2021'in Yeni Bilim Kurgu Filmi; "The Tomorrow War" Aslında Neyi Anlatıyor?

05 Temmuz 2021
19b
4 Yorum
2021'in Yeni Bilim Kurgu Filmi; "The Tomorrow War" Aslında Neyi Anlatıyor?

Geçmişte bilim kurgu olarak izlediğimiz çoğu şey günümüzde gerçekleşti. Bu yüzden tüm bilim kurgu filmlerini de ileride gerçek olacağını düşünerek izlemeyi çok seviyorum. İşte The Tomorrow War filmi de bu türdeki merakla beklediğim yeni, 2021 yapımı filmlerden biriydi. 

Filme Git ► 

The tomorrow war filmini izledim, bitirdim ve "The tomorrow war filmi konusu ne?", "the tomorrow war izlenir mi?" gibi sorularınızı cevaplamak için kolları sıvadım. Hadi gelin şimdi size önce biraz filmden bahsedeyim, sonra da size şöyle farklı bir the tomorrow war filmi incelemesi yapayım... E hadi!

Öncelikle izlemeyenler için the tomorrow war filmi konusundan biraz bahsedeyim...

2021'in Yeni Bilim Kurgu Filmi; "The Tomorrow War" Aslında Neyi Anlatıyor?
Filmimiz, bir uzaylı istilası altında kalan dünyamızı ve insanoğlunun bu saldırıya karşı verdiği mücadeleyi konu alıyor. Film bir yandan bize bu istila sürecini aktarırken, diğer yandan da bu farklı düşmana karşı yapılan savaşı, içine zaman yolculuğu da ekleyerek sunuyor. Film, klişeleri de olan, bu güne kadar pek çok kez izlediğimiz konuları harmanlayıp, seyir keyfi yüksek bir şekilde bize sunuyor. Fakat biraz daha derinlere inince de filmin temel aldığı konu gün yüzüne çıkmaya başlıyor.

Bundan sonrası filmi izleyenler için... "The Tomorrow War" filmi aslında neyi konu alıyor? Verdiği mesajlar ne? Anlatayım...

2021'in Yeni Bilim Kurgu Filmi; "The Tomorrow War" Aslında Neyi Anlatıyor?

Film hakkında 2 teorim var; "Kaan uçmuşsun!" demeyecekseniz anlatıyorum...

●  1) Film, içinde bulunduğumuz salgını konu alıyor. Filmde tıpkı şu anki pandemi gibi tüm dünyayı etkileyen bir tehlike söz konusu. Bu tehlike öyle büyük ki, tüm dünya devletleri birleşiyor. Filmin sonunda aslında bu yaratıkların uzaydan gelmediğini, zaten hep dünyamızda olduklarını görüyoruz. Sadece biz gezegeni ısıtıp buzulları eritene kadar öylece bekliyorlar. Yani film bunun "insanoğlunun hatası" olduğunu yüzümüze vuruyor. Tıpkı yaşadığımız pandemi gibi.

Filmdeki bilim insanları vurgusuna dikkat; Tıpkı günümüzdeki gibi, filmde de bilim insanları hayati önem taşıyor. Aşıyı bir bilim insanı gidip getiriyor ve 'dünyayı kurtardık' deniyor. İnsanoğlunun iklimi değiştirmesiyle yer altından çıkıp kıyameti getiren bu yaratıkları günümüzdeki salgın/virüs gibi düşünür ve tıpkı günümüzdeki gibi dünyada boş şehirlerin oluşmasını sağladıklarını hatırlarsanız bazı taşlar yerine daha rahat oturacaktır.

●  2) Biraz daha uçalım; Film 'dini' mesajlar içeriyor... Öncelikle yaratıklar için "6 gün avlanıp 1 gün dinleniyorlar, o güne 'şabat' diyoruz" gibi bir replik kullanıldığını görüyoruz. Burada Yahudilerin 6 gün çalışıp, dinlenip ibadet edip asla çalışmadıkları o 1 günün ismi olan Şabat gününden bahsediliyor. Yani yaratıkları Yahudiler olarak tasvir edilmiş. Yaratıkların 2 büyük uzantıları olduğunu görüyoruz, aynısını Yahudi erkeklerinde de görüyoruz. Yahudi erkekler, saçlarında hiç kesmedikleri 2 uzun tutam bırakırlar, "Peyot" denen bu 2 saç, yaratıkların 2 uzantısına benziyor. 

Bu durumda ise başrolümüz insanlığı kurtaracak olan Mesih oluyor. Kendisi binbir fedakarlıkla 12 adet tüpü kurtarıyor. Bu, 12 Havari'yi, çıktığı bu 7 günlük mücadele ise 7 büyük günahtan arınma sürecini tasvir ediyor. Uzaylıların attığı ahşap görünümlü çivilerin de İsa'nın çarmıhına çakılan çiviler olabileceğini söylemek de pekala mümkün... 

Bu arada filmde Recep Tayyip Erdoğan da yer alıyor...

2021'in Yeni Bilim Kurgu Filmi; "The Tomorrow War" Aslında Neyi Anlatıyor?
Filmi duyan, izleyip de fark etmeyen pek çok kişi "the tomorrow war erdoğan" yazarak filmdeki bu sahneyi bulmaya çalışıyor. 9. dakika 10. saniyeden itibaren izlerseniz bu 1-2 saniyelik görüntüyü fark edebilirsiniz. Tabi hiçbir siyasi ideoloji gütmüyorum bunları söylerken, sadece bu küçük ayrıntıya da değinmek istedim.

Ve son olarak; The Tomorrow War hangi filmlerden esinlenilmiş, anlatayım...

Interstellar;

2021'in Yeni Bilim Kurgu Filmi; "The Tomorrow War" Aslında Neyi Anlatıyor?
Öncelikle filmde "Muri" isimli bir kız görüyoruz. Bilim insanı olan babamız, kızını bırakıp dünyayı kurtarmaya gidiyor. Film burada "Interstellar"a da bir selam çakıyor çünkü orada da aynı hikayeyi Muri değil de Murphy ismindeki bir kız olarak izliyoruz... Bari ismi biraz farklı bir şey yapsaydınız diyor insan ister istemez.

Biraz Independence Day, biraz da Edge of Tomorrow;

2021'in Yeni Bilim Kurgu Filmi; "The Tomorrow War" Aslında Neyi Anlatıyor?
Zamanda yolculuk yaparak yaratıklarla yüz yüze savaşma olayını Edge of Tomorrow'da izlemiştik. Orada da bir döngü içinde bu mücadele veriliyordu.

Alien ve Prometheus;

2021'in Yeni Bilim Kurgu Filmi; "The Tomorrow War" Aslında Neyi Anlatıyor?
Bu 2 filmi izleyen herkes muhtemelen The Tomorrow War'i izlerken aslında bu yaratıkların bir gezegeni yok etmek için üretilen birer silah olduğunu anladı.

Son olarak The Great Wall

2021'in Yeni Bilim Kurgu Filmi; "The Tomorrow War" Aslında Neyi Anlatıyor?
Bu filmden en çok da Matt Damon başrollü "Çin Seddi" filmindeki tadı aldım diyebilirim. 

Özet: En başta da söylediğim gibi, film çok hızlı akıyor, birçok mantık hatasını ve klişeyi de beraberinde götürüyor fakat "istila" ve "zamanda yolculuk" konularını işleyerek bunları yapması, filmin seyir keyfini yükseltiyor. Film bence bu yüzden kötü'den "izlenebilir" seviyesine çıkıyor. 

- - - - - 

2021'in Yeni Bilim Kurgu Filmi; "The Tomorrow War" Aslında Neyi Anlatıyor?

Modunu Seç ►

2021'in Yeni Bilim Kurgu Filmi; "The Tomorrow War" Aslında Neyi Anlatıyor?

listesine yorum yap!
MELİH K.
MELİH K.
03 Nisan 2023
Ben de şunu eklemek istiyorum. Duruma devletlerin karıştığında yararlarının olmadığı bilime yatırım yeteri kadar yapılmadığı vurgulanıyor ki çok doğru.
Majeste M.
Majeste M.
11 Ağustos 2021
Çaylak
Bilindik bir tarz ama konu olarak farklıydı. İzlemek isteyenler kaçırmasın.
Miraç I.
Miraç I.
08 Temmuz 2021
Usta Yorumcu
Gerçekten çok güzel, açıklayıcı bir yazı olmuş. Bu detaylar filmi daha ilgi çekici yapıyor.
Kaan A.
Kaan A.
07 Temmuz 2021
Sıkı Üye
Dünya ne hale geldi be: Artık yahudilere benzeyen canavarlar yapılıyor, haritada bile gösterilmeyen Türkiye'nin cumhurbaşkanı filmde gösteriliyor. Arkadaşlar şaka maka bir yana film ilk olarak Endonezya'da gösterime girmiş. Türkiye'yle ilgili göndermeler Asya pazarında daha güçlü durmak için yapılmış olabilir. Uzak doğudaki Türkiye sempatisi malum.
the tomorrow war konusuthe tomorrow war incelemethe tomorrow war erdoganthe tomorrow war filmi incelemethe tomorrow war analizthe tomorrow war filmi konusu
EN AKTİF ÜYELER
Don't Look Up: Netflix'in Oyuncuları DEV, Kendisi "Eh" Olan Yeni Filmi! 
Don't Look Up: Netflix'in Oyuncuları DEV, Kendisi "Eh" Olan Yeni Filmi! 
Netflix imzalı "Don't Look Up" filminin yayınlanacağı günü duyduğumdan beri izlemek için can attım diyebilirim. DiCaprio, Jennifer Lawrence, Cate Blanchett, Meryl Streep, Jonah Hill, Timothée Chalamet ve dahası... Kadroya bakın! İşte ben de böyle düşündüm ve az önce Don't Look Up filmini izleyip bitirdim. Şimdi de "Ee Kaan don't look up konusu nasıl?", "İzlenir mi?" gibi sorularınız için kolları sıvadım. Hadi gelin şimdi yeni Netflix filmi Don't Look Up'ın konusu ne? Oyuncu kadrosu nasıl? İzlenir mi? hepsine birlikte bir göz atalım... Merak etmeyin, her zamanki gibi kısa ve öz cümlelerle size film hakkında bir ön bilgi vermeye çalışacağım... Hadi! Öncelikle gelin önce size Don't Look Up filminin konusundan kısaca bahsedeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/271/64/don-t-look-up-netflix-inoyunculari-dev-kendisi-eh-olan-yeni-filmi-780x439.png[/RESIM]Dünyaya çarpacak olan dev bir göktaşını fark eden 2 gökbilimcinin, bu haberi tüm dünyaya vermesiyle yaşananları izliyoruz filmde. Devasa bir kuyruklu yıldız dünyaya doğru gelirken, bu 2 bilim insanı da Amerika başkanından tv kanallarına kadar kapı kapı gezip "Bir cisim yaklaşıyor" demeye çalışıyorlar. Film de bize tüm bu olanları "Komedi-Felaket" türünde aktarıyor... İşin özü bu. "Ee Kaan ne diyorsun? İzlenir mi?" diyenler için anlatayım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/271/53/don-t-look-up-netflix-inoyunculari-dev-kendisi-eh-olan-yeni-filmi-780x439.png[/RESIM]Filmin devasa bir oyuncu kadrosu var. Yani bu kadroyu al, ilkokul piyesi oynat, yine izlenir, yine izlenir. Konusu da gayet ilgi çekici. Fakat film 2 saat 20 dakika. Bu da izleyiciyi bir yerden sonra yoruyor. Filmin vermek istediği büyük bir mesajı var, (birazdan değineceğim) bir kenarından felaket senaryolu bir bilim kurgu yanı da var ve bu da izleyiciyi bir şekilde çekiyor. Yani unutulmaz bir yapım değil, fakat bir şans verilmeli diyorum. Özet: Anlatmak istediği sağlam mesajı olan bir film bu. Bence süresi fazlasıyla uzun. Fakat bu uzun süresine rağmen sonuna kadar dayanın ve filmin söylemek istediği o mesajı alın derim... Eğer filmi izleyenlerdenseniz de hemen aşağıya da bir göz atın derim. - Filmi izlemediyseniz bundan sonrası tat kaçırabilir, baştan söyleyeyim... - Bu bir KOMEDİ filmi değil, bu bir ELEŞTİRİ![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/271/10/don-t-look-up-netflix-inoyunculari-dev-kendisi-eh-olan-yeni-filmi-780x439.png[/RESIM]Eğer kategorisindeki "Komedi" etiketine bakıp şöyle keyifli bir şeyler izleyeceğini düşünenler olduysa bu film onları tatmin etmeyecektir. Hatta yer yer absürt bile gelecektir çünkü film, nefis bir eleştiri. ● Filmde tüm gezegeni etkileyen dev bir sorun var, fakat Amerika başkanı dahil herkes işin gırgırında. Tıpkı içinde de bulunduğumuz PANDEMİ gibi, bilim insanları ne kadar çırpınırsa çırpınsın "Politika", insanları bir şekilde yanlışa yönlendirmeyi başarıyor. Devasa şirketler, dünyanın sonu gelirken bile çıkarlarını düşünüyor. Üstelik bunu, büyük devletleri de yanlarına alarak yapıyorlar. Ve sonunda; evet, hepimiz ölüyoruz.  ● Bizim kuyruklu yıldızımız da; İklim değişikliği, ortaya çıkardığımız çöplerimiz, diğer canlılara saygısızca genişlemeye çalışmalarımız, savaşlarımız ve dahası... Ve işin kötü yanı aslında hepimiz dünyamıza çarpacak olan bir göktaşının geldiğini görüyoruz, "Bakın bir şeyler olacak!" diyen bilim insanlarını takmıyor ve öylece yaşamaya devam ediyoruz. İşte bu film, bize sonumuzu gösteriyor.  - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
11b
0
4 yıl
2019 Yapımı Brad Pitt Başrollü Bir Bilim Kurgu Uzay Filmi: "Ad Astra"
2019 Yapımı Brad Pitt Başrollü Bir Bilim Kurgu Uzay Filmi: "Ad Astra"
2019 yılı içinde birçok filmi sabırsızlıkla bekledim. İzleyeceğim günleri iple çektim. Bu filmlerden bazıları fos çıksa da bazıları gerçekten de beni yakalamayı başardı ve onları da burada sizlere tavsiye ettim. 2019 yılı içinde çıkan, izleyip beğendiğim filmleri buraya tıklayarak görebilirsiniz. İşte Brad Pitt başrollü "Ad Astra" filmi de izlemek için can attığım filmler arasındaydı. Filmi bugün izleme fırsatı buldum ve sizlere de tavsiye ettim. Filmi izledikten sonra yazdığım tavsiye metnine göz atmak için hemen aşağıdaki butona tıklayabilirsiniz.  Filme Git ► (Bu içerik Ad Astra filmi hakkında SPOİLER içermez, filmi izlemediyseniz de okuyabilirsiniz) Hadi gelin şimdi Brad Pitt başrollü uzay filmi Ad Astra'ya biraz daha yakından bakalım!  Ad Astra filminin konusu kısaca şöyle[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/118/29/2019-yapimi-brad-pitt-basrollu-bir-bilim-kurgu-uzay-filmi-ad-astra-780x439.jpg[/RESIM]Babası 20 yıl önce başka varlıklar keşfetmek için Neptün'e doğru yolculuğa çıkan bir uzay mühendisinin yaşadıklarını konu alıyor Ad Astra... Sorumlu şirket bu görevin neden başarısız olduğunu anlamak için oğulun, babasına bir mesaj göndermesini istiyor ve adamımızın macerası tam da burada başlıyor.  Interstellar, Gravity ve The Martian gibi filmler ile kıyaslamayın![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/118/50/2019-yapimi-brad-pitt-basrollu-bir-bilim-kurgu-uzay-filmi-ad-astra-780x439.jpg[/RESIM]Ne yazık ki hepimizin düştüğü bir hata var; Filmleri birbirleri ile kıyaslıyoruz. Oysa hiçbir film, başka bir filmin kulvarına girmez. Her film kendi kulvarını, kendi yolunu oluşturur ve o yolda sadece o film vardır. Ne Interstellar Gravity'nin yerini tutabilir, ne de The Martian Ad Astra'nın yerini. Bu şekilde kıyaslama yaparsanız çok üzülürsünüz, aman dikkat. Interstellar, uzay ve zaman hakkında yapılmış en sağlam film. Senaryosunu bilim insanlarının yazdığı dev bir ansiklopedi. Gravity, sadece birkaç oyuncu ile nasıl nefis bir uzay filmi çekilebildiğini gösteren mutlaka izlenmesi gereken bir yapım. The Martian ise şahane sahneleri ile Mars koşullarını bizlere tanıtan, insanoğlunun verdiği müthiş hayatta kalma mücadelesini konu alan harikulade bir yapım. Ad Astra, kendi içinde yolculuk yapan bir astronotun çıktığı uzay yolculuğunu konu alan enfes bir film. Eğer uzay ve evren gibi konulara ilginiz varsa bu 4 filmin her biri de size farklı bir haz verecektir. Hepsi kendine has ve her birinin de tadı ayrıdır.  Uzun ve yer yer sakin bir film izleyeceksiniz[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/118/4/2019-yapimi-brad-pitt-basrollu-bir-bilim-kurgu-uzay-filmi-ad-astra-780x439.jpg[/RESIM]Filmin atmosferi çok farklı. Yani kendine has bile denebilir. Fakat ben yer yer, size de burada tavsiye ettiğim iyi uzay filmleri Moon ve Sunshine filmlerindeki atmosfere benzettim. Ad Astra'da vurdulu kırdılı sahneler, ya da devasa çarpışmalar, düşmeler ve olaylar beklemeyin. Filmin müzikleri öyle etkileyici ki, uzay sahneleri ile birleştiğinde filme muazzam bir dinginlik hakim oluyor. Yani uzay konusuna ilgisiz olan birçok kişi, filmi izlerken mayışıp koltuğuna yayılabilir. Fakat ben de dahil olmak üzere uzay ve evren konusuna ilgisi zirvede olan kişiler, Ad Astra'yı son sahnesine kadar gözünü kırpmadan, merakla izleyeceklerdir.  Filmin bütçesi 80 milyon![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/118/5/2019-yapimi-brad-pitt-basrollu-bir-bilim-kurgu-uzay-filmi-ad-astra-780x439.jpeg[/RESIM]Filmin bütçesi 80 Milyon dolardan biraz fazla. Kıyaslamanız için; Interstellar'ın bütçesi 165 Milyon dolardı.  Ay, Mars ve Neptün'e yolculuk[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/118/89/2019-yapimi-brad-pitt-basrollu-bir-bilim-kurgu-uzay-filmi-ad-astra-780x439.jpg[/RESIM]Bu arada film, Ay, Mars ve Neptün'ü ayağımıza getiriyor. Film, insanoğluna bu imkanı tanıyor ve önce Mars'ı sonra da Neptün'ü görme fırsatı buluyoruz. Bu yüzden görsel açıdan film tatmin ediyor.  Ad Astra filminin oyuncuları[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/118/34/2019-yapimi-brad-pitt-basrollu-bir-bilim-kurgu-uzay-filmi-ad-astra-780x439.jpg[/RESIM]Oyuncu kadrosunda Brad Pitt başta olmak üzere Ruth Negga, Liv Tyler ve Tommy Lee Jones gibi isimler yer alıyor. Filmin yönetmen koltuğunda ise James Gray var.  Brad Pitt Filmleri ► Ad Astra fragmanı;[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=P6AaSMfXHbA[/VIDEO] ● Modunuza göre film tavsiyesi seçmek için hemen aşağıdaki butona tıklayabilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
15b
0
6 yıl
İşte Bu! Netflix'in Yeni Türk Dizisi "Bir Başkadır" İncelemesi!
İşte Bu! Netflix'in Yeni Türk Dizisi "Bir Başkadır" İncelemesi!
Aylar önce ilk duyurulduğunda fark etmiş, takibe almış ve tanımıştım Bir Başkadır dizisini. Yayınlanacağı günü iple çektim ve evet, bugün karşınızda tek oturuşta bitirdiğim bu Netflix imzalı nefis Türk dizisini size de tavsiye etmeye geldim. Buraya yolunuz "Bir Başkadır dizi konusu" ve "Bir Başkadır dizisi izlenir mi" gibi aramalar sonucu düştüyse doğru yerdesiniz.  Bir Başkadır Dizisi Replikleri ►  Hadi gelin şimdi yeni Netflix dizisi Bir Başkadır'ın konusu, izleyenlerin yorumları ve oyuncuları nasılmış birlikte ona şöyle kısaca bir göz atalım... Lafı çok da uzatmadan, sadece birkaç dakikada göz atıp fikir sahibi olabileceğiniz kadar kısa ve öz kaleme aldığım Bir Başkadır dizisi incelemesine geçelim... Hadi! Dizi hakkındaki düşüncelerime geçmeden önce Bir Başkadır dizisi konusuna şöyle kısaca göz atalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/224/24/iste-bu-netflix-in-yeni-turk-dizisi-bir-baskadir-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Dizimiz, farklı sosyokültürel ortamlardan gelen ve yolları bir şekilde kesişen, birbirinden çok farklı bir grup insanı konu alıyor. Bir gündelikçi, bir terapist ve daha birçok karakteri de merkezine alarak ilerlemeyi başaran dizi, aşırı doğal ve gerçekçi atmosferi ile izleyiciyi içine çekmeyi başarıyor. Netflix imzalı bir Türk dizisi için böyle düşüneceğim aklıma gelmezdi ama dizi mü kem mel![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/224/35/iste-bu-netflix-in-yeni-turk-dizisi-bir-baskadir-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Dizi başlıyor ve kendinizi ilk 5 dakikada o sessiz fakat etkili atmosferin içinde bulabiliyorsunuz. Oyunculuklar öyle iyi ki, mesela başrolümüz Meryem'i izlerken "Ben bu kadını kesinlikle tanıyorum" diye iç geçiriyorsunuz. Öyle iyi bir konu ve öyle iyi bir oyunculuk var ki, sanki ortada oynanan bir şey yok da gerçek dünyada bir yerlere konmuş kameralardan gerçek hayatları izliyor gibi hissediyorsunuz ve bence bu mükemmel bir olay... Yıllardır bu sektöre kıyısından köşesinden tutunmuş, yine yıllardır iyi bir izleyici olmaya çalışmış biri olarak söylemek istiyorum ki bu dizi mükemmel bir yapım. Afferin be Netflix! Bir Başkadır Dizisi Oyuncuları ►  Neden izlenir?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/224/55/iste-bu-netflix-in-yeni-turk-dizisi-bir-baskadir-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Dizi gerçekten çok akıcı. Gördüğümüz her karakterin de altı çok dolu. Olayların birbirine bağlanması çok başarılı. Sahne geçişleri, kamera açıları, ortamlar, bölüm sonu müzikleri, sokakta yürüyen karakteri Yeşilçamvari çok uzaktan çekme teknikleri, hepsi çok başarılı ve hepsi çok iyi düşünülmüş... İddia ediyorum bu dizi çok ses getirecek ve yıllar sonra geriye dönüp bakıldığında hakkında çok güzel cümleler kurulacak... Öyle de sağlam bir yapım. Şimdilerden önlerden yerinizi ayırın. 8 bölümlük bu nefis diziyi 1 günde silip süpürün![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/224/69/iste-bu-netflix-in-yeni-turk-dizisi-bir-baskadir-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Hani bazen yabancı dizi izlediğimizde "Neden bizden çıkmıyor?" diye yakınıyoruz ya, işte bu Bir Başkadır dizisi, tam da bu yakarışa bir cevap niteliğinde bir yapım. 8 bölümden oluşan ve her bölümü ortalama 40 dakika uzunluğunda olan bu diziyi izleyin, izlettirin ve fırsat bulduğunuz her yerde tavsiye edip, desteğinizi verin. Verin ki uçmalı kaçmalı yapımlar yerine böyle ayakları yere basan sağlam yapımları daha fazla görelim.  NOT: Bir Başkadır dizisi hakkında çıkan ilk haberini okuduğumda bu kadar doğal, bu kadar gerçek ve bu kadar bizim ülkeden bir dizi çıkacağı aklımın ucundan bile geçmezdi. Takın kulaklığınızı, TV'de izliyorsanız da söndürün ışığınızı ve kendinizi bu nefis diziye bırakın... Şahsen ben bitirdikten sonra oyuncuları ve bu diziye imza atan Berkun Oya'yı ayakta alkışlamak istedim... Darısı başınıza.  İnce bir Spoiler; Başta da söylediğim gibi dizide her şey birbirine bağlı bir düğüm gibi. Gece Kulübü'nde güvenlik olan adamımız, tuvalette yakaladığı 2 kızı yaka paça dışarıya çıkarıyor. Kızlardan biri Cami Hocasının kızı adı Hayrunnisa. Yanındaki diğer kız "Ben bunu onun yanına bırakmam" diyor ve adamımızın evinin camını not yazdığı bir kağıda sardığı bir taşla kırıyor. Hocamız da bu sırada memlekete gitmek için eşiyle yola çıkıyor. Aracın ısıtma sistemi bozulunca adamımızı arayıp bir yardım getirmesini istiyor fakat o sırada evde cam çerçeve indiği için o iş biraz aksıyor. Ve doğal olarak araca bakacak tamirciye ulaşamıyor, ulaşamayınca hocanın eşi aracın içinde soğuktan ölüyor ve sonrasında hocanın kızı "Bunlar benim suçum" diyerek ağlıyor. Aslıda haklı, kulüpte tuvalette o yaşananlar olmasaydı, adamımızın evine taş gelmeyecekti ve o da Hoca'ya, yani kızın babasına yardım götürecekti. Kızımızın annesi de ölmeyecekti... Sadece bu müthiş kurgu bile bu dizinin ne denli başarılı olduğunu göstermeye yeter de artar. Hemen şimdi buraya tıklayarak bu diziyi Netflix'te izlemeye başlayabilirsiniz. - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
16b
2
5 yıl
The Dropout: Milyar $'lık Bir Skandalı Konu Alan Mini Dizi Önerisi!
The Dropout: Milyar $'lık Bir Skandalı Konu Alan Mini Dizi Önerisi!
Bildiğiniz gibi Disney+ geçtiğimiz günlerde Türkiye'de yayın hayatına başladı, hatta ben de size şurada Disney Plus'da izlenecek bazı iyi filmleri listelemiştim. The Dropout dizisi ise Hulu yapımı olan çok merak ettiğim bir diziydi. Disney+'da görünce bu diziye de şöyle bir göz atayım dedim ve izleyip bitirdim. The Dropout dizisi konusu nasıl? ve the dropout dizisi izlenir mi? gibi sorularınız için de size The Dropout dizisinden bahseden kısa bir içerik kaleme almak istedim. En İyi Dizi Tavsiyeleri ►  Hadi gelin şimdi Disney+'da The Dropout dizisini görüp "İzlesem mi? Zamanımı ayırmaya değer mi?" diyenlere yanıt olabilecek o detaylara birlikte şöyle bir göz atalım! Yorumuma geçmeden önce dizinin konusuna şöyle bir bakalım[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/292/36/the-dropout-milyar-lik-bir-skandali-konu-alan-mini-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Dizi, daha üniversite yıllarındayken Steve Jobs gibi büyük girişimcilere ilham duyan genç bir kızın giriştiği iş kurma hayalini ve sonrasında yaşananları konu alıyor. Genç kızımız, özellikle sağlık sektöründe çığır açacak, "şırınga ile kan alma" konusunu kökten değiştirecek bir yöntem keşfetmeye girişiyor ve kendini birden milyar dolarlık yatırımcılar ile aynı masada buluyor... İşte dizi de bu süreci en başından en sonuna kadar bize aktarıyor. Bu dizi izlenir![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/292/59/the-dropout-milyar-lik-bir-skandali-konu-alan-mini-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Diziyi gerçekten beğendiğimi söyleyebilirim. Hatta daha ilk 3 bölümü izlediğimde burada sizlere yazacağım bu tavsiye içeriğini bile düşünmeye başladım diyebilirim. Yani dizi beni ilk bölümünden itibaren yakalamayı başardı. Sürükleyici, yer yer şaşırtıcı ve özellikle benim gibi 'girişimci' ruhlular için bir nevi rehber niteliği bile taşıyor denebilir dizi için. Dizi tamamen gerçek kişi ve olayları konu alıyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/292/84/the-dropout-milyar-lik-bir-skandali-konu-alan-mini-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Dizi, 2014 yılında kendi mal varlığıyla zengin olan en genç kadın girişimci seçilen, Forbes listesinin en üst sıralarında gösterilen ünlü girişmci Elizabeth Holmes'ü konu alıyor. Dizide izlediğimiz tüm karakterler gerçek ve yaşanan olayların her biri de tanıkların ve olayı araştıran gazetecilerin araştırmasından çıkan gerçek detaylara dayanıyor. Başrolümüz Holmes'ü de çok sevdiğim ünlü oyuncu Amanda Seyfried canlandırıyor. Fakat öyle iyi oynuyor ki bir anlığına da olsa onun gerçek Holmes olmadığına inanamıyorsunuz.  Sunny Balwani[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/292/66/the-dropout-milyar-lik-bir-skandali-konu-alan-mini-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM] Özet: Ben diziyi gerçekten beğendim. 8 bölümü de bir oturuşta izleyip bitirdim diyebilirim. Amanda Seyfried şahane bir oyunculuk sergiliyor. Girişimcilik dünyasını, fikir yaratma ve yatırım sürecini de konu aldığı için özellikle girişimcilik ruhlu kişilerin izlemesini tavsiye ediyorum. Bu diziden mutlaka birkaç şey kapacağınıza emin olabilirsiniz. Şimdiden tadını çıkarın derim. - - - - - -  • The Dropout kaç bölüm? Dizi bir 'mini dizi' olarak yayınlandı ve toplamda 8 bölümden oluşuyor. Bölümlerin her biri de ortalama 1 saat uzunluğunda. • The Dropout dizisi Netflix'te var mı? Dizi Netflix'te yok. Hulu yapımı olan dizi Disney Plus'da izlenebilir. • Dizi gerçek olayları mı konu alıyor? Evet, dizi ünlü girişimci Elizabeth Holmes'ü ve onun iş dünyasından siyasete kadar yarattığı etkileri konu alıyor. - - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
18b
1
4 yıl
2019'un İlk Dizi Tavsiyesi: HBO'nun, Çernobil Faciasını Konu Alan Dizisi "Chernobyl"
2019'un İlk Dizi Tavsiyesi: HBO'nun, Çernobil Faciasını Konu Alan Dizisi "Chernobyl"
Biliyorsunuz 1 buçuk yıl önce kurduğum bu platformda sizlere izleyip beğendiğim filmleri "Beynimi Yaksın", "Vurdulu Kırdılı" gibi kategoriler ile "Moduna göre film önerisi seç" özelliği sunuyorum. Fakat bunun yanında beğendiğim dizileri de size elimden geldiğince tavsiye etmeye çalışıyorum. Fakat dizi tavsiyeleri, film tavsiyeleri kadar çok gelmiyor. Bunun nedeni ise dizilerin daha uzun olması ve dolayısıyla daha çok zamanımı alması... Fakat zaman konusunu aşan bazı mini diziler var ki, onları sizler için izleyip, beğendiğimde burada zevkle tavsiye ediyorum. İşte "Chernobyl" dizisi de onlardan biri. Bugün burada size Chernobyl dizisini tavsiye edeceğim.  Hadi gelin, izlediğim ilk bölümüyle benim beğenimi fazlasıyla kazanan bu Chernobyl dizisi neymiş birlikte göz atalım.  Dizimiz, malumunuz 1986'da yaşanan Çernobil Nükleer Santrali patlamasını ve sonrasını konu alıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/77/18/2019-un-ilk-dizi-tavsiyesi-hbo-nun-cernobil-faciasini-konu-alan-dizisi-chernobyl-780x439.jpg[/RESIM] 26 Nisan 1986'da meydana gelen bu patlama, dünyanın başına gelen en büyük felaket olarak adlandırılıyor.  200 bin kişiden fazla insanın doğrudan ve dolaylı yoldan hayatını kaybettiği bu facia, tüm dünyayı sallamıştı. Facianın boyutu öyle büyüktü ki, 2000 kilometre ötedeki Galler'de bile hayvanların yeşilliklere salınması yasaklanmış, radyasyonlu olduğu için insanlara yağan yağmurdan kaçmaları söylenmişti. İşte Chernobyl dizisi de 6 Mayıs'ta vizyona giren ilk bölümüyle birlikte bu dev felaketi işliyor.  Tam olarak neredeydi bu Çernobil? Gelin önce ona bir bakalım[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/77/69/2019-un-ilk-dizi-tavsiyesi-hbo-nun-cernobil-faciasini-konu-alan-dizisi-chernobyl-780x439.jpg[/RESIM] Hemen yukarıdaki haritadan da gördünüz gibi, "Çernobil" hemen üzerimizde bulunan Ukrayna'nın kuzeyinde yer alan bir şehir. İşte patlama da burada bulunan Çernobil Nükleer Santrali'nde meydana geliyor.  Dizi, sadece 5 bölümden oluşan bir "Mini Dizi"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/77/43/2019-un-ilk-dizi-tavsiyesi-hbo-nun-cernobil-faciasini-konu-alan-dizisi-chernobyl-780x439.jpg[/RESIM] Bu faciayı konu alan bu dizi, sadece 5 bölümden oluşuyor ve ilk bölümü geçtiğimiz hafta 6 Mayıs'ta yayınlandı.  İlk bölümüyle beni yakalamayı başardı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/77/23/2019-un-ilk-dizi-tavsiyesi-hbo-nun-cernobil-faciasini-konu-alan-dizisi-chernobyl-780x439.jpeg[/RESIM] Konu dünyanın gördüğü en büyük felaket olunca diziyi izlemeden önce bazı şeyleri görebilecek miyim diye tedirgindim. Öncelikle böyle bir felaketi konu alan dizinin atmosferi çok kasvetli olmalıydı. İnsanlarda sürekli bir gerginlik ve hüzün bulunmalıydı. Kriz yönetimi, biz izleyenlere en ince ayrıntısına kadar anlatılmalıydı ki bu isteklerimin hepsini de dizinin ilk bölümünden aldım diyebilirim. Dizi ilk bölümüyle şahane bir atmosfere sahip olduğunu gösteriyor. İzleyeni içine çekmeyi başarıyor.  Dizi, Game of Thrones, Westworld, True Detective gibi birçok ünlü yapımıyla bildiğimiz "HBO" imzası taşıyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/77/19/2019-un-ilk-dizi-tavsiyesi-hbo-nun-cernobil-faciasini-konu-alan-dizisi-chernobyl-780x439.jpg[/RESIM] HBO, her zaman kaliteli, az ama öz işler peşinde koşuyor ve bunun da hakkını fazlasıyla veriyor. Game of Thrones gibi bir yapımı dünyaya duyuran HBO, son olarak bu dizi ile benim gönlümü tekrar kazandı diyebilirim.  1986 yılında Çernobil'de neler yaşanmış hepsine şahit olacaksınız![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/77/65/2019-un-ilk-dizi-tavsiyesi-hbo-nun-cernobil-faciasini-konu-alan-dizisi-chernobyl-780x439.jpg[/RESIM] Dizi, facia öncesini, faciayı ve facia sonrasında yaşananları konu alıyor. Yapılan ihmaller, ölen insanlar, kendini feda eden yetkililer ve dahası... Eğer Çernobil felaketi sizin de dikkatinizi çekiyorsa ki çekmeli, bu diziye muhakkak başlayın derim.  İşte Chernobyl dizisi oyuncuları başlıca şöyle; Jared Harris[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/77/13/2019-un-ilk-dizi-tavsiyesi-hbo-nun-cernobil-faciasini-konu-alan-dizisi-chernobyl-780x439.jpg[/RESIM] Emily Watson[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/77/53/2019-un-ilk-dizi-tavsiyesi-hbo-nun-cernobil-faciasini-konu-alan-dizisi-chernobyl-780x439.jpg[/RESIM] Stellan Skarsgård[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/77/80/2019-un-ilk-dizi-tavsiyesi-hbo-nun-cernobil-faciasini-konu-alan-dizisi-chernobyl-780x439.jpg[/RESIM] Jessie Buckley[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/77/50/2019-un-ilk-dizi-tavsiyesi-hbo-nun-cernobil-faciasini-konu-alan-dizisi-chernobyl-780x439.jpg[/RESIM] ve daha birçok başarılı oyuncu bu şahane dizinin kadrosunda yer alıyor.  Chernobyl dizisi fragmanı da şöyle;[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=s9APLXM9Ei8[/VIDEO] İlk bölümününden bir diziyi tavsiye etmek pek huyum değildir fakat bu yapım beni kendine çekmeyi başardı. Hem bir mini dizi olması, hem HBO imzası taşıması hem de oyuncu kadrosu, e biraz da konunun gerçeğe dayanması beni fazlasıyla yakaladı. E darısı sizin başınıza... Hadi tadını çıkarın!   GÜNCELLEME: 3. bölümdeyim ve söyleyebileceğim tek şey "Nefis" oldu. İzleyin! 
24b
2
7 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
19b
0
8 yıl
Bu Gençlikte İş Var! Farklı Alanlardaki Başarıları ile Alkışı Hak Eden 9 Türk Genci
Bu Gençlikte İş Var! Farklı Alanlardaki Başarıları ile Alkışı Hak Eden 9 Türk Genci
Bugün "Keşfettiklerim" köşemde sizi pırıl pırıl gençler ile tanıştırmak istiyorum... Onların her biri de tüm olumsuzluklara, tüm engellere rağmen bir şeyleri başardılar. Şahsen her biri de benim geleceğe olan umudumu bir nebze olsun yeşertmeyi başardı.  1. İlk gencimiz, başarısı ile Amerika'da adını herkese duyuran "Kenan Pala"... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/23/5/bu-genclikte-is-var-farkli-alanlardaki-basarilari-ile-alkisi-hak-eden-9-turk-genci-780x439.jpg[/RESIM]Kenan Pala, yıllar önce Türkiye'den Amerika'ya göç eden bir ailenin oğlu ve sadece 13 yaşında. Fakat 13 yaşında olması bir şeyler için engel mi? Tabi ki de hayır... Kenan da böyle düşünmüş olacak, okulunu da işin içine katarak yaşadığı yerde "Toplum İçin Çocuklar" isminde bir dernek kurdu ve bu dernek ile binlerce kimsesiz, evsiz insana yardım etmek için bir organizasyon başlattı. Olay, çok kısa sürede tüm ABD'ye yayıldı ve birden binlerce insan, 13 yaşındaki bu çocuğun başlattığı bir organizasyonun bir parçası oldu. Kenan ve ekibi, binlerce kişiye ihtiyaç malzemelerini tek tek paketleyip gönderdi. Bitti mi? Hayır, şimdi sıkı durun! Olayın büyümesi ile San Diego yönetimi 23 Ocak tarihini "Kenan Pala Günü" ilan etti! 2. Gurur tablomuza yine 13 yaşındaki başarılı bir genç ile devam ediyoruz; "Arya Nur Güneş" ile tanışın... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/23/35/bu-genclikte-is-var-farkli-alanlardaki-basarilari-ile-alkisi-hak-eden-9-turk-genci-780x439.jpg[/RESIM]Arya, İzmir'de yaşayan 13 yaşındaki bir genç, fakat yaşadıkları ve başardıkları o kadar dev ki, hikayesini öğrenen herkes önce şaşırıp sonra da onu ayakta alkışlamak istiyor. Arya 6 yaşlarına geldiğinde müziğe ilgi duyuyor ve o küçük parmaklar, tek haneli yaşına rağmen müthiş bir şekilde piyano çalmaya başlıyor. Üstelik çaldığı şeylerin bazılarını da kendi yazıyor, yani besteliyor. Fakat tüm bunların yanında Arya 9 yaşına geldiğinde ona "Epilepsi" teşhisi konuyor. Fakat Arya onu da yeniyor ve 13 yaşına geldiğinde Litvanya'da düzenlenen büyük bir yarışmada farklı ülkelerden 600 kadar müzisyeni eleyerek Jüri Özel Mansiyon Ödülü'nü alarak ülkemizi gururlandırıyor... 3. Yaşının 2 katı kadar altın madalyası olan 12 yaşındaki "Efe Çetiz" ile tanışın!  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/23/42/bu-genclikte-is-var-farkli-alanlardaki-basarilari-ile-alkisi-hak-eden-9-turk-genci-780x439.jpg[/RESIM]İzmirli Efe, ailesinin teşvik etmesi ile buz sporlarına katılıp büyük başarılar elde eden bir genç yetenek. Kendisi İzmir Büyükşehir Belediyesi Buz Sporları salonunda yetişip, serpilmiş ve bugüne kadar kazandığı 29 madalyadan 24'ü Altın! Hatta bu başarıları ile Golden Book'a girmeyi de hak kazanan bu pırıl pırıl gencimiz, bu kitaba adını yazdırmayı başaran ilk Türk patencimiz oldu! 4. Sıradaki gencimiz, Apple'dan büyük övgüler almayı başaran bir lise öğrencisi; "Yiğit Can Yılmaz" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/23/57/bu-genclikte-is-var-farkli-alanlardaki-basarilari-ile-alkisi-hak-eden-9-turk-genci-780x439.jpeg[/RESIM]Yiğit, Kahramanmaraş'ta yaşayan henüz 16'sında bir lise öğrencisi. Onu özel kılan şey ise yazılım konusuna olan merakı ve yeteneği... Yiğit, dev isim Apple'ın bünyesindeki Siri uygulamasında açık buldu ve bunu bildirdi. Apple, bu hatayı bulan Yiğit'i "Apple Onur Listesi" kapsamına aldı ve teşekkür etti. Fakat Yiğit bununla yetinmedi ve Safari'de de bir açık bulup onu da Apple'a iletti. Apple ise bu sefer Yiğit'i şirketin teşekkür listesine aldı. Bu adım, gelecekte Yiğit'in kariyerinde çok büyük bir rol oynayacak ve onu iyi yerlere taşıyacak... 5. Hastalıkların teşhis edilmesi konusundaki projesi ile ödül alan bir genç; "Mert Ege Arıcı"... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/23/93/bu-genclikte-is-var-farkli-alanlardaki-basarilari-ile-alkisi-hak-eden-9-turk-genci-780x439.jpg[/RESIM]Mert, İzmir'de eğitim gören bir lise öğrencisi. Kendisinin bu gurur tabosunda olma sebebi ise Uluslararası Mostratec yarışmasında 3 dalda birden elde ettiği birincilik... Mert, Alzehimer ve Diyabet gibi hastalıkların teşhis edilmesine büyük yardımcı olan projesi ile dünyada çok büyük bir ses getirdi ve ödül aldı...  6. "Şampiyon" unvanını fazlasıyla hak eden pırıl pırıl bir genç, "Ayşe Begüm Onbaşı" ile tanışın!  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/23/83/bu-genclikte-is-var-farkli-alanlardaki-basarilari-ile-alkisi-hak-eden-9-turk-genci-780x439.jpg[/RESIM]17 yaşındaki Ayşe, "Altın Kız" olarak biliniyor. Bunun ise yerinde bir sebebi var. Ayşe, Dünya Aerobik Cinmastik şampiyonumuz. Kendisi Avrupa Aerobik Jimnastik Şampiyonası'nda dünya şampiyonu oldu ve altın madalyayı kaptı. Ayşe'nin Altın'ın yanında Gümüş madalyaları da bulunuyor...  7. Sırada, 7 çocuklu bir ailenin 17 yaşındaki şampiyon kızı var, "Mizgin Ay" ile tanışın...  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/23/59/bu-genclikte-is-var-farkli-alanlardaki-basarilari-ile-alkisi-hak-eden-9-turk-genci-780x439.jpg[/RESIM]Mizgin, Batman'dan tarım işçisi olarak gelip Beypazarı'na yerleşen 7 çocuklu bir ailenin 17 yaşındaki spor sevdalısı kızı. Fakat Mizgin, antrenmanlara gelmeyince Antrenörü Muhsin Soysal, babayı arıyor ve "Kızım tarlada, gelemez!" cevabını alıyor. Sonralarda babanın da ikna edilmesi ile Mizgin çalışmalara başlıyor ve Dünya Yıldızlar Atletizm Şampiyonası'nda birinci olarak altın madalyayı kapıyor...  8. Microsoft tarafından "Yılın En Başarılı Kadın Yazılım Geliştiricisi" seçilen lise öğrencisi; "Neval Çam" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/23/99/bu-genclikte-is-var-farkli-alanlardaki-basarilari-ile-alkisi-hak-eden-9-turk-genci-780x439.jpeg[/RESIM]Neval, Bahçeşehir Fen ve Teknoloji Lisesi öğrencisi. Kendisi, engelli insanlar için işaret dilini tercüme eden bir yazılım geliştirdi. Bu başarısı ile Stanford Üniversitesi'ne tam burslu kabul edildi ve Microsoft tarafından ''Yılın En Başarılı Kadın Yazılım Geliştiricisi'' seçildi ve göğsümüzü kabartmayı başardı... 9. Son olarak sizi 11 yaşındaki Tuana ile tanıştırmak istiyorum... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/23/54/bu-genclikte-is-var-farkli-alanlardaki-basarilari-ile-alkisi-hak-eden-9-turk-genci-780x439.jpg[/RESIM]Kendisi, bir şampiyon ya da bir yazılım geliştiricisi değil. O, biraz farklı bir şekilde göğsümüzü kabartmayı başardı. Tuana, her hafta sonu İstiklal'de keman çalarak topladığı para ile sokak hayvanlarına mama alıp, barınak yaptırıyor. Kendince bir şeyler yapmak isteyen bu güzel kalpli genç, kısa bir sürede birçok kişi ve kuruluştan alkış almayı başardı... Bilimle, sanatla, sporla, teknoloji ile uğraşan "vicdanı hür, aklı hür" gençler bu ülkeyi ileriye taşıyacak. Biz de elimizden geleni yapıp onları paylaşıp daha çok kişiye duyuralım ve destek olalım.  Afferin çocuklar! 
17b
0
8 yıl
The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!
The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!
Netflix, BluTV ve Amazon Prime falan derken neredeyse bu platformlar dışında diziler izlemeyi unuttuk. İşte "The Terror" de bu gerçeği tokat gibi yüzüme çarpan bir dizi oldu. İzlemeden önce hemen kolları sıvayıp the terror konusu, the terror korku mu ve terror dizisi izlenir mi gibi Google aramaları yaptığım bu dizi, beni sonunda mutlu etmeyi başardı. 12 İyi Yabancı Dizi Tavsiyesi! ►  Muhtemelen birçok kişi de hemen Google'a girip bu aramaları yapmış ya da yakında yapacaktır. Çünkü The Terror pek bilinen bir dizi değil. Bunun nedeni de hemen yukarıda söylediğim gibi popüler platformların dışında bir yapım olduğu için maalesef. Hadi gelin şimdi size the terror dizisi hakkında izlemeden göz atmanızı istediğim o dikkat çekici bilgilerden vereyim ve şöyle kısaca diziden bir bahsedeyim... Hadi! Yorumuma geçmeden önce; Nedir bu The Terror dizisinin konusu? ona bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/279/97/the-terror-herkesin-gozden-kacirdigi-nefis-bir-korku-gerilim-dizisi-780x439.png[/RESIM]The Terror, gerçek, yaşanmış bir konuyu işleyen bir dizi. Dizi, 1840'lı yıllarda Kuzey Kutbu'na doğru yeni bir rota arayışına çıkan Erebus ve Terror adlı 2 geminin hikayesini konu alıyor. Fakat asla geri dönemeyen bu 2 büyük gemiden biri 2014, diğeri de 2016 yılında bulundu. Ünlü yazar Dan Simmons da 2007 yılında bu konuyla ilgili bir roman yazdı. İşte The Terror dizisi de günümüzden çok önce yaşanan bu trajik olayı bize aktarıyor. Biraz korku, bolca gizem ve kasvetli bir atmosfer...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/279/37/the-terror-herkesin-gozden-kacirdigi-nefis-bir-korku-gerilim-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizi, yukarıda bahsettiğim 2 geminin içindeki onlarca mürettebatın yaşadıklarını öyle gerçek, öyle gizemli ve ürkütücü bir şekilde konu alıyor ki, güneşin doğmadığı, her yerin buzla kaplandığı, izlerken bile nezle olabileceğiniz bir ortamı bize müthiş bir şekilde yansıtıyor. İzlerken grip olabilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/279/52/the-terror-herkesin-gozden-kacirdigi-nefis-bir-korku-gerilim-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizinin ortamı öyle soğuk ve öyle kasvetli ki, izleyeni daha ilk bölümden etkilemeyi başarıyor. Sürekli olarak "Ben olsam ne yapardım?" deyip kendinizi oradaki insanların yerine koymaya çalışıyorsunuz. Bir süre sonra kendinizi öyle kaptırıyorsunuz ki, evde otururken dışarıda buz gibi bir kar fırtınası olduğunu hayal etmeye başlıyorsunuz... Şöyle iyi bir bitki çayıyla izleyin derim, grip olmayın şimdi durup dururken... Tam 129 kişinin, buzullarda verdiği mücadeleyi izliyoruz...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/279/69/the-terror-herkesin-gozden-kacirdigi-nefis-bir-korku-gerilim-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizi, gemilerin enkazında yapılan araştırmalar sonucunda çekildiği için, izlediğiniz tüm detaylar aslında gerçek hikayeyi yansıtıyor. Ne görüyorsanız gerçekten de onun olmuş ihtimali %80'in üzerinde. Tam 129 kişi, buz gibi bir havada ne yer, ne içer, nasıl uyur, nasıl ısınır... işte tüm bu soruların cevaplarıyla baş başa kalıyoruz dizi boyunca. Üstelik bu kadar da değil, bazı gizemli olaylar da bu açıklanamayan gerçek hikaye için "Acaba böyle olmuş olabilir mi?" diye bakılmasını sağlıyor. - - - - - -  Özet: Korkudan çok ürkütücü bir dizi The Terror. Psikolojik olarak izleyenini çok fazla etkiliyor. İzleyicisini bu denli içine almayı başaran dizi çok az diyebilirim. Üstelik oyunculuklar da gerçekten çok başarılı. 1 sahnede diyaloğu olan adam bile çok iyi bir oyuncu yani öyle düşünün... İşin özü, eğer bu türü seviyor ve kendinizi kasvetli bir atmosfere girmeye hazır hissediyorsanız bu diziyi kaçırmayın derim. - - - - - -  • The Terror dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi AMC yapımı, bu yüzden Netflix'te yok. • The Terror dizisi gerçek mi? Evet dizi yıllar önce yaşanan olayları konu alıyor. Eğer konu hakkında biraz araştırma yaparsanız dizinin gerçek bir olayı işlediğini görebilirsiniz.  • The Terror kaç bölüm? Kaç sezon? Dizinin ilk sezonu 10 bölüm ve her bir bölüm ortalama 40-60 dakikadan oluşuyor. Yine dizinin 2. sezonu da mevcut. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
21b
2
4 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.