Şeytan Üçgeni (2009)
(Gerilim - Gizem)
2009
IMDB
6.9
( 4)
51
6
İZLEDİM
SONRA İZLE
4 Yorum
IMDB
6.9
BU FİLM
5.3b
kez görüntülendi
Şeytan Üçgeni (2009)
Beynimi Yaksın - Gerileyim
( Gerilim - Gizem)
2009
BU FİLM, EN ÇOK BEĞENİLENLER ARASINDA!
Şunu söyleyebilirim ki nefis bir senaryo, nefis bir film. Paradoks, kısır döngü, kısacası beyin yakan film avcısıysanız ve bu filmi izlemediyseniz hayırlı olsun, artık nur topu gibi nefis bir filminiz var. Ben hastasıyım bunların biliyorsunuz, hatta burada size tavsiye ettiğim ''los cronocrímenes'' filmi bu tür filmlerin şahıdır bana göre... Bu arada filmden bahsetmedim fakat buraya kadar sizi çoktan ikna etmişimdir diye düşünüyorum. Sadece şu dipnotları vereyim. Biraz kanlı fakat korku değil, ki biliyorsunuz pek korku filmi tavsiye etmiyorum zaten eli yüzü düzgün bir avuç korku filmi var. Gerim gerim gerildim mi? Gerildim. ''Ulan şimdi ne olacak?'' diye düşündüm mü? Düşündüm. Oyunculuk için her ne kadar ''eh'' desem de senaryo ve kısır döngü olayı nefis anlatılmış. Imdb puanına takılmadan tadına vara vara izleyin. Hadi tadını çıkarın!

Şeytan Üçgeni - Triangle

filmine yorum yap!
Resul A.
30 Temmuz 2019
klasik hayatta kalma filmlerine biraz paradoks ve kısır döngü koydun mu böyle bir şey çıkar işte, çok güzel film başarılı
ümit ç.
22 Mayıs 2019
mantıksal bir bağlantıyla bitirilmediği için beğenmedim..
SPOILER [GÖSTER]
Özlem Ç.
08 Nisan 2019
Ben de hastasıyım bunların, keşke daha çok olsalar.
Melisa Y.
02 Mart 2018
Ilk olarak Okyanusta Av filmi olarak Star'da yarısını izlediğim ve sonrada burda bulunca sevinip tekrardan izlediğim film. Benim için efsanedir.
Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar
Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar
Biliyorsunuz size buradaki "Netflix Filmleri" kategorimde, izleyip beğendiğim Netflix yapımı filmleri tavsiye ediyorum. Bugün ise menümüzde, sadece 2 gün önce yayınlanan, Netflix imzalı The Witcher dizisi var. Çıkacağını duyduğum ilk günlerden beri beni heyecanlandırmayı başaran bu diziyi çıktığı gibi 1 günde silip süpürdüm. Instagram hesabımızda yaptığım ankette de izleyip beğenenler ve beğenmeyenler yarı yarıya çıktı. Mesaj atıp "Çok kötüydü" diyen de oldu, "2. sezon ne zaman çıkacakmış Kaan?" diye soran da... Ben de bugün sizlere şöyle iyi ve kötü yönleriyle nefis bir The Witcher dizi incelemesi hazırlamak istedim. Bu arada bu inceleme bolca spoiler içerir, o yüzden devam etmeden önce aşağıdaki butondan Netflix'e gidip, diziyi üyeliğiniz ile izleyebilirsiniz. Sonra muhakkak buraya bekliyorum. Diziye Git ► Hadi şimdi arkanıza yaslanın ve önce The Witcher dizisi hakkında kısa bir bilgi edinelim, sonra da iyi ve kötü yanlarıyla The Witcher dizisini şöyle bir inceleyelim! Nereden çıktı bu dizi? Hangi çağı, hangi olayları anlatıyor? Oyuncuları kim?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/53/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM]Öncelikle eğer siz de benim ve milyonlarca insan gibi Yüzüklerin Efendisi ve Game of Thrones gibi yapımlara bayılanlardansanız, bu dizi sizin de ilginizi çekecektir. Polonyalı bir yazar olan Andrzej Sapkowski, 1994 yılında bir roman kaleme alıyor ve bu roman önce oyuna sonra da bu diziye dönüşüyor. Başrolümüzde ise meşhur Supermen'imiz "Henry Cavill" oynuyor. Dizimizin ilk sezonunda 8 bölüm var ve her bölüm 60 dakikadan oluşuyor. Büyücüler, yaratıklar, elfler, mutantlar, savaşlar ve orta dünya atmosferi tam sizlikse bu dizi sizin favoriniz olabilir.  Hadi şimdi The Witcher incelemesi başlasın! Önce dizi hakkındaki olumsuz yorumlarımı sıralamak istiyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/47/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] O ilk 2 bölüm neydi öyle? Öncelikle bu dizinin romanını okumamış, oyununu da oynamamış biri olarak bunları yazdığımı bilmenizi istiyorum... Konuştuğum kişilerin çoğu ilk 2 bölümden sonra bıraktıklarını söyledi, bu çok doğru çünkü dizi, olayları 3 farklı zaman dilimiyle işleyip, çok ileride birleştirdiği için ilk 2 bölümde izleyici hiçbir şey anlamadan birden olaylara balıklama atlamak zorunda kalıyor. Yani daha karakterlerin derinlikleri anlatılmadan, kim nedir, necidir bilmeden nasıl ölen bir kraliçe için bir his besleyebiliriz? Bir savaş geliyor fakat kim, neden saldırıyor bilmiyoruz. Birileri ölüyor fakat izleyici olarak hiçbir şey hissetmiyoruz. İşte bu da milyonlarca kişiyi ilk 2 bölümde diziden kopardı ne yazık ki. Kısacası, dizinin ilk birkaç bölümünü Witcher evrenini bilen kişiler izlesin diye çekmişler sanki...  "Bir geçmişten gösterelim bir gelecekten, biraz da şimdiki zamandan ekleriz..." Dizinin düzensiz bir akışı bulunuyor. Yani üstteki eleştirimde de dediğim gibi, bir bölüm izlediğiniz bir karakter, bir sonraki bölümde daha doğmamış olabiliyor. Witcher'ımız yaşlanmadığı için durumun farkına pek varamadan izliyorsunuz fakat bazı noktalar bu yüzden karmaşık veya saçma geliyor. "Kopuk kopuk hiçbir şey anlamadım" diyenler de tam da bu yüzden bir şeyler anlamamış oluyor. Dizinin ilk bölümlerinde olanları anlayabilmek için ilk sezonu tamamen izlemek gerekiyor.  Ezik büyücü kız ne zaman istediği erkeği elde edebilen güçlü bir alfaya dönüştü?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/1/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Dizide bazı kısımlar o kadar havada ki, sadece öyle bakıyorsunuz. Hiçbir şey hissetmiyor ve sonnucunu görünce "Ha böyle mi olmuş" deyip devam ediyorsunuz. Başrollerden olan büyücümüz Yennefer, kamburu olan, özgüvensiz, ezik, itilip kakılan bir genç kızdı. Fakat birden hızlandırılmış bir kampa girmiş gibi karşımıza büyü güçleri zirvede olan bir afet olarak çıktı. Hadi bir yan rol olsa anlarız da, dizinin başrollerinden birinin yontulmasını neden izlemedik? Domuz çiftliğinden çıkıp aynaya bakıp kendini beğenmedi ve hop, bir gecede bir Alfa! Bu yüzeysellik beni diziden itti açıkçası.  CGI yani bilgisayar efektleri bazen o kadar vasat durdu ki... Yapılan dizi bir orta çağ dizisi. Yani ejderhaların, büyücülerin, yaratıkların, fantastik mekanların olduğu bir dönemi anlatan bir dizide CGI müthiş olmalıydı. Yüzüklerin Efendisi serisi günümüzden tam 20 yıl önce çekildi ama taş gibi efektleri vardı. Kim diyebilir ki şurda şu efekt patladı, komik durdu? Yani hal böyleyken özellikle bazı yaratıkvari görüntülerde CGI çok kötüydü. Hayal kırıklıklarımın biri de buydu.  Kurgu o kadar akıcı değil ki, adamımız Witcher'ın olmadığı sahneler çok sıkıyor... Dizide öyle sahneler bulunuyor ki kurgu gerçekten vasat. İzleyici o kısımlarda, "Ay hemen Witcher kısmı gelse" diye saniye sayıyor resmen. Bu bir dizi için çok kötü bir durum. Game of Thrones'u baz alın mesela. 2 yan rol diyalog içindeyken bile dikkatle izlersiniz, kapacak bir şeyleriniz vardır çünkü. Fakat bunda Witcher'dan başka neredeyse hiçbir karakterin sahnesini darlanmadan izleyemiyoruz, sıkıyor çünkü.  Ana kötü tarafımız "Nilfgaard", fakat neden hiç çok kötü gibi değiller?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/45/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Bu durum da beni çok rahatsız etti mesela. Herkesin ağzında bir Nilfgaard'dır gidiyor fakat Nilfgaard tarafını bir görüyoruz, çapulcu takımı... Yerli filmlerdeki amatör kötüler gibiler... Yüzüklerin Efendisi serisini düşünün mesela, kötü bir taraf bellidir. Fakat burada kötü yok? Dizinin ana kötü tarafının hiç ürkütücü, gerçekten kötü olmaması puan kırdığım bir başka detay. Savaş kısmı da başlı başına ayrı bir hüsran. Koca imparatorluk askerleri zırh diye kadife elbiseler giymiş gibiler. Zırh tasarımı o kadar kötü ki, ilk dikkat ettiğimde "Yok, böyle değillerdir ya..." diye kendimi kandırmaya çalıştım. Şimdi sıra geldi dizi hakkındaki olumlu yorumlarıma[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/17/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Başrolümüz "Henry Cavill" rolünün hakkını fazlasıyla vermiş! Yukarıdaki olumsuz eleştirilerimde de söylediğim gibi, dizide hemen adamımız Witcher'ı görmek istiyoruz. Çünkü adamımız gerçekten sesiyle, hareketleriyle rolünün hakkını veriyor. Dublör kullanmaması ile de oldukça beğenimi kazanan Henry Cavill, bu işi çok iyi kurtarmış. Gerçekten romanını okumamış, oyununu da hiç oynamamış biri olarak bu karakteri çok beğendim.  Dizinin atmosferi şahane! Dizinin 1. bölümündeki ilk sahneden 8. bölümünün son sahnesine kadar dizi, kasvetli, orta çağ atmosferini hiç bozmuyor. Karanlık, sisli, kasvetli hava dizide çok iyi işlenmiş. Sadece bu etken bile insanı içine çekmeyi başarıyor.  Müzikler gerçekten iyiydi Özellikle bu tarz orta dünya yapımlarında kullanılan müzikler, çok büyük bir etken teşkil ediyor. 8 bölümün hepsinde de özellikle dikkat ettim ve bence bu dizide kullanılan müzikler gayet başarılıydı.  Başrolümüzün dövüşme sahneleri gerçekten beklentimin üzerinde çıktı Dublör kullanmıyor olması ile zaten gönlümü kazanmıştı fakat Henry Cavill, gerçekten iri cüssesiyle şahane dövüş sahneleri ortaya çıkarmış. Kafa kesmeler, kılıç saplamalar, şık dönüşler, hırpalanmalar, hepsi dozundaydı. Dövüş sahneleri gerçekten iyiydi diyebilirim. Genel anlamda nasıl mı buldum? Anlatayım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/85/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Şöyle bir durup düşünüyorum ve kendime "2. sezonu çıktığında izlemek için can atar mıyım?" diye soruyorum. Cevabım ise "Maalesef hayır" oluyor. Yani yukarıda da gördüğünüz gibi dizi için olumsuz eleştirilerim olumlulardan daha çok. Yani dizinin 2. sezonunu sabırsızlıkla bekleyenlerden değilim. Fakat fantastik dizi arayışımıza bir ilaç oldu mu? Evet... Sağda solda "Game of Thrones'tan daha iyi" gibi gerçek üstü yorumlara rast geliyorum ve gülümseyip geçiyorum. Aslında hiçbir yapımı birbiri ile kıyaslamam bunu doğru da bulmam hepsinin tadı tuzu ayrı fakat GOT nerede, bu dizi nerede... Genel olarak, boşlukta izlenir. Fakat müptelası olunmaz diyerek içinde bulunduğum durumu özetleyebilirim. The Witcher Oyuncuları Türk Olsaydı Kimler Olurdu? ► ● Hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
951
2 ay
Maddi Sıkıntı Nedeniyle Hollywood'a Gidemeyen Türk Yönetmenin Ödülü Kargoyla Geldi!
Maddi Sıkıntı Nedeniyle Hollywood'a Gidemeyen Türk Yönetmenin Ödülü Kargoyla Geldi!
Bugün sizler ile bir film tavsiye listesi ya da yeni vizyona giren bir sinema filmi hakkında detaylar paylaşmayacağım. Bugün sizlerle, gerçekten hüzünlü bir olayı paylaşmak istiyorum. Uğraşıp didinip bir film yaptığınızı düşünün. Şimdi bir de bu filmin ödül aldığını ve maddi sıkıntılar nedeniyle o ödülü almaya gidemediğinizi bir hayal edin... Çok acı değil mi? İşte "Kar Zamanı" filmiyle Hollywood'dan ödül alan Türk yönetmen Cevahir Çokbilir tam olarak bunu yaşadı. Hadi gelin detayları görelim. 5 binden fazla film arasından seçildi! Yönetmen Cevahir Çokbilir, Kar Zamanı filmiyle Los Angeles Uluslararası Kısa Film Festivali'nde 5 binden fazla film ile yarıştı ve bu filmlerin arasından sıyrılarak "En İyi Sinematografi" ödülüne layık görüldü.  Hollywood'a davet edildi![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/126/92/maddi-sikinti-nedeniyle-hollywood-a-gidemeyen-turk-yonetmen-cevahir-cokbilir-in-odulu-kargoyla-geldi-780x439.jpg[/RESIM] Kar Zamanı filminin ödül almasıyla birlikte Çokbilir, Hollywood'a, ödül törenine davet edildi. Fakat Türk yönetmen ödülünü almaya gidemedi. Ağustos ayında Raleigh stüdyolarında yapılan ödül törenine katılamayan yönetmenin ödülü aylar sonra eline kargo ile ulaştı.  "Yol masrafı, filmin bütçesinin yarısıydı..."[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/126/11/maddi-sikinti-nedeniyle-hollywood-a-gidemeyen-turk-yonetmen-cevahir-cokbilir-in-odulu-kargoyla-geldi-780x439.jpg[/RESIM] Hollywood'a davet edilen yönetmen, yol masrafının, film için harcanan paranın yarısı kadar olduğunu söyleyerek bu törene gidemedi. Uçak biletlerinin çok pahalılaştığını söyleyen yönetmen; "Filmde de rol alan annemle birlikte oraya gitmemiz çok pahalı olacaktı bu yüzden gidemedik" açıklamasıyla biz sinemaseverleri üzdü.  Ve ödülü kargoyla geldi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/126/79/maddi-sikinti-nedeniyle-hollywood-a-gidemeyen-turk-yonetmen-cevahir-cokbilir-in-odulu-kargoyla-geldi-780x439.jpg[/RESIM] Ödülünü almaya gidemeyen Türk yönetmenin ödülü, aylar sonra kargoyla eline ulaştı. Ödülü eline alan yönetmenin düşünceleri ise şöyle; "Mutluyum ve gururluyum. Filmime emek veren herkesle gurur duyuyorum. Hollywood'a giderek ödül almak hayallerimden biriydi ancak bu hayalimi bu yıl gerçekleştiremedim. Umarım başka filmlerde gerçekleştiririm..." Birçok gereksiz kişiye sponsor olup, binlerce türk lirası bütçe ayıran marka ve kurumlar neden böyle ülkemizi dışarda temsil edecek kişilere destek vermezler, gerçekten anlamak güç. Bu yönetmeni, buraya çok güzel haberler ile konuk almak isterdim fakat ne yazık ki böyle talihsiz ve sadece bizim ülkemizde olabilecek bir haber ile sizlere sunmak zorunda kaldım. Ülkece, sanat yolunda ilerleyenlere destek vermezsek daha çok dışarıya bakıp "Adamlar ne filmler çekiyor be..." diye yakınırız.  Kar Zamanı filminin konusu ise şöyle;[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/126/34/maddi-sikinti-nedeniyle-hollywood-a-gidemeyen-turk-yonetmen-cevahir-cokbilir-in-odulu-kargoyla-geldi-780x439.jpg[/RESIM] Film, yönetmen Cevahir Çokbilir'in 51 yaşındaki annesi Naciye Çokbilir'in, 12 Eylül 1980 darbesinde yaşadıklarını konu alıyor. İnsanların yaşadığı sıkıntılar ve askeri müdahalenin ortaya çıkardığı sorunları konu alan film için yönetmen Çokbilir, "Tarihe not düşecek bir yapım ortaya çıkardık" diyor.  Kar Zamanı filminin fragmanı;[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=_zohQl_Ps_E[/VIDEO]   ♦ Aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film önerisi bulabilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Modunu Seç! ►
1.2b
4 ay
Chernobyl 4. bölümde Neler Oldu? İnceleme | Detaylar
Chernobyl 4. bölümde Neler Oldu? İnceleme | Detaylar
Geçtiğimiz günlerde size burada nefis "Chernobyl" dizisini tavsiye etmiş ve tıklayarak okuyabileceğiniz şu yazımda, Chernobyl dizisi oyuncularının canlandırdığı gerçek kişileri araştırmıştım. Bugün ise bu 5 bölümlük nefis dizinin 4. bölüm incelemesiyle geldim. Chernobyl 4. bölüm izleyenler için nasıl bir his bıraktı bilmiyorum ama bende etkisi oldukça fazlaydı. Birazdan görüp okuyacaklarınız Chernobyl 4. bölümü izlememiş olanlar için spoiler teşkil edebilir, şimdiden söyleyeyim. Hadi gelin şimdi Chernobyl 4. bölümde neler oldu, neler yaşandı, hangi sahnelerde nefesimizi tuttuk birlikte bakalım.  Asker, yaşlı teyze ve inek sahnesi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/82/63/chernobyl-4-bolumde-neler-oldu-inceleme-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Askerler, aldıkları emirler doğrultusunda, radyasyonlu olduğu için bölgede yaşayan insanları oradan götürmekle yükümlüler. Fakat bir asker, girdiği bir evde, yaşlı fakat bilge bir teyzemizin direnişi ile karşılaşıyor. Bu sahne beni fazlasıyla etkiledi diyebilirim. Asker, teyzemize buradan gitmesi gerektiklerini anlatmaya çalışıyor, fakat teyze süt sağmaya devam ediyor. Bir yandan da anlatıyor; "Benim tüm ailem savaşlarda, mücadelelerde öldü. Şimdiyse benden, 82 yaşındaki benden, gözümle görmediğim bir şey için buradan gitmemi mi istiyorsun? Dün gitmedim, bugün de gitmem!"... Bu direnişin sonucunda da asker ineğe bir el ateş ediyor ve teyzemiz öylece kalıyor. Bu sahne, bize, o günlerde insanların içinde bulunduğu gergin, çaresiz ve hüzünlü ortamı bir kez daha gösteriyor. Faicadan 4 ay sonra, bölgede kalan hayvanlar öldürülüyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/82/90/chernobyl-4-bolumde-neler-oldu-inceleme-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Dizimiz artık faciadan aylar sonrasında yaşananları konu alıyor. Yüksek radyasyon sonucu bölge yaşanılamaz hale geliyor ve bölgede kalan hayvanlar, radyasyonu taşımamaları için öldürülüyor. Bunu da askere giden bir çaylağın gözünden izliyoruz. 3 asker, bölgedeki köpekleri önce ıslıkla çağırıyor, sonra ise kurşun yağmuruna tutuyorlar. Bu sahneyi nefesimi tutarak izledim diyebilirim. Köpeklerin bakışı beni hep bitiriyor. Bir de öldürüldüklerini, insanlara nasıl sevgiyle yaklaştıklarını görünce iyice sarsıldım. Santralin etrafına bir kabuk inşa etmek için çatıda kalan maddeler temizleniyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/82/26/chernobyl-4-bolumde-neler-oldu-inceleme-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Dev bir kabuk, santralden çıkan radyasyonu engelleyebilir. İşte bu yüzden, adamlarımız düşünüyor ve çatıda kalan aşırı zararlı maddeleri temizlemeye karar veriyorlar. Fakat nasıl? İşte tüm bu soru, bu bölümün yarısından fazlasını içeriyor.  Temizleme işlemini robotlar halledemeyince devreye biyorobotlar giriyor; Yani "İnsanlar"![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/82/35/chernobyl-4-bolumde-neler-oldu-inceleme-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Ay üzerinde hareket etmesi için yapılan robotlardan biri kullanılıyor. Fakat yeterli gelmeyince, Almanya'dan getirilen bir robot herkesin umudu haline geliyor. Fakat o da çatıya indirilir indirilmez bozulunca, zaten gergin olan ortam iyice geriliyor ve geriye son bir çare kalıyor. İnsanlar! Evet... Çatıya, erkekler çıkarılıyor ve her birine sadece 3 dakika veriliyor. 3 dakikadan fazla kaldıklarında ölebilecekleri de söyleniyor ve bu görev sonucu ödül alacaklarını da bildiriyorlar. İşte bu sahnelerde de insan, kendini o çatıdaki askerlerin yerine koyamadan edemiyor...  İlk 3 bölümde felaketin etkilerini gördük, şimdiyse bu işin sorumlularını arıyoruz[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/82/82/chernobyl-4-bolumde-neler-oldu-inceleme-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Son olarak dizimiz, bu 4. bölümde artık işin sorumlularını aramaya başlıyor. Bu dev faciada kimlerin parmağı varsa bulunması için görgü şahitlerinin, yani en azından hayatta kalan şahitlerin bir bir kapısı çalınıyor ve bazı çarpıcı bilgilere ulaşılıyor. Meğer 10 yıl önce bir uyarı, en üst yetkililere iletilmiş fakat "imaj" meraklısı yetkililer bu uyarıyı hiç sallamamış. Bunun sonucunda da böyle bir facia ortaya çıkmış...  "Chernobyl 5. bölüm ne zaman?" diyecek olursanız da; Chernobyl dizisinin 5. bölümü, yani final bölümü 3 Haziran'ı, 4 Haziran'a bağlayan gece sabah 04:00'te HBO'da yayınlanacak.   Chernobyl, şimdiye kadarki her bölümüyle beni yakalamayı başardı. Zaten ilgimi çeken bir konu olan bu dev felaketi bir de bu şekilde bir dizi olarak izlemek bana büyük keyif verdi. Tabi bunun yanında da düşündürdü. Çünkü biz de şu an ülkemize bu santrallerden yapıyoruz. Ne kadar güvenli? Neler olabilir? Bu sorular beni ve milyonlarca insanı korkutuyor...   Film Tavsiyesi Seç! ►
3.9b
8 ay
Kaan'ın Tavsiyesi
Kaanintavsiyesi.com © 2016-2020 Film tavsiyesi almanın en kolay yolu.
destek@kaanintavsiyesi.com