The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!

27 Mart 2022
20b
2 Yorum
The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!

Netflix, BluTV ve Amazon Prime falan derken neredeyse bu platformlar dışında diziler izlemeyi unuttuk. İşte "The Terror" de bu gerçeği tokat gibi yüzüme çarpan bir dizi oldu. İzlemeden önce hemen kolları sıvayıp the terror konusu, the terror korku mu ve terror dizisi izlenir mi gibi Google aramaları yaptığım bu dizi, beni sonunda mutlu etmeyi başardı.

12 İyi Yabancı Dizi Tavsiyesi! ► 

Muhtemelen birçok kişi de hemen Google'a girip bu aramaları yapmış ya da yakında yapacaktır. Çünkü The Terror pek bilinen bir dizi değil. Bunun nedeni de hemen yukarıda söylediğim gibi popüler platformların dışında bir yapım olduğu için maalesef. Hadi gelin şimdi size the terror dizisi hakkında izlemeden göz atmanızı istediğim o dikkat çekici bilgilerden vereyim ve şöyle kısaca diziden bir bahsedeyim... Hadi!

Yorumuma geçmeden önce; Nedir bu The Terror dizisinin konusu? ona bakalım...

The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!
The Terror, gerçek, yaşanmış bir konuyu işleyen bir dizi. Dizi, 1840'lı yıllarda Kuzey Kutbu'na doğru yeni bir rota arayışına çıkan Erebus ve Terror adlı 2 geminin hikayesini konu alıyor. Fakat asla geri dönemeyen bu 2 büyük gemiden biri 2014, diğeri de 2016 yılında bulundu. Ünlü yazar Dan Simmons da 2007 yılında bu konuyla ilgili bir roman yazdı. İşte The Terror dizisi de günümüzden çok önce yaşanan bu trajik olayı bize aktarıyor.

Biraz korku, bolca gizem ve kasvetli bir atmosfer...

The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!
Dizi, yukarıda bahsettiğim 2 geminin içindeki onlarca mürettebatın yaşadıklarını öyle gerçek, öyle gizemli ve ürkütücü bir şekilde konu alıyor ki, güneşin doğmadığı, her yerin buzla kaplandığı, izlerken bile nezle olabileceğiniz bir ortamı bize müthiş bir şekilde yansıtıyor.

İzlerken grip olabilirsiniz!

The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!
Dizinin ortamı öyle soğuk ve öyle kasvetli ki, izleyeni daha ilk bölümden etkilemeyi başarıyor. Sürekli olarak "Ben olsam ne yapardım?" deyip kendinizi oradaki insanların yerine koymaya çalışıyorsunuz. Bir süre sonra kendinizi öyle kaptırıyorsunuz ki, evde otururken dışarıda buz gibi bir kar fırtınası olduğunu hayal etmeye başlıyorsunuz... Şöyle iyi bir bitki çayıyla izleyin derim, grip olmayın şimdi durup dururken...

Tam 129 kişinin, buzullarda verdiği mücadeleyi izliyoruz...

The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!
Dizi, gemilerin enkazında yapılan araştırmalar sonucunda çekildiği için, izlediğiniz tüm detaylar aslında gerçek hikayeyi yansıtıyor. Ne görüyorsanız gerçekten de onun olmuş ihtimali %80'in üzerinde. Tam 129 kişi, buz gibi bir havada ne yer, ne içer, nasıl uyur, nasıl ısınır... işte tüm bu soruların cevaplarıyla baş başa kalıyoruz dizi boyunca. Üstelik bu kadar da değil, bazı gizemli olaylar da bu açıklanamayan gerçek hikaye için "Acaba böyle olmuş olabilir mi?" diye bakılmasını sağlıyor.

- - - - - - 

Özet: Korkudan çok ürkütücü bir dizi The Terror. Psikolojik olarak izleyenini çok fazla etkiliyor. İzleyicisini bu denli içine almayı başaran dizi çok az diyebilirim. Üstelik oyunculuklar da gerçekten çok başarılı. 1 sahnede diyaloğu olan adam bile çok iyi bir oyuncu yani öyle düşünün... İşin özü, eğer bu türü seviyor ve kendinizi kasvetli bir atmosfere girmeye hazır hissediyorsanız bu diziyi kaçırmayın derim.

- - - - - - 

• The Terror dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi AMC yapımı, bu yüzden Netflix'te yok.

• The Terror dizisi gerçek mi? Evet dizi yıllar önce yaşanan olayları konu alıyor. Eğer konu hakkında biraz araştırma yaparsanız dizinin gerçek bir olayı işlediğini görebilirsiniz. 

• The Terror kaç bölüm? Kaç sezon? Dizinin ilk sezonu 10 bölüm ve her bir bölüm ortalama 40-60 dakikadan oluşuyor. Yine dizinin 2. sezonu da mevcut.

The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!

Modunu Seç ►

The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!

listesine yorum yap!
Arnie N.
Arnie N.
22 Eylül 2022
Çaylak
Revenant, Hateful Eight gibi filmleri seviyorsanız bu dizinin 1. sezonunu kesin izleyin. Herkese hitap etmez ama türünü seven için nadide bir dizi. Ben çok sevdim ve kesinlikle tavsiye ediyorum.
Alime T.
Alime T.
03 Nisan 2022
Biraz İngilizler aslında 'biz iyi insanlarız kimseyi kasıtlı öldürmedik' demeye çalıştıysa da insanın aç gözlülüğünü anlatan iyi bir dizi olmuşi, oyuncular süper.
the terror konusuthe terror nasıl bir dizithe terror gerçek mithe terror izlenir mithe terror dizi konusuthe terror dizisi hikayesigüncel dizi tavsiyelerikorku dizilerigerilim dizileri
EN AKTİF ÜYELER
Bu Gençlikte İş Var! Farklı Alanlardaki Başarıları ile Alkışı Hak Eden 9 Türk Genci
Bu Gençlikte İş Var! Farklı Alanlardaki Başarıları ile Alkışı Hak Eden 9 Türk Genci
Bugün "Keşfettiklerim" köşemde sizi pırıl pırıl gençler ile tanıştırmak istiyorum... Onların her biri de tüm olumsuzluklara, tüm engellere rağmen bir şeyleri başardılar. Şahsen her biri de benim geleceğe olan umudumu bir nebze olsun yeşertmeyi başardı.  1. İlk gencimiz, başarısı ile Amerika'da adını herkese duyuran "Kenan Pala"... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/23/5/bu-genclikte-is-var-farkli-alanlardaki-basarilari-ile-alkisi-hak-eden-9-turk-genci-780x439.jpg[/RESIM]Kenan Pala, yıllar önce Türkiye'den Amerika'ya göç eden bir ailenin oğlu ve sadece 13 yaşında. Fakat 13 yaşında olması bir şeyler için engel mi? Tabi ki de hayır... Kenan da böyle düşünmüş olacak, okulunu da işin içine katarak yaşadığı yerde "Toplum İçin Çocuklar" isminde bir dernek kurdu ve bu dernek ile binlerce kimsesiz, evsiz insana yardım etmek için bir organizasyon başlattı. Olay, çok kısa sürede tüm ABD'ye yayıldı ve birden binlerce insan, 13 yaşındaki bu çocuğun başlattığı bir organizasyonun bir parçası oldu. Kenan ve ekibi, binlerce kişiye ihtiyaç malzemelerini tek tek paketleyip gönderdi. Bitti mi? Hayır, şimdi sıkı durun! Olayın büyümesi ile San Diego yönetimi 23 Ocak tarihini "Kenan Pala Günü" ilan etti! 2. Gurur tablomuza yine 13 yaşındaki başarılı bir genç ile devam ediyoruz; "Arya Nur Güneş" ile tanışın... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/23/35/bu-genclikte-is-var-farkli-alanlardaki-basarilari-ile-alkisi-hak-eden-9-turk-genci-780x439.jpg[/RESIM]Arya, İzmir'de yaşayan 13 yaşındaki bir genç, fakat yaşadıkları ve başardıkları o kadar dev ki, hikayesini öğrenen herkes önce şaşırıp sonra da onu ayakta alkışlamak istiyor. Arya 6 yaşlarına geldiğinde müziğe ilgi duyuyor ve o küçük parmaklar, tek haneli yaşına rağmen müthiş bir şekilde piyano çalmaya başlıyor. Üstelik çaldığı şeylerin bazılarını da kendi yazıyor, yani besteliyor. Fakat tüm bunların yanında Arya 9 yaşına geldiğinde ona "Epilepsi" teşhisi konuyor. Fakat Arya onu da yeniyor ve 13 yaşına geldiğinde Litvanya'da düzenlenen büyük bir yarışmada farklı ülkelerden 600 kadar müzisyeni eleyerek Jüri Özel Mansiyon Ödülü'nü alarak ülkemizi gururlandırıyor... 3. Yaşının 2 katı kadar altın madalyası olan 12 yaşındaki "Efe Çetiz" ile tanışın!  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/23/42/bu-genclikte-is-var-farkli-alanlardaki-basarilari-ile-alkisi-hak-eden-9-turk-genci-780x439.jpg[/RESIM]İzmirli Efe, ailesinin teşvik etmesi ile buz sporlarına katılıp büyük başarılar elde eden bir genç yetenek. Kendisi İzmir Büyükşehir Belediyesi Buz Sporları salonunda yetişip, serpilmiş ve bugüne kadar kazandığı 29 madalyadan 24'ü Altın! Hatta bu başarıları ile Golden Book'a girmeyi de hak kazanan bu pırıl pırıl gencimiz, bu kitaba adını yazdırmayı başaran ilk Türk patencimiz oldu! 4. Sıradaki gencimiz, Apple'dan büyük övgüler almayı başaran bir lise öğrencisi; "Yiğit Can Yılmaz" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/23/57/bu-genclikte-is-var-farkli-alanlardaki-basarilari-ile-alkisi-hak-eden-9-turk-genci-780x439.jpeg[/RESIM]Yiğit, Kahramanmaraş'ta yaşayan henüz 16'sında bir lise öğrencisi. Onu özel kılan şey ise yazılım konusuna olan merakı ve yeteneği... Yiğit, dev isim Apple'ın bünyesindeki Siri uygulamasında açık buldu ve bunu bildirdi. Apple, bu hatayı bulan Yiğit'i "Apple Onur Listesi" kapsamına aldı ve teşekkür etti. Fakat Yiğit bununla yetinmedi ve Safari'de de bir açık bulup onu da Apple'a iletti. Apple ise bu sefer Yiğit'i şirketin teşekkür listesine aldı. Bu adım, gelecekte Yiğit'in kariyerinde çok büyük bir rol oynayacak ve onu iyi yerlere taşıyacak... 5. Hastalıkların teşhis edilmesi konusundaki projesi ile ödül alan bir genç; "Mert Ege Arıcı"... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/23/93/bu-genclikte-is-var-farkli-alanlardaki-basarilari-ile-alkisi-hak-eden-9-turk-genci-780x439.jpg[/RESIM]Mert, İzmir'de eğitim gören bir lise öğrencisi. Kendisinin bu gurur tabosunda olma sebebi ise Uluslararası Mostratec yarışmasında 3 dalda birden elde ettiği birincilik... Mert, Alzehimer ve Diyabet gibi hastalıkların teşhis edilmesine büyük yardımcı olan projesi ile dünyada çok büyük bir ses getirdi ve ödül aldı...  6. "Şampiyon" unvanını fazlasıyla hak eden pırıl pırıl bir genç, "Ayşe Begüm Onbaşı" ile tanışın!  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/23/83/bu-genclikte-is-var-farkli-alanlardaki-basarilari-ile-alkisi-hak-eden-9-turk-genci-780x439.jpg[/RESIM]17 yaşındaki Ayşe, "Altın Kız" olarak biliniyor. Bunun ise yerinde bir sebebi var. Ayşe, Dünya Aerobik Cinmastik şampiyonumuz. Kendisi Avrupa Aerobik Jimnastik Şampiyonası'nda dünya şampiyonu oldu ve altın madalyayı kaptı. Ayşe'nin Altın'ın yanında Gümüş madalyaları da bulunuyor...  7. Sırada, 7 çocuklu bir ailenin 17 yaşındaki şampiyon kızı var, "Mizgin Ay" ile tanışın...  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/23/59/bu-genclikte-is-var-farkli-alanlardaki-basarilari-ile-alkisi-hak-eden-9-turk-genci-780x439.jpg[/RESIM]Mizgin, Batman'dan tarım işçisi olarak gelip Beypazarı'na yerleşen 7 çocuklu bir ailenin 17 yaşındaki spor sevdalısı kızı. Fakat Mizgin, antrenmanlara gelmeyince Antrenörü Muhsin Soysal, babayı arıyor ve "Kızım tarlada, gelemez!" cevabını alıyor. Sonralarda babanın da ikna edilmesi ile Mizgin çalışmalara başlıyor ve Dünya Yıldızlar Atletizm Şampiyonası'nda birinci olarak altın madalyayı kapıyor...  8. Microsoft tarafından "Yılın En Başarılı Kadın Yazılım Geliştiricisi" seçilen lise öğrencisi; "Neval Çam" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/23/99/bu-genclikte-is-var-farkli-alanlardaki-basarilari-ile-alkisi-hak-eden-9-turk-genci-780x439.jpeg[/RESIM]Neval, Bahçeşehir Fen ve Teknoloji Lisesi öğrencisi. Kendisi, engelli insanlar için işaret dilini tercüme eden bir yazılım geliştirdi. Bu başarısı ile Stanford Üniversitesi'ne tam burslu kabul edildi ve Microsoft tarafından ''Yılın En Başarılı Kadın Yazılım Geliştiricisi'' seçildi ve göğsümüzü kabartmayı başardı... 9. Son olarak sizi 11 yaşındaki Tuana ile tanıştırmak istiyorum... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/23/54/bu-genclikte-is-var-farkli-alanlardaki-basarilari-ile-alkisi-hak-eden-9-turk-genci-780x439.jpg[/RESIM]Kendisi, bir şampiyon ya da bir yazılım geliştiricisi değil. O, biraz farklı bir şekilde göğsümüzü kabartmayı başardı. Tuana, her hafta sonu İstiklal'de keman çalarak topladığı para ile sokak hayvanlarına mama alıp, barınak yaptırıyor. Kendince bir şeyler yapmak isteyen bu güzel kalpli genç, kısa bir sürede birçok kişi ve kuruluştan alkış almayı başardı... Bilimle, sanatla, sporla, teknoloji ile uğraşan "vicdanı hür, aklı hür" gençler bu ülkeyi ileriye taşıyacak. Biz de elimizden geleni yapıp onları paylaşıp daha çok kişiye duyuralım ve destek olalım.  Afferin çocuklar! 
17b
0
8 yıl
Sinemada Hüzün Dolu Gerçek Bir Hikaye Var: "Dumlupınar: Vatan Sağ Olsun" Filmi Geliyor!
Sinemada Hüzün Dolu Gerçek Bir Hikaye Var: "Dumlupınar: Vatan Sağ Olsun" Filmi Geliyor!
Ülkemiz, tarihinde çok fazla acı dolu olay yaşayan ve bu uğurda en çok kayıp veren ülkeler arasında. İşte tarihimizdeki en büyük acı olaylardan biri de, 67 yıl önce Çanakkale boğazında yaşanan Dumlupınar denizaltısı faciası... Çanakkale açıklarında, İsveç bandıralı bir şileple çarpışan denizaltımız batmış ve onlarca askerimiz bu kazada şehit olmuştu. İşte Dumlupınar: Vatan Sağolsun filmi de bu acı olayı sinemaya aktarıyor. Hadi gelin Dumlupınar: Vatan Sağolsun filmi detaylarına, konusuna, oyuncu kadrosuna ve hüzün dolu geçmişine birlikte bakalım.  "Konuşmayın, türkü söylemeyin ve sigara içmeyin..."[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/146/59/sinemada-huzun-dolu-gercek-bir-hikaye-var-dumlupinar-vatan-sag-olsun-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM]Evet, kaza olduktan sonra denizaltındaki askerler yüzeye bir şamandra göndererek yukarıdakiler ile temas kurmayı başarabilmişlerdi. Hattın su üstündeki ucundan ise, oksijenlerini tüketmemeleri için aşağıdakilere şunlar söyleniyordu; "Konuşmayın, türkü söylemeyin ve bir müddet sigara içmeden bizden gelecek yönergeleri bekleyin".. Tabi bu uyarılar bir süre sonra durumun imkansızlığı netleşince anlamlarını değiştirecekti. Yine aynı telsizin ucundan aşağıdakilere, "Artık konuşabilirsiniz, türkü söyleyebilir ve cigara içebilirsiniz" dendiği an tüm Türkiye'de acı bir feryat kopmuştu. Orada, aşağıdaydılar fakat milyonlarca kişi onları kurtararamıyorduk. Ve öyle de oldu. Oracıkta şehit oldular, hem de öyle çaresizce... İşte Dumlupınar: Vatan Sağolsun filmi, o şehitlerimize, ailelerine ve tüm Türk milletine armağan edilen bir eser olmak için yola çıkıyor. Filmin teknik kısımları için, Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz'den danışmanlık alındı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/146/66/sinemada-huzun-dolu-gercek-bir-hikaye-var-dumlupinar-vatan-sag-olsun-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM]Dumlupınar: Vatan Sağolsun filmi, gerçek ve etkileyici bir olayı konu aldığı için filmin tüm detayları ile gerçeğe en yakın şekilde olması gerekliydi. Bu yüzden film boyunca, Türkiye'de "Deniz" deyince akla ilk gelen isim olan, hatta "Mavi Vatan" tanımının da isim babası olan Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, bu film için tüm bilgilerini paylaştı ve danışmanlık verdi.  Filmin yönetmen koltuğunda Ayla, Müslüm ve Sarıkamış Çocukları filminin de yönetmeni olan "Can Ulkay" var[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/146/35/sinemada-huzun-dolu-gercek-bir-hikaye-var-dumlupinar-vatan-sag-olsun-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM]Filmin senaryosunu ise Mert Dikmen kaleme aldı.  Filmin oyuncu kadrosunda ise şu isimler bulunuyor; Farah Zeynep Abdullah[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/146/30/sinemada-huzun-dolu-gercek-bir-hikaye-var-dumlupinar-vatan-sag-olsun-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] Ali Atay[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/146/60/sinemada-huzun-dolu-gercek-bir-hikaye-var-dumlupinar-vatan-sag-olsun-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] Uğur Güneş[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/146/31/sinemada-huzun-dolu-gercek-bir-hikaye-var-dumlupinar-vatan-sag-olsun-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] İsmail Hacıoğlu[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/146/43/sinemada-huzun-dolu-gercek-bir-hikaye-var-dumlupinar-vatan-sag-olsun-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] Murat Yıldırım[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/146/1/sinemada-huzun-dolu-gercek-bir-hikaye-var-dumlupinar-vatan-sag-olsun-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] Taner Ölmez[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/146/37/sinemada-huzun-dolu-gercek-bir-hikaye-var-dumlupinar-vatan-sag-olsun-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] Filmin müzikleri ise Muhteşem Yüzyıl ve Ayla gibi yapımlarda da imzası olan Fahir Atakoğlu'na emanet[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/146/12/sinemada-huzun-dolu-gercek-bir-hikaye-var-dumlupinar-vatan-sag-olsun-filmi-geliyor-780x439.png[/RESIM] Tüm çalışmalar sonucunda kurtarılamayan aziz şehitlerimizin anısına hazırlanan Dumlupınar: Vatan Sağ Olsun filmi 17 Ocak 2020'de sinemalarda olacak![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/146/40/sinemada-huzun-dolu-gercek-bir-hikaye-var-dumlupinar-vatan-sag-olsun-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] Dumlupınar: Vatan Sağ Olsun filminin yayınlanan ilk kısa fragmanını da aşağıdan izleyebilirsiniz[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=qURELuI1i_M[/VIDEO] Dipnot: Mustafa Uslu, son zamanlarda, Türkiye seyircisinin nabzını tutmayı iyi başarıyor. Ayla, Müslüm, Naim ve şimdi de Dumlupınar: Vatan Sağolsun filminin yapımcılığını üstlenerek, birçok kişinin eleştirdiği fakat benim desteklediğim bir şeyi yapıyor. Ülkemizin tam da içinde barındırdığı, birçoğumuzun bildiği o konuların sinemaya taşınmasına destek oluyor. E dolayısıyla insanlar da bu harekete tepki veriyor ve sinemaya gidiyor. Bu durum bir "prim" bile olsa, bu sayede milyonlarca kişi gerçekten iyi filmler izliyor. Hatta hiç sinemanın yolunu bilmeyenler bile film izliyor, aileler sosyal hayata karışıyor. O yüzden filmde emeği geçenleri kutluyorum. Ha bir de unutmadan, aslında filmin adının doğru yazılışı "Dumlupınar: Vatan Sağ Olsun" fakat birçok resmi platformda "Sağolsun" şeklinde lanse edildiği için ben de ikisini birden kullanmak istedim.  Bu arada 2000 yılında gerçekten yaşanan bir patlama nedeniyle dibe çöken Rus denizaltısının içindeki askerleri konu alan bir Rus filmi tavsiyem de var, bu filmi de mutlaka izleyin derim; "Kursk"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/146/56/sinemada-huzun-dolu-gercek-bir-hikaye-var-dumlupinar-vatan-sag-olsun-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► ● Hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
20b
0
6 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
19b
0
8 yıl
Menüde Gerilim Var! UMAMİ: Yeni Yerli Disney+ Filmi!
Menüde Gerilim Var! UMAMİ: Yeni Yerli Disney+ Filmi!
Disney+ filmleri takviminde gördüğümden beri merakla beklediğim bir yapımdı Umami filmi... Film dün, yani 12 Şubat tarihinde Disney+'da yayınlandı ve hemen oturup Umami filmini izleyenler arasında yerimi aldım... Peki Umami filmi konusu nedir? Oyuncuları ve daha doğrusu oyunculukları nasıldı? Hepsinden önce Umami filmi hangi filmin uyarlamasıydı? Gelin önce bunlara, sonra da Umami filmi hakkında şöyle genel düşüncelerime birlikte bir göz atalım. Filme Git ►  Düşüncelerimden önce Umami filmi konusuna bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/353/90/menude-gerilim-var-umami-yeni-yerli-disney-filmi-780x439.png[/RESIM]Umami filmi, İstanbul'daki lüks bir şef restoranında yaşananları konu alıyor. Başrolümüz Sina Bora karakteri, restoranımızın hem şefi hem de ortağı... İşte biz de bu şefi merkeze alarak tüm restoranın 1 gecesindeki koşturmacayı konu alan bir hikayeyi izliyoruz. Hem restoranda yaşanan gerilim dolu anları, hem mutfak koşturmacasını hem de hizmet sektöründe müşteri ve mekan arasındaki anlaşmazlıklara şahit oluyoruz. Lafı uzatmadan; Ben bu filmi sevdim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/353/14/menude-gerilim-var-umami-yeni-yerli-disney-filmi-780x439.png[/RESIM]Üniversite yıllarımda 2 sezon boyunca büyük bir otelin çeşitli departmanlarında çalışmış, yeri gelmiş mutfağa girmiş yeri gelmiş servise el atmış biri olarak ben bu filmdeki bu koşturmacayı gerçekten de yaşadığım için 'çok gerçek' buldum. Belki biraz da bu yüzden olacak, bu filmde izlediğim bu gerilim dolu sahneler, o diyaloglar ve yaşananlar bana çok tanıdık geldi. Yani film benden geçer not almayı başardı... Tek plan çekimi ve gerilimiyle... Başarılı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/353/32/menude-gerilim-var-umami-yeni-yerli-disney-filmi-780x439.png[/RESIM]Çok beğenerek size de şurada tavsiye ettiğim şu nefis 1917 filmini hatırlayın. İşte bu film de o nefis film gibi bir tek plan çekimden oluşuyor... Yani söylenen o yönde. Acaba birkaç yerde cut atıldı mı diye ince ince eleyip, gözlerimi dört açıp izledim bir 'köylü kurnazlığı' ile fakat filmdeki akış gerçekten çok başarılı kotarılmış. Tek plan çekiminin de verdiği o gerilim dolu yakın plan sahneler beni kesinlikle germeyi başardı. Peki Umami hangi filmin uyarlaması?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/353/33/menude-gerilim-var-umami-yeni-yerli-disney-filmi-780x439.png[/RESIM]Umami'yi izleyen pek çok kişi 'vay, böyle bir iş bizden çıktıysa bravo' gibi yorumlar yapmaya başlamışken hemen olaya el atmak istedim. Umami bir uyarlama... 2001 yapımı Boiling Point yani "Patlama Noktası" filminin bir uyarlaması olan Umami filmi, bence orijinal filmdeki havayı yakalamayı başarıyor. Son olarak; Umami filmi oyunculukları ne durumda? derseniz, anlatayım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/353/38/menude-gerilim-var-umami-yeni-yerli-disney-filmi-780x439.png[/RESIM]Başrolümüz Burak Deniz bence iyi bir oyunculuk sergiliyor fakat 'profesyonel' bir şef izlerken filmin başlarında şefin işe geç kaldığını, bazı siparişleri geçmeyi unuttuğunu görüyoruz. Bunlar da şefin karizmasını gözümüzde çizmeyi başarıyor. Öykü Karayel, keşke bu rolde olmasaydı bana sorarsanız... En yükseldiği sahnede işletme müdürüne posta koyuyor fakat inanın o izleyiciye geçmiyor. Osman Sonant nefis bir 'yapmacık' Danilo Şef karakteriyle karşımıza çıkıyor. Nefis bir oyunculuk. Çok başarılı buldum. Bunun yanında işletme müdürümüz, şefimizin ortağı Ulvi Kahyaoğlu da iyi oyunculuk sergilemiş. Onur Ünsal'ın doğal, samimi oyunculuğunu da es geçemem tabi. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/353/93/menude-gerilim-var-umami-yeni-yerli-disney-filmi-780x439.png[/RESIM] - - - - - -  Özet; Öncelikle Atatürk dizisini iptal edip bünyesindeki yerli yapımları da silen Disney +'a tepkim hala ilk günki kadar sürüyor... Bunu söylemeden geçmek istemiyorum. Umami'ye gelirsek; bence bu film olmuş. Dün gece izledim ve sabah uyandığımda birkaç sahnesi aklımdaydı. Çok üst düzey bir yapım değil elbet, fakat yerli yapımlarda biraz beklentiyi düşürüp izliyorum malum, bu yüzden beni yakalamayı başardı... Karar sizin. - - - - - -  • Umami filmi Netflix'te var mı? Hayır. Umami filmi Netflix'te değil Disney+'da yer alıyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
55b
2
1 yıl
Yakın Zamanda Yayınlanan 7 İyi ve Yeni NETFLİX Filmi!
Yakın Zamanda Yayınlanan 7 İyi ve Yeni NETFLİX Filmi!
Netflix'in tüm dünya genelinde abone sayısı 220 milyonu geçti. Yani tüm dünyada 3 Türkiye nüfusu kadar kişi Netflix kullanıyor. Fakat Netflix'in kategorileme sistemi çok başarılı olmadığı ve içerisinde binlerce içerik bulunduğu için pek çok kişi Netflix film önerisi olan var mı? en yeni Netflix filmleri hangiler? gibi sorularına cevap ve izleyecek iyi ve yeni netflix filmi bulmaya çalışıyor. 19 İyi NETFLİX Filmi İçin Tıkla! ►  Ben de bugün sizlere, bu aylar içerisinde izleyip beğendiğim yapımlardan oluşan en yeni netflix filmleri listesi yapmak istedim. Birazdan göreceğiniz netflix filmlerinin her biri de benden sınıfı geçmeyi başardı. Üstelik bu filmlerin her biri de Netflix'te yeni yayına girdi ve eğer Netflix'te izleyecek iyi bir şeyler arıyorsanız tam da aradığınız şey olabilirler... Peki o netflix filmleri neler mi? Görelim.. ● Bu içeriği video olarak YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=lTox7rv-_YY[/VIDEO] 1. İlk Netflix film tavsiyem "AKA"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/324/69/yakin-zamanda-yayinlanan-7-iyi-ve-yeni-netflix-filmi-780x439.png[/RESIM]Bu Netflix Fransa yapımı filmimiz, işinde başarılı, yetenekli bir gizli operasyon ajanının köklü bir suç örgütünün içine sızmasını ve tüm bunların sonunda yaşananları izliyoruz. Filme Git ►  2. Hunger[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/324/82/yakin-zamanda-yayinlanan-7-iyi-ve-yeni-netflix-filmi-780x439.png[/RESIM]Bu Netflix filmiyse 'disiplin-mutfak-yemek' üçgeninde dönüyor. Aşırı disiplinli bir şefimiz ve elinin lezzeti çok iyi olan genç bir kızımız var. İşte filmde de bu ikilinin merkezinde dönen bir mücadeleye tanıklık ediyoruz.  Filme Git ►  3. Era Ora[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/324/5/yakin-zamanda-yayinlanan-7-iyi-ve-yeni-netflix-filmi-780x439.png[/RESIM]Aşırı işkolik bir babamız var. Bir doğum gününde çok fantastik bir olay yaşıyor ve kendini 1 günde 1 yıl yaşarken buluveriyor. Tüm bu çılgın konunun temelinde ise çok ama çok sağlam bir mesaj yatıyor. Hem eğlenceli bir şeyler, hem de düşündürüp, sorgulatan bir şeyler izlemek isteyenler bu filme mutlaka bakmalı.  Filme Git ►  4. The Fundamentals of Caring[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/324/4/yakin-zamanda-yayinlanan-7-iyi-ve-yeni-netflix-filmi-780x439.png[/RESIM]Bu film ise nefis bir yol hikayesi. Netflix orijinal yapımı olan bu film, hayatındaki devasa sorunlarla mücadele ederken bir yandan da 'bakıcılık' yapmaya başlayan bir adamı ve zeki mi zeki engelli bir çocuğun başından geçenleri bize aktarıyor. Ben bu filmi epey sevdim, darısı başınıza. Filme Git ►  5. The Pale Blue Eye[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/324/1/yakin-zamanda-yayinlanan-7-iyi-ve-yeni-netflix-filmi-780x439.png[/RESIM]2023 yılının ilk aylarında çıkan bu filmse, 1830'lu yıllarda yaşanan bazı esrarengiz olaylar zincirini ve bu seri cinayetleri çözmek için tutulan bir dedektifin yaşadıklarını konu alıyor. Ünlü yazar Edgar Allan Poe'nun da gençliğini izlediğimiz bu film, 2 saat olsa da sabredince ödülünü veren filmlerden. Filme Git ►  6. All Quiet on the Western Front[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/324/70/yakin-zamanda-yayinlanan-7-iyi-ve-yeni-netflix-filmi-780x439.png[/RESIM]Ve işte bence Netflix'in son zamanlarda yayınladığı en çarpıcı, en akılda kalıcı filmlerinden biri... Filmimiz, 15 milyondan fazla insanın hayatını kaybettiği 1. Dünya Savaşı sırasında yaşananları konu alıyor. Vızır vızır mermiler, sıçrayan şarapnel parçaları, çamurun toprağın içinde hayatta kalmaya çalışan askerler ve dahası... Sinematografisini çok beğendiğim bu yapım, Netflix'te mutlaka görülmeli. Filme Git ►  7. The Good Nurse[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/324/67/yakin-zamanda-yayinlanan-7-iyi-ve-yeni-netflix-filmi-780x439.png[/RESIM]Gerçek, yaşanmış olayların işlendiği filmleri sevenlerdenseniz sıkı durun çünkü bu Netflix filmi tam olarak gerçek bir olayı konu alıyor. 16 yıl boyunca hemşirelik yapan bir adamın gerçek hikayesini izliyoruz bu Netflix filminde... Netflix'in 'gerçek' konulu yapımlarını çok başarılı buluyorum. Benim için bu film de onlardan biri oldu. 2 saatlik süresine bakıp uzun diye pas geçmeyin ve izleyin derim. Filme Git ►  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
21b
0
3 yıl
"Nasıl İzlememişim?" Diyeceğiniz 8 Az Bilinen İYİ DİZİ Önerisi!
"Nasıl İzlememişim?" Diyeceğiniz 8 Az Bilinen İYİ DİZİ Önerisi!
Günümüzde yeni dizi keşfetmek, iyi bir film keşfetmekten daha zor. Yabancı diziler, filmlere nazaran daha sürükleyici ve uzun soluklu olduğu için birçok kişi tam da bu yüzden her gün Google'a "Dizi önerileri" yazıp, "dizi önerisi olan var mı?" diye tweet atıyor... Üstelik aranan yapımlar öyle çok bilindik diziler de olmamalı. Dizi önerisi verdiğini iddia eden birçok web site, YouTube videosu veya kişi, ne yazık ki hala Game of Thrones ve Dark gibi çok ünlü yapımları 'tavsiye' adı altında önermekten çekinmiyor. İşte tam da bu yüzden ben de sizlere kenarda köşede kalmış, çoğunluğa göre daha az kişnin izlediği iyi yabancı dizi önerileri vermek istedim. Birazdan göreceğiniz yabancı dizilerin her birini de izleyip, beğendiğim için hepsini de gönül rahatlığıyla tavsiye edebiliyorum. Hadi gelin şimdi "Nasıl izlememişim.." diye iç geçireceğiniz o çoğunluğa göre daha az bilinen yabancı dizi önerilerine birlikte göz atalım! ● Bu içeriği video olarak YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=hqsID4sxhzA[/VIDEO] 1. İlk tavsiyem The Terror oluyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/329/80/-nasil-izlememisim-diyeceginiz-8-az-bilinen-iyi-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]İlk sezonu 10 bölümden oluşan ve gerçek olayları konu alan bu dizi, 1840'lı yıllarda Kuzey Kutbu'na doğru yola çıkan 2 geminin hikayesini konu alıyor. Adları yıllardır esrarengiz olaylarla anılan bu 2 gemideki mürettebat, kendilerini gizemli ve kasvetli bi dünyanın tam ortasında buluyor... İşte dizi de, bu yer yer ürkütücü, yer yer de dramatik olayları bize aktarıyor... Netflix, Disney, Amazon Prime falan derken nerdeyse bu platformlar dışında dizi izlemeyi unuttuk. Belki de bu yüzden çoğu kişi bu nefis diziyi gözden kaçırıyor... İşin özü, eğer bu türü seviyor ve kendinizi kasvetli bi atmosfere girmeye hazır hissediyorsanız, bu diziyi kaçırmayın derim. Filme Git ►  2. From[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/329/45/-nasil-izlememisim-diyeceginiz-8-az-bilinen-iyi-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]From ismindeki bu diziyi ise elimden geldiğince her mecrada, genç yaşlı, evli bekar, erkek kadın, Barbie'yi izleyen Oppenheimar'ı izleyen diye ayırt etmeden herkese tek tek tavsiye ediyorum. Fakat hala o bilinirliğe ulaştığını düşünmüyorum ve bu da beni üzüyor... Geçtiğimiz yıl yani 2022'de yayınlanmaya başlayan bu dizi, araç kullanarak yakınlarından geçen herkesi içine çeken tuhaf bi kasabada yaşananları konu alıyor. Üstelik tüm bunlar yetmezmiş gibi, hava kararıp da gece olunca, ürkütücü yaratıklar ortaya çıkıp zaten gizemli olan atmosferi daha da gerilimli hale getiriyor. Şimdiye kadar tavsiye ettiğim kimse olumsuz bi geri dönüşle gelmedi. "Kaan demişti.." dersiniz. Filme Git ►  3. McMafia[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/329/17/-nasil-izlememisim-diyeceginiz-8-az-bilinen-iyi-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu diziyse; Londra'da yatırım şirketi bulunan Rus asıllı bi İngiliz'in, mafyatik ailesine hiç benzemeden her şeyi yasalara, kurallara uygun olarak yaparken kaybettiği amcasıyla birlikte değişen hayatını konu alıyor. Ailesinden çok büyük birini kaybetmenin üzüntüsüyle kendini birden uluslararası suç dünyasının tam ortasında bulan adamımız, içine düştüğü bu dünyanın çok acımasız ve kirli olduğunu da yakından görüp arkasını kollayarak hem işlerini yürütmeye hem de bu suç dünyasına ayak uydurmaya çalışıyor... "Kaan sen şimdi suç falan dedin..." diyerek sürekli bi hareket, bol vurdu kırdı ya da aksiyon bekleyenlerin dizisi değil bu, onu da peşin peşin söyleyeyim... Kirli paranın elden ele geçtiği, herkesin birbirinin arkasından dolaplar çevirdiği, Rus mafyasının kimseye acımadığı, İsraillilerin akıllarından 'para'yı bir türlü çıkaramadığı, İngilizlerin ise kendini birden hiç ait olmadığı bi dünyada bulduğu iyi bi suç dizisi izleyeceksiniz. Filme Git ►  4. Gangs of London[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/329/82/-nasil-izlememisim-diyeceginiz-8-az-bilinen-iyi-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Gangs of London ismindeki bu diziyse az önce bahsettiğim diziyle benzer konuları işliyor. Londra'nın tüm yeraltı ağını elinde tutan bi ailemiz ve her şeyin başında olan güçlü bi adamımız var. Fakat bu adamımız, birden bi saldırı sonrasında hayatını kaybediyor ve işler de bi hayli karışıyor. Yani işin özeti; Bu dizide, Londra mafyasının ve Londra'daki suç çetelerinin ne denli kapsamlı çalıştığını görebilirsiniz. Hatta iş bi yerlerde Türkiye'ye bile uzanıyor... Ayrıca dizide bolca da kan ve +18 sahneler de var, baştan uyarayım. Filme Git ►  5. SİLO[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/329/92/-nasil-izlememisim-diyeceginiz-8-az-bilinen-iyi-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]SİLO ismindeki bu bilim kurgu gizem dizisini, geçtiğimiz günlerde tek bir içerik olarak da hazırlamış ve tavsiye etmiştim. Fakat gelen geri dönüşlerden gördüğüm kadarıyla birçok kişi bu diziden de bi haber.. Bu yüzden bu listede de yer vermek ve bi şekilde gözden kaçıranların kaçırmamasını istedim... Adından da belli olduğu gibi yer altına inşa edilen dev bi SİLO'nun içinde olan biteni izliyoruz bu dizide. Eğer kıyamet sonrası dünya temalı yapımları sevenlerdenseniz, gizem temalı işler benim gibi sizin de ilginizi fazlasıyla çekiyosa, benim biraz Snowpiercer ile biraz Platform filmi ve biraz da The 100 dizisi tadı aldığım bu diziye bi şans verin derim. Filme Git ►  6. The CRY[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/329/63/-nasil-izlememisim-diyeceginiz-8-az-bilinen-iyi-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Sadece 4 bölümden oluşan bu diziyse psikolojik atmosferi olan ve sakince giderken sürprizlerle izleyenini hareketlendiren ve çok da bilinmeyen iyi bi dram dizisi benim için.. Dizi, İskoçya'dan Avustralya'ya doğru uçak yolculuğu yapan bi çiftin yeni doğmuş bebeklerinin kaçırılma sürecini ve sonrasında yaşananları konu alıyor. Yaşanan olay zaten üzücüyken bebeğimizin babasının siyaset dünyasıyla da bağının olması, olayı magazine de taşıyor ve çift birden çok zorlu bi mücadelenin ortasında kalıyor. Fakat bebeği kim veya kimler kaçırdı, tam olarak neler oldu? işte dizi de bize 4 bölümde bu süreci aktarıyor. BBC imzalı bu diziye bence bi şans verin derim. Filme Git ►  7. Tulsa King[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/329/74/-nasil-izlememisim-diyeceginiz-8-az-bilinen-iyi-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu diziyse usta oyuncu Sylvester Stallone başrollü bi yapım... "E kaan başrol belli, bu mu çok bilinmeyen dizi?" diyebilirsiniz fakat hemen ardından da kendinize "bu diziyi ilk kez burda mı duyuyorum?" diye sormanızı istiyorum. Muhtemelen çoğunluk duymadı, çünkü dizinin bütçesi, tanıtımdan çok başrolümüz Stallone abimize ayrıldı :) Dizimiz, yıllar önce yaşanan bi olay nedeniyle 25 yıllık hapis cezasını bitiren bi gangsterin günlük hayata dönmesini konu alıyor. Adamımız hayatının büyük bi kısmını 4 duvar arasında geçirdikten sonra günümüz dünyasına ayak uydurması biraz zor olsa da, tecrübelerinin de yardımıyla düzenini yavaş yavaş kurmaya başlıyor. Fakat geride bıraktığı çetesi ona "Artık buralar senlik değil, git yeni bi düzen kur" deyince, adamımız da küçük bi şehirde maceralara atılıyor. İşte dizimiz de, akıllı telefon bile kullanamadan sosyal medya etrafında dönen bi dünyaya düşen bu eski gangsterin yaşadıklarını işliyor... Başrolünde Stallone gibi usta bi ismin yer aldığı mafyatik ve yer yer de gülümseten bi suç dizisi bu. Dediğim gibi başrolünde başka biri olsaydı belki de burada bu diziyi size tavsiye etmiyor olurdum fakat başrolümüz Stallone olunca ve kendisi de dizideki karaktere 'cuk' diye oturunca, size de tavsiye etmek istedim. Bu türe ilgisi olanların 'Yavaş izleyeyim de bitmesin' diyeceği iyi bir dizi bu... Bir şans verin derim. Filme Git ►  8. Kurtuluş[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/302/66/kurtulus-bir-vatanin-bagimsizlik-savasini-konu-alan-6-bolumluk-etkileyici-mini-dizi-780x439.jpg[/RESIM]Ve geldik benim için bu listenin en anlamlı tavsiyesine... Bu nefis yapımı hala izlememiş olan o kadar çok kişiyle karşılaşıyorum ki, gerçekten üzülüyorum. Çünkü işlediği konunun özelliği kadar, bu dizinin, çekildiği yıllara göre müthiş de bi bütçesi, oyuncu kadrosu ve devasa sahneleri var... Sadece 6 bölümden oluşan ve Turgut Özakman imzası taşıyan bu dizide işgal edilen vatanımızı, çaresiz, yorgun Türk halkını ve sonra ses yükseltip, öne çıkan, aklını ve tecrübelerini düşman ayakları altında çırpınan ülkesi için harcayıp canını ortaya koyan Mustafa Kemal Atatürk gibi cesur yürekli kişileri görüyoruz.. Bakın çok NET bi şekilde söylüyorum ki; 100 yıl önce, şu an üzerinde koşup oynadığımız, özgürce gezip dolaştığımız, sevdiğimiz sevildiğimiz bu topraklar üzerinde neler yaşanmış, kimler, bizler refah içinde yaşasın diye kendini feda etmiş, işte bunları bu diziden daha çarpıcı bi şekilde aktarabilen başka bi yapım daha yok. Toplamda 100 kadar diyaloğu bulunan oyuncu ile çekilen bu dizide 1 Milyon, evet tam 1 Milyon kişi de figuran olarak oynuyor. Yani izlediğimiz ya da izleyeceğiniz tüm o savaş sahnelerinde gerçek insanları görüyoruz. Oyuncu kadrosu ise hep dev isimlerden oluşuyor. Her biri de tam anlamıyla döktürüyor... HD halini YouTube ve TRT üzerinden ücretsiz bi şekilde izleyebilirsiniz. Bu listedeki dizilerden izlemek istediklerinizi bir köşeye not alıyorsanız o listenizin ilk sırasına bu diziyi yazın derim. Filme Git ►  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
43b
0
2 yıl
2024'te Mutlaka İzlenmesi Gereken 9 FİLM ÖNERİSİ!
2024'te Mutlaka İzlenmesi Gereken 9 FİLM ÖNERİSİ!
Öncelikle bu listede 2024'te vizyona girecek filmleri değil, şimdiye kadar bir şekilde gözden kaçırdığınızı düşündüğüm fakat 2024'te mutlaka izlemenizi tavsiye ettiğim film önerileri ile karşılaşacaksınız, peşin peşin konuşalım ki hayal kırıklıkları yaşanmasın... Yani '2024 filmleri' veya "2024 film önerileri" gibi bir Google araması sonucu yolunuz buraya düştüyse biraz yanlış yerdesiniz diyebilirim. İyi Netflix Filmleri ►  Birazdan göreceğiniz film önerileri 2024 filmleri değiller, fakat her biri de bence iyi ve başarılı filmler. Bu yüzden şimdiye kadar bir şekilde gözden kaçırdıysanız, bu listede ilk kez görüp, duyduğunuz her filme de şans verin derim... Hadi gelin şimdi 2024'te mutlaka izlemenizi istediğim o filmlere birlikte şöyle bir göz atalım! ● Bu listeyi YouTube kanalımızda video olarak da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=iYkgkHn_GAQ[/VIDEO] 1. Şimdiye kadar izlemediyseniz, 2024'te mutlaka izlemenizi tavsiye ettiğim ilk filmimiz The Last Castle ile başlayalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/336/23/2024-te-mutlaka-izlenmesi-gereken-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Günümüzden 23 yıl önce vizyona giren, fakat birçok kişinin bi şekilde gözden kaçırdığını düşündüğüm bu nefis film, orduda büyük saygınlığı olan bi generalin, bi olay sonucu 10 yıl hapse mahkum olmasını ve eski askerlerin olduğu bi cezaevine konulduktan sonra yaşadıklarını konu alıyor... Mahkumların insanlık dışı metodlar ile dizginlenmeye çalışıldığı bu yerde, hapishane müdürü, yeni gelen generalimiz ile pek anlaşamıyor ve biz de bu süreçte olan biteni izliyoruz... 2020 yılında izlediğim bu film, bana "Şimdiye kadar nasıl gözden kaçırmışım?" dedirtmeyi başardı. Hapishane filmlerini sevenlerdenseniz, şöyle sağlam bi şey izlemek isterseniz, e bi de şimdiye kadar izlemediyseniz, bu filmi 2024 yılı içinde mutlaka izleyin derim. Filme Git ►  2. Musul[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/336/26/2024-te-mutlaka-izlenmesi-gereken-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu Netflix filmini de Netflix'in binlerce içeriği arasında pek çok kişi gözden kaçırıyor... Savaş nedeniyle yerle bir olan Irak'tayız. IŞİD'in peşine düşen, adeta 'telsiz kapatıp' sadece hedeflerine odaklanarak adım adım ilerleyen bi Özel Harekat ekibini ve bu ekibin, çatışmanın ortasından çekip çıkardığı genç bi polisin yaşadıklarını izliyoruz... Ekip profesyonel olunca kendimizi de kolayca çaylak polisin yerine koyarak sanki timin bi parçasıymış gibi çatışmalara giriyor, hayatta kalmaya çalışıyoruz... Hikayesi ve konu aldığı kişileri gerçeğe dayanan bu filmi başarılı bulduğumu söyleyebilirim. Ne saf bi aksiyon ne de saf bi dram var. Bence her şey dozunda ve tam da olması gerektiği gibi... Eğer bu türe ilginiz varsa ve şimdiye kadar bi şekilde bu filmi gözden kaçırmışsanız, gerçek kişi ve olayları konu alan bu filme bi akşam Netflix'te bi şans verin derim.  Filme Git ►  3. Devil[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/336/69/2024-te-mutlaka-izlenmesi-gereken-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]2010'da yayınlanan ve şimdiye kadar çoğunluğun gözden kaçırmış olduğunu düşündüğüm bu 'gerilim' filmiyse benim 'bütçesi düşük, etkisi büyük' diye nitelendirdiğim yapımlar arasında... Çevremde tavsiye ettiğim herkesin "Şimdiye kadar nası izlememişim hayret" dediği bu film, bi gökdelenin asansöründe mahsur kalan bi grup insanın yaşadıklarına odaklanıyor. Asansörün bozulması yetmezmiş gibi bi de esrarengiz bi güç tarafından rahatsız edilmeye başlanan 5 kişi, birden ürkütücü bi hayatta kalma mücadelesi vermeye başlıyor... Kapalı alan korkusu olanlar için film bi tık zor olabilir... Filmin ilk anından son anına kadar derinden bi ürperme hissi sizi sarıyor. Beklentiyi orta karar tutarak izlenecek, süresi kısa, oyunculukları iyi ve alt metninde de vermek istediği bi mesajı olan bi film bu.. Hala izlemediyseniz, bi akşam karanlığında izleyin derim. Filme Git ►  4. Kursk[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/336/72/2024-te-mutlaka-izlenmesi-gereken-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu filmse 2000 yılında yaşanan, gerçek bi faciayı konu alıyor. Tatbikat için sahaya çıkarılan Rus denizaltısı Kursk ve mürettebatını konu alan bu film, hem oyunculukları, hem de o güne götüren çaresizlik dolu atmosferi ile beni fazlasıyla etkilemeyi başardı... Filmde yer yer yumruğumu sıkıp kızdığım pek çok yer oldu ve en önemlisi de bunların gerçekten de yaşanmış olduğunu bilmek, beni gerçekten zorladı. Tam da bu yüzden bu filmi şimdiye kadar izlememişseniz artık bu yıl içinde izleyin diyerek bu listede size de tavsiye etmek istedim. İzleyin ve işlemeyen bürokrasinin, çıkar savaşına bulaşmış siyasetin, politikanın ve üst basamaklarda bulunan yetkili ama "kafasız" insanların nelere yol açtığını görün istiyorum... Filme Git ►  5. The Art of Racing in the Rain[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/336/33/2024-te-mutlaka-izlenmesi-gereken-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Neden bi türlü gerçek değerine ulaşıp çok ünlü bi filme dönüşemediğini anlayamadığım bu nefis filmse, bi köpeğin yavru evresinden yaşlanana kadar neler yaşadığını konu alıyor... Fakat tüm bu süreci direkt olarak köpeğimiz Enzo'nun gözünden ve hatta sesinden izliyoruz. Kendisi profesyonel bi araba yarışçısı tarafından sahipleniyor ve köpeğimiz Enzo'nun hikayesi de böylece başlamış oluyor... Şöyle köpek konulu, o bildiğimiz ortalama filmlerden birini izleyeceğimi düşünürken bu film, içindeki gerçeklik ile beni fazlasıyla şaşırttı diyebilirim. Yer yer eğlendim, yer yer de gerçekten duygulandım. Asırlardır biz insanoğlunun en sadık dostlarından olan köpekler neler düşünür? Bize ve ailemize bakış açıları nasıldır? hepsi ve daha fazlası bu filmde verilmiş... Eğer bu filmi ilk kez şu an burada görüp duyduysanız mutlaka bi hafta sonu bu nefis filme bi şans verin derim. "Kaan demişti.." dersiniz :) Filme Git ►  6. Sharper[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/336/99/2024-te-mutlaka-izlenmesi-gereken-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu filmse, her ne kadar kitapçıda çalışan genç bi adamın güzel bi kıza aşık olmasıyla başlasa da, ortalarına doğru birden direksiyonu kırıyor ve çok farklı bi yola giriyor... İzlerken bi an durdurup "Gerçekten keyif alıyorum.." diye düşündüğüm bu film, giderek temposunu arttırmayı ve izleyicisini şaşırtmayı başarıyor... Şöyle seyir keyfi yüksek, yer yer entrikalı ve biraz da sürprizli bi şeyler izlemek istiyorsanız ve hala izlememişseniz bence 2024 yılı içinde bu filme bi şans verin derim... Filme Git ►  7. Just Mercy[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/336/12/2024-te-mutlaka-izlenmesi-gereken-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu tavsiyemse tamamen gerçek kişi ve olayları işliyor... Harvard'dan mezun olan genç bi avukatımız var. Bir de işlemediğini söylediği halde idam cezasına çarptırılan bi adamımız... İşte filmimiz, bu genç avukatın, bu suçlu mu yoksa suçsuz mu belli olmayan adam ile çıktığı hukuk mücadelesini konu alıyor... Avukatımız bi adamın hayatını kurtarmak için çabalarken birden kendini ırkçılığa karşı verilen bi savaşın en ön safında buluveriyor... Özellikle gerçek, yaşanmış kişi ve olayları işleyen filmleri sevenlerdenseniz - ki ben kesinlikle onlardan biriyim - şimdiye kadar bi şekilde gözden kaçırdığınız bu filmi mutlaka izleyin derim. Sonunda "Kaan demişti.." diyeceğinize de eminim. Filme Git ►  8. The 12th Man[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/336/25/2024-te-mutlaka-izlenmesi-gereken-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu filmimizse burada tavsiye ettiğim 2018 yılından beri toplamda 100 binden daha fazla kez göz atılmış olan bence nefis bi film... Ben yine de hala görmeyen, duymayan vardır diye bu listemde de bu filme yer vermek istedim... Filmimiz, aslında etkileyici bi hayatta kalma mücadelesini konu alıyor ve en önemlisi de gerçek hayata dayanıyor... Almanlar Norveç'teki bazı noktaları ele geçiriyor ve 12 asker de bu noktaları ele geçirmek için özel eğitim alıp bölgeye gidiyor. İşte filmimiz de bu 12 adamdan birine odaklanıyor ve hem kurşun yememek hem de vahşi ve zorlu doğa şartlarında hayatta kalmak için mücadele veren adamımızın macerası böylece başlamış oluyor... Adamımız kış günü öyle kötü şartların içine düşüyor ki ben izlerken bi ara üşüdüğümü, donduğumu hissettim, gerisini hesap edin... Kısacası; Şahane bi hayatta kalma öyküsü izleyeceksiniz, kaçırmayın derim. Filme Git ►  9. My Octopus Teacher[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/336/44/2024-te-mutlaka-izlenmesi-gereken-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Ve işte o film... Bana "Ya bi belgesel, beni nası bu kadar sarsabilir.." diye sorgulatan o yapım... İzleyeceğiniz bu belgesel film, bi dram filmi kadar dram, bi macera filmi kadar macera ve iyi de bi belgesel kadar şahane görüntüler içeriyor... Toplamda 8-9 yıllık bi süreçte çekilen bu yapım, sığ sularda tüpsüz dalış yapan bi adamın, yine bu dalışlardan birinde tanıştığı ahtapot ile arasındaki güçlü bağı işliyor... ama nasıl işlemek... Bu yapımı daha önce birkaç yerde görüp 'bi ara bakarım' deyip geçtiyseniz ve şimdi burada 1 kez daha rast geliyorsanız, hemen en yakın zamanda izleyin derim. "Kaan demişti iyi ki izledim.." diyeceğinize eminim, benden söylemesi... Filme Git ►  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
108b
0
2 yıl
Netflix'te İzlenecek 9 İyi Dizi Tavsiyesi! (Ne İzlesek? Diyenlere)
Netflix'te İzlenecek 9 İyi Dizi Tavsiyesi! (Ne İzlesek? Diyenlere)
Netflix'e her ay milyonlarca kişi ücret ödüyor. Fakat çoğunluk hala istediği o iyi Netflix dizilerini bulamıyor ve parasının karşılığını alamıyor. İşte bugün ben de size, tam da bu boşluğu doldurabilmek için izleyip, beğendiğim iyi Netflix dizileri tavsiye etmek ve bu dizi önerileri ile size Netflix'te keyifli zaman geçirtmek istedim. Birazdan göreceğiniz Netflix dizileri, her birini de izleyip beğendiğim, benden geçer not almayı başaran iyi yapımlar. Her biri de kendi kulvarında gayet başarılı yapımlar. Olur da Netflix'te izleyecek iyi bir dizi arayışındaysanız, bu listeyi bir yere kaydedin ve buradaki izlemediğiniz Netflix dizilerinin her birini de zaman ayırıp izleyin derim... E hadi gelin şimdi o dizilere bir bakalım! ● Bu listenin daha uzun halini YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=xXXgXMhTrRM[/VIDEO] 1. Unbelievable ile başlayalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/343/46/netflix-te-izlenecek-9-iyi-dizi-tavsiyesi-ne-izlesek-diyenlere-780x439.png[/RESIM]Her biri ortalama 40 dakikalık 8 bölümden oluşan bu dizi, tamamen gerçek bi hikayeden uyarlanan bi yapım. Dizimiz, t*cavüze uğradığını söyleyip şikayette bulunan genç bir kızı ve bu kızımızın yaşadıklarını konu alıyor... Ben bu diziyi çok sert ve bir o kadar da gerçek buluyorum. Hiç öyle cafcaflı, havalı şeylere girmeden tüm gerçekliğiyle saf bi şekilde izleyiciye sunuyor bu hassas konuyu dizi... Fakat ağır ilerleyen, sert diziler sizlik değil ise bu tavsiyemi es geçin derim. Yok "işte bana bunlarla gel.." diyorsanız ve bu diziyi hala izlememişseniz de mutlaka en yakın zamanda bi şans verin derim. 2. Vortex[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/343/53/netflix-te-izlenecek-9-iyi-dizi-tavsiyesi-ne-izlesek-diyenlere-780x439.png[/RESIM]"Vortex" ismindeki bu dizi de Netflix'te izleyip beğendiğim yapımlardan... Günümüzden birkaç yıl uzakta geçen bu dizide, gelişen teknoloji ile birlikte emniyet güçlerinin soruşturmalarını çözerken sanal gerçeklikten yardım alarak suç mahallerini gezebildiklerine şahit oluyoruz. İşte yine böyle bi vaka için suç mahallini incelemek isteyen bi polisin sanal gerçeklik kullandığında yaşadıkları, tüm bu süreci bambaşka bi boyuta taşıyor ve işte hem polisiye, hem bilim kurgu ve hem de zamanda yolculuk, paralel evrenler ve hatta kelebek etkisi gibi pek çok ilginç konuya dokunan bir olaylar zinciri böylece başlamış oluyor... Eğer bu söylediklerim sizi çektiyse, 6 bölümlük bu diziye Netflix'te bi ara göz atın derim. 3. Oast Studios[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/343/50/netflix-te-izlenecek-9-iyi-dizi-tavsiyesi-ne-izlesek-diyenlere-780x439.png[/RESIM]Sıradaki bu tavsiyemiyse çoğunluğun gözden kaçırdığına neredeyse emin gibiyim ve bu videoyla birlikte artık 10 bölümlük bu nefis seriyi size de izletmekte kararlıyım... Bu 10 bölümlük kısa film serisi, Elysium, Chappie ve Distirct 9 filmlerinde de izi olan yönetmen Neill Blomkamp imzası taşıyor. 4 ila 20 dakikalık bu kısa filmlerin her biri de bilim kurgu merkezli ilginç konuları işliyor. Benim en sevdiğim bölüm "Rakka"... Bakalım sizinki hangisi olacak. 4. 3 Body Problem[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/343/67/netflix-te-izlenecek-9-iyi-dizi-tavsiyesi-ne-izlesek-diyenlere-780x439.png[/RESIM]8 bölümlük bu yeni Netflix dizisiyse sadece birkaç haftada tüm dünyada adından söz ettirmeyi başardı... Dizimiz, 1960'larda Çin'deki bi askeri projede çalışan bi astrofizikçi'yi ve sonrasında gelişen olayları konu alıyor. Bilim insanımız uzay boşluğuna şöyle bir çırpıda bi mesaj yolluyor ve yanıt çok da ilginç bi yerden geliyor... İşte dizimiz de bu süreci ve bu sürecin merkezinde yer alan bilim insanlarının fantastik mücadelesini merkeze alarak ilerliyor... Görsel olarak üst düzeyde bulduğum bu Netflix dizisi, astronomi, fizik ve kuantum mekaniği gibi konuları çok acayip bi şekilde ele alıyor... Dizi, dünya dışı bir tehdit durumunda "Cahil kalabalıklara mı, yoksa azınlıkta kalan bilim insanlarına mı kulak asmalıyız?" sorusunun peşinden giderek tüm dünyaya aslında bir cevap veriyor... Her ne kadar çok başarılı olmayan oyunculuklar görmek ve yer yer giderek akmayan bi senaryo ile karşı karşıya kalmak beni üzse de, içindeki fantastik ve ufuk açan sahneleriyle bende ortalamanın 1 tık üzeri bi tat bıraktı bu yapım. 5. Archive 81[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/343/9/netflix-te-izlenecek-9-iyi-dizi-tavsiyesi-ne-izlesek-diyenlere-780x439.png[/RESIM]8 bölümlük bu korku-gerilim dizisiyse Netflix'in derinlerinde öylece keşfedilmeyi bekleyen iyi dizilerden biri bana göre... Dizimiz, yıllar önce kullanılan eski kasetlerdeki görüntüleri kurtarıp dijital ortama aktaran bi gencin yaşadığı paranormal olaylara odaklanıyor... Adamımız birden 1994 yılına ait yanmış bi kasetteki görüntülere kendini kaptırıyor ve işte tam da o andan sonra korku, gerilim ve izleyeni sürükleyen iyi bi gizem başlamış oluyor. Benim çok az da olsa REC ve FREQUENCY filmlerindeki tadı aldığım bu dizi, Netflix'te şöyle gizemli, gerilimli, yer yer ürkütücü bi dizi izlemek isteyenlerin tam aradığı şey olabilir... "kaan demişti" dersiniz. 6. Dear Child[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/343/81/netflix-te-izlenecek-9-iyi-dizi-tavsiyesi-ne-izlesek-diyenlere-780x439.png[/RESIM]Dear Child veya bizdeki adıyla "Sevgili Çocuk" ismindeki bu dizi de bence Netflix'in tozlu raflarında kalmış yapımlarından. Netflix Almanya imzası taşıyan bu dizi, bi roman uyarlaması. Her biri 40 dakikalık 6 bölümden oluşan bu dizi, aşırı yüksek güvenlikli bi evde dış dünyadan izole bi şekilde yaşayan 1 kadın ve 2 çocuğu merkeze alarak ilerliyor. Belirli saatlerde yemek yiyip, yine belirli kurallara göre tuvalete gidip uyuyan çocukların bu dünyası, yaşanan bi olay sonrası oldukça değişiyor. İşte dizi de o andan sonra olan biteni bize aktarıyor... Psikolojik Gerilim türünde olan bu dizi, beni ilk bölümünden yakalamayı başardı. Oyunculardaki o donukluğu Alman olmalarına verin ve çok takılmayın derim. İzleyeceğiniz bu diziyi Türkler çekseydi muhtemelen her bölümde birkaç kez aşırı duygusal bi sahneyle karşılaşırdık. Fakat Alman imzası olunca yapımlar sert ve biraz duygusuz olabiliyor... Bi ara şans verin dediğim dizilerden. 7. Clickbait[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/343/27/netflix-te-izlenecek-9-iyi-dizi-tavsiyesi-ne-izlesek-diyenlere-780x439.png[/RESIM]8 bölümlük bu mini diziyse günümüz sosyal medya çağında yaşanan bi suç zincirini konu alarak ilerliyor. Birden ortadan kaybolan evli, mutlu, çocuklu bi aile babamız var. Adamımızın akıbeti belli değilken birden internete düşen videoları durumun gidişatını tamamen değiştiriyor. Adamımız videolarda "Ben suçluyum, bu video 5 milyon tıklanırsa öleceğim" yazan bir pankart ile görünüyor ve içine sosyal medyayı da alan bi suç zinciri böylece başlamış oluyor... Eğer Netflix'te şöyle sosyal medya konulu, güncel, sürükleyici ve merak uyandırıcı bi dizi izlemek isterseniz bu mini dizi tam sizlik olabilir, benden söylemesi. 8. The Night Agent[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/343/32/netflix-te-izlenecek-9-iyi-dizi-tavsiyesi-ne-izlesek-diyenlere-780x439.png[/RESIM]Night Agent ismindeki bu sıradaki tavsiyemse, Beyaz Saray'ın pek de sevilmeyen birimlerinden biri olan Gece Harekatı çağrı merkezinde çalışan bi adamın 1 gece yarısı aldığı telefon ile değişen hayatını konu alıyor. Genç adamımızın tek derdi ülkesine faydalı olabilmek için çalışmakken kendini birden içinde bulduğu dünya, onu çok büyük tehlikelerin içine atıyor... Beklentiniz çok yukarıdaysa üzülürsünüz, fakat Netflix'te şöyle sürükleyici, koşturmacalı bi dizi izlemek isterseniz bu dizi sizlik olabilir. Çoğu dizi iyi başlayıp tempoyu düşürerek gider fakat bu dizi tam aksine yavaş başlayıp sonradan açılıyor. Bol politikalı, biraz koşturmacalı, bi suç-aksiyon dizisi sizi bekliyor... Bence bi şans verin. 9. Ve Hellbound...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/343/99/netflix-te-izlenecek-9-iyi-dizi-tavsiyesi-ne-izlesek-diyenlere-780x439.png[/RESIM]Şimdiiiii... Netflix'te izleyebileceğiniz bu dizi, çıktığı ilk haftada "Netflix'in en çok izlenen dizisi" rekorunu Squid Game'in elinden alan bi dizi olunca beklentileri çok yukarılara çıkarmıştı. Fakat izleyenlerin yarısı, diziyi beğenmemişlerdi. Ben de kararsız taraftan, zaman içinde beğenenler kısmına geçenlerdenim... Dizi, doğaüstü varlıklar tarafından cezalandırılan insanları ve bu süreç ile birlikte ortaya çıkan "İnanç" merkezli olayları konu alıyor. Dizi, fantastik ve yüzeysel gibi görünse de aslında günümüz dünyasında da yaşanan derin olaylara fazlasıyla atıfta bulunuyor. Heycanı ve merak duygusunu hiç eksik etmeyen bi dizi bu. Her bölüm sonunda elinizi mutlaka "Sonraki Bölüme Geç" butonuna götürmeyi başarıyor... Dikkatle ve alt metnini iyi okuyarak izlemenizi istediğim bu dizi, bence; tüm sektör klişeye boğulmuşken bi güneş gibi parlayan Güney Kore sinemasının son yıllarda çıkardığı dikkat çekici yapımlarından biri... [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
26b
1
2 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.