Game of Thrones 8. Sezon 3. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme

29 Nisan 2019
16b
0 Yorum
Game of Thrones 8. Sezon 3. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme

Öncelikle birazdan burada görüp okuyacağınız her şey SPOİLER içermektedir. Yani zaten siz de bölümü izledikten sonra buraya gelmişsinizdir diye düşünüyorum. Eğer 8. Sezon 3. bölümü izlemeden yolunuz bir şekilde buraya düştüyse de sizden ricam, bir şeylerin tadının kaçmaması için lütfen önce gidip bölümü şöyle bir yalayıp yutun, sonra hemen koşar adımlarla buraya gelin ve göz atın. 

Hadi şimdi tüm uyarılar yapıldıysa son zamanlarda izlediğim en iyi şey olan Game of Thrones 8. sezon 3. bölüm'de neler oldu, hangi sahneler nefesimizi kesti, kim nerede hangi hareketi ile gönlümüzü kazandı, bunlara birlikte bakalım.

(Bu arada, bölümü çok beğendim, fakat eleştirilmesi, söylenmesi gereken yerler elbet var. İşte bu incelemede, beğendiğim kısımlardan çok, eleştirmek istediğim kısımlara değineceğim)

Şimdi; Savaş için tüm hazırlıklar yapılıyor. Khaleesi ve Jon, ejderha üzerinden savaş alanını ejder bakışı izlerken, Arya ve Sansa da sur üzerinden olup biteni kuş bakışı izliyor.

Game of Thrones 8. Sezon 3. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme
Fakat savaşın ilk hamlesi karşıdan değil, bizim taraftan geliyor. At üzerindeki Dothraki'ler başlıyorlar dört nala koşmaya ama neden? Muhtemelen bu soruyu siz de kendinize sordunuz. Binlerce Dothraki neden karanlığın içine doğru koşuyor? Buna, alışkanlık deyip geçmek istiyorum. Yani aklıma başka bir şey gelmiyor... Düşmanın üzerine dört nala koşmak vahşi Dothraki alışkanlığı olsa gerek... Ve sonuç; Hepsi de telef olup gidiyor. Neden yani neden? Karşı tarafın güçlü olduğu günde bin kez söylenen bir durumken neden böyle bir hamle yapılıyor? 

Okçular nerede?

Game of Thrones 8. Sezon 3. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme
Tamam mancınık sistemi, lekesizler falan tamam ama Lord of the Rings hayranlığımızdan olsa gerek, şahsen ben büyük bir okçu taburu bekledim. Hatta ilerleyen sahnelerde binlerce ölü öylece durdu... "Saplasana abi?" diye iç geçirdim sürekli... Surlara dayandıklarında da bir kızgın yağ fena olmazdı.

Ejderhalar çok az kullanıldı diye düşünüyorum... Ejderhalı bir şeyler izlemek istiyoruz yahu bunu anlayın artık neyse maaliyeti toplayalım aramızda... 

Game of Thrones 8. Sezon 3. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme
Fakat özellikle ay ışığı altında, bulutların içinde karşı karşıya geldikleri an muhteşemdi. Sanki yıllardır beklediğim ve görmek istediğim sahne oymuş gibi geldi. Fakat tam da orada o ay ışığı altında uzak çekim ile kapışsalar, biri mavi buz biri turuncu ateş püskürtseydi nefis olmaz mıydı? 

Bu arada Melisandre'nin aniden karanlıklar içinden at üzerinde çıkıp gelmesi ve gücüyle askerlere + bonus vermesi şahane değil miydi be?

Game of Thrones 8. Sezon 3. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme
Yüzüklerin Efendisi'nde Elf'ler yardıma geldiğinde nasıl sevinip heyecanlandıysam, Melisandre'nin gelişinde de tam olarak onu hissettim. Şahaneydi... Fakat yıllardır izlediğimiz Melisandre, huzur içinde ölebilmek için böyle bir yardımda bulundu ve son sahnelere doğru da huzur içinde ölüp gitti... Arya'ya "Mavi Gözleri de öldüreceksin" demesi de şahane bir replik oldu... 

Bu arada Jon'un bir kurdu vardı savaş meydanında ona ne oldu? Ya ben gözden kaçırdım ya da kurdumuz o hengamede kaybolup gitti...

Game of Thrones 8. Sezon 3. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme

Ejderinden düşen "Khaleesi" olayı güzeldi... "Ne olacak?" dedirtti 

Game of Thrones 8. Sezon 3. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme
Düştükten sonra ejderhasının onu kurtarıp kaldıracağını ve daha güçlü bir şekilde savaşacaklarını falan düşündüm fakat işler pek öyle olmadı... Baya ejderhaların annesi kraliçemiz savaş meydanının ortasında yaşam mücadelesi verdi...

Jon savaş meydanında Night King ile kafa kafaya geldi ve o da ne?

Game of Thrones 8. Sezon 3. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme
Kralımız tek el hareketi ile yerdeki ölüleri diriltti ve yüzlercesini Jon'un üzerine saldı... Tabi tüm ölüler dirildiği için düşman sayısı 4'e, 5'e katlanmış oldu... İşte ben tam da orada kendimi onların yerine koyup düşündüm. Yani 2 saattir deliler gibi savaşıyorsunuz, tam biraz etraf duruldu derken yerdeki ölülerin tekrar canlandığını görüyorsunuz... Ne hissedersiniz? Ben anasını satayım böyle işin deyip dizlerimin üzerine çöküp semaya doğru bakar ve son duamı ederdim yalan yok.

Tyrion ile Sansa'nın mahzende hafiften geçmişe gidip, bazı şeyler ile yüzleşmeleri de güzeldi

Game of Thrones 8. Sezon 3. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme
Her ne kadar sonunda korkudan oldukları yere bıraksalar da, kıyamet koparken ikisinin birbirine "Tüm manitalarım içinde en iyisi sendin" demeleri falan güzel olaydı. Bizi o yukarıdaki kaostan, gürültüden birkaç saniye kopardı... 

Şimdi gelelim ölümlere...

Game of Thrones 8. Sezon 3. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme
Yahu yıllarca ortamlarda "Abi Game of Thrones bu başrol dediklerimiz bile ölüyor adamlara helal olsun" deyip durduk fakat sezonlarca beklediğimiz savaş oldu ve kemik kadrodan kimseler ölmedi? Hadi Sansa'yı öldürmediniz, Kuzey'i ona bırakacaksınız anladık da en azından Sam falan ölseydi be... Azıcık üzülseydik birilerine di mi... Peh! 

Gelelim gözleri kapatınca başka diyarlara giden kardeşimiz Bran'e...

Game of Thrones 8. Sezon 3. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme
Savaş alanında gözleri kapatıp karga olarak bir yerlerde dolandı durdu ama neden? Niye? Bunun cevabını bir türlü alamadık. Tamam ileride kesin vereceksiniz ama o neydi? Sadece savaşı karga gözünden bize göstermek mi istediniz? Bunun böyle olmadığına inanmak istiyorum... 

GÜNCELLEME: Aranızdan bir kişi (Erdal Demir) bana ulaşıp Bran'in gözleri kapatıp neden savaş meydanında karga olarak gezdiğini şöyle açıkladı; Meğer Bran, Night King kendisine gelsin diye böyle bir şey yapmış. Night King, Bran'in nerede olduğunu sadece Bran kendi bedeninden ayrılınca bilebiliyormuş. Yani Bran, büyük düşmanı bilerek ve isteyerek kendine çekmiş. 

Veeee karşınızda Game of Thrones 8. sezon 3. bölümü izleyen herkesin favorisi; "Arya!"...

Game of Thrones 8. Sezon 3. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme
Arya bu bölümde, şimdiye kadar öğrendiği her şeyi sergiledi. Hem savaş meydanında yaptıklarıyla, hem de kedi gibi sinsice süzülüp Night King'e hançeri saplamasıyla hepimizin gönlünü kazandı...

Arya, Night King'e tam anlamıyla bir suikast düzenliyor!

Game of Thrones 8. Sezon 3. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme
Zaten bunun eğitimini aldığını önceki bölümlerde izlemiştik. Düşmanının yanından öyle sessiz geçiyordu ki, düşman sadece küçük bir rüzgar hissediyordu. İşte bu bölümde de bunu uyguladı ve Night King'e sessiz ve nokta atışı bir şekilde saldırdı. Hançeri soktu ve işi bitirdi. Ve ejderha da olmak üzere mavi gözlü tüm ölüler sonsuza kadar öldü. 

Ejderha ateşinin içinden gülümseyerek çıkan Night King, bir hançer ile tuzla buz oldu...

Game of Thrones 8. Sezon 3. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme
Hem de hiç konuşmadan. Tam Bran'e bir şeyler söyleyecek, bazı şeyleri açıklayacak ve biz de bir şeyler anlayacağız diyorduk ki Arya nefis bir saldırı yaptı ve kralı yere serdi. Açıkçası sahne nefisti fakat Night King gibi kudretli bir karakterin ölümü bu şekilde mi olmalıydı? Orası biraz muamma... 

Dizinin en büyük savaşı 3. bölümde yaşandı ve bitti. Peki sonra ne olacak?

Game of Thrones 8. Sezon 3. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme
5 Mayıs'ta izlenebilecek 4. bölümde neler olacak? Ya da sonrasında? Açıkçası bu koca savaşın bir bölümde işlenmesi, bundan sonraki 3 bölümde taht kavgası izleyeceğiz anlamına geliyor. Bu birçok kişiyi mutlu etmese de beni içten içe keyiflendiriyor. Çünkü o kasvetli kış atmosferinden uzaklaşıp keyifli birkaç savaş izleyeceğiz..

Bence;

Game of Thrones 8. sezon 3. bölümün en güzel anı: Şüphesiz Arya'nın Night King'e hançeri saplaması ve çok uzakta savaşan Dothraki'lerin alevli kılıçlarının ışıklarının birer birer sönmesiydi.

Game of Thrones 8. sezon 3. bölümün en gerilimli anı: Savaş başlamadan önce yaşanan o birkaç dakikalık sessizlik bence bu savaşın en gerilimli anıydı.

Game of Thrones 8. sezon 3. bölümün keşkeleri: John keşke iştahımızı kabartan daha kahramanca sahnelerde bulunsaydı. Ejderhalar daha fazla kullanılsaydı. Bran, ileriye dönük birkaç ipucu verseydi. Tyrion hep olduğu gibi birkaç zeki hamle yaparak savaşa dahil olsaydı...

Her şeye rağmen nefesimin kesilerek izlediğim, şahane bir bölümdü. Neredeyse 1 buçuk saat süren bu bölümün, Game of Thrones'un yıllarca akıldan çıkmamasını sağlayacak en iyi 3 bölüm arasında olduğunu düşünüyorum. Ve öngörülerim dizinin Bran'e odaklanması yönünde... Yani Bran, tamamen her şeyin gidişini değiştirecek. Müneccim olmaya gerek yok Bran çok büyük adam, yazın bir yere... 

Bu arada "Kaan iyi güzel Game of Thrones 8. sezon 3. bölümü yalayıp yuttuk, 4. bölüme kadar neler izlesek?" diyenleriniz hemen aşağıdaki butona tıklayarak moduna göre film önerisi bulabilir!

Game of Thrones 8. Sezon 3. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme

Moduna Göre Film Tavsiyesi Seç! ►

 

Game of Thrones 8. Sezon 3. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
game of thrones 8. sezon 3. bölüm konusugame of thrones 8. sezon 3. bölümgame of thrones 8. sezon 3. bölüm izlegame of thrones 8. sezon 3. bölüm detaylargame of thrones 8. sezon 3. bölüm incelemegame of thrones 8. sezongame of thrones bölümleriyabancı dizigame of thrones inceleme
EN AKTİF ÜYELER
7 Yüz: Birçok Kişinin Gözden Kaçırdığı Nefis BLU TV Dizisi!
7 Yüz: Birçok Kişinin Gözden Kaçırdığı Nefis BLU TV Dizisi!
Birçoğunuz "Ooo Kaan yeni bir iş birliği demek..." diye iç geçiriyor başlığı okuyunca biliyorum fakat değil. Gerçekten değil... Blu TV imzalı 7 Yüz dizisini daha önce duymuş muydunuz bilmiyorum fakat eğer bu içeriğe yolunuz düştüyse muhtemelen "7 yüz dizisi konusu" veya "7 yüz dizisi izlenir mi" gibi aramalar yapmışsınız demektir. Haberler güzel, çünkü bugün burada sizlere Blu tv yapımı 7 yüz dizisi hakkında bazı bilgiler vereceğim. Yani aradığınızı bulacaksınız. En İyi 12 Dizi Tavsiyesi! ►  Hadi gelin şimdi BLU TV'de izlenebilen ve kadrosunda Damla Sönmez, Belçim Bilgin, Melisa Sözen, Ekin Koç ve Genco Erkal'ın da yer aldığı 7 yüz dizisine şöyle bir yakından bakalım ve konusu, bölüm uzunlukları ve en önemlisi de izlenebilirliği nasılmış birlikte görelim! Öncelikle; "Bunca yıldır nasıl kaçırmışım!" dediğim bir dizi oldu 7 Yüz...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/275/7/7-yuz-bircok-kisinin-gozden-kacirdigi-nefis-blu-tv-dizisi-780x439.png[/RESIM]Blu TV ücretli bir platform, fakat pek çok içeriği gerçekten platforma verilen ücretin karşılığını fazlasıyla veriyor. 7 Yüz dizisi de bu platformda keşfettiğim en güzel şeylerden biri oldu. 2017 yılında yayınlanan dizi hakkında çok küçük birkaç bilgim vardı fakat nedense 2022'ye kadar bir şekilde hep es geçmiştim. Diziyi az önce bitirdim ve "neden bu diziyi izlemeyi yıllardır erteledim.." diye kendime kızdım diyebilirim. Dizi, her bölümünde de farklı bir hikayeyi konu alıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/275/49/7-yuz-bircok-kisinin-gozden-kacirdigi-nefis-blu-tv-dizisi-780x439.png[/RESIM]Toplamda 7 bölümden oluşan dizi, her bölümünde de farklı bir konuyu ve farklı insan hikayelerini işliyor. Dünyaca ünlü dizi Black Mirror alışkanlığımızdan olsa gerek, son yıllarda bu tür bölümleri birbirinden %90 oranında bağımsız diziler fazlasıyla revaçta. 7 Yüz de onlardan biri. Hadi gelin size bölümlerden kısaca bahsedeyim; 1. Bölüm: Büyük Günahlar[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/275/38/7-yuz-bircok-kisinin-gozden-kacirdigi-nefis-blu-tv-dizisi-780x439.png[/RESIM]Bu bölümde, hep birlikte partileyen bir grup insanın, gecenin ilerleyen saatlerine doğru oynadığı "Hadi herkes bir sırrını anlatsın!" oyunuyla ortaya çıkanları izliyoruz. Çok kasvetli, yer yer şaşırtmacalı ve bolca hüzünlü. Dizide beni en çok yakalayan 2 bölümden biri bu. Tabi bunda başroldeki Cem Davran oyunculuğunun da payı büyük. Sinan Tuzcu ve Merve Dizdar da diğer rolleri paylaşıyor. ★ Bu bölüm bir film olsaydı puanım: 8.2 2. Bölüm: Prosedür[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/275/89/7-yuz-bircok-kisinin-gozden-kacirdigi-nefis-blu-tv-dizisi-780x439.png[/RESIM]Bu bölüm ise tamamen aşk ve ilişkiler üzerine kurulu. Prosedür ismindeki ilginç bir tıbbi yöntemle de karşılaştığımız bu bölüm, Engin Hepileri ve Melisa Sözen başrollerinde ilerliyor. ★ Bu bölüm bir film olsaydı puanım: 6.9 3. Bölüm: Hayatın Müziği[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/275/16/7-yuz-bircok-kisinin-gozden-kacirdigi-nefis-blu-tv-dizisi-780x439.png[/RESIM]Bu bölümdeyse özgüven sorunu yaşayan, akıllı bir yazarı izliyoruz. Sosyal hayatının yanında iş hayatında da hiçbir girişken hareketi olmayan, silik bir karakterin, başladığı bir tedaviyle yakaladığı ivmeyi görüyoruz. Başroldeyse Damla Sönmez'i izliyoruz. Ha bu arada siz izledikten sonra uğraşmayın diye yazayım; Damla Sönmez boyu 1,62... ★ Bu bölüm bir film olsaydı puanım: 6.5 4. Bölüm: Eşitlik[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/275/53/7-yuz-bircok-kisinin-gozden-kacirdigi-nefis-blu-tv-dizisi-780x439.png[/RESIM]Bu bölüm ise +18 görüntüsü yayınlanan bir insanın yaşadıklarını ve sonrasındaki süreci bizlere aktarıyor. Günümüz dünyasında pek çok kişinin başına gelebilecek bu kötü hadise sonrasında birbirini seven 2 kişinin yaşadıklarını görüyoruz. ★ Bu bölüm bir film olsaydı puanım: 6.7 5. Bölüm: Refakatçiler[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/275/10/7-yuz-bircok-kisinin-gozden-kacirdigi-nefis-blu-tv-dizisi-780x439.png[/RESIM]Bu bölüm diğerlerine nazaran biraz daha ağır ilerlese de başroldeki usta isimler Genco Erkal ve Tilbe Saran sayesinde izleyeni sürükleyip gidiyor. Eşini 6 yıl önce kaybetmiş olan yaşlı bir amcanın, hastalıkların pençesinde, bir başına yaşadıklarını izliyoruz. Hasta kalpler için çok hüzünlü olan bu bölüm, beni epey hüzünlendirmeyi başardı. ★ Bu bölüm bir film olsaydı puanım: 8.1 6. Bölüm: Karşılaşmalar[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/275/1/7-yuz-bircok-kisinin-gozden-kacirdigi-nefis-blu-tv-dizisi-780x439.png[/RESIM]Bu bölümdeyse yeni bir eve taşınan bir çift, bir araya gelmeden önceki hayatlarında kaç kez aynı konumda olduklarını gösteren bir uygulama keşfediyorlar ve bölüm de bunun üzerinden gizemli bir şekilde ilerliyor. Üzücüdür Belçim Bilgin oyunculuğu bana hep donuk geliyor, belki de biraz da bu yüzden olacak, bu bölüm beni pek yakalayamadı. ★ Bu bölüm bir film olsaydı puanım: 6.1 7. Bölüm: Biyolojik Saat[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/275/69/7-yuz-bircok-kisinin-gozden-kacirdigi-nefis-blu-tv-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizimizin son bölümündeyse yakışıklı ve her gece başka biriyle uyanan kazanova bir adamın yaşadıklarını izliyoruz. Başroldeki Dolunay Soysert oyunculuğu sayesinde bölüm, mini bir dizi kıvamına geliyor ve gayet de kendini izletebiliyor. ★ Bu bölüm bir film olsaydı puanım: 6.7 Özet: İşin özü, Blu TV'deki 7 Yüz isimli bu dizi, yakın zamanda izlediğim en başarılı, en bizden işlerden biri. Eğer siz de benim gibi yıllardır bu diziyi bir şekilde gözden kaçırmışsanız hemen bir şans verin derim... Şans verin ve ortamlarda dillendirin ki böyle başarılı işlerin sayısı artsın. - - - - - [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
24b
1
4 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
19b
0
8 yıl
Her Türk Vatandaşının İzleyip, Paylaşıp Desteklemesi Gereken 7 Yerli Film Önerisi
Her Türk Vatandaşının İzleyip, Paylaşıp Desteklemesi Gereken 7 Yerli Film Önerisi
Bugün burada size yapacağım film önerileri benim için çok önemli. Çünkü yıllardır Hollywood'u, ya da diğerlerini büyük bir hayranlıkla izledik. Ha çok iyi değiller mi? Kesinlikle öyleler. Fakat ya biz? Biz ne yapıyoruz? Çoğu kişi bilmese de aslında Türk imzalı da birçok iyi film var. Ön yargılarımızı yıkıp biraz yerli filmlere de ilgi gösterebilirsek, devamının çok güzel bir şekilde geleceğine inanıyorum. Tıpkı "Dağ" serisinde olduğu gibi... Ben de izleyip, beğenip bu platformda size tavsiye ettiğim yerli filmleri şöyle bir liste haline getireyim istedim. Hadi gelin şimdi o birbirinden iyi Türk filmlerine şöyle bir bakalım. Yabancı Filmlerden Uyarlanan Türk Filmleri İçin Tıkla ► 1. Listemizdeki ilk nefis Türk filmi önerisi "Sarmaşık"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/39/42/her-turk-vatandasinin-izleyip-paylasip-desteklemesi-gereken-7-yerli-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]"Kaan nedir bu film? Konusu, IMDB puanı nasıldır?" diyenler hemen aşağıdaki butona tıklayabilir. Filme Git ► 2. Bir sonraki film önerisi ise birçok kişinin gözden kaçırdığı "Panzehir"[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/39/82/her-turk-vatandasinin-izleyip-paylasip-desteklemesi-gereken-7-yerli-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Benim favorilerim arasında olan bu Türk filmini ne yazık ki pek çok kişi bilmiyor. Binlerce kişinin varlığından bile habersiz olduğu bu filmi siz hemen şimdi izleyin. Filme Git ► 3. Sizlere sıradaki Türk filmi tavsiyem ise "Sivas"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/39/12/her-turk-vatandasinin-izleyip-paylasip-desteklemesi-gereken-7-yerli-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bu film izleyebileceğiniz en doğal filmlerden. Her şeyi ile tam anlamıyla bir Anadolu filmi izleyeceksiniz. Filme Git ► 4. Sıradaki film tavsiyemiz ise Türk-Güney Kore ortaklığı ile ortaya çıkarılan "Ayla"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/39/17/her-turk-vatandasinin-izleyip-paylasip-desteklemesi-gereken-7-yerli-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Çok ses getiren bu filmi de hala izlemediyseniz mutlaka zaman kaybetmeden izleyin. Filme Git ► 5. Listemizdeki bir sonraki Türk filmi önerisi ise "Bir Zamanlar Anadolu'da"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/39/14/her-turk-vatandasinin-izleyip-paylasip-desteklemesi-gereken-7-yerli-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Birçok kişinin bir türlü sevemediği, fakat ben de dahil olmak üzere birçok kişi için mükemmel bir yapım olan bu filmi de mutlaka izleyin.  Filme Git ► 6. Sondan bir önceki Türk filmi önerimiz ise "Ölümlü Dünya" oluyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/39/73/her-turk-vatandasinin-izleyip-paylasip-desteklemesi-gereken-7-yerli-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Türk filmleri arasında iyi komedi filmi çok fazla çıkmıyor ne yazık ki. Fakat bu film, Türk sinema sektörünün uzun zamandır hasret kaldığı kara mizah boşluğunu doldurmayı başardı. Netflix'te de olan bu filmi mutlaka izleyin.  Filme Git ► 7. Listemizin son sırasındaki Türk filmi önerisi ise Türk-Fransız-Alman ortaklığı ile yapılıp tamamı Türkiye'de çekilen "Mustang"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/39/55/her-turk-vatandasinin-izleyip-paylasip-desteklemesi-gereken-7-yerli-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Maalesef pek çok kişinin bilmediği bu film ise içinde barındırdığı ve bazı kişi ve çevrelerin rahatsız olduğu ögeler nedeniyle, ünlü sinema yarışmalarına farklı ülkelerce sokuldu. Her şeyi Türk olan bu film, Almanya ve Fransa etiketi ile dünya çapında gösterime bile girdi. Mutlaka izleyin.  Filme Git ► ◆ Bunlar kesmedi mi? O zaman buraya tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi bulabilirsiniz!
28b
0
8 yıl
Efsane Rolleri Reddeden 8 Efsane Oyuncu!
Efsane Rolleri Reddeden 8 Efsane Oyuncu!
Yıllardan beri pek çok iyi film izledik. Pek çoğunun bazı sahneleri, hatta o sahnelerde başrollerin söylediği replikler hala aklımızda. Fakat o iyi filmler için, yönetmenlerin ilk tercihleri gerçekten o başroller miydi? Ben söyleyeyim; "Hayır"... Çünkü "kült" olarak nitelendirdiğimiz pek çok filmin başrolünü oynama teklifi önce başka oyunculara götürülmüştü... İşte ben de o efsane rolleri reddeden oyuncuları şöyle bir araştırdım ve çok ilginç bilgiler buldum. Hadi gelin onlara birlikte bakalım ve birlikte şaşıralım!  1. Efsane rolleri reddeden oyuncular listemizin ilk sırasında "Matt Damon" yer alıyor. Kendisi "Avatar" ve "The Dark Knight" filmlerinden gelen teklifleri reddetti. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/66/87/efsane-rolleri-reddeden-8-efsane-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] Matt Damon, IMDB'den çok iyi bir puan alan "The Bourne Ultimatum" ve "Invictus" filmleri için, tarihin en çok hasılat yapan 2 filmini reddetmek zorunda kaldı. Efsane oyuncuya Avatar filminde başrol, The Dark Knight filminde ise Harvey Dent karakterini oynama teklifi götürülmesine rağmen 2 teklifi de reddetti çünkü diğer filmlerde oynamayı tercih etti.  Matt Damon Filmleri ► 2. Will Smith  ise "The Matrix" filmindeki "Neo" karakterini reddetti![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/66/85/efsane-rolleri-reddeden-8-efsane-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] Sinema tarihinin en ünlü filmleri arasında yer alan "The Matrix" filmindeki ünlü "Neo" karakteri önce Will Smith'e teklif edildi, fakat Will Smith reddedince teklifi Keanu Reeves kabul etti ve Neo karakterine o hayat verdi. Yıllar sonra Will Smith bu film için "Ben olsam batırırdım Keanu Reeves çok iyi iş çıkardı" dedi.  Will Smith Filmleri ► 3. "Jack Nicholson", The Godfather filmi teklifini reddetti[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/66/15/efsane-rolleri-reddeden-8-efsane-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] Efsane "Baba" filmindeki Michael Corleone karakterini oynama teklifi önce Al Pacino'ya değil, Jack Nicholson'a götürüldü. Fakat Jack Nicholson, "Sinemada Hintlileri Hintliler, İtalyanları da İtalyanlar oynamalı" diyerek bu teklifi geri çevirdi.  4. Denzel Washington, "Se7en" filmindeki David Mills karakterini oynama teklifini reddetti[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/66/21/efsane-rolleri-reddeden-8-efsane-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] Hiç şüphesiz Se7en filmi, Brad Pitt'i çok yukarılara taşıyan bir filmdi. Filmdeki David Mills karakteri ise Denzel Washington'a teklif edilmiş fakat ünlü oyuncu bu filmi "Çok karanlık" bulduğu gerekçesi ile reddetmişti. Brad Pitt ise teklifi kabul etti ve şahane bir oyunculuk çıkardı.  Denzel Washington Filmleri ► Brad Pitt Filmleri ► 5. Sean Connery, Yüzüklerin Efendisi ve The Matrix filmlerini reddetti![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/66/77/efsane-rolleri-reddeden-8-efsane-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] Efsane aktör Sean Connery,  ünlü film serisi "The Lord of the Rings" kadrosundaki Gandalf'ı oynamayı reddetti. Yine farklı bir zamanda The Matrix filmindeki Morpheus karakteri teklifi de usta aktöre götürülmüş fakat usta oyuncu bu teklifi de geri çevirmişti.  6. Kevin Costner, sinema tarihinin en ünlü filminde başrolü oynamayı reddetti![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/66/47/efsane-rolleri-reddeden-8-efsane-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] 90'lı yıllarda sinemanın en ünlü aktörleri arasında olan Kevin Costner, sinemanın en ünlü filmi olan The Shawshank Redemption, yani Esaretin Bedeli filmindeki başrolü oynama teklifini reddetti. Yıllar sonra bunun için pişman olduğunu da dile getirdi.  7. Sylvester Stallone, Terminatör filminin başrolü olmayı reddetti[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/66/20/efsane-rolleri-reddeden-8-efsane-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] James Cameron, ünlü Terminatör filmi için önce Sylvester Stallone'u düşünmüştü fakat ünlü oyuncu teklifi reddetti. Bunun sonucunda teklifi Arnold Schwarzenegger kabul etti ve filmden sonra Stallone Arnold Schwarzenegger için "O bu rol için doğmuş" dedi.  8. Ve son olarak Leonardo DiCaprio, 90'lı yılların en iyi filmlerinden Boogie Nights kadrosunda oynama teklifini reddetti...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/66/62/efsane-rolleri-reddeden-8-efsane-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] Titanik gibi dünyaca bilinen bir filmde oynadıktan sonra aradığı projeyi tam bulamayan DiCaprio, Boogie Nights filminin başrolünde oynama teklifini geri çevirdi. Sonraları ise bu rolü Mark Wahlberg kaptı ve ortaya şahane bir film çıkmış oldu. DiCaprio ise sonraları verdiği röportajlarda "Keşke Boogie Nights filminde ben de olsaydım, o gün bu potansiyeli göremediğim için çok üzgünüm" demişti.  Leonardo DiCaprio Filmleri ► Görüldüğü gibi izlediğimiz pek çok ünlü film, bildiğimiz ünlü oyunculardan önce başka oyunculara teklif edilmiş fakat her biri de çeşitli nedenlerden dolayı bu büyük filmleri reddetmiş. Şimdilerde çoğu pişman olan bu ünlü oyuncuların yerinde siz olsaydınız neler düşünürdünüz? Hepsi tamam da Kevin Costner nasıl olur da Esaretin Bedeli gibi bir filmde oynama şansını elinin tersiyle iter, işte bu beni fazlasıyla şaşırttı... E ne diyelim.  Moduna Göre Film Önerisi Seç! ►  
15b
1
7 yıl
Az Bilinen 9 BİLİM KURGU Filmi!
Az Bilinen 9 BİLİM KURGU Filmi!
Bildiğimiz pek çok iyi bilim kurgu filmi var, peki ya daha kenarda köşede kalan bilim kurgu filmleri? İşte bugün bu içerikte size izleyip beğendiğim bu bilim kurgu filmlerini tavsiye etmek istiyorum... Bilim Kurgu kategorisi öyle çok kişi tarafından beğeniliyor ki, pek çok kişi her gün Google'a "Bilim Kurgu film önerisi" yazıp veya WhatsApp'tan eşine dostuna "Bilimkurgu filmi önerisi olan var mı?" konulu mesajlar atarak iyi bir bilim kurgu filmi bulmaya çalışıyor. İşte ben de bugün sizlere tam olarak bu ihtiyaca bir cevap olacak olan nefis bir bilim kurgu filmleri listesi hazırlamak istiyorum. Birazdan burada göreceğiniz filmlerin her birini de ben izledim ve yarattıkları ortamı, o atmosferi fazlasıyla beğendim. Umuyorum ki birazdan göreceğiniz bilim kurgu filmlerinin her biri size de bana olduğu gibi keyifli birkaç saat geçirtmeyi başarır... Hadi görelim! ● Bu içeriği daha UZUN olarak YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=3ciyqTptIg8[/VIDEO] 1. İzlemenizi istediğim ilk bilim kurgu filmimiz Creator![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/352/92/az-bilinen-9-bilim-kurgu-filmi-780x439.png[/RESIM]Başrolünde; 2020'de Nolan'ın beyin yakan filmi TENET'in başrolünde görünce şaşırıp "kim abi bu adam" deyip araştırınca da çok beğendiğim oyuncu Denzel Washington'ın oğlu olduğunu görüp "Hee anlaşıldı.." dediğim JOHN DAVİD WASHİNGTON'ın yer aldığı bu bilim kurgu filmi, orta seviyedeki oyuncu kadrosu ve çok da sağlam olmayan senaryosunun dışında yarattığı evreniyle beni yakalamayı başardı.. İnsanoğlu ve yapay zeka arasında yaşanan bi savaşın tam ortasında kalan bi adamın verdiği mücadeleyi izlediğimiz bu filmde, kendimizi birden suya hiç değmeden ilerleyen deniz taşıtları, atmosferde dolaşarak yeryüzündeki istediği noktayı vurabilen dev gemiler, uzay araçları ve hatta robotların olduğu acayip bi dünyada buluveriyoruz. Açıkçası ben bu dünyayı gerçekten ilginç ve başarılı buldum diyebilirim. Bu tür farklı dünyaları konu alan izlenebilir bilim kurgu filmlerine pek rast gelemiyoruz, bu yüzden bence bi şans verin derim. Filme Git ►  2. Otherlife[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/352/49/az-bilinen-9-bilim-kurgu-filmi-780x439.png[/RESIM]Şimdi şöyle bi düşünmenizi istiyorum; Özel bi ilaç alıp gözlerinizi kapatıyosunuz ve kendinizi örneğin nefis bi doğada kayak yaparken buluveriyorsunuz. Her şey öyle gerçek ki, 'burada aylarımı geçirebilirim' diye iç geçiriyosunuz. Sonra gözlerinizi açtığınızdaysa gerçek dünyada sadece 1 dakika geçtiğini fark ediyorsunuz... Nası olay ama? İşte filmimiz de insan beyninde sanal bi gerçeklik yaratıp zaman algısını değiştiren bi yazılımı geliştirmeyi başaran genç bi dehanın yaşadıklarına odaklanıyor.. Hükümet "Hapishanelerimiz doldu, gelin bu olayı mahkumlara uygulayalım, 10 yıllık hapsi 10 dakikada çözelim" gibi bi fikirle gelince de işler biraz karışıyor ve Black Mirror dizisi tadındaki filmimiz de böylece başlıyor... Gerçekten beklentimden yukarıda çıkmayı başaran bu bilim kurgu filmi, "Acaba.." deyip bu olayın gerçek olma ihtimalini bana düşündürmeyi başardı.. Bu filmi şu an ilk kez burada görüp, duyduysanız mutlaka bi göz atın derim. Filme Git ►  3. Upgrade[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/352/23/az-bilinen-9-bilim-kurgu-filmi-780x439.png[/RESIM]Başrolünde çoğu kişinin "E Tom Hardy değil mi abi bu.." diyerek şaşırdığı Logan Marshall Green'in yer aldığı bu film, oto pilotlu araçların günlük hayatta olağan şekilde kullanıldığı, teknolojinin had safhada olduğu bi dünyada yaşananları konu alıyor. Bi kaza sonrası felç kalan bi adamımız, kendisini iyi edeceği düşüncesiyle ilginç bi teknolojik gelişmenin ilk deneği oluyor ve filmimizin temposu da o andan sonra giderek artmaya başlıyor.. Yapay Zeka konusunu, vurdulu kırdılı sahnelerle de pekiştiren bu bilim kurgu filmi, sakin başlayan fakat sakin devam etmeyen o atmosferiyle beni yakalamayı başardı... Darısı başınıza :) Filme Git ►  4. The Blackout[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/352/86/az-bilinen-9-bilim-kurgu-filmi-780x439.png[/RESIM]The Blackout ismindeki bu Rus bilim kurgu filmiyse, gerçekten beni şaşırtmayı başaran yapımlardan biri... Hemen içimde kalmasın diye söylemek istiyorum; Bu film, Rusya'dan değil de Hollywood'dan çıkan bi film olsaydı, muhtemelen ilk kez şu an burada duyuyor olmazdınız... 2 buçuk saatlik bu ilginç Rus filmi, dünyada birden elektrik, uydu ağı gibi sistemlerin çökmesiyle başlayan süreçte yaşananları konu alıyor. Herkes "Bu bi saldırı mı?", "Neler oluyor?" derken sahaya gönderilen askerlerden de ürkütücü raporlar gelince işler giderek karışıyor.. İçindeki çılgın fikirleri, "Acaba?!.." dedirterek düşündüren bazı replikleri ve yoğun koşturmacasıyla "Kıyamet sonrası temalı filmler" listesine başarıyla girebilecek bi film oldu bu benim için. Üstelik bilim kurgusu ve efektleri de gayet yerli yerinde... Fakat hayati bir uyarı; Filmi Rusça konuşan oyunculara İngilizce dublaj ve üzerine altyazı ile değil, orijinal, kendi dilinde Türkçe altyazı ile izleyin derim.. benden söylemesi. Filme Git ►  5. Awareness[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/352/73/az-bilinen-9-bilim-kurgu-filmi-780x439.png[/RESIM]Amazon Prime imzalı bu bilim kurgu filmiyse düşük IMDb puanı ve kötü oyunculuklarına rağmen bana kendini burada size tavsiye ettirmeyi başardı... Özel gücü sayesinde küçük çaplı dolandırıcılıklar yapan bi baba-oğulu izlediğimiz bu film ilginç bi dünyayı konu alıyor... Sadece bi göz hareketiyle kişilere yanılsama uygulayabilen gencimizin güçleri giderek artınca, bazı kişilerin de dikkatini çekiyor ve bi koşturmaca da böylece başlamış oluyor... Öncelikle dürüstçe söylemek istiyorum ki hikayenin işlenişi, oyunculuklar ve bazı çekim teknikleri ortalamanın 1 tık altında.. fakat şöyle 'özel güç' temalı, biraz X-Men, biraz da Tenet tadı aldığım bu Amazon Prime filmine - bu türü de seviyorsanız - bi şans verin derim. Filme Git ►  6. Salyut-7[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/352/9/az-bilinen-9-bilim-kurgu-filmi-780x439.png[/RESIM]Özellikle 'uzay' temalı filmlere göz atarken pek çok kişinin gözden kaçırdığı, Rus yapımı olunca reklamının da yeteri kadar yapılmadığı bu filmimiz, 1980'li yıllarda yörüngede enerjisi kesilip öylece asılı kalan Rus uzay istasyonunun kurtarılma sürecini konu alıyor... Bildiğiniz gibi UZAY, ABD ve Rusya'nın yani bi zamanlar sovyetlerin en önemli yarış alanlarından biri. Bu yüzden Rusya bu önemli istasyonu orada savunmasız bırakmamak için elinden geleni yapıyor ve film de işte bu operasyonu konu alıyor... Film, kesinlikle beklentimin üzerinde çıkmayı başardı ve başından sonuna kadar beni sürükledi diyebilirim... Bence kesinlikle bi şansı hak ediyor... "Kaan demişti" dersiniz. Filme Git ►  7. In the Shadow of the Moon[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/352/39/az-bilinen-9-bilim-kurgu-filmi-780x439.png[/RESIM]Bu Netflix filmiyse, 9 yılda bir ortaya çıkan bi seri katilin peşine düşen bi polisin yaşadıklarını konu alıyor... "E kaan bilim kurgu diyorduk, polisiyeye mi geçtik?" dediğinizi duyuyor ve devam ediyorum; Filmimizdeki katil öyle farklı yöntemler ile kurbanlarını avlıyor ki, davayı inceleyen dedektifler ne kadar inceleseler de hep elleri boş dönüyorlar. İşte tam da bu sırada devreye giren cevval bi dedektif ise tam anlamıyla yemiyor, içmiyor ve hem bilim kurgu, hem de gizem türündeki bu çözülemeyen olaylara derinlemesine dalıyor. Sürekli merak ettiren kurgusuyla bulmacayı yavaş yavaş çözen filmlerden biri bu... İçindeki o bilim kurgu dozu da gayet yerinde... Gizemi yer yer ağır bassa da farklı bi dünya sunmayı başarıyor bu Netflix filmi, bi şans verin derim. Filme Git ►  8. The Moon[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/352/47/az-bilinen-9-bilim-kurgu-filmi-780x439.png[/RESIM]2023'te çıkan The Moon ismindeki bu Kore filmini aynı isimli 2009'da çıkan ve benim de çok sevdiğim Moon filminle karıştırmayın derim... Filmimiz, Ay'a gitmek için yola çıkan 3 Koreli astronotu ve sonrasında yaşananları konu alıyor... Astronotlarımızdan 1 tanesi, kendini birden çok başka bir hayatta kalma mücadelesinin tam ortasında buluyor ve işte film de bize, başından sonuna kadar bu süreci an be an aktarıyor... Biliyosunuz Kore filmleri her zaman çok fazla dramatik ve karakterlerimiz de çok fazla tepkili oluyor. Bu yüzden bu kısımları es geçip, sadece 'uzay' konusuna odaklanın derim. Hem heycanlı, hem de 'çılgın' fikirlere sahip olayları izliyoruz filmde. Üstelik hem de uzayda... Sağlam da bi dram içeren bi uzay filmi bu... Benden söylemesi. Filme Git ►  9. Ve Vesper...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/352/19/az-bilinen-9-bilim-kurgu-filmi-780x439.png[/RESIM]Vesper ismindeki bu bilim kurguysa, ekosistemin çöktüğü bi dünyada hayatta kalmaya çalışan 13 yaşındaki bi çocuğu konu alıyor. Ufaklığımız hem bu bitmiş dünyanın kalıntıları arasında yaşama tutunmaya, hem de hasta babasını biraz daha hayatta tutmaya çalışıyor... Öncelikle ağır işleyen fakat oluşturulan atmosferiyle beni yakalamayı başaran bi film bu. Görsel açıdan gayet başarılı... Müzikleri de oldukça keyifli. Hikayede eksiklikler yok mu? İllaki var, fakat 'kıyamet sonrası dünya' temalı işleri sevenler için bu film birkaç yeni şey söylemeyi 'bence' başarıyor... Yeni ve farklı cihazlar, ilginç canlılar ve hepsinin ortasında değişmeyen bi dünya düzeni... Günlerce aklınızdan çıkmayacak bi film değil bu. Fakat yıllar sonra olabilecekleri düşündürmesi açısından bence gayet de ortalamanın 1 tık üzerinde bi 'farklı dünya' filmi bu. Karar sizin... Filme Git ►  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
16b
0
1 yıl
Pek Çok Kişi Tarafından Varlığı Bile Bilinmeyen, Alper Çağlar İmzalı Muhteşem Bir Film: Panzehir
Pek Çok Kişi Tarafından Varlığı Bile Bilinmeyen, Alper Çağlar İmzalı Muhteşem Bir Film: Panzehir
Bugün "Keşfettiklerim" köşeme, sizle tanıştırmak için sabırsızlandığım bir film ile geldim. Filmimiz, Börü ve Dağ gibi seri yapımların da yönetmeni olan Alper Çağlar'ın bir filmi. Hadi gelin şimdi sizi o filmle tanıştırayım!  Karşınızda, 10 kişiden 9'unun bilmediği nefis bir film; "Panzehir" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/31/90/pek-cok-kisi-tarafindan-varligi-bile-bilinmeyen-alper-caglar-imzali-muhtesem-bir-film-panzehir-780x439.jpg[/RESIM] "Peki Kaan nedir bu filmin olayı?" dediğinizi duyar gibiyim. Hemen anlatayım... Filmimiz, İstanbul'un yeraltı dünyasında yaşananları konu alıyor. Bir celladımız var. Yani büyük para babalarının kirli işlerini yaptırmak için eğitip, tuttuğu acımasız bir adam. Fakat bu adamımız, gün geliyor diyor ki "Benden bu kadar patron, ben kaçar..." ama işte işler öyle kolay olmuyor. Kodamanımız ki kendisi Cüneyt Arkın, adamımıza bir oyun çevirip onu büyük bir çaresizliğin ortasında bırakıyor. Adamımızın ise bu ortamdan kurtulabilmesi için tek yolu, İstanbul'un herkesçe tanınan dev babalarını bir gecede temizlemek.. Bana "Şimdiye kadar nasıl izlememişim..." dedirten bir film...  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/31/57/pek-cok-kisi-tarafindan-varligi-bile-bilinmeyen-alper-caglar-imzali-muhtesem-bir-film-panzehir-780x439.jpg[/RESIM] Filmin öyle bir atmosferi var ki, izlerken sürekli "Sin City" akla geliyor. Karanlık ve yağmurlu bir İstanbul, gülmeyen suratlar, birilerinin ölmesi için hazırlanan tezgahlar ve çerez gibi sıkılan kurşunlar... Oyuncu kadrosunda ise Emin Boztepe, Cüneyt Arkın, Emir Benderlioğlu, Kaan Urgancıoğlu, Levent Can ve Öykü Gürman gibi isimler var.  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/31/17/pek-cok-kisi-tarafindan-varligi-bile-bilinmeyen-alper-caglar-imzali-muhtesem-bir-film-panzehir-780x439.jpg[/RESIM] Özellikle asıl adamımızı oynayan "Emin Boztepe" büyük bir alkışı hak ediyor! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/31/51/pek-cok-kisi-tarafindan-varligi-bile-bilinmeyen-alper-caglar-imzali-muhtesem-bir-film-panzehir-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/31/64/pek-cok-kisi-tarafindan-varligi-bile-bilinmeyen-alper-caglar-imzali-muhtesem-bir-film-panzehir-780x439.jpg[/RESIM] Eminim siz de bu ismi bir yerlerden duymuşsunuzdur... Evet. Kendisi dünyaca ünlü bir dövüş sporu üstadı. Fakat oyunculuk konusunda da bir o kadar iyi. Hele bu film için tam anlamıyla biçilmiş kaftan. Sert mizacı, iri yapılı görüntüsü, fakat bu görüntünün altında bir yerlerde var olan temiz kalbi... Hepsi Emin Boztepe'ye cuk oturmuş Durun bir sürpriz daha var!  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/31/92/pek-cok-kisi-tarafindan-varligi-bile-bilinmeyen-alper-caglar-imzali-muhtesem-bir-film-panzehir-780x439.jpg[/RESIM] Adamımız, 1 gecede vurdulu kırdılı işlere girişirken bir de yanında aslında orada olmaması gereken bir adam ile yoldaşlık yapıyor. Ve bilin bakalım o isim kim... Ben söyleyeyim. Börü dizi müziğinde de "Yanmış İçinden" şarkısıyla sesini duyduğumuz grup Adamlar'ın vokalisti Tolga Akdoğan... Filmin ilk yarısında "Ben bu adamı bir yerlerden tanıyorum ama..." diye mırıldandım ve sonra bulup şaşırdım. Meğer severek dinlediğimiz bu güzel adamda keyifli de bir oyunculuk varmış... Alper Çağlar sevdiği isimleri farklı projelerde bulundurmayı seviyor. Tıpkı Cem Yılmaz gibi...  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/31/67/pek-cok-kisi-tarafindan-varligi-bile-bilinmeyen-alper-caglar-imzali-muhtesem-bir-film-panzehir-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/31/63/pek-cok-kisi-tarafindan-varligi-bile-bilinmeyen-alper-caglar-imzali-muhtesem-bir-film-panzehir-780x439.jpg[/RESIM] Yani diyeceğim şu ki; Bırakın "Abi bizde neden böyle filmler yok" diye yakınmayı. Var, işte Panzehir buna en iyi örnek. Fakat denemesi bedava. Sorun etrafınızdakilere acaba kaç kişi biliyor... İyi projeleri duyuralım, onlara destek verelim ki devamı da gelsin. Yoksa kalitesiz filmler izlemekten heba olup gideceğiz. Umarım siz de bu filmi izlerken ve izledikten sonra benim tattığım heyecan ve keyfi tadarsınız. Türk sineması çok zayıf diyenlere de bu ve bunun gibi filmleri gösterirsiniz.  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/31/20/pek-cok-kisi-tarafindan-varligi-bile-bilinmeyen-alper-caglar-imzali-muhtesem-bir-film-panzehir-780x439.jpg[/RESIM] ●  Bu arada, tavsiye kısmında bu filmi de size tavsiye ettim. Oraya da şuraya tıklayarak ışınlanabilirsiniz.  ●  Yok "Ben başka film tavsiyesi isterim" derseniz de buraya tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz!  E hadi afiyet olsun!   
17b
0
8 yıl
The Challenge: Bu Film Gerçekten UZAYDA Çekildi!
The Challenge: Bu Film Gerçekten UZAYDA Çekildi!
Uzay yarışı... Bu tabiri yıllar boyunca hepimiz duyduk. Sovyetler Birliği ve ABD arasında başlayan bu yarış ile insanoğlu uzayda ilkleri yaşadı. Her ne kadar artık Rusya ve ABD arasında bir uzay yarışı olmadığı söylense de, bu film yani 2023 yapımı The Challenge filmi, bu yarışın son ve en iyi örneği... Çünkü The Challenge ismindeki bu Rus filmi, uzayda çekilen ilk film oldu. Filme Git ►  Hadi gelin şimdi the challenge filmi konusu, oyuncuları ve detaylarına birlikte göz atalım ve uzayda çekilen ilk film olma özelliği taşıyan The Challenge filmine şöyle bir yakından bakalım... 2023 yapımı The Challenge, diğer adıyla Vyzov filmi neyi konu alıyor, önce ona bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/331/80/the-challenge-bu-film-gercekten-uzayda-cekildi-780x439.png[/RESIM]Film, içinde tüm dünya ülkelerinden kozmonotların bulunabildiği, sürekli dünya yörüngesi etrafından dönen Uluslararası Uzay İstasyonu (UUİ) içinde yaşanan bir kazayı ve sonrasında atılan adımları konu alıyor. Rus kozmonot, akciğerinden yara alınca, durumu giderek kötüleşiyor ve atmosferin yoğun basıncını geçemeyecek halde olduğu için birden 'Ya buradan bir doktoru oraya göndersek?' fikri oluşuyor ve sonrasında da film bu süreçte ilerliyor. Uzayda çekilen ilk film bu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/331/72/the-challenge-bu-film-gercekten-uzayda-cekildi-780x439.png[/RESIM]2023'ün başında, NASA iş birliğiyle uzayda Tom Cruise başrollü bir filmin çekileceği duyurulmuştu. Amerika bu haberi tüm dünyaya pazarlamaya çalışırken Rusya çoktan bu filmin çekimlerine başlamıştı bile... Tom Cruise başrollü yeni projeden başka hiç haber gelmedi, fakat Rusya kolları sıvadı ve bu işten alnının akıyla çıktı. Sonuç olarak da The Challenge filmi artık dünyanın, gerçekten de uzayda çekilen ilk uzun metrajlı filmi oldu! Ekip, filmin çekimi için uzayda 12 gün geçirdi![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/331/19/the-challenge-bu-film-gercekten-uzayda-cekildi-780x439.png[/RESIM]Ekip diyorum ama uzaya giden her 1 gram bir ağrılık bile büyük maaliyetler çıkardığı için başrol oyuncumuz Yulia Peresild ve filmin yönetmeni Klim Shipenko, 5 Ekim 2021'de uzaya gidiyor ve 12 gün sonra, tüm çekimleri yapmış halde tekrar geri dönüyorlar. İşte film de bu görüntülerden oluşuyor. "Kaan onu bunu boşver, senin filmle ilgili yorumun nasıl?" diyorsanız da anlatayım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/331/21/the-challenge-bu-film-gercekten-uzayda-cekildi-780x439.png[/RESIM]Filmin süresi 2 saat 45 dakika... Fakat bu süre beni hiç rahatsız etmedi. Özellikle benim gibi 'uzay' temalı yapımları sevenlerdenseniz, bu filmde göreceğiniz gerçek görüntüler ve alacağınız iyi bilgiler sizi fazlasıyla tatmin edecektir. Gravity, Moon gibi uzayda geçen pek çok film izledik fakat hepsi de görsel efektler ile yaratılmış yapımlardı. Fakat bu Rus filmi, gerçekten de uzaydan görüntüleri bize gösteriyor... Sadece Rus filmi olduğu için bazen o duygu yoğunluğunu tam göremiyoruz ama bence bu film gayet iyi bir uzay filmi. Ben epey başarılı buldum diyebilirim. Tatlı bir detay daha...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/331/86/the-challenge-bu-film-gercekten-uzayda-cekildi-780x439.png[/RESIM]Rusya, Uluslararası Uzay İstasyonu (UUİ) programından 2024 yılında ayrılacaklarını açıklamıştı. Yani artık yörüngedeki bu istasyona Rus kozmonotlar gitmeyecek. Film de bu yılın yani 2023'ün sonunda vizyona girince aslında Rusya, çok anlamlı bir mesaj vermiş oldu. Putin, filmin galasında; "Tüm dünyada, uzayda bizden başka film çekebilen bir ülke daha yok. Bu konuda da birinci olduk" diyerek iğneleyici bir açıklama yaptı. Ki bilindiği gibi insanoğlunun uzaydaki birçok ilki Sovyetler tarafından başarılmıştı... Şimdi programdan da çıkacakları için, konuyu zirvede bıraktılar diyebiliriz.  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
12b
0
2 yıl
İzleyip Beğendiğim 5 YENİ DİZİ ÖNERİSİ!
İzleyip Beğendiğim 5 YENİ DİZİ ÖNERİSİ!
Filmlere nazaran yeni diziler hatta yeni ve 'iyi' diziler keşfetmek daha zor oluyor. Google'da her gün binlerce kez "yeni dizi önerisi" araması yapılırken yine her gün birçok kişi "Dizi önerisi olan var mı?", "Yeni dizi önerisi arıyorum.." diyerek eşini dostunu darlıyor... İşte ben de bu aralar izleyip beğendiğim o 5 yeni ve iyi diziyi sizle de paylaşmak istiyorum. Hadi gelin şimdi yakın zamanda izleyip beğendiğim yeni dizi önerileri içeren küçük ama etkili olan o listeme birlikte göz atalım ve yeni diziler, özellikle yeni ve 'iyi' dizilere şöyle bir bakalım. ● Bu içeriği daha UZUN olarak YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=ilNUMpvNC4s[/VIDEO] 5. Steal ile başlayalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/364/94/izleyip-begendigim-5-yeni-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Amazon Prime imzalı, başrolünde nefis Game of Thrones dizisinden de tanıdığımız Sophie Turner'ın yer aldığı bu dizide, devasa bi emeklilik fonu şirketinde çalışan sıradan birinin içine düştüğü 'suç' dolu olayları izliyoruz... Her zamanki gibi normal bi iş gününde aniden bi çete tarafından baskına uğrayan şirkette yaşananlar sadece o binadakileri değil, binlerce insanın milyarlarca dolarlık emeklilik fonları da etkiliyor.. İşte biz de bu dizi boyunca hem bu suç sürecini, hem de olayın perde arkasında dönen entrikaları şaşırarak ve yer yer de gerilerek izliyoruz.. yakın zamanda çıkan pek çok yeni diziyi izledim ve bu dizi, onların arasından sıyrılarak size tavsiye edeceklerim arasına girmeyi başardı... Şöyle bi ara bi şans verin derim.. 4. Two Graves[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/364/95/izleyip-begendigim-5-yeni-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Şimdi bazılarınız "Kaan ne yaptın ettin yine bi İspanyol işi buldun getirdin.." diyo biliyorum fakat yıllardır olduğu gibi İspanyol sinemasını övmeye ve size izletmeye devam edeceğim :) Bu polisiye dizisi de bunun en yeni örneklerinden biri.. Bu adamlar gerek oyunculuk gerekse dizi ve filmlerindeki kasvetli atmosferleriyle hemen diğer yapımların arasından sıyrılmayı başarıyor... Dizi, sakin bi sahil kasabasıda 2 genç kızın ortadan kaybolmasıyla sarsılan acılı bi büyükanneyi ve bu olayın ardındaki gerçeğin ortaya çıkış ya da bi türlü çıkamayış sürecini konu alıyor.. Dediğim gibi müzikler, atmosfer, yine tam bir İspanyol işi bu. Sağda solda reklamının pek yapılmadığı bu diziye bi hafta sonu göz atın derim.. 3.The Art of Sarah...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/364/35/izleyip-begendigim-5-yeni-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Ve listemin 3. sırasında, yakın zamanda çıkan Kore imzalı bi Netflix dizisi bizi karşılıyor.. 9 bölümlük bu dizi, Sarah ismindeki gizemli bi iş kadınının hayatına odaklanıyor. Bir çanta markasını zirveye taşıyıp çok elit çevrelerin dikkatini çekmeyi başaran kadınımızı izlediğimiz bu dizide aslında bu başrolümüzün içine düştüğü bi cinayet konusunu inceleyen bi adama da odaklanıyoruz... Bizdeki dizi sektörü hala mafyatik, töre temelli şiddet yanlısı işlerle yerinde saya dursun Kore bu tür psikolojik gerilim yapımlarıyla tüm dünyayı adeta peşinden sürüklemeyi başarıyor.. Entrikalar, giderek artan merak duygusu ve cool havasıyla izleyiciyi yakalamayı başaran başrolüyle bence bu dizi izlenir.. Netflix'e her ay verdiğiniz paraya da değecek bi iş bu... izledikten sonra "kaan demişti, iyi işmiş.." diyeceğinizi de şimdiden tahmin eder gibiyim :) 2. A Knight of the Seven Kingdoms[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/364/45/izleyip-begendigim-5-yeni-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Ve listemin ilk sırasına gelirken bizi "A Knight of the Seven Kingdoms" ismindeki yüksek bütçeli yeni bi HBO dizisi karşılıyor.. Tadı resmen damağımda kalan bu dizi, Game of Thrones'ta yaşanan tüm o olaylardan 1 asır önce yaşananları işliyor.. Açıkçası Game of Thrones dünyasını çok sevenlerden biri olarak toplamda nerdeyse 3 buçuk saat kadar süren bu nefis dizi bende çok güzel bi tat bıraktı... Başrolümüz sir duncan the tall ve yaveri EGG, bence çok eğlenceli bi ikili ki bence bu uyum da diziyi izleten etkenlerden biri.. Ben bu diziyi çok keyifli ve o kasvetli, ıslak nemli havasıyla bi o kadar da etkileyici buldum diyebilirim... Tanıtımı için Türkiye de dahil olmak üzere pek çok farklı ülkede büyük bütçeli reklamlar yapıldı. Buna rağmen duymuş fakat bi türlü başlayamamışsanız eğer, bence artık bu yeni diziyi de bi oturuşta izleyin derim.. 1. Radioactive Emergency[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/364/6/izleyip-begendigim-5-yeni-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Ve işte geldik bu aralar izlediğim yeni diziler arasından en beğendiğim yapıma... Radyoaktif Acil Durum ismindeki bu yeni Netflix dizisi inanılmaz, bakın gerçekten inanılmaz bi olaylar zincirini işliyor.. Dizimiz, 1980'li yıllarda Brezilya'da yaşanan ve geçen yüzyılın en trajik olaylarından biri olarak tarihe geçen korkunç bi durumu işliyor... Terk edilen bi hastanenin radyolaji kısmındaki yüksek radyoaktif sezyum içeren bi aparatı ortaya çıkaran 2 hurdacı bu maddeyi satıp elden ele dolaşmasına neden olarak toplamda 249 kişinin radyasyona maruz kalmasına sebep oluyor.. Bitirir bitirmez hemen şu Instagram hesabımızda da "izleyin" diyerek paylaştığım bu yeni dizi, bilim insanlarının ve doktorların hayatımızda ne kadar kritik bi noktada olduklarını da çarpıcı bi şekilde gösteriyor.. ayrıca cehalet ve fazla merak duygusunun da sonuçlarını gayet iyi bi şekilde aktarıyor. Açıkcası ben bu diziyi fazlasıyla başarılı buldum. Hem hikaye tarafı etkileyici bi şekilde anlatılmış hem de gayet iyi oyunculuk ve sahnelerle olay seyir keyfi yüksek bi şekilde, gerilimini de yitirmeden ortaya çıkarılmış... İzledikten sonra neden bu diziyi bu listemin ilk sırasına koyduğumu da fark edeceğinize eminim... [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
9.0b
1
3 ay

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.