The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!

27 Mart 2022
21b
2 Yorum
The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!

Netflix, BluTV ve Amazon Prime falan derken neredeyse bu platformlar dışında diziler izlemeyi unuttuk. İşte "The Terror" de bu gerçeği tokat gibi yüzüme çarpan bir dizi oldu. İzlemeden önce hemen kolları sıvayıp the terror konusu, the terror korku mu ve terror dizisi izlenir mi gibi Google aramaları yaptığım bu dizi, beni sonunda mutlu etmeyi başardı.

12 İyi Yabancı Dizi Tavsiyesi! ► 

Muhtemelen birçok kişi de hemen Google'a girip bu aramaları yapmış ya da yakında yapacaktır. Çünkü The Terror pek bilinen bir dizi değil. Bunun nedeni de hemen yukarıda söylediğim gibi popüler platformların dışında bir yapım olduğu için maalesef. Hadi gelin şimdi size the terror dizisi hakkında izlemeden göz atmanızı istediğim o dikkat çekici bilgilerden vereyim ve şöyle kısaca diziden bir bahsedeyim... Hadi!

Yorumuma geçmeden önce; Nedir bu The Terror dizisinin konusu? ona bakalım...

The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!
The Terror, gerçek, yaşanmış bir konuyu işleyen bir dizi. Dizi, 1840'lı yıllarda Kuzey Kutbu'na doğru yeni bir rota arayışına çıkan Erebus ve Terror adlı 2 geminin hikayesini konu alıyor. Fakat asla geri dönemeyen bu 2 büyük gemiden biri 2014, diğeri de 2016 yılında bulundu. Ünlü yazar Dan Simmons da 2007 yılında bu konuyla ilgili bir roman yazdı. İşte The Terror dizisi de günümüzden çok önce yaşanan bu trajik olayı bize aktarıyor.

Biraz korku, bolca gizem ve kasvetli bir atmosfer...

The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!
Dizi, yukarıda bahsettiğim 2 geminin içindeki onlarca mürettebatın yaşadıklarını öyle gerçek, öyle gizemli ve ürkütücü bir şekilde konu alıyor ki, güneşin doğmadığı, her yerin buzla kaplandığı, izlerken bile nezle olabileceğiniz bir ortamı bize müthiş bir şekilde yansıtıyor.

İzlerken grip olabilirsiniz!

The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!
Dizinin ortamı öyle soğuk ve öyle kasvetli ki, izleyeni daha ilk bölümden etkilemeyi başarıyor. Sürekli olarak "Ben olsam ne yapardım?" deyip kendinizi oradaki insanların yerine koymaya çalışıyorsunuz. Bir süre sonra kendinizi öyle kaptırıyorsunuz ki, evde otururken dışarıda buz gibi bir kar fırtınası olduğunu hayal etmeye başlıyorsunuz... Şöyle iyi bir bitki çayıyla izleyin derim, grip olmayın şimdi durup dururken...

Tam 129 kişinin, buzullarda verdiği mücadeleyi izliyoruz...

The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!
Dizi, gemilerin enkazında yapılan araştırmalar sonucunda çekildiği için, izlediğiniz tüm detaylar aslında gerçek hikayeyi yansıtıyor. Ne görüyorsanız gerçekten de onun olmuş ihtimali %80'in üzerinde. Tam 129 kişi, buz gibi bir havada ne yer, ne içer, nasıl uyur, nasıl ısınır... işte tüm bu soruların cevaplarıyla baş başa kalıyoruz dizi boyunca. Üstelik bu kadar da değil, bazı gizemli olaylar da bu açıklanamayan gerçek hikaye için "Acaba böyle olmuş olabilir mi?" diye bakılmasını sağlıyor.

- - - - - - 

Özet: Korkudan çok ürkütücü bir dizi The Terror. Psikolojik olarak izleyenini çok fazla etkiliyor. İzleyicisini bu denli içine almayı başaran dizi çok az diyebilirim. Üstelik oyunculuklar da gerçekten çok başarılı. 1 sahnede diyaloğu olan adam bile çok iyi bir oyuncu yani öyle düşünün... İşin özü, eğer bu türü seviyor ve kendinizi kasvetli bir atmosfere girmeye hazır hissediyorsanız bu diziyi kaçırmayın derim.

- - - - - - 

• The Terror dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi AMC yapımı, bu yüzden Netflix'te yok.

• The Terror dizisi gerçek mi? Evet dizi yıllar önce yaşanan olayları konu alıyor. Eğer konu hakkında biraz araştırma yaparsanız dizinin gerçek bir olayı işlediğini görebilirsiniz. 

• The Terror kaç bölüm? Kaç sezon? Dizinin ilk sezonu 10 bölüm ve her bir bölüm ortalama 40-60 dakikadan oluşuyor. Yine dizinin 2. sezonu da mevcut.

The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!

Modunu Seç ►

The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!

listesine yorum yap!
Arnie N.
Arnie N.
22 Eylül 2022
Çaylak
Revenant, Hateful Eight gibi filmleri seviyorsanız bu dizinin 1. sezonunu kesin izleyin. Herkese hitap etmez ama türünü seven için nadide bir dizi. Ben çok sevdim ve kesinlikle tavsiye ediyorum.
Alime T.
Alime T.
03 Nisan 2022
Biraz İngilizler aslında 'biz iyi insanlarız kimseyi kasıtlı öldürmedik' demeye çalıştıysa da insanın aç gözlülüğünü anlatan iyi bir dizi olmuşi, oyuncular süper.
the terror konusuthe terror nasıl bir dizithe terror gerçek mithe terror izlenir mithe terror dizi konusuthe terror dizisi hikayesigüncel dizi tavsiyelerikorku dizilerigerilim dizileri
EN AKTİF ÜYELER
Alkışlıyoruz! "Babil" Dizisinin İlk Bölümünde Yapılan 9 Toplumsal Gönderme!
Alkışlıyoruz! "Babil" Dizisinin İlk Bölümünde Yapılan 9 Toplumsal Gönderme!
Uzun zamandır tuttuğum televizyon izleme orucumu Star TV'deki Babil dizisi ile bozmuş bulunmaktayım. Uzun bir zaman önce haberi, birkaç ay önce de fragmanı gelen Babil dizisi, fişek gibi oyuncu kadroysuyla beni heyecanlandırmayı başarmıştı. Bu akşam ise ilk bölümü Star TV'de yayınlandı ve daha yayınlanalı birkaç dakika olmuşken sosyal medyada en çok konuşulan başlık "Babil Dizisi" oldu. Dizisinin hem senaryosu, hem oyuncu kadrosu, hem de replikleri gerçekten daha ilk bölümden milyonlarca kişiyi yakalamayı başardı.  Atiye'nin Dark Dizisine Olan 7 Benzerliği İçin Tıkla! ► Ben de Babil dizisini izlerken birçok toplumsal göndermenin yapıldığı fark ettim. Üstelik bu göndermeler öyle yerinde ve öyle başarılıydılar ki, bunları size bir derleme halinde sunmak için de hemen kolları sıvadım. Hadi gelin şimdi oyuncu kadrosunda Halit Ergenç, Ozan Güven, Birce Akalay, Nur Fettahoğlu gibi isimlerin olduğu Babil dizisinin ilk bölümünde yapılan göndermeler, parmak basılan noktalar neymiş onlara bir bakalım.  1. İşsiz kalan profesör ve tefecinin konuşması...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/73/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]İftira sonucu işinden olan adamımızın, gerekli parayı bulabilmek için gittiği tefeci ile aralarında şöyle bir diyalog geçiyor; " - Üniversitede hoca olmuşsun. Ama benim gibi ilkokul mezununun ayağına gelmişsin. + Siz de hasta olunca üniversite mezunu doktorların ayağına gidiyorsunuz... - Parayı verince onlar da ayağımıza geliyor"... Dizi burada, ülkedeki gelir dengesizliğine vurgu yapıyor. Hayatını eğitime adamış bir insan, ilkokul mezunu bir tefecinin önünde direnmeye çalışıyor ve bu acı durumu da seyirciye bu şekilde aktarıyor. Gerçekten çok üzücü. 2. Asgari ücret ile geçinmenin zorluğu[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/84/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]İşinden olan adamımızın çocuğunun ameliyatı için para lazımdır. İrfan (Halit Ergenç) 1 Milyon TL'nin bir akademisyen için çok para olduğunu ve asgari ücret ile çalışan bir kişi için imkansız bir miktar olduğunu söyler ve yanındaki arkadaşı (Egemen - Ozan Güven) ona ameliyat masrafı olan 1 milyon liranın aslında çok büyük bir şey olmadığını şöyle anlatır; "Zengin insanlar var. Bir öğün yemekleri bin TL olan, çaya 20 TL veren, ve kendileri değil, hizmetçilerinin milyonluk evlerde oturduğu insanlar... Bu insanlar sana lazım olan bu parayı 1 günde harcıyorlar"... İşte dizi tam da bu sahnesiyle ülkemizdeki uçurum konusuna parmak basıyor. Orta sınıfın yok olması, bir kesimin çok fakir, diğer kesimin ise çok zengin olması konusuna bu şekilde değiniyor. 3. Torpil ile bir yerlere gelme...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/81/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Dizi, üniversitelerde ve birçok kurumda torpil ile insan alındığını da işliyor ve bu durumu seyirciye aktarıyor. 4. Kan bağışının önemi[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/95/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Çocuğunun ameliyat masrafı için "Kampanya başlatalım!" diyen anne "Sen hiç bu güne kadar kan bağışladın mı?' cevabını alıyor ve dizi seyircisinin dikkatini "Kan Bağışı" konusunun önemine çekmek istiyor.  5. Yere düşene bir tekme de yakınlarının vurması...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/96/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Yine dizi, günümüzün en büyük acılarından birine de değiniyor. İşinden atılan, iftiraya uğrayan ve geçindirmesi gereken bir ailesi olan bir insana kimse yardım etmiyor. Kimse para vermiyor, kimse iş vermiyor ve bankalar bile o kişiye kendi parasını dahi vermiyor... Hep ana haberde izlediğimiz bu konuyu, dizi bu şekilde ele alarak çarpıcı bir şekilde karşımıza çıkarıyor. 6. Kolay yoldan zengin olma hevesi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/56/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Ülkemizde enflasyonun artmasıyla çok fazla kişi maddi açıdan zor durumda kaldı. Bu da onları kolay yoldan para kazanmaya itti. İşte dizi, üniversitedeki "Ponzi sistemi" konusu ve Jet Fadıl usulü olmayan evleri satma konusuyla da bu konuya değindi ve insanların dikkatini buraya da çekmeyi başardı.  7. Kentsel dönüşümün rant olarak kullanılması[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/11/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Bir sahnede Egemen (Ozan Güven) dizimizin tehlikeli iş adamı, tefeci Süleyman'ın, kentsel dönüşüm ile evlerinizi yenileyeceğiz deyip garip insanlardan iyi arsaları ucuza aldığından bahsediyor ve Kentsel Dönüşüm olayının içinde aslında çok kirli şeylerin de döndüğünü seyirciye aktarmak istiyor.  8. Gökdelen ve gecekondunun aynı karede gösterilmesi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/21/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]İrfan'ın elinde kağıt ile sokaktaki bir adama adres sorma sahnesinde kadraja arkada parlak, heybetli, zengin bir gökdelen ve hemen önünde yıkık dökük gecekondular giriyor. Bu da yine bir sistem eleştirisi olarak algılanıyor.  9. Çiftlikbank göndermesi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/44/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Tabi para dedik, kolay yoldan zengin olma dedik, hiç Tosuncuğa değinmeden geçmek olur mu? demiş olsalar gerek çünkü dizi o konuya da değiniyor. Ders sahnesinde İrfan, öğrencilerine "Biri çıkıp mavi bir yumurta satarak milyarlarca parayı alarak binlerce insanı dolandırdı" diyerek Çiftlikbank göndermesinde bulunarak izleyiciyi uyarıyor.  Dizi, aslında dijital ortamlarda yayınlanmak için çekilmişti. Fakat sonrasında Star TV'nin satın aldığı ve televizyonda yayınlanacağı duyuruldu. Gördüğümüz tüm bu sivri göndermeler ve günümüz televizyonuna göre daha cesur sahnelerin olması bu yüzden. Çünkü bu bir dijital platform dizisi.  Dizi tamamen sistem eleştirisi, para ve bazı entrikalar üzerinde döneceğe benziyor. Halit Ergenç başta olmak üzere oyuncuların performansı da gayet başarılı. Benim gözüme takılan göndermeler yukarıdakilerdi ve hemen gelip burada sizle paylaşmak istedim.  - - - - - - - - -  ● Aşağıdaki butona tıklayarak da modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
18b
0
6 yıl
Netflix'in Yeni Filmi The Old Guard'ı İzlemek İçin Taş Gibi 5 Neden
Netflix'in Yeni Filmi The Old Guard'ı İzlemek İçin Taş Gibi 5 Neden
Pandemi süresince yoğunluktan sunucuları çöken Netflix, nefis yapımlar ile karşımıza çıkmaya başladı. Ortalamaya vurduğumuzda yayınlanan 7 Netflix filminden sadece 1'i iyi olsa da, o 1 film için bile Netflix üyeliği almaya değer diye düşünenlerdenim. Hatta biliyorsunuz şurada da sizlere izlediğim iyi Netflix filmlerini tavsiye ediyorum, o filmlere de kefilim diyebilirim... Bugün ise size, Netflix'in son gözdesi "The Old Guard" filmini sadece 5 maddede tavsiye etmeye geldim.  Filme Git ►  The Old Guard filmi konusu veya The Old Guard filmi inceleme gibi başlıklara burada değinmeyeceğim. Sadece size, yani bu filmi izlemeyenlere 5 neden ile bu filmin neden izlenebilir bir film olduğunu göstereceğim. Yani bir nevi sizi ikna edeceğim de denebilir... E hadi gelin şimdi sonunda kendinizi bu filmi izlerken bulacağınız o maddelere geçelim... Hadi! 1. Öncelikle bu filmi izlemeniz için en büyük neden Charlize Theron ablamız...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/200/63/-ne-izlesek-diyenlere-netflix-in-yeni-filmi-the-old-guard-i-izlemek-icin-tas-gibi-5-neden-780x439.png[/RESIM]45 yaşındaki Theron, filmi tek başına sırtlıyor. Hem güzelliği, hem de başarılı oyunculuğu ile kendini hiç bozmadan tam olarak rolüne adapte olmuş birini izliyoruz filmde. Nasıl ki Kaptan rollerine Tom Hanks çok yakışıyor, Charlize Theron da böyle ciddi, asil ve lider karakterlerin insanı. Hatta çoğu kişi bilmez ama şu filmi de gerçekten izlemeye değerdir. Yani diyeceğim o ki, iyi, klas bir oyunculuk görmek istiyorsanız bu filme göz atın derim. 2. John Wick veya Extraction'vari yakın plan çatışma sahnelerini sevenlerdenseniz bu filmde aradığınızı bulacaksınız[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/200/94/-ne-izlesek-diyenlere-netflix-in-yeni-filmi-the-old-guard-i-izlemek-icin-tas-gibi-5-neden-780x439.png[/RESIM]Yine Netflix imzalı Extraction filmindeki yakın çekim çatışma sahnelerini izlediyseniz ne kadar heyecan verici olduğunu görmüşsünüzdür. İşte bu filmde de o kıvamda sahneler mevcut. Yani çok hızlı gelişen bu sahnelere ilginiz varsa, ilacınız bence bu filmde olabilir.  3. "Ölümsüzlük" gibi fantastik bir konuyu çok farklı ve dikkat çekici bir şekilde işliyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/200/10/-ne-izlesek-diyenlere-netflix-in-yeni-filmi-the-old-guard-i-izlemek-icin-tas-gibi-5-neden-780x439.png[/RESIM]"Ölümsüzlük" kavramı filmde uzun zamandır görmediğimiz bir şekilde işleniyor. Eğer vampir film-dizilerine ilginiz varsa, burada onun bir farklı versiyonunu göreceğinizi söyleyebilirim. Aslında sadece bu fantastik konuyu aksiyon ile harmanlaması bile bu filme göz atmak için geçerli bir sebep...   4. Aksiyon dedik, fantastik konular dedik e bir de işin içine "Tarih" girerse?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/200/82/-ne-izlesek-diyenlere-netflix-in-yeni-filmi-the-old-guard-i-izlemek-icin-tas-gibi-5-neden-780x439.png[/RESIM]Hem iyi çatışma sahneleri, hem de insanı heyecanlandıran, uçuk bir konusu var filmimizin. Fakat yetmiyor gibi bir de işin içine biraz Tarih giriyor ve ayakları yere basan bir hikaye böylece oluşuyor. Filmde bolca geçmiş yüzyıllara gidiyor, yer yer oradan sahneler görüyor ve kendinizi bir zaman yolcusu gibi hayal edebiliyorsunuz. Hatta Amerika forumlarında bu filmdeki kişilerin gerçekten var olduğuna dair çılgın teoriler bile konuşuluyor...  5. "Dizisi olsa da sindire sindire izlesek..." diyebileceğiniz bir hikayesi var...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/200/80/-ne-izlesek-diyenlere-netflix-in-yeni-filmi-the-old-guard-i-izlemek-icin-tas-gibi-5-neden-780x439.png[/RESIM]Hani bazı filmler vardır, çok etkileyici değillerdir fakat o atmosferi, o hikayeyi o kadar beğenirsiniz ki o tadı alabilmek için "Keşke dizi olsa da bölüm bölüm izlesem" diye iç geçirirsiniz ya, işte bu film de o kıvamda bir yapım. Akıllardan çıkmayacak etkileyici bir başyapıt değil, fakat atmosferi o kadar heyecanlı ve kendini izletebilen bir yapıya sahip ki, keşke bölüm bölüm bu dünyayı izleyebilsem diye düşünmeden edemiyorsunuz.  SPOİLER NOT: Filmdeki Charlize Theron'lu baklava sahnesinde tattığı baklavanın nereye ait olduğunu bilmesini, yüzyıllarca yaşamış olmasına bağlıyoruz. Yine duvardaki eski gazete haber ve fotoğraflarında Theron'u eski savaşlarda görürken birden Çanakkale savaşında yer aldığını da fark ediyoruz. Bu yönden filmde Türkiye'den bir şeylerin de yer alması dikkate değerdi. Beğenmeyenlere saygı duyuyor fakat filmin kesinlikle keyifle izlenebilir bir yapım olduğunu düşünüyorum... E hadi karar sizin; Aşağıdaki buton sizi filme götürecek... İyi seyirler! Filmi İzle ►   [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
13b
0
6 yıl
Game of Thrones 8. Sezon 6. Bölümde Neler Oldu? Son Bölüm İncelemesi!
Game of Thrones 8. Sezon 6. Bölümde Neler Oldu? Son Bölüm İncelemesi!
Ve evet... Adını kitlelere en çok duyurmayı başaran, dünyanın en büyük çaplı dizisi Game of Thrones, 8. sezon 6. bölümü ile final yaptı. 2011 yılında başlayan bu nefis dizi, 8 sezonun ardından bugün son bölümü ile hepimize veda etti. Öncelikle inceleme ve eleştirilerime geçmeden önce bu yazıya "Game of Thrones 8. sezon 6. bölüm izle" yazarak gelenler için bir haberim var; Birazdan burada görecekleriniz bolca SPOİLER içeriyor. O yüzden önce bölümü izleyin sonra hemen buraya gelin ve neler olmuş neler bitmiş onlara bir göz atın. Hadi gelin şimdi Game of Thrones son bölümde neler yaşandı, nelere şahit olduk, nelere "keşke olmasaydı" dedik birlikte bakalım.  (Geçen hafta ele aldığım bir önceki bölüm incelemesine de buraya tıklayarak göz atabilirsiniz) Kraliçemiz "Daenerys" öldü![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/78/51/game-of-thrones-8-sezon-6-bolumde-neler-oldu-son-bolum-inceleme-780x439.jpg[/RESIM] Aslında bu benim ve birçok izleyicinin beklediği bir şeydi. Son bölümü izlerken sürekli olarak ha şimdi öldü, ha şimdi ölecek, ha zafer konuşması yaparken Arya hançeri saplayacak deyip durdum. Fakat kraliçemizin ölümü sevdiği adamın elinden oldu. Çünkü önceki bölümde de Dany'nin suyunun ısındığı ortadaydı. Tyrion ve Jon sürekli olarak yerdeki ölü bedenlere bakıp iç geçirmişti. Jon bu durumu kaldıramazdı ve kaldıramadı da. Bebekleri, kadınları ve çocukları diri diri yakan biri, hala merhamet göstermiyorsa yapacak pek de bir şey kalmamıştı. Tyrion Jon'u gazladı ve bir gün seni de idam ettirecek deyip Jon'u tahta yolladı. Dany ise tahta hiç oturamadan hayatını kaybetti. Yıllardır tahtın hayali için savaşan, ter döken Dany, tahta hiç oturamadan göçüp gitti... Dany'nin öldüğünü gören "Drogon", tahtı alevleri ile eritti![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/78/84/game-of-thrones-8-sezon-6-bolumde-neler-oldu-son-bolum-inceleme-780x439.jpg[/RESIM] Bence bu şahane bir andı. Jon zaten tahta geçmek için Dany'i öldürmemişti. Fakat ejderhamız Drogon, Dany'nin cansız bedenini yerde görünce yılardır herkesin oturmak için birbirini öldürdüğü tahtı bir çırpıda eritip yok etti. Sanki Jon'a bakıp "Artık kimse bu taht için birbirini öldürmesin!" der gibiydi... Her şey bittikten sonra "Karar toplantısı" adı altında bir ilkokul piyesi izledik[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/78/44/game-of-thrones-8-sezon-6-bolumde-neler-oldu-son-bolum-inceleme-780x439.jpg[/RESIM] Bu durum sadece bana mı garip geldi bilmiyorum ama savaşlar yapılmış, kraliçeler krallar ölmüş, halk cayır cayır yanmış, bizimkiler "Karar Toplantısı" adı altında toplanmışlar, şakalaşıp gülüşüyorlar... Yahu dizinin atmosferine hiç uydu mu şimdi bu? Jon Dany'i öldürmüş, ortalıkta halk yok, Lekesizler Jon'un kafasını istiyor, her yer virane, siz hala komiklikler şakalar... Hemen ardından da Bran'in kral seçilmesi... Yahu alıştırdınız bizi yıllardır olayları yavaş yavaş işlemeye, şimdi bu hız izleyiciyi afallatır diye hiç mi düşünmediniz? Her şeyin bu kadar hızlı ve absürt olması bende hayal kırıklığı yaşattı. Özellikle bu toplantı, aceleye gelmiş bir fiyaskodan öteye gidemedi.  Ne Jon, Ne Dany, bu koca dizinin tek sağlam karakteri var; Tyrion![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/78/50/game-of-thrones-8-sezon-6-bolumde-neler-oldu-son-bolum-inceleme-780x439.jpeg[/RESIM] Başından beri söylediğim gibi benim için bu diziyi toparlayan ve bir merkezde kalmasını sağlayan tek karakter Tyrion. Diğer tüm karakterin değiştiğine, duygusal evrimlerine şahit olduk fakat Tyrion başından beri aynıydı, yıllar sonra bugün de aynı. Eğer dizi o kadar uç noktalara çıkıp, o kadar derinlere inip tekrar aynı çizgisine geldiyse bunu başaran karakter Tyrion Lannister'dır. Canlandıran oyuncu "Peter Dinklage" de bence koca bir alkışı hak ediyor.  "Demokrasi" detayı güzeldi[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/78/32/game-of-thrones-8-sezon-6-bolumde-neler-oldu-son-bolum-inceleme-780x439.jpg[/RESIM] Karar toplantısında Yedi Krallık'ı kim yönetsin diye tartışılırken Sam'in ayağa kalkıp "Yahu bu kral sadece bizi değil, halkı da yönetecek. Bu yüzden halk da bu seçime katılmalı" demesi ve "Demokrasi" vurgusu yapması güzeldi. Şahsen ben bir ara gerçekten böyle bir şey olacağını sandım yalan yok...  Bran kral oldu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/78/34/game-of-thrones-8-sezon-6-bolumde-neler-oldu-son-bolum-inceleme-780x439.jpg[/RESIM] Son bölüm sonrası birçok arkadaşım, Bran'in geleceği gördüğünü ve kral olacağını çok önceden bildiğini söyledi. Fakat Bran şimdiki zamanı ve geçmişi görüyordu. Geleceği gördüğünü ben pek hatırlamıyorum yanlışsam lütfen yorumlarda düzeltin. Fakat şöyle bir durum da var; Toplantı sırasında Tyrion Bran'e "Kral olmayı ister misin?" gibi bir soru soruyor ve Bran de "O kadar yolu neden geldim sanıyorsun?" gibi manidar bir cevap veriyor. Yani bu durumda Bran gerçekten kral olacağını bildiği için oradaydı. Bu da benim tezimi çürütüyor fakat bilemiyorum Altan...  Mutlu son![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/78/87/game-of-thrones-8-sezon-6-bolumde-neler-oldu-son-bolum-inceleme-780x439.jpeg[/RESIM] Evet bu da oldu. Yıllarca keyifle ve hayranlıkla izlediğimiz dizi Game of Thrones, mutlu sonla bitti... Biri bana bunu söylese inanmazdım. Çünkü bu ilk bölümünden bugüne kadar acımasız bir taht savaşıydı ve gerçek dünyada maalesef kötüler daha çok kazanır. Bu yüzden herkesin mutlu mesut şekilde yoluna gitmesi ve kötülerin ölüp gitmesi beni çok tatmin etmedi. "Mutlu son" bu dizinin izleyicilerini pek "mutlu" etmedi...  Game of Thrones son bölümdeki güzel detaylar; Jon ile ulu kurt Ghost'un buluşması[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/78/69/game-of-thrones-8-sezon-6-bolumde-neler-oldu-son-bolum-inceleme-780x439.jpg[/RESIM] Ejderha Drogo'nun Dany'nin ölü bedenini koklayıp onu alıp uçup kaybolması[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/78/99/game-of-thrones-8-sezon-6-bolumde-neler-oldu-son-bolum-inceleme-780x439.jpg[/RESIM] Ejderhasından inen Dany'nin arkasında 2 dev kanat görünmesi[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/78/65/game-of-thrones-8-sezon-6-bolumde-neler-oldu-son-bolum-inceleme-780x439.jpg[/RESIM] Tyrion'ın Dany ve herkesin önünde rozetini yere atıp isyan etmesi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/78/82/game-of-thrones-8-sezon-6-bolumde-neler-oldu-son-bolum-inceleme-780x439.jpg[/RESIM] ● Adına açılan hesapların milyonlarca takipçiye ulaştığı, altyazı editörlerinin çeviride ustalaştığı, izleyenlerin Ejderha sevgisinin arttığı, dizi sektörünün büyümesine tek başına devasa destek olan ve birçok oyuncuyu ünlü yapan efsane dizi Game of Thrones acısıyla tatlısıyla bitti... Çoğumuz 8. sezondan memnun değiliz fakat ben çok da yerin dibine sokmamayı tercih ediyorum. Çünkü insanoğlu "son" olan bir şeyi sevemiyor. Doğamızda yok. En efsane şey bile bittiği için bizden eksiyi yiyor. Ha daha güzel olabilir miydi? Kesinlikle. Daha güzel yazılabilir miydi? Kesinlikle. Fakat berbat mı? Bence hayır. Umarım linç yemem diyor ve küçük bir dipnot ile yazımı noktalıyorum.  ♦ "Kaan GOT da bitti bu boşlukta ne izleyelim?" diyenler hemen aşağıdaki butona tıklayarak modlarına göre film önerisi seçebilirler!  Film Tavsiyesi Seç! ►
13b
0
7 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
19b
0
8 yıl
Yine KORE! Netflix'in Bol Vurdulu Kırdılı Yeni Mini Dizisi: My Name
Yine KORE! Netflix'in Bol Vurdulu Kırdılı Yeni Mini Dizisi: My Name
Bildiğiniz gibi Netflix'in 2 hafta önce yayınlanan Kore dizisi Squid Game zirveye oturdu. Hatta hakkında hazırladığım şu video YouTube kanalımızda 1 Milyon izlenmeye yaklaştı... Şimdiyse sıra My Name ismindeki yeni Kore dizimizde... Netflix imzalı My Name dizisini az önce izleyip bitirdim ve "Kaan my name dizisi konusu ne?" ve "my name dizisi sence izlenir mi?" gibi sorularınız için kolları sıvadım. En Yeni Dizi Tavsiyeleri İçin Tıkla! ►  Hadi gelin şimdi yeni Netflix dizisi My Name neyi konu alıyor, türü ne ve en önemlisi de izlenir mi? Yoksa zaman kaybı mı? Şöyle bir birlikte göz atalım... Hadi! ● Bu içeriği YouTube kanalımızda Video olarak da izleyebilirsiniz...[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=hNOUU2Jk26A[/VIDEO] Yorumuma geçmeden size My Name dizisi konusundan şöyle bir bahsedeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/264/23/yine-kore-netflix-in-bol-vurdulu-kirdili-yeni-mini-dizisi-my-name-780x439.png[/RESIM]Dizi, babasını bir saldırı sonucu kaybeden liseli bir kızın kendini önce suç çetesi dünyasında, ardından da emniyet biriminin tam ortasında bulmasını konu alıyor. Yani bu bol vurdulu kırdılı dünyalarda kendine bir yer bulmaya çalışan intikam dolu bir genç kızı izliyoruz dizimizde. "Kaan nasıldı?" derseniz; Bence bu dizi olmuş...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/264/57/yine-kore-netflix-in-bol-vurdulu-kirdili-yeni-mini-dizisi-my-name-780x439.png[/RESIM]Dizi fazlasıyla sürükleyici. Sürekli olarak bir koşturmaca ve atraksiyon olduğu için 2 karakterin sadece bakışarak bir 5 dakika konuştuğu sahneye pek denk gelemiyorsunuz. Özellikle 15 dakikalık sahneyi sadece bakışarak dolduran yerli dizilerimize bakınca, böyle diziler bulunmaz bir nimetmiş gibi geliyor insana. Bu yüzden, dizi hiç sıkmadan öyle peşinden sürüklüyor. Öncelikli olarak tam da bu yüzden izlenir diyebilirim. Oyuncular da çok iyi; Kore bu iş çözdü![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/264/10/yine-kore-netflix-in-bol-vurdulu-kirdili-yeni-mini-dizisi-my-name-780x439.png[/RESIM]Hep; "Kore film ve dizilerinde karakterlerin hepsi birbirine benzediği için kim-kimdi diye düşünürken seyirden kopuyorum" tarzında yakarışlar duymuşuzdur. Fakat bu dizideki oyuncular bana gerçekten çok farklı ve başarılı geldi. Ayrıca senaryoda ihanet, suç ve bolca aksiyon da olunca, kadrodaki oyuncular hiçbirinde de sırıtmadı. Birkaç ufak tefek amatör sahne dışında, oyunculuklar taş gibiydi diyebilirim. - - - - -  Özet: Netflix çıtayı giderek arttırmaya devam ediyor. Bu dizi de bu tezi kanıtlar nitelikte. Eğer "Ne izlesem?" diye düşünüyorsanız, Kore sinemasına da bir şans vereyim diyorsanız, Netflix imzalı bu henüz birkaç gün önce yayınlanan, güncel, dumanı üzerinde diziye bir şans verin derim. Kesinlikle tavsiyemdir. - - - - -  Netflix'te İzle ► • Dizi Netflix'te var mı? Evet, My Name dizisi Netflix'te izlenebilir. • Dizi kaç bölüm? Dizinin 1. sezonu, her biri 40-50 dakikalık 8 bölümden oluşuyor.  • Dizinin türü ne? Dizimizin türü aksiyon-suç. Yani yoğun bir dram göremeyeceksiniz. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
29b
2
5 yıl
Kazandı! Haluk Bilginer, Emmy Ödülleri'nde "En İyi Erkek Oyuncu" Seçildi!
Kazandı! Haluk Bilginer, Emmy Ödülleri'nde "En İyi Erkek Oyuncu" Seçildi!
2 ay önce yaptığımız şu haberde, ünlü oyuncumuz Haluk Bilginer'in, Şahsiyet dizisindeki rolü ile "En İyi Erkek Oyuncu" adaylığına gösterilmesini sizlere duyurmuştuk. İşte bugün ise zaten adaylığa gösterilerek göğsümüzü kabartan Haluk Bilginer'in bir iyi haberini daha aldık. Evet, ünlü oyuncumuz 47. Uluslararası Emmy Ödülleri'nde, Şahsiyet dizisindeki rolüyle "En İyi Erkek Oyuncu" seçildi! Gelin şimdi bu güzel haberin biraz da detaylarına inelim ve biraz daha gururlanalım! Uluslararası Emmy Ödülleri bu yıl New York'ta düzenlendi[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/137/62/kazandi-haluk-bilginer-emmy-odulleri-nde-en-iyi-erkek-oyuncu-secildi-780x439.jpg[/RESIM]Bu yıl 47.'si düzenlenen Uluslararası Emmy Ödülleri, New York'ta düzenlenen tören ile sahiplerini buldu. 20'den fazla ülke, adaylıkları ile törende yarıştı.  Törenin "En İyi Erkek Oyuncu" ödülü ise Haluk Bilginer'e verildi![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/137/4/kazandi-haluk-bilginer-emmy-odulleri-nde-en-iyi-erkek-oyuncu-secildi-780x439.jpg[/RESIM]Puhu TV'de yayınlanan, Ay Yapım'ın yapımcılığını üstlendiği ve sosyal medyada da çok büyük bir hayran kitlesi edinen "Şahsiyet" dizisindeki başrolü ile Haluk Bilginer, "En İyi Erkek Oyuncu" ödülüne layık görüldü. En İyi Erkek Oyuncu adaylığına Türkiye de dahil, İngiltere, Almanya ve Brezilya gibi 3 ülkeden daha aday gösterilmişti.  Haluk Bilginer, ödül törenindeki konuşmasına "Merhaba" diyerek başladı ve İngilizce devam etti[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=1l_ht5S8Vfw[/VIDEO] "Bu ödül Türkiye'ye gittiği için çok mutluyum!"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/137/79/kazandi-haluk-bilginer-emmy-odulleri-nde-en-iyi-erkek-oyuncu-secildi-780x439.jpg[/RESIM]Haluk Bilginer, tören sonrasında bu büyük ödülün Türkiye'ye gitmesinden çok mutlu olduğunu söyledi. Yine aldığı ödülü hakkında "Bu ödülü kızım Nazlı Bilginer adına alıyorum, bir gün onun da oyunculuğu seçeceği umuduyla alıyorum" dedi.  Bizi gururlandırdığı, dünya sahnesinde Türkiye imajını çok güzel bir yere taşıdığı için Haluk Bilginer'i alkışlıyoruz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/137/73/kazandi-haluk-bilginer-emmy-odulleri-nde-en-iyi-erkek-oyuncu-secildi-780x439.jpg[/RESIM] ● Aşağıdaki butona tıklayarak hemen modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►  
10b
0
6 yıl
Gözünüzü Açın: Messiah Dizisi Hakkında 7 İlginç Detay!
Gözünüzü Açın: Messiah Dizisi Hakkında 7 İlginç Detay!
Geçen hafta Netflix imzalı Atiye dizisini konuşurken, aradan çok kısa bir süre geçmesine rağmen şimdi hep birlikte yeni bir Netflix dizisi olan "Messiah"ı konuşur olduk. Netflix imzalı Messiah dizisi, çok farklı bir konuyu işlediği için yayınlandığı andan itibaren tüm dünyada en çok konuşulan konular arasına girmeyi başardı. Tabi çok uç bir konuyu işlediği için eleştirilerin de hedefi oldu. Ben de Messiah dizisini hemen izledim, beğendim ve izlerken dikkatimi çeken bazı detayları da sizlerle paylaşmak istedim.  Atiye'nin Dark Dizisine Olan 7 Benzerliği İçin Tıkla! ► Öncelikle bu içeriğe Google'a "Messiah izle" gibi bir şeyler yazarak ulaştıysanız üzülerek söylemek isterim ki Messiah dizisini izlemek için Netflix'e göz atmalısınız. Ayrıca birazdan burada görecekleriniz SPOİLER içereceği için diziyi izlemeyenler bir koşu izleyip gelirlerse daha güzel olur. Hadi gelin şimdi bu son zamanların en çok konuşulan Netflix dizisi Messiah hakkında şaşıracağınızı düşündüğüm o ilginç detaylara geçelim.  1. Yıllardır çoğumuzun duyduğu, Hz. Muhammed tarafından tarif edildiği söylenen bir "Mesih" profili vardır. İşte dizi, tam olarak bu profili işliyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/160/6/gozunuzu-acin-messiah-dizisi-hakkinda-7-ilginc-detay-780x439.png[/RESIM]Özellikle dini bayramlarda daha çok rast geldiğimiz bu konu, yıllardır şu şekilde söylenir; “Ansızın İsa'ya kavuştum, esmer birini gördüm. Sanki o tüm esmer insanların en güzeliydi. Saçı omzunun iki tarafına düşüyordu. Taranmış ve yıkanmıştı. Onu gördüğünüz zaman tanıyın, o orta boyludur. Sarı boyalı elbise içinde olacak.” İşte dizimiz Messiah da bu profili tam olarak uyguluyor. Mesih olarak izlediğimiz kişi üzerindeki sarı giysiye kadar asırlardır söylenen tüm tarife uyuyor. Dizi, bu detaylara çalışılarak işlenmiş.  2. Mescidi Aksa sahnesi birebir örtüşüyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/160/85/gozunuzu-acin-messiah-dizisi-hakkinda-7-ilginc-detay-780x439.jpg[/RESIM]Mesih olduğu iddia edilen kişi İsrail'deki cezaevinden, kapıdaki görevli sayesinde kaçınca kendini Mescidi Aksa'da buluyor ve orada etrafına toplananlara "Kıyamet günü bu mescidin kemerine bir terazi kurulacak ve burada hesaba çekileceksiniz" diyor. Bu da çalışılmış, başarılı bir iş olduğunu gösteriyor çünkü 3 büyük dinin kutsal kitaplarında da söz konusu bu hesaba çekilme bahsediliyor. Yani 3 büyük dinde de hesap gününün Mescidi Aksa'da olacağından söz ediliyor. Dizinin senaryosunu yazanlar kesinlikle gerçeklere çok yakın bir şekilde ilerlemek istemişler ve bu konuya özen göstermişler. Ayrıca yine aynı sahnede "Günahsız olanlarınız öne çıksın" denildiğinde günahsız olduğu için küçük bir çocuğun öne çıkması detayı da gayet güzeldi.  3. Mesih olarak izlediğimiz kişi Mesih değil, Deccal'in ta kendisi! Neden mi? Anlatıyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/160/44/gozunuzu-acin-messiah-dizisi-hakkinda-7-ilginc-detay-780x439.jpg[/RESIM]Eminim ki birçok kişi daha ilk bölümden bunu fark etti. Fakat yine de biliyorum ki birçok kişi 10 bölümün tamımında da başrolümüzü "Mesih" olarak izledi. Şimdi size aslında onun neden iyi bir lider, kötülüğün düşmanı ve insanları bir araya toplayan bir Mesih olmadığını, aksine insanoğlunu kötülüğe sürükleyeceği söylenen Deccal olduğunu dizide yakaladığım detaylar ile açıklayayım. ● Öncelikle ilk bölümün 4:38 saniyesinde "Ben şeytanın gözünün içine baktım, o beni yutamaz!" deyişi aslında her şeyi özetliyor. Şeytan ile yakın olacak kişi sizce Mesih midir, yoksa Deccal mi?  ● Bir diğer sahnede insanlara dönüp; "Kutsal metinlere dönmeniz, diz üstü çökmeniz sizi kurtarmaz ve artık kimseyi mutlu etmez. O zamanlar geride kaldı artık şimdiki zamandayız" diyor. Bu cümleleri ben iyilikten çok, kasvetli bir kötülük gibi anlıyorum. Yani bu cümleleri kuran Mesih değil. ●  Yine bir başka sahnede, otel odasında kendisine sorulan "Peki tanrı ne istiyor?" sorusuna "Tufan" cevabını vererek de aslında insanoğlunu bir araya toplamak, düzeltmek ve iyileştirmek değil, tamamen yok etmek istediğini açıkça belirtiyor.  ● Başka bir sahnede söylediği şu söze de dikkat kesilmenizi istiyorum; "Benden şimdi ayrılmak ölüm demek. Allah ile ilgili varsayımlarınızı bırakmanızı söylemek için buradayım. Bildiğinizi sandığınız şeylere tutunmayı bırakın. Artık insanlık dümensiz bir teknedir, bana tutunun"... Sizce bu bir Mesih'in cümlesi mi? Yoksa Deccal'in mi? Karar sizin... ● Biraz da yukarıda söylediğim gibi, dizi, asırlardır dinler hakkında söylenen en sağlam konuları tamamen dikkate almış, bu yüzden Mesih hakkında söylenen "O, sırf insanları ardına toplayabilmek için gözler önünde ölüleri diriltecek ve çeşitli mucizeler yaratacaktır" konusunu da es geçmiyor ve tam da bunları bize sunuyor. Yani gördüğümüz o mucizeler aslında Deccal'e ait.   ● Ve zaten kendisine de hiç Mesih demiyor. Fakat her fırsatta insanların onu öyle gördüğünden ve bu adı taktıklarından bahsediyor. Yani dizinin adını Deccal yapsak, hiç sırıtmıyor. Çünkü söz konusu Mesih'imiz aslında asırlardır 3 büyük dinde de Deccal için bahsedilen her şeyi tek tek yapıyor.   4. Yukarıda, başrolümüzün aslında Deccal olduğunu söyledim. Peki bu durumda Mesih kim? Cevap ortada; "Jibril"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/160/74/gozunuzu-acin-messiah-dizisi-hakkinda-7-ilginc-detay-780x439.png[/RESIM]Dizimizin adı Mesih ve 10 bölüm boyunca da Mesih konusunu izledik. Fakat aslında yan bir hikaye olarak da gerçek Mesih'i gördük. Jibril ismindeki genç, Mesih'in peşine takılanlardan biriydi. Sözde Mesih su üzerinde yürürken, dizi bize bir yandan aslında gerçek Mesih'in kim olduğunu da gösteriyordu. Gerçek olmayan su üzerinde yürürken, gerçek Mesih yani Jibril, çıplak yani savunmasız bir şekilde bir silahın üzerine doğru yürüdü. Dizi bize bu anı an be an gösterdi. Jibril oradan alnının akıyla çıktı ve birçok kişi ona inandı, onu bağrına bastı. İşte tam da bu yüzden, gerçek Mesih Jibril'in ta kendisi. 2. sezonda muhtemelen bunu göreceğimizi düşünüyorum.  Ayrıca 1. bölümde ateş başında Mesih'i gören Jibril "Sana imam diyorum çünkü sen yücesin" diyor, Mesih de ona "Senin kadar" cevabını veriyor. Yani onun da kutsal olduğunu ona ifade ediyor, hem de daha ilk bölümde... 5. Dizideki isimler de özenle seçilmiş. Jibril ile başlayalım, yoksa "Cebrail" mi demeliyim?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/160/53/gozunuzu-acin-messiah-dizisi-hakkinda-7-ilginc-detay-780x439.jpg[/RESIM]Yukarıda da bahsettiğim gibi dizimizdeki asıl Mesih'in "Jibril" olduğunu düşünüyorum. Jibril ismi de bu yüzden 4 büyük melekten biri olan "Cebrail" ismini andırıyor. Hristiyanlarda da "Gabriel" olarak anılan bu büyük meleğe atıf yapılarak gerçek Mesih'e "Jibril" denmiş. 6. "Eva" ve "Havva"...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/160/47/gozunuzu-acin-messiah-dizisi-hakkinda-7-ilginc-detay-780x439.jpg[/RESIM]Farklı inançlarda ilk insanlar Adem ve Havva'dır. Dünyadaki tüm insanların Adem ve Havva'nın çocuğu olduğuna inanılır. İşte dizimizdeki "Eva" karakteri de Havva ismine atıfta bulunuyor. Eva'nın çocuğu olmuyor, düşükler yapıyor. Fakat muhtemelen 2. sezonda bu durum değişecek ve yaşadıkları sayesinde Havva ismine daha da yakınlaşacak.   7. Dizimizin işkenceci, kötü adamı için "Aviram" ismi rastgele mi seçilmiş? Tabi ki de hayır...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/160/66/gozunuzu-acin-messiah-dizisi-hakkinda-7-ilginc-detay-780x439.jpg[/RESIM]Musa peygambere baş kaldıranlardan birinin adıdır Aviram. Ayrıca İbranice'de de "Babasını yok eden, kibirli işkenceci" anlamına gelir. İşte bu karakter için bu isim, tam da bu yüzden özenle seçilmiş. Ve Bonus: Dizimizde Mesih rolünü üstlenen başrol oyuncumuzun gerçek adı "Mehdi Dehbi" ve kendisi Fas asıllı bir aktör. Bir Mesih'i oynaması ve gerçek adının da Mehdi olması gerçekten manidar.  Benim, Messiah dizisi izlerken yakalayabildiğim en büyük detaylar bunlardı. Umarım bu bilgiler sizi de tatmin etmiştir.  - - - - - - -  Dikkat: Burada yaratılan tüm içerikler kaanintavsiyesi.com'a aittir, kaynak olarak yönlendirme yapmadan herhangi bir yerde kullanılması hukuken sorun teşkil etmektedir. Tüm gerekli bilgiye "İletişim" köşemizdeki mail adresine yazarak veya Instagram hesabımızı takip ederek ulaşabilirsiniz.  Sevgiler!  ● Aşağıdaki butona tıklayarak da modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
63b
0
6 yıl
Bu Dizi Çok Konuşulacak: "Gangs of London" (Taş Gibi Dizi Tavsiyesi!)
Bu Dizi Çok Konuşulacak: "Gangs of London" (Taş Gibi Dizi Tavsiyesi!)
Sadece 2 gün önce sizlere şu listeyi hazırlamış ve son günlerde izlediğim iyi dizi önerilerini sıralamıştım. Tam da artık her şeyi tükettiğim bir zamanda öyle bir dizi karşıma çıktı ki, yayınlanan bölümünü hemen bir çırpıda izleyip size tavsiye etmeye geldim. Yakın bir tarihte çok konuşulacağını düşündüğüm o dizi  "Gangs of London"...  Son Günlerde Çıkan 5 İyi Netflix Dizisi İçin Tıkla! ► Öncelikle bu içeriğe "Gangs of london izle" gibi bir arama sonucu yolunuz düştüyse size üzücü haberi vermek zorundayım çünkü burada Gangs of London dizisini bulamayacaksınız. Fakat "Yeni dizi önerisi" ya da "Gangs of london konusu, yorumları" gibi aramalar sonucu buradaysanız sıkı durun çünkü birazdan tam da aradığınız şeyleri bulacaksınız. Hadi gelin şimdi sizlere tavsiye ettiğim bu nefis Gangs of London dizisine şöyle bir bakalım. Öncelikle nedir bu yeni dizi Gangs of London'ın konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/191/91/bu-dizi-cok-konusulacak-gangs-of-london-tas-gibi-dizi-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Dizimiz, günümüz Londra'sında geçiyor. Londra'nın tüm yeraltı ağını elinde tutan bir ailemiz ve her şeyin başında olan bir adamımız var. Fakat bu güçlü adamımız, bir saldırı sonrasında hayatını kaybediyor ve işler de bir hayli karışıyor. Yani işin özeti; Londra mafyasının ve Londra'daki suç çetelerinin ne denli kapsamlı çalıştığını göreceksiniz. Hatta iş bir yerlerde Türkiye'ye bile uzanıyor... Aksiyonun nefis bir şekilde yaşatıldığı dizide bolca da kan var baştan uyarayım. Neden izlenir?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/191/76/bu-dizi-cok-konusulacak-gangs-of-london-tas-gibi-dizi-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Aksiyon sahneleri gerçekten şahane. Bakın abartmıyorum, dövüş, saldırı, baskın sahneleri gerçekten şahane çekilmiş. Seyir keyfli o kadar yüksek ki, sahneyi izlerken birkaç dakika sonra suların durulacağını biliyor ve aksiyon biteceği için üzülüyorum... Bunun yanında, Londra'yı finanse eden böylesine büyük çaplı organizasyonların dünyaya gösterilmesi de gerçekten ilginç ve izlenmeye değer. Çünkü dizide, sadece Londra'da değil, Londra'dan, Türkiye de dahil dünyanın pek çok ülkesine ulaşan ağları işliyor dizi. Oyunculuklar nefis, senaryo şahane ilerliyor, e sahneler de mükemmel... İşte "Neden Gans of London izlemeliyim?" sorunuzun cevabı.  Biraz "The Godfather", biraz da "Peaky Blinders" havası...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/191/33/bu-dizi-cok-konusulacak-gangs-of-london-tas-gibi-dizi-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Dizi, Londra'nın en büyük mafyası "Wallace" ailesini konu alıyor. Tam da bu yüzden biraz The Godfather tadı alabilirsiniz. Diğer çete unsurları ile de Peaky Blinders dizisi havası sezmeniz mümkün. Eğer bu tarz yapımlara bayılıyorsanız bu dizinin, sizin en iyi dizi sıralamanızda ilk 5'e rahatlıkla gireceğini söyleyebilirim.  Yazın bir kenara; 2020'nin en iyi dizisi![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/191/11/bu-dizi-cok-konusulacak-gangs-of-london-tas-gibi-dizi-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Dizi 23 Nisan 2020'de yayınlanmaya başladı. Henüz ülkemizde çok fark edildiğini düşünmüyorum ama bu dizinin çok dikkat çekeceğini ve ülkemizde de çok konuşulacağını, sosyal medyada dillerden düşmeyeceğini öngörebiliyorum. 2020 Mayıs ayına kadar çıkan en iyi dizi olduğunu söyleyebilirim ve yıl bitene kadar da bu kadar kapsamlı, bu kadar sağlam bir yapım çıkmayacağını da düşünüyorum.  Dizinin oyuncu kadrosuna ve fragmanına da hemen aşağıdan göz atabilirsiniz...[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=4CJ5p4XisHs[/VIDEO] Dizinin oyuncu kadrosunda Joe Cole, Sope Dirisu, Narges Rashidi, Michelle Fairley, Lucian Msamati ve Colm Meaney gibi isimler yer alıyor. Özellikle "Sean Wallace" ve "Elliot" karakterini çok sevdiğimi söyleyebilirim.  - - - -  NOT: Uzun zamandır hem bir sonraki bölüme geçip, hem de biteceği için daha fazla izlemekten kendimi alıkoymaya çalıştığım bir yapım olmamıştı, ta ki bu dizi ile karşılaşıncaya kadar. Eğer izleyecek "iyi" bir şeyler arıyorsanız bu diziye mutlaka bir şans verin derim... "Kaan demişti" dersiniz.  UYARI: Dizide pek çok kanlı sahne bulunduğu gibi +18 sahneler de bulunuyor. Şimdiden peşin peşin uyarayım da sonra "Vay efendim Kaan bu ne böyle!" diye kulağım çınlamasın.  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
33b
2
6 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.