The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!

27 Mart 2022
21b
2 Yorum
The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!

Netflix, BluTV ve Amazon Prime falan derken neredeyse bu platformlar dışında diziler izlemeyi unuttuk. İşte "The Terror" de bu gerçeği tokat gibi yüzüme çarpan bir dizi oldu. İzlemeden önce hemen kolları sıvayıp the terror konusu, the terror korku mu ve terror dizisi izlenir mi gibi Google aramaları yaptığım bu dizi, beni sonunda mutlu etmeyi başardı.

12 İyi Yabancı Dizi Tavsiyesi! ► 

Muhtemelen birçok kişi de hemen Google'a girip bu aramaları yapmış ya da yakında yapacaktır. Çünkü The Terror pek bilinen bir dizi değil. Bunun nedeni de hemen yukarıda söylediğim gibi popüler platformların dışında bir yapım olduğu için maalesef. Hadi gelin şimdi size the terror dizisi hakkında izlemeden göz atmanızı istediğim o dikkat çekici bilgilerden vereyim ve şöyle kısaca diziden bir bahsedeyim... Hadi!

Yorumuma geçmeden önce; Nedir bu The Terror dizisinin konusu? ona bakalım...

The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!
The Terror, gerçek, yaşanmış bir konuyu işleyen bir dizi. Dizi, 1840'lı yıllarda Kuzey Kutbu'na doğru yeni bir rota arayışına çıkan Erebus ve Terror adlı 2 geminin hikayesini konu alıyor. Fakat asla geri dönemeyen bu 2 büyük gemiden biri 2014, diğeri de 2016 yılında bulundu. Ünlü yazar Dan Simmons da 2007 yılında bu konuyla ilgili bir roman yazdı. İşte The Terror dizisi de günümüzden çok önce yaşanan bu trajik olayı bize aktarıyor.

Biraz korku, bolca gizem ve kasvetli bir atmosfer...

The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!
Dizi, yukarıda bahsettiğim 2 geminin içindeki onlarca mürettebatın yaşadıklarını öyle gerçek, öyle gizemli ve ürkütücü bir şekilde konu alıyor ki, güneşin doğmadığı, her yerin buzla kaplandığı, izlerken bile nezle olabileceğiniz bir ortamı bize müthiş bir şekilde yansıtıyor.

İzlerken grip olabilirsiniz!

The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!
Dizinin ortamı öyle soğuk ve öyle kasvetli ki, izleyeni daha ilk bölümden etkilemeyi başarıyor. Sürekli olarak "Ben olsam ne yapardım?" deyip kendinizi oradaki insanların yerine koymaya çalışıyorsunuz. Bir süre sonra kendinizi öyle kaptırıyorsunuz ki, evde otururken dışarıda buz gibi bir kar fırtınası olduğunu hayal etmeye başlıyorsunuz... Şöyle iyi bir bitki çayıyla izleyin derim, grip olmayın şimdi durup dururken...

Tam 129 kişinin, buzullarda verdiği mücadeleyi izliyoruz...

The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!
Dizi, gemilerin enkazında yapılan araştırmalar sonucunda çekildiği için, izlediğiniz tüm detaylar aslında gerçek hikayeyi yansıtıyor. Ne görüyorsanız gerçekten de onun olmuş ihtimali %80'in üzerinde. Tam 129 kişi, buz gibi bir havada ne yer, ne içer, nasıl uyur, nasıl ısınır... işte tüm bu soruların cevaplarıyla baş başa kalıyoruz dizi boyunca. Üstelik bu kadar da değil, bazı gizemli olaylar da bu açıklanamayan gerçek hikaye için "Acaba böyle olmuş olabilir mi?" diye bakılmasını sağlıyor.

- - - - - - 

Özet: Korkudan çok ürkütücü bir dizi The Terror. Psikolojik olarak izleyenini çok fazla etkiliyor. İzleyicisini bu denli içine almayı başaran dizi çok az diyebilirim. Üstelik oyunculuklar da gerçekten çok başarılı. 1 sahnede diyaloğu olan adam bile çok iyi bir oyuncu yani öyle düşünün... İşin özü, eğer bu türü seviyor ve kendinizi kasvetli bir atmosfere girmeye hazır hissediyorsanız bu diziyi kaçırmayın derim.

- - - - - - 

• The Terror dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi AMC yapımı, bu yüzden Netflix'te yok.

• The Terror dizisi gerçek mi? Evet dizi yıllar önce yaşanan olayları konu alıyor. Eğer konu hakkında biraz araştırma yaparsanız dizinin gerçek bir olayı işlediğini görebilirsiniz. 

• The Terror kaç bölüm? Kaç sezon? Dizinin ilk sezonu 10 bölüm ve her bir bölüm ortalama 40-60 dakikadan oluşuyor. Yine dizinin 2. sezonu da mevcut.

The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!

Modunu Seç ►

The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!

listesine yorum yap!
Arnie N.
Arnie N.
22 Eylül 2022
Çaylak
Revenant, Hateful Eight gibi filmleri seviyorsanız bu dizinin 1. sezonunu kesin izleyin. Herkese hitap etmez ama türünü seven için nadide bir dizi. Ben çok sevdim ve kesinlikle tavsiye ediyorum.
Alime T.
Alime T.
03 Nisan 2022
Biraz İngilizler aslında 'biz iyi insanlarız kimseyi kasıtlı öldürmedik' demeye çalıştıysa da insanın aç gözlülüğünü anlatan iyi bir dizi olmuşi, oyuncular süper.
the terror konusuthe terror nasıl bir dizithe terror gerçek mithe terror izlenir mithe terror dizi konusuthe terror dizisi hikayesigüncel dizi tavsiyelerikorku dizilerigerilim dizileri
EN AKTİF ÜYELER
Halit Ergenç Canlandıracak! En Yüksek Bütçeli Atatürk Filmi İlk Adım: 1919 Geliyor!
Halit Ergenç Canlandıracak! En Yüksek Bütçeli Atatürk Filmi İlk Adım: 1919 Geliyor!
Mustafa Kemal Atatürk, dünyaca kabul görmüş askeri bir deha ve başarılı bir önder. Her yıl onu anıyor ve şartlar zor olsa da elimizden geldiğince onun gösterdiği hedeflere doğru ilerlemeye çalışıyoruz. Bu akıllı ve karizmatik liderin bulunan videolarının hepsini muhtemelen çoğumuz izlemiş ya da bir yerlerde görmüşüzdür. Peki ya filmleri? Atatürk konulu filmlerden hangilerini izlediniz? Eğer şimdiye kadar çıkan Atatürk filmlerinden bazılarını izlemiş ve "Eh işte" demişseniz sıkı durun çünkü şimdiye kadarki en yüksek bütçeli Atatürk filmi olmaya aday bir film geliyor: "İlk Adım: 1919"... Hadi gelin şimdi İlk Adım: 1919 filminin konusuna ve oyuncu kadrosuna bir göz atalım. 2010 yılında çıkan ve 860 bin kişinin izlediği "Dersimiz Atatürk" filminde Atatürk'ü "Halit Ergenç" canlandırmıştı. Atatürk'e benzemesi için öyle çok makyaj yapılmıştı ki görenler, Atatürk'ü canlandıran kişinin Halit Ergenç olduğuna inanamamıştı.[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/61/19/halit-ergenc-canlandiracak-en-yuksek-butceli-ataturk-filmi-ilk-adim-1919-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] "İlk Adım: 1919" filminde de Atatürk'ü Halit Ergenç'in canlandırmasına karar verildi.[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/61/12/halit-ergenc-canlandiracak-en-yuksek-butceli-ataturk-filmi-ilk-adim-1919-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] Filmin yönetmenliğini ise "Asmalı Konak" dizisini ve "Mutluluk" filmini de yöneten "Abdullah Oğuz" yapacak.[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/61/44/halit-ergenc-canlandiracak-en-yuksek-butceli-ataturk-filmi-ilk-adim-1919-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] İlk Adım: 1919 filmi, şimdiye kadar çekilmiş en yüksek bütçeli Atatürk filmi olacak.[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/61/55/halit-ergenc-canlandiracak-en-yuksek-butceli-ataturk-filmi-ilk-adim-1919-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] Atatürk'ün mücadelesi Bandırma Vapuru'nda başladığı için filmde kullanılmak üzere şimdiden bir tanker büyük bir bütçe ile yenilenerek Bandırma Vapuru'na birebir olarak benzetildi.[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/61/99/halit-ergenc-canlandiracak-en-yuksek-butceli-ataturk-filmi-ilk-adim-1919-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] İlk Adım: 1919 filmi için dönemin ihtişamını yansıtan pek çok dekor uzun uğraşlar ve büyük bütçeler sonucu hazırlandı. Henüz hazırlanmamış olan dekorlar ise Avrupa'nın pek çok yerinden temin edilip çekimlerin yapılacağı Beykoz Kundura Fabrikası'na getiriliyor.[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/61/77/halit-ergenc-canlandiracak-en-yuksek-butceli-ataturk-filmi-ilk-adim-1919-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] İlk Adım: 1919 filmi bir dönem filmi olacağı için iç-dış mekan tasarımları tamamen o döneme ait görünmeli. Bu da filmin bütçesini bir hayli arttırıyor.[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/61/3/halit-ergenc-canlandiracak-en-yuksek-butceli-ataturk-filmi-ilk-adim-1919-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] İlk Adım: 1919 filminin vizyon tarihi ve oyuncu kadrosu hakkında şu an net bir bilgi yok. Tüm bilgiler gelince buraya da eklenecektir. Umarız ki gişesi bol ve gerçekten kaliteli bir yapım olur...[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=RZne-uJdJXw[/VIDEO] ► Tıkla, Moduna Göre Film Seç!   
15b
0
7 yıl
ŞAHMARAN: Netflix'in Yılanı ve Efsanesi Bol, Twilight Tadındaki Yeni Dizisi!
ŞAHMARAN: Netflix'in Yılanı ve Efsanesi Bol, Twilight Tadındaki Yeni Dizisi!
Netflix Hakan Muhafız dizisiyle İstanbul'a giriş yapmış, Atiye ile de Anadolu'ya süzülmüştü. Bu 2 dizi de temelinde efsanelere dayanıyordu. İşte Şahmaran dizisi de yine Anadolu'nun bağrındaki şahmaran efsanesini konu alacağı için izlemek için fazlasıyla heycanlandığım yapımlardan biriydi. Diziyi nihayet az önce izleyip bitirdim ve şahmaran dizisi konusu ne? şahmaran dizisi izlenir mi? gibi soruların cevaplarını da içeren kısa ve net bir şekilde şahmaran dizisi hakkındaki düşüncelerimi yazmak istedim. 19 İyi Netflix Filmi! ►  Hadi gelin şimdi Şahmaran dizisi konusuna, oyunculuklarına ve senaryosuna şöyle bir bakalım ve size henüz 1 hafta önce Netflix'te yayınlanan bu dizi hakkındaki düşüncelerimi, yorumlarımı bir bir yazayım... Hadi! Yorumlarıma geçmeden önce gelin Şahmaran dizisi konusuna da şöyle bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/317/91/sahmaran-netflix-in-yilani-ve-efsanesi-bol-twilight-tadindaki-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM]Şahmaran dizisi, öğretim görevlisi olan ve yolu Adana'ya düşen Şahsu ismindeki genç bir kadının yaşadıklarını merkeze alarak ilerliyor. Şehre gelir gelmez tüm dikkatleri üzerine çeken bu kadın, kendisini çok farklı bir topluluğun ve efsanenin tam da ortasında buluyor. İşte tam da bu sırada tanıştığı Maran ismindeki geçn adamsa Şahsu'nun hayatını tam anlamıyla değiştirecek olan bir kapıyı aralıyor ve kökeni Anadolu topraklarına dayanan Şahmaran efsanesini de böylece izlemiş oluyoruz. İlk 2 bölüm sarmadı fakat sonra sonuna kadar sürüklemeyi başardı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/317/45/sahmaran-netflix-in-yilani-ve-efsanesi-bol-twilight-tadindaki-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM]Her zamanki gibi size yine dürüst olacağım; Diziye başlangıçta beklentim epey yüksekteydi. "E Netflix'in kaçıncı yerli işi, artık bu baya iyi çıkması gerek" diye düşünüp, işin içinde Şahmaran gibi hep dikkatimi çeken bir efsanenin de işleneceğini bilmek, beni fazlasıyla heyecanlandırmıştı. Fakat ilk 2 bölümde, beklediğim tadı alamadım. Hatta Instagram hesabımızda "Galiba bu dizi olmamış.." diye bile yazdım. Fakat sonra dizi giderek açıldı ve beni sonuna kadar sürüklemeyi başardı. Mantıksızlıklara takılmıyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/317/50/sahmaran-netflix-in-yilani-ve-efsanesi-bol-twilight-tadindaki-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizide pek çok soru cevapsız kaldı, yer yer karşılaştığımız mantıksızlıklara değinmiyorum, okul sahnelerinde sürekli aynı kıyafetli öğrencileri görüp "Figürana bütçe yetmedi demek ki..." dedim ama onu da görmezden geliyorum. "Ee Kaan ne kaldı?" diyeceksiniz biliyorum fakat bence bir şeyler var... Dizi, temelindeki hikayesiyle bizi bir şekilde sonuna kadar peşinden sürüklemeyi başarıyor. Birbirlerine zarar vermeyen, hepsinin birbirini tanıdığı Mar'lar iyi işlenmiş mesela. Bu topluluğa daha fazla odaklanılsaydı sevinirdim... Bizde bir şey ya Siyah ya da Beyaz olmalı gibi bir algı var maalesef. Fakat bu tür işler Gri de olabilir. Yani pek çok hata, kusur olabilir fakat genelinde bu iyi bir iş de olabilir. Ben çok acımasız davranmama taraftarıyım. Yerli Twilight diyebilir miyiz?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/317/81/sahmaran-netflix-in-yilani-ve-efsanesi-bol-twilight-tadindaki-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM]Diziye ilk başladığımda fark ettiğim şeylerden biri de sonra da sosyla medyada fazlasıyla gündeme geldiği gibi Alacakaranlık ile olan benzerliği oldu... Şehre gelen yeni kız, ona vurulan 2 erkek, saklanan bir özel güç/sır, gizemli bir aile, doktor bir aile babası ve dahası... Bence bir yapımın başka bir yapıma benzemesinde sorun yok. Ben, o yapımın nasıl işlendiğine bakmak istiyorum. Bu 2 yapım da başarılı işler olabilir. Ana konusu aynı olmadığı sürece, belirli konuları birçok farklı film ve dizide görüp izliyoruz zaten. Bu konuda da biraz acımasız davranmama taraftarıyım... Başrolün arasındaki çekimi başarılı buldum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/317/48/sahmaran-netflix-in-yilani-ve-efsanesi-bol-twilight-tadindaki-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizimizin başrolü Burak Deniz ve Serenay Sarıkaya arasındaki frekansı ilginç şekilde sevdim. Sağda solda ne yazılıp çizilmiş, ne konuşulmuş pek takılmadan söyleyebilirim ki; Bu dizinin 2 başrolü de rolünün hakkını vermiş fakaaat... Serenay Sarıkaya'nın istisnasız her film ve dizide de aynı kişiyi oynaması beni biraz üzüyor. Yani Fi'de de, Medcezir'de de, Şahmaran'da da aynı Serenay'ı izlemiş gibi hissediyorum. Yazayım da içimde kalmasın... - - - - - -  Özet: Sadece bu tür, bizden, bu topraklardan bir şeyler taşıyan film ve dizilerin daha çok yapılması için bile bence Netflix'in bu yeni dizisi Şahmaran, desteklenmeye değer. Ben bu diziyi bitirdiğimde Hakan Muhafız'dan günümüze bazı şeylerin değişip, geliştiğini fark ettim ve buna sevindim. Şurada Sıcak Kafa dizisi için de söylediğim gibi, daha çok bizden, Anadolu'nun bağrındaki efsanelerden, mitlerden yola çıkan diziler görmek beni çok mutlu eder. Şahmaran, Netflix'te yayınlandığı ilk 3 gün içinde tüm dünyada toplamda 17 Milyon Saat izlenmiş ve 14 ülkenin Top 10 listesine girmiş. Keşke biraz daha iyi ve 'derin' bir yapım olsaydı fakat işin orasını geçtim, bizden bir hikayeyi, bizden bir diziyi 14 farklı ülkenin çok izlenenler listesinde görmek beni kesinlikle mutlu ediyor.  - - - - - -  ● Şahmaran dizisi Netflix'te var mı? Evet, dizi Netflix Türkiye imzalı bir yapım. ● Şahmaran dizisi kaç bölüm? Dizinin 1. sezonu 8 bölümden oluşuyor.  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
15b
5
3 yıl
Rose Adası: Gerçek Hikayesiyle Netflix'in 2020 İmzalı Son Bombası!
Rose Adası: Gerçek Hikayesiyle Netflix'in 2020 İmzalı Son Bombası!
Netflix artık ortalamanın üzerinde yapımlar ile karşımıza sık sık çıkmaya başladı. Bunu şurada biriktirdiğim ve hızlı bir şekilde artan Netflix film önerilerinden de kolayca anlayabilirsiniz. Az önce de "Rose Island" yani "Rose Adası" filmini izleyip, bitirip, beğenip hemen sonrasında da size tavsiye etmek için buraya koştum. Tabi önce Rose Adası filmi gerçek hikayesi başlıklı araştırmalar da yaptım ve bu içeriğimde size bu inanılmaz hikayeyi tavsiye ederken bir yandan da gerçek bilgiler de vereceğim. Filme Git ►  Hadi gelin şimdi Rose Adası filmi konusu, gerçek hikayesi ve neden izleneceğine şöyle bir göz atalım... Hadi! Öncelikle Rose Adası'nın inanılmaz hikayesi hakkındaki yorumlarıma geçmeden önce gelin size kısaca filmin konusundan bahsedeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/230/3/rose-adasi-gercek-hikayesiyle-netflix-in-2020-imzali-son-bomba-filmi-780x439.png[/RESIM]Şimdi şöyle düşünün; bir tekneniz var, bir de kafanıza göre bir arkadaş. Hiçbir ülkenin sahiplenemediği uluslararası sulara gidiyorsunuz ve buraya çelikten bir platform yapıp, bir ada inşa edelim diyorsunuz. Üstelik demekle de kalmıyor ve gerçekten inşa ediyorsunuz. Sonrasında ise gerçekten de küçük ama bağımsız bir devlet olma yolunda ilerliyorsunuz... Nasıl fikir ama? Çok çılgın değil mi? İşte filmimiz de bu çılgın ve bir o kadar da gerçek olan hikayeyi konu alıyor. Her şey bir fikir ile başlıyor; "Belki de kendi dünyamı yaratmalıyım..."[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/230/71/rose-adasi-gercek-hikayesiyle-netflix-in-2020-imzali-son-bomba-filmi-780x439.png[/RESIM]2017 yılında hayata gözlerini yuman Giorgio Rosa isimli genç ve çılgın bir mühendisimiz, eski sevgilisi ve diğer hayat şartları karşısında bir plan tasarlıyor ve açık sulara kendi adasını inşa ediyor... Açıkcası filmin gerçekten bir zamanlar bir yerlerde yaşanmış olması beni gerçekten etkiledi. Parlak zihni gibi özgür ve kendine göre bir ülke inşa eden adamımız gerçekten de yıllar yıllar önce bu dünyada oldukça ünlüymüş. Bu hikayeyi şimdiye kadar duymamamızın nedeni de adamımızın biraz inatçı oluşuymuş. Ölümden kısa bir süre önce tüm detayları film yapımcılarıyla paylaşmış ve ortaya da bu nefis film çıkmış. İçinde aşk ve özgürlük olan naif, keyifli ve yormayan bir film...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/230/57/rose-adasi-gercek-hikayesiyle-netflix-in-2020-imzali-son-bomba-filmi-780x439.png[/RESIM]İtalyan filmleriyle aranız nasıl bilmiyorum fakat bu film hepsinden önce naifliği ile izleyicisinin gönlünü kazanmayı başarıyor. Sonra işin içine fazlasıyla 'özgürlük' giriyor ve üstüne bir de 'aşk' ekleniyor. Üstelik tüm bunları yaparken sizi bir de gülümsetmeyi de başarıyor. Bir hafta sonu bu filme bir şans verin derim. Hem biraz keyifli zaman geçirmiş, hem de gerçekten bir zamanlar böyle çılgın bir şeyin yaşanmış olduğu bilgisini genel kültür olarak hafızaya atmış olursunuz... Benden söylemesi... Hadi tadını çıkarın! Netflix'te İzle ► - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
17b
0
5 yıl
Kaçırmayın! Ufuk Açan 6 İyi Uzay Filmi Önerisi
Kaçırmayın! Ufuk Açan 6 İyi Uzay Filmi Önerisi
"Uzay", biz insanlar için koca bir gizem. İşte tam da bu yüzden izlemeyi en çok sevdiğimiz film türlerinin başında "Uzay Konulu Filmler" geliyor. Burada da sizlerle pek çok kez uzay temalı bilim kurgu filmi tavsiyesinde bulunduk. İşte ben de bugün o bilim kurgu filmleri arasından seçtiğim iyi uzay filmlerini sizlere tavsiye edeceğim.  Hadi gelin şimdi o mutlaka izlenmesi gereken iyi uzay filmleri nelermiş birlikte görelim! (Burcunuza göre film tavsiyesi almak isterseniz de hemen buraya tıklayabilirsiniz) 1. Listemizdeki ilk uzay filmi önerisi "Salyut 7" oluyor... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/42/54/kacirmayin-6-iyi-uzay-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]"Kaan konusu ne? İzleyenlerin yorumları, IMDB puanı nasıl?" diyenler hemen aşağıdaki butona tıklayabilir. Filme Git ► 2. Sıradaki film önerisi ise "Moon" yani "Ay"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/42/13/kacirmayin-6-iyi-uzay-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bu film, ay üzerinde inceleme yapmak için görevlendirilen bir çalışanın yaşadıklarını konu alıyor. Filme Git ► 3. Bir diğer uzay konulu film tavsiyesi ise "Gravity" yani "Yerçekimi" oluyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/42/59/kacirmayin-6-iyi-uzay-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bu film ise dünya yörüngesinde görev yapan 2 astronotun yaşadıklarını işliyor. Filme Git ► 4. Sıradaki uzay konulu filmimiz ise "The Martian", yani bizdeki adıyla "Marslı"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/42/80/kacirmayin-6-iyi-uzay-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]"Mars" gezegenine ilginiz varsa bu film tam sizlik. Mars yüzeyindeki bir insan neler yapar, neler yaşar, hepsini bu filmde görebilirsiniz. Filme Git ► 5. Listemizin sonuna doğru yaklaşırken bizi uzay konulu nefis film "Sunshine" yani "Gün Işığı" karşılıyor... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/42/75/kacirmayin-6-iyi-uzay-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Güneşimizin giderek öldüğü yıllarda, dünyayı kurtarmak için çıkılan bir görevi konu alıyor bu filmimiz de. Filme Git ► 6. Uzay konulu iyi filmler listemizin son sırasında ise "Prometheus" bulunuyor... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/42/50/kacirmayin-6-iyi-uzay-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bu filmde ise insanlığın kökenini bulmaya çalışan bir grup mürettebatın yaşadıklarını izliyoruz. Filme Git ► Ne oldu? Gözleriniz Interstellar'ı aradı değil mi? İşte tam da bu yüzden göremediniz. Kendisinin liste dışında özel bir yeri var... Bonus: "Interstellar" yani "Yıldızlararası"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/42/58/kacirmayin-6-iyi-uzay-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bu film, buranın, yani kaanintavsiyesi.com'un, üyeler tarafından en çok beğenilen filmi ve uzun bir süre de öyle kalacak gibi gözüküyor. Eğer izlediyseniz hemen şimdi gidip siz de yorumunuzu yapabilir veya "beğen" ya da "beğenme" butonlarına tıklayabilirsiniz. Filme Git ► ◆ Bunlar kesmedi mi? O zaman tam da buraya tıklayarak modunuza göre film önerisi bulabilirsiniz!
26b
0
8 yıl
Halit Ergenç Canlandıracak! En Yüksek Bütçeli Atatürk Filmi İlk Adım: 1919 Geliyor!
Halit Ergenç Canlandıracak! En Yüksek Bütçeli Atatürk Filmi İlk Adım: 1919 Geliyor!
Mustafa Kemal Atatürk, dünyaca kabul görmüş askeri bir deha ve başarılı bir önder. Her yıl onu anıyor ve şartlar zor olsa da elimizden geldiğince onun gösterdiği hedeflere doğru ilerlemeye çalışıyoruz. Bu akıllı ve karizmatik liderin bulunan videolarının hepsini muhtemelen çoğumuz izlemiş ya da bir yerlerde görmüşüzdür. Peki ya filmleri? Atatürk konulu filmlerden hangilerini izlediniz? Eğer şimdiye kadar çıkan Atatürk filmlerinden bazılarını izlemiş ve "Eh işte" demişseniz sıkı durun çünkü şimdiye kadarki en yüksek bütçeli Atatürk filmi olmaya aday bir film geliyor: "İlk Adım: 1919"... Hadi gelin şimdi İlk Adım: 1919 filminin konusuna ve oyuncu kadrosuna bir göz atalım. 2010 yılında çıkan ve 860 bin kişinin izlediği "Dersimiz Atatürk" filminde Atatürk'ü "Halit Ergenç" canlandırmıştı. Atatürk'e benzemesi için öyle çok makyaj yapılmıştı ki görenler, Atatürk'ü canlandıran kişinin Halit Ergenç olduğuna inanamamıştı.[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/61/19/halit-ergenc-canlandiracak-en-yuksek-butceli-ataturk-filmi-ilk-adim-1919-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] "İlk Adım: 1919" filminde de Atatürk'ü Halit Ergenç'in canlandırmasına karar verildi.[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/61/12/halit-ergenc-canlandiracak-en-yuksek-butceli-ataturk-filmi-ilk-adim-1919-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] Filmin yönetmenliğini ise "Asmalı Konak" dizisini ve "Mutluluk" filmini de yöneten "Abdullah Oğuz" yapacak.[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/61/44/halit-ergenc-canlandiracak-en-yuksek-butceli-ataturk-filmi-ilk-adim-1919-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] İlk Adım: 1919 filmi, şimdiye kadar çekilmiş en yüksek bütçeli Atatürk filmi olacak.[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/61/55/halit-ergenc-canlandiracak-en-yuksek-butceli-ataturk-filmi-ilk-adim-1919-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] Atatürk'ün mücadelesi Bandırma Vapuru'nda başladığı için filmde kullanılmak üzere şimdiden bir tanker büyük bir bütçe ile yenilenerek Bandırma Vapuru'na birebir olarak benzetildi.[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/61/99/halit-ergenc-canlandiracak-en-yuksek-butceli-ataturk-filmi-ilk-adim-1919-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] İlk Adım: 1919 filmi için dönemin ihtişamını yansıtan pek çok dekor uzun uğraşlar ve büyük bütçeler sonucu hazırlandı. Henüz hazırlanmamış olan dekorlar ise Avrupa'nın pek çok yerinden temin edilip çekimlerin yapılacağı Beykoz Kundura Fabrikası'na getiriliyor.[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/61/77/halit-ergenc-canlandiracak-en-yuksek-butceli-ataturk-filmi-ilk-adim-1919-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] İlk Adım: 1919 filmi bir dönem filmi olacağı için iç-dış mekan tasarımları tamamen o döneme ait görünmeli. Bu da filmin bütçesini bir hayli arttırıyor.[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/61/3/halit-ergenc-canlandiracak-en-yuksek-butceli-ataturk-filmi-ilk-adim-1919-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] İlk Adım: 1919 filminin vizyon tarihi ve oyuncu kadrosu hakkında şu an net bir bilgi yok. Tüm bilgiler gelince buraya da eklenecektir. Umarız ki gişesi bol ve gerçekten kaliteli bir yapım olur...[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=RZne-uJdJXw[/VIDEO] ► Tıkla, Moduna Göre Film Seç!   
15b
0
7 yıl
İzleyin! Netflix İmzalı 2019 Yapımı "The King" | Detaylar ve İnceleme
İzleyin! Netflix İmzalı 2019 Yapımı "The King" | Detaylar ve İnceleme
Öncelikle Google'da "The King filmi konusu" veya "The King 2019 izle" gibi aramalardan sonra yolunuz buraya düşmüşse hemen söyleyeyim, burada görüp okuyacağınız şeyler SPOİLER içerebilir. Yani Netflix'in yeni, nefis filmi The King'i izlememişseniz önce filmi izlemeli, sonra buraya koşup gelmelisiniz. The King filmi detaylarına geçmeden önce, filmi izledikten sonra kaleme aldığım kısa ve öz tavsiyeye metnini okumak isterseniz hemen aşağıdaki butona tıklayabilirsiniz. Eğer buraya "The King filmi izle" yazarak geldiyseniz de hemen aşağıdaki butona tıklayıp, üye girişi yaptıktan sonra sağ tarafta çıkan filmi izle butonuna tıklayarak The King filmini izleyebilirsiniz.  Filme Git ► Hadi gelin şimdi Netflix imzalı 2019 yapımı The King filmi hakkındaki detaylara ve görüşlerime şöyle bir göz atalım.  (Filmi izlemeyenler yukarıdaki "Filme Git" butonuna tıklayabilir. İzleyenler de peşime takılıp aşağıya devam etsin çünkü bu nefis film hakkında şahane bilgilerim var) Film, Shakespeare'in eserlerinin bir araya getirilmesi ile oluşturuldu[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/129/55/izleyin-netflix-imzali-2019-yapimi-the-king-detaylar-ve-inceleme-780x439.jpg[/RESIM]Filmin ilk oluşturulma süreci 2013 yıllarında başladı. Filmin temeli, William Shakespeare'in "Henriad" isimli eserine dayanıyor. Bu eserde birçok oyun bulunuyor. The King ise bu eserin içindeki hikaye ve karakterlerden oluşturuldu. Yani Shakespeare'in entrikalarla dolu eseri, müthiş bir orta çağ filmine dönüştü. İşte izlediğimiz The King'in temeli böyle köklü bir geçmişe dayanıyor.  Sıkı durun: Filmin yapımcısı "Brad Pitt"![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/129/83/izleyin-netflix-imzali-2019-yapimi-the-king-detaylar-ve-inceleme-780x439.png[/RESIM]Filmin yönetmen koltuğunda David Michod otururken, filmin yapımcılığını da Brad Pitt ve Jeremy Kleiner'ın yapımcılık şirketi olan "Plan B Entertainment" yaptı.  Kralımız Henry'nin filmde evlendiği kız Johnny Depp'in kızı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/129/36/izleyin-netflix-imzali-2019-yapimi-the-king-detaylar-ve-inceleme-780x439.jpeg[/RESIM]Evet, Henry'nin evlendiği kızın gerçek adı "Lily-Rose Depp" ve 20 yaşındaki bu kız, ünlü aktör Johnny Depp'in kızı. Size bir bilgi daha; Filmimizin başrolü yani genç kralı oynayan oyuncumuz Timothée Chalamet ile filmde evlendiği genç kız yani Lily Rose Depp" gerçekte de sevgililer. Şahane sahneler, şahane mekan ve kostümler ve şahane bir karakter gelişimi[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/129/5/izleyin-netflix-imzali-2019-yapimi-the-king-detaylar-ve-inceleme-780x439.jpg[/RESIM]Evet bu filmi özetlemem gerekirse, tam olarak bu; Şahane sahneler, şahane mekan ve kostüm seçimleri, şahane bir karakter gelişimi ve sonuç olarak şahane bir orta çağ filmi... Netflix gerçekten bu işin üstesinden gelmeyi başarmış. Öncelikle filmdeki genç kralın karakter değişimi mükemmele yakındı diyebilirim. Önce halkın içinde, izbe yerlerde kalıp, kadınlarla yatıp kalkması ve hemen sonrasında gelen bir ölüm ile saçlarını kestirip tahta oturması ve karakterinden hiç ödün vermeden kararlar alması gerçekten bu tarz filmlerinde görüp bayıldığım bir süreç. Bunun yanında baltayla infaz sahnesi de gerçekten başarılıydı. Sonlarda, yaşanan ihaneti öğrendiğinde bıçağı kafatasına sağlama sahnesi de benden alkışı kaptı diyebilirim. Tabi tüm bunların yanında mekan seçimleri ve kostümler de şahaneydi, takıldığım birkaç noktaya ise aşağıda değineceğim. Yalnız birkaç sorun da yok değildi tabi... 1. Neden kalkan görmedik? 2. Bir kral, nasıl düşman karargahına elini kolunu sallaya sallaya girebiliyor?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/129/24/izleyin-netflix-imzali-2019-yapimi-the-king-detaylar-ve-inceleme-780x439.jpg[/RESIM]Filmde birkaç nokta da gözüme takılmadı değil tabi. Tamam her şey yerli yerindeydi fakat birebir dövüşülen bir çağda neden hiç kalkan görmedik? Ya da vardı da ben mi kaçırdım acaba? Pek sanmıyorum çünkü fark ettikten sonra epey dikkat ettim. Hadi bu cepte, diğeri de kralların birbirlerinin karargahına rahatça girebilmesi. Şimdi şöyle düşünün; Bir kral diğeriyle dövüşüyor ve ölen savaşı kaybediyor, yani böyle bir ortamın olduğu çağda, bir kral nasıl düşman karargahına tek başına gidip elini kolunu sallayarak girebilir? İşte bu kısım beni biraz rahatsız etti diyebilirim. Bunun haricinde takıldığım pek de bir detay yok aslında. Netflix gerçekten güzel işlere imza atmaya başladı...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/129/87/izleyin-netflix-imzali-2019-yapimi-the-king-detaylar-ve-inceleme-780x439.jpg[/RESIM]Burada sizlere 2 yıldır düzenli olarak film tavsiye eden biri olarak söylemek istiyorum ki Netlix, son zamanlarda giderek iyi filmler yapmaya başladı. Bunu en net "Modunu Seç" köşemizdeki "Netlflix" kategorisine bakarak anlarsınız. Eskiden 2 ayda sadece 1 tane Netflix filmi tavsiye ediyordum, şimdilerde ise bu oran ayda 2-3 filme kadar yükseldi. Bu da Netflix'in yeni filmlerinin eskilere nazaran daha iyi olduğunu gösteriyor. Tavsiye ettiğim Netflix filmlerini görmek için hemen aşağıdaki butona tıklayabilirsiniz.  Netflix Film Tavsiyeleri İçin Tıkla ► ● Aşağıdaki butona tıklayarak hemen modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►  
14b
0
7 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
19b
0
8 yıl
Into the Night Dizisi ile Tekrar Alkış Alan Gizemli Türk Oyuncu: "Mehmet Kurtuluş"
Into the Night Dizisi ile Tekrar Alkış Alan Gizemli Türk Oyuncu: "Mehmet Kurtuluş"
Bugün burada sizlere her zamanki gibi bir film ya da dizi tavsiyesi vermeyeceğim. Bugün sizlere, dün yayınlanan Netflix imzalı "Into the Night" dizisi kadrosunda gözüme çarpan Türk oyuncu Mehmet Kurtuluş'u anlatmaya geldim. Aslında daha önce de pek çok farklı yapımda dikkatimi çekmişti fakat az önce bitirdiğim dizide de oyunculuğunun kalitesini tekrar görünce kendisini pek tanımadığımı fark ettim. İşte tam da bu yüzden "Mehmet Kurtuluş kimdir?", "Mehmet Kurtuluş'un oynadığı filmler" gibi pek çok arama yaparak kendisini şöyle bir araştırdım.  Beyin Yakan Film Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► Hadi gelin şimdi sizle bu gizemli mi gizemli, sert mi sert, başarılı mı başarılı Türk oyuncuyu, araştırıp öğrendiğim kadarıyla tanıştırayım... E hadi!  Netflix'ten Hollywood'a, her yerde karşımıza çıkan bu ürkütücü yüz "Mehmet Kurtuluş" kim?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/188/47/into-the-night-dizisi-ile-tekrar-alkis-alan-gizemli-turk-oyuncu-mehmet-kurtulus-780x439.png[/RESIM]Ünlü oyuncu, 27 Nisan 1972'de Uşak'ta doğmuş. Fakat ailesinin iş için Almanya'ya göçmesi nedeniyle 1 buçuk yaşında düşmüş Almanya yollarına. Lise yıllarında tiyatro ile tanışmasıyla hayatı tam anlamıyla değişmiş ve önüne farklı kapılar açılmış. 2000'li yıllarda ise yönetmen "Fatih Akın" ile tanışmasıyla kendini birden sinemanın tam da göbeğinde buluvermiş.  Yaşı 48, boyu 1,82 olan oyuncunun, 2 Mayıs 2020 tarihi itibariyle de Instagram'da 55 Bin takipçisi bulunuyor. Tam tarih veriyorum ki bu içeriği yıllar sonra bile okuduğunuzda hemen buraya tıklayarak oyuncunun Instagram hesabına göz atın ve takipçi sayısı ne alemde, değişimi görebilin. Çünkü ben bu ismi, daha çok başarılı projelerde göreceğimizi düşünüyor ve gönülden istiyorum.   Bu beni çok şaşırttı, siz de şaşırın; Kendisi, Christian Bale'in başrolünde olduğu 2002 yapımı nefis bilim kurgu filmi Equilibrium'da bile oynamış![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/188/65/into-the-night-dizisi-ile-tekrar-alkis-alan-gizemli-turk-oyuncu-mehmet-kurtulus-780x439.png[/RESIM]Mehmet Kurtuluş, kendine özgü atmosferi olan filmler arasında en sevdiklerimden biri olan ve epey önce bu platformda sizlere de tavsiye ettiğim bu nefis bilim kurgu filminin kadrosunda yer almayı bile başarmış! Her ne kadar birkaç dakikalık bir rol olsa da, filmde Christian Bale'in evinde yapılan aramayı yöneten kişi olarak karşımıza çıkıyor Kurtuluş. Bu çok kısa rolü sayesinde, şimdi Equilibrium filmi oyuncu kadrosunda bir Türk'ün ismi de yer alıyor.  Equilibrium Filmine Git ► Hakan Muhafız dizisinde, bir kötü ne kadar "iyi" oynanabilirse, o kadar iyi oynadı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/188/76/into-the-night-dizisi-ile-tekrar-alkis-alan-gizemli-turk-oyuncu-mehmet-kurtulus-780x439.png[/RESIM]Netflix'in ilk Türk orijinal yapımı olan Hakan Muhafız dizisinde zaten parlamak için an kollayan yıldızı parlamış ve kötü adamı müthiş bir şekilde oynaması, yer yer dizinin bile önüne geçmişti.  Dün, yani 1 Mayıs 2020'de yayınlanan Netflix imzalı Into the Night dizisinde de tekrar dikkatleri çekmeyi başardı...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/188/24/into-the-night-dizisi-ile-tekrar-alkis-alan-gizemli-turk-oyuncu-mehmet-kurtulus-780x439.png[/RESIM]Gerçekten bazı bariz hatalara rağmen çok sürükleyici bulduğum bu diziyi neredeyse bir oturuşta bitirdim diyebilirim. Oyuncu kadrosundaki en başarılı oyuncu, şüphesiz Mehmet Kurtuluş'tu diyebilirim. Ayaz ismindeki bir Türk'ü oynayan Kurtuluş, rolünün gerçekten hakkını vermiş diyebilirim. Eğer henüz izlemediyseniz ve yolunuz bir şekilde bu içeriğe düştüyse, o Netflix dizisine de bir bakın derim.  Peki artık Mehmet Kurtuluş'u az çok tanıdığımıza göre şu ana kadar yer aldığı filmler ve dizilerden bazılarını size şöyle bir göstermek istiyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/188/77/into-the-night-dizisi-ile-tekrar-alkis-alan-gizemli-turk-oyuncu-mehmet-kurtulus-780x439.png[/RESIM]Kendisini "Muhteşem Yüzyıl: Kösem" dizisinde "Derviş Mustafa" olarak izledik. 8 Saniye filminde ise "Sami" ile ortaya çıktı. Fatih Akın imzalı "Duvara Karşı" filminde ise İstanbul'daki Barmen olarak karşımıza çıkmıştı. Hakan Muhafız dizisinde "Mazhar", Into the Night dizisinde ise "Ayaz" karakteri ile izledik onu. Ünlü oyuncu Samuel l. Jackson ile birlikte "Big Game" filminde bile yer almayı başardı ve dahası... - - - -  NOT: Bence Mehmet Kurtuluş, Türk kökenli olup da dünyaca ünlü yapımlarda yer alma potansiyeli olan en büyük oyunculardan biri. Şu ana kadar yer aldığı yapımlar ortalama bir Türk oyuncunun çok üzerinde. Önümüzdeki yıllarda, birçok dünyaca ünlü yapımda yer alacağını da düşünüyor ve bunun müjdesini şimdiden sizlere vermek istiyorum. Bir gün Oscar'a gideceğini söylesem de abartmış olmam. Bunları da buraya tarihe bir not düşmek için bırakıyorum.  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
29b
0
6 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.