Yakışır! Ali Atay, New York'ta "En İyi Erkek Oyuncu" Ödülü Aldı!

04 Mayıs 2019
15b
0 Yorum
Yakışır! Ali Atay, New York'ta "En İyi Erkek Oyuncu" Ödülü Aldı!

24 Nisan’da New York’ta başlayan Tribeca Film Festivali’nde bu yıl göğsümüzü kabartan bir olay yaşandı. Hatta 2 olay demeliyiz çünkü festivalde yarışan Türk filmi “Nuh Tepesi” ülkemize 2 ödül birden getirdi! Hadi gelin detaylara birlikte bakalım.

GÜNCELLEME: 2 yıl önce yazdığım bu içerikte bahsedilen film Nuh Tepesi birkaç gün önce Netflix'te de yayınlandı ve şu an IMDb puanı 7,3.

Cenk Ertürk imzalı Türk filmi “Nuh Tepesi” tam 2 ödül birden kazandı! Peki Cenk Ertürk kimdir?

Yakışır! Ali Atay, New York'ta "En İyi Erkek Oyuncu" Ödülü Aldı!
Cenk Ertürk, 34 yaşında Sivaslı genç ve başarılı bir yönetmen. Yönetmenliği kadar kalemiyle de bilinmeye başladı çünkü yazdığı Nuh Tepesi filmi en iyi senaryo ödülünü kazandı! 

Nuh Tepesi filmindeki rolü ile “En İyi Erkek Oyuncu” ödülü ise Ali Atay’ın oldu!

Yakışır! Ali Atay, New York'ta "En İyi Erkek Oyuncu" Ödülü Aldı!
Gerek oyunculuğu, gerek yönetmenliği, hatta gerek de müzisyenliği ile kalbimizi kazanan Ali Atay, Nuh Tepesi filmindeki rolüyle en iyi erkek oyuncu ödülünü kazandı! 

Gelin bir de “Nuh Tepesi” filmi oyuncularına bir bakalım

Yakışır! Ali Atay, New York'ta "En İyi Erkek Oyuncu" Ödülü Aldı!
Nuh Tepesi filmi oyuncuları arasında “Ali Atay” ve “Hande Doğandemir” gibi bilinen isimler ile birlikte usta oyuncu “Haluk Bilginer” de yer alıyor. Birçok Hollywood filminde de oynayan usta oyuncu bu tip yurt dışı ödüllerine alışkın olsa da biz inceden bir heyecanlandık doğrusu... Birçok izleyici “Masum” dizisinde Ali Atay ve Haluk Bilginer ikilisini çok sevmişti. İşte tam da bu yüzden bu filmin vizyona girmesini en çok da onlar dört gözle bekliyor. 

Gelelim bir de “Nuh Tepesi” filminin konusuna...

Yakışır! Ali Atay, New York'ta "En İyi Erkek Oyuncu" Ödülü Aldı!
Aslında Nuh Tepesi filmi konusu bizler için oldukça tanıdık bir hikaye. Orta yaş bunalımında olan bir adamımız ve babasının kendisinden istediği bir vasiyeti var. Adamımızın babası ölmeden önce, ileride öldüğünde kendisinin ekmiş olduğunu söylediği Nuh Ağacı’nın altına gömülmek istediğini söylüyor. Babasını kaybeden adamımızın ise bunun için öfkeli köylülerle yüzleşmesi gerekiyor. İşte film bu baba ve oğulun hikayesini konu alıyor. Filmin çekimleri ise Bursa’nın Keles ilçesinin köylerinde yapıldı... 

İşte ödül!

Yakışır! Ali Atay, New York'ta "En İyi Erkek Oyuncu" Ödülü Aldı!
Yukarıda gördüğünüz şey ise Ali Atay'a verilen "Robert de Niro" imzalı ödül... Alkışlıyoruz! 

İşte Nuh Tepesi filmi fragmanı

Nuh Tepesi filmi vizyon tarihi ise 01.01.2021

BONUS: Hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film önerisi bulabilirsiniz! 

Yakışır! Ali Atay, New York'ta "En İyi Erkek Oyuncu" Ödülü Aldı!

Moduna Göre Film Seç! ►

 

Yakışır! Ali Atay, New York'ta "En İyi Erkek Oyuncu" Ödülü Aldı!

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
ali atayali atay tribecanuh tepesi filmi izlenuh tepesi konusunuh tepesi ımdbnuh tepesi fragmanınuh tepesi vizyon tarihihaluk bilginerali atay en iyi erkek oyuncu ödülü
EN AKTİF ÜYELER
Okuması Saniye, Etkisinden Çıkması Saatler Süren, Sadece 6 Kelimeden Oluşan 10 Hikaye
Okuması Saniye, Etkisinden Çıkması Saatler Süren, Sadece 6 Kelimeden Oluşan 10 Hikaye
Bugün sizi, yeni keşfettiğim için üzüldüğüm bir hikaye yazım tekniği ile tanıştırmak istiyorum; "6 kelimelik hikaye"... Peki nedir bu 6 kelime olayı? Aslında bu olayın şöyle bir hikayesi var; Ünlü yazar Ernest Hemingway'e bir gün bir toplantıda, bir başka edebiyatçı tarafından "Ne kadar yeteneklisin ki?" sorusu soruluyor. Hemingway de, "Senin hayal edemeyeceğin kadar" cevabını veriyor ve bunun üzerine karşıdan "O zaman 10 kelimeyi geçmeyen etkileyici bir hikaye yaz şimdi de görelim! Eğer yapabilirsen herkesin önünde sana saygılarımı sunacağım!" gibi bir cümle geliyor. Bunun üzerine Hemingway kalemi kağıdı eline alıyor ve sadece 6 kelimeden oluşan şu çarpıcı hikayeyi yazıyor;   "Satılık: Bebek patikleri. Hiç giyilmedi." [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/17/18/okumasi-saniye-etkisinden-cikmasi-saatler-suren-sadece-6-kelimeden-olusan-10hikaye-780x439.jpg[/RESIM] İşte bundan sonra da dünyada bir 6 kelimelik hikaye akımı başlıyor ve günümüze kadar geliyor. Hadi gelin şimdi benim çok etkilendiğim bu kendisi kısa, etkisi uzun hikayelere bir bakalım. 1. Üzgünüm asker, ayakkabılar çift halinde satılır. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/17/99/okumasi-saniye-etkisinden-cikmasi-saatler-suren-sadece-6-kelimeden-olusan-10hikaye-780x439.jpg[/RESIM] 2. En küçük tabutlar, en ağır olanlardır. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/17/94/okumasi-saniye-etkisinden-cikmasi-saatler-suren-sadece-6-kelimeden-olusan-10hikaye-780x439.jpg[/RESIM] 3. Yanlış numara dedi, tanıdığım bir ses... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/17/91/okumasi-saniye-etkisinden-cikmasi-saatler-suren-sadece-6-kelimeden-olusan-10hikaye-780x439.jpg[/RESIM] 4. Babam savaştan döndü, bayrağa sarılı olarak. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/17/93/okumasi-saniye-etkisinden-cikmasi-saatler-suren-sadece-6-kelimeden-olusan-10hikaye-780x439.jpg[/RESIM] 5. Dünyada tek kişi kalmıştı. Kapı çaldı. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/17/89/okumasi-saniye-etkisinden-cikmasi-saatler-suren-sadece-6-kelimeden-olusan-10hikaye-780x439.jpg[/RESIM] 6. Aramayacağım, aramayacağım, arıyorum, niye aradım, aramayacağım... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/17/51/okumasi-saniye-etkisinden-cikmasi-saatler-suren-sadece-6-kelimeden-olusan-10hikaye-780x439.jpg[/RESIM] 7. Hamileyim demişti. Cenazesinden 2 ay önce... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/17/87/okumasi-saniye-etkisinden-cikmasi-saatler-suren-sadece-6-kelimeden-olusan-10hikaye-780x439.jpg[/RESIM] 8. Afrika'ya gönderilen ilaçlarda tok karnına yazıyordu... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/17/21/okumasi-saniye-etkisinden-cikmasi-saatler-suren-sadece-6-kelimeden-olusan-10hikaye-780x439.jpg[/RESIM] 9. Tek kişilik aile fotoğrafını duvara astı. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/17/54/okumasi-saniye-etkisinden-cikmasi-saatler-suren-sadece-6-kelimeden-olusan-10hikaye-780x439.jpg[/RESIM] 10. "15. yıldönümümüz, tek kişilik masa lütfen." [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/17/1/okumasi-saniye-etkisinden-cikmasi-saatler-suren-sadece-6-kelimeden-olusan-10hikaye-780x439.jpg[/RESIM] Bunlar benim görüp, duyup, bildiklerim. Eğer sizin de yazdığınız, bildiğiniz 6 kelimelik hikaye varsa, aşağıya yorum olarak bırakabilirsiniz.
12b
1
8 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
18b
0
7 yıl
"Nasıl İzlememişim?" Diyeceğiniz 8 Az Bilinen İYİ DİZİ Önerisi!
"Nasıl İzlememişim?" Diyeceğiniz 8 Az Bilinen İYİ DİZİ Önerisi!
Günümüzde yeni dizi keşfetmek, iyi bir film keşfetmekten daha zor. Yabancı diziler, filmlere nazaran daha sürükleyici ve uzun soluklu olduğu için birçok kişi tam da bu yüzden her gün Google'a "Dizi önerileri" yazıp, "dizi önerisi olan var mı?" diye tweet atıyor... Üstelik aranan yapımlar öyle çok bilindik diziler de olmamalı. Dizi önerisi verdiğini iddia eden birçok web site, YouTube videosu veya kişi, ne yazık ki hala Game of Thrones ve Dark gibi çok ünlü yapımları 'tavsiye' adı altında önermekten çekinmiyor. İşte tam da bu yüzden ben de sizlere kenarda köşede kalmış, çoğunluğa göre daha az kişnin izlediği iyi yabancı dizi önerileri vermek istedim. Birazdan göreceğiniz yabancı dizilerin her birini de izleyip, beğendiğim için hepsini de gönül rahatlığıyla tavsiye edebiliyorum. Hadi gelin şimdi "Nasıl izlememişim.." diye iç geçireceğiniz o çoğunluğa göre daha az bilinen yabancı dizi önerilerine birlikte göz atalım! ● Bu içeriği video olarak YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=hqsID4sxhzA[/VIDEO] 1. İlk tavsiyem The Terror oluyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/329/80/-nasil-izlememisim-diyeceginiz-8-az-bilinen-iyi-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]İlk sezonu 10 bölümden oluşan ve gerçek olayları konu alan bu dizi, 1840'lı yıllarda Kuzey Kutbu'na doğru yola çıkan 2 geminin hikayesini konu alıyor. Adları yıllardır esrarengiz olaylarla anılan bu 2 gemideki mürettebat, kendilerini gizemli ve kasvetli bi dünyanın tam ortasında buluyor... İşte dizi de, bu yer yer ürkütücü, yer yer de dramatik olayları bize aktarıyor... Netflix, Disney, Amazon Prime falan derken nerdeyse bu platformlar dışında dizi izlemeyi unuttuk. Belki de bu yüzden çoğu kişi bu nefis diziyi gözden kaçırıyor... İşin özü, eğer bu türü seviyor ve kendinizi kasvetli bi atmosfere girmeye hazır hissediyorsanız, bu diziyi kaçırmayın derim. Filme Git ►  2. From[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/329/45/-nasil-izlememisim-diyeceginiz-8-az-bilinen-iyi-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]From ismindeki bu diziyi ise elimden geldiğince her mecrada, genç yaşlı, evli bekar, erkek kadın, Barbie'yi izleyen Oppenheimar'ı izleyen diye ayırt etmeden herkese tek tek tavsiye ediyorum. Fakat hala o bilinirliğe ulaştığını düşünmüyorum ve bu da beni üzüyor... Geçtiğimiz yıl yani 2022'de yayınlanmaya başlayan bu dizi, araç kullanarak yakınlarından geçen herkesi içine çeken tuhaf bi kasabada yaşananları konu alıyor. Üstelik tüm bunlar yetmezmiş gibi, hava kararıp da gece olunca, ürkütücü yaratıklar ortaya çıkıp zaten gizemli olan atmosferi daha da gerilimli hale getiriyor. Şimdiye kadar tavsiye ettiğim kimse olumsuz bi geri dönüşle gelmedi. "Kaan demişti.." dersiniz. Filme Git ►  3. McMafia[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/329/17/-nasil-izlememisim-diyeceginiz-8-az-bilinen-iyi-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu diziyse; Londra'da yatırım şirketi bulunan Rus asıllı bi İngiliz'in, mafyatik ailesine hiç benzemeden her şeyi yasalara, kurallara uygun olarak yaparken kaybettiği amcasıyla birlikte değişen hayatını konu alıyor. Ailesinden çok büyük birini kaybetmenin üzüntüsüyle kendini birden uluslararası suç dünyasının tam ortasında bulan adamımız, içine düştüğü bu dünyanın çok acımasız ve kirli olduğunu da yakından görüp arkasını kollayarak hem işlerini yürütmeye hem de bu suç dünyasına ayak uydurmaya çalışıyor... "Kaan sen şimdi suç falan dedin..." diyerek sürekli bi hareket, bol vurdu kırdı ya da aksiyon bekleyenlerin dizisi değil bu, onu da peşin peşin söyleyeyim... Kirli paranın elden ele geçtiği, herkesin birbirinin arkasından dolaplar çevirdiği, Rus mafyasının kimseye acımadığı, İsraillilerin akıllarından 'para'yı bir türlü çıkaramadığı, İngilizlerin ise kendini birden hiç ait olmadığı bi dünyada bulduğu iyi bi suç dizisi izleyeceksiniz. Filme Git ►  4. Gangs of London[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/329/82/-nasil-izlememisim-diyeceginiz-8-az-bilinen-iyi-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Gangs of London ismindeki bu diziyse az önce bahsettiğim diziyle benzer konuları işliyor. Londra'nın tüm yeraltı ağını elinde tutan bi ailemiz ve her şeyin başında olan güçlü bi adamımız var. Fakat bu adamımız, birden bi saldırı sonrasında hayatını kaybediyor ve işler de bi hayli karışıyor. Yani işin özeti; Bu dizide, Londra mafyasının ve Londra'daki suç çetelerinin ne denli kapsamlı çalıştığını görebilirsiniz. Hatta iş bi yerlerde Türkiye'ye bile uzanıyor... Ayrıca dizide bolca da kan ve +18 sahneler de var, baştan uyarayım. Filme Git ►  5. SİLO[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/329/92/-nasil-izlememisim-diyeceginiz-8-az-bilinen-iyi-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]SİLO ismindeki bu bilim kurgu gizem dizisini, geçtiğimiz günlerde tek bir içerik olarak da hazırlamış ve tavsiye etmiştim. Fakat gelen geri dönüşlerden gördüğüm kadarıyla birçok kişi bu diziden de bi haber.. Bu yüzden bu listede de yer vermek ve bi şekilde gözden kaçıranların kaçırmamasını istedim... Adından da belli olduğu gibi yer altına inşa edilen dev bi SİLO'nun içinde olan biteni izliyoruz bu dizide. Eğer kıyamet sonrası dünya temalı yapımları sevenlerdenseniz, gizem temalı işler benim gibi sizin de ilginizi fazlasıyla çekiyosa, benim biraz Snowpiercer ile biraz Platform filmi ve biraz da The 100 dizisi tadı aldığım bu diziye bi şans verin derim. Filme Git ►  6. The CRY[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/329/63/-nasil-izlememisim-diyeceginiz-8-az-bilinen-iyi-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Sadece 4 bölümden oluşan bu diziyse psikolojik atmosferi olan ve sakince giderken sürprizlerle izleyenini hareketlendiren ve çok da bilinmeyen iyi bi dram dizisi benim için.. Dizi, İskoçya'dan Avustralya'ya doğru uçak yolculuğu yapan bi çiftin yeni doğmuş bebeklerinin kaçırılma sürecini ve sonrasında yaşananları konu alıyor. Yaşanan olay zaten üzücüyken bebeğimizin babasının siyaset dünyasıyla da bağının olması, olayı magazine de taşıyor ve çift birden çok zorlu bi mücadelenin ortasında kalıyor. Fakat bebeği kim veya kimler kaçırdı, tam olarak neler oldu? işte dizi de bize 4 bölümde bu süreci aktarıyor. BBC imzalı bu diziye bence bi şans verin derim. Filme Git ►  7. Tulsa King[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/329/74/-nasil-izlememisim-diyeceginiz-8-az-bilinen-iyi-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu diziyse usta oyuncu Sylvester Stallone başrollü bi yapım... "E kaan başrol belli, bu mu çok bilinmeyen dizi?" diyebilirsiniz fakat hemen ardından da kendinize "bu diziyi ilk kez burda mı duyuyorum?" diye sormanızı istiyorum. Muhtemelen çoğunluk duymadı, çünkü dizinin bütçesi, tanıtımdan çok başrolümüz Stallone abimize ayrıldı :) Dizimiz, yıllar önce yaşanan bi olay nedeniyle 25 yıllık hapis cezasını bitiren bi gangsterin günlük hayata dönmesini konu alıyor. Adamımız hayatının büyük bi kısmını 4 duvar arasında geçirdikten sonra günümüz dünyasına ayak uydurması biraz zor olsa da, tecrübelerinin de yardımıyla düzenini yavaş yavaş kurmaya başlıyor. Fakat geride bıraktığı çetesi ona "Artık buralar senlik değil, git yeni bi düzen kur" deyince, adamımız da küçük bi şehirde maceralara atılıyor. İşte dizimiz de, akıllı telefon bile kullanamadan sosyal medya etrafında dönen bi dünyaya düşen bu eski gangsterin yaşadıklarını işliyor... Başrolünde Stallone gibi usta bi ismin yer aldığı mafyatik ve yer yer de gülümseten bi suç dizisi bu. Dediğim gibi başrolünde başka biri olsaydı belki de burada bu diziyi size tavsiye etmiyor olurdum fakat başrolümüz Stallone olunca ve kendisi de dizideki karaktere 'cuk' diye oturunca, size de tavsiye etmek istedim. Bu türe ilgisi olanların 'Yavaş izleyeyim de bitmesin' diyeceği iyi bir dizi bu... Bir şans verin derim. Filme Git ►  8. Kurtuluş[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/302/66/kurtulus-bir-vatanin-bagimsizlik-savasini-konu-alan-6-bolumluk-etkileyici-mini-dizi-780x439.jpg[/RESIM]Ve geldik benim için bu listenin en anlamlı tavsiyesine... Bu nefis yapımı hala izlememiş olan o kadar çok kişiyle karşılaşıyorum ki, gerçekten üzülüyorum. Çünkü işlediği konunun özelliği kadar, bu dizinin, çekildiği yıllara göre müthiş de bi bütçesi, oyuncu kadrosu ve devasa sahneleri var... Sadece 6 bölümden oluşan ve Turgut Özakman imzası taşıyan bu dizide işgal edilen vatanımızı, çaresiz, yorgun Türk halkını ve sonra ses yükseltip, öne çıkan, aklını ve tecrübelerini düşman ayakları altında çırpınan ülkesi için harcayıp canını ortaya koyan Mustafa Kemal Atatürk gibi cesur yürekli kişileri görüyoruz.. Bakın çok NET bi şekilde söylüyorum ki; 100 yıl önce, şu an üzerinde koşup oynadığımız, özgürce gezip dolaştığımız, sevdiğimiz sevildiğimiz bu topraklar üzerinde neler yaşanmış, kimler, bizler refah içinde yaşasın diye kendini feda etmiş, işte bunları bu diziden daha çarpıcı bi şekilde aktarabilen başka bi yapım daha yok. Toplamda 100 kadar diyaloğu bulunan oyuncu ile çekilen bu dizide 1 Milyon, evet tam 1 Milyon kişi de figuran olarak oynuyor. Yani izlediğimiz ya da izleyeceğiniz tüm o savaş sahnelerinde gerçek insanları görüyoruz. Oyuncu kadrosu ise hep dev isimlerden oluşuyor. Her biri de tam anlamıyla döktürüyor... HD halini YouTube ve TRT üzerinden ücretsiz bi şekilde izleyebilirsiniz. Bu listedeki dizilerden izlemek istediklerinizi bir köşeye not alıyorsanız o listenizin ilk sırasına bu diziyi yazın derim. Filme Git ►  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
41b
0
2 yıl
Burcunuza Göre Size En Uygun 2 Nokta Atışı Film Önerisi!
Burcunuza Göre Size En Uygun 2 Nokta Atışı Film Önerisi!
Burçlara göre film önerileri... Evet, izleyip beğendiğim filmleri tavsiye ettiğim bu platformda, sizlerden gelen geri dönüşler arasında "Kaan burca göre film önerileri de yapar mısın?" isteği ağırlıkta olunca ben de sıvadım kolları ve hangi burçlar, hangi filmlerde kendini bulabilir, bunları şöyle derinlemesine bir araştırdım. Bunun sonucunda da birazdan aşağıda göreceğiniz burçlara göre film önerileri çıktı. Burçlara inanmayan birçok kişi varken, burçlara inanan, burç yorumlarını sıkı takip eden ve hayatına bu bilgiler ile devam eden de pek çok kişi var. Hadi gelin şimdi burcunuza göre film önerileri listemize göz atalım ve hangi burç, hangi filmleri izlemeli onlara bir bakalım.  (Zaman yolculuğu konulu film tavsiyeleri için buraya tıklayabilirsiniz) İlk olarak; "Başak" burcu olanlar hangi 2 filmi muhakkak izlemeli, ona bakalım[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/101/43/burcunuza-gore-size-en-uygun-2-nokta-atisi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Eğer "Başak" burcuysanız muhtemelen siz de kadrolu bir mükemmelliyetçisinizdir. Bu yüzden aradığınız film de boş değil, ağzına kadar dolu bir film olmalı. Aşağıda gördüğünüz 2 film önerisini de sizin için hazırladım. Bu 2 filmi mutlaka izlemelisiniz. ♦ "Kaan filmlerin IMDB puanlarına, konularına ve izleyenlerin yorumlarına nasıl bakabilirim?" derseniz de film hakkında bilgi almak için filmlerin adının üzerine tıklamanız yeterli. 1. Gattaca 2. Los Cronocrmenes Sırada "Akrep" burcumuz var[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/101/12/burcunuza-gore-size-en-uygun-2-nokta-atisi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]"Akrep" burcu insanıysanız muhtemelen biraz romantik, biraz tutkulu ve biraz da adrenalin peşindesinizdir. Yerine göre sert, yerine göre de romantik olabiliyor ve kendinizde güzel bulduğunuz özellikleriniz sayesinde özgüveniniz de gayet yerindedir. İşte tam da bu yüzden aşağıdaki 2 film tam sizlik!  1. Wind River 2. The Wolf of Wall Street İkizler[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/101/60/burcunuza-gore-size-en-uygun-2-nokta-atisi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]İkizler burcuysanız ruh haliniz çok çabuk değişiyor olmalı. Hatta bu yüzden hem sosyal medyada, hem de filmlerde ikizler burcuna birçok atıf yapılıyor. İçinde kendiniz bulacağınız film tavsiyeleri aşağıda sizi bekliyor.  1. Get Out 2. Split Yengeç[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/101/62/burcunuza-gore-size-en-uygun-2-nokta-atisi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Yengeç burcuysanız içinizde bir yerlerde devasa bir "şefkat" vardır. Vicdan sahibi, naif ve mütevazısınızdır. Bu yüzden size 2 nefis film önerim var, sakın kaçırmayın. 1. Brooklyn 2. About Time Koç[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/101/19/burcunuza-gore-size-en-uygun-2-nokta-atisi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Eğer siz de bir "Koç" burcuysanız şu an yazdığım bu cümlelerimi okumanız bile mükemmel bir şey çünkü Koç burcu bir yerde sabit kalamaz. Macera sever ve hep bir yerlerde olma hissi ile yanıp tutuşur. Bu bir parti de olabilir bir seyahat de... İşte tam da bu yüzden aşağıdaki bu film önerilerim tam sizlik!  1. Limitless 2. 127 Hours Yay[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/101/10/burcunuza-gore-size-en-uygun-2-nokta-atisi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Eğer siz de bir Yay burcuysanız muhtemelen sizin de içinizde bir yerlerde eğlenceli ve zeki bir çocuk yatıyor demektir. 1 kez geldiğimiz şu hayatta eğlenmek ve biraz çılgınlık yapmak tam sizin işiniz. İşte bu yüzden ben de kaanintavsiyesi.com aracılığıyla size bu 2 nefis filmi sunuyorum, mutlaka izleyin!  1. TAG 2. War Dogs Aslan[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/101/52/burcunuza-gore-size-en-uygun-2-nokta-atisi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Sırada lider ruhlu Aslan burcu var. Eğer siz de bir Aslan burcu mensubu iseniz, aşağıdaki filmleri mutlaka izlemelisiniz. 1. Outlaw King 2. American Made Boğa[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/101/71/burcunuza-gore-size-en-uygun-2-nokta-atisi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bir "Boğa" burcuysanız muhtemelen siz de kültüre, sanata, dingin ama kaliteli işlere ilgi duyan birisinizdir. İşte tam da bu yüzden size 2 nefis film tavsiyem var, tam sizlik.  1. Gone Girl 2. Spotlight Balık[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/101/79/burcunuza-gore-size-en-uygun-2-nokta-atisi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Geldik listemizin en duygusal burcuna... Eğer siz de bir Balık burcuysanız muhtemelen dram filmleri sizi daha fazla etkiliyordur. İşte tam da bu yüzden size 2 nefis etkileyici film önerim var. 1. Green Book 2. Capernaum Oğlak[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/101/98/burcunuza-gore-size-en-uygun-2-nokta-atisi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bu burçta olan kişilerin ise acımasız, azimli ve başarılı olduğu söylenir. Eğer siz de bu özellikleri taşıyorsanız size nefis film önerilerim var, kesinlikle izlemelisiniz.  1. Kon Tiki 2. Enigma Kova[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/101/86/burcunuza-gore-size-en-uygun-2-nokta-atisi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Günlük hayatlarında örnek bir hayat süren insanlar arasındaysanız, yani Kova burcuysanız sizin için seçtiğim bu filmleri mutlaka izlemelisiniz. 1. Najlepszy 2. Concussion Son burcumuz ise "Terazi"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/101/25/burcunuza-gore-size-en-uygun-2-nokta-atisi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Eğer siz de Terazi burcuysanız muhtemelen barışçıl, akıllı ve mantıklı birisinizdir. İşte tam da sizin için 2 film tavsiyem var, ikisini de mutlaka izlemelisiniz. 1. Life of Pi 2. Hacksaw Ridge   ● Tüm bunlar sonucunda "Ee Kaan bunlar beni kesmedi, var mı başka film tavsiyen?" diyenler, hemen aşağıdaki butona tıklayarak modlarına göre film tavsiyesi bulabilirler.[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/101/61/burcunuza-gore-size-en-uygun-2-nokta-atisi-film-onerisi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
14b
1
6 yıl
365 Gigapixel Çözünürlüğü, 46 Terabyte Boyutu ile 6 Fotoğrafçı Tarafından Çekilen Dünyanın En Kaliteli Fotoğrafı
365 Gigapixel Çözünürlüğü, 46 Terabyte Boyutu ile 6 Fotoğrafçı Tarafından Çekilen Dünyanın En Kaliteli Fotoğrafı
Bugün size nefis bir keşif ile geldim. Dünyada şu ana kadar çekilmiş olan en kaliteli fotoğrafı size gösterme niyetindeyim.  Şimdi, fotoğrafımız şu;  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/10/87/365-gigapixel-cozunurlugu-46-terabyte-boyutu-ile-6-fotografci-tarafindan-cekilen-dunyanin-en-kaliteli-fotografi-780x439.jpg[/RESIM] Peki nedir bu fotoğrafın olayı? [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/10/31/365-gigapixel-cozunurlugu-46-terabyte-boyutu-ile-6-fotografci-tarafindan-cekilen-dunyanin-en-kaliteli-fotografi-780x439.jpg[/RESIM] Bu fotoğraf, 6 kişilik bir fotoğrafçı ekibi tarafından çekiliyor. Bu çılgın fotoğrafçılar, dünyanın en kaliteli fotoğrafını ortaya çıkarmak için Avrupa'nın en yüksek dağı Mont Blanc'i, -30 derecede saatler süren çalışma sonucunda fotoğraflıyorlar. Peki kalitesini nasıl anlarız? [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/10/41/365-gigapixel-cozunurlugu-46-terabyte-boyutu-ile-6-fotografci-tarafindan-cekilen-dunyanin-en-kaliteli-fotografi-780x439.jpg[/RESIM]  İşte işin en zevkli yanı da bu. Fotoğrafçılarımız birçok ünlü fotoğraf makinesi sponsorluğunda bu fotoğrafı bir siteye yüklemişler ve adına da "In2White" demişler. Hadi hemen şimdi bilgisayar ya da telefonunuzdan o siteye gidin ve şaşırın: Siteye ışınlanmak için tıklayın! Bu arada, fotoğraf 46 Terabyte olduğu için bilgisayar ya da telefonunuz biraz donabilir baştan uyarayım. Bir de dipnot: Dağın yamaçlarına ve zirvelerine bol bol zoom yapın. Kayak yapan insanların yüzlerine kadar yakınlaşıp, zirvedeki kulübelerin içine bile girebiliyorsunuz!  Videosunu da şuradan izleyip şaşırabilirsiniz; [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=JzYihV-_wTk[/VIDEO] Hadi kaçtım, yeni keşiflerde görüşürüz! 
15b
0
8 yıl
Gerçek Kişi ve Olayları Konu Alan Taş Gibi 9 İyi Film Önerisi
Gerçek Kişi ve Olayları Konu Alan Taş Gibi 9 İyi Film Önerisi
Dünya üzerinde pek çok etkileyici olay yaşanıyor. Geçmişte yaşandı, gelecekte de yaşanacak ve şu an da bir yerlerde yaşanıyor olabilir. Fakat maalesef bu inanılması güç olaylar çoğunlukla daha fazla kişiye aktarılamıyor. İşte tam da burada devreye sinema giriyor ve yaşanan bu müthiş olaylar etkileyici bir film olarak karşımıza çıkıyor.  İşte bugün ben de burada daha önce sizlere film tavsiyesi olarak sunduğum o gerçek hayata dayanan filmleri derleyip, toplayıp, listelemek istedim.  Birazdan göreceğiniz iyi film önerilerinin her biri de farklı zamanlarda üzerinde bulunduğumuz bu dünyada yaşanmış.  Hadi gelin şimdi gerçek kişilere ve olaylara dayanan o etkileyici film önerilerine birlikte bakalım! Dünyanın Sonu Konulu Kıyamet Filmleri İçin Tıkla ► 1. Listemizdeki gerçek hayata dayanan ilk film önerimiz "Bomb City" oluyor... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/40/98/gercek-kisi-ve-olaylari-konu-alan-tas-gibi-7-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]► "Kaan nedir bu, nasıl bir şeydir?" diyenler hemen aşağıdaki butona tıklayarak film hakkında yazdığım 3-5 cümlelik tavsiye metnine ışınlanabilirler.  Filme Git ► 2. Sıradaki film önerisi ise "Catch me if You Can" yani "Sıkıysa Yakala" oluyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/40/3/gercek-kisi-ve-olaylari-konu-alan-tas-gibi-7-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 3. Bir diğer gerçek kişi ve olayları işleyen film tavsiyesi ise "The Motorcycle Diaries" yani "Motorsiklet Günlükleri"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/40/90/gercek-kisi-ve-olaylari-konu-alan-tas-gibi-7-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 4. Listemizin ortalarına geldiğimizde ise bizi "Captain Phillips" karşılıyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/40/71/gercek-kisi-ve-olaylari-konu-alan-tas-gibi-7-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 5. Yaşanmış filmler listemizin bir diğer sırasındaki film önerisi ise "127 Saat" oluyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/40/40/gercek-kisi-ve-olaylari-konu-alan-tas-gibi-7-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 6. Bir diğer film tavsiyesi ise "12 Years a Slave" yani "12 Yıllık Esaret"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/40/73/gercek-kisi-ve-olaylari-konu-alan-tas-gibi-7-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 7. Listemizin sonuna doğru yaklaşırken bir diğer film önerisi ise "Hidden Figures" yani "Gizli Sayılar" oluyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/40/41/gercek-kisi-ve-olaylari-konu-alan-tas-gibi-7-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 8. Sondan bir önceki filmimiz ise "Adrift" yani "Sürükleniş" oluyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/40/1/gercek-kisi-ve-olaylari-konu-alan-tas-gibi-7-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 9. Ve gerçek olaylara dayanan filmler listemizdeki son tavsiye ise "Intouchables" yani "Can Dostum"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/40/4/gercek-kisi-ve-olaylari-konu-alan-tas-gibi-7-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► ◆ Bunlar kesmedi mi? O zaman tam da aşağıdaki butona tıklayarak moduna göre film önerisi bulabilirsin! :) Modunu Seç! ►
34b
0
7 yıl
Yıllar Sonra Sinema Salonunda Herkesi YAN YANA Getiren O Film!
Yıllar Sonra Sinema Salonunda Herkesi YAN YANA Getiren O Film!
Yan Yana filmi, 2025'in en iyi giriş yapan film unvanından sonra ilk 15 günde 1 Milyon da izlenerek rekora koştu. Uzun zaman sonra binlerce kişiyi sinema koltuklarında gerçekten YAN YANA getirmeyi başaran o filmle ilgili tabii ki de benim de söylemek istediklerim var.. Bu içerikte, önce filmde Yan Yana filminde dikkatimi çeken bazı detayları, sonra da filmi beğendim mi? Yoksa büyük bi PR çalışmasının tam ortasında olduğumuzu mu düşünenlerdenim? işte bu sorulara cevaplarımı sizle dürüst bi şekilde paylaşmak istiyorum. Hadi gelin şimdi Yan Yana filmi ile ilgili sizle paylaşmak istediğim o 5 DETAYA birlikte şöyle bir göz atalım! ● Bu içeriği daha UZUN olarak YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=Su9L8Wix6uI[/VIDEO] 1. Uyarlama konusu...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/361/81/yillar-sonra-sinema-salonunda-herkesi-yan-yana-getiren-o-film-780x439.png[/RESIM]Öncelikle yıllardır benimle olanlar bilir ki, ben her fırsatta Yan Yana'nın uyarlandığı Intouchables ismindeki 2011 yapımı Fransız filminden 'baş ucu filmim' olarak bahsederim.. Bu nefis filmin ülkemize uyarlanacağı haberini aldığımdan beri gerçekten çekim sürecinden yayın kısmına gelene kadar olan tüm aralığı yakından takip ettim diyebilirim.. Filmi 2017'de Amerikalılar da The Upside ismiyle uyarlamış fakat ortaya pek de başarılı bi film çıkamamıştı.. hatırlayın. Bizdeyse pek çok 'uyarlama' yapım, 'Zaten bi yerlerde tutmuş.. bizde de kesin tutar' düşüncesiyle çekilmiş ve gerçekten çoğu yapım da iyi izlenmeler almıştı. Örneğin şu listede de daha önce sizle paylaştığım filmlerin her biri de uyarlama yapımlardı. Açıkça söylemek istiyorum ki "Uyarlama" konusuna karşı değilim. Fakat kendi orijinal filmlerimizi yazıp, yönetip, çekecek devasa bi sektörümüz var, işinde çok başarılı yetişmiş, zehir gibi insanlarımız var.. Sizi bilmem ama ben "Zaten tutar" denilerek yabancı filmleri uyarlayan değil, diğer ülkelerce filmleri 'uyarlanan' bi sinema sektörüne sahip olmayı tercih ederdim. 2. Feyyaz...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/361/50/yillar-sonra-sinema-salonunda-herkesi-yan-yana-getiren-o-film-780x439.png[/RESIM]Muhtemelen bi küçük linç yiyeceğim belki ama; Başrolümüz Feyyaz Yiğit, şimdiye kadar rol aldığı tüm dizi ve filmlerde hemen hemen aynı karakteri oynuyor gibi geliyor bana.. Yani bu filmde de Feyyaz, yine Feyyaz'ı oynuyor gibi hissettim diyebilirim. Fakat bu tabi ki de Feyyaz'a gülmüyorum demek değil. Bu adamın kelimeleri heceleyerek konuşması, ikilemesi, durumlara verdiği doğal tepkiler beni gerçekten yakalamayı başarıyor. Orijinal filmde gettodan gelen bir siyahiyi izlerken, bu filmde de maddi zorluklar içinde sıkıntılı günler yaşayan bi Roman'ı izlemek bana ilginçtir bi an "Organize İşler" izliyormuş hissiyatı da yarattı. 3. Farklar...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/361/93/yillar-sonra-sinema-salonunda-herkesi-yan-yana-getiren-o-film-780x439.png[/RESIM]Öncelikle Fransız yapımındaki dramı, bizim filmde siyanürle arasak zor buluruz çünkü Yan Yana, 'komedi' kısmı daha ağır basan bi yapım olarak karşımıza çıkıyor. Filmin %80 sahnesi, Intouchables ile aynı. Fakat örneğin orjinalinde başrolümüzün sakalları kesilirken, bizde koca Haluk Bilginer'in sakallarını kesmek göze alınamamış ki sadece saçının taranmasıyla geçiştiriliyor. Orjinalde kadınlardan hoşlandığı ortaya çıkan kadınımız bizim filmde bunu Feyyaz'ın yani Ferruh'un kulağına söylüyor. Orijinalde Rap, bizdeyse "İtfaiye" isminde hareketli bi şarkı duyuyoruz. Yine orijinalde adamımız girdiği zengin evden bi Faberge Yumurtası çalarken bizde bu bir Çini'ye dönüşüyor. Bunun gibi pek çok farklılık sayabiliriz tabi. 4. İvedikleşme...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/361/8/yillar-sonra-sinema-salonunda-herkesi-yan-yana-getiren-o-film-780x439.png[/RESIM]Her şeyden bağımsız, ben filmlerde kültür sanat ile ilgilenen, kurallara uyan, kimseyle kavgaya, suça karışmayan kısacası kendi halinde 'medeni' bi şekilde yaşayıp giden insanların hayatına bodoslama dalan karakterlerin olmasını pek doğru bulmuyorum fakat ne yazık ki ülkemizde bu çalışıyor. Bu gerçeği de Recep İvedik örneği yüzümüze tokat gibi çarpıyor.. İşte bu filmde de böyle benzer bi tat almak mümkün. Taşradan gelen biri, batı müziğini sevmiyor, yapılan resim ile dalga geçiyor, ruhsuz eğlencelerini oyun havalarıyla bir düğüne çeviriyor, yazılan şiirleri küçümsüyor ve dahası.. Bunlar tabi ki de filmi kötü yapmıyor fakat topluma, özellikle genç izleyicilere bu tür insanların da kazandığını göstererek bilinçaltlarını etkiliyor.. Tekrar söylüyorum, bunlar filmi kötü yapmıyor fakat izleyen 1000 gençten 1'inde bile bu düşüncelerin yeşermesine sebep olması, bence bi tık tehlike arz ediyor. Adamımız genç kızın sevgilisiyle öpüşmesine karşı çıkıyor, ona hakaret eden çocuğun sokak köşesinde sıkıştırıyor fakat kendi odasına Esk*rt çağırıyor hatta haftada 1 gününü de ona ayırıyor... İşte bahsettiğim tutarsızlık, düşünce olarak özellikle yeni nesle aktarılmasını doğru bulmadığım şey tam olarak da bu.. Siz beni anladınız. 5. Haluk Bilginer![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/361/66/yillar-sonra-sinema-salonunda-herkesi-yan-yana-getiren-o-film-780x439.png[/RESIM]Her ne yaparsak yapalım, bana hala Haluk Bilginer'i yeterince sahiplenmiyormuşuz gibi geliyor. Film hakkında konuştuğum sektördeki bazı kişilerden Haluk Bilginer'in bu filmdeki oyunculuğunun başarılı bulunmamış olması beni gerçekten üzdü. Ben Bilginer'in oyunculuğunu başarılı bulanlardanım. Bu filmde Feyyaz'ı çıkarıp yerine başkasını koyabiliriz, fakat Bilginer'i çıkarıp yerine başka bi oyuncuyu koysaydık, filmin ağırlığının %80'i uçup giderdi.. Fakat kendisinden küçük de bi isteğim var; Ben Haluk Bilginer'i, Thor'daki ODİN karakteri gibi çok ağır, çok güçlü, mitolojik, fantastik bi rolde görmeyi çok isterim.. Kim bilir, belki bigün böyle bi şeye de şahit oluruz :) Ha bi de unutmadan, salonlarda en çok gülünen anlardan biri olan filmdeki 'hareket çekme' sahnesi de Haluk Bilginer'in ta kendisinden çıkmış :) - - - - -  Şimdiiii… not alarak sizle paylaşmak istediğim 5 ana başlığıma da değindiğime göre filmle ilgili şahsi düşüncelerimi de sizle paylaşmak istiyorum.. Sinemanın gerek dijital platformların yaygınlaşmasıyla, gerek ise ekonomik maliyetlerin artmasıyla geri planda kalması, hatta sadece küçük çocuklar ve onların anne-babasının hafta sonu gitmek zorunda kaldığı, 3 tarafı pek de başarılı olmayan 'animasyon filmlerle' çevrilmiş olması beni gerçekten çok üzüyordu. Fakat bu film bunu kırmayı başardı. Tripli ergen kız gibi senaryoya pek de katkısı olmayan sahnelerin gereksizliği, bi dram bi komedi bi dram bi komedi yaparak adeta izleyiciyi şişe takar gibi başarısız geçişleri, iki başrolümüzün arasındaki 'dostluk' bağının bence tam derinlemesine kurulamamış olması gibi sorunları es geçersek ben bu filmden gerçekten büyük keyif aldım diyebilirim. Orijinal filmdeki dramatikliği inanın pek de aramadım. 3-4 sahnesinde gerçekten güldüm ve sinema salonunda gülmenin nası bi his olduğunu da unuttuğumu fark ettim :) Hadi iyi seyirler!
6.8b
0
3 ay
Dopesick: Sakin, Gerçek, Etkileyici ve "Yok Artık!" Dedirten Bir Dizi!
Dopesick: Sakin, Gerçek, Etkileyici ve "Yok Artık!" Dedirten Bir Dizi!
Geçtiğimiz günlerde size Disney Plus'da izlediğim şu diziyi tavsiye etmiştim. Dopesick dizisi ise yine benzer konulu başka bir dizi olarak listemde öylece sırasını bekliyordu ki nihayet az önce izleyip bitirdim. Bitirdim ve hemen Dopesick dizisi konusu ne? Dopesick dizisi gerçek mi? İzlenir mi? gibi sorularınıza yanıt olabilmesi için kolları sıvadım. Hadi gelin şimdi Disney Plus'da kolayca izleyebileceğiniz bu dizinin konusuna, benim yorumuma, oyuncu kadrosuna ve neden 'izlenebilir' olduğuna birlikte bakalım. Disney+'da İzlenecek 8 İyi Film! ►  Bu arada bu içerik bir Disney+ iş birliği içermiyor... Ha içerseydi de fena olmazdı fakat yine de izleyip beğenmediğim bir dizi/filmi size burada tavsiye etmeyeceğimi bildiğinizi düşünüyor ve arkanıza yaslanıp Dopesick dizisini keşfedebilmeniz için sizi hemen aşağıya bekliyorum... E hadi! Yorumumdan önce; Dopesick dizisi neyi konu alıyor?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/293/6/dopesick-sakin-gercek-etkileyici-ve-yok-artik-dedirten-bir-dizi-780x439.png[/RESIM]Dopesick, "Purdue Pharma" ismindeki ünlü bir ilaç firmasının çeşitli pazarlama taktikleri ile toplumu yanıltarak, bağımlılık yapan bir ilacı zararsız olarak tanıtmasını ve bunun sonucunda yaşanan olayları konu alıyor. OxyContin isimli bir ilaç üreten şirket, bu ilacın bağımlılık yaratmadığını, bu davanın peşinden giden polis, savcı ve yardımcılarıysa tam aksine ilacın bir bağımlılık yaptığını savunuyor. İşte dizi de bu süreci en başından sonuna kadar işliyor. Ayrıca dizi, Amerika'daki hukuk sistemini, devasa büyüklükteki 'ilaç' sektörünü ve parmağını şıklatarak birilerini satın alan zengin ailelerin korkunç gücünü de bize gösteriyor. Dizi yavaş, sakin ama bir o kadar gerçek ve güçlü bir dram![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/293/37/dopesick-sakin-gercek-etkileyici-ve-yok-artik-dedirten-bir-dizi-780x439.png[/RESIM]Dopesick, bol aksiyonlu, vurdulu kırdılı ya da aşırı heycanlı bir dizi değil. Sakin ilerleyen, gri tonlarındaki sahneleriyle insanı etkileyen aşırı gerçek bir dizi bu. Oyunculuklar gerçekten çok başarılı. Ayrıca dizi zamanda birçok kez ileri geri yaparak kafa karıştırıyor gibi dursa da aslında hikayeyi yavaş yavaş birleştirip size öyle sunuyor. Yani bir bakmışsınız 2002 yılındayız, bir bakmışsınız 1995'i izliyoruz. Süreç o kadar geniş bir aralığa dayanıyor ki, dizi de zamanlar arasında gidip gelerek bize konuyu anlatıyor. Peki; "Dopesick gerçek mi?" diyecek olursanız da...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/293/59/dopesick-sakin-gercek-etkileyici-ve-yok-artik-dedirten-bir-dizi-780x439.png[/RESIM]Diziyi izledikten sonra şaşırıp muhtemelen ilk bu sorunun cevabını aramaya koyulacaksınız. Ben söyleyeyim. Dizinin işlediği konu da, skandal da, hastalanan binlerce insan da gerçek. Fakat dizideki bazı duygusal yaklaşmalar tabi ki de işin kurgu kısmı. Yani tamamen olmasa da Dopesick %80 oranında gerçek kişi ve olayları konu alan bir dizi diyebiliriz. Kimler bu diziyi izler?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/293/76/dopesick-sakin-gercek-etkileyici-ve-yok-artik-dedirten-bir-dizi-780x439.png[/RESIM]Eğer siz de benim gibi uçmalı kaçmalı, fantastik dizi ve filmlerden bunalmış ve kaçacak gerçek bir liman arıyorsanız bu dizi sizin için de kurtarıcı bir sığınak olabilir. Dizi aşırı gerçek, aşırı vurucu ve çok güçlü bir dram. Güçlü diyorum çünkü tamamen hayatın içinden insanların yaşadıklarını izliyoruz. Bu insanlar ben, siz ya da aileniz olabilirdi. Şöyle ayakları yere sağlam basan bir hikaye izlemek isteyenler bu diziye bir şans versin derim. - - - - - -  • Dopesick dizisi kaç bölüm? Dizi bir 'mini dizi' olarak yayınlandı ve toplamda 8 bölümden oluşuyor. Bölümlerin her biri de ortalama 1 saat. • Dopesick dizisi Netflix'te var mı? Dizi Netflix'te yok. Hulu yapımı olan dizi Disney Plus'da izlenebilir. • Dizi gerçek olayları mı konu alıyor? Evet, dizi Amerika'da yaşanan ve yıllar boyunca mahkemeleri süren devasa bir sağlık skandalını konu alıyor. - - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
15b
1
3 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.