2021'in Yeni Bilim Kurgu Filmi; "The Tomorrow War" Aslında Neyi Anlatıyor?

05 Temmuz 2021
20b
4 Yorum
2021'in Yeni Bilim Kurgu Filmi; "The Tomorrow War" Aslında Neyi Anlatıyor?

Geçmişte bilim kurgu olarak izlediğimiz çoğu şey günümüzde gerçekleşti. Bu yüzden tüm bilim kurgu filmlerini de ileride gerçek olacağını düşünerek izlemeyi çok seviyorum. İşte The Tomorrow War filmi de bu türdeki merakla beklediğim yeni, 2021 yapımı filmlerden biriydi. 

Filme Git ► 

The tomorrow war filmini izledim, bitirdim ve "The tomorrow war filmi konusu ne?", "the tomorrow war izlenir mi?" gibi sorularınızı cevaplamak için kolları sıvadım. Hadi gelin şimdi size önce biraz filmden bahsedeyim, sonra da size şöyle farklı bir the tomorrow war filmi incelemesi yapayım... E hadi!

Öncelikle izlemeyenler için the tomorrow war filmi konusundan biraz bahsedeyim...

2021'in Yeni Bilim Kurgu Filmi; "The Tomorrow War" Aslında Neyi Anlatıyor?
Filmimiz, bir uzaylı istilası altında kalan dünyamızı ve insanoğlunun bu saldırıya karşı verdiği mücadeleyi konu alıyor. Film bir yandan bize bu istila sürecini aktarırken, diğer yandan da bu farklı düşmana karşı yapılan savaşı, içine zaman yolculuğu da ekleyerek sunuyor. Film, klişeleri de olan, bu güne kadar pek çok kez izlediğimiz konuları harmanlayıp, seyir keyfi yüksek bir şekilde bize sunuyor. Fakat biraz daha derinlere inince de filmin temel aldığı konu gün yüzüne çıkmaya başlıyor.

Bundan sonrası filmi izleyenler için... "The Tomorrow War" filmi aslında neyi konu alıyor? Verdiği mesajlar ne? Anlatayım...

2021'in Yeni Bilim Kurgu Filmi; "The Tomorrow War" Aslında Neyi Anlatıyor?

Film hakkında 2 teorim var; "Kaan uçmuşsun!" demeyecekseniz anlatıyorum...

●  1) Film, içinde bulunduğumuz salgını konu alıyor. Filmde tıpkı şu anki pandemi gibi tüm dünyayı etkileyen bir tehlike söz konusu. Bu tehlike öyle büyük ki, tüm dünya devletleri birleşiyor. Filmin sonunda aslında bu yaratıkların uzaydan gelmediğini, zaten hep dünyamızda olduklarını görüyoruz. Sadece biz gezegeni ısıtıp buzulları eritene kadar öylece bekliyorlar. Yani film bunun "insanoğlunun hatası" olduğunu yüzümüze vuruyor. Tıpkı yaşadığımız pandemi gibi.

● Filmdeki bilim insanları vurgusuna dikkat; Tıpkı günümüzdeki gibi, filmde de bilim insanları hayati önem taşıyor. Aşıyı bir bilim insanı gidip getiriyor ve 'dünyayı kurtardık' deniyor. İnsanoğlunun iklimi değiştirmesiyle yer altından çıkıp kıyameti getiren bu yaratıkları günümüzdeki salgın/virüs gibi düşünür ve tıpkı günümüzdeki gibi dünyada boş şehirlerin oluşmasını sağladıklarını hatırlarsanız bazı taşlar yerine daha rahat oturacaktır.

●  2) Biraz daha uçalım; Film 'dini' mesajlar içeriyor... Öncelikle yaratıklar için "6 gün avlanıp 1 gün dinleniyorlar, o güne 'şabat' diyoruz" gibi bir replik kullanıldığını görüyoruz. Burada Yahudilerin 6 gün çalışıp, dinlenip ibadet edip asla çalışmadıkları o 1 günün ismi olan Şabat gününden bahsediliyor. Yani yaratıkları Yahudiler olarak tasvir edilmiş. Yaratıkların 2 büyük uzantıları olduğunu görüyoruz, aynısını Yahudi erkeklerinde de görüyoruz. Yahudi erkekler, saçlarında hiç kesmedikleri 2 uzun tutam bırakırlar, "Peyot" denen bu 2 saç, yaratıkların 2 uzantısına benziyor. 

● Bu durumda ise başrolümüz insanlığı kurtaracak olan Mesih oluyor. Kendisi binbir fedakarlıkla 12 adet tüpü kurtarıyor. Bu, 12 Havari'yi, çıktığı bu 7 günlük mücadele ise 7 büyük günahtan arınma sürecini tasvir ediyor. Uzaylıların attığı ahşap görünümlü çivilerin de İsa'nın çarmıhına çakılan çiviler olabileceğini söylemek de pekala mümkün... 

Bu arada filmde Recep Tayyip Erdoğan da yer alıyor...

2021'in Yeni Bilim Kurgu Filmi; "The Tomorrow War" Aslında Neyi Anlatıyor?
Filmi duyan, izleyip de fark etmeyen pek çok kişi "the tomorrow war erdoğan" yazarak filmdeki bu sahneyi bulmaya çalışıyor. 9. dakika 10. saniyeden itibaren izlerseniz bu 1-2 saniyelik görüntüyü fark edebilirsiniz. Tabi hiçbir siyasi ideoloji gütmüyorum bunları söylerken, sadece bu küçük ayrıntıya da değinmek istedim.

Ve son olarak; The Tomorrow War hangi filmlerden esinlenilmiş, anlatayım...

Interstellar;

2021'in Yeni Bilim Kurgu Filmi; "The Tomorrow War" Aslında Neyi Anlatıyor?
Öncelikle filmde "Muri" isimli bir kız görüyoruz. Bilim insanı olan babamız, kızını bırakıp dünyayı kurtarmaya gidiyor. Film burada "Interstellar"a da bir selam çakıyor çünkü orada da aynı hikayeyi Muri değil de Murphy ismindeki bir kız olarak izliyoruz... Bari ismi biraz farklı bir şey yapsaydınız diyor insan ister istemez.

Biraz Independence Day, biraz da Edge of Tomorrow;

2021'in Yeni Bilim Kurgu Filmi; "The Tomorrow War" Aslında Neyi Anlatıyor?
Zamanda yolculuk yaparak yaratıklarla yüz yüze savaşma olayını Edge of Tomorrow'da izlemiştik. Orada da bir döngü içinde bu mücadele veriliyordu.

Alien ve Prometheus;

2021'in Yeni Bilim Kurgu Filmi; "The Tomorrow War" Aslında Neyi Anlatıyor?
Bu 2 filmi izleyen herkes muhtemelen The Tomorrow War'i izlerken aslında bu yaratıkların bir gezegeni yok etmek için üretilen birer silah olduğunu anladı.

Son olarak The Great Wall

2021'in Yeni Bilim Kurgu Filmi; "The Tomorrow War" Aslında Neyi Anlatıyor?
Bu filmden en çok da Matt Damon başrollü "Çin Seddi" filmindeki tadı aldım diyebilirim. 

Özet: En başta da söylediğim gibi, film çok hızlı akıyor, birçok mantık hatasını ve klişeyi de beraberinde götürüyor fakat "istila" ve "zamanda yolculuk" konularını işleyerek bunları yapması, filmin seyir keyfini yükseltiyor. Film bence bu yüzden kötü'den "izlenebilir" seviyesine çıkıyor. 

- - - - - 

2021'in Yeni Bilim Kurgu Filmi; "The Tomorrow War" Aslında Neyi Anlatıyor?

Modunu Seç ►

2021'in Yeni Bilim Kurgu Filmi; "The Tomorrow War" Aslında Neyi Anlatıyor?

listesine yorum yap!
MELİH K.
MELİH K.
03 Nisan 2023
Ben de şunu eklemek istiyorum. Duruma devletlerin karıştığında yararlarının olmadığı bilime yatırım yeteri kadar yapılmadığı vurgulanıyor ki çok doğru.
Majeste M.
Majeste M.
11 Ağustos 2021
Çaylak
Bilindik bir tarz ama konu olarak farklıydı. İzlemek isteyenler kaçırmasın.
Miraç I.
Miraç I.
08 Temmuz 2021
Usta Yorumcu
Gerçekten çok güzel, açıklayıcı bir yazı olmuş. Bu detaylar filmi daha ilgi çekici yapıyor.
Kaan A.
Kaan A.
07 Temmuz 2021
Sıkı Üye
Dünya ne hale geldi be: Artık yahudilere benzeyen canavarlar yapılıyor, haritada bile gösterilmeyen Türkiye'nin cumhurbaşkanı filmde gösteriliyor. Arkadaşlar şaka maka bir yana film ilk olarak Endonezya'da gösterime girmiş. Türkiye'yle ilgili göndermeler Asya pazarında daha güçlü durmak için yapılmış olabilir. Uzak doğudaki Türkiye sempatisi malum.
the tomorrow war konusuthe tomorrow war incelemethe tomorrow war erdoganthe tomorrow war filmi incelemethe tomorrow war analizthe tomorrow war filmi konusu
EN AKTİF ÜYELER
Boncuk Boncuk Terletme Etkili 6 Korku Gerilim Filmi Tavsiyesi!
Boncuk Boncuk Terletme Etkili 6 Korku Gerilim Filmi Tavsiyesi!
Biliyorsunuz burada izleyip, beğendiğim filmleri "Beynimi Yaksın", "Gerileyim" gibi kategoriler ile modunuza göre listeleyip size sunuyorum. İstatistiklere baktığımda ise film tavsiyesi konusunda en çok tıklanan kategorim "Gerileyim" oldu. Bu yüzden ben de bugün kolları sıvadım ve size tavsiye ettiğim korku gerilim filmleri arasından en çok beğendiğim 6 korku gerilim filmini sizin için bir araya getirdim. Hadi gelin şimdi o korku gerilim filmi önerileri nelermiş birlikte bakalım! (Ayrıca 2000 yılından sonra çekilen ve IMDB puanı 8 ve üzeri olan film tavsiyelerime de buraya tıklayarak göz atabilirsiniz) 1. İlk film tavsiyemiz "As Above So Below", bizdeki adı ile "Derin Kabus"... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/27/3/boncuk-boncuk-terletme-etkili-6-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]"Kaan konusu nasıl? İzleyenlerin yorumları, IMDB puanı ne durumda?" diyenler hemen aşağıdaki butona tıklayabilir. Filme Git ► 2. Diğer film tavsiyesi ise "Rec" yani "Ölüm Çığlığı"... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/27/16/boncuk-boncuk-terletme-etkili-6-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Tamamı el kamerası ile çekilen bu film, izleyenlerin nefesini kesiyor. Filme Git ► 3. Bir diğer tavsiyemiz "El Orfanato", "Yetimhane"... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/27/83/boncuk-boncuk-terletme-etkili-6-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Evin küçük çocuğunun, evin içinde hayali arkadaşlar edinmesini ve sonrasını konu alan bu filmi de mutlaka izlemelisiniz.  Filme Git ► 4. Sıradaki tavsiye ise "The Autopsy of Jane Doe", bizdeki adı ile "Otopsi"... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/27/6/boncuk-boncuk-terletme-etkili-6-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Adli tıp çalışanı bir baba oğulun yaşadıklarını soluksuz bir şekilde izleyeceksiniz. Filme Git ► 5. Diğer bir gerilim filmi tavsiyesi ise burada en çok tıklananlar arasında da bulunan ve benim de favori filmlerimden olan "El Secreto de Marrowbone", yani "Karanlık Sır"... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/27/21/boncuk-boncuk-terletme-etkili-6-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Bu film, kaanintavsiyesi.com'un en çok görüntülenen filmi unvanını taşıyor. Filme Git ► 6. Listemizin son sırasında ise yaşanmış bir olayı beyazperdeye aktaran "Veronica" bulunuyor... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/27/82/boncuk-boncuk-terletme-etkili-6-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Bu film ise 90'lı yıllarda İspanya'da yaşanan gerçek bir olayı konu alıyor. Filme Git ► Bunlar kesmedi mi? O zaman hemen aşağıdaki butona tıklayarak moduna göre film tavsiyesi seçebilirsin![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
28b
1
8 yıl
The Boys: Bir Çırpıda İzlenecek 10 Numara Süper Kahraman Dizisi!
The Boys: Bir Çırpıda İzlenecek 10 Numara Süper Kahraman Dizisi!
Bugün size az önce bitirdiğim ve 'nasıl bu kadar geç fark etmişim bu diziyi!' diye kendime kızdığım The Boys dizisini tavsiye etmeye geldim. Eğer bu diziyi hiç izlemediyseniz birkaç dakika içinde okuyabileceğiniz ve içinde The Boys izlenir mi, The Boys konusu ne? gibi sorularınıza cevap bulabileceğiniz bu içeriğe göz attıktan sonra hemen gidip The Boys dizisini izleyin derim. Özel Güç Konulu Film Tavsiyeleri! ►  Ama öncelikle hadi gelin şimdi sizi The Boys dizisi konusu, oyuncuları ve bilinmeyenleri ile hakkında biraz bilgilendirip 'The Boys neden izlenir?' sorunuza cevap vereyim... Hadi! Yorumuma geçmeden önce gelin The Boys dizisinin konusuna şöyle bir göz atalım![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/231/76/the-boys-bir-cirpida-izlenecek-10-numara-super-kahraman-dizisi-780x439.png[/RESIM]Öncelikle izleyeceğiniz bu dizi içinde bol göndermelerin olduğu, şimdiye kadar izlediklerinize hiç benzemeyen farklı bir "Süper Kahraman" dizisi. Fakat şimdi ben böyle deyince aklınıza hemen o cıvık cıvık kahramanlık fışkıran tipik süper kahraman dizi-filmleri gelmesin. Burada bu yozlaşmış düzenle mücadele etmeye çalışan bir grup 'süper olmayan' insanın verdikleri mücadeleyi izliyoruz... Günün sonunda asıl süper kahramanlar kim, bu tartışılır tabi... Konusunu az çok kavradıysanız hemen yorumuma geçiyorum. Peki The Boys dizisi neden izlenir?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/231/94/the-boys-bir-cirpida-izlenecek-10-numara-super-kahraman-dizisi-780x439.png[/RESIM]Öncelikle dizide 'biz sizin yanınızdayız' deyip, güçlerini kötüye kullanan süper kahramanları ve onlara karşı duran bir takım mücadeleci insanı izliyoruz. Başrolde normal insanlar da olduğu için kendimizi onların yerine koyup diziye çok rahat bir şekilde adapte olabiliyoruz. Ayrıca şimdiye kadar maruz kaldığımız tüm 'süper kahraman' tezlerini de bir bir çürütüyor bu dizi. Kostümlüler mi? Evet. Özel güçlerle uçup kaçıyorlar mı? Evet. Fakat dizi, süper kahramanların tamamen kameraya oynadığını, arka planda dev bir yalan rüzgarının döndüğünü ve aslında Amerika'da ilaç, silah ve kirli siyasetin zirve yaptığını bizlere gösteriyor. Evet dizide çok sert eleştiri ve göndermeler de bulunuyor. Yani bu diziye sıradan bir süper kahraman dizisi demek biraz yürek ister... Hem şöyle özel güçlerin bolca olduğu biraz fantastik, hem de temelinde gerçek hayata dokunan bir şeyler izlemek isterseniz tercihiniz mutlaka bu dizi olmalı. Oyunculuklar nefis, efektler başarılı, bölümler akıyor fakat dizimiz bolca +18 sahne içeriyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/231/2/the-boys-bir-cirpida-izlenecek-10-numara-super-kahraman-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizi Amazon Prime Video platformunda yayınlanıyor. Dijital platformlar son yıllarda birbirleri ile yarıştıkları için Amazon bu diziye müthiş paralar harcamış. Zaten bunu dizideki sahnelerden hemen anlayacaksınız. Hele inanların patladığı bazı sahneleri var ki gerçekten çok başarılı. Fakat işte bu ve diğer yetişkin sahneleri diziyi fazlasıyla +18 kılıyor... Ben uyarımı yapayım da sonra kulağımı çınlatmayın. Butcher, Homelander ve Frenchie... Dizideki bu 3 karakteri gerçekten çok beğendim![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/231/73/the-boys-bir-cirpida-izlenecek-10-numara-super-kahraman-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizideki oyuncu seçimleri çoğunlukla başarılıydı, fakat bu 3 oyuncunun hayat verdiği 3 karakter, gerçekten çok keyifliydi. Butcher'ı Karl Urban, Homelander'ımızı Antony Starr ve Frenchie karakterini de Tomer Kapon oynuyor. Bu karakterlerin olduğu sahnelerden öyle büyük keyif aldım ki, bu üç karakter ile farklı bir dizi çekilse onu da aynı hevesle izlerim. - - - - -  NOT: Mutlaka izlemenizi tavsiye ettiğim bu dizi 2 sezon ve toplamda 16 bölümden oluşuyor. Ayrıca dizinin 3. sezonu da gelecek ve onu da çok yakından takip edeceğim... Bu arada bu nefis diziyi burada ve Instagram'da da bizi sıkı takip eden Abdussamed Şahin'in gönderdiği DM ile fark ettim, kendisine de teşekkürler ediyorum... Hadi iyi seyirler! - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
17b
4
5 yıl
SICAK KAFA: Netflix Türkiye'nin Yeni Bilim Kurgu Dizisi!
SICAK KAFA: Netflix Türkiye'nin Yeni Bilim Kurgu Dizisi!
Bildiğiniz gibi Netflix birçok farklı ülkede, o ülkelerin şehirleri, oyuncuları ve senaryoları ile orijinal içerikler üretmeye çalışıyor. Birkaç gün önce yayınlanan Sıcak Kafa dizisi de, Netflix Türkiye'nin en yeni Türk dizisi oldu. Sıcak Kafa tabiri çok tanıdık olmayan bir terim olunca, haliyle birçok kişi de hemen kolları sıvayıp Google'da "sıcak kafa ne demek?", "sıcak kafa dizisi konusu ne?" gibi aramalar ile sorularına cevap bulmaya çalıştı... Netflix dizisi, bir de yerli olunca ben hemen ajandama yayınlanacağı günü not alıp, dizi çıktığı gibi izlemeye çalışıyorum. Sıcak Kafa dizisi de, yayına girer girmez izleyip bitirdiğim Netflix dizileri arasında yerini aldı. 19 İyi Netflix Filmi! ►  E diziyi hemen izleyince bir de sizler için Sıcak Kafa dizisi incelemesi hazırlamak istedim. Gelin şimdi, Bilim Kurgu türündeki yeni Netflix dizisi Sıcak Kafa'yı izleyip bitiren biri olarak, sizle düşüncelerimi şöyle bir paylaşayım... Hatta Sıcak Kafa dizisi oyuncuları kimler? Konusu ne? gibi sorularınıza da cevap vereyim... E hadi! Dizi hakkındaki düşüncelerimden önce, gelin konusuna bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/313/27/sicak-kafa-netflix-turkiye-nin-yeni-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]Sıcak Kafa dizisi, sadece konuşma ve dil yoluyla bulaşan bir salgının yayılmaya başlamasından 8 yıl sonrasını konu alıyor. Eski bir dil bilimci olan bir adamın, bu salgından etkilenmediği öğrenilince de, salgın ile mücade eden kurum, tüm imkanlarıyla bu esrarengiz adamın peşine düşüyor... Tabi adamımız da bulunduğu korunaklı sığınağından kaçmak zorunda kalıyor ve dizimizin asıl hikayesi böylece başlamış oluyor. Bu arada adamımız bu salgın ile karşı karşıya kaldığında, başında inanılmaz bir yüksek ateş hissediyor. Vücudu bu salgına karşı böyle bir korunma yöntemi keşfediyor ve bedenden ziyade sadece başının sıcaklığı hızla artıyor. İşte dizinin adı olan Sıcak Kafa da buradan geliyor. Lafı uzatmadan; Ben bu diziyi beğendim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/313/32/sicak-kafa-netflix-turkiye-nin-yeni-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]Netflix Türkiye'nin birçok orijinal dizisini izledik. Bir Başkadır'ı sevdik, Atiye ile biraz gizemli, mistik ve fantastik bir yolculuk yaptık, Pera Palas'ta Gece Yarısı ile Ata'mızı görüp duygulandık ve Aşk 101 ile de gençlik dolu bir nostalji yaşadık... Fakat tüm bu dizileri izlerken de "Şöyle bir bilim kurgu dizimiz olsa..." diye iç geçirdik... İşte bu dizi, bence tam olarak bu boşluğu dolduruyor. Üstelik büyük de bir emek verildiği belli... Hem oyuncuları, hem temelindeki özgün hikayesi, hem şahane görsel efektleri, hem de sürükleyici senaryosu ile ben bu diziyi gerçekten beğendim. Salgın sonrası İstanbul ve görsel efektler çok başarılı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/313/36/sicak-kafa-netflix-turkiye-nin-yeni-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]Kıyamet Sonrası veya Karamsar Bir Gelecek olarak tanımını yaptığımız 'Distopya' konulu dizi ve filmleri sevenler, bu dizide İstanbul'un salgın sonrasındaki halini görüp, fazlasıyla keyiflenebilirler. Dizinin görsel efektleri kötü çıkar diye üzülüyordum fakat 1-2 sahne dışında, tüm görsel efektlerin çok başarılı olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Bu durum beni gerçekten şaşırttı... Ayrıca dizinin Mavi-Gri ve Sarı-Turuncu temalı 2 renk skalasından oluşan sahneleri olduğunu fark edeceksiniz. İşte bu temayı oluşturmak için de ünlü Dark dizisininde imzası olan ekip ile çalışılmış. Çekimleri 3 yılda tamamlandı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/313/6/sicak-kafa-netflix-turkiye-nin-yeni-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]Sıcak Kafa dizisi, Afşin Kum'un 2016 yılında yazdığı aynı adlı kitabından uyarlama bir yapım. Bunun yanında dizinin tüm çekimleri 3 yılda tamamlandı. Dizi, yüksek bütçeli yapımlar arasında yer aldığı ve bir hayli dijital çalışma gerektiği için 3 yıl gibi bir süre içerisinde tüm çekimleri sona erdi. Mantar gibi dizilerin çıktığı günümüzde, böyle büyük bütçeli bir yapımın ortaya çıkarılmış olması ve üstelik Bilim Kurgu - Distopya türünde olması, bence ülkemiz için büyük ve güzel bir adım.  Başrolümüz Osman Sonant, SMK'dan bir türlü kaçamıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/313/95/sicak-kafa-netflix-turkiye-nin-yeni-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizimizin başrolü Osman Sonant, yıllar önce yayınlanan Fİ dizisinde Sadık Murat Kolhan yani SMK karakterini oynuyordu. Yıllar sonra yine aynı oyuncuyu, Sıcak Kafa dizisinde SMK'dan yani Salgınla Mücade Kurumu'ndan kaçarken izliyoruz. Bu aslında basit bir tesadüf değil. Çünkü bu 2 dizinin de yönetmeni aynı, Mert Baykal... Anlaşılan o ki Baykal, yapımlarına böyle güzel imzalar bırakmayı seviyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/313/89/sicak-kafa-netflix-turkiye-nin-yeni-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM] Aslında dizi; CAHİL'liği konu alıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/313/7/sicak-kafa-netflix-turkiye-nin-yeni-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizideki salgın, konuşma yolu ile bulaşıyor. Ve bulaşan kişi, birden saçmalamaya, anlamsız cümleler kurmaya ve abuk sabuk konuşmaya başlıyor... İşte tam da bu yüzden, dizide bu salgına yakalanan kişiler için ABUK ifadesi kullanılıyor. Abuklar, kimseyi dinlemiyor. Karşılarındaki kişiler ile 2 yönlü bir iletişim haline girmiyor, sadece kafalarındaki anlamsız sözcükleri cümle yapıp öylece anlatıyorlar. ABUK olmayan bir kişi de, bu saçma cümlelere biraz maruz kalınca abuklamaya başlıyor... İşte dizi, aslında bu şekilde toplumlardaki CAHİL'liği konu alıyor. Diziyi böyle düşünür ve izlerseniz, taşların yerli yerine daha iyi oturduğunu fark edeceksiniz.   - - - - - -  Özet: Bilim Kurgu ve Distopya türünde çok iyi film ve dizimiz yok maalesef. İşte tam da bu yüzden, Sıcak Kafa dizisine 1 tık destek vermeliyiz diye düşünüyorum. Dizi, genele baktığımızda ortalamanın üzerinde, ülkemizdeki yapımlar arasındaysa epey yüksekte yer alıyor. Bence bu yapım, aynı türdeki diğer dizi ve filmlerin de yapılmasının önünü açacaktır. Abartısız söylüyorum; şu diziyi İspanyollar yapsaydı 'İyi düşünülmüş..' der, beğenir ve "Netflix neden bizde de böyle işler yapmıyor?" diye isyan ederdik... Ben sevdim. Şöyle dram, romantik ve komedi yapımlarından sıkıldıysanız, mutlaka bir göz atın derim. Aradığınız 'farklı' yapım, bu olabilir. - - - - - -  ● Sıcak Kafa dizisi Netflix'te var mı? Evet, dizi Netflix Türkiye orijinal yapımı. ● Sıcak Kafa dizisi kaç bölüm? Dizi, her biri ortalama 1 saatlik 8 bölümden oluşuyor. Dizinin 2. sezonu da gelecek. ● Sıcak Kafa dizisi oyuncuları kimler? Dizinin oyuncu kadrosunda Osman Sonant, Hazal Subaşı, Şevket Çoruh, Gonca Vuslateri, Hakan Gerçek ve Haluk Bilginer gibi iyi isimler yer alıyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
14b
2
3 yıl
Şah Mat! Netflix'in 'Satranç' Konulu Yeni Dizisi: The Queen's Gambit
Şah Mat! Netflix'in 'Satranç' Konulu Yeni Dizisi: The Queen's Gambit
Karşınıza daha henüz 3 gün önce burada şu Netflix dizi önerisi ile çıkmışken bugün yeni bir tavsiye ile karşınızdayım... Sizi bilmem ama ben çocukluğumdan beri satranç'a bayılıyorum. İşte Netflix'in yeni dizisi "The Queen's Gambit" de yıllar önce babamla karşılıklı oynayarak başladığım bu nefis oyunu konu alıyor. En İyi Dizi Tavsiyeleri İçin Tıkla ►  Netflix'te yayınlanacağı günü iple çektiğim The Queen's Gambit dizisi geçtiğimiz günlerde yayınlandı ve tabi hemen 1 günde silip süpürdüm. Burada sizlere de tavsiye etmek istedim. Hadi gelin şimdi The Queen's Gambit konusu nasıl, izlenir mi, oyuncuları kimler, bunlara bir bakalım. "Kaan bu 7 bölümlük The Queen's Gambit dizisi sence nasıl? İzlenir mi?" sorularınıza geçmeden önce dizinin konusundan bahsedelim[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/223/23/sah-mat-netflix-in-satranc-konulu-yeni-dizisi-the-queen-s-gambit-780x439.png[/RESIM]Dizimiz, 1950'li yıllarda ailesini kaybettikten sonra yetimhaneye verilen ve burada büyüyen bir kızı konu alıyor. Hüzünlü ve yalnız hisseden ufaklığımız okulun hademesinin satranç oynadığını görünce uzaktan uzaktan onu kesmeye başlıyor ve satranca olan ilgisi de bu şekilde gelişiyor. İşte dizi boyunca da bu küçük kızın, yetişkin bir kadın olana kadar satranç dolu dünyasındaki olup bitenleri izliyoruz.  Peki The Queen's Gambit dizisi olmuş mu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/223/69/sah-mat-netflix-in-satranc-konulu-yeni-dizisi-the-queen-s-gambit-780x439.png[/RESIM]Bu dizi için gönül rahatlığıyla "olmuş" diyebilirim. Dizi şahane bir dönemde geçiyor ve hem kıyafetleri, hem dekorlar ve hem de dönemin renkleriyle o yılları çok başarılı bir şekilde yansıtıyor. Oyunculuklar çok iyi ve hiç sıkmıyor. Özellikle Split filmindeki oyunculuğu ile de hatırladığımız Anya Taylor-Joy, rolünün hakkını veriyor. Dizi, uzun zamandır Netflix'te izlediğim ve her şeyi yerli yerinde olan en başarılı dizi diyebilirim.  Hiç Satranç bilmeyenler de zevk alabilir![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/223/9/sah-mat-netflix-in-satranc-konulu-yeni-dizisi-the-queen-s-gambit-780x439.png[/RESIM]Dizi tamamen satranç üzerine kurulu olmasına rağmen asla seyircisinden satranç bilmesini istemiyor. Oyundaki teknik detaylardan çok, başrolümüzün o oyun oynanırken yaşadıklarına odaklanıyor. Ha ama satranç biliyorsanız da oynanan oyunlara dikkat kesilerek bazı şahane hareketleri de daha iyi anlayabilirsiniz tabi. Satrancı hiç bilmeyenler ise "At 'L' şeklinde, Fil çarpraz ve Kale de düz gider" bilgisiyle diziden fazlasıyla keyif alabilir.  Dizinin oyuncu kadrosu ise şöyle;[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/223/68/sah-mat-netflix-in-satranc-konulu-yeni-dizisi-the-queen-s-gambit-780x439.png[/RESIM]Başrolümüzde Anya Taylor-Joy, yan rollerde ise Thomas Brodie-Sangster, Harry Melling ve Marcin Dorocinski yer alıyor. Rus 'Borgov' karakterini oynayan Dorocinski'nin oyunculuğu da gerçkten izlemeye değer.  Son olarak; The Queen's Gambit ne demek? diyecek olursanız da, bunun bir satranç oyunu açılışı olduğunu, satrançta birçok farklı kombinasyonda açılış şekillerinin olduğunu ve The Queen's Gambit'in de bunlardan yalnızca biri olduğunu size söylemek isterim. Hemen şimdi buraya tıklayarak bu diziyi Netflix'te izlemeye başlayabilirsiniz. - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
17b
8
6 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
19b
0
8 yıl
The Peripheral: Amazon Prime'ın METAVERSE Konulu Yeni Fantastik Bilim Kurgu Dizisi!
The Peripheral: Amazon Prime'ın METAVERSE Konulu Yeni Fantastik Bilim Kurgu Dizisi!
Amazon Prime'da "Yüzüklerin Efendisi Güç Yüzükleri" dizisi sezon finali yapınca pek çok kişi "Ne izlesem?" boşluğuna düştü. İşte Amazon da bu boşluğu nefis bir şekilde doldurdu ve yeni The Peripheral dizisini hemen yayına aldı. The Peripheral dizisi benim de yayınlanmasını beklediğim ve 'iyi' olduğunu tahmin ettiğim yeni diziler arasındaydı. Diziyi izledim ve the peripheral dizisi konusu ne? The Peripheral dizisi izlenir mi? gibi sorularınız için kolları sıvayıp size bu diziden kısaca bahsetmek istedim. METAVERSE Temalı Filmler ►  Hadi gelin şimdi Amazon Prime Video'nun yeni yayınlamaya başladığı The Peripheral dizisi konusuna, oyuncularına ve en önemlisi de izlenebilirliliğine şöyle birlikte bir göz atalım... Hadi! Yorumuma geçmeden önce size The Peripheral dizisi konusundan biraz bahsedeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/307/99/the-peripheral-amazon-prime-in-metaverse-konulu-yeni-fantastik-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizimiz, küçük bir kasabada hasta annesi ve savaş gazisi ağabeyiyle yaşayan genç, yetenekli ve güzel bir kadının yaşadıklarını konu alıyor. 2030 ve 2100 yıllarında yaşananları işleyen dizimizde, VR dediğimiz sanal gözlükler ile oyun oynamanın oldukça yaygın olduğu bir zaman dilimine konuk oluyoruz. Genç kızımız ise bu konuda oldukça yetenekli. Ağabeyinin geçemediği bölümleri hemen bir çırpıda geçiveriyor. İşte bu yeteneği fark eden büyük bir şirket de ona direkt olarak insan beynine ve sinir sistemine bağlanan bir VR gözlük gönderip "Bu yeni ürünümüz, denemen karşılığında şu kadar da para veriyoruz..." diyor ve genç kızımız kendini birden sanal mı yoksa gerçek mi olduğunu anlayamadığı bir dünyada buluyor. İşte The Peripheral isimli bu dizimizde, izleyici olarak biz de kendimizi bu farklı dünyada buluyoruz. Bu dizi beni yakalamayı başardı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/307/75/the-peripheral-amazon-prime-in-metaverse-konulu-yeni-fantastik-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]İçinde hem zamanlar arası yolculuk, hem de METAVERSE gibi geleceğimizin dünyasını işleyen bu dizi beni yakalamayı başardı. Dizinin atmosferini, kullanılan görsel efektleri, tasarlanan irili ufaklı cihaz/aparat/eşyaları başarılı buldum diyebilirim. İyi bilim kurgu filmlerine nazaran, iyi bilim kurgu dizilerine çok rast gelemiyoruz ne yazık ki. Bence bu dizi, bu fantastik-bilim kurgu dizisi yokluğunda, özellikle benim gibi bu türe ilgi duyanlar için çölde vaha gibi. Ha olumsuzlukar yok mu? Var.. Onlara da birazdan aşağıda değineceğim. Dizinin arkasında, nefis dizi Westworld'ün yapımcıları var![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/307/87/the-peripheral-amazon-prime-in-metaverse-konulu-yeni-fantastik-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]The Peripheral dizisini izleyen herkes, (eğer daha önceden izlemişse) hemen Westworld dizisindeki tadı alacaktır. Bu gayet normal çünkü The Peripheral dizimizin arkasında da Westworld dizisi yapımcıları Lisa Joy ve Jonathan Nolan yer alıyor. Ayrıca dizi, William Gibson tarafından yazılan aynı adlı kitaptan uyarlama. Bu açıdan bakınca da, bu dizinin oldukça uzun soluklu bir yapım olacağını söyleyebiliriz. "Kaan hiç mi olumsuz yorumun yok?" diyenler için...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/307/74/the-peripheral-amazon-prime-in-metaverse-konulu-yeni-fantastik-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]Diziyi genel olarak beğensem de oyunculukların (belki de atmosfer gereğidir, bilemiyorum) tümünde bir donukluk hissettim. Fakat tüm oyuncularda böyle hissedince, bunun dizinin genel temasıyla ilgili olduğunu düşündüm. Fakat eğer değil ise, dizide çok üst düzey oyunculuklar görmediğimi söylemek isterim. Bunun yanında takvimlerin 2100'leri gösterdiği yıllarda daha gelişmiş bir toplum ve çok daha uçuk bir dünya görmek beni çok daha mutlu ederdi, ne bileyim...  - - - - - - - - -  Özet: Amazon Prime Video'da yayınlanmaya başlayan The Peripheral ismindeki bu yeni dizi, özellikle fantastik-bilim kurgu türünde izleyecek bir şeyler arayanlar için iyi bir seçenek olabilir. Metaverse, zamanda yolculuk ve TENET filmindeki gibi farklı bir şeyler sunmayı başaran bu dizi, bence izlenebilir bir yapım... Karar sizin. Üstelik sürükleyiciliği de oldukça fazla... Ayrıca bu yapımın yayına girdiğini bana haber verip hemen izlememi sağlayan aranızdan Serhat'a da teşekkürler ediyorum.  - - - - - - - - -  ● The Peripheral dizisi Netflix'te var mı? Maalesef. Dizi Netflix'te bulunmuyor. Amazon dizisi olduğu için, Amazon Prime Video'da izlenebilir. ● The Peripheral dizisi kaç bölüm? Dizi, 8 bölümden oluşuyor. Bir kitap uyarlaması olduğu için birkaç sezon sürecek uzun soluklu bir dizi olduğunu söyleyebiliriz. ● Dizinin oyuncuları kimler? Dizinin başrollerini Chloe Grace Moretz, Jack Reynor ve Gary Carr paylaşıyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
20b
3
4 yıl
Müthiş! Her Ne Yapıyorsanız Bırakıp Bu Filmi İzleyin: "The Platform"
Müthiş! Her Ne Yapıyorsanız Bırakıp Bu Filmi İzleyin: "The Platform"
● 100 BİN Görüntülenme İçin Teşekkürler!  2 yılı aşkın bir süredir burada sizlere modunuza göre seçebileceğiniz film tavsiyeleri veriyorum ve söylemekten bıkmadığım bir şey var; "İspanyol sineması muhteşem!"... Çok uzun bir zamandır düzenli olarak film izliyorum ve şu ana kadar beni yakalayan, aklımda yer eden ve senaryosu ile hayran bırakan filmlerin %70'i de İspanyol sineması imzalı. İşte bugün de sizlere nefis bir İspanyol filmi ile geldim; "The Platform"... Eğer "The Platform izle" gibi bir arama sonucu yolunuz buraya düştüyse üzülerek söylemek istiyorum ki buradan eliniz boş döneceksiniz. Fakat "Nedir bu The Platform filminin konusu?", "İzlenir mi?" gibi sorularınız varsa, tam da doğru yerdesiniz! Filme Git ► Hadi gelin şimdi önce sizlere The Platform filmini neden izlemeniz gerektiğini SPOİLER'sız bir şekilde anlatayım ve hemen ardından da izleyenler için filmin küçük bir analizini yapayım. Hadi! Öncelikle nedir bu Netflix imzalı "The Platform" filminin konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/174/32/muthis-her-ne-yapiyorsaniz-birakip-bu-filmi-izleyin-the-platform-780x439.jpg[/RESIM]Film, dikey bir şekilde tasarlanan bir hapishaneyi konu alıyor. Yüzlerce kattan oluşan bu hapishanedeki hücrelerin her birinde ise 2 kişi bulunuyor. Ortalarında koca bir delik olan bu odalardan her gün düzenli olarak üzerinde leziz yiyecek ve içeçeceklerin olduğu bir platform geçiyor. Fakat burada dikkat edilmesi gereken nokta şu; Yemeklerin olduğu platform, en yukarıdan en aşağıya iniyor. E bu da en yukarıdakilerin ziyafet çekmesine, en aşağıdakilerin ise açlık ile mücadele etmesine yol açıyor. İşte film bize, bu durumu, bu sistemin içine yeni düşen bir adamın gözünden gösteriyor.  Beyin Yakan Film Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► Neden izlenmeli?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/174/52/muthis-her-ne-yapiyorsaniz-birakip-bu-filmi-izleyin-the-platform-780x439.png[/RESIM]Film, sizlere burada uzun zaman önce tavsiye ettiğim Snowpiercer filmi ile benzer bir konuyu işliyor. Ayrıca film, dünyadaki zengin, orta ve fakir kesimin yaşadıklarını anlatıyor. Film, baştan sona büyük bir mesaj barındırıyor ve dik bir hapishane üzerinden bunun eleştirisini yapıyor. Eğer hem iyi bir bilim kurgu filmi izlemek, hem biraz gerilmek, hem de İspanyol sinemasının o başarılı atmosferine dalmak istiyorsanız bu filmi mutlaka ama mutlaka izleyin derim.  Bundan sonrası SPOİLER içeriyor, filmi izledikten sonra mutlaka bakın...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/174/91/muthis-her-ne-yapiyorsaniz-birakip-bu-filmi-izleyin-the-platform-780x439.png[/RESIM] Filmi izlediniz ve buradasınız. Peki sizce film ne anlatıyor? Gelin size "The Platform" filminin bir analizini yapayım; "İlahi Bir Sistem"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/174/7/muthis-her-ne-yapiyorsaniz-birakip-bu-filmi-izleyin-the-platform-780x439.jpg[/RESIM]Bu film 2 farklı şekilde ele alınmalı. İlahi ve Dünyamız olarak. Ben size iki analizimi de sunacağım.  Öncelikle filmdeki dikey hapishaneyi ilahi bir sistem olarak düşünebiliriz. En üstte gördüğümüz aşçı, aslında yaratıcıyı temsil ediyor. Açık renkli kıyafetleri ve binbir titizlikle sofrayı hazırlayan hizmetkarları ise melekler. Yemekler çok iyi bir şekilde hazırlanıyor ve kullara sunuluyor. Kulların paylaşmayı bilmesi isteniyor, buna teşvik ediliyor fakat onlar açgözlülükleri nedeniyle kendilerinden alttaki insanları asla düşünmüyorlar. Halbuki kısa bir süre sonra onların da alt katlara düşme ihtimalleri var fakat bunu görmezden geliyorlar. Aşçının, içinde saç bulduğu için hizmetkarlarını azarladığı tatlıyı hatırlıyor musunuz? İşte o tatlı bir kutsal kitabı temsil ediyor. Adamlarımızın hücrelerin birinde rast geldiği bilge kişi de peygamber olarak nitelendiriliyor. Peygamber, Mesih ve yardımcısına, yukarıdan gönderilen tatlının bir mesaj olduğunu ve bunu insanlara diyalog yoluyla anlatmaları gerektiğini söylüyor. Adamımızla aynı odadaki köpekli kadın ise, cennetten düşen bir meleği tasvir ediyor. Filmi bu tema ile düşünürseniz, tüm parçaların yerlerine oturduğunu göreceksiniz.  Mutlaka İzlemeniz Gereken Nefis Tavsiyeler! ► Filmin bir de günümüz dünyasını konu alan bir analizi var, toplanın...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/174/27/muthis-her-ne-yapiyorsaniz-birakip-bu-filmi-izleyin-the-platform-780x439.jpg[/RESIM]Film, dünya düzenine karşı onlarca mesaj barınırıyor. En yukarıda yemeği hazırlayan aşçı ve yardımcıları devletler olarak tasvir edilmiş. Devletler, en iyi en leziz yiyecekleri hazırlayıp halkına sunuyor, fakat zenginler tarafından bu yiyeceğin %80'i silip süpürülüyor. Kendilerinden alttaki kesimi hiç düşünmeyen zenginler, birden kendilerinin de alt kesime düşeceğini bildikleri halde anın tadını çıkarmayı tercih ediyorlar. Bıçaklı amcamızın alt kattakilerin yiyeceğine idrarını yapması gibi yoksulluktan zenginliğe yükselen biri hemen kendinden alttaki kesimi ezmeye başlıyor. Bu da günümüz dünyası ile çok tanıdık. En alttakilere sıyırılmış tabaklardan başka bir şey kalmıyor. Bu sistem hiç son bulmuyor, çünkü en alt kattaki kişiler, zengin olduklarında asla en alttakileri düşünmüyorlar. Ha bu arada en alt kattaki küçük çocuk nasıl hayatta kaldı? diye düşünüyorsanız da, annesi ona her gün yemek indirebilmek için insanları öldürmek zorunda kalıyordu. Bu da tüm kargaşanın içinde, bir anenin çocuğunun karnını doyurabilmek için günümüz dünyasında verdiği amansız mücadeleyi gösteriyor. NOT: İşte 1 buçuk saatlik bu nefis film, yukarıdakiler gibi pek çok derin anlamı barındırıyor. İspanyol sineması ve Netflix, gerçekten müthiş bir filme imza atmış diyebilirim. Daha da anlatırım fakat biliyorum çok uzun yazı hem beyninizi hem de gözlerinizi yoruyor. O yüzden siz filmi izleyip şu an bu cümlelerimi okuyan değerli kişileri, filme yorum yapmak için buraya tıklamaya davet etmek istiyorum. İyi ya da kötü düşüncelerinizi yazın ki, sizden sonra filme göz atacak kişilere fikir vermiş olun.   ●Bu arada aşağıdaki butona tıklayarak da modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
151b
2
6 yıl
1 Günde Bitirilesi Yeni Netflix Dizi Tavsiyesi: Alice in Borderland
1 Günde Bitirilesi Yeni Netflix Dizi Tavsiyesi: Alice in Borderland
Biliyorsunuz film tavsiyelerinin yanında şurada da sizlere dizi önerileri sunuyorum. İşte bugün de sizlere henüz günler önce, 2020'ye veda ederken yayınlanan Netflix imzalı "Alice in Borderland" dizisini tavsiye etmeye geldim. Eğer alice in borderland izle gibi bir arama sonucu yolunuz buraya düştüyse sizi hemen Netflix'e alalım çünkü aradığınız burada değil. Fakat alice in borderland konusu, izleyen yorumu gibi aramalar sonucu buradaysanız beni takip edin! Nefis Netflix Dizi Tavsiyeleri İçin Tıkla! ►  Hadi şimdi gelin bu çok yeni izlediğim Alice in Borderland dizisinden size kısaca bahsedeyim... Dizi hakkında düşüncelerime geçmeden önce Alice in Borderland konusuna şöyle bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/229/38/1-gunde-bitirilesi-yeni-netflix-dizi-tavsiyesi-alice-in-borderland-780x439.png[/RESIM]Tokyo'dayız. Bilgisayar oyunlarıyla aşırı içli dışlı olan bir gencimiz ve onun 2 yakın arkadaşı var. Hepsinin de kafası bir şeye bozulunca 'buluşalım' diyorlar ve küçük çaplı kafayı dağıtırken birden kendilerini polisten gizlenirken buluyorlar. Sonrasında ise gözlerini insanların olmadığı, araçların çalışmayıp sokakların, caddelerin bomboş olduğu bir Tokyo'da açıyorlar. Sonrasında ise bazı hayatta kalma oyunları onları bekliyor... İşte dizimiz de bu 3 gencin, ışınlandıkları bu farklı dünyada yaşadıklarını konu alıyor. Yakın zamanda izlediğim en 'sürükleyici' dizi![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/229/23/1-gunde-bitirilesi-yeni-netflix-dizi-tavsiyesi-alice-in-borderland-780x439.png[/RESIM]Dizi, sizi tuttuğu gibi peşinden sürüklüyor. Bunu laf olsun diye söylemiyorum, yıllardır burada sizlere dizi-film tavsiyen eden biri olarak söylemek istiyorum ki bir bölüm izledikten sonra diğer bölüme geçmemek için kendinizi zor tutacaksınız. Çünkü dizi, sürekli merakta bırakan akışı sayesinde izleyicinin kafasında "Şimdi ne olacak?" sorusunu sürekli taze tutmayı başarıyor. Size buralarda tavsiye ettiğim şu filmi hatırlayın. Eğer bu filmi izleyip beğendiyseniz muhtemelen bu diziyi de beğenirsiniz. Fakat bu filmi henüz izlemdiyseniz mutlaka bu diziden sonra filme de bir şans verin derim.  40 dakikalık 8 bölüm de akıyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/229/26/1-gunde-bitirilesi-yeni-netflix-dizi-tavsiyesi-alice-in-borderland-780x439.png[/RESIM]Dizi bir 'manga' (japon çizgi romanı) uyarlaması. Benim gördüğüm ve izlerken sizin de göreceğiniz bazı mantık hatalarının sebebi de orijinal manga'dan kopmadan diziyi tamamlamak istemeleri nedeniyle... Bu birkaç hatayı görmezden gelip kendinizi akışa bırakırsanız her biri ortalama 40 dakika olan 8 bölümü de 1 günde silip süpürürsünüz. Bence hemen şimdi aşağıdaki butonu kullanarak diziye ışınlanın ve izlemeye başlayın derim.  NOT: Dizi bolca kanlı bıçaklı, birkaç da yetişkinlere göre olan +18 sahne mevcut. Bu yüzden ailece izlemelikten çok arkadaş ortamında izlenecek bir yapım diye düşünüyorum... Ayrıca bu diziyi Instagram'dan bizi takip eden ve buralarda da olan Mustafa Bağlaç attığı DM ile fark etmemi sağladı. Kendisine de teşekkürler ediyorum.  Alice in Borderland İzle ► - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
36b
10
5 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.