The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!

27 Mart 2022
20b
2 Yorum
The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!

Netflix, BluTV ve Amazon Prime falan derken neredeyse bu platformlar dışında diziler izlemeyi unuttuk. İşte "The Terror" de bu gerçeği tokat gibi yüzüme çarpan bir dizi oldu. İzlemeden önce hemen kolları sıvayıp the terror konusu, the terror korku mu ve terror dizisi izlenir mi gibi Google aramaları yaptığım bu dizi, beni sonunda mutlu etmeyi başardı.

12 İyi Yabancı Dizi Tavsiyesi! ► 

Muhtemelen birçok kişi de hemen Google'a girip bu aramaları yapmış ya da yakında yapacaktır. Çünkü The Terror pek bilinen bir dizi değil. Bunun nedeni de hemen yukarıda söylediğim gibi popüler platformların dışında bir yapım olduğu için maalesef. Hadi gelin şimdi size the terror dizisi hakkında izlemeden göz atmanızı istediğim o dikkat çekici bilgilerden vereyim ve şöyle kısaca diziden bir bahsedeyim... Hadi!

Yorumuma geçmeden önce; Nedir bu The Terror dizisinin konusu? ona bakalım...

The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!
The Terror, gerçek, yaşanmış bir konuyu işleyen bir dizi. Dizi, 1840'lı yıllarda Kuzey Kutbu'na doğru yeni bir rota arayışına çıkan Erebus ve Terror adlı 2 geminin hikayesini konu alıyor. Fakat asla geri dönemeyen bu 2 büyük gemiden biri 2014, diğeri de 2016 yılında bulundu. Ünlü yazar Dan Simmons da 2007 yılında bu konuyla ilgili bir roman yazdı. İşte The Terror dizisi de günümüzden çok önce yaşanan bu trajik olayı bize aktarıyor.

Biraz korku, bolca gizem ve kasvetli bir atmosfer...

The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!
Dizi, yukarıda bahsettiğim 2 geminin içindeki onlarca mürettebatın yaşadıklarını öyle gerçek, öyle gizemli ve ürkütücü bir şekilde konu alıyor ki, güneşin doğmadığı, her yerin buzla kaplandığı, izlerken bile nezle olabileceğiniz bir ortamı bize müthiş bir şekilde yansıtıyor.

İzlerken grip olabilirsiniz!

The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!
Dizinin ortamı öyle soğuk ve öyle kasvetli ki, izleyeni daha ilk bölümden etkilemeyi başarıyor. Sürekli olarak "Ben olsam ne yapardım?" deyip kendinizi oradaki insanların yerine koymaya çalışıyorsunuz. Bir süre sonra kendinizi öyle kaptırıyorsunuz ki, evde otururken dışarıda buz gibi bir kar fırtınası olduğunu hayal etmeye başlıyorsunuz... Şöyle iyi bir bitki çayıyla izleyin derim, grip olmayın şimdi durup dururken...

Tam 129 kişinin, buzullarda verdiği mücadeleyi izliyoruz...

The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!
Dizi, gemilerin enkazında yapılan araştırmalar sonucunda çekildiği için, izlediğiniz tüm detaylar aslında gerçek hikayeyi yansıtıyor. Ne görüyorsanız gerçekten de onun olmuş ihtimali %80'in üzerinde. Tam 129 kişi, buz gibi bir havada ne yer, ne içer, nasıl uyur, nasıl ısınır... işte tüm bu soruların cevaplarıyla baş başa kalıyoruz dizi boyunca. Üstelik bu kadar da değil, bazı gizemli olaylar da bu açıklanamayan gerçek hikaye için "Acaba böyle olmuş olabilir mi?" diye bakılmasını sağlıyor.

- - - - - - 

Özet: Korkudan çok ürkütücü bir dizi The Terror. Psikolojik olarak izleyenini çok fazla etkiliyor. İzleyicisini bu denli içine almayı başaran dizi çok az diyebilirim. Üstelik oyunculuklar da gerçekten çok başarılı. 1 sahnede diyaloğu olan adam bile çok iyi bir oyuncu yani öyle düşünün... İşin özü, eğer bu türü seviyor ve kendinizi kasvetli bir atmosfere girmeye hazır hissediyorsanız bu diziyi kaçırmayın derim.

- - - - - - 

• The Terror dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi AMC yapımı, bu yüzden Netflix'te yok.

• The Terror dizisi gerçek mi? Evet dizi yıllar önce yaşanan olayları konu alıyor. Eğer konu hakkında biraz araştırma yaparsanız dizinin gerçek bir olayı işlediğini görebilirsiniz. 

• The Terror kaç bölüm? Kaç sezon? Dizinin ilk sezonu 10 bölüm ve her bir bölüm ortalama 40-60 dakikadan oluşuyor. Yine dizinin 2. sezonu da mevcut.

The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!

Modunu Seç ►

The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!

listesine yorum yap!
Arnie N.
Arnie N.
22 Eylül 2022
Çaylak
Revenant, Hateful Eight gibi filmleri seviyorsanız bu dizinin 1. sezonunu kesin izleyin. Herkese hitap etmez ama türünü seven için nadide bir dizi. Ben çok sevdim ve kesinlikle tavsiye ediyorum.
Alime T.
Alime T.
03 Nisan 2022
Biraz İngilizler aslında 'biz iyi insanlarız kimseyi kasıtlı öldürmedik' demeye çalıştıysa da insanın aç gözlülüğünü anlatan iyi bir dizi olmuşi, oyuncular süper.
the terror konusuthe terror nasıl bir dizithe terror gerçek mithe terror izlenir mithe terror dizi konusuthe terror dizisi hikayesigüncel dizi tavsiyelerikorku dizilerigerilim dizileri
EN AKTİF ÜYELER
Farklı Senaryoları ile Black Mirror Dizisi Tadında 6 Film Tavsiyesi
Farklı Senaryoları ile Black Mirror Dizisi Tadında 6 Film Tavsiyesi
Biliyorsunuz, saatlerce izleyecek film aramayın diye burada size izleyip, beğendiğim filmleri modlarına ayırarak tavsiye ediyorum. Bu film tavsiyelerini yapabilmek için filmleri izlerken bazılarında "Black Mirror" dizisi esintileri sezdim. Onlardan 6 tanesini de sizin için derleyip bir araya getirmek istedim.  İşte o film tavsiyeleri! 1. İlk film tavsiyemiz "Radius" yani "Yarıçap"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/33/48/farkli-senaryolari-ile-black-mirror-dizisi-tadinda-6-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]"Kaan bu filmin konusu nedir? İzleyenlerin yorumları nasıl? IMDB puanı kaç?" diyenler hemen aşağıdaki butona tıklayabilir. Filme Git ► 2. Bir diğer film tavsiyesi ise "Cyberbully"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/33/16/farkli-senaryolari-ile-black-mirror-dizisi-tadinda-6-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]"Siber Zorbalık" konusunu işleyen bu film düşük bütçe ve imkanlarıyla sizi şaşırtmayı başaracak.  Filme Git ► 3. Sıradaki film tavsiyemiz "Fermat's Room" ya da "Kapan"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/33/69/farkli-senaryolari-ile-black-mirror-dizisi-tadinda-6-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Birbirini tanımayan insanlar ve gizemli bir bulmaca... Filme Git ► 4. Bir başka Black Mirror esintileri olan beyin yakan film tavsiyesi ise "Arq"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/33/65/farkli-senaryolari-ile-black-mirror-dizisi-tadinda-6-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Bu film ise tam anlamıyla beyninizi yakmaya aday. Filme Git ► 5. Bir diğer film tavsiyemiz ise "Get Out"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/33/20/farkli-senaryolari-ile-black-mirror-dizisi-tadinda-6-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Psikolojik bir gerilime hazır mısınız? Bu film sizi etkisi altına alacak! Filme Git ► 6. Son film tavsiyem ise "Coherence" yani "Paralel Evren"... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/33/54/farkli-senaryolari-ile-black-mirror-dizisi-tadinda-6-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Paralel evren ve zamanda yolculuk konularına meraklıysanız, bu filmi yıllar yıllar sonra ilk günki gibi hatırlayacaksınız. "Kaan demişti" dersiniz... Filme Git ► E bir de bonus olmasın mı? Oldu; "Otherlife"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/33/8/farkli-senaryolari-ile-black-mirror-dizisi-tadinda-6-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Bu filmi de sakın kaçırmayın!  Filme Git ►   ► Bunlar kesmedi mi? O zaman tam da buraya tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz! :)  
31b
1
8 yıl
Dağ ve Börü Serilerinin Başarılı Yönetmeni Alper Çağlar Duyurdu: Göktürk Üçlemesi Geliyor!
Dağ ve Börü Serilerinin Başarılı Yönetmeni Alper Çağlar Duyurdu: Göktürk Üçlemesi Geliyor!
Hangimiz ayıla bayıla izlediğimiz Hollywood filmlerine bakıp "Abi adamlar yapıyor ya..." diye iç geçirmedik? Hangimiz "Neden bizden böyle filmler çıkmıyor ki!" diye yakınmadık? İşte sorun da bu... Biz sadece iç geçirdik, söylendik ve yakınıp durduk. Fakat aramızdan biri var ki; o, tüm bu yakarışları bir kenara bırakıp kolları sıvadı. Gelin şimdi sizi onunla tanıştırayım! Henüz 35'inde başarılı bir yönetmen; Alper Çağlar... Peki bu Alper Çağlar kimdir?[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/30/33/dag-ve-boru-serilerinin-basarili-yonetmeni-alper-caglar-duyurdu-gokturk-geliyor-780x439.jpg[/RESIM]Alper Çağlar, 1 Eylül 1981 doğumlu genç bir yönetmen. Kültürlü bir ailenin 2 çocuğundan biri. Annesi bir Kimya Profesörü, babası ise rektörlük de yapmış olan bir Kimya Mühendisi... Alper Çağlar ilk filmini çok erken yaşlarda yapıyor. Lise 2'de biz koşup oynarken o "Not So Far Away" isminde bir belgesel film çekiyor ve burs kazanıp Amerika'da okumaya hak kazanıyor. Onu çoğu kişi "Dağ" serisi ile tanıdı...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/30/3/dag-ve-boru-serilerinin-basarili-yonetmeni-alper-caglar-duyurdu-gokturk-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] 2012 yılında çıkardığı Dağ filmi ile dikkatleri toplamayı başardı. Film o kadar beğenildi ki, ısrarla devamı istendi. Peki Alper seyircisini kırdı mı? Hayır. Hop, Dağ 2'yi masaya çıkarıp vurdu ve o da ne? Sinema salonları bir müddet tıka basa doldu. Tam 3.5 milyon kişiye ulaşmayı başardı. Filmin hasılatı ise tam 40.694.699,17 TL oldu! Alper Çağlar ise Dağ'dan kazandığını yine işine yatıracağını duyurdu ve öyle de yaptı. "Börü" dizi müjdesi geldi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/30/88/dag-ve-boru-serilerinin-basarili-yonetmeni-alper-caglar-duyurdu-gokturk-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/30/92/dag-ve-boru-serilerinin-basarili-yonetmeni-alper-caglar-duyurdu-gokturk-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] Ülkemizin içinde bulunduğu durumu da göz önüne alarak yazılan Börü dizisi, sadece 6 bölüm sonunda final yaparak milyonlarca kişiyi büyülemeyi başardı. Her bölümü çok yüksek kalitede ve uzman kişiler tarafından çekilen bu dizi çok sevildi. Yayınlandığı her bölümü ile sosyal medyada zirveye oturmayı başardı. Hepimizin yüreğine işledi. Fakat böyle büyük bir yapım televizyon ekranlarında bitemezdi, öyle de oldu. Alper Çağlar, Börü'nün son bölümünün sinema filmi olacağını ve sadece sinemalarda izlenebileceğini duyurdu... Şimdi sıkı durun! Alper Çağlar yeni üçlemesi "Göktürk" projesini duyurdu! Başta da söylediğim gibi, biz "Abi bizden neden böyle filmler çıkmıyor ya..." diye yakınaduralım, birileri elini taşın altına koydu ve kolları sıvadı. İşte o kişi Alper Çağlar...  Şimdi ben anlatmaya geçmeden, izlemenizi istediğim bir video var. Hem de Alper Çağlar'ın kendi sesinden... [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=IeRJYzSH9tk[/VIDEO] Videoyu izlediniz, nasıl? Tüyler diken diken oldu değil mi? İşte ben de yıllardır tam da bunu anlatmaya çalışıyordum. Çok büyük ve köklü bir tarihimiz var. Destansı, fantastik kahramanlardan gerçek karakterlere kadar Türk tarihi o kadar köklü ki, bunu mutlaka sinema dilinde de ele almalıyız. İşte benim bu hayalimi Alper Çağlar gerçekleştirecek. Ve inanın, bu tür bir projeyi kimin yapmasını istediniz diye sorulsaydı, Alper Çağlar'dan başkası aklıma gelmezdi. Proje 7 yıl sürecek. 2019'da "İlk Göktürk" gelecek, 2022'de "Kırk Göktürk" ve 2025 yılında da "Son Göktürk" vizyona girecek.  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/30/26/dag-ve-boru-serilerinin-basarili-yonetmeni-alper-caglar-duyurdu-gokturk-geliyor-780x439.png[/RESIM] ● Alper Çağlar'ın amacı, Türk tarihini, Türk Mitolojisi'ni tüm dünyaya doğru ve kaliteli bir şekilde aktarabilmek. Ben inanıyorum ki Alper Çağlar tüm bunların üstesinden gelecek ve hepimize bu gururu yaşatacak.  Bu konuda bizim üzerimize düşen görev ise böyle anlamlı ve sağlam projeleri paylaşıp, yayarak elimizden gelen desteği vermek... Aksi halde sinema salonlarında izlediğimiz filmler "Hayal mi? Gerçek mi?" anlayamayacağız... 
14b
0
8 yıl
2021'in Yeni Bilim Kurgu Filmi; "The Tomorrow War" Aslında Neyi Anlatıyor?
2021'in Yeni Bilim Kurgu Filmi; "The Tomorrow War" Aslında Neyi Anlatıyor?
Geçmişte bilim kurgu olarak izlediğimiz çoğu şey günümüzde gerçekleşti. Bu yüzden tüm bilim kurgu filmlerini de ileride gerçek olacağını düşünerek izlemeyi çok seviyorum. İşte The Tomorrow War filmi de bu türdeki merakla beklediğim yeni, 2021 yapımı filmlerden biriydi.  Filme Git ►  The tomorrow war filmini izledim, bitirdim ve "The tomorrow war filmi konusu ne?", "the tomorrow war izlenir mi?" gibi sorularınızı cevaplamak için kolları sıvadım. Hadi gelin şimdi size önce biraz filmden bahsedeyim, sonra da size şöyle farklı bir the tomorrow war filmi incelemesi yapayım... E hadi! Öncelikle izlemeyenler için the tomorrow war filmi konusundan biraz bahsedeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/254/39/2021-in-yeni-bilim-kurgu-filmi-the-tomorrow-war-aslinda-neyi-anlatiyor-780x439.png[/RESIM]Filmimiz, bir uzaylı istilası altında kalan dünyamızı ve insanoğlunun bu saldırıya karşı verdiği mücadeleyi konu alıyor. Film bir yandan bize bu istila sürecini aktarırken, diğer yandan da bu farklı düşmana karşı yapılan savaşı, içine zaman yolculuğu da ekleyerek sunuyor. Film, klişeleri de olan, bu güne kadar pek çok kez izlediğimiz konuları harmanlayıp, seyir keyfi yüksek bir şekilde bize sunuyor. Fakat biraz daha derinlere inince de filmin temel aldığı konu gün yüzüne çıkmaya başlıyor. Bundan sonrası filmi izleyenler için... "The Tomorrow War" filmi aslında neyi konu alıyor? Verdiği mesajlar ne? Anlatayım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/254/6/2021-in-yeni-bilim-kurgu-filmi-the-tomorrow-war-aslinda-neyi-anlatiyor-780x439.png[/RESIM] Film hakkında 2 teorim var; "Kaan uçmuşsun!" demeyecekseniz anlatıyorum... ●  1) Film, içinde bulunduğumuz salgını konu alıyor. Filmde tıpkı şu anki pandemi gibi tüm dünyayı etkileyen bir tehlike söz konusu. Bu tehlike öyle büyük ki, tüm dünya devletleri birleşiyor. Filmin sonunda aslında bu yaratıkların uzaydan gelmediğini, zaten hep dünyamızda olduklarını görüyoruz. Sadece biz gezegeni ısıtıp buzulları eritene kadar öylece bekliyorlar. Yani film bunun "insanoğlunun hatası" olduğunu yüzümüze vuruyor. Tıpkı yaşadığımız pandemi gibi. ● Filmdeki bilim insanları vurgusuna dikkat; Tıpkı günümüzdeki gibi, filmde de bilim insanları hayati önem taşıyor. Aşıyı bir bilim insanı gidip getiriyor ve 'dünyayı kurtardık' deniyor. İnsanoğlunun iklimi değiştirmesiyle yer altından çıkıp kıyameti getiren bu yaratıkları günümüzdeki salgın/virüs gibi düşünür ve tıpkı günümüzdeki gibi dünyada boş şehirlerin oluşmasını sağladıklarını hatırlarsanız bazı taşlar yerine daha rahat oturacaktır. ●  2) Biraz daha uçalım; Film 'dini' mesajlar içeriyor... Öncelikle yaratıklar için "6 gün avlanıp 1 gün dinleniyorlar, o güne 'şabat' diyoruz" gibi bir replik kullanıldığını görüyoruz. Burada Yahudilerin 6 gün çalışıp, dinlenip ibadet edip asla çalışmadıkları o 1 günün ismi olan Şabat gününden bahsediliyor. Yani yaratıkları Yahudiler olarak tasvir edilmiş. Yaratıkların 2 büyük uzantıları olduğunu görüyoruz, aynısını Yahudi erkeklerinde de görüyoruz. Yahudi erkekler, saçlarında hiç kesmedikleri 2 uzun tutam bırakırlar, "Peyot" denen bu 2 saç, yaratıkların 2 uzantısına benziyor.  ● Bu durumda ise başrolümüz insanlığı kurtaracak olan Mesih oluyor. Kendisi binbir fedakarlıkla 12 adet tüpü kurtarıyor. Bu, 12 Havari'yi, çıktığı bu 7 günlük mücadele ise 7 büyük günahtan arınma sürecini tasvir ediyor. Uzaylıların attığı ahşap görünümlü çivilerin de İsa'nın çarmıhına çakılan çiviler olabileceğini söylemek de pekala mümkün...  Bu arada filmde Recep Tayyip Erdoğan da yer alıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/254/34/2021-in-yeni-bilim-kurgu-filmi-the-tomorrow-war-aslinda-neyi-anlatiyor-780x439.png[/RESIM]Filmi duyan, izleyip de fark etmeyen pek çok kişi "the tomorrow war erdoğan" yazarak filmdeki bu sahneyi bulmaya çalışıyor. 9. dakika 10. saniyeden itibaren izlerseniz bu 1-2 saniyelik görüntüyü fark edebilirsiniz. Tabi hiçbir siyasi ideoloji gütmüyorum bunları söylerken, sadece bu küçük ayrıntıya da değinmek istedim. Ve son olarak; The Tomorrow War hangi filmlerden esinlenilmiş, anlatayım... Interstellar;[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/254/98/2021-in-yeni-bilim-kurgu-filmi-the-tomorrow-war-aslinda-neyi-anlatiyor-780x439.png[/RESIM]Öncelikle filmde "Muri" isimli bir kız görüyoruz. Bilim insanı olan babamız, kızını bırakıp dünyayı kurtarmaya gidiyor. Film burada "Interstellar"a da bir selam çakıyor çünkü orada da aynı hikayeyi Muri değil de Murphy ismindeki bir kız olarak izliyoruz... Bari ismi biraz farklı bir şey yapsaydınız diyor insan ister istemez. Biraz Independence Day, biraz da Edge of Tomorrow;[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/254/51/2021-in-yeni-bilim-kurgu-filmi-the-tomorrow-war-aslinda-neyi-anlatiyor-780x439.png[/RESIM]Zamanda yolculuk yaparak yaratıklarla yüz yüze savaşma olayını Edge of Tomorrow'da izlemiştik. Orada da bir döngü içinde bu mücadele veriliyordu. Alien ve Prometheus;[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/254/67/2021-in-yeni-bilim-kurgu-filmi-the-tomorrow-war-aslinda-neyi-anlatiyor-780x439.jpg[/RESIM]Bu 2 filmi izleyen herkes muhtemelen The Tomorrow War'i izlerken aslında bu yaratıkların bir gezegeni yok etmek için üretilen birer silah olduğunu anladı. Son olarak The Great Wall[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/254/86/2021-in-yeni-bilim-kurgu-filmi-the-tomorrow-war-aslinda-neyi-anlatiyor-780x439.png[/RESIM]Bu filmden en çok da Matt Damon başrollü "Çin Seddi" filmindeki tadı aldım diyebilirim.  Özet: En başta da söylediğim gibi, film çok hızlı akıyor, birçok mantık hatasını ve klişeyi de beraberinde götürüyor fakat "istila" ve "zamanda yolculuk" konularını işleyerek bunları yapması, filmin seyir keyfini yükseltiyor. Film bence bu yüzden kötü'den "izlenebilir" seviyesine çıkıyor.  - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
19b
4
4 yıl
Pek Çok Kişi Tarafından Varlığı Bile Bilinmeyen, Alper Çağlar İmzalı Muhteşem Bir Film: Panzehir
Pek Çok Kişi Tarafından Varlığı Bile Bilinmeyen, Alper Çağlar İmzalı Muhteşem Bir Film: Panzehir
Bugün "Keşfettiklerim" köşeme, sizle tanıştırmak için sabırsızlandığım bir film ile geldim. Filmimiz, Börü ve Dağ gibi seri yapımların da yönetmeni olan Alper Çağlar'ın bir filmi. Hadi gelin şimdi sizi o filmle tanıştırayım!  Karşınızda, 10 kişiden 9'unun bilmediği nefis bir film; "Panzehir" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/31/90/pek-cok-kisi-tarafindan-varligi-bile-bilinmeyen-alper-caglar-imzali-muhtesem-bir-film-panzehir-780x439.jpg[/RESIM] "Peki Kaan nedir bu filmin olayı?" dediğinizi duyar gibiyim. Hemen anlatayım... Filmimiz, İstanbul'un yeraltı dünyasında yaşananları konu alıyor. Bir celladımız var. Yani büyük para babalarının kirli işlerini yaptırmak için eğitip, tuttuğu acımasız bir adam. Fakat bu adamımız, gün geliyor diyor ki "Benden bu kadar patron, ben kaçar..." ama işte işler öyle kolay olmuyor. Kodamanımız ki kendisi Cüneyt Arkın, adamımıza bir oyun çevirip onu büyük bir çaresizliğin ortasında bırakıyor. Adamımızın ise bu ortamdan kurtulabilmesi için tek yolu, İstanbul'un herkesçe tanınan dev babalarını bir gecede temizlemek.. Bana "Şimdiye kadar nasıl izlememişim..." dedirten bir film...  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/31/57/pek-cok-kisi-tarafindan-varligi-bile-bilinmeyen-alper-caglar-imzali-muhtesem-bir-film-panzehir-780x439.jpg[/RESIM] Filmin öyle bir atmosferi var ki, izlerken sürekli "Sin City" akla geliyor. Karanlık ve yağmurlu bir İstanbul, gülmeyen suratlar, birilerinin ölmesi için hazırlanan tezgahlar ve çerez gibi sıkılan kurşunlar... Oyuncu kadrosunda ise Emin Boztepe, Cüneyt Arkın, Emir Benderlioğlu, Kaan Urgancıoğlu, Levent Can ve Öykü Gürman gibi isimler var.  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/31/17/pek-cok-kisi-tarafindan-varligi-bile-bilinmeyen-alper-caglar-imzali-muhtesem-bir-film-panzehir-780x439.jpg[/RESIM] Özellikle asıl adamımızı oynayan "Emin Boztepe" büyük bir alkışı hak ediyor! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/31/51/pek-cok-kisi-tarafindan-varligi-bile-bilinmeyen-alper-caglar-imzali-muhtesem-bir-film-panzehir-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/31/64/pek-cok-kisi-tarafindan-varligi-bile-bilinmeyen-alper-caglar-imzali-muhtesem-bir-film-panzehir-780x439.jpg[/RESIM] Eminim siz de bu ismi bir yerlerden duymuşsunuzdur... Evet. Kendisi dünyaca ünlü bir dövüş sporu üstadı. Fakat oyunculuk konusunda da bir o kadar iyi. Hele bu film için tam anlamıyla biçilmiş kaftan. Sert mizacı, iri yapılı görüntüsü, fakat bu görüntünün altında bir yerlerde var olan temiz kalbi... Hepsi Emin Boztepe'ye cuk oturmuş Durun bir sürpriz daha var!  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/31/92/pek-cok-kisi-tarafindan-varligi-bile-bilinmeyen-alper-caglar-imzali-muhtesem-bir-film-panzehir-780x439.jpg[/RESIM] Adamımız, 1 gecede vurdulu kırdılı işlere girişirken bir de yanında aslında orada olmaması gereken bir adam ile yoldaşlık yapıyor. Ve bilin bakalım o isim kim... Ben söyleyeyim. Börü dizi müziğinde de "Yanmış İçinden" şarkısıyla sesini duyduğumuz grup Adamlar'ın vokalisti Tolga Akdoğan... Filmin ilk yarısında "Ben bu adamı bir yerlerden tanıyorum ama..." diye mırıldandım ve sonra bulup şaşırdım. Meğer severek dinlediğimiz bu güzel adamda keyifli de bir oyunculuk varmış... Alper Çağlar sevdiği isimleri farklı projelerde bulundurmayı seviyor. Tıpkı Cem Yılmaz gibi...  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/31/67/pek-cok-kisi-tarafindan-varligi-bile-bilinmeyen-alper-caglar-imzali-muhtesem-bir-film-panzehir-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/31/63/pek-cok-kisi-tarafindan-varligi-bile-bilinmeyen-alper-caglar-imzali-muhtesem-bir-film-panzehir-780x439.jpg[/RESIM] Yani diyeceğim şu ki; Bırakın "Abi bizde neden böyle filmler yok" diye yakınmayı. Var, işte Panzehir buna en iyi örnek. Fakat denemesi bedava. Sorun etrafınızdakilere acaba kaç kişi biliyor... İyi projeleri duyuralım, onlara destek verelim ki devamı da gelsin. Yoksa kalitesiz filmler izlemekten heba olup gideceğiz. Umarım siz de bu filmi izlerken ve izledikten sonra benim tattığım heyecan ve keyfi tadarsınız. Türk sineması çok zayıf diyenlere de bu ve bunun gibi filmleri gösterirsiniz.  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/31/20/pek-cok-kisi-tarafindan-varligi-bile-bilinmeyen-alper-caglar-imzali-muhtesem-bir-film-panzehir-780x439.jpg[/RESIM] ●  Bu arada, tavsiye kısmında bu filmi de size tavsiye ettim. Oraya da şuraya tıklayarak ışınlanabilirsiniz.  ●  Yok "Ben başka film tavsiyesi isterim" derseniz de buraya tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz!  E hadi afiyet olsun!   
17b
0
8 yıl
İşi Gücü Bırakıp İzleyin! 2020 Yapımı Yeni Netflix Dizi Önerisi: "Kalifat" 
İşi Gücü Bırakıp İzleyin! 2020 Yapımı Yeni Netflix Dizi Önerisi: "Kalifat" 
Size burada son 1 ay içinde şu ve şu olmak üzere 2 nefis Netflix dizi tavsiyesi sunmuştum. Bildiğiniz gibi izlediğim ve başarılı bulduğum Netflix filmlerini sizlere şu kategorimde tavsiye ediyorum fakat iyi bir Netflix dizisi maalesef sürekli çıkmıyor... Fakat dün gece beni uykumdan fedakarlık ettirecek kadar peşinden sürüklemeyi başaran bir Netflix dizisi ile karşılaştım. "Kalifat" ismindeki bu Netflix dizisi beni öylesine yakaladı ki, hemen size tavsiye etmek için kolları sıvadım.  The Platform Filmi Benzeri Film Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► Öncelikle bu içeriğe yolunuz "Kalifat izle" gibi bir arama sonucu düştüyse sizi hemen şuraya alalım çünkü burada aradığınızı bulamayacaksınız. Fakat eğer "Kalifat dizi konusu", "Kalifat dizisi nasıl?" gibi aramalar sonucu yolunuz buraya düştüyse kesinlikle doğru yerdesiniz. Hadi gelin şimdi Netflix dizi önerisi "Kalifat"a birlikte göz atalım.  Öncelikle nedir bu Netflix yapımı "Kalifat" dizisinin konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/179/91/isi-gucu-birakip-izleyin-2020-yapimi-yeni-netflix-dizi-onerisi-kalifat-780x439.png[/RESIM]Dizi, 2 farklı dünyada yaşananları konu alıyor. Kendimizi birden Suriye'de şeriatın ortasında bulurken, bir sonraki sahnede İsveç'te bulabiliyoruz. İsveç'te yaşayan birkaç gencin, ışid tarafından beyinlerinin nasıl yıkandığını ve bir yandan da, Suriye'nin tam göbeğinde bebeği ile yaşam mücadelesi veren bir annenin yaşadıklarına şahit oluyoruz. Dizi bize iki farklı pencereyi gösteriyor ve bir polis ile de bu 2 farklı dünyayı birbirine bağlayarak olayları sağlam birer zemine oturtmayı başarıyor. Işid terör örgütünü ve gencecik insanların bu örgüte katılmaları için nasıl kandırıldıklarını izliyoruz dizide. Hatta öyle çarpıcı bir şekilde izliyoruz ki, bazen sanki o çıkmazda kalan "anne" yerine kendimizi koyuyoruz ve nefes almaya çalışıyoruz... İşte Kalifat, böylesine olayları konu alan bir Netflix dizisi.  Dizide bolca "Türkiye" ve başrolde de bir Türk var; "Gizem Erdoğan"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/179/89/isi-gucu-birakip-izleyin-2020-yapimi-yeni-netflix-dizi-onerisi-kalifat-780x439.png[/RESIM]Dizinin daha ilk bölümlerinde Türkiye'de bir bombanın patladığına şahit olacaksınız. Dizide genel olarak birçok kez de Türkiye geçiyor. Tüm bunların yanında dizimizin başrolünde İsveç doğumlu olan bir Türk var. 32 yaşındaki "Gizem Erdoğan" dizimizdeki çaresiz anneyi, "Pervin" karakterine hayat veriyor. Fakat nasıl hayat vermek. Tam anlamıyla izleyiciye o gerilimi, çaresizliği ve bir kadının cesaretini yansıtıyor. Kendisinin henüz 1 projesini izlemiş olmama rağmen oyunculuğunu çok beğendim. Umarım daha farklı yapımlarda da görürüz.  8 bölüm su gibi akıyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/179/19/isi-gucu-birakip-izleyin-2020-yapimi-yeni-netflix-dizi-onerisi-kalifat-780x439.png[/RESIM]Dizi oldukça sürükleyici. Yaşananlar gerçek olaylara dayandığı için hep bir sonraki sahneyi merak ederek izliyorsunuz. İşte beni gecenin yarısında uyutmadan 8 bölümü de bir seferde izlememe sebep olan şey de tam olarak buydu. Fazla gerçek çünkü. Orta Doğu, Işid... Tüm bunları haberlerden görürken birden kendimizi bir Işid evinde buluyoruz ve dizi bize tüm bu süreci çarpıcı bir şekilde gösteriyor.  Kalifat dizisi fragmanına ve kelime anlamına da hemen aşağıdan göz atabilirsiniz...[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=d11U7VTDFn0[/VIDEO] "Kalifat" kelimesi ise "Hilafet" anlamına geliyor.   NOT: Bu dizi uzun zamandır izlediğim en sürükleyici ve en gerçek dizi oldu benim için. Eğer bu konulara pek ilginiz yoksa (ki olmalı) size çok çekici gelmeyebilir, fakat biraz olsun "gerçek" bir şeyler izlemek istiyorsanız mutlaka zaman ayırın ve bu diziyi izleyin derim.  Diziyi İzle ► ● Bu arada aşağıdaki butona tıklayarak da modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
33b
3
6 yıl
7 Yüz: Birçok Kişinin Gözden Kaçırdığı Nefis BLU TV Dizisi!
7 Yüz: Birçok Kişinin Gözden Kaçırdığı Nefis BLU TV Dizisi!
Birçoğunuz "Ooo Kaan yeni bir iş birliği demek..." diye iç geçiriyor başlığı okuyunca biliyorum fakat değil. Gerçekten değil... Blu TV imzalı 7 Yüz dizisini daha önce duymuş muydunuz bilmiyorum fakat eğer bu içeriğe yolunuz düştüyse muhtemelen "7 yüz dizisi konusu" veya "7 yüz dizisi izlenir mi" gibi aramalar yapmışsınız demektir. Haberler güzel, çünkü bugün burada sizlere Blu tv yapımı 7 yüz dizisi hakkında bazı bilgiler vereceğim. Yani aradığınızı bulacaksınız. En İyi 12 Dizi Tavsiyesi! ►  Hadi gelin şimdi BLU TV'de izlenebilen ve kadrosunda Damla Sönmez, Belçim Bilgin, Melisa Sözen, Ekin Koç ve Genco Erkal'ın da yer aldığı 7 yüz dizisine şöyle bir yakından bakalım ve konusu, bölüm uzunlukları ve en önemlisi de izlenebilirliği nasılmış birlikte görelim! Öncelikle; "Bunca yıldır nasıl kaçırmışım!" dediğim bir dizi oldu 7 Yüz...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/275/7/7-yuz-bircok-kisinin-gozden-kacirdigi-nefis-blu-tv-dizisi-780x439.png[/RESIM]Blu TV ücretli bir platform, fakat pek çok içeriği gerçekten platforma verilen ücretin karşılığını fazlasıyla veriyor. 7 Yüz dizisi de bu platformda keşfettiğim en güzel şeylerden biri oldu. 2017 yılında yayınlanan dizi hakkında çok küçük birkaç bilgim vardı fakat nedense 2022'ye kadar bir şekilde hep es geçmiştim. Diziyi az önce bitirdim ve "neden bu diziyi izlemeyi yıllardır erteledim.." diye kendime kızdım diyebilirim. Dizi, her bölümünde de farklı bir hikayeyi konu alıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/275/49/7-yuz-bircok-kisinin-gozden-kacirdigi-nefis-blu-tv-dizisi-780x439.png[/RESIM]Toplamda 7 bölümden oluşan dizi, her bölümünde de farklı bir konuyu ve farklı insan hikayelerini işliyor. Dünyaca ünlü dizi Black Mirror alışkanlığımızdan olsa gerek, son yıllarda bu tür bölümleri birbirinden %90 oranında bağımsız diziler fazlasıyla revaçta. 7 Yüz de onlardan biri. Hadi gelin size bölümlerden kısaca bahsedeyim; 1. Bölüm: Büyük Günahlar[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/275/38/7-yuz-bircok-kisinin-gozden-kacirdigi-nefis-blu-tv-dizisi-780x439.png[/RESIM]Bu bölümde, hep birlikte partileyen bir grup insanın, gecenin ilerleyen saatlerine doğru oynadığı "Hadi herkes bir sırrını anlatsın!" oyunuyla ortaya çıkanları izliyoruz. Çok kasvetli, yer yer şaşırtmacalı ve bolca hüzünlü. Dizide beni en çok yakalayan 2 bölümden biri bu. Tabi bunda başroldeki Cem Davran oyunculuğunun da payı büyük. Sinan Tuzcu ve Merve Dizdar da diğer rolleri paylaşıyor. ★ Bu bölüm bir film olsaydı puanım: 8.2 2. Bölüm: Prosedür[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/275/89/7-yuz-bircok-kisinin-gozden-kacirdigi-nefis-blu-tv-dizisi-780x439.png[/RESIM]Bu bölüm ise tamamen aşk ve ilişkiler üzerine kurulu. Prosedür ismindeki ilginç bir tıbbi yöntemle de karşılaştığımız bu bölüm, Engin Hepileri ve Melisa Sözen başrollerinde ilerliyor. ★ Bu bölüm bir film olsaydı puanım: 6.9 3. Bölüm: Hayatın Müziği[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/275/16/7-yuz-bircok-kisinin-gozden-kacirdigi-nefis-blu-tv-dizisi-780x439.png[/RESIM]Bu bölümdeyse özgüven sorunu yaşayan, akıllı bir yazarı izliyoruz. Sosyal hayatının yanında iş hayatında da hiçbir girişken hareketi olmayan, silik bir karakterin, başladığı bir tedaviyle yakaladığı ivmeyi görüyoruz. Başroldeyse Damla Sönmez'i izliyoruz. Ha bu arada siz izledikten sonra uğraşmayın diye yazayım; Damla Sönmez boyu 1,62... ★ Bu bölüm bir film olsaydı puanım: 6.5 4. Bölüm: Eşitlik[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/275/53/7-yuz-bircok-kisinin-gozden-kacirdigi-nefis-blu-tv-dizisi-780x439.png[/RESIM]Bu bölüm ise +18 görüntüsü yayınlanan bir insanın yaşadıklarını ve sonrasındaki süreci bizlere aktarıyor. Günümüz dünyasında pek çok kişinin başına gelebilecek bu kötü hadise sonrasında birbirini seven 2 kişinin yaşadıklarını görüyoruz. ★ Bu bölüm bir film olsaydı puanım: 6.7 5. Bölüm: Refakatçiler[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/275/10/7-yuz-bircok-kisinin-gozden-kacirdigi-nefis-blu-tv-dizisi-780x439.png[/RESIM]Bu bölüm diğerlerine nazaran biraz daha ağır ilerlese de başroldeki usta isimler Genco Erkal ve Tilbe Saran sayesinde izleyeni sürükleyip gidiyor. Eşini 6 yıl önce kaybetmiş olan yaşlı bir amcanın, hastalıkların pençesinde, bir başına yaşadıklarını izliyoruz. Hasta kalpler için çok hüzünlü olan bu bölüm, beni epey hüzünlendirmeyi başardı. ★ Bu bölüm bir film olsaydı puanım: 8.1 6. Bölüm: Karşılaşmalar[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/275/1/7-yuz-bircok-kisinin-gozden-kacirdigi-nefis-blu-tv-dizisi-780x439.png[/RESIM]Bu bölümdeyse yeni bir eve taşınan bir çift, bir araya gelmeden önceki hayatlarında kaç kez aynı konumda olduklarını gösteren bir uygulama keşfediyorlar ve bölüm de bunun üzerinden gizemli bir şekilde ilerliyor. Üzücüdür Belçim Bilgin oyunculuğu bana hep donuk geliyor, belki de biraz da bu yüzden olacak, bu bölüm beni pek yakalayamadı. ★ Bu bölüm bir film olsaydı puanım: 6.1 7. Bölüm: Biyolojik Saat[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/275/69/7-yuz-bircok-kisinin-gozden-kacirdigi-nefis-blu-tv-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizimizin son bölümündeyse yakışıklı ve her gece başka biriyle uyanan kazanova bir adamın yaşadıklarını izliyoruz. Başroldeki Dolunay Soysert oyunculuğu sayesinde bölüm, mini bir dizi kıvamına geliyor ve gayet de kendini izletebiliyor. ★ Bu bölüm bir film olsaydı puanım: 6.7 Özet: İşin özü, Blu TV'deki 7 Yüz isimli bu dizi, yakın zamanda izlediğim en başarılı, en bizden işlerden biri. Eğer siz de benim gibi yıllardır bu diziyi bir şekilde gözden kaçırmışsanız hemen bir şans verin derim... Şans verin ve ortamlarda dillendirin ki böyle başarılı işlerin sayısı artsın. - - - - - [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
23b
1
4 yıl
Beyin Yakan Filmler! İzlerken Beyninizin Yanacağı 17 İyi Film Önerisi!
Beyin Yakan Filmler! İzlerken Beyninizin Yanacağı 17 İyi Film Önerisi!
Çoğumuz, izlediğimiz filmin ters köşeler ve hiç tahmin edemeyeceğimiz hamleler ile bizi şaşırtmasını bekliyoruz. Çünkü bunu seviyoruz. Bir şeyleri tahmin etmeye çalışmak, bulmacalar çözmek ve şaşırmak, bir film izlerken en çok karşılaşmak istediğimiz şeyler. İşte beyin yakan filmler de bize tam olarak bunu veriyor. Bazı filmlerin senaryoları o kadar zekice hazırlanıyor ki, film izleyen herkesin beynini yakmayı başarıyor. Ben de bugün sizlere, "Beynimi Yaksın" kategorimden seçtiğim en iyi beyin yakan film önerileri ile nefis bir liste hazırlamak istedim.  Bittiğinde "Oha!" Diyeceğiniz Filmler İçin Tıklayın! ► Beyin yakan film önerileri deyince aklınıza hemen "Inception" veya "Predestination" filmi gelmiş olabilir fakat bu beyin yakan film önerileri listemizde, bu tarz çok bilindiğini düşündüğüm beyin yakan filmlere yer vermek istemedim. Birazdan göreceğiniz beyin yakan film tavsiyelerinin her biri de senaryoları ve kurguları ile beyninizi gerçekten yakmaya aday... Hadi gelin şimdi o tavsiyelere birlikte göz atalım!  1. İlk filmimiz "Frequency"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/161/98/beyin-yakan-filmler-izlerken-beyninizin-yanacagi-17-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]"Peki Kaan bu filmin konusu ne? IMDb puanı, izleyenlerin yorumları nasıl?" diyenler hemen aşağıdaki butona tıklayabilir.  Filme Git ►  2. "Room"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/161/53/beyin-yakan-filmler-izlerken-beyninizin-yanacagi-17-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]2019'un son aylarında çıkan bu film, benden tam puan almayı başardı. Beyin yakan çılgın konusuyla bu listede olmayı hak etti... Kaçırmayın. Filme Git ►  3. "Durante la Tormenta"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/161/36/beyin-yakan-filmler-izlerken-beyninizin-yanacagi-17-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Netflix yapımı bu beyin yakan tavsiyem ise fırtınalı bir gecede yaşanan kafa karıştırıcı olayları konu alıyor. Filme Git ►  4. "Mindscape"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/161/31/beyin-yakan-filmler-izlerken-beyninizin-yanacagi-17-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bir bellek dedektifinin yaşadığı beyin yakan olayları izleyeceksiniz.  Filme Git ►   5. "Enter Nowhere"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/93/66/8-tavsiye-ile-zekice-yazilan-senaryolariyla-beyin-yakan-en-iyi-filmler-780x439.png[/RESIM]Bütçesi çok düşük olmasına rağmen etkisi epey büyük olan bu filme mutlaka bir şans verin derim. Filme Git ►   6. "Open Grave"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/161/52/beyin-yakan-filmler-izlerken-beyninizin-yanacagi-17-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bu tavsiyemde ise aradığınızı bulacağınızdan emin olabilirsiniz... Mutlaka izleyin!  Filme Git ►   7. "Time Lapse"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/161/35/beyin-yakan-filmler-izlerken-beyninizin-yanacagi-17-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Çok ilginç bir fotoğraf makinesi ve birkaç genç... Bu filmi izleyin!  Filme Git ►   8. "Moon"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/161/66/beyin-yakan-filmler-izlerken-beyninizin-yanacagi-17-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Ay'ın yüzeyinde görev yapan bir astronotun yaşadıklarına şahit olacaksınız... İzlemediyseniz, mutlaka listenize alın derim. Filme Git ►  9. "Cube"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/161/22/beyin-yakan-filmler-izlerken-beyninizin-yanacagi-17-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Şöyle beyin yakan bilmecelere ne dersiniz? Eğer bu sizi de heyecanlandırdıysa bu film tam sizlik! Filme Git ►  10. "Los Cronocrimenes"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/93/99/8-tavsiye-ile-zekice-yazilan-senaryolariyla-beyin-yakan-en-iyi-filmler-780x439.png[/RESIM]İspanyol filmleri ile aranız nasıl? Ben hastasıyım. Ve bu filmi şiddetle tavsiye ediyorum. Filme Git ►  11. "The Invisible Guest"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/161/45/beyin-yakan-filmler-izlerken-beyninizin-yanacagi-17-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Yine bir İspanyol sineması ve yine muhteşem bir senaryo... İzlediğiniz en iyi filmler listesine girecek... "Kaan demişti" dersiniz. Filme Git ►  12. "Coherence"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/161/58/beyin-yakan-filmler-izlerken-beyninizin-yanacagi-17-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Paralel evrenler konusuna ilginiz var mı? Eğer bir tutam bir şeyler biliyorsunuz, bu film sizi çok heycanlandıracak! Filme Git ►  13. "The Thirteenth Floor"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/161/72/beyin-yakan-filmler-izlerken-beyninizin-yanacagi-17-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bu filmden Matrix tadı alacaksınız... Mutlaka izleyin. Filme Git ►  14. "Cui Mian da Shi"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/161/42/beyin-yakan-filmler-izlerken-beyninizin-yanacagi-17-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]İlk 10 dakikasında film sizi çekecek ve peşinden sürükleyecek... Koşun! Filme Git ►  15. "Exam"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/161/1/beyin-yakan-filmler-izlerken-beyninizin-yanacagi-17-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bir oda, birkaç insan ve bazı bilmeceler... Mutlaka izlemeniz gereken yapımlardan. Filme Git ►  16. "Triangle"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/93/35/8-tavsiye-ile-zekice-yazilan-senaryolariyla-beyin-yakan-en-iyi-filmler-780x439.jpg[/RESIM]Beyninizden alevler çıksın istiyorsanız bu filme bir şans verin derim. Başaracaktır... Filme Git ►  17. "Marrowbone"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/161/83/beyin-yakan-filmler-izlerken-beyninizin-yanacagi-17-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Ve karşınızda kaanintavsiyesi.com'un en çok tıklanan filmi! İlk yarısı biraz durgun olabilir fakat mutlaka ama mutlaka bu filmi sonuna kadar izleyin derim. İzlediğim günden beri aklımdan hiç çıkmayan bir film bu... Tadını çıkarın!  Filme Git ►  Bonus: "K-PAX"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/161/3/beyin-yakan-filmler-izlerken-beyninizin-yanacagi-17-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Uzaylı olduğunu söyleyen tuhaf görünümlü bir adam... Peki ya sizce? İzleyin ve karar verin; Bu adam uzaylı mı, yoksa bir insan mı... Kafanız çok karışacak! Filme Git ►  ● E bunlar da kesmediyse, hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
83b
0
6 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
18b
0
8 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.