldü. Peki ya Cem Yılmaz'ın günler önce vizyona giren yeni konsept filmi "Karakomik Filmler"?... Maalesef Cem Yılmaz imzalı "Karakomik Filmler" seyirciden tam not alamadı. Hatta bırakalım tam not almayı, geçer not aldığı bile henüz belli değil... Hadi gelin şimdi birlikte Cem Yılmaz imzalı "Karakomik Filmler"e şöyle bir göz atalım. Detaylarına, izlenme sayısına ve neden başarılı olamadığına birlikte bakalım. Karakomik Filmler, yani "Kaçamak" ve "2 Arada" filmleri ilk 3 günde 276.086 kişi tarafından izlendi![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/123/28/olmadi-cem-yilmaz-imzali-karakomik-filmler-seyirciden-gecer-not-alamadi-780x439.jpg[/RESIM]Sinemada ilk 3 gün çok mühimdir. Bu 3 gün, filmin toplamının ne kadar izleneceği hakkında büyük oranda ipucu verir. Fakat maalesef Karakomik Filmler, daha ilk 3 günden çok az bir izleyiciye hitap etti. Bu da ilk haftanın çok kötü geçeceğini gösteriyor.  Karakomik Filmler, Cem Yılmaz'a 3 günde 5.586.694 TL kazandırdı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/123/60/olmadi-cem-yilmaz-imzali-karakomik-filmler-seyirciden-gecer-not-alamadi-780x439.jpg[/RESIM]Karakomik Filmleri'i ilk 3 günde sadece 276 bin kişi izledi ve yapımcısına toplamda 5.586.694 TL hasılat kazandırdı.  Cem Yılmaz'ın en kötü başlayan 2. filmi oldu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/123/3/olmadi-cem-yilmaz-imzali-karakomik-filmler-seyirciden-gecer-not-alamadi-780x439.jpg[/RESIM]2006 yılında vizyona giren Hokkabaz filmi ilk 3 günde sadece 247 bin kişi tarafından izlenmişti. Karakomik Filmler, 276 bin kişi ile Cem Yılmaz'ın en kötü başlangıç yapan 2. filmi oldu. Olayın vehametini anlamanız için; A.R.O.G ilk 3 günde 816 bin kişi tarafından izlenmişti... Tek bilete 2 film![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/123/47/olmadi-cem-yilmaz-imzali-karakomik-filmler-seyirciden-gecer-not-alamadi-780x439.jpg[/RESIM]Cem Yılmaz, şimdiye kadar ortaya çıkardığı filmlerde kullandığı prodüksiyon ile Türk sinema sektöründe çok ileride olduğunu hepimize kanıtlamıştır. İşte Karakomik Filmler ile de bunu yapmaya çalıştı ve yurt dışında da örnekleri olan, tek bilete 2 film birden sundu. Seyirciler orta metrajlı 2 filmi birden izledi... Fakat işte bu, seyirciyi biraz ürküttü. Bizim insanımız yabancı formatlara bayılır. YouTube'u açar yabancı formatlardan çevirilen Türk YouTuber videolarını izler, orijinali yabancı olan O Ses Türkiye gibi programlara bayılır, fakat işin içine para girince işte orada durur. Karakomik Filmler'de de bunun olduğunu düşünüyorum. Tek bilete 2 farklı film olayı bizim insanımızı biraz tereddütte bıraktı diyebilirim. En azından gördüğüm kadarıyla durum böyle.   Karakomik Filmler 2 Arada konusu; Film, arabalı vapurda çalışan Ayzek isimli bir adamın yaşadıklarını konu alıyor. Dram yönü ağır bassa da seyirciler bu dramın kendilerine geçmediğini söylüyor.  Karakomik Filmler Kaçamak konusu; Bu film ise birlikte tatile çıkan 4 arkadaşın başına gelenleri konu alıyor. Uzaylıların da olaya dahil olmasıyla "kara mizah" ağır basıyor ve olaylar farklı bir şekilde gelişiyor.  kaanintavsiyesi.com'un En Beğenilen Film Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► Not: Cem Yılmaz'a, kafasına, düşüncelerine ve vizyonuna hayranım. Fakat çok fazla kendi ortamında kalıp, dış dünyayı takip edince işte sonucu böyle oluyor. Kafasını biraz Türkiye'ye çevirse, ortaya İftarlık Gazoz gibi çok şahane işler çıkaracak fakat o, dünyada trend olan formatları ülkemize taşımak istiyor. Bu müthiş bir düşünce fakat maalesef bizim ülkemizde pek alıcısı yok be Cemcim. Parlak renkler, pastel sahneler, uçuk karakterler pek bizlik değil. Bunu Ali Baba ve 7 Cüceler'de de yaşadın, gördün... Uzun lafın kısası, bulunduğun konum çok iyi fakat ekstra şeyler deneme fikri pek bizlik değil. Seni sevmeye ve yaptığın işlere saygı duymaya devam edeceğiz fakat kötüye kötü demesek de ayıp etmiş oluruz. ● Hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi bulabilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]  Modunu Seç ►  
13b
1
6 yıl
Tiyatrodan Dijitale! Yeni Netflix Filmi: Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü?
Tiyatrodan Dijitale! Yeni Netflix Filmi: Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü?
Günümüzden tam 23 yıl önce, 1998'de sahnelenen Yılmaz Erdoğan imzalı bir tiyatro oyunuydu "Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü?"... Fakat sinemaya uyarlandı ve birkaç gün önce de Netflix'te yayınlandı. Tabi hal böyle olunca, binlerce kişi de "sen hiç ateş böceği gördün mü filmi konusu ne?" veya "sen hiç ateş böceği gördün mü filmi izlenir mi?" gibi sorular sormaya başladı. En Başarılı Netflix Filmleri İçin Tıkla ►  Ben de filmi izledim ve önce size biraz konusundan, sonra da her zamanki gibi filmle ilgili olumlu veya olumsuz düşüncelerimden bahsetmek istiyorum. Yani buraya yolunuz 'sen hiç ateş böceği gördün mü filmi yorumları' gibi aramalar sonucu düştüyse doğru yerdesiniz demektir... Hadi gelin şimdi hem filmin konusuna, hem de filmle ilgili yorumuma geçelim. Düşüncelerime geçmeden önce filmin konusunu size özetleyeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/246/39/tiyatrodan-dijitale-yeni-netflix-filmi-sen-hic-ates-bocegi-gordun-mu-780x439.png[/RESIM]Film, yıllar önce yayınlanan ve binlerce kişinin hayranlıkla izlediği, dönemine damga vuran Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü? isimli Yılmaz Erdoğan imzalı tiyatro oyununun sinemaya uyarlanmış hali. Film, 1950'li yıllarda İstanbul'da ailesi ile birlikte yaşayan ve üstün zekalı olarak adlandırılan bir çocuğun hayatına odaklanıyor. Çevresine uyum sağlamakta biraz zorlanan Gülseren ismindeki bu kız, ateş böcekleriyle de gizemli bir bağ kuruyor. Film boyunca da bu çılgın kızın babası, ateş böcekleri ve çevresiyle yaşadıklarına tanıklık ediyoruz. Gelelim asıl konumuza; Film olmamış. Neden mi? Buyrunuz...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/246/25/tiyatrodan-dijitale-yeni-netflix-filmi-sen-hic-ates-bocegi-gordun-mu-780x439.png[/RESIM]Film çok kötü başlıyor. Daha ilk çeyreğinde fazlasıyla yapmacık ve 'olmamışlık' kokuyor. Ortalarına doğru biraz toparlamaya başlasa da sonuç yine hüsran oluyor. Tiyatrodan sinemaya aktarılırken hala 'tiyatro' taklidi yapmaya devam eden bir yapım bu. Tiyatrodan sinemaya uyarlanan birçok film gördük, fakat hiçbiri 'tiyatro' havasında değildi ve bu sayede başarılı oldular. Fakat burada oyuncular film boyunca repliklerini hızlı hızlı söylüyor. Hiç düşünmeden, sırası gelen konuşuyor. Bu durum tiyatroda alkış alabilir fakat sinemada işler pek böyle yürümüyor. Mekanlar, dönemin kıyafetleri, eşyaları hepsindeki renk o kadar pastel ki, filmi sessiz izleseniz bile bir tiyatro tadı alıyorsunuz. Sinemaya uyarlanan bir oyundan tiyatro tadı almak da olaya hiçbir yenilik katamıyor haliyle. Ecem Erkek, zorla oynuyorsan gözünü kırp...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/246/97/tiyatrodan-dijitale-yeni-netflix-filmi-sen-hic-ates-bocegi-gordun-mu-780x439.png[/RESIM]Ecem Erkek'i gerçekten başarılı buluyorum. Fakat filmde o kadar yapmacık ve o kadar başka birini oynuyor ki, onu izledikçe sanki hal ve tavrından 'istemediği' replikleri söyleyip, istemediği bir rolü oynadığı için rahatsız olduğunu fakat bunu yapmak zorunda olduğu için yaptığını hissettim. Tiyatroda da Demet Akbağ'ın oynadığı role sinemada hayat vermek onun üzerinde bir baskı yaratmış olabilir. Ayrıca o nasıl yaşlandırma makyajıydı yahu? Kadının yaşlı hali, genç halinden daha genç durmuş bunu kimse mi görmedi?... Çoğunluk oyunculuğunu beğenmiş olabilir fakat ben bu filmde başrolümüzün oyunculuğunu kötü bulduğumu söylemek istiyorum. Eski ve yeni oyuncu kadrosuna da şöyle bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/246/9/tiyatrodan-dijitale-yeni-netflix-filmi-sen-hic-ates-bocegi-gordun-mu-780x439.png[/RESIM] Özet: Filme bir puan verecek olsam 6 derdim. Birine 'izle' diye tavsiye edecebileceğim bir yapım ol(a)mamış. Fakat zaman geçirmek için izlenebilir ama yine de zamanınızı daha 'kaliteli' bir şekilde geçirmek için binlerce iyi film olduğunu da hatırlatmak isterim... Karar sizin.  ---------- • Filmin imdb puanı kaç? Film yayınlanalı 2 gün oldu ve şimdilik IMDb puanı 6,3. • Film Netflix'te var mı? Evet, film Netflix'te izlenebilir. • Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü? oyuncuları kimler? Filmin kadrosunda Ecem Erkek, Yılmaz Erdoğan, Engin Alkan, Merve Dizdar ve Devrim Yakut gibi isimler yer alıyor. ---------- [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
13b
0
5 yıl
Top Gun Maverick: Bana "İşte Sinema Bu!" Dedirten Yeni Tom Cruise Filmi!
Top Gun Maverick: Bana "İşte Sinema Bu!" Dedirten Yeni Tom Cruise Filmi!
Top Gun: Maverick filmi, çekimlerinin başladığı 2018 yılından beri yakın takibimdeydi. 24 Mayıs 2022 yani birkaç gün önce de vizyona girince hemen sinemaya koştum ve gördüğüm o ki Top Gun: Maverick yani dolayısıyla Tom Cruise benim gibi daha pek çok kişiyi epey uzak kaldığımız sinema salonlarına çekmeyi başardı. Ben de sinemadan çıkar çıkmaz kolları sıvadım ve "top gun maverick konusu ne?", "top gun maverick filmi ilk filmle bağlantılı mı?" ve en önemlisi "Top Gun: Maverick nasıl olmuş?" gibi sorulara cevap vereceğim. Filme Git ►  Hadi gelin şimdi hem Top Gun: Maverick filminin konusuna bir bakalım, hem de filmle ve tabi Tom Cruise ile ilgili düşüncelerimi sizle paylaşayım... Hadi! Yorumumdan önce filmin konusuna kısaca değineyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/288/57/top-gun-maverick-bana-iste-sinema-bu-dedirten-yeni-tom-cruise-filmi-780x439.png[/RESIM]Top Gun'ın ilk filmi günümüzden 35 yıl önce yayınlanmış ve çok beğenilmişti. İşte Top Gun Maverick de o filmdeki konuyu devam ettiriyor. Fakat serinin ilk filmini izlemediyseniz hiç merak etmeyin çünkü herhangi bir eksiklik hissetmiyorsunuz... Film, efsane olmuş tecrübeli bir pilotun, ülkenin en iyi, en başarılı pilotlarına özel bir operasyon için eğitim vermesini konu alıyor. İşte biz de izleyici olarak bu yer yer gerilimli, yer yer aksiyonlu ve yer yer de dramatik sürece tanıklık ediyoruz. Bu film kesinlikle olmuş![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/288/93/top-gun-maverick-bana-iste-sinema-bu-dedirten-yeni-tom-cruise-filmi-780x439.png[/RESIM]Filmin zaten çok iyi olacağını biliyordum fakat buna rağmen gerçekten çok beğendim diyebilirim. Film hem iyi bir dram, hem çok iyi aksiyon sahneleri ve hem de izleyeni ekrana kilitleyen gerilim dolu sahneler sunuyor. Üstelik tüm bunların merkezinde de 60 yaşına merdiven dayayan Tom Cruise var! Beslenme düzeni, estetikler veya dünyanın en pahalı ilaçları... Bu söylentilerden hangisine inanırsanız inanın fakat şu bir gerçek, bu adam filmlerin hem yönetmen, hem yapım hem de oyuncu kısmında yer alıyor. Yani sadece fiziksel olarak kendine bakmakla kalmıyor, filmin tüm sürecine de dahil oluyor. E tabi bu da sonuca yansıyor... Ortaya nefis bir film çıkmış yahu! Filmde izlediğiniz veya izleyeceğiniz uçak sahnelerinin çoğu GERÇEK![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/288/58/top-gun-maverick-bana-iste-sinema-bu-dedirten-yeni-tom-cruise-filmi-780x439.png[/RESIM]Maverick'in bir özelliği de, filmin inanılmaz büyük emekler sonucu ortaya çıkmış olması. Uçmalı kaçmalı süper kahramanlı filmlerde alıştığımız efektlerin hiçbiri bu filmde yok. Filmin çekimleri gerçekten de savaş uçaklarıyla yüzlerce metre yukarıda yapılmış. Filmdeki uçak sahnelerin büyük bir bölümü tamamen gerçek. E bu gerçeklik de filme ve tabi biz izleyicilere yansıyor haliyle... İşte sinema bu! - - - - - -  Özet: Film gerçekten tam anlamıyla olmuş. Film o kadar etkili ki, muhtemelen bu filmden sonra pek çok genç, jet uçurma hayalleriyle buluşacak. Uzun zamandır, verdiğim bilet parasını bu kadar hak eden başka bir filme daha rastlamamıştım desem hiç de abartmış olmam. Başta da dediğim gibi, serinin 35 yıl önceki 1. filmini izlememiş olsanız da önemli değil, çünkü bu film size hikayenin öncesine ait yeteri kadar bilgi de veriyor... İlk fırsatta bu filmi izleyin derim. Şayet benim yıllarca ara ara birkaç kez izlediğim filmlerden biri olacak. - - - - - -  • Top Gun Maverick filmi Netflix'te var mı? Film şimdilik Netflix'te yer almıyor. • Film 1. film ile bağlantılı mı? Konu olarak evet fakat 2022 yapımı bu film size hikaye hakkında detaylar verdiği için ilk filmi izlememiş olsanız da pek mühim değil. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
11b
0
4 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
19b
0
8 yıl
Alkışlıyoruz! "Babil" Dizisinin İlk Bölümünde Yapılan 9 Toplumsal Gönderme!
Alkışlıyoruz! "Babil" Dizisinin İlk Bölümünde Yapılan 9 Toplumsal Gönderme!
Uzun zamandır tuttuğum televizyon izleme orucumu Star TV'deki Babil dizisi ile bozmuş bulunmaktayım. Uzun bir zaman önce haberi, birkaç ay önce de fragmanı gelen Babil dizisi, fişek gibi oyuncu kadroysuyla beni heyecanlandırmayı başarmıştı. Bu akşam ise ilk bölümü Star TV'de yayınlandı ve daha yayınlanalı birkaç dakika olmuşken sosyal medyada en çok konuşulan başlık "Babil Dizisi" oldu. Dizisinin hem senaryosu, hem oyuncu kadrosu, hem de replikleri gerçekten daha ilk bölümden milyonlarca kişiyi yakalamayı başardı.  Atiye'nin Dark Dizisine Olan 7 Benzerliği İçin Tıkla! ► Ben de Babil dizisini izlerken birçok toplumsal göndermenin yapıldığı fark ettim. Üstelik bu göndermeler öyle yerinde ve öyle başarılıydılar ki, bunları size bir derleme halinde sunmak için de hemen kolları sıvadım. Hadi gelin şimdi oyuncu kadrosunda Halit Ergenç, Ozan Güven, Birce Akalay, Nur Fettahoğlu gibi isimlerin olduğu Babil dizisinin ilk bölümünde yapılan göndermeler, parmak basılan noktalar neymiş onlara bir bakalım.  1. İşsiz kalan profesör ve tefecinin konuşması...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/73/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]İftira sonucu işinden olan adamımızın, gerekli parayı bulabilmek için gittiği tefeci ile aralarında şöyle bir diyalog geçiyor; " - Üniversitede hoca olmuşsun. Ama benim gibi ilkokul mezununun ayağına gelmişsin. + Siz de hasta olunca üniversite mezunu doktorların ayağına gidiyorsunuz... - Parayı verince onlar da ayağımıza geliyor"... Dizi burada, ülkedeki gelir dengesizliğine vurgu yapıyor. Hayatını eğitime adamış bir insan, ilkokul mezunu bir tefecinin önünde direnmeye çalışıyor ve bu acı durumu da seyirciye bu şekilde aktarıyor. Gerçekten çok üzücü. 2. Asgari ücret ile geçinmenin zorluğu[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/84/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]İşinden olan adamımızın çocuğunun ameliyatı için para lazımdır. İrfan (Halit Ergenç) 1 Milyon TL'nin bir akademisyen için çok para olduğunu ve asgari ücret ile çalışan bir kişi için imkansız bir miktar olduğunu söyler ve yanındaki arkadaşı (Egemen - Ozan Güven) ona ameliyat masrafı olan 1 milyon liranın aslında çok büyük bir şey olmadığını şöyle anlatır; "Zengin insanlar var. Bir öğün yemekleri bin TL olan, çaya 20 TL veren, ve kendileri değil, hizmetçilerinin milyonluk evlerde oturduğu insanlar... Bu insanlar sana lazım olan bu parayı 1 günde harcıyorlar"... İşte dizi tam da bu sahnesiyle ülkemizdeki uçurum konusuna parmak basıyor. Orta sınıfın yok olması, bir kesimin çok fakir, diğer kesimin ise çok zengin olması konusuna bu şekilde değiniyor. 3. Torpil ile bir yerlere gelme...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/81/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Dizi, üniversitelerde ve birçok kurumda torpil ile insan alındığını da işliyor ve bu durumu seyirciye aktarıyor. 4. Kan bağışının önemi[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/95/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Çocuğunun ameliyat masrafı için "Kampanya başlatalım!" diyen anne "Sen hiç bu güne kadar kan bağışladın mı?' cevabını alıyor ve dizi seyircisinin dikkatini "Kan Bağışı" konusunun önemine çekmek istiyor.  5. Yere düşene bir tekme de yakınlarının vurması...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/96/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Yine dizi, günümüzün en büyük acılarından birine de değiniyor. İşinden atılan, iftiraya uğrayan ve geçindirmesi gereken bir ailesi olan bir insana kimse yardım etmiyor. Kimse para vermiyor, kimse iş vermiyor ve bankalar bile o kişiye kendi parasını dahi vermiyor... Hep ana haberde izlediğimiz bu konuyu, dizi bu şekilde ele alarak çarpıcı bir şekilde karşımıza çıkarıyor. 6. Kolay yoldan zengin olma hevesi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/56/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Ülkemizde enflasyonun artmasıyla çok fazla kişi maddi açıdan zor durumda kaldı. Bu da onları kolay yoldan para kazanmaya itti. İşte dizi, üniversitedeki "Ponzi sistemi" konusu ve Jet Fadıl usulü olmayan evleri satma konusuyla da bu konuya değindi ve insanların dikkatini buraya da çekmeyi başardı.  7. Kentsel dönüşümün rant olarak kullanılması[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/11/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Bir sahnede Egemen (Ozan Güven) dizimizin tehlikeli iş adamı, tefeci Süleyman'ın, kentsel dönüşüm ile evlerinizi yenileyeceğiz deyip garip insanlardan iyi arsaları ucuza aldığından bahsediyor ve Kentsel Dönüşüm olayının içinde aslında çok kirli şeylerin de döndüğünü seyirciye aktarmak istiyor.  8. Gökdelen ve gecekondunun aynı karede gösterilmesi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/21/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]İrfan'ın elinde kağıt ile sokaktaki bir adama adres sorma sahnesinde kadraja arkada parlak, heybetli, zengin bir gökdelen ve hemen önünde yıkık dökük gecekondular giriyor. Bu da yine bir sistem eleştirisi olarak algılanıyor.  9. Çiftlikbank göndermesi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/44/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Tabi para dedik, kolay yoldan zengin olma dedik, hiç Tosuncuğa değinmeden geçmek olur mu? demiş olsalar gerek çünkü dizi o konuya da değiniyor. Ders sahnesinde İrfan, öğrencilerine "Biri çıkıp mavi bir yumurta satarak milyarlarca parayı alarak binlerce insanı dolandırdı" diyerek Çiftlikbank göndermesinde bulunarak izleyiciyi uyarıyor.  Dizi, aslında dijital ortamlarda yayınlanmak için çekilmişti. Fakat sonrasında Star TV'nin satın aldığı ve televizyonda yayınlanacağı duyuruldu. Gördüğümüz tüm bu sivri göndermeler ve günümüz televizyonuna göre daha cesur sahnelerin olması bu yüzden. Çünkü bu bir dijital platform dizisi.  Dizi tamamen sistem eleştirisi, para ve bazı entrikalar üzerinde döneceğe benziyor. Halit Ergenç başta olmak üzere oyuncuların performansı da gayet başarılı. Benim gözüme takılan göndermeler yukarıdakilerdi ve hemen gelip burada sizle paylaşmak istedim.  - - - - - - - - -  ● Aşağıdaki butona tıklayarak da modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
18b
0
6 yıl
Unutulmaz Yabancı Filmlerden, Okuduğunuz Gibi Etkileneceğiniz 14 Nefis Replik!
Unutulmaz Yabancı Filmlerden, Okuduğunuz Gibi Etkileneceğiniz 14 Nefis Replik!
Çok kısa bir süre önce Instagram hesabımızdan "Hadi sevdiğiniz film repliklerini gönderin, nefis bir film repliği içeriği oluşturalım" tarzında bir story paylaştım ve işte ortaya da birazdan göreceğiniz bu iyi repliklerin olduğu liste çıktı. Hatırlarsanız daha önce de film replikleri konulu şu listeyi hazırlamıştık. Hadi gelin şimdi Kaan'ın Tavsiyesi üyelerinden bazılarının gönderdiği o unutulmaz film replikleri nelermiş, birlikte görelim!  1. Bu nefis repliği aranızdan "Erdi Oturak" gönderdi[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/203/80/unutulmaz-yabanci-filmlerden-okudugunuz-gibi-etkileneceginiz-14-nefis-replik-780x439.png[/RESIM]Benim de keyifle izlediğim ve beğenip, sizlere de tavsiye ettiğim bu filme ve Erdi'nin profiline hemen aşağıdan göz atabilirsiniz.  The Bucket List | Erdi Oturak 2. Sıradaki repliğimizi ise önce bu şahane filme, sonra da kaanintavsiyesi.com üyesi Gökhan'a borçluyuz...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/203/97/unutulmaz-yabanci-filmlerden-okudugunuz-gibi-etkileneceginiz-14-nefis-replik-780x439.png[/RESIM]Favori filmlerim arasında olan bu yapımdan da bir repliğin gelmesi beni çok mutlu etti. Hala izlemediyseniz hemen aşağıdan filmin sayfasına ulaşabilir, izleyenlerin ve benim düşüncelerime göz atabilirsiniz.  Green Book | Gökhan Onar 3. Çoğu kişinin varlığından bile haberdar olmadığı fakat benim yıllar önce bu platformda size tavsiye de ettiğim bu filmden bir repliğin gelmesi de beni şaşırttı...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/203/37/unutulmaz-yabanci-filmlerden-okudugunuz-gibi-etkileneceginiz-14-nefis-replik-780x439.png[/RESIM]Bu repliğimiz de farklı bir Gökhan'dan geliyor... Aşağıdan filme ve Gökhan'ın oldukça dolu profiline de göz atın derim.  Hidden | Gökhan Özkol 4. Yıllardan bu yana "En İyi Filmler" listesinin hep 1. numarasında olan ve bu konumunu korumayı başaran harikulade bir film...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/203/67/unutulmaz-yabanci-filmlerden-okudugunuz-gibi-etkileneceginiz-14-nefis-replik-780x439.png[/RESIM]Bu film repliğini de üyemiz Abdullah Aşçı'ya borçluyuz. The Shawshank Redemption | Abdullah Aşçı 5. Nefis bir film, nefis bir replik![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/203/66/unutulmaz-yabanci-filmlerden-okudugunuz-gibi-etkileneceginiz-14-nefis-replik-780x439.png[/RESIM]Beyin yakan bir filmden beyin yakan ve düşündüren bir replik... Teşekkürler Miraç! Shutter Island | Miraç İlter Sezik 6. Şahane bir replik daha geliyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/203/73/unutulmaz-yabanci-filmlerden-okudugunuz-gibi-etkileneceginiz-14-nefis-replik-780x439.png[/RESIM]8 IMDb puanı ve 2 saat 15 dakikalık süresi ile bu filmi de bir ara izleyin derim... "E Kaan sitede yok?" diyeceksiniz biliyorum fakat ilginç şekilde bazı filmlerin afiş ve fragmanlarından "telif" gibi sorunlar yaşıyoruz. Bu film de onlardan biri ve o yüzden kaldırmak durumunda kalmıştık, sorun halledilince yine yayında olacak. Siz benim tavsiye ettiğimi farz edin... My Sassy Girl | Aşkın Küçükşehir 7. Sağlam replik ve oyuncuların olduğu, sağlam bir film arıyorsanız...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/203/94/unutulmaz-yabanci-filmlerden-okudugunuz-gibi-etkileneceginiz-14-nefis-replik-780x439.png[/RESIM]Benim çok sevdiğim bu filmden bir repliğin gelmesi de mutlu etti... Teşekkürler! Good Will Hunting | Kaan Avan 8. Çok bilinmediğini düşündüğüm "farklı" filmlerden biri...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/203/79/unutulmaz-yabanci-filmlerden-okudugunuz-gibi-etkileneceginiz-14-nefis-replik-780x439.png[/RESIM]Bir ara kendinize bir boşluk yaratın ve bu filme de bir şans verin derim... Teşekkürler Almira! Anon | Almira Gürcan 9. Ee konu replik olur da "baba" bir filmden baba bir söz bu listede yer almaz mı?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/203/47/unutulmaz-yabanci-filmlerden-okudugunuz-gibi-etkileneceginiz-14-nefis-replik-780x439.png[/RESIM]Film bir tarafa, şu sözün şahaneliğine bir bakın... Alıp hayat felsefesi yapılacak kadar doğru ve etkili... Teşekkürler Semih! The Godfather | Semih Fidan 10. Animasyon filmler ile aranız nasıl? Eğer hala izlemediyseniz bu filme mutlaka bir şans verin derim[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/203/9/unutulmaz-yabanci-filmlerden-okudugunuz-gibi-etkileneceginiz-14-nefis-replik-780x439.png[/RESIM]Aranızdan Elif bu nefis filmden bu nefis repliği seçip göndermiş bu liste için... Teşekkürler! Ratatouille | Elif Saliha Acar 11. Harry![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/203/74/unutulmaz-yabanci-filmlerden-okudugunuz-gibi-etkileneceginiz-14-nefis-replik-780x439.png[/RESIM]Çok bilinen popüler filmleri bu platformda tavsiye etmiyorum biliyorsunuz... Bazen "Neden sitede Yüzüklerin Efendisi gibi iyi bir film yok?" diyenler oluyor, hazır HP ile konu buraya gelmişken onu da söyleyeyim dedim...  Harry Potter | Ayten Yusifzade 12. Bir replik de Bollywood'dan geliyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/203/95/unutulmaz-yabanci-filmlerden-okudugunuz-gibi-etkileneceginiz-14-nefis-replik-780x439.png[/RESIM]Her ne kadar yüzlerce filmin olduğu bu platformda 6-7 tane Hint filmi olsa da, Hint Sineması gerçekten dev bir sektör... Bu repliğimiz de bir Hint filminden. Barfi | Melisa Serpil Yanık 13. Bu filmle ilgili ne zaman bir şey görsem, hemen o nefis müziği kulaklarımda yankılanıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/203/88/unutulmaz-yabanci-filmlerden-okudugunuz-gibi-etkileneceginiz-14-nefis-replik-780x439.png[/RESIM]Bu repliği üyemiz Mustafa gönderdi. Bu platformda, onun tavsiyesi ile eklenen 12 film bulunuyor. Hepsine göz atmak için aşağıdan Mustafa'nın profilini de ziyaret edebilirsiniz.  Braveheart | Mustafa Kocael 14. Ve son repliğimiz ise yine nefis bir filmden geliyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/203/36/unutulmaz-yabanci-filmlerden-okudugunuz-gibi-etkileneceginiz-14-nefis-replik-780x439.png[/RESIM]Yer yer gülümseten, yer yer düşündüren, yer yer de hüzne boğan bu filmi hala izlemediyseniz ilk fırsatta izleyin derim... Teşekkürler Simay! The Fault in Our Stars | Simay Özçelik Replik gönderen ve gönderme zamanından sonra gönderdiği için burada yer alamayan tüm üyelerimize teşekkürler ediyorum. Bir sonraki "film replikleri" içeriğimizde mutlaka yer alacaksınız... Böyle birbirinden farklı etkinlik ve yarışmalar için bizi Instagram'dan takip etmeyi unutmayın! [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
28b
0
6 yıl
Sürpriz Sevenlere! Senaryo ve Kurgusuyla Şaşırtan Fransız Filmi: "The Translators"
Sürpriz Sevenlere! Senaryo ve Kurgusuyla Şaşırtan Fransız Filmi: "The Translators"
Sağda solda, kıyıda köşede kalmış 'farklı' bir film ararken radarıma takılan The Translators veya orijinal adıyla Les Traducteurs filmi, son 1-2 günde çok farklı yerlerde tekrar tekrar karşıma çıkınca hemen izledim ve birazdan size bu filmden bahsedeceğim. Yani Les Traducteurs konusu veya The Translators filmi yorum gibi aramalarla buraya geldiyseniz aradığınız şey hemen aşağıda sizi bekliyor. Filme Git ►  Hadi gelin şimdi bizde "Sırlar Kitabı" adıyla yayınlanan The Translators filmi nasılmış, birlikte bir göz atalım. Film hakkındaki yorumuma geçmeden önce nedir bu The Translators filmi konusu, bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/237/72/surpriz-sevenlere-senaryo-ve-kurgusuyla-sasirtan-fransiz-filmi-the-translators-780x439.png[/RESIM]Çok satan bir kitap serimiz var. Bu serinin yeni kitabı ise milyonlarca kişi tarafından merakla bekleniyor. Farklı dillerde aynı anda çıkabilmesi için 9 farklı ülkeden çağırılan 9 çevirmen ise 2 aylık bir kampa girip, bu kitabı hep birlikte çevirmek için uğraşıyor. Fakat süreç böyle ilerlerken birden kitabın bazı kısımları internete sızmasın mı? Evet sızıyor... İşte filmimiz de tam olarak bu süreci işliyor.  Film çok yavaş başlıyor, fakat sabredin...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/237/9/surpriz-sevenlere-senaryo-ve-kurgusuyla-sasirtan-fransiz-filmi-the-translators-780x439.png[/RESIM]Kabul etmek gerekirse film gerçekten çok yavaş ve sıradan başlıyor. Eğer filmin ilk yarısında bu kısımlarda biraz sabredip olaydan kopmamaya çalışırsanız, sonunda ödülünü alacağınızı söyleyebilirim. Fakat dediğim gibi ilk yarısında olayları de iyi takip etmelisiniz. İkinci yarısında hızlanan film, size istediğinizi veriyor. Oyunculuklar ve diyaloglar çok üst düzey değil, fakat sıkıyor mu? Hayır...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/237/7/surpriz-sevenlere-senaryo-ve-kurgusuyla-sasirtan-fransiz-filmi-the-translators-780x439.png[/RESIM]Filmin oyuncu kadrosunda Olga Kurylenko gibi çok beğendiğim bir oyuncu olmasına rağmen, oyunculuklar genel olarak üst düzey değil. Hatta filmin ilk yarısında biraz amatör bile kaçıyor fakat filmin ilerleyişi hızlandıkça sanki her şey yavaşça toparlanıyormuş hissine kapılıyorsunuz ve o kitaplardan alıntı anlamsız replikler size garip gelmiyor çünkü izlediğiniz olay sizi sürüklemeyi başarıyor.  Şöyle "Farklı bir şeyler izleyeyim, şaşırtsın" diyenlerdenseniz bu film size tavsiyemdir![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/237/33/surpriz-sevenlere-senaryo-ve-kurgusuyla-sasirtan-fransiz-filmi-the-translators-780x439.png[/RESIM]Unutulmayacak bir film değil, fakat küçük sürprizleri seviyor ve sizi şaşırtacak bir şeyler izlemek istiyorsanız bu film tavsiyem olabilir. Detaylı, nefis bir şekilde kurgulanmış ortalamanın üzerinde bir senaryo sizi bekliyor. "Kaan demişti..." dersiniz... ---------- • The Translators filmi Netflix'te var mı? Hayır, film Netflix'te yer almıyor. • The Translators filmi oyuncuları kimler?  Netflix imzalı The End of the F***ing World ile tanıdığımız 25 yaşındaki genç oyuncu Alex Lawther, güzel oyuncu Olga Kurylenko, İspanyol sinemasından aşina olduğumuz Eduardo Noriega ve başarılı oyuncu Lambert Wilson kadroda yer alıyor. • Filmin süresi ne kadar? Film, 1 saat 45 dakika uzunluğunda. Yani ne çok kısa ne de çok uzun, tam orta karar.  ---------- [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
13b
3
5 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.