The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!

27 Mart 2022
22b
2 Yorum
The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!

Netflix, BluTV ve Amazon Prime falan derken neredeyse bu platformlar dışında diziler izlemeyi unuttuk. İşte "The Terror" de bu gerçeği tokat gibi yüzüme çarpan bir dizi oldu. İzlemeden önce hemen kolları sıvayıp the terror konusu, the terror korku mu ve terror dizisi izlenir mi gibi Google aramaları yaptığım bu dizi, beni sonunda mutlu etmeyi başardı.

12 İyi Yabancı Dizi Tavsiyesi! ► 

Muhtemelen birçok kişi de hemen Google'a girip bu aramaları yapmış ya da yakında yapacaktır. Çünkü The Terror pek bilinen bir dizi değil. Bunun nedeni de hemen yukarıda söylediğim gibi popüler platformların dışında bir yapım olduğu için maalesef. Hadi gelin şimdi size the terror dizisi hakkında izlemeden göz atmanızı istediğim o dikkat çekici bilgilerden vereyim ve şöyle kısaca diziden bir bahsedeyim... Hadi!

Yorumuma geçmeden önce; Nedir bu The Terror dizisinin konusu? ona bakalım...

The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!
The Terror, gerçek, yaşanmış bir konuyu işleyen bir dizi. Dizi, 1840'lı yıllarda Kuzey Kutbu'na doğru yeni bir rota arayışına çıkan Erebus ve Terror adlı 2 geminin hikayesini konu alıyor. Fakat asla geri dönemeyen bu 2 büyük gemiden biri 2014, diğeri de 2016 yılında bulundu. Ünlü yazar Dan Simmons da 2007 yılında bu konuyla ilgili bir roman yazdı. İşte The Terror dizisi de günümüzden çok önce yaşanan bu trajik olayı bize aktarıyor.

Biraz korku, bolca gizem ve kasvetli bir atmosfer...

The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!
Dizi, yukarıda bahsettiğim 2 geminin içindeki onlarca mürettebatın yaşadıklarını öyle gerçek, öyle gizemli ve ürkütücü bir şekilde konu alıyor ki, güneşin doğmadığı, her yerin buzla kaplandığı, izlerken bile nezle olabileceğiniz bir ortamı bize müthiş bir şekilde yansıtıyor.

İzlerken grip olabilirsiniz!

The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!
Dizinin ortamı öyle soğuk ve öyle kasvetli ki, izleyeni daha ilk bölümden etkilemeyi başarıyor. Sürekli olarak "Ben olsam ne yapardım?" deyip kendinizi oradaki insanların yerine koymaya çalışıyorsunuz. Bir süre sonra kendinizi öyle kaptırıyorsunuz ki, evde otururken dışarıda buz gibi bir kar fırtınası olduğunu hayal etmeye başlıyorsunuz... Şöyle iyi bir bitki çayıyla izleyin derim, grip olmayın şimdi durup dururken...

Tam 129 kişinin, buzullarda verdiği mücadeleyi izliyoruz...

The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!
Dizi, gemilerin enkazında yapılan araştırmalar sonucunda çekildiği için, izlediğiniz tüm detaylar aslında gerçek hikayeyi yansıtıyor. Ne görüyorsanız gerçekten de onun olmuş ihtimali %80'in üzerinde. Tam 129 kişi, buz gibi bir havada ne yer, ne içer, nasıl uyur, nasıl ısınır... işte tüm bu soruların cevaplarıyla baş başa kalıyoruz dizi boyunca. Üstelik bu kadar da değil, bazı gizemli olaylar da bu açıklanamayan gerçek hikaye için "Acaba böyle olmuş olabilir mi?" diye bakılmasını sağlıyor.

- - - - - - 

Özet: Korkudan çok ürkütücü bir dizi The Terror. Psikolojik olarak izleyenini çok fazla etkiliyor. İzleyicisini bu denli içine almayı başaran dizi çok az diyebilirim. Üstelik oyunculuklar da gerçekten çok başarılı. 1 sahnede diyaloğu olan adam bile çok iyi bir oyuncu yani öyle düşünün... İşin özü, eğer bu türü seviyor ve kendinizi kasvetli bir atmosfere girmeye hazır hissediyorsanız bu diziyi kaçırmayın derim.

- - - - - - 

• The Terror dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi AMC yapımı, bu yüzden Netflix'te yok.

• The Terror dizisi gerçek mi? Evet dizi yıllar önce yaşanan olayları konu alıyor. Eğer konu hakkında biraz araştırma yaparsanız dizinin gerçek bir olayı işlediğini görebilirsiniz. 

• The Terror kaç bölüm? Kaç sezon? Dizinin ilk sezonu 10 bölüm ve her bir bölüm ortalama 40-60 dakikadan oluşuyor. Yine dizinin 2. sezonu da mevcut.

The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!

Modunu Seç ►

The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!

listesine yorum yap!
Arnie N.
Arnie N.
22 Eylül 2022
Çaylak
Revenant, Hateful Eight gibi filmleri seviyorsanız bu dizinin 1. sezonunu kesin izleyin. Herkese hitap etmez ama türünü seven için nadide bir dizi. Ben çok sevdim ve kesinlikle tavsiye ediyorum.
Alime T.
Alime T.
03 Nisan 2022
Biraz İngilizler aslında 'biz iyi insanlarız kimseyi kasıtlı öldürmedik' demeye çalıştıysa da insanın aç gözlülüğünü anlatan iyi bir dizi olmuşi, oyuncular süper.
the terror konusuthe terror nasıl bir dizithe terror gerçek mithe terror izlenir mithe terror dizi konusuthe terror dizisi hikayesigüncel dizi tavsiyelerikorku dizilerigerilim dizileri
EN AKTİF ÜYELER
Death's Game: ACAYİP Bir KORE Dizisi Bu!
Death's Game: ACAYİP Bir KORE Dizisi Bu!
Dünya genelinde neredeyse her gün en az 1 yeni dizi yayınlanıyor. Bu istatistik çok çarpıcı olsa da maalesef bu bolluğun biz izleyiciler için pek bir anlamı yok, çünkü yayınlanan çoğu yabancı dizi, izleyip beğendiğimiz tüm o iyi dizilere çok uzak. İşte ben de tam da bu yüzden yeni dizileri sizin için takip ediyor ve hangi platformda yayınlanıyorsa gidip hemen bulup izliyorum. Death's Game de bu dizilerden biriydi ve nihayet izleyebildim ve bugün buradayız. Bugün size KORE imzalı acayip bir diziyi, yani Death's Game dizisini anlatmak, hiç lafı uzatmadan bu dizi izlenir mi? İyi mi kötü mü? gibi sorularınıza cevaplar vermek ve sizi, bu diziyle buluşturmak istiyorum... E hadi gelin! Yorumumdan önce gelin Death's Game dizisi konusuna bakalım![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/340/52/death-s-game-acayip-bir-kore-dizisi-bu-780x439.png[/RESIM]Death's Game dizisi, bence dizi sektöründe son yıllardaki en farklı konuyu işliyor. Kore imzalı bu yeni dizi, hayatın zorluklarıyla başa çıkamayan bir gencin, intih*rı düşünmeye başlamasını ve sonrasında başına gelen fantastik ve etkileyici olaylar zincirini konu alıyor.. Adamımız birden ölüme çok yaklaşıyor ve işte gittikçe duygu yükü ağır basan bir hikaye de böylece başlıyor. ACAYİP bir dizi bu! Nedenini anlatayım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/340/3/death-s-game-acayip-bir-kore-dizisi-bu-780x439.png[/RESIM]Dizi o kadar sürükleyici ki, bir oturuşta 1 bölüm izleyip kapatmak bence ‘imkansız’.. Hem fantastik olaylı, hem aşklı, hem bol aksiyonlu, hem de TAŞ gibi bi hikayeli nefis bi dizi bu. KORE; sinemasına devlet kasasından yıllardır öyle büyük bütçeler ayırıyor ki, Parasite, Squid Game ve daha pek çok sağlam yapım ile hem kendi kültürünü, hem de kendi ürünlerini tüm dünyaya yaymayı başarıyor. İşte bu dizi de bunun en iyi örneklerinden biri. "Kaan demişti.." dersiniz[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/340/20/death-s-game-acayip-bir-kore-dizisi-bu-780x439.png[/RESIM]Uzun zamandır “duygu” olarak beni bu kadar etkileyen bi dizi daha izlediğimi hatırlamıyorum… Muhtemelen yakın zamanda sağda solda bolca göreceğiniz bu yapımı kaçırmayın derim.. “Kaan demişti” dersiniz. - - - - - -  Özet: Ben bu diziyi gerçekten sevdim. Eğer şöyle hem fantastik, hem de duygu açısından yoğun, sağlam bir dizi arıyorsanız bence bu dizi kesinlikle izlenecek diziler listenizin ilk 3 sırasından birinde olmalı.. Bu tür etkileyici diziler çok rastladığımız yapımlar değil, sadece bu yüzden bile bu 'farklı' senaryoya göz atmak ve desteklemek gerek diye düşünüyorum. Kore'lilerin 'ölüm' konusuna bakış açıları gerçekten çok farklı... Mutlaka bir şans verin derim. Bahsetmek istediğimi anlayacağınıza eminim. - - - - - -  • Death's Game dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi Amazon Prime Video yapımı, bu yüzden Netflix'te yok. • Dizi kaç bölüm? Kaç sezon? Dizinin ilk sezonu 8 bölümden oluşuyor. Bölümler ortalama 40-50 dakikadan oluşuyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
42b
6
2 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
19b
0
8 yıl
Aşk 101 Dizisinden "Ah Gençlik" Dedirten Çiçek Gibi 8 Replik!
Aşk 101 Dizisinden "Ah Gençlik" Dedirten Çiçek Gibi 8 Replik!
Netflix'in yeni dizisi Aşk 101'i günler önce şurada sizlere tavsiye etmiş, dizide beğendiklerimi ve "Neden izlenir?" sorusunun cevabını sizlere yazmıştım. Hatta hızımı da alamayıp, şu içerikte de Aşk 101 dizisi oyuncularını sizlere tanıtmış, Instagram takipçilerine kadar tek tek derlemiştim. Fakat diziyi bitirdikten sonra bir de geride kalan repliklerine göz atayım diye "Aşk 101 dizi replikleri" şeklinde bir arama yaptım fakat bir de ne göreyim? Aşk 101 replikleri hakkında neredeyse hiçbir şey yazılıp çizilmemiş.  Nefis Netflix Filmi Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► E hal böyle olunca da sıvadım kolları ve size birbirinden keyifli Aşk 101 dizisi replikleri hazırladım. Bu repliklerden bazıları hayata dair olsa da, pek çoğu her insanın lise evresinde yaşadığı ikilemleri, mücadeleleri ve içinde bulunduğu durumları konu alıyor. Hadi gelin şimdi Aşk 101 dizisi repliklerine şöyle birlikte bir göz atalım!  1. İlk repliğimiz, dizinin de temel aldığı konulardan biri olan "farklılık" üzerine...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/186/39/ask-101-dizisinden-ah-genclik-dedirten-cicek-gibi-8-replik-780x439.png[/RESIM]Kemal ile Sinan'ın arasındaki bu bağ, gerçekten izlemesi güzel, seyir keyfi yüksek bir bağ.  2. Ah Işık...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/186/55/ask-101-dizisinden-ah-genclik-dedirten-cicek-gibi-8-replik-780x439.png[/RESIM]Naif, dürüst, güzel ve gerçek bir dost. Bu kızı üzmeyin... 3. Aşk konusunu Osman'dan dinleyelim[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/186/77/ask-101-dizisinden-ah-genclik-dedirten-cicek-gibi-8-replik-780x439.png[/RESIM][RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/186/52/ask-101-dizisinden-ah-genclik-dedirten-cicek-gibi-8-replik-780x439.png[/RESIM]Osman karakterini o kadar beğendim ki, üzerine ayrı bir dizi yapılabileceğini düşünüyorum. 4. Sinan'dan Aşk ve Zaaf bağlantısı...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/186/89/ask-101-dizisinden-ah-genclik-dedirten-cicek-gibi-8-replik-780x439.png[/RESIM][RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/186/66/ask-101-dizisinden-ah-genclik-dedirten-cicek-gibi-8-replik-780x439.png[/RESIM]Sahi öyle midir? 5. Sıraya, sıradanlığa uymadan kendisi olarak yaşamaya çalışanlara...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/186/92/ask-101-dizisinden-ah-genclik-dedirten-cicek-gibi-8-replik-780x439.png[/RESIM]Farklı olmak zordur. Dikkat çekici bakışlar, fısır fısır konuşmaların sonu hep sana çıkar. Mücadele etmek zorundasındır. Bunu herkes kaldıramaz. Bir süre sonra rahatsız etmemeye başlar, işte o zaman, tamamsındır. 6. "Numarasız..."[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/186/69/ask-101-dizisinden-ah-genclik-dedirten-cicek-gibi-8-replik-780x439.png[/RESIM]Çok güzel bir replikti bu. Sinan, arkadaşlarına Kemal hocayı anlatırken böyle demişti; "Göründüğü gibi olan bir adam... Numarasız..." 7. Aşk![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/186/53/ask-101-dizisinden-ah-genclik-dedirten-cicek-gibi-8-replik-780x439.png[/RESIM]Aşktan önce umutsuz bir vaka idi, sonrasında yüzüne renk geldi. İşte öyle şaşkına çevirirler adamı aslanım. 8. Mücadele...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/186/50/ask-101-dizisinden-ah-genclik-dedirten-cicek-gibi-8-replik-780x439.png[/RESIM]Bu ikilinin aşkı, gerçekten çok güzel bir aşk. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
40b
0
6 yıl
Engelli Bireyleri ve Onların Yaşadıklarını Konu Alan 6 Etkileyici Film Önerisi!
Engelli Bireyleri ve Onların Yaşadıklarını Konu Alan 6 Etkileyici Film Önerisi!
"Hepimiz birer engelli adayıyız"... Evet, "Engellileri Konu Alan Filmler" temalı bu listeme, hepimizin farkında olması gereken bu 4 kelimelik cümle ile başlamak istedim. Şu an bu cümlelerimi hiçbir engeliniz olmadan okuyor olabilirsiniz, tıpkı şu an benim bu cümleleri sizlere yazarken olduğum gibi. Fakat siz, ben, biz, eşimiz, dostumuz, komşumuz, herkes birer engelli adayıdır. İşte ben de bu gerçeğin daha çok farkında olabilmemiz ve engelli bireyleri daha iyi anlayabilmemiz için sizlere engellileri konu alan film önerileri yapmak istedim. Bu engellileri konu alan film önerileri, sizi tamamen içine çekecek ve yer yer duygu dolu anlar yaşamanıza neden olacak. Umuyorum ki bu engelli filmi önerileri sayesinde hayata ve bu güzel yürekli insanlara karşı bakışınız biraz olsun değişir.  Gerçek Kişi ve Olayları Konu Alan Film Tavsiyeleri İçin Tıkla ► Hadi gelin şimdi engelli bireyleri konu alan film önerilerine birlikte göz atalım.  1. Listemin ilk sırasında "Intouchables" filmi bulunuyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/104/74/engelli-bireyleri-ve-onlarin-yasadiklarini-konu-alan-6-etkileyici-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]"En iyi filmler" listemde ilk 10'da olan bu filmi mutlaka izlemelisiniz. "Kaan bu filmin konusu ne? İzleyenlerin yorumu, IMDB puanı nasıl?" diyenler hemen aşağıdaki butonu tıklasınlar.  Filme Git ► 2. "Me Before You" ise engelleri aşan bir başka film tavsiyem[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/104/15/engelli-bireyleri-ve-onlarin-yasadiklarini-konu-alan-6-etkileyici-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bir kaza sonucu felç kalan varlıklı bir adamın yaşadıklarını konu alan bu filmi de mutlaka izlemelisiniz. İlginçtir, sosyal medyada 1 yıl içinde farklı zamanlarda 3 kişiden "Kaan, engelli adama bakan kadın filmi vardı adı neydi?" sorusunu aldım ve cevap olarak bu filmi verdim. Bu film gerçekten güzel fakat izleyenler isminin biraz filmi hafiflettiğinden bahsediyor.  Filme Git ► 3. "You Are Not You" ise sıradaki diğer tavsiyem oluyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/104/12/engelli-bireyleri-ve-onlarin-yasadiklarini-konu-alan-6-etkileyici-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Direkt olarak bir engel bulunmasa da film, ALS hastası olan birinin yaşadıklarını konu alıyor. Bu nedenle çok çarpıcı sahneler içeriyor. Filme Git ► 4. "Kaan hep mi yabancı, biz 'Engelli' konulu iyi filmler çekemiyor muyuz?" diyenler için geliyor; "Tamam mıyız?"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/104/64/engelli-bireyleri-ve-onlarin-yasadiklarini-konu-alan-6-etkileyici-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Herkese sık sık tavsiye ettiğim Çağan Irmak imzalı bu nefis film, bedensel engeli nedeniyle hayata küsen bir gencin yaşadıklarını konu alıyor. Dikkat yer yer ağlatır, söylemiş olayım.  Filme Git ► 5. Bir diğer filmimiz "Innocent Witness"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/104/70/engelli-bireyleri-ve-onlarin-yasadiklarini-konu-alan-6-etkileyici-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Otizmli bir çocuğun, bir cinayete tanıklık ettiği bu film de izlemeye değer. Otizmli kişilerin ne kadar zeki, akıllı ve her şeyin farkında olduğunu etkileyici bir şekilde gösteren bu filmi mutlaka izlemelisiniz.  Filme Git ► 6. Ve listemizin son filmi; "Black"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/104/91/engelli-bireyleri-ve-onlarin-yasadiklarini-konu-alan-6-etkileyici-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Gözlerinizi 1 dakikalığına kapatın ve dünyada milyonlarca insanın görme engelli olduğunu ve o şekilde yaşadığını düşünün. İşte bu film de tam olarak bunu konu alıyor. Göremeyen, konuşamayan ve duyamayan bir çocuğun yaşadıklarını aşırı duygu yüklü olarak izleyeceksiniz.  Filme Git ► BONUS: Diğerlerinden biraz farklı olarak şu nefis filme de göz atabilirsiniz; "Wonder"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/104/37/engelli-bireyleri-ve-onlarin-yasadiklarini-konu-alan-6-etkileyici-film-onerisi-780x439.jpeg[/RESIM]Yüzünde bir deformasyon bulunan bir çocuğun yaşadıklarını konu alan bu sıcak aile filmine de göz atabilirsiniz.  Filme Git ► Umarım bu filmleri izler, beğenir ve siz de başkalarına izlemeleri için tavsiye edersiniz. Bu süreçte sizden istediğim, izlediğiniz filmlere olumlu ya da olumsuz yorum bırakmanız. Kararsız olan kişiler sizin yorumlarınıza göre film izleyecek ya da izlemeyecektir. Bu nedenle, izlediğiniz filmlere yorumunuzu yazarak birçok kişiye yardımcı olabilirsiniz.  Bunun yanında "Ee Kaan yok mu başka film tavsiyelerin?" diyorsanız da aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi bulabilirsiniz.[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/69/82/2018-ve-2019-yapimi-6-sahane-netflix-film-onerisi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
45b
1
7 yıl
Boncuk Boncuk Terletme Etkili 6 Korku Gerilim Filmi Tavsiyesi!
Boncuk Boncuk Terletme Etkili 6 Korku Gerilim Filmi Tavsiyesi!
Biliyorsunuz burada izleyip, beğendiğim filmleri "Beynimi Yaksın", "Gerileyim" gibi kategoriler ile modunuza göre listeleyip size sunuyorum. İstatistiklere baktığımda ise film tavsiyesi konusunda en çok tıklanan kategorim "Gerileyim" oldu. Bu yüzden ben de bugün kolları sıvadım ve size tavsiye ettiğim korku gerilim filmleri arasından en çok beğendiğim 6 korku gerilim filmini sizin için bir araya getirdim. Hadi gelin şimdi o korku gerilim filmi önerileri nelermiş birlikte bakalım! (Ayrıca 2000 yılından sonra çekilen ve IMDB puanı 8 ve üzeri olan film tavsiyelerime de buraya tıklayarak göz atabilirsiniz) 1. İlk film tavsiyemiz "As Above So Below", bizdeki adı ile "Derin Kabus"... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/27/3/boncuk-boncuk-terletme-etkili-6-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]"Kaan konusu nasıl? İzleyenlerin yorumları, IMDB puanı ne durumda?" diyenler hemen aşağıdaki butona tıklayabilir. Filme Git ► 2. Diğer film tavsiyesi ise "Rec" yani "Ölüm Çığlığı"... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/27/16/boncuk-boncuk-terletme-etkili-6-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Tamamı el kamerası ile çekilen bu film, izleyenlerin nefesini kesiyor. Filme Git ► 3. Bir diğer tavsiyemiz "El Orfanato", "Yetimhane"... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/27/83/boncuk-boncuk-terletme-etkili-6-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Evin küçük çocuğunun, evin içinde hayali arkadaşlar edinmesini ve sonrasını konu alan bu filmi de mutlaka izlemelisiniz.  Filme Git ► 4. Sıradaki tavsiye ise "The Autopsy of Jane Doe", bizdeki adı ile "Otopsi"... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/27/6/boncuk-boncuk-terletme-etkili-6-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Adli tıp çalışanı bir baba oğulun yaşadıklarını soluksuz bir şekilde izleyeceksiniz. Filme Git ► 5. Diğer bir gerilim filmi tavsiyesi ise burada en çok tıklananlar arasında da bulunan ve benim de favori filmlerimden olan "El Secreto de Marrowbone", yani "Karanlık Sır"... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/27/21/boncuk-boncuk-terletme-etkili-6-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Bu film, kaanintavsiyesi.com'un en çok görüntülenen filmi unvanını taşıyor. Filme Git ► 6. Listemizin son sırasında ise yaşanmış bir olayı beyazperdeye aktaran "Veronica" bulunuyor... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/27/82/boncuk-boncuk-terletme-etkili-6-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Bu film ise 90'lı yıllarda İspanya'da yaşanan gerçek bir olayı konu alıyor. Filme Git ► Bunlar kesmedi mi? O zaman hemen aşağıdaki butona tıklayarak moduna göre film tavsiyesi seçebilirsin![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
28b
1
8 yıl
Muhtemelen ilk Kez Duyacağınız, Ufkunuzu İki Katına Çıkaracak 24 Çarpıcı Bilgi
Muhtemelen ilk Kez Duyacağınız, Ufkunuzu İki Katına Çıkaracak 24 Çarpıcı Bilgi
Bugün, "Keşfettiklerim" köşemde sizi bir sanatçı, ya da yaşanan güzel bir olay ile tanıştırmayacağım. Bundan birkaç yıl önce bir proje kapsamında çoğu kişi tarafından bilinmeyen bazı bilgileri ve onların doğruluğunu araştırmıştım. O günden sonra da hiçbiri aklımdan çıkmamıştı. Aradım taradım ve o zamanlar not aldığım o bilgileri tekrar bulup, derleyip topladım. Çoğunun da sizi şaşırtacağını düşünüyorum. Hadi gelin şimdi o pek bilinmeyen ilginç bilgilere birlikte bakalım. 1. Böbrek naklinde değiştirilen böbreğe ne olur? [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/25/96/muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-ufkunuzu-iki-katina-cikaracak-24-carpici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] Böbrek nakli sırasında çoğunlukla böbrekler değiştirilmez, kişi 3 böbrekle yaşamaya devam eder. 2. Ölürken hayatımızın film şeridi gibi gözümüzün önünden geçmesi olayı gerçek midir? Ölüm anında beyin çaresiz kalır ve eski anıları tek tek tarayıp çözümü aramaya başlar. Son dakika hayata dönen kişiler ile yapılan testler sonucu bu kanıtlanmıştır. 3. Osmanlı zamanında kasapların ruh hali... Osmanlı zamanında sürekli "kan" görüp insani duygularını kaybetmemeleri içi kasaplara 6 ayda bir, 1 aylığına farklı işler verilirdi. Tabi bu kasaplar saraylarda çalışan kasaplardı. Bazıları 1 aylığına bahçivan olurken bazıları da bu süre boyunca hayvanların bakımı ile ilgilenirdi. 4. Afrika'da Kurt, Ayı gibi hayvanlar yok![RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/25/54/muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-ufkunuzu-iki-katina-cikaracak-24-carpici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] Sanılanın aksine Afrika'da Kurt ve Ayı gibi hayvanlar yaşamaz. Hatta Kaplan da çok nadir görülür. Hatta ve hatta Aslan da yıllar önce burada yoğun şekilde bulunmuyordu. Aslanlar düzlüklerde değil, ormanlarda yaşarlardı. Ormanların Kralı unvanını da bu yüzden almıştır. Fakat yıllar içinde Afrika düzlükleri aslanların yaşam alanı olmaya başladı. 5. Neden uzaya göndereceğimiz araçların çoğunu aynı yerden fırlatırız?[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/25/78/muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-ufkunuzu-iki-katina-cikaracak-24-carpici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/25/18/muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-ufkunuzu-iki-katina-cikaracak-24-carpici-bilgi-780x439.png[/RESIM] Fransız Guyanası ismindeki bir bölgeden göndeririz, peki ama neden? Bunun en büyük sebebi yakıttır. Ekvatorda yer çekimi etkisi daha azdır ve bu da büyük bir yakıt tasarrufu sağlar. İnsanoğlunun kafası biraz çalışıyor galiba, ne dersiniz? 6. "Söz uçar yazı kalır" sözünün aslında anlatmak istediği farklıdır. Bu söz aslında sandığımız gibi değil. Söz uçup dilden dile ulaşıp daha çabuk yayılırken, yazının sadece yazıldığı yerde kaldığını anlatır. 7. Bir mağazanın kapısına bakarak, kimlerin kendinden alışveriş yapmasını istediğini çözebilirsiniz. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/25/84/muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-ufkunuzu-iki-katina-cikaracak-24-carpici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] Mesela LCWaikiki ve DeFacto mağazalarının kapılarını düşünün. Hepsi de geniş ve sensörlü kapılardır. Dokunmanız gerekmez. İşte bu, her kesimden insana hitap ettiklerini gösterir. Fakat Prada gibi markaların mağaza kapıları güç uygulayarak açılan kapılardır. Bu da hedef kitlesinin sadece belli bir kesim olduğunu gösterir. 8. Üzgünüm ama "Çay harareti alır" sözündeki çay, içtiğimiz çay değildir. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/25/23/muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-ufkunuzu-iki-katina-cikaracak-24-carpici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] Oradaki "Çay" kavramı içine girip yüzülen akan sudur. Zaten içtiğimiz Çay da harareti almaz, bu kulaktan dolma bir bilgidir. 9. Yıllar önceki korsan gemi savaşlarında kullanılan zekice taktik...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/25/43/muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-ufkunuzu-iki-katina-cikaracak-24-carpici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] Yıllar önce açık denizlerde yapılan korsan savaşları sırasında gemiler birbirine patlayan toplar yerine ağır metal toplar atarlardı. Patlayan toplar gemiyi ve içindekileri yakarken, metal toplar gemiyi parçalar ve yüzlerce insana kıymık batırırdı. Esir almak ve gemideki ganimeti ele geçirmek için gemi ve içindekiler sağ salim gerekirdi. Bu yüzden patlayıcı, yakıcı toplar tercih edilmezdi. Yıllar boyunca binlerce korsan, kendisine batan kıymıklar nedeniyle zamanla hayatını kaybetmiştir. Kabul edelim çok zekice. 10. Sivilceler kafasına göre çıkmaz. Yerlerinin belli sebepleri vardır. Eğer burnunuzun etrafında çıktıysa bu kalp ve tansiyona işarettir. Tuz kullanmayı bırakmalısınız. Çenede çıkıyorsa bu da yağlı yemektendir. Eğer yanaklarınızdaysa da bu da direkt olarak dişleriniz ile ilgilidir. Çürüklerinizi temizlettiğinizde kaybolacaklardır.  Eğer alnınızda çıkıyorlarsa da dengesiz besleniyorsunuz demektir. 11. Ölen bir tanıdığınızın önce sesini, sonra yüzünü, en son da giysisini unutursunuz. "Koku" olayı gerçek değildir. Çünkü sadece o kokuyu duyduğunuzda onu hatırlarsınız. Koku durup dururken hatırlanamaz. 12. Yeni doğan bebekler parmağımızı nasıl ve neden kavrayıp sıkar?[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/25/91/muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-ufkunuzu-iki-katina-cikaracak-24-carpici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] Aslında bunun cevabı çok basit. Bebekler dünyaya geldiklerinde konuşamaz, korkmaz ve anlamazlar fakat 1 adet refleks doğuştandır. O da "kavrama"... Bunun sebebi de vahşi ortamda yavrunun hayatta kalması içindir. Asırlardan beri her insanoğlu bu refleks ile dünyaya gelir. Doğan bir insan yavrusu hemen bir şeylere tutunabilmelidir. 13. Ağaçların köklerini ve dallarını hiç birbirine benzettiğiniz oldu mu?[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/25/99/muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-ufkunuzu-iki-katina-cikaracak-24-carpici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] Eğer cevabınız evet ise kutluyorum. Çünkü ikisi de aynı işlevi yapar. Bir ağacı ters çevirip toprağa dikip uygun koşulları sağladığınızda kökleri sertleşip dal olacak, yaprak verecek ve dalları da toprak içinde yumuşayıp kök olacaktır. Müthiş! 14. Yağmur yağdıran adam; Charles Hatfield![RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/25/66/muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-ufkunuzu-iki-katina-cikaracak-24-carpici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] 1900'lü yıllarda Charles Hatfield ismindeki bir adam tam 503 kez yağmur yağdırmayı başarmıştır. Çocukluğundan beri meteorolojiye ilgili olan Hatfield, yaptığı düzenek ile ABD'de birçok kurak bölgeye yağmur yağdırmış ve halkın sevgisini kazandırmıştır. Fakat sonra sel olunca yine aynı halk tarafından linç edilmiştir. Seçimlerde liderler ile iş birliği yapıp para kazanmış ve yağmur yağdırmaya devam etmiştir. 1960'lı yıllarda 81 yaşında gizli formülünü kimseye söylemeden hayatını kaybetmiştir. Ölmeden önce ise hayatından ilham alınarak yapılan "The Rainmaker" filminin galasına şeref konuğu olarak katılmıştır. 15. 4200 metreden karınca yuvasına düşüp sağ kalan kadın; Joan Murray! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/25/33/muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-ufkunuzu-iki-katina-cikaracak-24-carpici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] Joan Murray ismindeki bankacı bir kadın, paraşüt açılmayınca 4200 metreden düşmüş ve hayatta kalmıştır. Dünyanın en uzun binası Burj Khalifa 830 metredir. Hesabını yapın. Peki ama nasıl? Murray bir ateş karıncası yuvasına düşüyor ve anında binlerce karınca tarafından ısırılıyor. Beyin ve beden tam kendini kapatmak üzereyken bu ısırıklar sayesinde beden birden adrenalin üretmeye başlıyor ve Murray hayatını kaybetmiyor. Kadın sonraları birçok ameliyat da olarak sağlığına kavuşmuş ve karıncalara bol bol teşekkür etmiştir. 16. Güneş ve Samanyolu'nun boyutunu kavramanız için size bir örnek vereyim; Eğer Güneş bir hücremizin boyutunda olsaydı, Samanyolu Galaksi'si Avrupa kadar olurdu. 17. Aracınız yukarıya gidebilseydi 1 saate uzaydaydınız! Eğer arabalarımız yukarıya doğru gitseydi 1 saate uzaya varırdık çünkü yerden sadece 100 km yukarısı uzay. 18. Uzunluk anlamında dünyanın en uzun canlısı bir bantlı solucandır.[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/25/34/muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-ufkunuzu-iki-katina-cikaracak-24-carpici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] Bir bantlı solucan en olgun halinde bir yüzme havuzunun bir ucundan diğerine kadar uzayabilir. Uzatıldığında kopmaz ve esner. Lavabo hortumları da bu canlıya göre dizayn edilmiştir. Bir lavabo hortumu tıkanırsa, elleriniz ile katlandığı yerlerden açabilir ve pisliği oradan atabilirsiniz. Sonra tekrar bastırıp kısa haline getirebilirsiniz. 19. Bumerang'ların silah için mi kullanıldığını sanıyorsunuz?[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/25/24/muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-ufkunuzu-iki-katina-cikaracak-24-carpici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] Ben de öyle sanıyordum ama tam olarak değil. Yıllar önce ortaya çıkan bu ilginç alet birçok yırtıcı kuşun dikkatini çekiyordu. Atıldığı yere geri geldiği için peşinden gelen kuşları yakalamak daha kolay oluyordu. Yırtıcı, onu bir av olarak görüyor ve kolayca tuzağa tıpış tıpış geliyordu. 20. Flamingo'lar alg ve yosun yedikleri için pembe renge sahiptir.[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/25/7/muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-ufkunuzu-iki-katina-cikaracak-24-carpici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] Suyu süzüp içindeki yiyen bu hayvanlardan hangisinin rengi daha canlıysa o daha iyi beslenmiş demektir. Aynı şey bizler için de geçerlidir. Sürekli havuç yiyen bir insan beta karoten fazlalığından turuncu renge sahip olabilir. 21. Mavi Balina'nın yutabileceği en büyük şey ne dersiniz?[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/25/9/muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-ufkunuzu-iki-katina-cikaracak-24-carpici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] Derin suların ve karaların en büyük canlısı olan Mavi Balina'nın yutağı sadece bir Greyfurt kadardır. Suyu süzüp plankton yiyen bu canlıyı bir karpuz ile kolayca boğabilirsiniz. Fakat öyle büyüktürler ki, mesela İzmir'den çıkardıkları bir sesi başka bir Mavi Balina Kars'tan duyabilir. 22. İş kazaları savaşlardan daha çok öldürüyor! Günümüzde savaşlar ile ölen insan sayısı yıllık 650 bin kadarken, iş kazalarında bu sayı 3 milyonu buluyor. Gerçekten korkunç. 23. Doğanın zırhlı tankları Timsahların da bir açığı var...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/25/36/muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-ufkunuzu-iki-katina-cikaracak-24-carpici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] Dünyanın en büyük baskı kuvvetini timsahlar uygular. Çenesini kapatan bir timsahın, kendi isteği dışında çenesini açmanız mümkün değildir. Fakat timsahların da bir açığı vardır. Çene kapama gücü yüksek tamam fakat ya açma gücü? Timsahlar çenelerini açma konusunda çok iyi değillerdir. Normal bir insan elleriyle bastırdığında bir timsahın çenesini kolayca sabit tutabilir. 24. Son olarak; Çığ altında kalan insanlar donarak ya da boğularak değil, hangi tarafın yüzey olduğunu bilmedikleri için çabalarken yorgun düşüp ölürler. Nasıl? Dediğim kadar varlar değil mi? Dünya koca bir derya ve bilmediğimiz o kadar çok şey var ki... Eğer gerçekten bu bilgiler sizi de etkilediyse hemen aşağıdan paylaşarak daha çok kişinin şaşırmasına vesile olabilirsiniz! Teşekkürler! 
23b
1
8 yıl
Oha! Dedirten Göndermeleriyle; "Mother!" Filmi Neyi Anlatıyor?
Oha! Dedirten Göndermeleriyle; "Mother!" Filmi Neyi Anlatıyor?
2017 yapımı Mother! filmi, günümüzden 4 yıl önce çıkmış olmasına rağmen hala pek çok kişi tarafından keşfedilmemiş bir yapım. İzleyenler ise "Mother filmi konusu ne?" ve "Mother filmi incelemesi" gibi aramalar sonucu kafalarındaki yüzlerce soru işaretine cevap arıyor... Ben de bugün kolları sıvadım ve Mother filmini anlamayanlar için çok basit ve kolay anlaşılır bir şekilde filmin bir incelemesini yazmak istedim. Filme Git ► İzleyenin sevmediği fakat altındaki mesajları öğrenince birden aşık olduğu bu filme biraz yakından bakalım istiyorum...Hadi gelin şimdi Mother! yani Anne! filmi aslında neyi konu alıyor? Hangi sahne hangi olayı, hangi karakter tarihteki hangi ismi tasvir ediyor birlikte bir göz atalım ve şöyle sağlam bir şaşıralım! Hadi! Öncelikle izlememiş olanların olduğunu düşünerek Mother! filmi konusundan bahsetmek istiyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/252/46/oha-dedirten-gondermeleriyle-mother-filmi-neyi-anlatiyor-780x439.png[/RESIM]Filmimiz, evlerini yeni yeni kurup, bazı tamir ve düzenleme işlerini adım adım yapmaya çalışan bir çifti konu alıyor. Fakat bir gün çıkıp gelen bir misafir bazı olayları tetikliyor ve bir şeyler yavaş yavaş değişmeye başlıyor. İşte biz de 2 saat boyunca ağır işleyen bu süreci izliyoruz. Filmi izlediniz ve anlamadınız mı? Dert etmeyin! Gelin; kafanızdaki taşları bir bir yerlerine oturtalım... Başlıyoruz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/252/65/oha-dedirten-gondermeleriyle-mother-filmi-neyi-anlatiyor-780x439.png[/RESIM] Az önce Tanrı'yı ve insanoğlunun yaratılma sürecini izlediniz... ● Adamımız Tanrı'yı temsil ediyor. Başrolümüz, ünlü yazarımız; Yani Javier Bardem bu filmde Tanrı'yı tasvir ediyor. Muhtemelen fark etmediniz fakat filmin en başında gördüğünüz kadın Jennifer Lawrence değildi. Farklı bir kadın yok oldu ve Tanrı ondan aldığı kristali (sevgi-kutsal ruh) yerine koyarak hayatı başlattı. ● Kadın Doğa'yı temsil ediyor. Film boyunca panik halinde gördüğümüz Jennifer Lawrence'ı ise Doğa Ana-Meryem Ana olarak izliyoruz.  ● "Ev" ise dünyayı temsil ediyor. Film boyunca Jennifer Lawrence'ı yani Doğa Ana'yı dünyayı çekip çevirirken izliyoruz. En ince ayrıntısına kadar çalışıyor ve her bir köşesini özenle inşa ediyor.  ● Tanrı, yani yaratıcı; Evreni, Dünyayı ve Doğayı yaratıyor. Fakat 'yalnız kalmalıyım' diyerek başka ilhamlar arıyor. Bu sürede Jennifer yani Doğa Ana da duvara gri ve sarı 2 çizgi çiziyor. Bu Ay ve Güneş'i temsil ediyor. Sonrasında ise lavabo ve şömine sahnelerini izliyoruz. Bu da artık dünyada Su ve Ateş'in de yer aldığını bize gösteriyor. Sıra ise insanoğlunda... [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/252/54/oha-dedirten-gondermeleriyle-mother-filmi-neyi-anlatiyor-780x439.png[/RESIM] ● Ve Tanrı insanı yarattı; "Adem"; Bir akşam kapı çalıyor ve bir doktor geliyor. Bu kişi gelir gelmez evde bir huzursuzluk hakim oluyor. Doğa Ana'nın karnında ağrılar baş gösteriyor. İnsanın kendine zarar vereceğini düşünüyor. Sonrasında raflardaki kitapları gören adam, Tanrı'ya "Bunları yazan siz miydiniz? hayranınızım, kitaplarınız hayatımı değiştirdi" diyor. Hemen akabinde ise tanrının üzerine titrediği kristali görüp dokunmak istiyor. Tanrı buna izin vermiyor.  ● Havva geliyor! Doğa Ana gece kalkıp yanında eşini göremeyince hemen aşağıya iniyor ve ikiliyi banyoda görüyor. Tam o esnada Tanrı, Doktorun kaburgasındaki yarayı kapatıyor. Bu sahne, tüm dinlerde geçen Havva'nın, Adem'in kaburgasından yaratılmasını tasvir ediyor. Sabah ise kapı çalıyor ve Havva geliyor.  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/252/11/oha-dedirten-gondermeleriyle-mother-filmi-neyi-anlatiyor-780x439.png[/RESIM] ● İnsanoğlu cennetten kovuluyor... Adem ile Havva, Doğa Ana'nın girilmesinin yasak olduğunu söylediği odaya girip Tanrı'nın çok değer verdiği Kristali kırıyor. Tanrı bağırıyor ve herkes korkuyor. Bu sahnede yasak meyvenin yenildiği resmediliyor. Ardından oradan çıkan adam ve kadın birlikte oluyor ve çocuklar dünyaya geliyor. ● Habil ve Kabil sahnesi... Eve gelen çocuklar tartışmaya başlıyor ve bir cinayet yaşanıyor. Tartışma miras yüzünden oluyor ve tıpkı kutsal kaynaklarda bahsedilen Habil ve Kabil kardeşlerin yaşadıklarını temsil ediyor. İlk kan dökülüyor ve ev yani "Dünya" ilk yarayı alıyor. Yerdeki kan lekesini çıkarmaya çalışan Doğa Ana, bunu başaramıyor ve üzerine halı çekiyor. Kan evde bir delik oluşturuyor ve evin zemininde cehenneme açılan bir kapı görüyoruz. Buradan çıkan "kurbağa" ise felaketleri ve dünyanın sonunun buradan olacağını bize gösteriyor. ● Doğa Ana her bocaladığında sarı bir su içiyor. Ben bunun "Güneş" olarak tasvir edildiğini düşünüyorum. Filmde cevabı verilmiyor fakat Doğa Ana her kötü hissettiğinde Güneş'ten güç almaya çalışıyor da denilebilir. ● İnsanoğlu çoğalıyor... Cenaze sonrası eve gelenler o kadar artıyor ki Doğa Ana çok rahatsız oluyor. Tanrı ise "Bu insanların anlattığı hikayeleri duyman lazım!" diyerek eğleniyor. Burada İnsanoğlu'nun binlerce yıldır uydurduğu(!), yazdığı, inandığı ve uğruna kurbanlar, adaklar verdiği Mitolojik efsanelere atıfta bulunuluyor. Tanrı bunları komik buluyor. ● Su borusunun patlaması ise Nuh Tufanı'nı temsil ediyor... İnsanlar birden çoğalarak eve yani dünyaya zarar vermeye başlayınca Doğa Ana kızıyor ve sonrasında patlayan lavabo borusundan sular fışkıyor. Bu olaydan hemen sonra evdeki herkes etrafa kaçışıyor. İşte burada Nuh Tufanı'nı izliyoruz.  ● Ve sarı içecek dökülür... Tanrı ve Doğa Ana birlikte oluyor ve hemen sonraki sabah, Tanrı ilhamla dolup yazmaya başlıyor. Doğa ise "Ben gidip kıyameti başlatayım..." diyerek esprili bir şekilde gidip içtiği sarı toz içeceği (Yani Güneş'i) döküyor. İşte bu sahne Küresel ısınmayı, yani dünyanın sonunun başlangıcını bize gösteriyor.  ● Tanrı eserini bitirir... Doğa Ana bunu kutlamak için nefis bir yemek hazırlıyor fakat birden yine eve insanlar gelmeye başlıyor. Gelenler Tanrı'ya hayranı olduklarını söylüyor ve birden ev bu kalabalık tarafından istila edilmeye başlanıyor. Doğa Ana "Burası benim evim" dese de insanlar "Şair (yani Tanrı) buranın hepimizin evi olduğunu söylüyor" cevabı alıyor. Ev yağmalanıyor. ● Ve kıyamet!... Doğa Ana bu kaosun içinde bebeğini dünyaya getiriyor fakat insanoğlu bebeği severken öldürüp yiyor. Bu sahnede o kişiler, Dini kullananları, Kilise gibi geçmiş tarihte yıllarca insanları sömürenleri temsil ediyor. Doğa Ana ise daha fazla dayanamıyor ve Adem'den aldığı bir "Çakmak" ile tüm dünyayı yakıyor. Bu da kıyameti temsil ediyor. Fakat sonrasında Tanrı'yı görüyoruz. Zarar almamıştır ve Doğa Ana'nın bedeninden bir Kristal çıkarır ve onu yerine koyar. Gün aydınlanır ve yatakta farklı bir kadın görürüz. Tanrı'ya seslenerek uyanır.  Ve döngü tekrar başlar... Yani dünya yaratıldı, biz insanoğlu dünyaya geldi ve kendi elimizle gezegenimizin sonunu getirdik. Hepimiz yok olacağız ve her şey yeniden başlayacak... İşte filmin özeti tam olarak bu. Ayakta alkışlanası.   ---------- [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
45b
0
5 yıl
The Vast of Night: 2020'nin En Dikkat Çekici Bilim Kurgu Filmi Tavsiyesi!
The Vast of Night: 2020'nin En Dikkat Çekici Bilim Kurgu Filmi Tavsiyesi!
Uzun zamandır iyi bir bilim kurgu filmi izleyemediğim için üzülüyordum, fakat sadece dakikalar önce izleyip, bitirdiğim 2020 yapımı "The Vast of Night" filmi, bu üzüntümü yerle bir etmeyi başardı. Öncelikle "The Vast of Night izle" gibi aramalar sonucu buradaysanız, üzülerek söylemek istiyorum ki burada aradığınızı bulamayacaksınız. Fakat, "the vast of night konusu", "neden izlenir?" gibi aramalar sonucu yolunuz buraya düştüyse, sıkı durun çünkü size bu filmi en nefis detayları ile, hiç lafı uzatmadan ve spoiler vermeden anlatacağım. Filme Git ► Hadi gelin şimdi 2020 yapımı bu nefis film The Vast of Night filminin konusu neymiş, neden izlenmeliymiş, bu konulara birlikte bir göz atalım!  Öncelikle nedir bu "The Vast of Night" filminin konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/194/38/the-vast-of-night-2020-nin-en-dikkat-cekici-bilim-kurgu-filmi-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Öncelikle filmimizin müthiş bir konusu bulunuyor. Belki de yıllar yıllar önce izlediğim ve hala çoğu sahnesi aklımdan çıkmayan "The Signs" filminin etkisinden olacak, konusu "uzay" olup içinde hasat tarlası olan ve kırsal bir bölgede geçen filmlere kelimenin tam anlamıyla bayılıyorum. Hatta nefis film Interstellar'da da bu ögeleri görünce çok keyiflenmiştim... İşte 1950'lerde geçen bu filmimiz de, kırsal bir kasabadaki bir telefon santral operatörünü ve bir radyocunun 1 gecede yaşadıklarını konu alıyor. Santralde telefonları bağlayan genç kız, radyo dinlerden bir frekans duyuyor ve radyo programcısı ile birlikte bu sinyalin peşine düşüyorlar. İşte gerilim ve gizem dolu, nefis bir bilim kurgu filmimiz de böylece başlamış oluyor...  Neden izlenmeli?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/194/84/the-vast-of-night-2020-nin-en-dikkat-cekici-bilim-kurgu-filmi-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Film 1950'lerde geçtiği için aslında bir yandan nefis bir dönem filmi bu. Atmosferi, renkleri, dokusu çok başarılı bir şekilde aktarılmış. Üstelik şimdi tüm bunların üzerine bir de bu filmin bir bilim kurgu konusunu işlediğini düşünün... Eğer bilim kurgu ile aranız iyi ise, gizem peşine düşmeyi seviyorsanız ve anlık gerilimler filmi izlerken sizi hayatta tutuyorsa bu filmi mutlaka izlemelisiniz. Fakat size tavsiyem; Bu filmi mutlaka bir akşam, karanlık bir ortamda ve mümkünse kulaklıkla ile izleyin. Ayrıca telefon bildirimlerinden ve arkadaş muhabbetinden uzak durun derim. Aksi halde film, dikkatinizin kolayca dağılabileceği birkaç sahne barındırıyor, o sahnelerde pür dikkat olmalısınız. Söz veriyorum, bittiğinde içinizde bir şeyleri hareketlendirmiş olan bir film izlemiş olacaksınız... Olmazsa da beni Instagram'dan bulup yazabilirsiniz. Bundan sonrası bir miktar SPOİLER içeriyor, filmi izledikten sonra mutlaka uğrayın![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/194/3/the-vast-of-night-2020-nin-en-dikkat-cekici-bilim-kurgu-filmi-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Filmi izlediniz ve buradasınız. Filmde telefon ile bağlantı kuran eski asker Billy'nin anlattığı yerin 51. Bölge olduğunu anlamışsınızdır... Diyaloglar ve anlatılanlar çok etkileyici değil miydi ama?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/194/32/the-vast-of-night-2020-nin-en-dikkat-cekici-bilim-kurgu-filmi-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Öncelikle söylemek istiyorum ki filmdeki pek çok detay beni yakalamayı başardı. Öncelikle filmin nostaljik havası kesinlikle acayip bir hava katıyor. Tamam sık sık tüplü televizyon ekranına geçme tekniğinin çok iyi olduğu söylenemez fakat dönem havası gayet başarılı yansıtılabilmiş. Sonrasındaki 51. Bölge diyalogları da gerçekten çok başarılıydı. Santralci kızımızı 6-7 dakika boyunca sadece telefonla konuşurken izliyoruz ve film bizi hiç sıkmıyor çünkü alttan alttan, sinsice yaklaşan bir gizem ve gerilimi var... İşte bu detayları ile film benim gönlümü kazandı. O araba sahnesi neydi öyle? Tüyler diken![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/194/1/the-vast-of-night-2020-nin-en-dikkat-cekici-bilim-kurgu-filmi-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Yaşlı kadın, çocuğuna, o farklı dildeki kelimeleri okuyunca çocuğunun başının geri gittiğini, gözlerinin kapandığını ve sanki transa geçermişcesine kalakaldığını söylüyor. Radyocumuz ise yaşlı kadının kaydettiği o cümlelerini arabada seyir halindeyken açıyor ve o da ne? Arabayı kullanan ve yanındaki kızın kafaları birden geri gidiyor ve tam anlamıyla transa geçiyorlar! İşte bu sahnede tam anlamıyla tüylerim diken diken oldu diyebilirim. Bu detayı gerçekten çok beğendim... Sonrasında UFO'yu görmemize gerek var mıydı? Bence pek de yoktu aslında. Yani görmeseydik ve ormanda, yanmış ağaçların arasında "Bu ne ya?!" diye şaşırırlarken bir saniye sonra yerdeki ayak izlerinin kaybolduğunu görseydik de, bence gayet başarılı bir son olurdu. Ha UFO gördük, kötü müydü? Hayır. Cafcaflı bir Ufo görüp finalin çöp olmasından korkmuştum fakat ufoların detayları da hiç uçuk değildi gayet dozundaydı... - - - - - -  NOT: Bazı filmler vardır ya çok seveni vardır ya da nefret edeni, işte bu filmi de onlardan biri olarak görüyorum. Bir kesim hiç sevmezken, bir kesim de her detayına bayılacak muhtemelen ve ben de o ikinci kısımdayım... Umarım siz de öyle olursunuz, iyi seyirler! [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
13b
1
6 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.