Kurtuluş: Bir Vatanın Bağımsızlık Savaşını Konu Alan 6 Bölümlük Etkileyici Mini Dizi!

29 Eylül 2022
16b
0 Yorum
Kurtuluş: Bir Vatanın Bağımsızlık Savaşını Konu Alan 6 Bölümlük Etkileyici Mini Dizi!

Kurtuluş dizisi, her izlediğimde de gözlerimi dolduran, yüreğimi sızlatan ve yumruğumu sıktıran Türk dizi tarihinin hiç şüphesiz en iyi yapımlarından biri. Fakat günümüzden neredeyse 30 yıl önce yayınlanan bu diziyi hala izlemeyen birçok kişi olduğunu fark ettim. Ben de kolları sıvadım ve Kurtuluş dizisi hakkında şöyle hem bilgilendirici hem de tavsiye içeren bir içerik hazırlamak istedim. Üstelik hemen sonrasında Google'a girip "Kurtuluş dizisi izle" yazacak kişileri de düşündüm ve hem TRT Arşivi'nden hem de YouTube üzerinden diziyi ücretsiz bir şekilde izleyebileceğiniz kaynakları da bu içeriğin içine bırakacağım.

Atatürk'ün Yazdığı Film ► 

Kurtuluş dizisi öyle etkileyici, öyle hayran olduğum bir yapım ki, hazırladığım bu içerik ile birlikte bu diziyi hiç izlememiş 1 kişiyi dahi diziyi izlemesi için teşvik etsem, bu beni çok mutlu eder. Hadi gelin şimdi Kurtuluş dizisi konusuna, oyuncularına ve detaylarına şöyle bir göz atalım!

Peki neyi konu alıyor bu Kurtuluş dizisi?

Kurtuluş: Bir Vatanın Bağımsızlık Savaşını Konu Alan 6 Bölümlük Etkileyici Mini Dizi!
Turgut Özakman imzası taşıyan Kurtuluş dizisi, 2. İnönü Muharebesi'nden Mudanya Mütarekesi'ne kadar süren 2 yıllık bir süreci konu alıyor. İşgal edilen vatanımızı görüyoruz. Çaresiz, tükenmiş halkı. Sonra ses yükseltip, öne çıkan, aklını ve tecrübelerini düşman ayakları altında çırpınan ülkesi için harcayıp canını ortaya koyan Mustafa Kemal Atatürk gibi cesur yürekli kişileri... Neredeyse 100 yıl önce, şu an üzerinde koşup oynadığımız, özgürce gezip dolaştığımız bu topraklar üzerinde neler yaşanmış, kimler, bizler refah içinde yaşasın diye kendini feda etmiş, işte bunları bu diziden daha çarpıcı bir şekilde aktarabilen başka bir yapım daha yok.

Hem ağlatan, hem gururlandıran bir dizi bu...

Kurtuluş: Bir Vatanın Bağımsızlık Savaşını Konu Alan 6 Bölümlük Etkileyici Mini Dizi!
Ben bu diziyi oturup 3 kez izledim. Hepsinde de fazlasıyla etkilendiğimi söyleyebilirim. Gözlerimden yaş düştüğü pek çok sahne var, yine yumruğumu sıkıp sinirlendiğim ve gururlandığım da... Üstelik izlediğim bu kişi ve olayların her birinin de gerçek olduğunu bilmek, beni her defasında uzun uzun düşünmeye itiyor. Olur da bir gün baba olursam, yok olmak üzere olan bir milletin nasıl silkinip ayağa kalktığını gösteren bu çarpıcı yapımı evladıma büyük bir titizlik ile izleteceğim.

Her şey bir kenara, müthiş bir sinematografi var bu dizide...

Kurtuluş: Bir Vatanın Bağımsızlık Savaşını Konu Alan 6 Bölümlük Etkileyici Mini Dizi!
Usta Görüntü Yönetmeni Colin Mounier imzası taşıyan bu dizideki sahneler, geçişler, renkler ve diğer tüm detaylar çok ama çok başarılı. Toplamda 100 kadar diyaloğu bulunan oyuncu ile çekilen bu dizide 1 Milyon, evet tam 1 Milyon kişi de figuran olarak oynuyor. Yani izlediğimiz ya da izleyeceğiniz tüm o savaş sahnelerinde gerçek insanları görüyoruz. Oyuncu kadrosu ise hep dev isimlerden oluşuyor. Her biri de tam anlamıyla döktürüyor... Şu diziyi Türk olmayan birine izlet, 90'lı yılların başında yayınlanmasına rağmen çok üst düzey bir işçilik olduğunu anında söyleyecektir. Bu iyi bir haber olsa da, aslında 30 yıldır bu konuları işleyen bu seviyede 1 dizi veya filmimizin olmadığı ayıbını da fark etmemizi sağlıyor. Birçok farklı cephede, birçok farklı düşman ile yokluk içinde savaşan cesur Türk askeri, Türk kadını, yani Türk milletini konu alan şöyle büyük bütçeli bir dizi ya da film neden yapamıyoruz? İşte bu konu biraz karışık...

- - - - - - - - 

"Kaan şimdiye kadar hep gözden kaçırmışım ama nasıl izleyeceğim?" diyenler için dizinin bölümlerini tek tek bırakıyorum... Tabi buraya tıklayarak Kurtuluş dizisini en kaliteli halde TRT Arşiv'den ücretsiz bir şekilde de izleyebilirsiniz. YouTube üzerinden izlemek isteyenler hemen aşağıya bıraktığım videolara göz atabilir.

Kurtuluş Dizisi 1. Bölüm

- - - - - - - - 

Kurtuluş Dizisi 2. Bölüm

- - - - - - - - 

Kurtuluş Dizisi 3. Bölüm

- - - - - - - - 

Kurtuluş Dizisi 4. Bölüm

- - - - - - - - 

Kurtuluş Dizisi 5. Bölüm

- - - - - - - - 

Kurtuluş Dizisi 6. Bölüm

• Kurtuluş Dizisi oyuncuları kimler? Bu nefis dizinin oyuncu kadrosu da tam anlamıyla şampiyonlar ligi... Rutkay Aziz, Ayda Aksel, Savaş Dinçel, Mehmet Aslantuğ, Altan Erkekli, Mehmet Ege, Müşfik Kenter, Aytaç Arman, Cezmi Baskın, Alev Sezer ve dahası... Liste böyle jön isimler ile uzayıp gidiyor.

Kurtuluş: Bir Vatanın Bağımsızlık Savaşını Konu Alan 6 Bölümlük Etkileyici Mini Dizi!

Modunu Seç ►

Kurtuluş: Bir Vatanın Bağımsızlık Savaşını Konu Alan 6 Bölümlük Etkileyici Mini Dizi!

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
kurtuluş dizisikurtuluş dizi konusukurtuluş dizi izlekurtuluş dizisi izlekurtuluş dizi ilk bölüm izlegüncel dizi tavsiyelerikurtuluş dizi oyuncularıkurtuluş dizisi oyuncularıkurtuluş dizisi atatürkatatürk dizisi
EN AKTİF ÜYELER
To the Lake: Virüs, Salgın, Zombi ve Kış Temalı Yeni Netflix Dizisi | İzlenir mi?
To the Lake: Virüs, Salgın, Zombi ve Kış Temalı Yeni Netflix Dizisi | İzlenir mi?
Size burada tavsiye ettiğim son Netflix dizi tavsiyeleri için şuraya göz atabilirsiniz. Fakat bundan önce gelin az önce bitirdiğim, Netflix'in yeni dizisi To the Lake hakkında size biraz bilgiler vereyim. Öncelikle "To the Lake izle" gibi aramalar sonucu buradaysanız üzülerek söylemek istiyorum ki aradığınız burada değil, fakat "To the lake konusu" ve "To the lake dizisi izlenir mi?" gibi aramalar ile yolunuz buraya düştüyse tam da aradığınız yerdesiniz! Dünyanın Sonu Konulu İyi Filmler İçin Tıkla! ►  Hadi gelin şimdi taze taze izleyip geldiğim bu yeni Netflix dizisi To the Lake'i size kısa ve öz bir şekilde anlatayım... Hadi! To the Lake dizisi hakkındaki düşüncelerime geçmeden, nedir bu dizinin konusu? Ona bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/217/98/to-the-lake-virus-salgin-zombi-ve-kis-temali-yeni-netflix-dizisi-izlenir-mi-780x439.png[/RESIM]Dizimiz, bir romandan uyarlama ve Rus yapımı... Moskova'dayız. Ortaya çıkan bir salgın hızla yayılıyor ve maddiyat para bul önemini yitirirken yiyecek ve sığınak gibi temel hayatta kalma maddeleri ön plana çıkıyor. Tam da şu an içinde bulunduğumuz Pandemi süreci gibi bir süreç başlıyor ve bilinen tüm normaller değişiyor. Herkes hayatta kalabilmek ve ailesini korumak için elinden gelen 'her şeyi' yapıyor. İşte dizimiz de bu süreçte yaşanan gerilim ve dram dolu olayları konu alıyor.  Peki To the Lake dizisi olmuş mu? İzlenir mi?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/217/67/to-the-lake-virus-salgin-zombi-ve-kis-temali-yeni-netflix-dizisi-izlenir-mi-780x439.png[/RESIM]Bugüne kadar "dünyanın sonu" ve "salgın" temalı pek çok dizi film izlemiş biri olarak söyleyebilirim ki bu dizi izleyenini peşinden sürüklemeyi başarıyor. Bir oturuşta 4 bölümü devirdim diyebilirim. Tabi mantık hataları da yok değil ama dizi gereksiz drama boğmadan, olayın heycanını soğutmadan sizi bir sonraki bölüme götürmeyi başarıyor. Bu arada nasıl Dark dizisi ile Almanca kulağımıza çok tatlı gelmeye başladıysa da bu diziden sonra da kulağınız Rusça'ya yatkınlaşmış olabilir zira Rus yapımı bu dizideki konuşmalar benim hiç kulağıma batmadı aksine hoşuma bile gitti diyebilirim. En önemlisini de en sona sakladım; Dizideki kıyamet havası o kadar iyi oluşturulmuş ki, diziyi izlerken sürekli o kasveti üzerinizde hissediyorsunuz. %90'ı kar içinde geçen bir coğrafyada yaşananları izlediğiniz için de 2 bölüm sonra evinizin penceresinden dışarıya baktığınızda karlı bir havayla karşılaşacak gibi oluyorsunuz ve bence bu bile dizinin etkileme özelliğinin başarılı olduğunun göstergesi.  Dizimizde +18 sahneler var, baştan uyarayım da sonra kulağımı çınlatmayın...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/217/61/to-the-lake-virus-salgin-zombi-ve-kis-temali-yeni-netflix-dizisi-izlenir-mi-780x439.png[/RESIM]Öyle Amerikan yapımları gibi vıcık vıcık bir duygu seli göremeyeceksiniz bu dizide, fakat onun yerine Rus yapımlarında hep olduğu gibi bol bol +18 sahneye rast geleceksiniz şimdiden söyleyeyim sonra vay efendim ben duymadım, görmedim olmasın. NOT: "Şöyle Netflix'te eli yüzü düzgün bir diziye başlayayım beni sarsın, götürsün" gibi bir düşünceniz varsa her biri ortalama 50 dakikadan oluşan 8 bölümlük bu dizi işinizi görebilir. Rus yapımlarına çok yakın değilseniz başlarda biraz farklı gelebilir fakat tavsiyem hemen pes etmeyin ve kendinizi biraz akışa kaptırın.  To the Lake Dizisini İzle ► [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
25b
1
5 yıl
Bilim Kurgu Hastalarına: Senaryosu Gelecekte Geçen Nefis Film Önerileri!
Bilim Kurgu Hastalarına: Senaryosu Gelecekte Geçen Nefis Film Önerileri!
"Bilim kurgu filmleri, geleceğin yansımasıdır" denir. Hatta "Bilim Kurgu Filmleri" için "Masalların teknolojiyle buluşması" gibi bir tabir de kulanılır. Çünkü bilim kurgu filmleri, uçuk senaryoları ile gelecek yıllarda bizlerin yani insanlığın karşılaşacağı, yaşayacağı durumları konu alır. Biz insanoğlu da geleceğe duyduğumuz merak duygusundan olacak, bilim kurgu filmlerine ayrıca bayılırız. İşte ben de tam da bu yüzden bugün sizlere, senaryoları günümüzden yıllar yıllar sonrayı konu alan, yani "gelecekte geçen" filmleri bu film önerileri listesinde derleyip topladım. (Zaman Yolculuğu konulu film tavsiyelerime de buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz)  Hadi gelin şimdi, senaryoları gelecekte geçen filmler nelermiş birlikte bakalım.  ● Bu içeriği YouTube kanalımızda video olarak da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=0wG70WsfomE[/VIDEO] Senaryosu 2020 yılında, yani yakın gelecekte geçen ilk film tavsiyem "Real Steel"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/110/36/bilim-kurgu-hastalarina-senaryosu-gelecekte-gecen-nefis-film-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]"Kaan bu filmin konusu ne? IMDB puanı, izleyenlerin yorumları nasıl?" diyorsanız hemen aşağıdaki butonu tıklayabilirsiniz.  Filme Git ► Bir sonraki filmimiz 2028 yılını konu alıyor: "Children of Men"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/110/69/bilim-kurgu-hastalarina-senaryosu-gelecekte-gecen-nefis-film-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Ya dünyada artık hiç bebek doğmasaydı? İşte bu filmimiz, bu çılgın konuyu işliyor ve gelecekteki dünyamızda yaşananları konu alıyor.  Filme Git ► Bu film tavsiyem ise 2035 yılında geçiyor: "The Martian"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/110/1/bilim-kurgu-hastalarina-senaryosu-gelecekte-gecen-nefis-film-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Mars'a yapılan bir operasyon sırasında yaşanan olayları ve bu olaylar sonucunda bir insanın değişen hayatını izleyeceksiniz.  Filme Git ► Giderek günümüzden uzaklaşıyoruz: Bu filmimiz ise 2057 yılındaki insanlığı konu alıyor "Sunshine"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/110/41/bilim-kurgu-hastalarina-senaryosu-gelecekte-gecen-nefis-film-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Ya dünyamızı ısıtan güneşimiz artık ölmeye başlasaydı? Gelecekte yaşananları konu alan bu bilim kurgu filmini mutlaka izlemelisiniz. "Kaan demişti..." dersiniz... Filme Git ► "Looper" ismindeki bu film tavsiyem ise 2072 yılında yaşananları işliyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/110/68/bilim-kurgu-hastalarina-senaryosu-gelecekte-gecen-nefis-film-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]İçinde "Zaman Yolculuğu" kavramını da bol bol duyup, görebileceğiniz bu filmi de mutlaka izlemelisiniz.  Filme Git ► Biraz daha uzaklara gidelim mi? O zaman 2080 yılını konu alan "Oblivion" karşınızda[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/110/75/bilim-kurgu-hastalarina-senaryosu-gelecekte-gecen-nefis-film-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Bu film ise insanlığın dünyayı terk ettiği bir geleceği konu alıyor. İyi bir senaryoya ve oyuncu kadrosuna sahip olan bu filmi mutlaka izlemelisiniz.  Filme Git ► Sıradaki film tavsiyem ise tam 2154 yılında geçiyor; "Elysium"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/110/61/bilim-kurgu-hastalarina-senaryosu-gelecekte-gecen-nefis-film-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Biyonik robotlaşmanın ve dünya yörüngesinde kurulan dev bir platformda yaşayan insanoğlunu konu alan bu film de kesinlikle izlemeye değer.  Filme Git ► 2800'lü yılları konu alan bir film geliyor; "WALL·E"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/110/3/bilim-kurgu-hastalarina-senaryosu-gelecekte-gecen-nefis-film-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Günümüzden asırlarca sonrasını anlatan bu animasyon film, 2008 yılında vizyona girdikten sonra onlarca ödül almayı başardı. Mutlaka izleyin derim. Tabi hala izlemediyseniz... Filme Git ► 2019'dan çok uzakta, farklı bir çağdayız; 3100 yılında yaşananları konu alan "Pandorum"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/110/32/bilim-kurgu-hastalarina-senaryosu-gelecekte-gecen-nefis-film-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Çok farklı bir bilim kurgu olmasıyla birlikte içinde bolca gerilimin de olduğu bu filmi kesinlikle izlemelisiniz. Filme Git ► ● "Ee Kaan bunlar kesmedi, var mı başka tavsiyelerin?" diyorsanız hemen buraya tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilir, aşağıdaki butona tıklayarak da 2000 yılı ve sonrası vizyona giren ve IMDB puanı 8 ve üzeri olan film tavsiyelerime göz atabilirsiniz.[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/44/29/2000-yili-sonrasi-cekilmis-8-ve-uzeri-imdb-puanina-sahip-8-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Listeye Git ►
32b
0
6 yıl
Akıllanmıyoruz! Geçmişten Günümüze Türkiye Dolandırıcılık Sektörüne Damga Vuran 7 İsim
Akıllanmıyoruz! Geçmişten Günümüze Türkiye Dolandırıcılık Sektörüne Damga Vuran 7 İsim
Bugün "Keşfettiklerim" köşemde sizi çok ilginç kişiler ile tanıştırmak istiyorum. Özellikle son günlerde patlak veren ve sosyal medyayı bolca meşgul eden "Çiftlik Bank" vakasından sonra dedim ki "Bu olay Türkiye'de ilk mi acaba?"... Ve sonra şöyle bir araştırayım dedim ki neler göreyim, meğer cağnım ülkem yıllarca birçok dolandırıcı tarafından çarpılmış... Hadi gelin şimdi onları sizle de tanıştırayım ve birlikte şaşıralım.  1. İlk sıramızda, Türkiye'de "Dolandırıcı" denince akla ilk gelen isim var; "Sülün Osman" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/22/98/gecmisten-gunumuze-turkiye-dolandiricilik-sektorune-damga-vuran-7-isim-780x439.jpg[/RESIM]Kulağa her ne kadar garip gelse de bu adam, yeteneği ve ikna kabiliyeti ile yıllar önce Türkiye'de büyük bir hayran kitlesine sahip olmuş. İnanılması güç ama kendisi Galata Kulesi'ni satmış. Hakim sorunca da "Bu ülkede Galata Kulesi'ni alacak enayiler olduğu sürece ben de satmaya devam ederim!" demiş ve halkın sempatisini kazanmış. Üstelik sadece bu da değil, kendisi büyük tarihi yapıların önüne bir paspas atıp, elinde para ile şehre gelen saf insanları dolandırıyormuş. Dolmabahçe Sarayı'nı bile satmış...  2. Sırada daha resmi çalışan bir dolandırıcı var; "Güney Zobu" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/22/40/gecmisten-gunumuze-turkiye-dolandiricilik-sektorune-damga-vuran-7-isim-780x439.jpg[/RESIM]Bu dolandırıcımız "Raki" adı ile tanınır ve Amerikalı kılığında, dev fabrikatörlere dolar satarmış. Dolandırdığı kişiler o kadar büyük ki, çoğu da polise gidip şikayet edemezmiş. Aralarında siyasilerin de olduğu birçok kişiyi tereyağından kıl çeker gibi çarpmış. 3. Sırada, 80'lerin ünlü bankeri, "Banker Kastelli" var... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/22/75/gecmisten-gunumuze-turkiye-dolandiricilik-sektorune-damga-vuran-7-isim-780x439.jpg[/RESIM]Bu adam, 1980'li yıllarda, Türkiye'nin ekonomik olarak zorluk çektiği zamanlarda, ikna kabiliyetini kullanarak insanlardan para toplamış ve bankalar ile anlaşmalar yapmış. Durumu şöyle anlayın; Türkiye'de milli gelir 70 Milyon Dolar iken bu adamın elinde 100 Milyar para bulunuyormuş. Fakat sonraları durumu fark eden bankalar, banker olaylarına son verince Kastelli de kaçmış. Tabi arkasında mağdur kişiler bırakarak... 4. Sırada, Türkiye ile kalmayıp dünyaya açılan bir dolandırıcımız var; "Ayşe Benli" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/22/39/gecmisten-gunumuze-turkiye-dolandiricilik-sektorune-damga-vuran-7-isim-780x439.jpg[/RESIM]Ayşe Benli, kumar alanında büyük nam salmış biri. Kendi kurduğu çetesi ile birlikte birçok kişiyi hile hurda ile soyup sessizce uzaklaşıyormuş. Hatta işleri büyütüp Las Vegas'a gidip bir kumarhaneye 2 Milyon Dolar değerinde bir kazık bile atmış. FBI peşinden çok koşsa da Ayşe Benli'ye hiçbir zaman ulaşamamış.  5. Nitelikli bir dolandırıcı daha; "Eyüplü Halit" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/22/78/gecmisten-gunumuze-turkiye-dolandiricilik-sektorune-damga-vuran-7-isim-780x439.jpg[/RESIM]Halit, işgal altındaki İstanbul'da kendine bir fırsat yaratmış ve hemen bir yeri karakol olarak hazırlamış. Evet bildiğimiz karakol. Sonra buraya geçip kendini komiser olarak tanıtmış. Bu da yetmemiş, Rumları tek tek çağırıp "Hakkınızda ihbar var, fakat anlaşabiliriz..." diyerek hepsinden 3-5 ne kopardıysa cebine indirmiş.  6. Yakın tarihte adını en çok duyuran dolandırıcımız; "Jet Fadıl" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/22/23/gecmisten-gunumuze-turkiye-dolandiricilik-sektorune-damga-vuran-7-isim-780x439.jpg[/RESIM]Bu adam 1980'li yıllardan beri Türk insanını defalarca dolandırmayı başardı. Projeleri için kaynak aradı, buldu, fakat borcunu ödemedi. Sonra halka indi, "Evsizlere ev!" deyip binlerce kişiden para toplayıp ortadan kayboldu. "Jet Pa" isimli bir şirketler grubu kurdu fakat bu şirketlerin çoğunda 1 kişi bile çalışmıyordu. "İmza" isminde bir araç yapacağını söyleyip ünlüler ile reklamını yapıp, yine para topladı ve o otomobil de hiç üretime geçmeden Fadıl ortadan kayboldu...   7. Gelelim son zamanlarda yaptığı vurgunla büyük ses getiren isme; "Mehmet Aydın" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/22/46/gecmisten-gunumuze-turkiye-dolandiricilik-sektorune-damga-vuran-7-isim-780x439.jpg[/RESIM]"Çiftlik Bank" isimli internet üzerinden oynanan bir oyun ile yavaş yavaş orta direğin "zengin olma" isteğini ele geçiren bu sistem, çok kısa bir sürede çok fazla kişiye ulaşmayı başardı. İnsanlar para yatırıp, inek, koyun gibi hayvanlar aldılar ve onlardan kazanç elde etmeye başladılar. Sistem, ilk birkaç ay içinde yatırdığınız parayı, sonra da fazlasını alacağınızı vaat ediyordu ve üstelik bu bir yere kadar doğruydu da... Çünkü sistem, içerideki üyelerin parasını çeviriyor, bankadaki faiz ile de kazanç sağlıyordu.  Şirketin tüm resmi işlemlerinin Kıbrıs üzerinden yapılması birçok kişinin dikkatini çekse de, yine aynı kişiler bu gibi açıkları görmezden gelip "Aman ağzımızın tadı kaçmasın" diyerek oyuna devam ettiler. "Çiftlik Bank" hakkında Beyaz Show sonrası gibi birçok kişinin ekrana kilitlendiği anlarda TV'de reklam yapıldı, açılış gibi gösterilen tesisler canlı olarak yayınlandı ve binlerce kişi sosyal medya üzerinden örgütlendi. Fakat tüm uyarılara rağmen sonunda korkulan ve beklenen oldu ve şirketin kurucusu Mehmet Aydın, bir gecede her şeyi sıfırlayarak ortadan kayboldu. Mehmet Aydın, kurduğu bu sistem ile tam 113.4 Milyon TL parayı cebine indirmiş oldu... Şunu asla unutmayın; "Bedava peynir, sadece fare kapanında olur"
25b
0
7 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
17b
0
7 yıl
Senaryosunu Atatürk'ün Yazdığı Film: "Ben Bir İnkılap Çocuğuyum"
Senaryosunu Atatürk'ün Yazdığı Film: "Ben Bir İnkılap Çocuğuyum"
"Dünya sahnesinden tarihin en dikkat çekici adamlarından biri geçti..." diye yazmıştı ölümünün ardından Amerikan "Chicago Tribune" gazetesi... İşte bugün burada o adamın, yani modern Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün, sinemaya olan ilgisini ve bizzat senaryosunu yazdığı "Ben Bir İnkılap Çocuğuyum" filmini sizlere anlatacağım. Evet birçoğunuz gibi bunu ilk duyduğumda ben de fazlasıyla heyecanlanmış ve inanamamıştım fakat kaynaklar gösteriyor ki bu doğru. Ata'mız, Türk gençlerine aydınlık bir gelecek yolunda kılavuz olabilmesi için bir film senaryosu yazmış. Gelin şimdi detaylara birlikte bakalım.  "Öyle bir zaman gelecek ki, Amerika'nın keşfi, barut ve matbaa gibi gelişmeler, Sinema ve Radyo'nun yanında bir oyuncak gibi kalacaktır"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/133/21/senaryosunu-ataturk-un-yazdigi-film-ben-bir-inkilap-cocuguyum-780x439.jpg[/RESIM]Evet, bu aydınlık dolu, ileri görüşlülük fışkıran cümleler, bizzat Mustafa Kemal Atatürk'e ait. Sağlığında pek çok sanat dalına önem veren ve verilmesini de söyleyen Atatürk, sinema için şu cümleleri söylüyor; "Sinema, gelecekteki dünyanın bir dönüm noktasıdır. Şimdi bize basit gibi gelen eğlence olan radyo ve sinema, bir çeyrek asra kalmadan yeryüzünün çehresini tamamen değiştirecektir. Japonya’daki kadın Amerika’daki birine benzemeye çalışacak, Afrika'daki biri de bir Eskimo’nun ne dediğini anlayacaktır. Tek ve birleşik bir dünyayı hazırlamak bakımından sinema ve radyonun keşfi yanında tarihte devirler açan matbaa, barut ve Amerika’nın keşfi gibi olaylar oyuncak nisbetinde kalacaktır"... İşte "Sinema" hakkında böyle düşünen Atatürk, dönemin en ünlü sinemacısı Münir Hayri Egeli ile el ele veriyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/133/73/senaryosunu-ataturk-un-yazdigi-film-ben-bir-inkilap-cocuguyum-780x439.jpg[/RESIM]Sinemanın müthiş bir keşif olduğunu düşünen Atatürk, dönemin en ünlü sinemacılarından olan "Münir Hayri Egeli"den gelen film teklifini heyecanla kabul ediyor ve müthiş bir filmin senaryosunu yazmaya başlıyorlar.  Egeli, 1954’te yazdığı “Atatürk’ten Bilinmeyen Hatıralar” kitabında bu konudan şöyle bahsediyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/133/30/senaryosunu-ataturk-un-yazdigi-film-ben-bir-inkilap-cocuguyum-780x439.jpg[/RESIM]Egeli, yazdığı kitabında; "Senaryoyu sundum. 'İnkılabı gelecek nesillere götürecek kıvılcım öğretmenlerden fırlayacaktır, bu nedenle ana karakter Tarık'ın bir öğretmen olması daha uygundur. Ona göre düzeltmeli...' dedi..." şeklinde bahsediyor bu konudan ve devam ediyor; 'Bilmem başka neler koymalıyız?' diye sordu, 'Bir filmde kadın ve aşk unsuru da aranır ama bilmem nasıl emrederdiniz?' diye cevap verdim. Bunun üzerine; "Benim de başımdan aşk hikayeleri geçti" şeklinde yanıt verdi..." diyor. Senaryo tam 137 sayfa oluyor ve filmin hazırlıkları hızlanıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/133/40/senaryosunu-ataturk-un-yazdigi-film-ben-bir-inkilap-cocuguyum-780x439.jpg[/RESIM]Filmin senaryosu 2 kez bizzat Atatürk tarafından düzenlenip , üzerinde "Bay Münir Hayri’ye gönderilecek" notuyla gönderiliyor. Bu gel gitler sonucu senaryo 137 sayfaya ulaşıyor ve film için hazırlıklar yapılmaya başlanıyor.  Fakat Atatürk'ün sağlığı el vermiyor ve bu senaryo, filme dönüştürülemiyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/133/55/senaryosunu-ataturk-un-yazdigi-film-ben-bir-inkilap-cocuguyum-780x439.jpg[/RESIM]Hayri Egeli ve Atatürk arasında hazırlanan bu senaryo hem Atatürk'ün sağlığının kötüleşmesi hem de film ekibinde bulunan genel sekreter "Recep Peker"in ortaya attığı olumsuz fikirler nedeniyle bir türlü filme dönüşemiyor.  Senaryo şu an Ankara’da Milli Kütüphane'de tutuluyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/133/91/senaryosunu-ataturk-un-yazdigi-film-ben-bir-inkilap-cocuguyum-780x439.jpg[/RESIM]Bu, Türk gençlerine aydınlığa ulaşma yolunu gösterecek olan eser maalesef filme dönüştürülemiyor ve şu an Ankara'da, Milli Kütüphane'de kilit altında tutuluyor. Tam 72 yıl sonra, ünlü "Sarı Zeybek" adlı kısa belgeseli ortaya çıkaran ekip bu senaryoyu filmleştirmek istiyor, çok iyi de bir bütçe toplanıyor, fakat maalesef bu atak da sonuca bağlanamadan kaybolup gidiyor ve "Ben Bir İnkılap Çocuğuyum" filmi, rafa kaldırılıp tekrar unutuluyor. Kim bilir, belki bir gün şartlar olgunlaşır da bu senaryo çok kaliteli bir yapıma dönüştürülür, kim bilir. Tıkla, Moduna Göre Film Önerisi Seç! ►
10b
0
6 yıl
Alkışlıyoruz! "Babil" Dizisinin İlk Bölümünde Yapılan 9 Toplumsal Gönderme!
Alkışlıyoruz! "Babil" Dizisinin İlk Bölümünde Yapılan 9 Toplumsal Gönderme!
Uzun zamandır tuttuğum televizyon izleme orucumu Star TV'deki Babil dizisi ile bozmuş bulunmaktayım. Uzun bir zaman önce haberi, birkaç ay önce de fragmanı gelen Babil dizisi, fişek gibi oyuncu kadroysuyla beni heyecanlandırmayı başarmıştı. Bu akşam ise ilk bölümü Star TV'de yayınlandı ve daha yayınlanalı birkaç dakika olmuşken sosyal medyada en çok konuşulan başlık "Babil Dizisi" oldu. Dizisinin hem senaryosu, hem oyuncu kadrosu, hem de replikleri gerçekten daha ilk bölümden milyonlarca kişiyi yakalamayı başardı.  Atiye'nin Dark Dizisine Olan 7 Benzerliği İçin Tıkla! ► Ben de Babil dizisini izlerken birçok toplumsal göndermenin yapıldığı fark ettim. Üstelik bu göndermeler öyle yerinde ve öyle başarılıydılar ki, bunları size bir derleme halinde sunmak için de hemen kolları sıvadım. Hadi gelin şimdi oyuncu kadrosunda Halit Ergenç, Ozan Güven, Birce Akalay, Nur Fettahoğlu gibi isimlerin olduğu Babil dizisinin ilk bölümünde yapılan göndermeler, parmak basılan noktalar neymiş onlara bir bakalım.  1. İşsiz kalan profesör ve tefecinin konuşması...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/73/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]İftira sonucu işinden olan adamımızın, gerekli parayı bulabilmek için gittiği tefeci ile aralarında şöyle bir diyalog geçiyor; " - Üniversitede hoca olmuşsun. Ama benim gibi ilkokul mezununun ayağına gelmişsin. + Siz de hasta olunca üniversite mezunu doktorların ayağına gidiyorsunuz... - Parayı verince onlar da ayağımıza geliyor"... Dizi burada, ülkedeki gelir dengesizliğine vurgu yapıyor. Hayatını eğitime adamış bir insan, ilkokul mezunu bir tefecinin önünde direnmeye çalışıyor ve bu acı durumu da seyirciye bu şekilde aktarıyor. Gerçekten çok üzücü. 2. Asgari ücret ile geçinmenin zorluğu[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/84/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]İşinden olan adamımızın çocuğunun ameliyatı için para lazımdır. İrfan (Halit Ergenç) 1 Milyon TL'nin bir akademisyen için çok para olduğunu ve asgari ücret ile çalışan bir kişi için imkansız bir miktar olduğunu söyler ve yanındaki arkadaşı (Egemen - Ozan Güven) ona ameliyat masrafı olan 1 milyon liranın aslında çok büyük bir şey olmadığını şöyle anlatır; "Zengin insanlar var. Bir öğün yemekleri bin TL olan, çaya 20 TL veren, ve kendileri değil, hizmetçilerinin milyonluk evlerde oturduğu insanlar... Bu insanlar sana lazım olan bu parayı 1 günde harcıyorlar"... İşte dizi tam da bu sahnesiyle ülkemizdeki uçurum konusuna parmak basıyor. Orta sınıfın yok olması, bir kesimin çok fakir, diğer kesimin ise çok zengin olması konusuna bu şekilde değiniyor. 3. Torpil ile bir yerlere gelme...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/81/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Dizi, üniversitelerde ve birçok kurumda torpil ile insan alındığını da işliyor ve bu durumu seyirciye aktarıyor. 4. Kan bağışının önemi[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/95/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Çocuğunun ameliyat masrafı için "Kampanya başlatalım!" diyen anne "Sen hiç bu güne kadar kan bağışladın mı?' cevabını alıyor ve dizi seyircisinin dikkatini "Kan Bağışı" konusunun önemine çekmek istiyor.  5. Yere düşene bir tekme de yakınlarının vurması...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/96/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Yine dizi, günümüzün en büyük acılarından birine de değiniyor. İşinden atılan, iftiraya uğrayan ve geçindirmesi gereken bir ailesi olan bir insana kimse yardım etmiyor. Kimse para vermiyor, kimse iş vermiyor ve bankalar bile o kişiye kendi parasını dahi vermiyor... Hep ana haberde izlediğimiz bu konuyu, dizi bu şekilde ele alarak çarpıcı bir şekilde karşımıza çıkarıyor. 6. Kolay yoldan zengin olma hevesi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/56/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Ülkemizde enflasyonun artmasıyla çok fazla kişi maddi açıdan zor durumda kaldı. Bu da onları kolay yoldan para kazanmaya itti. İşte dizi, üniversitedeki "Ponzi sistemi" konusu ve Jet Fadıl usulü olmayan evleri satma konusuyla da bu konuya değindi ve insanların dikkatini buraya da çekmeyi başardı.  7. Kentsel dönüşümün rant olarak kullanılması[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/11/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Bir sahnede Egemen (Ozan Güven) dizimizin tehlikeli iş adamı, tefeci Süleyman'ın, kentsel dönüşüm ile evlerinizi yenileyeceğiz deyip garip insanlardan iyi arsaları ucuza aldığından bahsediyor ve Kentsel Dönüşüm olayının içinde aslında çok kirli şeylerin de döndüğünü seyirciye aktarmak istiyor.  8. Gökdelen ve gecekondunun aynı karede gösterilmesi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/21/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]İrfan'ın elinde kağıt ile sokaktaki bir adama adres sorma sahnesinde kadraja arkada parlak, heybetli, zengin bir gökdelen ve hemen önünde yıkık dökük gecekondular giriyor. Bu da yine bir sistem eleştirisi olarak algılanıyor.  9. Çiftlikbank göndermesi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/44/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Tabi para dedik, kolay yoldan zengin olma dedik, hiç Tosuncuğa değinmeden geçmek olur mu? demiş olsalar gerek çünkü dizi o konuya da değiniyor. Ders sahnesinde İrfan, öğrencilerine "Biri çıkıp mavi bir yumurta satarak milyarlarca parayı alarak binlerce insanı dolandırdı" diyerek Çiftlikbank göndermesinde bulunarak izleyiciyi uyarıyor.  Dizi, aslında dijital ortamlarda yayınlanmak için çekilmişti. Fakat sonrasında Star TV'nin satın aldığı ve televizyonda yayınlanacağı duyuruldu. Gördüğümüz tüm bu sivri göndermeler ve günümüz televizyonuna göre daha cesur sahnelerin olması bu yüzden. Çünkü bu bir dijital platform dizisi.  Dizi tamamen sistem eleştirisi, para ve bazı entrikalar üzerinde döneceğe benziyor. Halit Ergenç başta olmak üzere oyuncuların performansı da gayet başarılı. Benim gözüme takılan göndermeler yukarıdakilerdi ve hemen gelip burada sizle paylaşmak istedim.  - - - - - - - - -  ● Aşağıdaki butona tıklayarak da modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
17b
0
6 yıl
Netflix'te İzlenecek IMDB 7 ve Üzeri En İyi Yabancı Dizi Önerileri!
Netflix'te İzlenecek IMDB 7 ve Üzeri En İyi Yabancı Dizi Önerileri!
Netflix, devasa bir film-dizi platformu. Yıllar önce eve film dvd'si göndererek yolculuğuna başlayan bu şirket, günümüz dünyasının en büyük portallarından biri. Fakat ne yazık ki Netflix'te IMDB filtresi bulunmuyor. Yani şöyle bir Netflix'te yabancı dizi izlemek istesek, bu dizileri IMDB puanlarına göre filtreleyemiyoruz. Ben de bu boşluğu elimden geldiğince doldurabilmek için sıvadım kolları ve size büyük kolaylık olması için Netflix'te izlenecek en iyi yabancı dizileri bir çatı altında topladım. Sadece IMDB puanı 7 ve üzeri olan yabancı dizileri derlediğim bu liste umarım işinize yarar ve sık sık buraya uğrayıp yeni bir dizi seçip izlemeye koyulursunuz. Bu arada her bir dizinin altına eklediğim "Netflix'te izle" butonu ile de anında tıklayıp izlemeye başlayabilirsiniz. En İyi Gençlik Filmi Tavsiyeleri İçin Tıkla ► Hadi gelin şimdi Netflix'te izlenecek IMDB 7 ve üzeri en iyi yabancı diziler nelermiş birlikte görelim! Başlayalım; "When They See Us"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/135/22/netflix-te-izlenecek-imdb-7-ve-uzeri-en-iyi-yabanci-dizi-onerileri-780x439.jpeg[/RESIM]1989 yılında yaşanan bir olayın sonucunda kendilerini büyük bir kabusun içinde bulan 5 gencin yaşadıklarını konu alıyor bu dizimiz.  IMDB: 9 | Tür: Dram Netflix'te İzle ► "Our Planet"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/135/14/netflix-te-izlenecek-imdb-7-ve-uzeri-en-iyi-yabanci-dizi-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Bir belgesel serisi olan bu ödüllü dizinin de bu listede olması gerektiğini düşündüm. 8 bölümlük bu dizi, çarpıcı çekimleri ile sizi içine çekecek... "Kaan demişti" dersiniz... IMDB: 9,4 | Tür: Belgesel Netflix'te İzle ► "Signal"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/135/4/netflix-te-izlenecek-imdb-7-ve-uzeri-en-iyi-yabanci-dizi-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Size şurada da tavsiye ettiğim 2000 yapımı nefis "Frequency" filmini hatırlayın. İşte bu dizi de benzer bir konuyu işliyor. Geçmiş ve günümüzde yaşayan 2 dedektif, telsiz ile iletişim kuruyor... Şahane değil mi ama? IMDB: 8,8 | Tür: Suç, Gerilim Netflix'te İzle ► "The Crown"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/135/10/netflix-te-izlenecek-imdb-7-ve-uzeri-en-iyi-yabanci-dizi-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Bu dizi ise Kraliçe II. Elizabeth'in hükümdarlığında yaşananları konu alıyor.  IMDB: 8,7 | Tür: Dram Netflix'te İzle ► "The Haunting of Hill House"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/135/25/netflix-te-izlenecek-imdb-7-ve-uzeri-en-iyi-yabanci-dizi-onerileri-780x439.jpeg[/RESIM]Bu dizi ise, 80 yıl önce, tepelerin arasına inşa ettirilen bir malikanede yaşananları konu alıyor. IMDB: 8,7 | Tür: Dram, Gizem, Korku Netflix'te İzle ► "Mindhunter"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/135/6/netflix-te-izlenecek-imdb-7-ve-uzeri-en-iyi-yabanci-dizi-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]FBI bünyesindeki bir ajan, profesyonel seri katil ve suçluları analiz edebilmek için profil çıkarma tekniklerinde ustalaşıyor ve dizi de bunu konu alıyor. IMDB: 8,6 | Tür: Dram, Suç Netflix'te İzle ► "Sons of Anarchy"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/135/64/netflix-te-izlenecek-imdb-7-ve-uzeri-en-iyi-yabanci-dizi-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Kural tanımayan, asi motorsikletçilerin olduğu bir çete ve bir kasaba... Suç ve dramı bir arada göreceksiniz. IMDB: 8,6 | Tür: Dram, Suç Netflix'te İzle ► "Mad Men"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/135/48/netflix-te-izlenecek-imdb-7-ve-uzeri-en-iyi-yabanci-dizi-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Dizi, 1960'lardan bu yana Amerika'daki sosyal değişiklikleri konu alıyor. Ayrıca dizi, üst üste 3 kez "En İyi Dizi" ödülünü de almayı başardı. Bir bakın derim. IMDB: 8,6 | Tür: Dram Netflix'te İzle ► "Vagabond"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/135/70/netflix-te-izlenecek-imdb-7-ve-uzeri-en-iyi-yabanci-dizi-onerileri-780x439.jpeg[/RESIM]Yeğenini bir uçak kazasında kaybeden bir adamın, bir gizli ajanla birlikte bu olayları çözmeye çalışmasını konu alıyor bu dizimiz. IMDB: 8,5 | Tür: Dram, Aksiyon Netflix'te İzle ► En İyi Netflix Film Tavsiyeleri İçin Tıkla ► "Unbelievable"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/135/59/netflix-te-izlenecek-imdb-7-ve-uzeri-en-iyi-yabanci-dizi-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Bu dizi ise gerçek olaylardan esinleniyor. Tecavüze uğrayan genç bir kadın yalan söylemekle suçlanıyor ve bunun üzerine 2 kadın dedektif bu olayları araştırmaya başlıyor. IMDB: 8,5 | Tür: Dram Netflix'te İzle ► "Suits"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/135/45/netflix-te-izlenecek-imdb-7-ve-uzeri-en-iyi-yabanci-dizi-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Müthiş zekası ile başka insanların yerine sınavlara giren biri... Zeka dolu bir dizi izleyeceksiniz. IMDB: 8,5 | Tür: Dram Netflix'te İzle ► "O Mecanismo"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/135/51/netflix-te-izlenecek-imdb-7-ve-uzeri-en-iyi-yabanci-dizi-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Bu dizimiz de gerçek olaylardan esinlenerek çekildi. Brezilya'da hükümetin, petrol şirketleri üzerinden yolsuzluk yaptığı ortaya çıkıyor ve ortalık biraz karışıyor. IMDB: 8,5 | Tür: Dram, Suç Netflix'te İzle ► "After Life"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/135/3/netflix-te-izlenecek-imdb-7-ve-uzeri-en-iyi-yabanci-dizi-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Ünlü Stand up gösterileriyle milyonlarca hayrana sahip olan "Ricky Gervais" bu dizinin başrolünde yer alıyor. Dizi, eşini kaybettikten sonra istediği her şeyi yapmaya başlayan bir adamı konu alıyor. IMDB: 8,4 | Tür: Komedi Netflix'te İzle ► "The Expanse"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/135/66/netflix-te-izlenecek-imdb-7-ve-uzeri-en-iyi-yabanci-dizi-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Günümüzden 200 yıl sonra geçen bu dizide, bir dedektif, bir uzay gemisi kaptanıyla iş birliği yapıyor ve birçok sır açığa çıkıyor. IMDB: 8,4 | Tür: Bilim Kurgu, Fantastik, Gizem Netflix'te İzle ► "Descendants of the Sun"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/135/69/netflix-te-izlenecek-imdb-7-ve-uzeri-en-iyi-yabanci-dizi-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Bir yüzbaşı ve cerrah, kader onları aynı karargahta karşılaştırıyor ve böylece hem dram, hem de aksiyon dolu bir hayat onlar için başlamış oluyor. IMDB: 8,4 | Tür: Aksiyon, Dram Netflix'te İzle ► "One Strange Rock"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/135/37/netflix-te-izlenecek-imdb-7-ve-uzeri-en-iyi-yabanci-dizi-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Ünlü oyuncu Will Smith ile birlikte Dünya gezegenimizin derinlerine doğru yola çıkmaya hazırlanın. 10 bölümlük bu nefis belgesel dizisiyle birlikte, dünyamızda yaşamın başlangıcını, insan zekasını ve birçok şeyi daha yakından inceleyebileceksiniz. IMDB: 8,9 | Tür: Belgesel Netflix'te İzle ► "The Sinner"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/135/65/netflix-te-izlenecek-imdb-7-ve-uzeri-en-iyi-yabanci-dizi-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Genç bir anne olan bir kadının, çevresine saçtığı kan ve şiddet sonrasına yaşananları izleyeceksiniz.  IMDB: 8 | Tür: Dram, Suç Netflix'te İzle ► "You"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/135/96/netflix-te-izlenecek-imdb-7-ve-uzeri-en-iyi-yabanci-dizi-onerileri-780x439.jpeg[/RESIM]Bu nefis dizi ise Joe isimli karakterin, ayrıntılara takılarak, zekice düşünüp, planlayarak yaptığı olayları ve sonrasında yaşananları konu alıyor. Sosyal medya ve "Takip Etmek" konulu bu dizinin içinde aşk da bolca var. Kaçırmayın derim. IMDB: 7,7 | Tür: Psikolojik Gerilim Netflix'te İzle ► "The Good Place"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/135/67/netflix-te-izlenecek-imdb-7-ve-uzeri-en-iyi-yabanci-dizi-onerileri-780x439.jpeg[/RESIM]Çok farklı bir konusu olan bu dizi, öldükten sonra ahirette uyanan bir kadının yaşadıklarını konu alıyor.  IMDB: 8 | Tür: Bilim Kurgu, Fantastik, Komedi  Netflix'te İzle ► ● Aşağıdaki butona tıklayarak hemen modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
32b
0
6 yıl
Bu Sefer Olmuş! Netflix'in Yeni Türk Dizisi: "Aşk 101"
Bu Sefer Olmuş! Netflix'in Yeni Türk Dizisi: "Aşk 101"
Hakan Muhafız, Atiye derken Netflix Türkiye birden fantastik ve gizemden çıkıp "Şöyle daha normal, içinde genç olan, efektsiz, normal bir şeyler yapmasak mı?" diye düşünmüş ve aylar önce "Aşk 101" dizisinin geleceğini haber vermişti. Love 101, yani bizdeki adıyla "Aşk 101" dizisinin ilk sezonu 2 gün önce yayınlandı. Ben de hemen izleyip kolları sıvadım ve size bu Netflix'in yeni gençlik dizisi Aşk 101 nasıl? konusu ne? neden izlenir? gibi soruların yanıtlarını vermek istedim. Aşk 101 Oyuncuları Hakkında Bilgi İçin Tıkla! ► Öncelikle bu içeriğe "Aşk 101 izle" gibi bir arama sonucu yolunuz düştüyse üzülerek söylemek istiyorum ki yanlış yerdesiniz. Fakat "Aşk 101 konusu ne?", "Aşk 101 dizisi yorumları neler?" gibi aramalar sonucu buradaysanız şanslısınız çünkü hemen aşağıda bu sorularınıza yanıt bulabileceksiniz. Hadi gelin şimdi Netflix'in yeni Türk dizisi Aşk 101'e şöyle bir yakından bakalım.  Öncelikle nedir bu Netflix imzalı Aşk 101 dizisinin konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/183/87/bu-sefer-olmus-netflix-in-yeni-turk-dizisi-ask-101-780x439.png[/RESIM]1998 yılında İstanbul'da bir lisedeyiz. Her biri farklı farklı asi, aykırı ve kural tanımaz gençlerimiz var. Biri öğrencilere bahis oynatırken diğeri haksızlığa gelemeyince kaba kuvvete başvuruyor. Bir diğeri güzelliğini kullanarak erkek öğrencilerden faydalanmaya çalışırken bir diğeri yaşadığı olaylar nedeniyle kendini alkole vurmuş... İşte bu grubu, disipline gitme telaşı bir araya getiriyor. Onlar da kendilerini seven tek öğretmenleri okuldan gitmesin diye bir aşk macerasına girişiyorlar ve öğretmenleri için uğraşırken aslında kendi hayatlarını da değiştirdiklerini fark ediyorlar. İşte dizimiz, bu bir grup gencin yaşadıklarına odaklanıyor.  Neden izlenir?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/183/53/bu-sefer-olmus-netflix-in-yeni-turk-dizisi-ask-101-780x439.png[/RESIM]Gençlik dizilerinde pek başarılı değiliz bu bir gerçek. Geriye dönüp iyi gençlik dizilerimiz nelerdi diye baktığımda aklıma sadece "Not Defteri" ve "Kavak Yelleri" geliyor. Tabi bu yapımlar birbiri ile kıyaslanamaz fakat bence "Aşk 101" de yıllar sonra keyifle anılabilecek bir gençlik dizisi olarak zihinlerimizde yer alacak. Çünkü dizideki oyuncuların her biri ile bağlantı kurabiliyorsunuz. Kötü bir karakteri de anlayabiliyorsunuz, soğuk, içe kapanık bir karakterin yerine de kendinizi koyabiliyorsunuz. Dizi ve filmlerin iyi ya da kötü yapan en büyük şey, izleyicinin kendisini başrollerin yerine koyabilmesi veya koyamamasıdır. İşte bence bu dizi, bunu başarıyor.  Kadro çok başarılı, her oyuncuya ısınabiliyorsunuz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/183/80/bu-sefer-olmus-netflix-in-yeni-turk-dizisi-ask-101-780x439.png[/RESIM]Gıcık bir kız, kaba kuvveti seven fakat özünde iyi çocuk, ailevi sorunları olan bir delikanlı, ticareti, parayı seven bunu iyi bir şekilde kullanan bir diğer genç ve tüm bu grubun dengesini değiştiren zeki, çalışkan, naif ve başarılı kız. Diziyi izlerken ana karakterlerin hepsine de kolayca ısınabiliyorsunuz. Bu yüzden oyuncu kadrosu da gerçekten başarılı diyebilirim. Hatta tüm bu oyuncuların, bu diziden sonra Instagram takipçilerinin hıza artacağı da gözle görünür bir gerçek.  Gençlik ama her şey toz pembe olduğu bir gençlik değil, hayatın hüzünlü yanını da izliyoruz...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/183/34/bu-sefer-olmus-netflix-in-yeni-turk-dizisi-ask-101-780x439.png[/RESIM]Gençlik dizisi deyince hemen komedi kategorisinde fakat komik olmayan, derdin tasanın olmadığı toz bembe bir dünyada yaşayan gençleri konu alan diziler akla gelir istemsiz, fakat bu dizi bunu çözmüş. Dizi, karakterlerin dram yüklü taraflarına fazlasıyla değiniyor. Aslında uzaktan bakıldığında dizi "eğlenceli" değil, dostluğun ve arkadaşlığın anlatıldığı hüzünlü bir dizi. Bence tam da bu yüzden, bu dizi bir kefeye konacaksa kesinlikle hüzünlü bir kategoride yer almalı derim. Müzikler çok başarılı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/183/65/bu-sefer-olmus-netflix-in-yeni-turk-dizisi-ask-101-780x439.png[/RESIM]Dizinin tam yerinde ve zamanında giren nefis müzikleri var. Birçok nefis şarkı kullanılmış dizide ve her biri de nokta atışı diyebilirim. Karakterlerimiz sokakta yürürken arkadan usul usul gelen 90'lı yılların nostaljik şarkıları da gayet güzel düşünülmüş detaylardan birkaçı. İşin müzik tarafında kim varsa kutluyorum.  Ortalama 40 dakikalık 8 bölüm de su gibi akıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/183/86/bu-sefer-olmus-netflix-in-yeni-turk-dizisi-ask-101-780x439.png[/RESIM]Artık hepimizin fark ettiği bir şey var ki; dizi bölümleri giderek kısaldı ve gelecekte de giderek daha da kısalacağı aşikar. Artık 2 saatlik filmlerin bile "uzun" olarak nitelendirildiği bir dönemdeyiz ve 1 buçuk saat boyunca bir dizi bölümü izlemek hepimizi mutlu etmiyor. İşte Aşk 101, ortalama 40 dakikalık bölümleri ile bu ihtiyaca da cevap veriyor.  NOT: Netflix'ten bir "Game of Thrones" beklentisi olanlar var biliyorum fakat maalesef bu beklentinizi çok ama çok aşağıya çekmeniz gerek. Ve bence bu dizi, ortalamanın üzerinde bir yapım. Aslında daha kötü bir şeyler izlerim diye umuyordum fakat dizi beni şaşırtmayı başardı. Şöyle 90'lı yılların Türkiye'sinde, bir lise günlüğü izlemek isterseniz bu diziye bir şans verin derim.  ● Bu arada aşağıdaki butona tıklayarak da modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/182/80/bunyeniz-kaldirmayabilir-beyin-yakan-kafa-karistiran-12-film-onerisi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
14b
2
5 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.