The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!

27 Mart 2022
20b
2 Yorum
The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!

Netflix, BluTV ve Amazon Prime falan derken neredeyse bu platformlar dışında diziler izlemeyi unuttuk. İşte "The Terror" de bu gerçeği tokat gibi yüzüme çarpan bir dizi oldu. İzlemeden önce hemen kolları sıvayıp the terror konusu, the terror korku mu ve terror dizisi izlenir mi gibi Google aramaları yaptığım bu dizi, beni sonunda mutlu etmeyi başardı.

12 İyi Yabancı Dizi Tavsiyesi! ► 

Muhtemelen birçok kişi de hemen Google'a girip bu aramaları yapmış ya da yakında yapacaktır. Çünkü The Terror pek bilinen bir dizi değil. Bunun nedeni de hemen yukarıda söylediğim gibi popüler platformların dışında bir yapım olduğu için maalesef. Hadi gelin şimdi size the terror dizisi hakkında izlemeden göz atmanızı istediğim o dikkat çekici bilgilerden vereyim ve şöyle kısaca diziden bir bahsedeyim... Hadi!

Yorumuma geçmeden önce; Nedir bu The Terror dizisinin konusu? ona bakalım...

The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!
The Terror, gerçek, yaşanmış bir konuyu işleyen bir dizi. Dizi, 1840'lı yıllarda Kuzey Kutbu'na doğru yeni bir rota arayışına çıkan Erebus ve Terror adlı 2 geminin hikayesini konu alıyor. Fakat asla geri dönemeyen bu 2 büyük gemiden biri 2014, diğeri de 2016 yılında bulundu. Ünlü yazar Dan Simmons da 2007 yılında bu konuyla ilgili bir roman yazdı. İşte The Terror dizisi de günümüzden çok önce yaşanan bu trajik olayı bize aktarıyor.

Biraz korku, bolca gizem ve kasvetli bir atmosfer...

The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!
Dizi, yukarıda bahsettiğim 2 geminin içindeki onlarca mürettebatın yaşadıklarını öyle gerçek, öyle gizemli ve ürkütücü bir şekilde konu alıyor ki, güneşin doğmadığı, her yerin buzla kaplandığı, izlerken bile nezle olabileceğiniz bir ortamı bize müthiş bir şekilde yansıtıyor.

İzlerken grip olabilirsiniz!

The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!
Dizinin ortamı öyle soğuk ve öyle kasvetli ki, izleyeni daha ilk bölümden etkilemeyi başarıyor. Sürekli olarak "Ben olsam ne yapardım?" deyip kendinizi oradaki insanların yerine koymaya çalışıyorsunuz. Bir süre sonra kendinizi öyle kaptırıyorsunuz ki, evde otururken dışarıda buz gibi bir kar fırtınası olduğunu hayal etmeye başlıyorsunuz... Şöyle iyi bir bitki çayıyla izleyin derim, grip olmayın şimdi durup dururken...

Tam 129 kişinin, buzullarda verdiği mücadeleyi izliyoruz...

The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!
Dizi, gemilerin enkazında yapılan araştırmalar sonucunda çekildiği için, izlediğiniz tüm detaylar aslında gerçek hikayeyi yansıtıyor. Ne görüyorsanız gerçekten de onun olmuş ihtimali %80'in üzerinde. Tam 129 kişi, buz gibi bir havada ne yer, ne içer, nasıl uyur, nasıl ısınır... işte tüm bu soruların cevaplarıyla baş başa kalıyoruz dizi boyunca. Üstelik bu kadar da değil, bazı gizemli olaylar da bu açıklanamayan gerçek hikaye için "Acaba böyle olmuş olabilir mi?" diye bakılmasını sağlıyor.

- - - - - - 

Özet: Korkudan çok ürkütücü bir dizi The Terror. Psikolojik olarak izleyenini çok fazla etkiliyor. İzleyicisini bu denli içine almayı başaran dizi çok az diyebilirim. Üstelik oyunculuklar da gerçekten çok başarılı. 1 sahnede diyaloğu olan adam bile çok iyi bir oyuncu yani öyle düşünün... İşin özü, eğer bu türü seviyor ve kendinizi kasvetli bir atmosfere girmeye hazır hissediyorsanız bu diziyi kaçırmayın derim.

- - - - - - 

• The Terror dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi AMC yapımı, bu yüzden Netflix'te yok.

• The Terror dizisi gerçek mi? Evet dizi yıllar önce yaşanan olayları konu alıyor. Eğer konu hakkında biraz araştırma yaparsanız dizinin gerçek bir olayı işlediğini görebilirsiniz. 

• The Terror kaç bölüm? Kaç sezon? Dizinin ilk sezonu 10 bölüm ve her bir bölüm ortalama 40-60 dakikadan oluşuyor. Yine dizinin 2. sezonu da mevcut.

The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!

Modunu Seç ►

The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!

listesine yorum yap!
Arnie N.
Arnie N.
22 Eylül 2022
Çaylak
Revenant, Hateful Eight gibi filmleri seviyorsanız bu dizinin 1. sezonunu kesin izleyin. Herkese hitap etmez ama türünü seven için nadide bir dizi. Ben çok sevdim ve kesinlikle tavsiye ediyorum.
Alime T.
Alime T.
03 Nisan 2022
Biraz İngilizler aslında 'biz iyi insanlarız kimseyi kasıtlı öldürmedik' demeye çalıştıysa da insanın aç gözlülüğünü anlatan iyi bir dizi olmuşi, oyuncular süper.
the terror konusuthe terror nasıl bir dizithe terror gerçek mithe terror izlenir mithe terror dizi konusuthe terror dizisi hikayesigüncel dizi tavsiyelerikorku dizilerigerilim dizileri
EN AKTİF ÜYELER
The Social Dilemma: 7'den 70'e Herkesin İzlemesi Gereken Yeni Netflix Filmi!
The Social Dilemma: 7'den 70'e Herkesin İzlemesi Gereken Yeni Netflix Filmi!
Biliyorsunuz izlediğim iyi Netflix filmlerini size şurada tavsiye ediyorum. İşte bugün size tavsiye edeceğim Netflix imzalı bu yarı belgesel yarı film olan "The Social Dilemma" da az önce bahsettiğim kategoriye girmeyi başardı. Sosyal İkilem ismiyle yayınlanan bu yapımı izler izlemez hemen koşup buraya, size tavsiye etmeye geldim. "The Social Dilemma filmi konusu ne?", "Sosyal İkilem filmi ne anlatıyor?" gibi sorularınıza kısa cevaplar verip size bu filmi neden izlemeniz gerektiğini anlatmak istiyorum.  2020 Yapımı 5 Nefis Netflix Dizi Tavsiyesi ►  Hadi şimdi gelin 9 Eylül 2020'de yani günler önce Netflix'te yayınlanan The Social Dilemma filmi izlenir mi, izlenirse neden izlenir, gibi konulara birlikte bir göz atalım.  Öncelikle nedir bu The Social Dilemma fiminin konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/209/69/the-social-dilemma-7-den-70-e-herkesin-izlemesi-gereken-yeni-netflix-filmi-780x439.png[/RESIM]Belgesel-film olarak geçen bu yapım, sosyal medyanın ve teknolojinin bizlere sundukları dışında, işin arkaplanında neler döndüğünü konu alıyor. Biz sadece baş parmağımızla Facebook'ta, Instagram'da basitçe sörf yaparken perde arkasında hangi yapay zekaya ne gibi kişisel bilgilerimizi veriyoruz ve o bilgilerimiz kimlerin elinde kaç paralara dönüşüyor, işte The Social Dilemma filmi tam da bu konuyu işliyor.  Sosyal medyanıza, sabah uyanıp lavaboya gitmeden önce mi bakıyorsunuz yoksa lavaboda mı?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/209/24/the-social-dilemma-7-den-70-e-herkesin-izlemesi-gereken-yeni-netflix-filmi-780x439.png[/RESIM]Film, içinde bulunduğumuz sosyal medya dünyasını öyle nefis bir şekilde özetliyor ki, her defasında da "Aynı ben" diyerek tepki veriyorsunuz. Çünkü hepimiz her gün saatlerce sosyal medyada zaman geçiriyoruz. Şöyle bir düşünün; Şu son 1 ay içinde mesela, telefonunuzdan ve sosyal medyadan şöyle 1 gün boyunca uzak kaldınız mı hiç? 100 kişiden 90'ı bu soruya hayır diye cevap veriyor çünkü artık telefonsuz ve dolayısıyla sosyal medyasız yaşayamaz durumdayız.  Filmde olayları oyunculardan değil; Twitter, Facebook, YouTube ve Google'ın yönetici kadrolarında çalışmış kişilerden dinliyoruz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/209/26/the-social-dilemma-7-den-70-e-herkesin-izlemesi-gereken-yeni-netflix-filmi-780x439.png[/RESIM]Filmi yarı belgesel yapan şey, içinde dev sosyal mecraların yönetici kadrolarında çalışmış kişilerin direkt olarak anlattıkları. Olayları Facebook'taki "Beğen" butonunun yaratıcısından, sadece baş parmağımızla Instagram'da gezinmemizi sağlayan kişiye kadar pek çok önemli kişiden dinliyoruz. Mesela Pinterest'in eski başkanı "İşten eve gelip, yine Pinterest'e girmek can sıkıcı oluyordu" diyor. Sadece böyle samimi açıklamaları görüp, duymak için bile bu yapım izlenir.  "WhatsApp'ta reklam yok, peki nasıl kazanıyor?"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/209/42/the-social-dilemma-7-den-70-e-herkesin-izlemesi-gereken-yeni-netflix-filmi-780x439.png[/RESIM]İşte film bu konuya da değiniyor. "Bir yerde satılan bir ürün yoksa, muhtemelen o "ürün" sizsinizdir" diyor ve verilerimizin dev reklam şirketlerine satıldığını da ifade ediyor. Tabi bu artık bilinen bir gerçek fakat ne boyutta? İşte tüm bu sorularınızın cevabı bu filmde, mutlaka izleyin.  - - - - -  Buraya tıklayarak The Social Dilemma filmini Netflix üzerinden izleyebilirsiniz.  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
15b
0
5 yıl
Bir Başkadır Dizisinin Hüzün Yüklü Atmosferine Ait Nefis Replikler! 
Bir Başkadır Dizisinin Hüzün Yüklü Atmosferine Ait Nefis Replikler! 
Dün bitirdiğim gibi sizlere de şurada kısa bir inceleme yazısıyla tavsiye ettiğim Netflix imzalı başarılı Bir Başkadır dizisi replikleri gece boyunca kafamın içinde dolandı durdu. E hal böyle olunca da hmen uyanır uyanmaz sıvadım kolları ve Bir Başkadır dizisi replikleri bulmak için 8 bölümlük diziyi hemen şöyle bir tekrar taradım.  İyi Dizi Tavsiyeleri İçin Tıkla ►  Sizler için seçtiğim bu replikler benim gözüme takılan ve hem o sahneye, hem de o oyunculara çok yakışan replikler oldu. Eğer sizin yakaladığınız replikler varsa siz de yoruma bırakabilirsiniz... Hadi gelin şimdi bazıları düşündüren ve bazıları da gerçekten duygulandıran o Bir Başkadır replikleri nelermiş bir bakalım.  "Çuvalla geziyor haberi yok..."[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/225/71/bir-baskadir-dizisinin-huzun-yuklu-atmosferine-ait-nefis-replikler-780x439.png[/RESIM]Dizideki psikoloğumuz Peri, konuyu kendi psikoloğu olan Gülbin'e anlatınca, Gülbin'in olaya tavrı bu şekilde oluyordu. Siyahın beyaza, beyazın siyaha bir üstünlüğü yok. Hepimiz insanız, yeriz, içeriz, nefes alır ve yaşarız. Herkes gönlünce gezip, gönlünce giyinip, gönlünce yaşayabilir.  Bırak kendileri olsunlar...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/225/19/bir-baskadir-dizisinin-huzun-yuklu-atmosferine-ait-nefis-replikler-780x439.png[/RESIM]Dizi gerçekten Türkiye'yi, bizi, toplumumuzu müthiş bir şekilde işliyor. Gördüğünüz her karakteri mutlaka sokakta görmüş gibi oluyorsunuz, hepsi çok gerçek. Şu repliğin güzelliğine bakın![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/225/37/bir-baskadir-dizisinin-huzun-yuklu-atmosferine-ait-nefis-replikler-780x439.png[/RESIM]Yasin'in halının üzerine oturup Ruhiye'ye söylediği bu replik o kadar başarılı bir şekilde yazılmış ki... Yazandan söyleyene, herkesi alkışlamak gerek. "Huzur mezarda..."[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/225/84/bir-baskadir-dizisinin-huzun-yuklu-atmosferine-ait-nefis-replikler-780x439.png[/RESIM]Bu sahnede gözleri nemlenmeyen, hatta birkaç yaş damla düşürmeyen insan yoktur muhtemelen. "Kız saçını kapatmış, sen kafanı..."[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/225/24/bir-baskadir-dizisinin-huzun-yuklu-atmosferine-ait-nefis-replikler-780x439.png[/RESIM]Şiir gibi bir replik... Ruhiye; sen ne güzel, ne naif bir karakterdin be![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/225/41/bir-baskadir-dizisinin-huzun-yuklu-atmosferine-ait-nefis-replikler-780x439.png[/RESIM]Ruhiye köyüne gittiğinde Semiha'nın evinin yolunu tutturmuş ve Semiha'ya hissettiklerini anlatmıştı. İşte bu repliği de tam da o evde Semiha'ya söylemişti... "İşte elalem böyle deliriyormuş demek ki..." En büyük hatalar...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/225/63/bir-baskadir-dizisinin-huzun-yuklu-atmosferine-ait-nefis-replikler-780x439.png[/RESIM]Peri ile barda oturup laflayan ve dizide de gerçek hayattaki gibi bir oyuncuyu canlandıran Nesrin Cavadzade'nin dudaklarından dökülmüştü bu replikler. - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
15b
0
5 yıl
2021'in Yeni Bilim Kurgu Filmi; "The Tomorrow War" Aslında Neyi Anlatıyor?
2021'in Yeni Bilim Kurgu Filmi; "The Tomorrow War" Aslında Neyi Anlatıyor?
Geçmişte bilim kurgu olarak izlediğimiz çoğu şey günümüzde gerçekleşti. Bu yüzden tüm bilim kurgu filmlerini de ileride gerçek olacağını düşünerek izlemeyi çok seviyorum. İşte The Tomorrow War filmi de bu türdeki merakla beklediğim yeni, 2021 yapımı filmlerden biriydi.  Filme Git ►  The tomorrow war filmini izledim, bitirdim ve "The tomorrow war filmi konusu ne?", "the tomorrow war izlenir mi?" gibi sorularınızı cevaplamak için kolları sıvadım. Hadi gelin şimdi size önce biraz filmden bahsedeyim, sonra da size şöyle farklı bir the tomorrow war filmi incelemesi yapayım... E hadi! Öncelikle izlemeyenler için the tomorrow war filmi konusundan biraz bahsedeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/254/39/2021-in-yeni-bilim-kurgu-filmi-the-tomorrow-war-aslinda-neyi-anlatiyor-780x439.png[/RESIM]Filmimiz, bir uzaylı istilası altında kalan dünyamızı ve insanoğlunun bu saldırıya karşı verdiği mücadeleyi konu alıyor. Film bir yandan bize bu istila sürecini aktarırken, diğer yandan da bu farklı düşmana karşı yapılan savaşı, içine zaman yolculuğu da ekleyerek sunuyor. Film, klişeleri de olan, bu güne kadar pek çok kez izlediğimiz konuları harmanlayıp, seyir keyfi yüksek bir şekilde bize sunuyor. Fakat biraz daha derinlere inince de filmin temel aldığı konu gün yüzüne çıkmaya başlıyor. Bundan sonrası filmi izleyenler için... "The Tomorrow War" filmi aslında neyi konu alıyor? Verdiği mesajlar ne? Anlatayım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/254/6/2021-in-yeni-bilim-kurgu-filmi-the-tomorrow-war-aslinda-neyi-anlatiyor-780x439.png[/RESIM] Film hakkında 2 teorim var; "Kaan uçmuşsun!" demeyecekseniz anlatıyorum... ●  1) Film, içinde bulunduğumuz salgını konu alıyor. Filmde tıpkı şu anki pandemi gibi tüm dünyayı etkileyen bir tehlike söz konusu. Bu tehlike öyle büyük ki, tüm dünya devletleri birleşiyor. Filmin sonunda aslında bu yaratıkların uzaydan gelmediğini, zaten hep dünyamızda olduklarını görüyoruz. Sadece biz gezegeni ısıtıp buzulları eritene kadar öylece bekliyorlar. Yani film bunun "insanoğlunun hatası" olduğunu yüzümüze vuruyor. Tıpkı yaşadığımız pandemi gibi. ● Filmdeki bilim insanları vurgusuna dikkat; Tıpkı günümüzdeki gibi, filmde de bilim insanları hayati önem taşıyor. Aşıyı bir bilim insanı gidip getiriyor ve 'dünyayı kurtardık' deniyor. İnsanoğlunun iklimi değiştirmesiyle yer altından çıkıp kıyameti getiren bu yaratıkları günümüzdeki salgın/virüs gibi düşünür ve tıpkı günümüzdeki gibi dünyada boş şehirlerin oluşmasını sağladıklarını hatırlarsanız bazı taşlar yerine daha rahat oturacaktır. ●  2) Biraz daha uçalım; Film 'dini' mesajlar içeriyor... Öncelikle yaratıklar için "6 gün avlanıp 1 gün dinleniyorlar, o güne 'şabat' diyoruz" gibi bir replik kullanıldığını görüyoruz. Burada Yahudilerin 6 gün çalışıp, dinlenip ibadet edip asla çalışmadıkları o 1 günün ismi olan Şabat gününden bahsediliyor. Yani yaratıkları Yahudiler olarak tasvir edilmiş. Yaratıkların 2 büyük uzantıları olduğunu görüyoruz, aynısını Yahudi erkeklerinde de görüyoruz. Yahudi erkekler, saçlarında hiç kesmedikleri 2 uzun tutam bırakırlar, "Peyot" denen bu 2 saç, yaratıkların 2 uzantısına benziyor.  ● Bu durumda ise başrolümüz insanlığı kurtaracak olan Mesih oluyor. Kendisi binbir fedakarlıkla 12 adet tüpü kurtarıyor. Bu, 12 Havari'yi, çıktığı bu 7 günlük mücadele ise 7 büyük günahtan arınma sürecini tasvir ediyor. Uzaylıların attığı ahşap görünümlü çivilerin de İsa'nın çarmıhına çakılan çiviler olabileceğini söylemek de pekala mümkün...  Bu arada filmde Recep Tayyip Erdoğan da yer alıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/254/34/2021-in-yeni-bilim-kurgu-filmi-the-tomorrow-war-aslinda-neyi-anlatiyor-780x439.png[/RESIM]Filmi duyan, izleyip de fark etmeyen pek çok kişi "the tomorrow war erdoğan" yazarak filmdeki bu sahneyi bulmaya çalışıyor. 9. dakika 10. saniyeden itibaren izlerseniz bu 1-2 saniyelik görüntüyü fark edebilirsiniz. Tabi hiçbir siyasi ideoloji gütmüyorum bunları söylerken, sadece bu küçük ayrıntıya da değinmek istedim. Ve son olarak; The Tomorrow War hangi filmlerden esinlenilmiş, anlatayım... Interstellar;[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/254/98/2021-in-yeni-bilim-kurgu-filmi-the-tomorrow-war-aslinda-neyi-anlatiyor-780x439.png[/RESIM]Öncelikle filmde "Muri" isimli bir kız görüyoruz. Bilim insanı olan babamız, kızını bırakıp dünyayı kurtarmaya gidiyor. Film burada "Interstellar"a da bir selam çakıyor çünkü orada da aynı hikayeyi Muri değil de Murphy ismindeki bir kız olarak izliyoruz... Bari ismi biraz farklı bir şey yapsaydınız diyor insan ister istemez. Biraz Independence Day, biraz da Edge of Tomorrow;[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/254/51/2021-in-yeni-bilim-kurgu-filmi-the-tomorrow-war-aslinda-neyi-anlatiyor-780x439.png[/RESIM]Zamanda yolculuk yaparak yaratıklarla yüz yüze savaşma olayını Edge of Tomorrow'da izlemiştik. Orada da bir döngü içinde bu mücadele veriliyordu. Alien ve Prometheus;[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/254/67/2021-in-yeni-bilim-kurgu-filmi-the-tomorrow-war-aslinda-neyi-anlatiyor-780x439.jpg[/RESIM]Bu 2 filmi izleyen herkes muhtemelen The Tomorrow War'i izlerken aslında bu yaratıkların bir gezegeni yok etmek için üretilen birer silah olduğunu anladı. Son olarak The Great Wall[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/254/86/2021-in-yeni-bilim-kurgu-filmi-the-tomorrow-war-aslinda-neyi-anlatiyor-780x439.png[/RESIM]Bu filmden en çok da Matt Damon başrollü "Çin Seddi" filmindeki tadı aldım diyebilirim.  Özet: En başta da söylediğim gibi, film çok hızlı akıyor, birçok mantık hatasını ve klişeyi de beraberinde götürüyor fakat "istila" ve "zamanda yolculuk" konularını işleyerek bunları yapması, filmin seyir keyfini yükseltiyor. Film bence bu yüzden kötü'den "izlenebilir" seviyesine çıkıyor.  - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
19b
4
5 yıl
Oyuncu Mert Fırat Tarafından Kurulan, Paranın Geçmediği Muhteşem Bir Yardımlaşma Platformu: İhtiyaç Haritası
Oyuncu Mert Fırat Tarafından Kurulan, Paranın Geçmediği Muhteşem Bir Yardımlaşma Platformu: İhtiyaç Haritası
Bugün size, keşfettiğim ve severek kullandığım nefis bir yardımlaşma platformunu tavsiye etmeye geldim. Olayımızın adı "İhtiyaç Haritası"... Hadi gelin şimdi bu neymiş, ne için kullanılırmış birlikte şöyle bir göz atalım. Nedir bu İhtiyaç Haritası? [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/14/71/oyuncu-mert-firat-in-kurdugu-turkiye-nin-her-kosesine-uzanan-bir-yardimlasma-platformu-ihtiyac-haritasi-780x439.png[/RESIM]İhtiyaç Haritası, adından da anlayacağınız gibi ihtiyacı olanlar ile bu ihtiyacı karşılayabilecek kişileri buluşturan bir platform. Olay 3 bölümden oluşuyor;  İhtiyaç Gir: Bu bölümde platforma giriş yaptıktan sonra ihtiyacınız ne ise onu giriyorsunuz. Destek Ol: Bu bölümde ise ihtiyaçlara destek olabiliyorsunuz. Gönüllü Ol: Bu bölümde de bu ihtiyaçların karşılanma sürecine gönüllü olabiliyorsunuz. Mahallenizdeki bir ailenin eksikleri varsa bu süreci takip edip, yakındaki destek veren kişiler ile buluşup gerekli yardımı sağlıyorsunuz. Kurucularından biri, ünlü oyuncu Mert Fırat!  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/14/24/oyuncu-mert-firat-in-kurdugu-turkiye-nin-her-kosesine-uzanan-bir-yardimlasma-platformu-ihtiyac-haritasi-780x439.jpg[/RESIM]Şu aralar reytinglerde ilk sırayı kapan dizi "Ufak Tefek Cinayetler" izleyen herkes, son bölümde bu platformdan bahsedildiğini görmüştür. Çünkü kurucularından biri, yine aynı dizide bulunan başarılı oyuncu Mert Fırat. Aynı zamanda platformun sözcüsü de kendisi.  Burada para geçmiyor!  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/14/58/oyuncu-mert-firat-in-kurdugu-turkiye-nin-her-kosesine-uzanan-bir-yardimlasma-platformu-ihtiyac-haritasi-780x439.jpg[/RESIM]Evet. Platform tamamen yardımlaşma üzerine kurulu olduğu için herhangi bir para yardımı kabul edilmiyor. Sadece ihtiyacı olanlara destek veriliyor. Ben bu platforma bayıldım! Şöyle de şahane bir reklam filmleri var; [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=bEM0pKK-ZZw[/VIDEO]  Hadi şimdi siz de buraya tıklayarak ihtiyacı olanlara yardım etmeye ya da ihtiyacınıza destek aramaya başlayın! 
430b
0
8 yıl
The Terminal List: Askeri, Savaşı ve Entrikası Bol Kaliteli Aksiyon Dizisi!
The Terminal List: Askeri, Savaşı ve Entrikası Bol Kaliteli Aksiyon Dizisi!
Özellikle kış geldikçe herkesin 'yeni dizi önerisi olan var mı?' diye whatsapp gruplarında arkadaşlarını darladığını, zamansız bir şekilde hiç saate bakmadan 'bizi dizi önerisi söyle de izleyeyim..' diye mesajlar attığını biliyorum. İşte geçen yıl çıkmasına rağmen benim az önce bitirdiğim the terminal list dizisi de beni darlayan yakın çevreme tavsiye edebileceğim iyi bir dizi oldu benim için. E hal böyle olunca ben de sıvadım kolları ve madem yakın çevreme tavsiye edecek kadar beğendim, o halde her yerde tavsiye edeyim dedim ve işte buradayız... The Terminal List dizisinden size de bahsetmek ve izlemeyenlere, bu nefis diziyi izletmekte kararlıyım. Fakat The Terminal List dizisi konusu nasıl? Oyuncuları kimler? Hadi gelin şimdi birlikte bu sorulara yanıt bulalım... Hadi! Düşüncelerime geçmeden önce gelin The Terminal List dizisi konusuna bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/332/89/the-terminal-list-askeri-savasi-ve-entrikasi-bol-kaliteli-aksiyon-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizimiz, Amerika'nın ünlü SEAL, yani Deniz, Hava ve Kara'da çarpışabilen, kapsamlı operasyonlar yapabilen özel kuvvetlerine odaklanıyor. Bu arada SEAL kelimesi de SEa, Air ve Land kelimelerinden oluşuyor, bu bilgiyi de ortamlarda satarsınız... Bir operasyon sırasında bu özel kuvvetler timinin başına tatsız olaylar geliyor ve işte timimizin komutanı da, o andan sonra tam anlamıyla bir intikam avcısına dönüşüyor. Dizimiz de bu süreci öncesi ve sonrasıyla birlikte bize aktarıyor. Dizi su gibi aktı...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/332/17/the-terminal-list-askeri-savasi-ve-entrikasi-bol-kaliteli-aksiyon-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizide bir 'intikam' merkeze alınıyor ve dizi, sonuna kadar bunu şahane bir şekilde ve sürükleyiciliğinden de taviz vermeden işliyor. Bu yüzden hiç durup sıkıldığım sahne olmadı diyebilirim. Hatta öyle ki, yeni sezonun gelmediğini görünce elde olan 8 bölümü günlere bölüp, hemen bitmemesi için sindire sindire bile izledim diyebilirim. Başrolümüz tam asker![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/332/28/the-terminal-list-askeri-savasi-ve-entrikasi-bol-kaliteli-aksiyon-dizisi-780x439.png[/RESIM]Ünlü oyuncumuz Chris Pratt'i hep bir tık daha mizahi yönü ağır basan rollerde görmüştük fakat adamımız bu dizide bence tam anlamıyla bir asker... Hele 'intikam' hırsıyla dönüştüğü John Wick'vari adam ile birlikte çok sert, duygusuz ve profesyonel bir rol de kesiyor. Silah tutuş şekilleri, soğukkanlı tavrı ve az ama öz replikleriyle ben Pratt'i bu role epey yakıştırdım. Kendisi de fazlasıyla hakkını vermiş desek yalan olmaz. Dizi romandan uyarlama, fakat bilin bakalım romanın yazarı kim?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/332/52/the-terminal-list-askeri-savasi-ve-entrikasi-bol-kaliteli-aksiyon-dizisi-780x439.png[/RESIM]Roman uyarlaması yapımlar büyük oranda başarılı oluyor, bu istatistik hiç sekmiyor. Fakat burada bir artı daha var... The Terminal List dizisi bir romandan uyarlama. Fakat sıradan bir roman değil. Bu romanımızın yazarı Jack Carr ve kendisi eski bir Özel Kuvvetler askeri. İşte dizimizin özellikle bu konuda bu kadar başarılı olmasının ardında bence sırtını dayadığı romanın, gerçekten bir asker tarafından yazılmış olması da var. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/332/15/the-terminal-list-askeri-savasi-ve-entrikasi-bol-kaliteli-aksiyon-dizisi-780x439.png[/RESIM] - - - - - -  Özet: Eğer şöyle askerli, aksiyonlu ve yer yer entrikalı sağlam bir dizi izlemek isterseniz, The Terminal List tam aradığınız dizi olabilir. Ben son bölüme bile gelmeden durup 'Bu diziyi şimdiye kadar nasıl gözden kaçırmışım..' diye düşünüp yakındım. Amazon Prime sağlam işleri hiç es geçmiyor. Bence özellikle şu yeni dizi yokluğunda bu yapım, bulunmaz bir nimet. Bu türü sevenler, mutlaka bir şans versin derim... Ayrıca bana bu diziyi tavsiye edip izlememi sağlayan aranızdan Adnan Karakuş'a da teşekkür ediyorum.  - - - - - -  • The Terminal List dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi Amazon Prime yapımı, bu yüzden Netflix'te yok. • The Terminal List dizisi kaç bölüm? Kaç sezon? Şimdilik dizinin 8 bölümlük 1 sezonu yayında. Fakat 2024'te 2. sezon da gelecek. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
13b
0
2 yıl
İşte Bu! Netflix'in Yeni Türk Dizisi "Bir Başkadır" İncelemesi!
İşte Bu! Netflix'in Yeni Türk Dizisi "Bir Başkadır" İncelemesi!
Aylar önce ilk duyurulduğunda fark etmiş, takibe almış ve tanımıştım Bir Başkadır dizisini. Yayınlanacağı günü iple çektim ve evet, bugün karşınızda tek oturuşta bitirdiğim bu Netflix imzalı nefis Türk dizisini size de tavsiye etmeye geldim. Buraya yolunuz "Bir Başkadır dizi konusu" ve "Bir Başkadır dizisi izlenir mi" gibi aramalar sonucu düştüyse doğru yerdesiniz.  Bir Başkadır Dizisi Replikleri ►  Hadi gelin şimdi yeni Netflix dizisi Bir Başkadır'ın konusu, izleyenlerin yorumları ve oyuncuları nasılmış birlikte ona şöyle kısaca bir göz atalım... Lafı çok da uzatmadan, sadece birkaç dakikada göz atıp fikir sahibi olabileceğiniz kadar kısa ve öz kaleme aldığım Bir Başkadır dizisi incelemesine geçelim... Hadi! Dizi hakkındaki düşüncelerime geçmeden önce Bir Başkadır dizisi konusuna şöyle kısaca göz atalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/224/24/iste-bu-netflix-in-yeni-turk-dizisi-bir-baskadir-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Dizimiz, farklı sosyokültürel ortamlardan gelen ve yolları bir şekilde kesişen, birbirinden çok farklı bir grup insanı konu alıyor. Bir gündelikçi, bir terapist ve daha birçok karakteri de merkezine alarak ilerlemeyi başaran dizi, aşırı doğal ve gerçekçi atmosferi ile izleyiciyi içine çekmeyi başarıyor. Netflix imzalı bir Türk dizisi için böyle düşüneceğim aklıma gelmezdi ama dizi mü kem mel![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/224/35/iste-bu-netflix-in-yeni-turk-dizisi-bir-baskadir-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Dizi başlıyor ve kendinizi ilk 5 dakikada o sessiz fakat etkili atmosferin içinde bulabiliyorsunuz. Oyunculuklar öyle iyi ki, mesela başrolümüz Meryem'i izlerken "Ben bu kadını kesinlikle tanıyorum" diye iç geçiriyorsunuz. Öyle iyi bir konu ve öyle iyi bir oyunculuk var ki, sanki ortada oynanan bir şey yok da gerçek dünyada bir yerlere konmuş kameralardan gerçek hayatları izliyor gibi hissediyorsunuz ve bence bu mükemmel bir olay... Yıllardır bu sektöre kıyısından köşesinden tutunmuş, yine yıllardır iyi bir izleyici olmaya çalışmış biri olarak söylemek istiyorum ki bu dizi mükemmel bir yapım. Afferin be Netflix! Bir Başkadır Dizisi Oyuncuları ►  Neden izlenir?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/224/55/iste-bu-netflix-in-yeni-turk-dizisi-bir-baskadir-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Dizi gerçekten çok akıcı. Gördüğümüz her karakterin de altı çok dolu. Olayların birbirine bağlanması çok başarılı. Sahne geçişleri, kamera açıları, ortamlar, bölüm sonu müzikleri, sokakta yürüyen karakteri Yeşilçamvari çok uzaktan çekme teknikleri, hepsi çok başarılı ve hepsi çok iyi düşünülmüş... İddia ediyorum bu dizi çok ses getirecek ve yıllar sonra geriye dönüp bakıldığında hakkında çok güzel cümleler kurulacak... Öyle de sağlam bir yapım. Şimdilerden önlerden yerinizi ayırın. 8 bölümlük bu nefis diziyi 1 günde silip süpürün![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/224/69/iste-bu-netflix-in-yeni-turk-dizisi-bir-baskadir-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Hani bazen yabancı dizi izlediğimizde "Neden bizden çıkmıyor?" diye yakınıyoruz ya, işte bu Bir Başkadır dizisi, tam da bu yakarışa bir cevap niteliğinde bir yapım. 8 bölümden oluşan ve her bölümü ortalama 40 dakika uzunluğunda olan bu diziyi izleyin, izlettirin ve fırsat bulduğunuz her yerde tavsiye edip, desteğinizi verin. Verin ki uçmalı kaçmalı yapımlar yerine böyle ayakları yere basan sağlam yapımları daha fazla görelim.  NOT: Bir Başkadır dizisi hakkında çıkan ilk haberini okuduğumda bu kadar doğal, bu kadar gerçek ve bu kadar bizim ülkeden bir dizi çıkacağı aklımın ucundan bile geçmezdi. Takın kulaklığınızı, TV'de izliyorsanız da söndürün ışığınızı ve kendinizi bu nefis diziye bırakın... Şahsen ben bitirdikten sonra oyuncuları ve bu diziye imza atan Berkun Oya'yı ayakta alkışlamak istedim... Darısı başınıza.  İnce bir Spoiler; Başta da söylediğim gibi dizide her şey birbirine bağlı bir düğüm gibi. Gece Kulübü'nde güvenlik olan adamımız, tuvalette yakaladığı 2 kızı yaka paça dışarıya çıkarıyor. Kızlardan biri Cami Hocasının kızı adı Hayrunnisa. Yanındaki diğer kız "Ben bunu onun yanına bırakmam" diyor ve adamımızın evinin camını not yazdığı bir kağıda sardığı bir taşla kırıyor. Hocamız da bu sırada memlekete gitmek için eşiyle yola çıkıyor. Aracın ısıtma sistemi bozulunca adamımızı arayıp bir yardım getirmesini istiyor fakat o sırada evde cam çerçeve indiği için o iş biraz aksıyor. Ve doğal olarak araca bakacak tamirciye ulaşamıyor, ulaşamayınca hocanın eşi aracın içinde soğuktan ölüyor ve sonrasında hocanın kızı "Bunlar benim suçum" diyerek ağlıyor. Aslıda haklı, kulüpte tuvalette o yaşananlar olmasaydı, adamımızın evine taş gelmeyecekti ve o da Hoca'ya, yani kızın babasına yardım götürecekti. Kızımızın annesi de ölmeyecekti... Sadece bu müthiş kurgu bile bu dizinin ne denli başarılı olduğunu göstermeye yeter de artar. Hemen şimdi buraya tıklayarak bu diziyi Netflix'te izlemeye başlayabilirsiniz. - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
15b
2
5 yıl
Recep İvedik 6: Türk Sinemasının Rekor Kıran Hüsran Serisinin Son Halkası | Eleştiri
Recep İvedik 6: Türk Sinemasının Rekor Kıran Hüsran Serisinin Son Halkası | Eleştiri
Öncelikle bugün burada bahsedeceğim şeyler, Recep İvedik 6 filmini izlememiş ve izlemeyi düşünenler için spoiler sayılabilir. Bu yüzden eğer Google'a "Recep İvedik 6 izle" yazarak yolunuz bu eleştiriye düştüyse üzülerek söyemek istiyorum ki burada aradığınızı bulamayacaksınız. Hatta bulamayacağınız gibi bir de Recep İvedik 6 hakkında tadınızı kaçıracak bir eleştiriye de maruz kalacaksınız, şimdiden uyarayım. Fakat gerçekten iyi filmler izlemek, nefis film tavsiyeleri almak istiyorsanız hemen şimdi aşağıdaki butona tıklayabilirsiniz. Bu kıyağımı da unutmayın.  Bittiğinde "Oha" Dedirten Film Tavsiyeleri ► Hadi gelin şimdi gişede rekor kıran şu meşhur Recep İvedik 6 hakkında biraz sohbet edelim. Dua edelim Kenya bu filmi izlemesin...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/130/51/recep-ivedik-6-turk-sinemasinin-rekor-kiran-husran-serisinin-son-halkasi-elestiri-780x439.jpg[/RESIM] Serinin 6. filminde Konya yerine Kenya uçağına binen Recep, kendini Kenya'da buluyor ve birden ordakilere medeniyet öğretmek için bir liderliğe soyunuyor. Fakat filmde Kenya, aşırı ilkel ve çağ dışı olarak gösteriliyor. Bu durum sadece beni rahatsız etmiş olamaz diye bakındım ve birçok eleştirmenin de bu durumdan yakındığını gördüm. Biz nasıl Hollywood filmlerinde deve üzerinde fesli Türk tiplemesini görünce rahatsız oluyorsak Kenya'yı da çağ dışı bir yer olarak göstermek gerçekten çok aşağılayıcı bir durum.  Serinin 1 filmini izlediyseniz geri kalan 5'ini izlemenize gerek yok[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/130/86/recep-ivedik-6-turk-sinemasinin-rekor-kiran-husran-serisinin-son-halkasi-elestiri-780x439.jpg[/RESIM] Recep İvedik 6 filmini eleştirirken bu çok ilginç duruma da değinmeden geçmek istemedim. Recep İvedik deyince herkesin kafasında tek karakter ve benzer olaylar canlanıyor. Çünkü Recep İvedik hep aynı. Hiç değişmiyor. Yani hiç ama hiç merak duygusu uyandırmıyor. Recep İvedik serisinin ilk filminde de eğitimli kişilerle kaba kuvvet ile mücadele eden ağzı bozuk, saygısız ve ukala birini izliyorduk, serinin son filminde de yine aynı adamı izliyoruz. Yani bu karakter ve film, üzerine bir gram bile bir şey katmadan yıllardır ilerliyor. 5 film ile 25 milyon seyircisi vardı. Recep İvedik 6 ise 3. gününde 1 milyonu geçti[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/130/59/recep-ivedik-6-turk-sinemasinin-rekor-kiran-husran-serisinin-son-halkasi-elestiri-780x439.jpg[/RESIM] Filmin içeriği topluma, gençlere hiçbir şey katmıyor. Dünyada da bir anlam ifade etmiyor. Fakat nasıl oluyor da Türk sinemasının rekorları bu serinin elinde oluyor? İşte burada arz-talep dengesi devreye giriyor. Bizim ülkemizde bu sistem çalışıyor. Bizim insanımız, elit bir restoranda garsona küfürler etmeyi komik buluyor. Eğitimli bir şirket yöneticisinin tekme tokat darp edilmesine alkış tutuyor. Peki insanımız Recep İvedik karakterinde kendini mi buluyor? Aslında bana sorarsanız pek öyle değil. Bizim insanımız, absürd hareketleri görmeyi istiyor. Filmden çıkıp Recep İvedik karakterine yine sövüyor, fakat onu izlemek için de sinemaya gidip bilet alıyor. Bu dengesiz tutumu dünyanın hiçbir yerinde göremezsiniz.  Bir ülke düşünün; Gişe rekorunu elinde tutan bir filmin yönetmeninin başka filmi yok![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/130/68/recep-ivedik-6-turk-sinemasinin-rekor-kiran-husran-serisinin-son-halkasi-elestiri-780x439.jpg[/RESIM] Togan Gökbakar... Evet, Recep İvedik serilerinin yönetmen koltuğunda Şahan'ın kardeşi Togan oturuyor. Bu korkunç bir durum. Bir ülkenin en çok izlenen filminin yönetmen koltuğunda oturan kişinin başka filmi yok. Üstelik tanınmıyor bile... Normalde, bir ülkede gişe rekorunu elinde tutan bir filmin yönetmeninin köklü bir geçmişi olması gerek. Bakın iyi filmleri demiyorum, birçok farklı filmi olması yeterli. İşte bu durum, ülkemizdeki sinema seyircisinin de seçici olmadığının en büyük göstergesi.  Hep mi kötü eleştiri? Hayır. İyi eleştirilerim de var tabii...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/130/61/recep-ivedik-6-turk-sinemasinin-rekor-kiran-husran-serisinin-son-halkasi-elestiri-780x439.jpg[/RESIM] Öncelikle, filmin içeriğini es geçersek, bu film serisi Türkiye'de neredeyse 30 milyon kişiyi sinemaya götürdü mü? Götürdü. İşte bu bir başarıdır. Tıpkı Enes Batur'un Türkiye'nin en büyük kanalı olması gibi. Yani içerik olarak vasat mı? Vasat. Fakat kendine alıcı bulabiliyor mu? Bulabiliyor. İşte o zaman bu durum bizi aşıyor. Bir de şöyle bir durum var ki; İnsanların sinemaya gitmesi, sosyal hayatta aktif olması bir ülke için gerçekten güzel bir haber. Çünkü bu sayede, devlet bile bu talebi görüyor ve sinemada kendini göstermek isteyenlere destek veriyor. Onları teşvik ediyor. İşte Recep İvedik gibi filmlerin toplumumuza tek yararı bu diyebilirim.  Her Türk Vatandaşının İzlemesi Gereken Yerli Filmler İçin Tıkla ► Aileler için not: Recep İvedik 6 şu an Türkiye'deki salonlarda gösterimde. Size uyarım, bu filme küçük çocuklarınız ile gitmemeniz yönünde. Filme gideceksiniz gidin, o konu beni aşar fakat lütfen çocuklarınızı Recep İvedik'in kötü diyaloglarına, yere tükürmelerine, kaba davranışlarına maruz bırakmayın. 15 yaş altı çocuklar, gördüklerini taklit etmeye çok meyillidir. Kaba bir adamın alkışlandığını ve özellikle ailesi tarafından alkışlandığını görmesi onu, ona benzemeye itecektir. Bu uyarıyı yapmaya kendimi sorumlu hissediyorum. Dipnot:  Şahan, lütfen artık iyi oyuncular ile dişe dokunur filmler yapmaya çalış. "Celal ile Ceren" gerçekten sevdiğim romantik komediler arasında mesela. Gerçekten yıllar önce eğlenerek izlediğimi hatırlıyorum. Kazandığın bu paralar ile müthiş projelere imza atabilirsin, yıllar yıllar önce "Recep İvedik" karakterinin ilk ortaya çıktığı skeçlerin hala aklımda ve birçoğuna hala gülüyorum. Şahane bir film ortaya çıkar ve şu Recep İvedik'i bize unuttur.  ● Aşağıdaki butona tıklayarak hemen modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►  
14b
1
6 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
19b
0
8 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.