"Nasıl İzlememişim?" Diyeceğiniz 8 Az Bilinen İYİ DİZİ Önerisi!

16 Ağustos 2023
44b
0 Yorum
"Nasıl İzlememişim?" Diyeceğiniz 8 Az Bilinen İYİ DİZİ Önerisi!

Günümüzde yeni dizi keşfetmek, iyi bir film keşfetmekten daha zor. Yabancı diziler, filmlere nazaran daha sürükleyici ve uzun soluklu olduğu için birçok kişi tam da bu yüzden her gün Google'a "Dizi önerileri" yazıp, "dizi önerisi olan var mı?" diye tweet atıyor... Üstelik aranan yapımlar öyle çok bilindik diziler de olmamalı. Dizi önerisi verdiğini iddia eden birçok web site, YouTube videosu veya kişi, ne yazık ki hala Game of Thrones ve Dark gibi çok ünlü yapımları 'tavsiye' adı altında önermekten çekinmiyor.

İşte tam da bu yüzden ben de sizlere kenarda köşede kalmış, çoğunluğa göre daha az kişnin izlediği iyi yabancı dizi önerileri vermek istedim. Birazdan göreceğiniz yabancı dizilerin her birini de izleyip, beğendiğim için hepsini de gönül rahatlığıyla tavsiye edebiliyorum. Hadi gelin şimdi "Nasıl izlememişim.." diye iç geçireceğiniz o çoğunluğa göre daha az bilinen yabancı dizi önerilerine birlikte göz atalım!

● Bu içeriği video olarak YouTube kanalımızda da hazırladık!

1. İlk tavsiyem The Terror oluyor...

"Nasıl İzlememişim?" Diyeceğiniz 8 Az Bilinen İYİ DİZİ Önerisi!
İlk sezonu 10 bölümden oluşan ve gerçek olayları konu alan bu dizi, 1840'lı yıllarda Kuzey Kutbu'na doğru yola çıkan 2 geminin hikayesini konu alıyor. Adları yıllardır esrarengiz olaylarla anılan bu 2 gemideki mürettebat, kendilerini gizemli ve kasvetli bi dünyanın tam ortasında buluyor... İşte dizi de, bu yer yer ürkütücü, yer yer de dramatik olayları bize aktarıyor... Netflix, Disney, Amazon Prime falan derken nerdeyse bu platformlar dışında dizi izlemeyi unuttuk. Belki de bu yüzden çoğu kişi bu nefis diziyi gözden kaçırıyor... İşin özü, eğer bu türü seviyor ve kendinizi kasvetli bi atmosfere girmeye hazır hissediyorsanız, bu diziyi kaçırmayın derim.

Filme Git ► 

2. From

"Nasıl İzlememişim?" Diyeceğiniz 8 Az Bilinen İYİ DİZİ Önerisi!
From ismindeki bu diziyi ise elimden geldiğince her mecrada, genç yaşlı, evli bekar, erkek kadın, Barbie'yi izleyen Oppenheimar'ı izleyen diye ayırt etmeden herkese tek tek tavsiye ediyorum. Fakat hala o bilinirliğe ulaştığını düşünmüyorum ve bu da beni üzüyor... Geçtiğimiz yıl yani 2022'de yayınlanmaya başlayan bu dizi, araç kullanarak yakınlarından geçen herkesi içine çeken tuhaf bi kasabada yaşananları konu alıyor. Üstelik tüm bunlar yetmezmiş gibi, hava kararıp da gece olunca, ürkütücü yaratıklar ortaya çıkıp zaten gizemli olan atmosferi daha da gerilimli hale getiriyor. Şimdiye kadar tavsiye ettiğim kimse olumsuz bi geri dönüşle gelmedi. "Kaan demişti.." dersiniz.

Filme Git ► 

3. McMafia

"Nasıl İzlememişim?" Diyeceğiniz 8 Az Bilinen İYİ DİZİ Önerisi!
Bu diziyse; Londra'da yatırım şirketi bulunan Rus asıllı bi İngiliz'in, mafyatik ailesine hiç benzemeden her şeyi yasalara, kurallara uygun olarak yaparken kaybettiği amcasıyla birlikte değişen hayatını konu alıyor. Ailesinden çok büyük birini kaybetmenin üzüntüsüyle kendini birden uluslararası suç dünyasının tam ortasında bulan adamımız, içine düştüğü bu dünyanın çok acımasız ve kirli olduğunu da yakından görüp arkasını kollayarak hem işlerini yürütmeye hem de bu suç dünyasına ayak uydurmaya çalışıyor... "Kaan sen şimdi suç falan dedin..." diyerek sürekli bi hareket, bol vurdu kırdı ya da aksiyon bekleyenlerin dizisi değil bu, onu da peşin peşin söyleyeyim... Kirli paranın elden ele geçtiği, herkesin birbirinin arkasından dolaplar çevirdiği, Rus mafyasının kimseye acımadığı, İsraillilerin akıllarından 'para'yı bir türlü çıkaramadığı, İngilizlerin ise kendini birden hiç ait olmadığı bi dünyada bulduğu iyi bi suç dizisi izleyeceksiniz.

Filme Git ► 

4. Gangs of London

"Nasıl İzlememişim?" Diyeceğiniz 8 Az Bilinen İYİ DİZİ Önerisi!
Gangs of London ismindeki bu diziyse az önce bahsettiğim diziyle benzer konuları işliyor. Londra'nın tüm yeraltı ağını elinde tutan bi ailemiz ve her şeyin başında olan güçlü bi adamımız var. Fakat bu adamımız, birden bi saldırı sonrasında hayatını kaybediyor ve işler de bi hayli karışıyor. Yani işin özeti; Bu dizide, Londra mafyasının ve Londra'daki suç çetelerinin ne denli kapsamlı çalıştığını görebilirsiniz. Hatta iş bi yerlerde Türkiye'ye bile uzanıyor... Ayrıca dizide bolca da kan ve +18 sahneler de var, baştan uyarayım.

Filme Git ► 

5. SİLO

"Nasıl İzlememişim?" Diyeceğiniz 8 Az Bilinen İYİ DİZİ Önerisi!
SİLO ismindeki bu bilim kurgu gizem dizisini, geçtiğimiz günlerde tek bir içerik olarak da hazırlamış ve tavsiye etmiştim. Fakat gelen geri dönüşlerden gördüğüm kadarıyla birçok kişi bu diziden de bi haber.. Bu yüzden bu listede de yer vermek ve bi şekilde gözden kaçıranların kaçırmamasını istedim... Adından da belli olduğu gibi yer altına inşa edilen dev bi SİLO'nun içinde olan biteni izliyoruz bu dizide. Eğer kıyamet sonrası dünya temalı yapımları sevenlerdenseniz, gizem temalı işler benim gibi sizin de ilginizi fazlasıyla çekiyosa, benim biraz Snowpiercer ile biraz Platform filmi ve biraz da The 100 dizisi tadı aldığım bu diziye bi şans verin derim.

Filme Git ► 

6. The CRY

"Nasıl İzlememişim?" Diyeceğiniz 8 Az Bilinen İYİ DİZİ Önerisi!
Sadece 4 bölümden oluşan bu diziyse psikolojik atmosferi olan ve sakince giderken sürprizlerle izleyenini hareketlendiren ve çok da bilinmeyen iyi bi dram dizisi benim için.. Dizi, İskoçya'dan Avustralya'ya doğru uçak yolculuğu yapan bi çiftin yeni doğmuş bebeklerinin kaçırılma sürecini ve sonrasında yaşananları konu alıyor. Yaşanan olay zaten üzücüyken bebeğimizin babasının siyaset dünyasıyla da bağının olması, olayı magazine de taşıyor ve çift birden çok zorlu bi mücadelenin ortasında kalıyor. Fakat bebeği kim veya kimler kaçırdı, tam olarak neler oldu? işte dizi de bize 4 bölümde bu süreci aktarıyor. BBC imzalı bu diziye bence bi şans verin derim.

Filme Git ► 

7. Tulsa King

"Nasıl İzlememişim?" Diyeceğiniz 8 Az Bilinen İYİ DİZİ Önerisi!
Bu diziyse usta oyuncu Sylvester Stallone başrollü bi yapım... "E kaan başrol belli, bu mu çok bilinmeyen dizi?" diyebilirsiniz fakat hemen ardından da kendinize "bu diziyi ilk kez burda mı duyuyorum?" diye sormanızı istiyorum. Muhtemelen çoğunluk duymadı, çünkü dizinin bütçesi, tanıtımdan çok başrolümüz Stallone abimize ayrıldı :) Dizimiz, yıllar önce yaşanan bi olay nedeniyle 25 yıllık hapis cezasını bitiren bi gangsterin günlük hayata dönmesini konu alıyor. Adamımız hayatının büyük bi kısmını 4 duvar arasında geçirdikten sonra günümüz dünyasına ayak uydurması biraz zor olsa da, tecrübelerinin de yardımıyla düzenini yavaş yavaş kurmaya başlıyor. Fakat geride bıraktığı çetesi ona "Artık buralar senlik değil, git yeni bi düzen kur" deyince, adamımız da küçük bi şehirde maceralara atılıyor. İşte dizimiz de, akıllı telefon bile kullanamadan sosyal medya etrafında dönen bi dünyaya düşen bu eski gangsterin yaşadıklarını işliyor... Başrolünde Stallone gibi usta bi ismin yer aldığı mafyatik ve yer yer de gülümseten bi suç dizisi bu. Dediğim gibi başrolünde başka biri olsaydı belki de burada bu diziyi size tavsiye etmiyor olurdum fakat başrolümüz Stallone olunca ve kendisi de dizideki karaktere 'cuk' diye oturunca, size de tavsiye etmek istedim. Bu türe ilgisi olanların 'Yavaş izleyeyim de bitmesin' diyeceği iyi bir dizi bu... Bir şans verin derim.

Filme Git ► 

8. Kurtuluş

"Nasıl İzlememişim?" Diyeceğiniz 8 Az Bilinen İYİ DİZİ Önerisi!
Ve geldik benim için bu listenin en anlamlı tavsiyesine... Bu nefis yapımı hala izlememiş olan o kadar çok kişiyle karşılaşıyorum ki, gerçekten üzülüyorum. Çünkü işlediği konunun özelliği kadar, bu dizinin, çekildiği yıllara göre müthiş de bi bütçesi, oyuncu kadrosu ve devasa sahneleri var... Sadece 6 bölümden oluşan ve Turgut Özakman imzası taşıyan bu dizide işgal edilen vatanımızı, çaresiz, yorgun Türk halkını ve sonra ses yükseltip, öne çıkan, aklını ve tecrübelerini düşman ayakları altında çırpınan ülkesi için harcayıp canını ortaya koyan Mustafa Kemal Atatürk gibi cesur yürekli kişileri görüyoruz.. Bakın çok NET bi şekilde söylüyorum ki; 100 yıl önce, şu an üzerinde koşup oynadığımız, özgürce gezip dolaştığımız, sevdiğimiz sevildiğimiz bu topraklar üzerinde neler yaşanmış, kimler, bizler refah içinde yaşasın diye kendini feda etmiş, işte bunları bu diziden daha çarpıcı bi şekilde aktarabilen başka bi yapım daha yok. Toplamda 100 kadar diyaloğu bulunan oyuncu ile çekilen bu dizide 1 Milyon, evet tam 1 Milyon kişi de figuran olarak oynuyor. Yani izlediğimiz ya da izleyeceğiniz tüm o savaş sahnelerinde gerçek insanları görüyoruz. Oyuncu kadrosu ise hep dev isimlerden oluşuyor. Her biri de tam anlamıyla döktürüyor... HD halini YouTube ve TRT üzerinden ücretsiz bi şekilde izleyebilirsiniz. Bu listedeki dizilerden izlemek istediklerinizi bir köşeye not alıyorsanız o listenizin ilk sırasına bu diziyi yazın derim.

Filme Git ► 

"Nasıl İzlememişim?" Diyeceğiniz 8 Az Bilinen İYİ DİZİ Önerisi!

Modunu Seç ►

"Nasıl İzlememişim?" Diyeceğiniz 8 Az Bilinen İYİ DİZİ Önerisi!

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
dizi önerileriaz bilinen dizileriyi dizileriyi dizi tavsiyeleridizi önerilerien iyi dizileryabancı dizi önerileriyabancı dizilerbilinmeyen dizileriyi dizi önerileri
EN AKTİF ÜYELER
İşin İçinden Çıkamayanlar İçin: En Basit Haliyle Dark 3. Sezon İncelemesi!
İşin İçinden Çıkamayanlar İçin: En Basit Haliyle Dark 3. Sezon İncelemesi!
Hemen şimdi sitedeki Listeler köşesine girip, tam 2 yıl önce yazılan ilk içeriğe bakacak olursanız karşınızda "Son Zamanların En İyi Dizisi: Dark" başlıklı içeriği görürsünüz. İşte konusuyla, senaryosuyla, oyuncu seçimleri ve müzikleri ile bu nefis dizi beni birkaç yıl önce yakaladı ve bugün izlediğim 3. sezonuna kadar peşinden sürüklemeyi başardı. Dark 3. sezonu izleyen çoğu kişinin olayları tam kavrayamadığına, anlamlandıramadığına şahit olunca sıvadım kolları ve size bur Dark 3. sezon incelemesi konulu analizi hazırlamak istedim.  Dark Benzeri Beyin Yakan Filmler İçin Tıkla! ► Umarım nefis dizi Dark'ın 3. sezonu hakkında birazdan göreceğiniz detaylar olayları biraz toparlayabilmenizde yardımcı olur. Yani olması lazım çünkü diğerlerinin aksine, size olayı çok basit ve yalın bir dil ile anlatacağım. E hadi gelin o zaman Dark'ın 3. sezonunu şöyle evire çevire ve tabi çok basitçe bir inceleyelim! Aslında her şey bir bilim insanının, oğlu, torunu ve gelinini kurtarmak içindi![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/199/70/isin-icinden-cikamayanlar-icin-en-basit-haliyle-dark-3-sezon-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Kulağa çok çılgınca geliyor değil mi? Yıllardır izliyoruz, 2 sezonu devirdik ve son sezonda, aslında tüm bu izlediklerimizin anlamsız olduğunu öğreniyoruz. Bir bilim insanı, yağmurlu havada evden ayrılan oğlu, gelini ve torunu kazada ölünce, onları geri getirmek için bir zaman makinası yapmaya karar veriyor ve Nükleer santral arazisindeki bir sığınakta inşa ettiği bu makine, bir hata sonucu ortaya 2 farklı evrenin oluşmasına neden oluyor. Bir hata sonucu 2 alternatif evren ortaya çıkıyor..[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/199/48/isin-icinden-cikamayanlar-icin-en-basit-haliyle-dark-3-sezon-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Oluşan bu 2 evrende yolculuk yapan "Claudia Tiedemann" isimli teyzemiz, kızı Regina'nın bu 2 farklı evrende de yaşlanmadan öleceğini, birinde kanser olup diğerinde hastalıkla boğuşacağını görünce, oluşan bu 2 evrenin de yok olmasını istiyor. Zamanda yolculuk yapmaktan derisi tanınmaz hale gelmiş olan Jonas'ın yaşlanmış hali olan Adam'ı buluyor ve ona bu 2 evrenin yok edilebilmesi için tüyolar veriyor.  Jonas ve Martha her şeye son veriyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/199/52/isin-icinden-cikamayanlar-icin-en-basit-haliyle-dark-3-sezon-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Yanlışlıkla yaratılan bu 2 farklı evrende doğan bu iki genç, kıyamet anında zamanın bir anlığına durmasından faydalanarak geçmişe gidip, bilim insanı H. G. Tannhaus'un oğlu, gelini ve torununun o yağmurlu gecede kaza yapmalarına engel oluyorlar. Ailece kaza yapmayınca, bilim adamımız da bir zaman makinası icat etmiyor tabi haliyle, e bunun sonucunda da ortada 2 farklı evren oluşmamış oluyor.   Hata sonucu oluşan evrenlerde doğan karakterlerin hepsi yok oluyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/199/13/isin-icinden-cikamayanlar-icin-en-basit-haliyle-dark-3-sezon-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Fakaaat, zaman makinası hiç icat edilmediği için bu 2 farklı evrende doğan tüm karakterler de hiç var olmamış oluyorlar haliyle. 1. ve 2. sezonlarda izlediğimiz karakterlerin çoğu bu evrenlerde doğan kişilerdi. Fakat makina hiç icat edilmeye çalışılmadığı için bir hata meydana gelmedi, dolayısıyla bu karakterler de hiç doğmadı... İşte tam da bu yüzden son sahnede, masada yemek yiyen bir avuç tanıdık kişiyi görüyoruz. İşte gördüğümüz o kişiler, gerçek dünyada da var olan kişiler, o masada olmayanlar ise hatalı evrenlerde meydana gelen kişilerdi...  Evet buraya kadar aşırı basit bir şekilde olayı özetledik; Gelin şimdi bir üst seviyeye geçip, olaya biraz daha derinlemesine bakalım[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/199/7/isin-icinden-cikamayanlar-icin-en-basit-haliyle-dark-3-sezon-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Bilim insanı Tannhaus, Nükleer santraldeki sığınakta yaptığı makinede Nükleer enerji kullanıyor. Aslında bu alet zamanda yolculuktan çok, paralel evrenler yaratmaya yarıyor. Claudia, patlama ardında "sezyum" kalıntılarının kaldığından söz ediyor. Geçit kapanıp-açılırken nükleer yakıt kullanılıyor. Biriken sezyum da sonunda kıyameti tetikliyor. Anlık zaman durması ve patlama yaşanıyor. Geriye kalan ise Tanrı Parçacığı oluyor. Bunu küçük yuvarlak zaman makinesine koyarak diledikleri zamana yolculuk edebiliyorlar.  "Hepsi tamam da kaçırılan çocuklar ne ayak?" diyorsanız yaklaşın[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/199/38/isin-icinden-cikamayanlar-icin-en-basit-haliyle-dark-3-sezon-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Şöyle hemen kısa bir beyin fırtınası yapalım. Mads'i ele alalım. Mads kaçırılıp ölmese, 1986'daki görüntüsü ile 2019 yılına gönderilmeseydi, Ulrich zaman yolculuğundan şüphelenip mağaraya hiç girmeyecek ve bu durumda da 1953 yılına hiç gitmemiş olacaktı. Öldürülen 2 çocuk 1953 yılına gönderilmeseydi de, Ulrich cinayetle suçlanıp hapse atılmayacaktı. Ulrich hapiste yani geçmişte mahsur kalmasaydı Hannah onun için o tarihe hiç gelmeyecek ve "Silja"yı hiç doğurmayacaktı. Sonuç olarak Nielsen ailesi ve dolayısıyla "Jonas" da hiçbir zaman var olmayacaktı.  3 sezonluk bu dizinin en kafa karıştırıcı yeri; Sonu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/199/73/isin-icinden-cikamayanlar-icin-en-basit-haliyle-dark-3-sezon-incelemesi-780x439.png[/RESIM]3 sezon boyunca izlediğimiz bu dizinin en karmaşık yeri kesinlikle sonu. Öyle nefis bir son yapılmış ki, yıllar boyunca bunu düşüneceğiz... Jonas ve Martha yağmurlu gecede bir kazayı önledi ve bilim insanının makineyi icat edip farklı evrenler yaratmasını engellediler. Fakat ya bu da bir döngüyse? Ya bu olayı da defalarca denedilerse? Ya bu çok daha büyük bir döngünün parçasıysa? Neden olmasın? İşte dizimiz, bizi bu nefis son ile baş başa bırakıyor.  NOT: Dizi, "Adam" ve "Eva" yani "Adem" ve "Havva" isimlerini de kullanarak insanlığın en başından günümüze kadar yaşanan evreye de göndermeler yapıyor. Ayrıca söylemeden edemeyeceğim; Dizideki oyuncu seçimi o kadar başarılı, o kadar nokta atışı ki, 30-40 yıl önceye gidip gördüğümüz bir karakteri anında tanıyabiliyoruz. Bu kadar nefis bir oyuncu kadrosu ve bu kadar iyi bir senaryo bir daha gelir mi sanmam... Ayrıca diziyi yazanların müthiş birer iq'ya sahip oldukları da su götürmez bir gerçek. İşin özü, daha kazısak pek çok şey çıkacak fakat ben size olabildiğince basit olarak anlatmak istedim, umarım biraz da olsa bir şeyler kafanızda yer yerine oturmuştur.  BONUS: Bu arada umarım dizideki mağarayı gerçek sanmamışsınızdır çünkü yapı tek tek ve büyük bir titizlik ile oluşturulmuş![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/199/21/isin-icinden-cikamayanlar-icin-en-basit-haliyle-dark-3-sezon-incelemesi-780x439.png[/RESIM][RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/199/42/isin-icinden-cikamayanlar-icin-en-basit-haliyle-dark-3-sezon-incelemesi-780x439.png[/RESIM]  - - - - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
66b
0
6 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
19b
0
8 yıl
Yakışır! Ali Atay, New York'ta "En İyi Erkek Oyuncu" Ödülü Aldı!
Yakışır! Ali Atay, New York'ta "En İyi Erkek Oyuncu" Ödülü Aldı!
24 Nisan’da New York’ta başlayan Tribeca Film Festivali’nde bu yıl göğsümüzü kabartan bir olay yaşandı. Hatta 2 olay demeliyiz çünkü festivalde yarışan Türk filmi “Nuh Tepesi” ülkemize 2 ödül birden getirdi! Hadi gelin detaylara birlikte bakalım. GÜNCELLEME: 2 yıl önce yazdığım bu içerikte bahsedilen film Nuh Tepesi birkaç gün önce Netflix'te de yayınlandı ve şu an IMDb puanı 7,3. Cenk Ertürk imzalı Türk filmi “Nuh Tepesi” tam 2 ödül birden kazandı! Peki Cenk Ertürk kimdir?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/73/57/yakisir-ali-atay-new-york-ta-en-iyi-erkek-oyuncu-odulu-aldi-780x439.jpeg[/RESIM]Cenk Ertürk, 34 yaşında Sivaslı genç ve başarılı bir yönetmen. Yönetmenliği kadar kalemiyle de bilinmeye başladı çünkü yazdığı Nuh Tepesi filmi en iyi senaryo ödülünü kazandı!  Nuh Tepesi filmindeki rolü ile “En İyi Erkek Oyuncu” ödülü ise Ali Atay’ın oldu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/73/90/yakisir-ali-atay-new-york-ta-en-iyi-erkek-oyuncu-odulu-aldi-780x439.png[/RESIM]Gerek oyunculuğu, gerek yönetmenliği, hatta gerek de müzisyenliği ile kalbimizi kazanan Ali Atay, Nuh Tepesi filmindeki rolüyle en iyi erkek oyuncu ödülünü kazandı!  Gelin bir de “Nuh Tepesi” filmi oyuncularına bir bakalım[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/73/37/yakisir-ali-atay-new-york-ta-en-iyi-erkek-oyuncu-odulu-aldi-780x439.jpg[/RESIM]Nuh Tepesi filmi oyuncuları arasında “Ali Atay” ve “Hande Doğandemir” gibi bilinen isimler ile birlikte usta oyuncu “Haluk Bilginer” de yer alıyor. Birçok Hollywood filminde de oynayan usta oyuncu bu tip yurt dışı ödüllerine alışkın olsa da biz inceden bir heyecanlandık doğrusu... Birçok izleyici “Masum” dizisinde Ali Atay ve Haluk Bilginer ikilisini çok sevmişti. İşte tam da bu yüzden bu filmin vizyona girmesini en çok da onlar dört gözle bekliyor.  Gelelim bir de “Nuh Tepesi” filminin konusuna...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/73/58/yakisir-ali-atay-new-york-ta-en-iyi-erkek-oyuncu-odulu-aldi-780x439.jpg[/RESIM]Aslında Nuh Tepesi filmi konusu bizler için oldukça tanıdık bir hikaye. Orta yaş bunalımında olan bir adamımız ve babasının kendisinden istediği bir vasiyeti var. Adamımızın babası ölmeden önce, ileride öldüğünde kendisinin ekmiş olduğunu söylediği Nuh Ağacı’nın altına gömülmek istediğini söylüyor. Babasını kaybeden adamımızın ise bunun için öfkeli köylülerle yüzleşmesi gerekiyor. İşte film bu baba ve oğulun hikayesini konu alıyor. Filmin çekimleri ise Bursa’nın Keles ilçesinin köylerinde yapıldı...  İşte ödül![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/73/76/yakisir-ali-atay-new-york-ta-en-iyi-erkek-oyuncu-odulu-aldi-780x439.jpg[/RESIM]Yukarıda gördüğünüz şey ise Ali Atay'a verilen "Robert de Niro" imzalı ödül... Alkışlıyoruz!  İşte Nuh Tepesi filmi fragmanı[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=s2mx9iM0FGg[/VIDEO] Nuh Tepesi filmi vizyon tarihi ise 01.01.2021 BONUS: Hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film önerisi bulabilirsiniz! [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/72/9/game-of-thrones-8-sezon-3-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.png[/RESIM] Moduna Göre Film Seç! ►  
16b
0
7 yıl
Çabuk! Yıl Bitmeden İzlemeniz Gereken En İyi 2020 Film Önerileri!
Çabuk! Yıl Bitmeden İzlemeniz Gereken En İyi 2020 Film Önerileri!
Pandemi sürecinin de içinde olunca her gün binlerce kişi 2020 film önerileri konulu aramalar yapıyor ve izleyecek iyi ve güncel bir film bulmak için o site senin bu site benim dolaşıyor. Fakat iyi bir film ararken, 1 saniyesi bile önemli olan şu hayatımızdan saatlerimizi harcıyoruz. İşte  tam da bunu önlemek için kurduğumuz bu platformda bugün ben de sizlere bu yıl yayınlanan yapımlardan oluşan iyi bir 2020 film önerileri listesi hazırlamak istedim. Özel Güç Konulu 9 Film Tavsiyesi ►  Birazdan göreceğiniz film önerilerinin her birinin de 2020 yılında yayınlandığını ve her birini de izleyip, tartıp size öyle tavsiye ettiğimi bilmenizi istiyorum. Hadi gelin şimdi o 2020 film önerileri listemde hangi filmler varmış birlikte şöyle bir göz atalım! YouTube kanalımızda da bu içeriğin "Netflix" versiyonunu bulabilirsiniz...[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=YfenosrPsFI[/VIDEO] 2020 film önerileri listemizin ilk sırasında mutlaka izlemenizi tavsiye ettiğim "American Murder: The Family Next Door" filmi yer alıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/219/16/cabuk-yil-bitmeden-izlemeniz-gereken-en-iyi-2020-film-onerileri-780x439.png[/RESIM]"Kaan bu filmin konusu, izleyenlerin ve senin yorumların nasıl?" diyenler hemen aşağıdaki butona tıklayarak filme göz atabilir. Üye girişi yaparsanız da "Netflix'te izle" butonu aktif olacaktır. E ben daha size ne yapayım... Filme Git ►  İzlemenizi önerdiğim bir sonraki 2020 filmimiz ise "The Paramedic"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/219/30/cabuk-yil-bitmeden-izlemeniz-gereken-en-iyi-2020-film-onerileri-780x439.png[/RESIM]Filmimiz, yine kasvetli atmosferiyle izleyenini yakalamayı başaran İspanyol sinemasından geliyor... Çok etkileyici, akıllardan çıkmayacak bir film mi? Dürüst olmam gerekirse 'hayır'. Fakat kendini izletmeyi ve sonraki sahneyi merak ettirmeyi başaran bir film mi? 'Kesinlikle'... Bir şans verin derim. Filme Git ►  "The Social Dilemma"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/219/64/cabuk-yil-bitmeden-izlemeniz-gereken-en-iyi-2020-film-onerileri-780x439.png[/RESIM]Bu tavsiyem ise sosyal medya platformlarının arka planında dönen olaylara parmak basıyor. Yarı film yarı belgesel bir yapım izleyeceksiniz. Bazı şeylerin farkına varmak için mutlaka izlenmeli.  Filme Git ►  "The Platform"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/219/62/cabuk-yil-bitmeden-izlemeniz-gereken-en-iyi-2020-film-onerileri-780x439.png[/RESIM]Henüz Koronavirüs salgını yeni yeni baş gösterirken yayınlanan bu Netflix filmi birden herkesin diline dolanmayı başardı. Hatta hakkında yazdığım şu inceleme yazısını 120 binden fazla kişi okudu. Eğer hala izlemediyseniz kendinize iyi bakın çünkü sizden çok az var... Hala okuyor musunuz? Hadi hemen izleyip gelin!  Filme Git ►  "Escape from Pretoria"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/219/58/cabuk-yil-bitmeden-izlemeniz-gereken-en-iyi-2020-film-onerileri-780x439.png[/RESIM]Bu film ise 2020'de vizyona giren filmler arasında en beğediklerimden biri oldu. Gerçekten yaşanmış bir şeyler izlemek isterseniz bu film tam sizlik olabilir. Pek ısınamadığım 'Daniel Radcliffe', bu filmde gerçekten bir şeyleri iyi yapıyor. Filme Git ►  "Just Mercy"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/219/15/cabuk-yil-bitmeden-izlemeniz-gereken-en-iyi-2020-film-onerileri-780x439.png[/RESIM]"Kaan yok mu bu listede şöyle yaşanmış, gerçek bir mahkeme-hukuk filmi önerin?" diyecek olursanız da bu film tam olarak aradığınız şey olabilir. Hemen şimdi gidip izleyin derim. "Kaan demişti, iyi filmmiş..." dersiniz. Filme Git ►  "The Vast of Night"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/219/12/cabuk-yil-bitmeden-izlemeniz-gereken-en-iyi-2020-film-onerileri-780x439.png[/RESIM]Kendi atmosferini oluşturabilen filmlere bayılıyorum. İzleyeceğiniz bu film, benim 2020'de izlediğim en iyi bilim kurgu filmleri arasında... Bazıları çok basit görebilir, kimileri de çok düşük bütçeli, fakat kulaklığı takıp hiç telefon bildirimlerinize bakmadan şöyle bir gecenizi bu filmi izleyerek geçirirseniz büyük haz alacağınızı söyleyebilirim. Filme Git ►  "Greyhound"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/219/4/cabuk-yil-bitmeden-izlemeniz-gereken-en-iyi-2020-film-onerileri-780x439.png[/RESIM]Bu tavsiyem için sadece "Tom Hanks..." yazıp bitirebilirim. Çünkü adam öyle bir oynuyor, öyle bir rol kesiyor ki, başrolden kendisini alıp başkasını koysalar, bu filmi size burada tavsiye etmiyor bile olabilirdim. Mutlaka izleyin. Filme Git ►  "Breaking Surface"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/219/28/cabuk-yil-bitmeden-izlemeniz-gereken-en-iyi-2020-film-onerileri-780x439.png[/RESIM]Bütçesi düşük, etkisi büyük filmler ile aranız nasıl? Ha bir de kapalı alan korkunuz yok değil mi? O zaman sizi bu filme alalım... Hadi hadi hemen! Filme Git ►  "David Attenborough: A Life On Our Planet"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/219/77/cabuk-yil-bitmeden-izlemeniz-gereken-en-iyi-2020-film-onerileri-780x439.png[/RESIM]Ee bu listede bir de şahane bir belgesele yer vermeden olur mu hiç? Kendisini dünyaya ve doğaya adamış 94 yaşındaki amcamız Davit Attenborough öyle nefis bir belgesel hazırlamış ki, elimden gelse şu dünyadaki herkese tek tek izletirim. Filme Git ►  Ve son olarak tabi ki de bu listeye çok yakıştığını düşündüğüm film "Tenet"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/219/26/cabuk-yil-bitmeden-izlemeniz-gereken-en-iyi-2020-film-onerileri-780x439.png[/RESIM]Bu filmi izleyenler "Süper film!"ciler ve "Bu neydi ya?"cılar olarak ikiye ayrılmış durumda. Ben ilk gruptayım, umarım siz de öyle olursunuz. Ha bu arada filmden sonra taşların yerine daha iyi oturması için hazırladığım şu inceleme yazısını da mutlaka okuyun derim. Filmdeki replikleri görmek isterseniz de şöyle bir içerik sizi bekliyor.  Filme Git ►  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
18b
0
6 yıl
ŞAHMARAN: Netflix'in Yılanı ve Efsanesi Bol, Twilight Tadındaki Yeni Dizisi!
ŞAHMARAN: Netflix'in Yılanı ve Efsanesi Bol, Twilight Tadındaki Yeni Dizisi!
Netflix Hakan Muhafız dizisiyle İstanbul'a giriş yapmış, Atiye ile de Anadolu'ya süzülmüştü. Bu 2 dizi de temelinde efsanelere dayanıyordu. İşte Şahmaran dizisi de yine Anadolu'nun bağrındaki şahmaran efsanesini konu alacağı için izlemek için fazlasıyla heycanlandığım yapımlardan biriydi. Diziyi nihayet az önce izleyip bitirdim ve şahmaran dizisi konusu ne? şahmaran dizisi izlenir mi? gibi soruların cevaplarını da içeren kısa ve net bir şekilde şahmaran dizisi hakkındaki düşüncelerimi yazmak istedim. 19 İyi Netflix Filmi! ►  Hadi gelin şimdi Şahmaran dizisi konusuna, oyunculuklarına ve senaryosuna şöyle bir bakalım ve size henüz 1 hafta önce Netflix'te yayınlanan bu dizi hakkındaki düşüncelerimi, yorumlarımı bir bir yazayım... Hadi! Yorumlarıma geçmeden önce gelin Şahmaran dizisi konusuna da şöyle bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/317/91/sahmaran-netflix-in-yilani-ve-efsanesi-bol-twilight-tadindaki-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM]Şahmaran dizisi, öğretim görevlisi olan ve yolu Adana'ya düşen Şahsu ismindeki genç bir kadının yaşadıklarını merkeze alarak ilerliyor. Şehre gelir gelmez tüm dikkatleri üzerine çeken bu kadın, kendisini çok farklı bir topluluğun ve efsanenin tam da ortasında buluyor. İşte tam da bu sırada tanıştığı Maran ismindeki geçn adamsa Şahsu'nun hayatını tam anlamıyla değiştirecek olan bir kapıyı aralıyor ve kökeni Anadolu topraklarına dayanan Şahmaran efsanesini de böylece izlemiş oluyoruz. İlk 2 bölüm sarmadı fakat sonra sonuna kadar sürüklemeyi başardı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/317/45/sahmaran-netflix-in-yilani-ve-efsanesi-bol-twilight-tadindaki-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM]Her zamanki gibi size yine dürüst olacağım; Diziye başlangıçta beklentim epey yüksekteydi. "E Netflix'in kaçıncı yerli işi, artık bu baya iyi çıkması gerek" diye düşünüp, işin içinde Şahmaran gibi hep dikkatimi çeken bir efsanenin de işleneceğini bilmek, beni fazlasıyla heyecanlandırmıştı. Fakat ilk 2 bölümde, beklediğim tadı alamadım. Hatta Instagram hesabımızda "Galiba bu dizi olmamış.." diye bile yazdım. Fakat sonra dizi giderek açıldı ve beni sonuna kadar sürüklemeyi başardı. Mantıksızlıklara takılmıyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/317/50/sahmaran-netflix-in-yilani-ve-efsanesi-bol-twilight-tadindaki-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizide pek çok soru cevapsız kaldı, yer yer karşılaştığımız mantıksızlıklara değinmiyorum, okul sahnelerinde sürekli aynı kıyafetli öğrencileri görüp "Figürana bütçe yetmedi demek ki..." dedim ama onu da görmezden geliyorum. "Ee Kaan ne kaldı?" diyeceksiniz biliyorum fakat bence bir şeyler var... Dizi, temelindeki hikayesiyle bizi bir şekilde sonuna kadar peşinden sürüklemeyi başarıyor. Birbirlerine zarar vermeyen, hepsinin birbirini tanıdığı Mar'lar iyi işlenmiş mesela. Bu topluluğa daha fazla odaklanılsaydı sevinirdim... Bizde bir şey ya Siyah ya da Beyaz olmalı gibi bir algı var maalesef. Fakat bu tür işler Gri de olabilir. Yani pek çok hata, kusur olabilir fakat genelinde bu iyi bir iş de olabilir. Ben çok acımasız davranmama taraftarıyım. Yerli Twilight diyebilir miyiz?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/317/81/sahmaran-netflix-in-yilani-ve-efsanesi-bol-twilight-tadindaki-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM]Diziye ilk başladığımda fark ettiğim şeylerden biri de sonra da sosyla medyada fazlasıyla gündeme geldiği gibi Alacakaranlık ile olan benzerliği oldu... Şehre gelen yeni kız, ona vurulan 2 erkek, saklanan bir özel güç/sır, gizemli bir aile, doktor bir aile babası ve dahası... Bence bir yapımın başka bir yapıma benzemesinde sorun yok. Ben, o yapımın nasıl işlendiğine bakmak istiyorum. Bu 2 yapım da başarılı işler olabilir. Ana konusu aynı olmadığı sürece, belirli konuları birçok farklı film ve dizide görüp izliyoruz zaten. Bu konuda da biraz acımasız davranmama taraftarıyım... Başrolün arasındaki çekimi başarılı buldum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/317/48/sahmaran-netflix-in-yilani-ve-efsanesi-bol-twilight-tadindaki-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizimizin başrolü Burak Deniz ve Serenay Sarıkaya arasındaki frekansı ilginç şekilde sevdim. Sağda solda ne yazılıp çizilmiş, ne konuşulmuş pek takılmadan söyleyebilirim ki; Bu dizinin 2 başrolü de rolünün hakkını vermiş fakaaat... Serenay Sarıkaya'nın istisnasız her film ve dizide de aynı kişiyi oynaması beni biraz üzüyor. Yani Fi'de de, Medcezir'de de, Şahmaran'da da aynı Serenay'ı izlemiş gibi hissediyorum. Yazayım da içimde kalmasın... - - - - - -  Özet: Sadece bu tür, bizden, bu topraklardan bir şeyler taşıyan film ve dizilerin daha çok yapılması için bile bence Netflix'in bu yeni dizisi Şahmaran, desteklenmeye değer. Ben bu diziyi bitirdiğimde Hakan Muhafız'dan günümüze bazı şeylerin değişip, geliştiğini fark ettim ve buna sevindim. Şurada Sıcak Kafa dizisi için de söylediğim gibi, daha çok bizden, Anadolu'nun bağrındaki efsanelerden, mitlerden yola çıkan diziler görmek beni çok mutlu eder. Şahmaran, Netflix'te yayınlandığı ilk 3 gün içinde tüm dünyada toplamda 17 Milyon Saat izlenmiş ve 14 ülkenin Top 10 listesine girmiş. Keşke biraz daha iyi ve 'derin' bir yapım olsaydı fakat işin orasını geçtim, bizden bir hikayeyi, bizden bir diziyi 14 farklı ülkenin çok izlenenler listesinde görmek beni kesinlikle mutlu ediyor.  - - - - - -  ● Şahmaran dizisi Netflix'te var mı? Evet, dizi Netflix Türkiye imzalı bir yapım. ● Şahmaran dizisi kaç bölüm? Dizinin 1. sezonu 8 bölümden oluşuyor.  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
15b
5
3 yıl
Akıllanmıyoruz! Geçmişten Günümüze Türkiye Dolandırıcılık Sektörüne Damga Vuran 7 İsim
Akıllanmıyoruz! Geçmişten Günümüze Türkiye Dolandırıcılık Sektörüne Damga Vuran 7 İsim
Bugün "Keşfettiklerim" köşemde sizi çok ilginç kişiler ile tanıştırmak istiyorum. Özellikle son günlerde patlak veren ve sosyal medyayı bolca meşgul eden "Çiftlik Bank" vakasından sonra dedim ki "Bu olay Türkiye'de ilk mi acaba?"... Ve sonra şöyle bir araştırayım dedim ki neler göreyim, meğer cağnım ülkem yıllarca birçok dolandırıcı tarafından çarpılmış... Hadi gelin şimdi onları sizle de tanıştırayım ve birlikte şaşıralım.  1. İlk sıramızda, Türkiye'de "Dolandırıcı" denince akla ilk gelen isim var; "Sülün Osman" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/22/98/gecmisten-gunumuze-turkiye-dolandiricilik-sektorune-damga-vuran-7-isim-780x439.jpg[/RESIM]Kulağa her ne kadar garip gelse de bu adam, yeteneği ve ikna kabiliyeti ile yıllar önce Türkiye'de büyük bir hayran kitlesine sahip olmuş. İnanılması güç ama kendisi Galata Kulesi'ni satmış. Hakim sorunca da "Bu ülkede Galata Kulesi'ni alacak enayiler olduğu sürece ben de satmaya devam ederim!" demiş ve halkın sempatisini kazanmış. Üstelik sadece bu da değil, kendisi büyük tarihi yapıların önüne bir paspas atıp, elinde para ile şehre gelen saf insanları dolandırıyormuş. Dolmabahçe Sarayı'nı bile satmış...  2. Sırada daha resmi çalışan bir dolandırıcı var; "Güney Zobu" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/22/40/gecmisten-gunumuze-turkiye-dolandiricilik-sektorune-damga-vuran-7-isim-780x439.jpg[/RESIM]Bu dolandırıcımız "Raki" adı ile tanınır ve Amerikalı kılığında, dev fabrikatörlere dolar satarmış. Dolandırdığı kişiler o kadar büyük ki, çoğu da polise gidip şikayet edemezmiş. Aralarında siyasilerin de olduğu birçok kişiyi tereyağından kıl çeker gibi çarpmış. 3. Sırada, 80'lerin ünlü bankeri, "Banker Kastelli" var... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/22/75/gecmisten-gunumuze-turkiye-dolandiricilik-sektorune-damga-vuran-7-isim-780x439.jpg[/RESIM]Bu adam, 1980'li yıllarda, Türkiye'nin ekonomik olarak zorluk çektiği zamanlarda, ikna kabiliyetini kullanarak insanlardan para toplamış ve bankalar ile anlaşmalar yapmış. Durumu şöyle anlayın; Türkiye'de milli gelir 70 Milyon Dolar iken bu adamın elinde 100 Milyar para bulunuyormuş. Fakat sonraları durumu fark eden bankalar, banker olaylarına son verince Kastelli de kaçmış. Tabi arkasında mağdur kişiler bırakarak... 4. Sırada, Türkiye ile kalmayıp dünyaya açılan bir dolandırıcımız var; "Ayşe Benli" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/22/39/gecmisten-gunumuze-turkiye-dolandiricilik-sektorune-damga-vuran-7-isim-780x439.jpg[/RESIM]Ayşe Benli, kumar alanında büyük nam salmış biri. Kendi kurduğu çetesi ile birlikte birçok kişiyi hile hurda ile soyup sessizce uzaklaşıyormuş. Hatta işleri büyütüp Las Vegas'a gidip bir kumarhaneye 2 Milyon Dolar değerinde bir kazık bile atmış. FBI peşinden çok koşsa da Ayşe Benli'ye hiçbir zaman ulaşamamış.  5. Nitelikli bir dolandırıcı daha; "Eyüplü Halit" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/22/78/gecmisten-gunumuze-turkiye-dolandiricilik-sektorune-damga-vuran-7-isim-780x439.jpg[/RESIM]Halit, işgal altındaki İstanbul'da kendine bir fırsat yaratmış ve hemen bir yeri karakol olarak hazırlamış. Evet bildiğimiz karakol. Sonra buraya geçip kendini komiser olarak tanıtmış. Bu da yetmemiş, Rumları tek tek çağırıp "Hakkınızda ihbar var, fakat anlaşabiliriz..." diyerek hepsinden 3-5 ne kopardıysa cebine indirmiş.  6. Yakın tarihte adını en çok duyuran dolandırıcımız; "Jet Fadıl" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/22/23/gecmisten-gunumuze-turkiye-dolandiricilik-sektorune-damga-vuran-7-isim-780x439.jpg[/RESIM]Bu adam 1980'li yıllardan beri Türk insanını defalarca dolandırmayı başardı. Projeleri için kaynak aradı, buldu, fakat borcunu ödemedi. Sonra halka indi, "Evsizlere ev!" deyip binlerce kişiden para toplayıp ortadan kayboldu. "Jet Pa" isimli bir şirketler grubu kurdu fakat bu şirketlerin çoğunda 1 kişi bile çalışmıyordu. "İmza" isminde bir araç yapacağını söyleyip ünlüler ile reklamını yapıp, yine para topladı ve o otomobil de hiç üretime geçmeden Fadıl ortadan kayboldu...   7. Gelelim son zamanlarda yaptığı vurgunla büyük ses getiren isme; "Mehmet Aydın" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/22/46/gecmisten-gunumuze-turkiye-dolandiricilik-sektorune-damga-vuran-7-isim-780x439.jpg[/RESIM]"Çiftlik Bank" isimli internet üzerinden oynanan bir oyun ile yavaş yavaş orta direğin "zengin olma" isteğini ele geçiren bu sistem, çok kısa bir sürede çok fazla kişiye ulaşmayı başardı. İnsanlar para yatırıp, inek, koyun gibi hayvanlar aldılar ve onlardan kazanç elde etmeye başladılar. Sistem, ilk birkaç ay içinde yatırdığınız parayı, sonra da fazlasını alacağınızı vaat ediyordu ve üstelik bu bir yere kadar doğruydu da... Çünkü sistem, içerideki üyelerin parasını çeviriyor, bankadaki faiz ile de kazanç sağlıyordu.  Şirketin tüm resmi işlemlerinin Kıbrıs üzerinden yapılması birçok kişinin dikkatini çekse de, yine aynı kişiler bu gibi açıkları görmezden gelip "Aman ağzımızın tadı kaçmasın" diyerek oyuna devam ettiler. "Çiftlik Bank" hakkında Beyaz Show sonrası gibi birçok kişinin ekrana kilitlendiği anlarda TV'de reklam yapıldı, açılış gibi gösterilen tesisler canlı olarak yayınlandı ve binlerce kişi sosyal medya üzerinden örgütlendi. Fakat tüm uyarılara rağmen sonunda korkulan ve beklenen oldu ve şirketin kurucusu Mehmet Aydın, bir gecede her şeyi sıfırlayarak ortadan kayboldu. Mehmet Aydın, kurduğu bu sistem ile tam 113.4 Milyon TL parayı cebine indirmiş oldu... Şunu asla unutmayın; "Bedava peynir, sadece fare kapanında olur"
26b
0
8 yıl
NE İZLEDİK? Netflix İmzalı The Platform 2 Filmi İncelemesi!
NE İZLEDİK? Netflix İmzalı The Platform 2 Filmi İncelemesi!
Netflix'in The Platform filmi 2019'da çıkınca hemen izleyip, hatta size de şu içerikte heycanla tavsiye etmiştim... Yıllar içinde 150.000'e yakın okunan bu içerikten sonra geçtiğimiz günlerde The Platform 2 filmi de Netflix'te yayına girdi... E ben de hemen kolları sıvadım ve The Platform 2 incelemesi ile sizle bu serinin 2. filmi hakkında konuşalım istedim. "E 333. kat... Her katta 2 kişi desek... Ne yaptı... 666... Kesin bi gizli örgüt işi bu.." gibi sığ detaylara hiç girmeden önce bu yeni filmde dikkatimi çeken detaylardan, sonra da serinin bu 2. filmi ile ilgili kendi yorumumu sizle paylaşmak istiyorum... Tabi bu içerik spoiler içerecek... Yani filmi izledikten sonra buraya uğrayın derim... E hadi o zaman gelin başlayalım! ● Bu içeriğin tam halini YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=TZrYyEqfmV8[/VIDEO] Bu aslında ilk film![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/348/33/ne-izledik-netflix-imzali-the-platform-2-filmi-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Öncelikle kimseler söylemez ben söyleyeyim; Serinin bu 2. filmi, aslında ilk film... Durun hemen beyinler yanmasın :) Yani aslında izlediğimiz bu 2. film, ilk filmden 10 ay önceyi konu alıyor. İlk filmde gördüğümüz karakterleri bu filmde de gayet sağlıklı bi şekilde sapasağlam görünce siz de şaşırmışsınızdır... Heh işte bunun nedeni, bu filmin, ilk filmden önce olup bitenleri konu alması. Elinde bıçağıyla aklımızda kalan sempatik ama yer yer psikopata bağlayan amcamızın 1. filmde "10 kat değiştirdim, bi ara da 72. kattaydım" dediğini duymuştuk. Bu filmdeyse tam olarak bahsettiği 72. katta olduğunu görüyoruz, çünkü olayların öncesini izliyoruz. Kilit nokta 'çocuklar'...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/348/65/ne-izledik-netflix-imzali-the-platform-2-filmi-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Serinin bu 2. filminde çocukların sisteme nasıl girdiğini de açık bi şekilde görme fırsatı buluyoruz. Filmin hem başında, hem de sonunda çocuklardan oluşan bir piramit görüyoruz. Bu piramitin üzerine çıkmayı başaran hırslı, güçlü çocuğun ise sisteme yerleştirildiğini izliyoruz. Kurulan bu sistemde 333. yani son kata her ay 1 çocuk bırakıldığını görüyoruz. Fakat bu kata yemek inmediği için de buradaki çocuklar hayatını kaybediyor. Olur da eğer bi çocuk kurtulursa, platform aracılığıyla en yukarıya gönderilmeli. Yani her 2 filmde de gördüğümüz en temel şey; tüm bu sistemde mesaj her zaman 'çocuk' oluyor... Çünkü sistemin kurucularına "Bakın biz birlik içinde yaşamayı öğrendik. Herkes kendi payını yedi ve 1 çocuğu hayatta tutmayı başardık" demenin en iyi yolu bu...  Bu düzenin amacı ne?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/348/51/ne-izledik-netflix-imzali-the-platform-2-filmi-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Peki neden bunu yapsınlar? Yani neden bunu kanıtlamaya çalışsınlar? İşte şimdi de o can alıcı teorime gelelim... İlk filmde gördüğümüz, karşılaştığımız, zekice hazırlanmış olan bu platformun uzayda bi yerlerde inşa edilmiş olduğunu düşünüyordum ki bu 2. filmde de yerçekimsiz ortamı görünce adeta gözlerimin içi parladı... Filmin son sahnelerinde, platformu aylık temizlemeye gelen ekibin yerçekimsiz ortamda hareket ettiklerini görüyoruz. Çünkü bu platform 'bence' uzayda. insanlığı yeni bi gezegene, yeni bi topluma hazırlıyor. Hazırlanmış olan bu sistem adeta dünyanın minyatür hali. Sistem, insanoğlunun paylaşmayı öğrenmesini ve birlik içinde en yeni nesli, yani çocukları hayatta tutup büyütebilmesini simule ediyor. Deney ortamında bir topluluk eğitilmeye çalışılıyor... Yani zekice kurulan bu dikey sistemin, aslında yeni bir düzene geçme yolundaki insanoğlunun hazırlanması aşaması olduğunu düşünüyorum... Bu konudaki yorumunuzu da aşağıya mutlaka bekliyorum tabi. Pekiiii en diptekiler kim?...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/348/36/ne-izledik-netflix-imzali-the-platform-2-filmi-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Onlar bu sistemdeki iyi insanlar... Nasıl mı? Açıklayayım... Bu sistemdeki iyiler, en aşağıya kadar inip 333. kattaki çocuğu da alıp dibe inip çocuğu en yukarıya sağ salim ulaştırma derdinde. Zaten en dipteki insanların da azla yetinmeyi bilen iyi insanlar olduğunu görüyoruz. Canlı bir insan aşağıya indiğinde yemiyor, fakat ölü bir beden ya da yiyecek geldiğinde kapışıp karınlarını doyuruyorlar. Çünkü onların her biri de çocuğu, yani yeni nesli bu cehennemden kurtarıp yukarıya gönderebilmek için en dibe kadar inmeyi göze alan iyi insanlar. Adalet kör![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/348/29/ne-izledik-netflix-imzali-the-platform-2-filmi-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Adaleti sağlıyorum diyen kişinin tüm dünyadaki adalet heykellerinde de olduğu gibi gözlerinin bağlı olması, hatta gözlerinin olmaması, adaleti sağlarken kimsenin cinsiyetine, dış görünüşüne, parasına puluna bakmayacağı anlamı taşıması da güzel detaydı... Tabi yozlaşan adaletin er geç adaleti sağlamaya çalışan kişiye de lazım olacağını göstermesi sahnesi de... Sonuçta adalet, herkese lazım. - Ve geldik "Ee Kaan sen ne düşünüyosun?" sorusuna..Elinde karyoladan kırdığı demirle üzerime koşanlar olacaktır fakat ben serinin bu 2. filminin çok da kötü olmadığını düşününlerdenim… Durun durun vurmayın... açıklayayım... Bu filmde de şahane oyunculuklar görüyoruz. Vahşet sahneleri gerçekten içimi cız ettirdi ki bu da başarılı olduğunun göstergesi.. E metaforlar desen yine her yerde... Bu filmin beğenilmemesinin en büyük nedeni, bu fikri daha önce zaten izlemiş olduğumuz düşüncesinden geliyor. Yani Cem Yılmaz örneği gibi. Cem Yılmaz her işinde yine kendiyle yarışmak zorunda ve imza attığı her işte yine en büyük rakibi kendisi oluyor... İşte bu film de bu talihsizliği yaşıyor çünkü seri filmler her zaman ilk filmiyle yarışmak zorunda... Bi düşünün. 2. filmi ilk filminden iyi olan çok seri bulamadığınızı fark edeceksiniz... Burda da onu yaşıyoruz. - Çünkü fikir inanılmaz. Dünyayı, inanç sistemini, ülkeleri, insanoğlunun içinde çırpınıp durduğu ve bir gün mutlaka patlayacak olan o bozuk sistemi bu şekilde bir platform ile anlatma fikri gerçekten çok başarılıydı. Belki de çok sıkılıp, daraldığımız pandemi günlerinin başında izlediğimiz için bizi bu kadar etkiledi ilk film fakat bu, filmin merkez aldığı çılgın fikrin nefis olma gerçeğini değiştirmiyor... Yani ilk film bize yeni bi fikir sunuyordu. Dikey bi yapı, en üstte yemek çok yenirse aşağıdakilere kalmıyor. Her ay düzen sıfırlanıp en altta açlık çekenler en üste, en üstte aşağıdakileri düşünmeden ziyafet çekenlerse en aşağıda sefaletin içine düşüyordu. Bu filmdeyse yeni çok az şey görüyoruz. İşte beğenilmemesinin en büyük nedeninin bu olduğunu düşünüyorum. - Her ay düzenli ödeme yaptığım bir platformun, verdiğim parayı böyle yapımlara harcaması açıkçası beni mutlu ediyor. Yıllardır anlatıyorum, İspanyollar sadece senaryo üzerine kafa yorup iyi oyunculuklarla müthiş işler ortaya çıkarıyor. Yine yıllardır yılmadan, usanmadan tavsiye ettiğim şu filmlere bi bakın. Hepsi de senaryosuna büyük emek verilen, adeta örümcek ağı gibi ince ince örülen nefis işler. Bu yüzden her ne kadar ilk filmden sonra bize beklediğimiz kadar yeni bi şeylerle gelmese de, birkaç yerde ipin ucunu kaçırıp "Ne izliyorum yahu.." diye şöyle bi sorgulatsa da ben serinin bu 2. filminin de çok kötü olmadığını düşünenlerdenim. İspanyol imzası olan çok kötü film dizi izleyemezsiniz. Genel sektöre bakıldığında kolayca fark edilebilir ki bu yapım da senaryo ve detay açısından buram buram emek kokuyor. Ha keşke elle tutulur birkaç somut sürpriz verseydi bize de birkaç kez şöyle "Vay be" deyip şaşırsaydık. Fakat konu aynı, ilk filmde verilen mesajlar bu filmde de hemen hemen aynı, hatta sistem aynı.. Fakat başta da bahsettiğim uzay teorimin bu 2. filmde ayakları yere daha sağlam bastığı için mutluyum. Ben bu filmden sadece bunu cebime koyarak çıktım.. Bakalım sizde durum nasıl... [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
60b
0
2 yıl
2024'te Mutlaka İzlenmesi Gereken 9 FİLM ÖNERİSİ!
2024'te Mutlaka İzlenmesi Gereken 9 FİLM ÖNERİSİ!
Öncelikle bu listede 2024'te vizyona girecek filmleri değil, şimdiye kadar bir şekilde gözden kaçırdığınızı düşündüğüm fakat 2024'te mutlaka izlemenizi tavsiye ettiğim film önerileri ile karşılaşacaksınız, peşin peşin konuşalım ki hayal kırıklıkları yaşanmasın... Yani '2024 filmleri' veya "2024 film önerileri" gibi bir Google araması sonucu yolunuz buraya düştüyse biraz yanlış yerdesiniz diyebilirim. İyi Netflix Filmleri ►  Birazdan göreceğiniz film önerileri 2024 filmleri değiller, fakat her biri de bence iyi ve başarılı filmler. Bu yüzden şimdiye kadar bir şekilde gözden kaçırdıysanız, bu listede ilk kez görüp, duyduğunuz her filme de şans verin derim... Hadi gelin şimdi 2024'te mutlaka izlemenizi istediğim o filmlere birlikte şöyle bir göz atalım! ● Bu listeyi YouTube kanalımızda video olarak da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=iYkgkHn_GAQ[/VIDEO] 1. Şimdiye kadar izlemediyseniz, 2024'te mutlaka izlemenizi tavsiye ettiğim ilk filmimiz The Last Castle ile başlayalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/336/23/2024-te-mutlaka-izlenmesi-gereken-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Günümüzden 23 yıl önce vizyona giren, fakat birçok kişinin bi şekilde gözden kaçırdığını düşündüğüm bu nefis film, orduda büyük saygınlığı olan bi generalin, bi olay sonucu 10 yıl hapse mahkum olmasını ve eski askerlerin olduğu bi cezaevine konulduktan sonra yaşadıklarını konu alıyor... Mahkumların insanlık dışı metodlar ile dizginlenmeye çalışıldığı bu yerde, hapishane müdürü, yeni gelen generalimiz ile pek anlaşamıyor ve biz de bu süreçte olan biteni izliyoruz... 2020 yılında izlediğim bu film, bana "Şimdiye kadar nasıl gözden kaçırmışım?" dedirtmeyi başardı. Hapishane filmlerini sevenlerdenseniz, şöyle sağlam bi şey izlemek isterseniz, e bi de şimdiye kadar izlemediyseniz, bu filmi 2024 yılı içinde mutlaka izleyin derim. Filme Git ►  2. Musul[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/336/26/2024-te-mutlaka-izlenmesi-gereken-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu Netflix filmini de Netflix'in binlerce içeriği arasında pek çok kişi gözden kaçırıyor... Savaş nedeniyle yerle bir olan Irak'tayız. IŞİD'in peşine düşen, adeta 'telsiz kapatıp' sadece hedeflerine odaklanarak adım adım ilerleyen bi Özel Harekat ekibini ve bu ekibin, çatışmanın ortasından çekip çıkardığı genç bi polisin yaşadıklarını izliyoruz... Ekip profesyonel olunca kendimizi de kolayca çaylak polisin yerine koyarak sanki timin bi parçasıymış gibi çatışmalara giriyor, hayatta kalmaya çalışıyoruz... Hikayesi ve konu aldığı kişileri gerçeğe dayanan bu filmi başarılı bulduğumu söyleyebilirim. Ne saf bi aksiyon ne de saf bi dram var. Bence her şey dozunda ve tam da olması gerektiği gibi... Eğer bu türe ilginiz varsa ve şimdiye kadar bi şekilde bu filmi gözden kaçırmışsanız, gerçek kişi ve olayları konu alan bu filme bi akşam Netflix'te bi şans verin derim.  Filme Git ►  3. Devil[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/336/69/2024-te-mutlaka-izlenmesi-gereken-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]2010'da yayınlanan ve şimdiye kadar çoğunluğun gözden kaçırmış olduğunu düşündüğüm bu 'gerilim' filmiyse benim 'bütçesi düşük, etkisi büyük' diye nitelendirdiğim yapımlar arasında... Çevremde tavsiye ettiğim herkesin "Şimdiye kadar nası izlememişim hayret" dediği bu film, bi gökdelenin asansöründe mahsur kalan bi grup insanın yaşadıklarına odaklanıyor. Asansörün bozulması yetmezmiş gibi bi de esrarengiz bi güç tarafından rahatsız edilmeye başlanan 5 kişi, birden ürkütücü bi hayatta kalma mücadelesi vermeye başlıyor... Kapalı alan korkusu olanlar için film bi tık zor olabilir... Filmin ilk anından son anına kadar derinden bi ürperme hissi sizi sarıyor. Beklentiyi orta karar tutarak izlenecek, süresi kısa, oyunculukları iyi ve alt metninde de vermek istediği bi mesajı olan bi film bu.. Hala izlemediyseniz, bi akşam karanlığında izleyin derim. Filme Git ►  4. Kursk[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/336/72/2024-te-mutlaka-izlenmesi-gereken-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu filmse 2000 yılında yaşanan, gerçek bi faciayı konu alıyor. Tatbikat için sahaya çıkarılan Rus denizaltısı Kursk ve mürettebatını konu alan bu film, hem oyunculukları, hem de o güne götüren çaresizlik dolu atmosferi ile beni fazlasıyla etkilemeyi başardı... Filmde yer yer yumruğumu sıkıp kızdığım pek çok yer oldu ve en önemlisi de bunların gerçekten de yaşanmış olduğunu bilmek, beni gerçekten zorladı. Tam da bu yüzden bu filmi şimdiye kadar izlememişseniz artık bu yıl içinde izleyin diyerek bu listede size de tavsiye etmek istedim. İzleyin ve işlemeyen bürokrasinin, çıkar savaşına bulaşmış siyasetin, politikanın ve üst basamaklarda bulunan yetkili ama "kafasız" insanların nelere yol açtığını görün istiyorum... Filme Git ►  5. The Art of Racing in the Rain[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/336/33/2024-te-mutlaka-izlenmesi-gereken-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Neden bi türlü gerçek değerine ulaşıp çok ünlü bi filme dönüşemediğini anlayamadığım bu nefis filmse, bi köpeğin yavru evresinden yaşlanana kadar neler yaşadığını konu alıyor... Fakat tüm bu süreci direkt olarak köpeğimiz Enzo'nun gözünden ve hatta sesinden izliyoruz. Kendisi profesyonel bi araba yarışçısı tarafından sahipleniyor ve köpeğimiz Enzo'nun hikayesi de böylece başlamış oluyor... Şöyle köpek konulu, o bildiğimiz ortalama filmlerden birini izleyeceğimi düşünürken bu film, içindeki gerçeklik ile beni fazlasıyla şaşırttı diyebilirim. Yer yer eğlendim, yer yer de gerçekten duygulandım. Asırlardır biz insanoğlunun en sadık dostlarından olan köpekler neler düşünür? Bize ve ailemize bakış açıları nasıldır? hepsi ve daha fazlası bu filmde verilmiş... Eğer bu filmi ilk kez şu an burada görüp duyduysanız mutlaka bi hafta sonu bu nefis filme bi şans verin derim. "Kaan demişti.." dersiniz :) Filme Git ►  6. Sharper[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/336/99/2024-te-mutlaka-izlenmesi-gereken-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu filmse, her ne kadar kitapçıda çalışan genç bi adamın güzel bi kıza aşık olmasıyla başlasa da, ortalarına doğru birden direksiyonu kırıyor ve çok farklı bi yola giriyor... İzlerken bi an durdurup "Gerçekten keyif alıyorum.." diye düşündüğüm bu film, giderek temposunu arttırmayı ve izleyicisini şaşırtmayı başarıyor... Şöyle seyir keyfi yüksek, yer yer entrikalı ve biraz da sürprizli bi şeyler izlemek istiyorsanız ve hala izlememişseniz bence 2024 yılı içinde bu filme bi şans verin derim... Filme Git ►  7. Just Mercy[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/336/12/2024-te-mutlaka-izlenmesi-gereken-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu tavsiyemse tamamen gerçek kişi ve olayları işliyor... Harvard'dan mezun olan genç bi avukatımız var. Bir de işlemediğini söylediği halde idam cezasına çarptırılan bi adamımız... İşte filmimiz, bu genç avukatın, bu suçlu mu yoksa suçsuz mu belli olmayan adam ile çıktığı hukuk mücadelesini konu alıyor... Avukatımız bi adamın hayatını kurtarmak için çabalarken birden kendini ırkçılığa karşı verilen bi savaşın en ön safında buluveriyor... Özellikle gerçek, yaşanmış kişi ve olayları işleyen filmleri sevenlerdenseniz - ki ben kesinlikle onlardan biriyim - şimdiye kadar bi şekilde gözden kaçırdığınız bu filmi mutlaka izleyin derim. Sonunda "Kaan demişti.." diyeceğinize de eminim. Filme Git ►  8. The 12th Man[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/336/25/2024-te-mutlaka-izlenmesi-gereken-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu filmimizse burada tavsiye ettiğim 2018 yılından beri toplamda 100 binden daha fazla kez göz atılmış olan bence nefis bi film... Ben yine de hala görmeyen, duymayan vardır diye bu listemde de bu filme yer vermek istedim... Filmimiz, aslında etkileyici bi hayatta kalma mücadelesini konu alıyor ve en önemlisi de gerçek hayata dayanıyor... Almanlar Norveç'teki bazı noktaları ele geçiriyor ve 12 asker de bu noktaları ele geçirmek için özel eğitim alıp bölgeye gidiyor. İşte filmimiz de bu 12 adamdan birine odaklanıyor ve hem kurşun yememek hem de vahşi ve zorlu doğa şartlarında hayatta kalmak için mücadele veren adamımızın macerası böylece başlamış oluyor... Adamımız kış günü öyle kötü şartların içine düşüyor ki ben izlerken bi ara üşüdüğümü, donduğumu hissettim, gerisini hesap edin... Kısacası; Şahane bi hayatta kalma öyküsü izleyeceksiniz, kaçırmayın derim. Filme Git ►  9. My Octopus Teacher[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/336/44/2024-te-mutlaka-izlenmesi-gereken-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Ve işte o film... Bana "Ya bi belgesel, beni nası bu kadar sarsabilir.." diye sorgulatan o yapım... İzleyeceğiniz bu belgesel film, bi dram filmi kadar dram, bi macera filmi kadar macera ve iyi de bi belgesel kadar şahane görüntüler içeriyor... Toplamda 8-9 yıllık bi süreçte çekilen bu yapım, sığ sularda tüpsüz dalış yapan bi adamın, yine bu dalışlardan birinde tanıştığı ahtapot ile arasındaki güçlü bağı işliyor... ama nasıl işlemek... Bu yapımı daha önce birkaç yerde görüp 'bi ara bakarım' deyip geçtiyseniz ve şimdi burada 1 kez daha rast geliyorsanız, hemen en yakın zamanda izleyin derim. "Kaan demişti iyi ki izledim.." diyeceğinize eminim, benden söylemesi... Filme Git ►  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
109b
0
2 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.