The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!

27 Mart 2022
21b
2 Yorum
The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!

Netflix, BluTV ve Amazon Prime falan derken neredeyse bu platformlar dışında diziler izlemeyi unuttuk. İşte "The Terror" de bu gerçeği tokat gibi yüzüme çarpan bir dizi oldu. İzlemeden önce hemen kolları sıvayıp the terror konusu, the terror korku mu ve terror dizisi izlenir mi gibi Google aramaları yaptığım bu dizi, beni sonunda mutlu etmeyi başardı.

12 İyi Yabancı Dizi Tavsiyesi! ► 

Muhtemelen birçok kişi de hemen Google'a girip bu aramaları yapmış ya da yakında yapacaktır. Çünkü The Terror pek bilinen bir dizi değil. Bunun nedeni de hemen yukarıda söylediğim gibi popüler platformların dışında bir yapım olduğu için maalesef. Hadi gelin şimdi size the terror dizisi hakkında izlemeden göz atmanızı istediğim o dikkat çekici bilgilerden vereyim ve şöyle kısaca diziden bir bahsedeyim... Hadi!

Yorumuma geçmeden önce; Nedir bu The Terror dizisinin konusu? ona bakalım...

The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!
The Terror, gerçek, yaşanmış bir konuyu işleyen bir dizi. Dizi, 1840'lı yıllarda Kuzey Kutbu'na doğru yeni bir rota arayışına çıkan Erebus ve Terror adlı 2 geminin hikayesini konu alıyor. Fakat asla geri dönemeyen bu 2 büyük gemiden biri 2014, diğeri de 2016 yılında bulundu. Ünlü yazar Dan Simmons da 2007 yılında bu konuyla ilgili bir roman yazdı. İşte The Terror dizisi de günümüzden çok önce yaşanan bu trajik olayı bize aktarıyor.

Biraz korku, bolca gizem ve kasvetli bir atmosfer...

The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!
Dizi, yukarıda bahsettiğim 2 geminin içindeki onlarca mürettebatın yaşadıklarını öyle gerçek, öyle gizemli ve ürkütücü bir şekilde konu alıyor ki, güneşin doğmadığı, her yerin buzla kaplandığı, izlerken bile nezle olabileceğiniz bir ortamı bize müthiş bir şekilde yansıtıyor.

İzlerken grip olabilirsiniz!

The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!
Dizinin ortamı öyle soğuk ve öyle kasvetli ki, izleyeni daha ilk bölümden etkilemeyi başarıyor. Sürekli olarak "Ben olsam ne yapardım?" deyip kendinizi oradaki insanların yerine koymaya çalışıyorsunuz. Bir süre sonra kendinizi öyle kaptırıyorsunuz ki, evde otururken dışarıda buz gibi bir kar fırtınası olduğunu hayal etmeye başlıyorsunuz... Şöyle iyi bir bitki çayıyla izleyin derim, grip olmayın şimdi durup dururken...

Tam 129 kişinin, buzullarda verdiği mücadeleyi izliyoruz...

The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!
Dizi, gemilerin enkazında yapılan araştırmalar sonucunda çekildiği için, izlediğiniz tüm detaylar aslında gerçek hikayeyi yansıtıyor. Ne görüyorsanız gerçekten de onun olmuş ihtimali %80'in üzerinde. Tam 129 kişi, buz gibi bir havada ne yer, ne içer, nasıl uyur, nasıl ısınır... işte tüm bu soruların cevaplarıyla baş başa kalıyoruz dizi boyunca. Üstelik bu kadar da değil, bazı gizemli olaylar da bu açıklanamayan gerçek hikaye için "Acaba böyle olmuş olabilir mi?" diye bakılmasını sağlıyor.

- - - - - - 

Özet: Korkudan çok ürkütücü bir dizi The Terror. Psikolojik olarak izleyenini çok fazla etkiliyor. İzleyicisini bu denli içine almayı başaran dizi çok az diyebilirim. Üstelik oyunculuklar da gerçekten çok başarılı. 1 sahnede diyaloğu olan adam bile çok iyi bir oyuncu yani öyle düşünün... İşin özü, eğer bu türü seviyor ve kendinizi kasvetli bir atmosfere girmeye hazır hissediyorsanız bu diziyi kaçırmayın derim.

- - - - - - 

• The Terror dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi AMC yapımı, bu yüzden Netflix'te yok.

• The Terror dizisi gerçek mi? Evet dizi yıllar önce yaşanan olayları konu alıyor. Eğer konu hakkında biraz araştırma yaparsanız dizinin gerçek bir olayı işlediğini görebilirsiniz. 

• The Terror kaç bölüm? Kaç sezon? Dizinin ilk sezonu 10 bölüm ve her bir bölüm ortalama 40-60 dakikadan oluşuyor. Yine dizinin 2. sezonu da mevcut.

The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!

Modunu Seç ►

The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!

listesine yorum yap!
Arnie N.
Arnie N.
22 Eylül 2022
Çaylak
Revenant, Hateful Eight gibi filmleri seviyorsanız bu dizinin 1. sezonunu kesin izleyin. Herkese hitap etmez ama türünü seven için nadide bir dizi. Ben çok sevdim ve kesinlikle tavsiye ediyorum.
Alime T.
Alime T.
03 Nisan 2022
Biraz İngilizler aslında 'biz iyi insanlarız kimseyi kasıtlı öldürmedik' demeye çalıştıysa da insanın aç gözlülüğünü anlatan iyi bir dizi olmuşi, oyuncular süper.
the terror konusuthe terror nasıl bir dizithe terror gerçek mithe terror izlenir mithe terror dizi konusuthe terror dizisi hikayesigüncel dizi tavsiyelerikorku dizilerigerilim dizileri
EN AKTİF ÜYELER
"Chernobyl" Dizisi Oyuncularının Canlandırdığı Kişiler Gerçekte Kimler? Hayattalar mı?
"Chernobyl" Dizisi Oyuncularının Canlandırdığı Kişiler Gerçekte Kimler? Hayattalar mı?
Son zamanlarda izlediğim en iyi şey olan "Chernobyl" isimli dizi hakkında 1 hafta içinde kaleme aldığım 3. içerik oluyor bu. Diğer ikisine de buraya ve şuraya tıklayarak göz atabilirsiniz. Bugün size "Chernobyl" dizisi oyuncularının canlandırdığı gerçek kişileri ve onların hayatlarına dair bilgiler paylaşacağım. Dizi, doğrudan ve dolaylı olarak 200 binin üzerinde insanın ölümüne neden olan bu facianın merkezinde yer alan kişilerin yaşadıklarını konu alıyor. Peki bu kişiler kimdi? O faciaya kadar nasıl bir hayat sürmüşlerdi? Faciadan sonra ne kadar yaşadılar? İşte merak ettiğim tüm bu soruların cevabını şöyle bir araştırdım ve sizle de paylaşmak istedim.  Hadi gelin şimdi Chernobyl dizisi oyuncularının hayat verdiği gerçek kişileri görelim!  Valery Legasov[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/80/21/-chernobyl-dizisi-oyuncularinin-canlandirdigi-kisiler-gercekte-kimler-hayattalar-mi-780x439.jpg[/RESIM] Chernobyl dizisinde "Jared Harris" tarafından canlandırılan bu bilim insanı, bu facianın merkezinde yer alan en önemli isimlerden biriydi.   [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/80/33/-chernobyl-dizisi-oyuncularinin-canlandirdigi-kisiler-gercekte-kimler-hayattalar-mi-780x439.jpg[/RESIM] 49 yaşındaki bu bilim insanı, facia gününe kadar kariyerinin zirvesini yaşıyordu. Sovyet bilim kurumunun en zirvesine doğru başarılı adımlarla ilerliyordu. Nükleer Enerji Enstitüsü Birinci Direktör Yardımcısıydı ve enstitüye bir yürüyüş mesafesinde olan güzel bir evde yaşıyordu. Spor yapmayı seven, kendince şiirler yazan zeki bir bilim insanıydı. 26 Nisan Cumartesi günü aldığı bir telefon ile hayat onu bambaşka bir yola sürükledi. Aldığı patlama haberiyle, atıldığı kurtarma macerası onu bol radyasyona maruz bıraktı ve felaketten 2 yıl sonra intihar etti. Ölümünden sonra kahraman ilan edildi.  Ekşi Sözlük'te de hakkında hazırlanan şu içeriği okumanızı öneririm.  Boris Shcherbina[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/80/60/-chernobyl-dizisi-oyuncularinin-canlandirdigi-kisiler-gercekte-kimler-hayattalar-mi-780x439.jpg[/RESIM] Dizide "Stellan Skarsgård" tarafından canlandırılan bu isim de facianın merkezinde önemli rol oynayan bir başka isim. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/80/3/-chernobyl-dizisi-oyuncularinin-canlandirdigi-kisiler-gercekte-kimler-hayattalar-mi-780x439.jpg[/RESIM] Çernobil'de Hükümet Komisyonu Başkanı ve başbakan yardımcısı olan bu isim ise facianın ilk anlarında Pripyat şehrinin boşaltılmasına izin vermedi. Fakat olayın boyutunu anladı ve faciadan 36 saat sonra bölgedeki insanları korumak için gerekli adımları atmaya başladı. Faciadan 4 yıl sonra hayatını kaybetti. Vasily Ignatenko[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/80/89/-chernobyl-dizisi-oyuncularinin-canlandirdigi-kisiler-gercekte-kimler-hayattalar-mi-780x439.jpg[/RESIM] Pripyat Şehir İtfaiye'sinde çalışan bu görevli de o gün facianın merkezinde bulunduğu için dizide önemli bir şekilde işleniyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/80/88/-chernobyl-dizisi-oyuncularinin-canlandirdigi-kisiler-gercekte-kimler-hayattalar-mi-780x439.jpg[/RESIM] Patlama haberini alan itfaiye görevlisi evden çıktı. Eşi arkasından "Nereye?" diye bağırdı ve "Uyu. Eve geldiğimde seni uyandıracağım." cevabını aldı. Fakat asla geri dönmedi. Bu cesur itfaiye görevlisi, faciadan 17 gün sonra acı bir şekilde hayatını kaybetti. Ağır radyasyon onu yavaş yavaş eritip bitirdi.  Viktor Bryukhanov[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/80/2/-chernobyl-dizisi-oyuncularinin-canlandirdigi-kisiler-gercekte-kimler-hayattalar-mi-780x439.jpg[/RESIM] Dizide "Con O'Neill" tarafından canlandırılan bu kişi ise "Çernobil Atom Enerjisi İstasyonu Müdürü". Facia sırasında her şeyin normal olduğunu savunanlardan. Bu olayın dış dünya ile paylaşılmaması için elinden geleni yapıyor fakat sonra iş çığrından çıkınca, aldığı kararlar hükümsüz hale geldi.  Vladimir Pikalov[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/80/79/-chernobyl-dizisi-oyuncularinin-canlandirdigi-kisiler-gercekte-kimler-hayattalar-mi-780x439.jpg[/RESIM] Hakkında pek bilgiye ulaşamadığım bu general ise facianın merkezinde yer alanlardan biri. Hatta öyle ki, olaydan birkaç saat sonra el ile yapılması gereken ölçümleri çok tehlikeli olmasına rağmen bizzat kendisi yaptı.  Anatoly Dyatlov[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/80/14/-chernobyl-dizisi-oyuncularinin-canlandirdigi-kisiler-gercekte-kimler-hayattalar-mi-780x439.jpg[/RESIM] Çernobil santralindeki baş mühendis yardımcısı olan Dyatlov, çalışma arkadaşlarının kendisine raporları sunmasına rağmen bazı işlemleri yapmadı ve hiçbir şeyi durdurmadan çalışmalara devam edilmesini istedi. Bu yüzden faciadan çok sonra mahkemece yargılandı.  Aleksandr Akimow[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/80/13/-chernobyl-dizisi-oyuncularinin-canlandirdigi-kisiler-gercekte-kimler-hayattalar-mi-780x439.jpg[/RESIM] Akimov, Çernobil santralinde gece vardiyası mürettebat şefiydi. Facia günü çok büyük bir fedakarlık yaparak bazı sorunları canını tehlikeye atarak çözmeye çalıştı. Fakat aldığı aşırı radyasyon nedeniyle faciadan 15 gün sonra hayatını kaybetti.  Son olarak dizide izlediğimiz "Ulana Khomyuk" karakteri gerçekte bulunmuyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/80/93/-chernobyl-dizisi-oyuncularinin-canlandirdigi-kisiler-gercekte-kimler-hayattalar-mi-780x439.jpg[/RESIM] Emily Watson'ın canlandırdığı bu karakter, dizinin akışını kolaylaştırması için yaratıldı. Yani Çernobil faciasında büyük rol oynayan böyle bir bilim insanı bulunmuyor. Karakterin yaratıcıları, bir mini diziyi 5 bölümde sonuca bağlayabilmek için böyle bir karakter oluşturmayı tercih etmişler...  Chernobyl, yaşanan bu felaketi en etkileyici şekilde anlatan yapım oldu. Bir mini dizi olmasına rağmen şimdiden 8 sezonluk Game of Thrones'u IMDB listelerinde solladı! HBO bu işi gerçekten biliyor... [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/80/17/-chernobyl-dizisi-oyuncularinin-canlandirdigi-kisiler-gercekte-kimler-hayattalar-mi-780x439.jpg[/RESIM] Gerek oyuncu kadrosu, gerek dönemi yansıtan renk, araç, kıyafet ve mekanlar ile HBO gerçekten son zamanlarının en etkileyici yapımına imza attı diyebiliriz. Henüz sadece 3 bölümü yayınlanmasına rağmen şimdiden milyonlarca kişi, bu dizinin favori dizisi olduğunu düşünüyor. Bize o acı günleri müthiş bir şekilde yansıtmayı başaran bu dizi, sektörde çok başarılı bir yapım olarak hep anılacak gibi... Okuduğunuz için teşekkürler!  "Kaan eline sağlık, şahane içerik olmuş da... Var mı izleyecek bir şeyler?" diyenleriniz varsa, hemen aşağıdaki butona tıklayıp modlarına göre film bulabilirler!  Film Tavsiyesi Seç! ►
32b
0
7 yıl
Netflix'in 'Katil Kim?' Temalı Yeni Dizisi "Who Killed Sara?" İzlenir mi?
Netflix'in 'Katil Kim?' Temalı Yeni Dizisi "Who Killed Sara?" İzlenir mi?
Netflix'te dün yayınlanan Who Killed Sara? yani bizdeki adıyla "Sara'yı Kim Öldürdü?" dizisi özellikle su gibi akıp giden İspanyolcasıyla 2021'de yayınlanmasını beklediğim diziler arasındaydı. Diziyi az önce bitirdim ve hemen who killed sara dizisi konusu ne?, who killed sara yorumları nasıl? gibi sorularınıza cevap verebilmek için buraya koştum. İyi Netflix Filmleri İçin Tıkla! ►  Hadi gelin şimdi yeni Netflix dizisi Who Killed Sara?'ya şöyle birlikte bir göz atalım... Hadi! Yorumuma geçmeden önce; "Kaan konusu ne bu dizinin?" diyenler için kısaca bahsedeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/243/5/netflix-in-katil-kim-temali-yeni-dizisi-who-killed-sara-izlenir-mi-780x439.png[/RESIM]Bir grup gencimiz var. Sıcak bir yaz günü tekneyle açılıp eğleniyorlar. Fakat tam da bu sırada, içlerinden birinin de kardeşi olan genç bir kız, kaza sonucu hayatını kaybediyor. İşte dizimiz de, bu kazadan 18 yıl sonra hapisten çıkıp olayı kurcalamaya başlayan bir ağabeyin giriştiği olayları konu alıyor. "Kaan bu dizi olmuş mu?" derseniz; Olmamış...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/243/87/netflix-in-katil-kim-temali-yeni-dizisi-who-killed-sara-izlenir-mi-780x439.png[/RESIM]Dizi beklentimin çok altında kaldı. Gizem ve gerilim dolu bir "Katil kim?" dizisi izlemeyi bekliyordum ki senaryodaki mantıksızlıklar görmezden gelemeyeceğim kadar gözüme batmaya başladı. Kaza sahnesinden, 18 yıl sonra hapisten çıkan birinin günümüz teknolojilerine nasıl birden bu kadar hakim olduğuna kadar pek çok olay beni üzdü. "Zaten oyunculuklar iyi değil bari senaryo iyi çıksa bari" diye düşüne düşüne ilerledim fakat yine de kurtarmadı. Olmamış Netflix, üzgünüm. "Oyunculuk var mı?" - Yok... "O zaman yükle +18 sahneyi..."[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/243/68/netflix-in-katil-kim-temali-yeni-dizisi-who-killed-sara-izlenir-mi-780x439.png[/RESIM]Gerçekten de durum bu. Tamam +18 sahne olmasın demiyoruz bunlar hayatın gerçeği fakat tam senaryo ilerleyecek, bazı parçaları birleştireceğiz derken hooop bir sahne... E nasıl olacak bu iş? Yıllardır kıyısından köşesinden bu sektörün içindeyim. Asla "bu tarz sahneler olmasın!"cı olmadım fakat bu kadar çok olması da biz izleyiciye asıl konuyu unutturuyor. Gerilim heycanı yerini başka heycanlara bırakıyor ve bu da bu dizide de görülebildiği gibi hüsranla sonuçlanıyor. ÖZET: Dizi bende iyi bir tat bırakamadı. 1 saniyesini bile geri alamayacağımız şu kısa hayatınızda onlarca saatinizi bu dizi ile heba etmenizi istemem. "E ne izleyelim?" diyorsanız da şuradaki dizi tavsiyeleri işinizi görebilir.  ---------- • Dizi bölüm süreleri nasıl? Bölümler ortalama 40 dakika ve 1. sezon 10 bölümden oluşuyor.   • Dizide +18 sahne var mı? Evet fazlasıyla bu tür sahne içeriyor.  • Who Killed Sara? dizisi oyuncuları kimler? Dizinin oyuncu kadrosunda Manolo Cardona, Eugenio Siller ve Carolina Miranda yer alıyor. ---------- [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
29b
1
5 yıl
2024'te Mutlaka İzlenmesi Gereken 9 FİLM ÖNERİSİ!
2024'te Mutlaka İzlenmesi Gereken 9 FİLM ÖNERİSİ!
Öncelikle bu listede 2024'te vizyona girecek filmleri değil, şimdiye kadar bir şekilde gözden kaçırdığınızı düşündüğüm fakat 2024'te mutlaka izlemenizi tavsiye ettiğim film önerileri ile karşılaşacaksınız, peşin peşin konuşalım ki hayal kırıklıkları yaşanmasın... Yani '2024 filmleri' veya "2024 film önerileri" gibi bir Google araması sonucu yolunuz buraya düştüyse biraz yanlış yerdesiniz diyebilirim. İyi Netflix Filmleri ►  Birazdan göreceğiniz film önerileri 2024 filmleri değiller, fakat her biri de bence iyi ve başarılı filmler. Bu yüzden şimdiye kadar bir şekilde gözden kaçırdıysanız, bu listede ilk kez görüp, duyduğunuz her filme de şans verin derim... Hadi gelin şimdi 2024'te mutlaka izlemenizi istediğim o filmlere birlikte şöyle bir göz atalım! ● Bu listeyi YouTube kanalımızda video olarak da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=iYkgkHn_GAQ[/VIDEO] 1. Şimdiye kadar izlemediyseniz, 2024'te mutlaka izlemenizi tavsiye ettiğim ilk filmimiz The Last Castle ile başlayalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/336/23/2024-te-mutlaka-izlenmesi-gereken-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Günümüzden 23 yıl önce vizyona giren, fakat birçok kişinin bi şekilde gözden kaçırdığını düşündüğüm bu nefis film, orduda büyük saygınlığı olan bi generalin, bi olay sonucu 10 yıl hapse mahkum olmasını ve eski askerlerin olduğu bi cezaevine konulduktan sonra yaşadıklarını konu alıyor... Mahkumların insanlık dışı metodlar ile dizginlenmeye çalışıldığı bu yerde, hapishane müdürü, yeni gelen generalimiz ile pek anlaşamıyor ve biz de bu süreçte olan biteni izliyoruz... 2020 yılında izlediğim bu film, bana "Şimdiye kadar nasıl gözden kaçırmışım?" dedirtmeyi başardı. Hapishane filmlerini sevenlerdenseniz, şöyle sağlam bi şey izlemek isterseniz, e bi de şimdiye kadar izlemediyseniz, bu filmi 2024 yılı içinde mutlaka izleyin derim. Filme Git ►  2. Musul[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/336/26/2024-te-mutlaka-izlenmesi-gereken-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu Netflix filmini de Netflix'in binlerce içeriği arasında pek çok kişi gözden kaçırıyor... Savaş nedeniyle yerle bir olan Irak'tayız. IŞİD'in peşine düşen, adeta 'telsiz kapatıp' sadece hedeflerine odaklanarak adım adım ilerleyen bi Özel Harekat ekibini ve bu ekibin, çatışmanın ortasından çekip çıkardığı genç bi polisin yaşadıklarını izliyoruz... Ekip profesyonel olunca kendimizi de kolayca çaylak polisin yerine koyarak sanki timin bi parçasıymış gibi çatışmalara giriyor, hayatta kalmaya çalışıyoruz... Hikayesi ve konu aldığı kişileri gerçeğe dayanan bu filmi başarılı bulduğumu söyleyebilirim. Ne saf bi aksiyon ne de saf bi dram var. Bence her şey dozunda ve tam da olması gerektiği gibi... Eğer bu türe ilginiz varsa ve şimdiye kadar bi şekilde bu filmi gözden kaçırmışsanız, gerçek kişi ve olayları konu alan bu filme bi akşam Netflix'te bi şans verin derim.  Filme Git ►  3. Devil[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/336/69/2024-te-mutlaka-izlenmesi-gereken-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]2010'da yayınlanan ve şimdiye kadar çoğunluğun gözden kaçırmış olduğunu düşündüğüm bu 'gerilim' filmiyse benim 'bütçesi düşük, etkisi büyük' diye nitelendirdiğim yapımlar arasında... Çevremde tavsiye ettiğim herkesin "Şimdiye kadar nası izlememişim hayret" dediği bu film, bi gökdelenin asansöründe mahsur kalan bi grup insanın yaşadıklarına odaklanıyor. Asansörün bozulması yetmezmiş gibi bi de esrarengiz bi güç tarafından rahatsız edilmeye başlanan 5 kişi, birden ürkütücü bi hayatta kalma mücadelesi vermeye başlıyor... Kapalı alan korkusu olanlar için film bi tık zor olabilir... Filmin ilk anından son anına kadar derinden bi ürperme hissi sizi sarıyor. Beklentiyi orta karar tutarak izlenecek, süresi kısa, oyunculukları iyi ve alt metninde de vermek istediği bi mesajı olan bi film bu.. Hala izlemediyseniz, bi akşam karanlığında izleyin derim. Filme Git ►  4. Kursk[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/336/72/2024-te-mutlaka-izlenmesi-gereken-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu filmse 2000 yılında yaşanan, gerçek bi faciayı konu alıyor. Tatbikat için sahaya çıkarılan Rus denizaltısı Kursk ve mürettebatını konu alan bu film, hem oyunculukları, hem de o güne götüren çaresizlik dolu atmosferi ile beni fazlasıyla etkilemeyi başardı... Filmde yer yer yumruğumu sıkıp kızdığım pek çok yer oldu ve en önemlisi de bunların gerçekten de yaşanmış olduğunu bilmek, beni gerçekten zorladı. Tam da bu yüzden bu filmi şimdiye kadar izlememişseniz artık bu yıl içinde izleyin diyerek bu listede size de tavsiye etmek istedim. İzleyin ve işlemeyen bürokrasinin, çıkar savaşına bulaşmış siyasetin, politikanın ve üst basamaklarda bulunan yetkili ama "kafasız" insanların nelere yol açtığını görün istiyorum... Filme Git ►  5. The Art of Racing in the Rain[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/336/33/2024-te-mutlaka-izlenmesi-gereken-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Neden bi türlü gerçek değerine ulaşıp çok ünlü bi filme dönüşemediğini anlayamadığım bu nefis filmse, bi köpeğin yavru evresinden yaşlanana kadar neler yaşadığını konu alıyor... Fakat tüm bu süreci direkt olarak köpeğimiz Enzo'nun gözünden ve hatta sesinden izliyoruz. Kendisi profesyonel bi araba yarışçısı tarafından sahipleniyor ve köpeğimiz Enzo'nun hikayesi de böylece başlamış oluyor... Şöyle köpek konulu, o bildiğimiz ortalama filmlerden birini izleyeceğimi düşünürken bu film, içindeki gerçeklik ile beni fazlasıyla şaşırttı diyebilirim. Yer yer eğlendim, yer yer de gerçekten duygulandım. Asırlardır biz insanoğlunun en sadık dostlarından olan köpekler neler düşünür? Bize ve ailemize bakış açıları nasıldır? hepsi ve daha fazlası bu filmde verilmiş... Eğer bu filmi ilk kez şu an burada görüp duyduysanız mutlaka bi hafta sonu bu nefis filme bi şans verin derim. "Kaan demişti.." dersiniz :) Filme Git ►  6. Sharper[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/336/99/2024-te-mutlaka-izlenmesi-gereken-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu filmse, her ne kadar kitapçıda çalışan genç bi adamın güzel bi kıza aşık olmasıyla başlasa da, ortalarına doğru birden direksiyonu kırıyor ve çok farklı bi yola giriyor... İzlerken bi an durdurup "Gerçekten keyif alıyorum.." diye düşündüğüm bu film, giderek temposunu arttırmayı ve izleyicisini şaşırtmayı başarıyor... Şöyle seyir keyfi yüksek, yer yer entrikalı ve biraz da sürprizli bi şeyler izlemek istiyorsanız ve hala izlememişseniz bence 2024 yılı içinde bu filme bi şans verin derim... Filme Git ►  7. Just Mercy[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/336/12/2024-te-mutlaka-izlenmesi-gereken-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu tavsiyemse tamamen gerçek kişi ve olayları işliyor... Harvard'dan mezun olan genç bi avukatımız var. Bir de işlemediğini söylediği halde idam cezasına çarptırılan bi adamımız... İşte filmimiz, bu genç avukatın, bu suçlu mu yoksa suçsuz mu belli olmayan adam ile çıktığı hukuk mücadelesini konu alıyor... Avukatımız bi adamın hayatını kurtarmak için çabalarken birden kendini ırkçılığa karşı verilen bi savaşın en ön safında buluveriyor... Özellikle gerçek, yaşanmış kişi ve olayları işleyen filmleri sevenlerdenseniz - ki ben kesinlikle onlardan biriyim - şimdiye kadar bi şekilde gözden kaçırdığınız bu filmi mutlaka izleyin derim. Sonunda "Kaan demişti.." diyeceğinize de eminim. Filme Git ►  8. The 12th Man[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/336/25/2024-te-mutlaka-izlenmesi-gereken-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu filmimizse burada tavsiye ettiğim 2018 yılından beri toplamda 100 binden daha fazla kez göz atılmış olan bence nefis bi film... Ben yine de hala görmeyen, duymayan vardır diye bu listemde de bu filme yer vermek istedim... Filmimiz, aslında etkileyici bi hayatta kalma mücadelesini konu alıyor ve en önemlisi de gerçek hayata dayanıyor... Almanlar Norveç'teki bazı noktaları ele geçiriyor ve 12 asker de bu noktaları ele geçirmek için özel eğitim alıp bölgeye gidiyor. İşte filmimiz de bu 12 adamdan birine odaklanıyor ve hem kurşun yememek hem de vahşi ve zorlu doğa şartlarında hayatta kalmak için mücadele veren adamımızın macerası böylece başlamış oluyor... Adamımız kış günü öyle kötü şartların içine düşüyor ki ben izlerken bi ara üşüdüğümü, donduğumu hissettim, gerisini hesap edin... Kısacası; Şahane bi hayatta kalma öyküsü izleyeceksiniz, kaçırmayın derim. Filme Git ►  9. My Octopus Teacher[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/336/44/2024-te-mutlaka-izlenmesi-gereken-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Ve işte o film... Bana "Ya bi belgesel, beni nası bu kadar sarsabilir.." diye sorgulatan o yapım... İzleyeceğiniz bu belgesel film, bi dram filmi kadar dram, bi macera filmi kadar macera ve iyi de bi belgesel kadar şahane görüntüler içeriyor... Toplamda 8-9 yıllık bi süreçte çekilen bu yapım, sığ sularda tüpsüz dalış yapan bi adamın, yine bu dalışlardan birinde tanıştığı ahtapot ile arasındaki güçlü bağı işliyor... ama nasıl işlemek... Bu yapımı daha önce birkaç yerde görüp 'bi ara bakarım' deyip geçtiyseniz ve şimdi burada 1 kez daha rast geliyorsanız, hemen en yakın zamanda izleyin derim. "Kaan demişti iyi ki izledim.." diyeceğinize eminim, benden söylemesi... Filme Git ►  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
109b
0
2 yıl
Etkileyici "Chernobyl" Dizisi Hakkında Bilinmeyen İlginç ve Çarpıcı Detaylar!
Etkileyici "Chernobyl" Dizisi Hakkında Bilinmeyen İlginç ve Çarpıcı Detaylar!
Hatırlarsanız 4-5 gün önce burada size "Chernobyl" isminde bir mini dizi tavsiye etmiştim. Hem tavsiye etmiş hem de oyuncu kadrosundan ve gelecek bölümlerinde neler izleyeceğimizden de bahsetmiştim. (Buraya tıklayarak o yazıma göz atabilirsiniz) İşte bugün de size o nefis dizi "Chernobyl" hakkında edindiğim birkaç çarpıcı bilgiyi paylaşmak istedim. Hadi gelin şimdi bu kasvet dolu atmosferi ile bizi Game of Thrones finali hüznünden kurtaran dizi "Chernobyl", ne gibi ayrıntıları barındırıyormuş birlikte görelim. Öncelikle söylemek istiyorum ki, dizi şu an IMDB Top 250 Tv sıralamasında 1. sırada![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/79/25/etkileyici-chernobyl-dizisi-hakkinda-bilinmeyen-ilginc-ve-carpici-detaylar-780x439.png[/RESIM]  Sadece 2 gün önce 4. sıralarda seyreden bu nefis dizi, şu an birçok ünlü yapımı sollayarak IMDB Top 250 Tv Shows listesinde ilk sırada yer alıyor. Game of Thrones ise 6. sırada...  Dizi, olayın yaşandığı dönemi konu aldığı için tüm detaylar o dönemi yansıtacak şekilde titizlikle hazırlanmış[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/79/2/etkileyici-chernobyl-dizisi-hakkinda-bilinmeyen-ilginc-ve-carpici-detaylar-780x439.jpeg[/RESIM]Dizideki sigaralar, otel lobisi, peyzaj tasarımları, objeler, içkiler, masalar, kıyafetler hatta otobüsler bile o dönemde kullanılanlarla birebir olarak aynı. Tüm bunların sağlanması için büyük bir ekip çalışmış. Ayrıca dizide kullanılan tüm renkler de o döneme ait renk tonları. Sadece renk seçimi için bile çok uzun mesailer harcanmış.  Nükleer fizikçi olarak izlediğimiz "Ulana Khomyuk" karakteri aslında yok[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/79/27/etkileyici-chernobyl-dizisi-hakkinda-bilinmeyen-ilginc-ve-carpici-detaylar-780x439.jpg[/RESIM]Dizi her ne kadar yaşanan gerçek olaylara dayansa da, nükleer fizikçi olarak izlediğimiz ve Emily Watson'ın oynadığı karakter "Ulana Khomyuk" aslında gerçekte yok. Bu, tüm olayı 5 bölümde anlatmak zorunda oldukları için dizinin senararistleri tarafından akışa yardım etmesi için oluşturulan bir karakter.  Dizide izlediğimiz dram dolu sahneler tamamen gerçek![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/79/45/etkileyici-chernobyl-dizisi-hakkinda-bilinmeyen-ilginc-ve-carpici-detaylar-780x439.jpeg[/RESIM]Ölen itfaiyecilerin metal tabutlar ile gömülüp üzerlerine beton atılması, helikopterin kum dökmeye çalışırken aşırı radyasyon alıp düşmesi, birçok işçi çocuğunun havadan yağan külleri kar zannetmesi ve dahası... Tüm bu hüzün dolu detaylar gerçek kayıt ve anılardan derlenip hazırlanmış.  Gördüğünüz bu fotoğraflar ise Chernobyl dizisinde izlediğimiz kişilerin, gerçek fotoğraflarını ve hayatta kalma sürelerini gösteriyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/79/62/etkileyici-chernobyl-dizisi-hakkinda-bilinmeyen-ilginc-ve-carpici-detaylar-780x439.jpg[/RESIM]  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/79/69/etkileyici-chernobyl-dizisi-hakkinda-bilinmeyen-ilginc-ve-carpici-detaylar-780x439.jpg[/RESIM]  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/79/73/etkileyici-chernobyl-dizisi-hakkinda-bilinmeyen-ilginc-ve-carpici-detaylar-780x439.jpg[/RESIM]  Ayrıca olayı daha geniş kapsamlı kavramak, patlamanın biraz daha öncesine bakmak isterseniz de Discovery Channel'ın şu "Çernobil" belgeseline de bakmanızı öneririm[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=nDroFgcxv_w[/VIDEO]  Henüz 3 bölümünü izlemiş olmama rağmen şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, bu dizi uzun süredir bende bu denli büyük bir etki bırakabilmeyi başaran tek dizi oldu. Hüznü, çaresizliği, ölümü hiçbir yapımda bu dizide olduğu kadar net bir şekilde izlememiştim. "GOT tatmin etmeyen bir final ile noktaladı, acaba ondan mı bu diziye bu kadar sarıldım?" diye düşündüm ama yok değil. Onunla alakası yok. Bu dizi, beni çok fazla etkiledi. Keşke bir mini dizi olmasa... Kim bilir? Belki de bir sürpriz yapıp konuyu daha geniş bir şekilde işlemeyi tercih ederler... Kim bilir. Bu arada "Kaan iyi güzel de bugün yarın biter bu, sonra?" diyenleriniz hemen aşağıdaki butona tıklayarak moduna göre film tavsiyesi bulabilir!  Film Tavsiyesi Seç! ►
14b
0
7 yıl
The Challenge: Bu Film Gerçekten UZAYDA Çekildi!
The Challenge: Bu Film Gerçekten UZAYDA Çekildi!
Uzay yarışı... Bu tabiri yıllar boyunca hepimiz duyduk. Sovyetler Birliği ve ABD arasında başlayan bu yarış ile insanoğlu uzayda ilkleri yaşadı. Her ne kadar artık Rusya ve ABD arasında bir uzay yarışı olmadığı söylense de, bu film yani 2023 yapımı The Challenge filmi, bu yarışın son ve en iyi örneği... Çünkü The Challenge ismindeki bu Rus filmi, uzayda çekilen ilk film oldu. Filme Git ►  Hadi gelin şimdi the challenge filmi konusu, oyuncuları ve detaylarına birlikte göz atalım ve uzayda çekilen ilk film olma özelliği taşıyan The Challenge filmine şöyle bir yakından bakalım... 2023 yapımı The Challenge, diğer adıyla Vyzov filmi neyi konu alıyor, önce ona bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/331/80/the-challenge-bu-film-gercekten-uzayda-cekildi-780x439.png[/RESIM]Film, içinde tüm dünya ülkelerinden kozmonotların bulunabildiği, sürekli dünya yörüngesi etrafından dönen Uluslararası Uzay İstasyonu (UUİ) içinde yaşanan bir kazayı ve sonrasında atılan adımları konu alıyor. Rus kozmonot, akciğerinden yara alınca, durumu giderek kötüleşiyor ve atmosferin yoğun basıncını geçemeyecek halde olduğu için birden 'Ya buradan bir doktoru oraya göndersek?' fikri oluşuyor ve sonrasında da film bu süreçte ilerliyor. Uzayda çekilen ilk film bu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/331/72/the-challenge-bu-film-gercekten-uzayda-cekildi-780x439.png[/RESIM]2023'ün başında, NASA iş birliğiyle uzayda Tom Cruise başrollü bir filmin çekileceği duyurulmuştu. Amerika bu haberi tüm dünyaya pazarlamaya çalışırken Rusya çoktan bu filmin çekimlerine başlamıştı bile... Tom Cruise başrollü yeni projeden başka hiç haber gelmedi, fakat Rusya kolları sıvadı ve bu işten alnının akıyla çıktı. Sonuç olarak da The Challenge filmi artık dünyanın, gerçekten de uzayda çekilen ilk uzun metrajlı filmi oldu! Ekip, filmin çekimi için uzayda 12 gün geçirdi![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/331/19/the-challenge-bu-film-gercekten-uzayda-cekildi-780x439.png[/RESIM]Ekip diyorum ama uzaya giden her 1 gram bir ağrılık bile büyük maaliyetler çıkardığı için başrol oyuncumuz Yulia Peresild ve filmin yönetmeni Klim Shipenko, 5 Ekim 2021'de uzaya gidiyor ve 12 gün sonra, tüm çekimleri yapmış halde tekrar geri dönüyorlar. İşte film de bu görüntülerden oluşuyor. "Kaan onu bunu boşver, senin filmle ilgili yorumun nasıl?" diyorsanız da anlatayım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/331/21/the-challenge-bu-film-gercekten-uzayda-cekildi-780x439.png[/RESIM]Filmin süresi 2 saat 45 dakika... Fakat bu süre beni hiç rahatsız etmedi. Özellikle benim gibi 'uzay' temalı yapımları sevenlerdenseniz, bu filmde göreceğiniz gerçek görüntüler ve alacağınız iyi bilgiler sizi fazlasıyla tatmin edecektir. Gravity, Moon gibi uzayda geçen pek çok film izledik fakat hepsi de görsel efektler ile yaratılmış yapımlardı. Fakat bu Rus filmi, gerçekten de uzaydan görüntüleri bize gösteriyor... Sadece Rus filmi olduğu için bazen o duygu yoğunluğunu tam göremiyoruz ama bence bu film gayet iyi bir uzay filmi. Ben epey başarılı buldum diyebilirim. Tatlı bir detay daha...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/331/86/the-challenge-bu-film-gercekten-uzayda-cekildi-780x439.png[/RESIM]Rusya, Uluslararası Uzay İstasyonu (UUİ) programından 2024 yılında ayrılacaklarını açıklamıştı. Yani artık yörüngedeki bu istasyona Rus kozmonotlar gitmeyecek. Film de bu yılın yani 2023'ün sonunda vizyona girince aslında Rusya, çok anlamlı bir mesaj vermiş oldu. Putin, filmin galasında; "Tüm dünyada, uzayda bizden başka film çekebilen bir ülke daha yok. Bu konuda da birinci olduk" diyerek iğneleyici bir açıklama yaptı. Ki bilindiği gibi insanoğlunun uzaydaki birçok ilki Sovyetler tarafından başarılmıştı... Şimdi programdan da çıkacakları için, konuyu zirvede bıraktılar diyebiliriz.  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
11b
0
2 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
19b
0
8 yıl
The Boys: Bir Çırpıda İzlenecek 10 Numara Süper Kahraman Dizisi!
The Boys: Bir Çırpıda İzlenecek 10 Numara Süper Kahraman Dizisi!
Bugün size az önce bitirdiğim ve 'nasıl bu kadar geç fark etmişim bu diziyi!' diye kendime kızdığım The Boys dizisini tavsiye etmeye geldim. Eğer bu diziyi hiç izlemediyseniz birkaç dakika içinde okuyabileceğiniz ve içinde The Boys izlenir mi, The Boys konusu ne? gibi sorularınıza cevap bulabileceğiniz bu içeriğe göz attıktan sonra hemen gidip The Boys dizisini izleyin derim. Özel Güç Konulu Film Tavsiyeleri! ►  Ama öncelikle hadi gelin şimdi sizi The Boys dizisi konusu, oyuncuları ve bilinmeyenleri ile hakkında biraz bilgilendirip 'The Boys neden izlenir?' sorunuza cevap vereyim... Hadi! Yorumuma geçmeden önce gelin The Boys dizisinin konusuna şöyle bir göz atalım![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/231/76/the-boys-bir-cirpida-izlenecek-10-numara-super-kahraman-dizisi-780x439.png[/RESIM]Öncelikle izleyeceğiniz bu dizi içinde bol göndermelerin olduğu, şimdiye kadar izlediklerinize hiç benzemeyen farklı bir "Süper Kahraman" dizisi. Fakat şimdi ben böyle deyince aklınıza hemen o cıvık cıvık kahramanlık fışkıran tipik süper kahraman dizi-filmleri gelmesin. Burada bu yozlaşmış düzenle mücadele etmeye çalışan bir grup 'süper olmayan' insanın verdikleri mücadeleyi izliyoruz... Günün sonunda asıl süper kahramanlar kim, bu tartışılır tabi... Konusunu az çok kavradıysanız hemen yorumuma geçiyorum. Peki The Boys dizisi neden izlenir?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/231/94/the-boys-bir-cirpida-izlenecek-10-numara-super-kahraman-dizisi-780x439.png[/RESIM]Öncelikle dizide 'biz sizin yanınızdayız' deyip, güçlerini kötüye kullanan süper kahramanları ve onlara karşı duran bir takım mücadeleci insanı izliyoruz. Başrolde normal insanlar da olduğu için kendimizi onların yerine koyup diziye çok rahat bir şekilde adapte olabiliyoruz. Ayrıca şimdiye kadar maruz kaldığımız tüm 'süper kahraman' tezlerini de bir bir çürütüyor bu dizi. Kostümlüler mi? Evet. Özel güçlerle uçup kaçıyorlar mı? Evet. Fakat dizi, süper kahramanların tamamen kameraya oynadığını, arka planda dev bir yalan rüzgarının döndüğünü ve aslında Amerika'da ilaç, silah ve kirli siyasetin zirve yaptığını bizlere gösteriyor. Evet dizide çok sert eleştiri ve göndermeler de bulunuyor. Yani bu diziye sıradan bir süper kahraman dizisi demek biraz yürek ister... Hem şöyle özel güçlerin bolca olduğu biraz fantastik, hem de temelinde gerçek hayata dokunan bir şeyler izlemek isterseniz tercihiniz mutlaka bu dizi olmalı. Oyunculuklar nefis, efektler başarılı, bölümler akıyor fakat dizimiz bolca +18 sahne içeriyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/231/2/the-boys-bir-cirpida-izlenecek-10-numara-super-kahraman-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizi Amazon Prime Video platformunda yayınlanıyor. Dijital platformlar son yıllarda birbirleri ile yarıştıkları için Amazon bu diziye müthiş paralar harcamış. Zaten bunu dizideki sahnelerden hemen anlayacaksınız. Hele inanların patladığı bazı sahneleri var ki gerçekten çok başarılı. Fakat işte bu ve diğer yetişkin sahneleri diziyi fazlasıyla +18 kılıyor... Ben uyarımı yapayım da sonra kulağımı çınlatmayın. Butcher, Homelander ve Frenchie... Dizideki bu 3 karakteri gerçekten çok beğendim![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/231/73/the-boys-bir-cirpida-izlenecek-10-numara-super-kahraman-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizideki oyuncu seçimleri çoğunlukla başarılıydı, fakat bu 3 oyuncunun hayat verdiği 3 karakter, gerçekten çok keyifliydi. Butcher'ı Karl Urban, Homelander'ımızı Antony Starr ve Frenchie karakterini de Tomer Kapon oynuyor. Bu karakterlerin olduğu sahnelerden öyle büyük keyif aldım ki, bu üç karakter ile farklı bir dizi çekilse onu da aynı hevesle izlerim. - - - - -  NOT: Mutlaka izlemenizi tavsiye ettiğim bu dizi 2 sezon ve toplamda 16 bölümden oluşuyor. Ayrıca dizinin 3. sezonu da gelecek ve onu da çok yakından takip edeceğim... Bu arada bu nefis diziyi burada ve Instagram'da da bizi sıkı takip eden Abdussamed Şahin'in gönderdiği DM ile fark ettim, kendisine de teşekkürler ediyorum... Hadi iyi seyirler! - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
16b
4
5 yıl
Bu Sefer Olmuş! Netflix'in Yeni Türk Dizisi: "Aşk 101"
Bu Sefer Olmuş! Netflix'in Yeni Türk Dizisi: "Aşk 101"
Hakan Muhafız, Atiye derken Netflix Türkiye birden fantastik ve gizemden çıkıp "Şöyle daha normal, içinde genç olan, efektsiz, normal bir şeyler yapmasak mı?" diye düşünmüş ve aylar önce "Aşk 101" dizisinin geleceğini haber vermişti. Love 101, yani bizdeki adıyla "Aşk 101" dizisinin ilk sezonu 2 gün önce yayınlandı. Ben de hemen izleyip kolları sıvadım ve size bu Netflix'in yeni gençlik dizisi Aşk 101 nasıl? konusu ne? neden izlenir? gibi soruların yanıtlarını vermek istedim. Aşk 101 Oyuncuları Hakkında Bilgi İçin Tıkla! ► Öncelikle bu içeriğe "Aşk 101 izle" gibi bir arama sonucu yolunuz düştüyse üzülerek söylemek istiyorum ki yanlış yerdesiniz. Fakat "Aşk 101 konusu ne?", "Aşk 101 dizisi yorumları neler?" gibi aramalar sonucu buradaysanız şanslısınız çünkü hemen aşağıda bu sorularınıza yanıt bulabileceksiniz. Hadi gelin şimdi Netflix'in yeni Türk dizisi Aşk 101'e şöyle bir yakından bakalım.  Öncelikle nedir bu Netflix imzalı Aşk 101 dizisinin konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/183/87/bu-sefer-olmus-netflix-in-yeni-turk-dizisi-ask-101-780x439.png[/RESIM]1998 yılında İstanbul'da bir lisedeyiz. Her biri farklı farklı asi, aykırı ve kural tanımaz gençlerimiz var. Biri öğrencilere bahis oynatırken diğeri haksızlığa gelemeyince kaba kuvvete başvuruyor. Bir diğeri güzelliğini kullanarak erkek öğrencilerden faydalanmaya çalışırken bir diğeri yaşadığı olaylar nedeniyle kendini alkole vurmuş... İşte bu grubu, disipline gitme telaşı bir araya getiriyor. Onlar da kendilerini seven tek öğretmenleri okuldan gitmesin diye bir aşk macerasına girişiyorlar ve öğretmenleri için uğraşırken aslında kendi hayatlarını da değiştirdiklerini fark ediyorlar. İşte dizimiz, bu bir grup gencin yaşadıklarına odaklanıyor.  Neden izlenir?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/183/53/bu-sefer-olmus-netflix-in-yeni-turk-dizisi-ask-101-780x439.png[/RESIM]Gençlik dizilerinde pek başarılı değiliz bu bir gerçek. Geriye dönüp iyi gençlik dizilerimiz nelerdi diye baktığımda aklıma sadece "Not Defteri" ve "Kavak Yelleri" geliyor. Tabi bu yapımlar birbiri ile kıyaslanamaz fakat bence "Aşk 101" de yıllar sonra keyifle anılabilecek bir gençlik dizisi olarak zihinlerimizde yer alacak. Çünkü dizideki oyuncuların her biri ile bağlantı kurabiliyorsunuz. Kötü bir karakteri de anlayabiliyorsunuz, soğuk, içe kapanık bir karakterin yerine de kendinizi koyabiliyorsunuz. Dizi ve filmlerin iyi ya da kötü yapan en büyük şey, izleyicinin kendisini başrollerin yerine koyabilmesi veya koyamamasıdır. İşte bence bu dizi, bunu başarıyor.  Kadro çok başarılı, her oyuncuya ısınabiliyorsunuz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/183/80/bu-sefer-olmus-netflix-in-yeni-turk-dizisi-ask-101-780x439.png[/RESIM]Gıcık bir kız, kaba kuvveti seven fakat özünde iyi çocuk, ailevi sorunları olan bir delikanlı, ticareti, parayı seven bunu iyi bir şekilde kullanan bir diğer genç ve tüm bu grubun dengesini değiştiren zeki, çalışkan, naif ve başarılı kız. Diziyi izlerken ana karakterlerin hepsine de kolayca ısınabiliyorsunuz. Bu yüzden oyuncu kadrosu da gerçekten başarılı diyebilirim. Hatta tüm bu oyuncuların, bu diziden sonra Instagram takipçilerinin hıza artacağı da gözle görünür bir gerçek.  Gençlik ama her şey toz pembe olduğu bir gençlik değil, hayatın hüzünlü yanını da izliyoruz...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/183/34/bu-sefer-olmus-netflix-in-yeni-turk-dizisi-ask-101-780x439.png[/RESIM]Gençlik dizisi deyince hemen komedi kategorisinde fakat komik olmayan, derdin tasanın olmadığı toz bembe bir dünyada yaşayan gençleri konu alan diziler akla gelir istemsiz, fakat bu dizi bunu çözmüş. Dizi, karakterlerin dram yüklü taraflarına fazlasıyla değiniyor. Aslında uzaktan bakıldığında dizi "eğlenceli" değil, dostluğun ve arkadaşlığın anlatıldığı hüzünlü bir dizi. Bence tam da bu yüzden, bu dizi bir kefeye konacaksa kesinlikle hüzünlü bir kategoride yer almalı derim. Müzikler çok başarılı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/183/65/bu-sefer-olmus-netflix-in-yeni-turk-dizisi-ask-101-780x439.png[/RESIM]Dizinin tam yerinde ve zamanında giren nefis müzikleri var. Birçok nefis şarkı kullanılmış dizide ve her biri de nokta atışı diyebilirim. Karakterlerimiz sokakta yürürken arkadan usul usul gelen 90'lı yılların nostaljik şarkıları da gayet güzel düşünülmüş detaylardan birkaçı. İşin müzik tarafında kim varsa kutluyorum.  Ortalama 40 dakikalık 8 bölüm de su gibi akıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/183/86/bu-sefer-olmus-netflix-in-yeni-turk-dizisi-ask-101-780x439.png[/RESIM]Artık hepimizin fark ettiği bir şey var ki; dizi bölümleri giderek kısaldı ve gelecekte de giderek daha da kısalacağı aşikar. Artık 2 saatlik filmlerin bile "uzun" olarak nitelendirildiği bir dönemdeyiz ve 1 buçuk saat boyunca bir dizi bölümü izlemek hepimizi mutlu etmiyor. İşte Aşk 101, ortalama 40 dakikalık bölümleri ile bu ihtiyaca da cevap veriyor.  NOT: Netflix'ten bir "Game of Thrones" beklentisi olanlar var biliyorum fakat maalesef bu beklentinizi çok ama çok aşağıya çekmeniz gerek. Ve bence bu dizi, ortalamanın üzerinde bir yapım. Aslında daha kötü bir şeyler izlerim diye umuyordum fakat dizi beni şaşırtmayı başardı. Şöyle 90'lı yılların Türkiye'sinde, bir lise günlüğü izlemek isterseniz bu diziye bir şans verin derim.  ● Bu arada aşağıdaki butona tıklayarak da modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/182/80/bunyeniz-kaldirmayabilir-beyin-yakan-kafa-karistiran-12-film-onerisi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
15b
2
6 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.