Game of Thrones 8. Sezon 3. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme

29 Nisan 2019
16b
0 Yorum
Game of Thrones 8. Sezon 3. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme

Öncelikle birazdan burada görüp okuyacağınız her şey SPOİLER içermektedir. Yani zaten siz de bölümü izledikten sonra buraya gelmişsinizdir diye düşünüyorum. Eğer 8. Sezon 3. bölümü izlemeden yolunuz bir şekilde buraya düştüyse de sizden ricam, bir şeylerin tadının kaçmaması için lütfen önce gidip bölümü şöyle bir yalayıp yutun, sonra hemen koşar adımlarla buraya gelin ve göz atın. 

Hadi şimdi tüm uyarılar yapıldıysa son zamanlarda izlediğim en iyi şey olan Game of Thrones 8. sezon 3. bölüm'de neler oldu, hangi sahneler nefesimizi kesti, kim nerede hangi hareketi ile gönlümüzü kazandı, bunlara birlikte bakalım.

(Bu arada, bölümü çok beğendim, fakat eleştirilmesi, söylenmesi gereken yerler elbet var. İşte bu incelemede, beğendiğim kısımlardan çok, eleştirmek istediğim kısımlara değineceğim)

Şimdi; Savaş için tüm hazırlıklar yapılıyor. Khaleesi ve Jon, ejderha üzerinden savaş alanını ejder bakışı izlerken, Arya ve Sansa da sur üzerinden olup biteni kuş bakışı izliyor.

Game of Thrones 8. Sezon 3. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme
Fakat savaşın ilk hamlesi karşıdan değil, bizim taraftan geliyor. At üzerindeki Dothraki'ler başlıyorlar dört nala koşmaya ama neden? Muhtemelen bu soruyu siz de kendinize sordunuz. Binlerce Dothraki neden karanlığın içine doğru koşuyor? Buna, alışkanlık deyip geçmek istiyorum. Yani aklıma başka bir şey gelmiyor... Düşmanın üzerine dört nala koşmak vahşi Dothraki alışkanlığı olsa gerek... Ve sonuç; Hepsi de telef olup gidiyor. Neden yani neden? Karşı tarafın güçlü olduğu günde bin kez söylenen bir durumken neden böyle bir hamle yapılıyor? 

Okçular nerede?

Game of Thrones 8. Sezon 3. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme
Tamam mancınık sistemi, lekesizler falan tamam ama Lord of the Rings hayranlığımızdan olsa gerek, şahsen ben büyük bir okçu taburu bekledim. Hatta ilerleyen sahnelerde binlerce ölü öylece durdu... "Saplasana abi?" diye iç geçirdim sürekli... Surlara dayandıklarında da bir kızgın yağ fena olmazdı.

Ejderhalar çok az kullanıldı diye düşünüyorum... Ejderhalı bir şeyler izlemek istiyoruz yahu bunu anlayın artık neyse maaliyeti toplayalım aramızda... 

Game of Thrones 8. Sezon 3. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme
Fakat özellikle ay ışığı altında, bulutların içinde karşı karşıya geldikleri an muhteşemdi. Sanki yıllardır beklediğim ve görmek istediğim sahne oymuş gibi geldi. Fakat tam da orada o ay ışığı altında uzak çekim ile kapışsalar, biri mavi buz biri turuncu ateş püskürtseydi nefis olmaz mıydı? 

Bu arada Melisandre'nin aniden karanlıklar içinden at üzerinde çıkıp gelmesi ve gücüyle askerlere + bonus vermesi şahane değil miydi be?

Game of Thrones 8. Sezon 3. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme
Yüzüklerin Efendisi'nde Elf'ler yardıma geldiğinde nasıl sevinip heyecanlandıysam, Melisandre'nin gelişinde de tam olarak onu hissettim. Şahaneydi... Fakat yıllardır izlediğimiz Melisandre, huzur içinde ölebilmek için böyle bir yardımda bulundu ve son sahnelere doğru da huzur içinde ölüp gitti... Arya'ya "Mavi Gözleri de öldüreceksin" demesi de şahane bir replik oldu... 

Bu arada Jon'un bir kurdu vardı savaş meydanında ona ne oldu? Ya ben gözden kaçırdım ya da kurdumuz o hengamede kaybolup gitti...

Game of Thrones 8. Sezon 3. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme

Ejderinden düşen "Khaleesi" olayı güzeldi... "Ne olacak?" dedirtti 

Game of Thrones 8. Sezon 3. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme
Düştükten sonra ejderhasının onu kurtarıp kaldıracağını ve daha güçlü bir şekilde savaşacaklarını falan düşündüm fakat işler pek öyle olmadı... Baya ejderhaların annesi kraliçemiz savaş meydanının ortasında yaşam mücadelesi verdi...

Jon savaş meydanında Night King ile kafa kafaya geldi ve o da ne?

Game of Thrones 8. Sezon 3. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme
Kralımız tek el hareketi ile yerdeki ölüleri diriltti ve yüzlercesini Jon'un üzerine saldı... Tabi tüm ölüler dirildiği için düşman sayısı 4'e, 5'e katlanmış oldu... İşte ben tam da orada kendimi onların yerine koyup düşündüm. Yani 2 saattir deliler gibi savaşıyorsunuz, tam biraz etraf duruldu derken yerdeki ölülerin tekrar canlandığını görüyorsunuz... Ne hissedersiniz? Ben anasını satayım böyle işin deyip dizlerimin üzerine çöküp semaya doğru bakar ve son duamı ederdim yalan yok.

Tyrion ile Sansa'nın mahzende hafiften geçmişe gidip, bazı şeyler ile yüzleşmeleri de güzeldi

Game of Thrones 8. Sezon 3. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme
Her ne kadar sonunda korkudan oldukları yere bıraksalar da, kıyamet koparken ikisinin birbirine "Tüm manitalarım içinde en iyisi sendin" demeleri falan güzel olaydı. Bizi o yukarıdaki kaostan, gürültüden birkaç saniye kopardı... 

Şimdi gelelim ölümlere...

Game of Thrones 8. Sezon 3. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme
Yahu yıllarca ortamlarda "Abi Game of Thrones bu başrol dediklerimiz bile ölüyor adamlara helal olsun" deyip durduk fakat sezonlarca beklediğimiz savaş oldu ve kemik kadrodan kimseler ölmedi? Hadi Sansa'yı öldürmediniz, Kuzey'i ona bırakacaksınız anladık da en azından Sam falan ölseydi be... Azıcık üzülseydik birilerine di mi... Peh! 

Gelelim gözleri kapatınca başka diyarlara giden kardeşimiz Bran'e...

Game of Thrones 8. Sezon 3. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme
Savaş alanında gözleri kapatıp karga olarak bir yerlerde dolandı durdu ama neden? Niye? Bunun cevabını bir türlü alamadık. Tamam ileride kesin vereceksiniz ama o neydi? Sadece savaşı karga gözünden bize göstermek mi istediniz? Bunun böyle olmadığına inanmak istiyorum... 

GÜNCELLEME: Aranızdan bir kişi (Erdal Demir) bana ulaşıp Bran'in gözleri kapatıp neden savaş meydanında karga olarak gezdiğini şöyle açıkladı; Meğer Bran, Night King kendisine gelsin diye böyle bir şey yapmış. Night King, Bran'in nerede olduğunu sadece Bran kendi bedeninden ayrılınca bilebiliyormuş. Yani Bran, büyük düşmanı bilerek ve isteyerek kendine çekmiş. 

Veeee karşınızda Game of Thrones 8. sezon 3. bölümü izleyen herkesin favorisi; "Arya!"...

Game of Thrones 8. Sezon 3. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme
Arya bu bölümde, şimdiye kadar öğrendiği her şeyi sergiledi. Hem savaş meydanında yaptıklarıyla, hem de kedi gibi sinsice süzülüp Night King'e hançeri saplamasıyla hepimizin gönlünü kazandı...

Arya, Night King'e tam anlamıyla bir suikast düzenliyor!

Game of Thrones 8. Sezon 3. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme
Zaten bunun eğitimini aldığını önceki bölümlerde izlemiştik. Düşmanının yanından öyle sessiz geçiyordu ki, düşman sadece küçük bir rüzgar hissediyordu. İşte bu bölümde de bunu uyguladı ve Night King'e sessiz ve nokta atışı bir şekilde saldırdı. Hançeri soktu ve işi bitirdi. Ve ejderha da olmak üzere mavi gözlü tüm ölüler sonsuza kadar öldü. 

Ejderha ateşinin içinden gülümseyerek çıkan Night King, bir hançer ile tuzla buz oldu...

Game of Thrones 8. Sezon 3. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme
Hem de hiç konuşmadan. Tam Bran'e bir şeyler söyleyecek, bazı şeyleri açıklayacak ve biz de bir şeyler anlayacağız diyorduk ki Arya nefis bir saldırı yaptı ve kralı yere serdi. Açıkçası sahne nefisti fakat Night King gibi kudretli bir karakterin ölümü bu şekilde mi olmalıydı? Orası biraz muamma... 

Dizinin en büyük savaşı 3. bölümde yaşandı ve bitti. Peki sonra ne olacak?

Game of Thrones 8. Sezon 3. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme
5 Mayıs'ta izlenebilecek 4. bölümde neler olacak? Ya da sonrasında? Açıkçası bu koca savaşın bir bölümde işlenmesi, bundan sonraki 3 bölümde taht kavgası izleyeceğiz anlamına geliyor. Bu birçok kişiyi mutlu etmese de beni içten içe keyiflendiriyor. Çünkü o kasvetli kış atmosferinden uzaklaşıp keyifli birkaç savaş izleyeceğiz..

Bence;

Game of Thrones 8. sezon 3. bölümün en güzel anı: Şüphesiz Arya'nın Night King'e hançeri saplaması ve çok uzakta savaşan Dothraki'lerin alevli kılıçlarının ışıklarının birer birer sönmesiydi.

Game of Thrones 8. sezon 3. bölümün en gerilimli anı: Savaş başlamadan önce yaşanan o birkaç dakikalık sessizlik bence bu savaşın en gerilimli anıydı.

Game of Thrones 8. sezon 3. bölümün keşkeleri: John keşke iştahımızı kabartan daha kahramanca sahnelerde bulunsaydı. Ejderhalar daha fazla kullanılsaydı. Bran, ileriye dönük birkaç ipucu verseydi. Tyrion hep olduğu gibi birkaç zeki hamle yaparak savaşa dahil olsaydı...

Her şeye rağmen nefesimin kesilerek izlediğim, şahane bir bölümdü. Neredeyse 1 buçuk saat süren bu bölümün, Game of Thrones'un yıllarca akıldan çıkmamasını sağlayacak en iyi 3 bölüm arasında olduğunu düşünüyorum. Ve öngörülerim dizinin Bran'e odaklanması yönünde... Yani Bran, tamamen her şeyin gidişini değiştirecek. Müneccim olmaya gerek yok Bran çok büyük adam, yazın bir yere... 

Bu arada "Kaan iyi güzel Game of Thrones 8. sezon 3. bölümü yalayıp yuttuk, 4. bölüme kadar neler izlesek?" diyenleriniz hemen aşağıdaki butona tıklayarak moduna göre film önerisi bulabilir!

Game of Thrones 8. Sezon 3. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme

Moduna Göre Film Tavsiyesi Seç! ►

 

Game of Thrones 8. Sezon 3. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
game of thrones 8. sezon 3. bölüm konusugame of thrones 8. sezon 3. bölümgame of thrones 8. sezon 3. bölüm izlegame of thrones 8. sezon 3. bölüm detaylargame of thrones 8. sezon 3. bölüm incelemegame of thrones 8. sezongame of thrones bölümleriyabancı dizigame of thrones inceleme
EN AKTİF ÜYELER
Yeni Netflix Dizisi "Barbarians" İzlenir mi? Konusu | İnceleme
Yeni Netflix Dizisi "Barbarians" İzlenir mi? Konusu | İnceleme
Size tam 1 hafta önce şu Netflix dizisini tavsiye etmiştim. Bu kadar kısa sürede yeni bir Netflix dizi önerisi ile karşınıza gelmem diyordum ki yayınlanmasını iple çektiğim Barbarians dizisi bu orucumu bozmama yetti. Diziyi az önce bitirdim ve hemen gelip burada kısaca size de tavsiye etmek istedim... Fakat "Barbarians izle" gibi bir arama sonucu buradaysanız gitmeniz gereken yer tabi ki de Netflix olmalı. Fakat "Barbarians konusu" veya "Barbarians dizisi izlenir mi?" gibi sorularınız varsa kesinlikle doğru yerdesiniz. Nefis Dizi Tavsiyeleri İçin Tıkla! ►  Hadi gelin şimdi son bölümünü de az önce izlediğim Barbarians dizisinin konusu neymiş, oyuncular, sahneler nasılmış, işin özü izlenir miymiş? size çok da lafı uzatmadan bundan bahsedeyim... Hadi! "Kaan nasıl bu Barbarians dizisi? İzlenir mi?" sorunuza geçmeden önce size kısaca dizinin genel konusundan bahsetmek istiyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/220/84/yeni-netflix-dizisi-barbarians-izlenir-mi-konusu-inceleme-780x439.png[/RESIM]Netflix imzalı Barbarians dizisinin konusu, MS 9. yüzyılda yaşanan ve tarihte "Teutoburg Ormanı Savaşı" olarak geçen bir savaşın öncesini ve savaşın kendisini kapsıyor. Dizi, olayların savaşa gidiş sürecini ve bu ortamda belli bir yaşa kadar birlikte doğup büyümüş olan 3 kişiyi konu alıyor. Dizi bolca kılıç kalkan, Roma imparatorluğu askeri ve küçük çaplı da olsa bir takım taht oyunları içeriyor. Peki Barbarians dizisi olmuş mu? İzlenir mi?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/220/50/yeni-netflix-dizisi-barbarians-izlenir-mi-konusu-inceleme-780x439.png[/RESIM]Eğer uçmalı kaçmalı fantastik bir şeyler değil de, ayakları daha yere basan, tarihi bir konuyu işleyen bir diziye başlamak isterseniz, bence kesinlikle tercihleriniz arasında bu dizi de olmalı. Yani benim nezdimde bu dizi olmuş. Size bunu çekinmeden söyleyebilirim... Dizi bir savaş dizisi olduğu için bolca kanlı sahne de mevcut ve bu sahneler gerçekten beklediğimden daha kaliteliydi diyebilirim. Dönemin kıyafetleri, yapılan makyajlar, saç tarzları, mekanlar hepsi iyi çalışılmış, sadece izleyene "O dönemde bu dişler nasıl bu kadar beyaz kalıyor ya?" dedirten 'beyaz diş' sorunu haricinde gözüme batan büyük bir sorun yoktu. 6 bölümü de 1 günde bitirin![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/220/34/yeni-netflix-dizisi-barbarians-izlenir-mi-konusu-inceleme-780x439.png[/RESIM]Dizi şöyle bir hafta sonu Netflix'in karşısına kurulup 1 günde bitirilecek yapımlardan biri. Karakterlerin derinlikleri var, bu da sizi sürüklüyor. Hafif "Vikings" tadı da alabilirsiniz. Bence şöyle gerçek bir şeyler izlemek isterseniz bu dizi aradığınız şey olabilir.  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
28b
1
5 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
19b
0
8 yıl
Hayırlı Olsun! Artık Marvel ve DC Gibi Türk Süper Kahramanların da Sinematik Bir Evreni Var: "T World"
Hayırlı Olsun! Artık Marvel ve DC Gibi Türk Süper Kahramanların da Sinematik Bir Evreni Var: "T World"
"Marvel" isminde bir çizgi roman evreni kendi dünyasında kahramanlar yarattı, sinemaya evrildi ve yaptığı seri filmler sayesinde dünya üzerinde gişede en çok hasılata sahip olan filmlere imza attı. "DC" evreni de aynı şekilde bir imaj çizdi ve milyon dolarlar kazandı. İşte biz Türk sinema izleyicileri de "Bizden neden böyle bir şeyler çıkmıyor ya?" diye yakınıp durduk. Fakat artık Türk süper kahramanların boy göstereceği bir evren de olacak, ismi de "T World"... Gelin detaylara bakalım. T World adlı sinematik evren Türk süper kahramanların hikayelerini konu alacak[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/143/59/hayirli-olsun-artik-marvel-ve-dc-gibi-turk-super-kahramanlarinin-da-sinematik-bir-evreni-var-t-world-780x439.jpg[/RESIM]Tam adı T World Entertainment and Productions olan Türk bir yapım şirketi, Türk süper kahramanlar için bir sinema evreni oluşturduklarını açıkladı. Bu evren "T World" evreni olacak ve bu evrende Türk süper kahramanlarının hikayeleri dizi ve filmler ile tüm dünyaya anlatılacak. Dünyaya Amerika'dan sonra en büyük dizi ihraç eden ikinci ülke Türkiye![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/143/40/hayirli-olsun-artik-marvel-ve-dc-gibi-turk-super-kahramanlarinin-da-sinematik-bir-evreni-var-t-world-780x439.png[/RESIM]Ülkemiz, dünyaya kendi dizilerini ihraç ederek büyük para kazanan 2. ülke. İlk sırada ise Amerika yer alıyor. E hal böyle olunca da bir Türk süper kahraman evreni yaratmak kaçınılmazdı ve bunu da içimizden bir şirket sonunda yapmayı başardı. T World evreninde ilk olarak 3 dizi çekileceği de duyurulanlar arasında. T World evreninin ilk dizisi olan "Altay" ismindeki diziyi ünlü Lost dizisinin yönetmeni "Bobby Roth" yönetecek![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/143/20/hayirli-olsun-artik-marvel-ve-dc-gibi-turk-super-kahramanlarinin-da-sinematik-bir-evreni-var-t-world-780x439.jpg[/RESIM]T World evreni, ilk Türk süper kahraman dizisi "Altay" ile şimdiden gümbür gümbür geliyor çünkü dizinin ilk bölümünün yönetmen koltuğunda, daha önce Lost, Prison Break ve daha birçok popüler dizinin de yönetmen koltuğunda oturan "Bobby Roth" oturacak.  Bu evrende çekilen film ve diziler Netflix, Amazon ve diğer dijital platformlar sayesinde tüm dünyaya ulaşacak. Ülkemiz, çok zengin bir kültür deryasının içinde yüzüyor. Eğer T World evreni başarılı bir ol izler ve çok iyi bir şekilde bu zengin kültür sinemaya aktarılabilirse, tüm dünyada ses getiren bir sinema evrenine ev sahipliği yapıyor olabiliriz. ● Bunlar kesmedi mi? O zaman aşağıdaki butona tıklayabilir ve "Beynimi Yaksın" kategorimize gidip benzer konulu daha fazla film tavsiyesi bulabilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
15b
0
6 yıl
Christopher Nolan'ın 'Noluyo Lan?' Dedirten Beyin Yakan Filmi; "Tenet" | İnceleme
Christopher Nolan'ın 'Noluyo Lan?' Dedirten Beyin Yakan Filmi; "Tenet" | İnceleme
Uzun zamandır Beynimi Yaksın kategorime bir film ekleyememenin üzüntüsü içindeydim. Fakat Nolan imzalı "Tenet", bu sorunumu çözdü ve beyin yakan filmler listelerimde şimdiden yerini almayı başardı. Her yerde "Tenet filmi konusunu anlayan var mı?" şeklinde sorular görüp, "Tenet filmi inceleme" başlığı adı altında aşırı karışık, yazanın bile anlamadan yazdığı analizler görünce kolları sıvadım ve size kısa ve öz cümleler ile Tenet filmi incelemesi hazırlamak istedim.  Beyin Yakan Film Tavsiyeleri! ► Hadi gelin şimdi son zamanların en karışık, en kafa yoran, en beyin yakan filmi Tenet'in konusuna, anlatmak istediğine bir bakalım ve kafanızda bazı taşların yerine oturmasını sağlayalım... Hadi!  Öncelikle Tenet filminin konusuna şöyle bir bakalım[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/10/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.png[/RESIM]Filmin karışık konusunu en basite indirgersek ortaya; Dünyayı büyük bir tehlikeden kurtarmaya çalışan bir organizasyon ve bir kahraman çıkıyor. Casusumuz kendisine yardım edenlerle de birlikte kötü adamı durdurmaya ve dünyayı kurtarmaya çalışıyor. Tabi olay bu kadar basit ilerlemiyor ve zamanın hem ileriye hem de geriye akması gibi birçok beyin yakan detay da olaya dahil oluyor.  Bundan sonrası SPOİLER, izledikten sonra kafanızdaki soru işaretlerini biraz olsun gidermek için buraya uğrayın...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/68/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.png[/RESIM] Kemerlerinizi bağlayın, Christopher Nolan'ın dünyasına doğru yola çıkıyoruz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/71/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.png[/RESIM]Nolan bu filmin temel aldığı "ters yöne akan zaman" fikrini 20 yıldır düşünüyormuş. Bunu Tenet'in senaryosuna dönüştürmesi de 4-5 yılını almış. E hal böyle olunca, ortaya da bu içinden çıkılamayacak gibi görünen, beyin yakan film çıkıyor.  Her şey insanoğlunun dünyayı tüketmesiyle başlıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/8/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.png[/RESIM]Gelecekteki insanlar, bitip tükenmek üzere olan dünyayı kurtarmak için hiçbir şey yapamayınca (Interstellar filmindeki dünyayı kurtaramayınca uzayda yeni arayışlara girmek gibi düşünebilirsiniz) zamanı geri almayı keşfetmişler. Dikkat edin zamanda geriye gitmek değil, zamanı geriye almak diyorum. Yani zamanı geriye alarak, dünyayı hiç kirlenmemiş, tüketilmemiş, el değmemiş haline getirmek istiyorlar. Bunu da zamanı geriye alarak gittikleri yerlere "evriltilmiş" denen, ters yöne hareket eden şeyleri bırakıyorlar ki onlarla karşılaşan kişiler bunların gelecekten geldiğini düşünüp mümkün olduğunu anlayabilsin. Filmimizin kahramanı laboratuvarda evriltilmiş kurşun ile ilk tanıştığında bilim kadınının ona "Bunları kimin yaptığını bilmiyoruz, bize gelecekten gönderiliyor" dediğini hatırlayın.  Peki kötü adamımız Sator bu olayın neresinde?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/73/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.jpg[/RESIM]Yukarıda bahsettiğim ve sonu gelen dünyada yaşamaya çalışan gelecekteki kişiler gönderdikleri mesajla zaman makinesi yaratılması görevini Sator'a veriyorlar. Filmde Sator'un Plütonyum ararken bulduğu mesajı hatırlayın. Yani aslında o günkü nesil de hayatta kalmaya çalışıyor, zamanı geriye almaya çalışan gelecek nesil de. İşte filmde de tam olarak bunu konu alan bir diyalog geçiyor. İsmi söylenmeyen başrolümüz "Herkes kendi nesli için mücade verir" diyor, Sator da cevap olarak şunu söylüyor; "Onlar da tam olarak bunu yapıyor..." yani buradan da anlayacağınız gibi aslında filmde kötü bir taraf yok. Herkes kendi dünyasını kurtarma peşinde fakat Sator, gelecektekilerin adamı konumundan dünyanın sonunu getiren hem de kafasına göre istediği zaman getirebilen bir adama dönüşünce kötü taraf ortaya çıkmış oluyor.  Geçmişe gidip dedenizi öldürseniz anne-babanız ve dolayısıyla siz de hiç doğmamış olursunuz, peki o zaman dedenizi kim öldürdü?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/67/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.png[/RESIM]İşte film "Büyükbaba Paradoksu" olarak bilinen bu meşhur paradoksa da değiniyor. Aslında tüm film bu mantığın üzerine kurulu bile diyebiliriz. Hatta filmde bu paradoks sonrasında gelecektekilerin dünyayı kurtarma planı için "E bizi yok ederlerse onlar da yok olmaz mı?" diye soruluyor, Neil karakteri ise "Yok o işler pek öyle değil" gibi bir cevap veriyor.  Gelelim benim düşüncelerime...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/35/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.jpg[/RESIM]Aslında hep düşündüğüm bir konuydu bu; Her insanın 3 farklı boyutu olabilir mi? Biri geçmişteki ben, diğeri şu an bunları size yazan ben ve gelecekteki ben... İşte bu filmde biraz olsun bu müthiş ve bir o kadar da uçuk fikri somut bir şekilde görme fırsatı buldum.  • Filmin en başında opera binasında Neil'ın, başrolümüzü kurtarma olayı güzeldi. Tabi çantasından sarkan kırmızı ip sayesinde bunu çok sonra anlasak da, meğer daha ilk 5 dakikada filmin çok sonralarına şahit olmuşuz. Bu gerçekten müthişti.  • Sator'un eşi Kat, "Tekneden suya atlayan bir kadın gördüm, özgürlüğünü kıskandım" diyordu fakat filmin 2. yarısında o kadının kendisi olduğunu öğrendik. Bu da çok beyin açıcı bir ayrıntıydı.  • Neil, adamımızın görev başında alkol almadığını bilerek ona diyet kola söylüyordu, çünkü Neil gelecekten geriye doğru geliyor, başrolümüz ise ileriye gidiyordu. Yani Neil, adamımızla yıllardır tanışıyordu hatta bir yerde de başrolümüze "Beni sen işe aldın" diyor. Bu da her şeyi açıklıyor.  • Son saldırı sahnesinde helikopterlerin geriye gidip, takımlardan birinin geriye diğerinin ise ileriye hareket etmesi müthiş, binanın patlama sahnesi ise olağanüstüydü diyebilirim. O sahneyi izledikten sonra işte sinema böyle olmalı diye iç geçirdiğimi bile söyleyebilirim...  • Anında geriye ışınlanmak ve laps! diye her şeyi sıfırlamaktansa yavaş yavaş geriye sarma fikri acayip hoşuma gitti. Bu çılgın fikri, silaha geri giren kurşunları, teybin geriye sarılması gibi terse dönen detayları nasıl daha önce böylesine net izlememişiz ki? Her şeyi geçseniz bile sadece bu çılgın fikri için bu film defalarca izlenir.  • En çılgın fikrimi en sona bıraktım; Sator, gelecekteki başrolümüz için çalışıyor olabilir. Adamımız ileriye gidiyor neticede, henüz ileride neler olduğunu, olacağını bilmiyor Neil gibi. Hatta filmin tam ortalarında Sator başrolümüzü kendisini izlerken yakalatıyor ve başrolümüze Tenet ekibinin kendi aralarında dostu düşmanı ayırmak için kullandığı "Alacakaranlık bir dünyada yaşıyoruz" cümlesini söylüyor, onu zarflıyor fakat adamımız "O da ne? (Şair) Whitman'dan bir dize mi?" diye cevap veriyor. Aslında burada o cümleye cevaben "Gün batarken dostun yoktur" demesi gerekiyordu... Yani benimki nacizane bir fikir tabi.  Bu arada filmin ismi, hatta Sator ve Opera kelimeleri bile öylesine seçilmiş şeyler değil![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/11/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.jpg[/RESIM]Gördüğünüz bu şey Latin Palindromu veya Sator Kareleri olarak geçiyor. Özelliği ise hem sağdan sola, hem soldan sağa, hem yukarıdan aşağıya, hem de aşağıdan yukarıya okunabiliyor olması. Hepsinde aynı kelimeler çıkıyor. İşte çılgın adamımız Nolan da filmin konusuyla da uyumlu olduğu için filmin adını ve içindeki konu ile isimleri böyle yerlerden ilham alarak kullanmış, bunu da görün istedim.   SONUÇ: Bence film gerçekten ince elenip sık dokulmuş başarılı bir yapım. Nolan zaten hem filmden önce, hem de filmde bolca "Çok takılma, hisset" gibi şeyler söylüyor izleyiciye. Karakterlerin arka planlarına bakma diyor yani, kim kimdir, duyguları var mıdır, aşık olur mu, nereden geldi nereye gidiyor oralara pek takılma, büyük resmi gör... Şaka bir yana film gerçekten 2-3 kez izlemeyi hak ediyor. Bazı filmler gerçekten hazmedilmesi için hakkında bir şeyler okunması gereken filmler oluyor ve bence bu film de onlardan biri... Umarım buraya kadar okumuş ve kafanızdaki bazı soru işaretlerini kaldırmışsınızdır.  - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
30b
2
5 yıl
Benzerlikleri Sayesinde "The Witcher" Dizisinde Hiç Sırıtmayacak 6 Türk Oyuncu
Benzerlikleri Sayesinde "The Witcher" Dizisinde Hiç Sırıtmayacak 6 Türk Oyuncu
The Witcher dizisi son günlerin en çok konuşulan yapımı olmayı başardı. Hatta ben de dün burada sizlere, 1 günde yalayıp yuttuğum bu dizinin iyi ve kötü bulduğum yanlarını anlattığım şu inceleme yazısını hazırladım. Sonra birden fark ettim ki aslında The Witcher oyuncuları arasındaki bazı karakterleri gözüm gerçekten bir yerlerden ısırıyor. Hatta bazıları gerçekten bizim Türk oyunculara benziyorlar... Daha önce de bunu La Casa de Papel dizisi için yaşamış ve şu içeriği hazırlamış ve çok da güzel tepkiler almıştım.  Bugün de sizlere, The Witcher oyuncuları Türk olsaydı kimler olurdu? sorusunun cevaplarını kendimce vermeye çalışacağım. Sizi bilmem ama birazdan göreceğiniz The Witcher Türk versiyonundaki oyuncular gerçekten ana kadrodaki oyuncular ile benzerlik taşıyor... Hadi o zaman gelin o isimler kimlermiş birlikte bakalım!  1. Öncelikle dizimizin başrolü "Witcher", yani "Rivialı Geralt" hangi Türk oyuncumuza benziyor bakalım[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/149/6/benzerlikleri-sayesinde-the-witcher-dizisinde-hic-siritmayacak-6-turk-oyuncu-780x439.png[/RESIM] Bence "İbrahim Çelikkol"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/149/11/benzerlikleri-sayesinde-the-witcher-dizisinde-hic-siritmayacak-6-turk-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM]Evet, 8 bölümlük 1. sezonu tamamen "Ulan bu birine benziyor ama du bakalım..." şeklinde izledim ve sonunda İbrahim Çelikkol'a benzediğini keşfettim. Çelikkol'a ekle bir uzun beyaz saç, al sana İzmitli İbrahim. Tabi canım neymiş o Rivialı Geralt falan...  2. Büyücümüz Yennefer rolünde ise "Büşra Pekin"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/149/63/benzerlikleri-sayesinde-the-witcher-dizisinde-hic-siritmayacak-6-turk-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM]Ezik, özgüvensiz halinden güçlü, alfa bir büyücüye dönüşen Yennefer, bence Büşra Pekin'in şu fotoğraftaki haline benziyor. Büşra hadi kaptın rolü! 3. Ciri rolünde ise "Miray Daner"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/149/88/benzerlikleri-sayesinde-the-witcher-dizisinde-hic-siritmayacak-6-turk-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM][RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/149/76/benzerlikleri-sayesinde-the-witcher-dizisinde-hic-siritmayacak-6-turk-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM]Bence bu ikili fiziki olarak benzemekle kalmıyor ve karakter olarak da benziyorlar. O çığırmalar, kanadı kırık rolü oynamalar hep aynı. 4. Kraliçe Calanthe rolünü ise "Hasibe Eren" sırtlayabilir[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/149/31/benzerlikleri-sayesinde-the-witcher-dizisinde-hic-siritmayacak-6-turk-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM][RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/149/15/benzerlikleri-sayesinde-the-witcher-dizisinde-hic-siritmayacak-6-turk-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM]Kraliçeyi daha ilk gördüğüm anda "Aa Avrupa Yakası Makbule" diye söylendim. Bu benzetmeyi de buraya eklemek istedim. 5. Fareçuval ise tam "Ozan Güven" değil mi ama?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/149/33/benzerlikleri-sayesinde-the-witcher-dizisinde-hic-siritmayacak-6-turk-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM]Bu benzerlik  bana "Heh işte buldum" dedirtti. Çünkü bu ikili gerçekten tip olarak benziyorlar. 6. Büyücümüz Tissaia ise "Derya Artemel"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/149/5/benzerlikleri-sayesinde-the-witcher-dizisinde-hic-siritmayacak-6-turk-oyuncu-780x439.png[/RESIM][RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/149/9/benzerlikleri-sayesinde-the-witcher-dizisinde-hic-siritmayacak-6-turk-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM]Belki çok zorlama bir benzerlik diyeceksiniz ama bu ikili de bence gerçekten benziyor. Ha Kırgın Çiçekler dizisini izledim mi? Hayır. Fakat yıllar önce sosyal medyada çok dolaşan bir Caps ile bu ablamızın yüzüne aşina oldum. Tissaia için bizden kim olabilir diye düşünürken de birden aklıma geldi ve bingo!  Benim nacizane benzetmelerim bu şekilde. Sağda solda, sitenizde videonuzda kullanacaksanız kaynak göstermeyi unutmayın, bozuşuruz. Bu arada yukarıda da bahsettiğim gibi, dizinin incelemesi için hemen buraya tıklayabilirsiniz.  ● Hemen aşağıdaki butona da tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
27b
0
6 yıl
Adamlar Yapmış: İzlemeniz Gereken 5 Başarılı "Kore" Filmi Tavsiyesi
Adamlar Yapmış: İzlemeniz Gereken 5 Başarılı "Kore" Filmi Tavsiyesi
Kore filmleri, son zamanlarda dikkatimi çekmeyi başardı. Yıllar önce ön yargı ile yaklaşıp çoğunu es geçtiğim bu filmler, şimdi severek izlediğim filmler haline geldi. Meğer Kore filmlerinin çok farklı bir tadı, çok başka bir atmosferi varmış. Tıpkı İspanyol filmleri gibi. İşte bu da beni kore filmi tavsiyeleri konulu bu listeyi hazırlamaya itti. Ben de kollarımı sıvadım ve izleyip beğendiğim başarılı kore filmlerinden birkaçını bu liste altında topladım.  Hadi gelin şimdi izlenmesi gereken başarılı kore filmi tavsiyeleri nelermiş, birlikte bakalım!  Bu konuyu YouTube kanalımızda video olarak da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=REPcW-zNq6A[/VIDEO] 1. Kore filmleri listemizin ilk sırasında "Along With the Gods" bulunuyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/85/87/adamlar-yapmis-izlemeniz-gereken-5-basarili-kore-filmi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Öldükten sonra yaşananları konu alan bu film, "fantastik" tarafıyla sizi etkilemeyi başaracak bir Güney Kore filmi. "Ee Kaan bu film nasıl bir şey? IMDB puanı kaç?" gibi sorularınız varsa da aşağıdaki butona tıklayarak cevaplarınızı bulabilirsiniz.  Filme Git ► 2. Listemizin ikinci sırasında ise "The Outlaws" bulunuyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/85/65/adamlar-yapmis-izlemeniz-gereken-5-basarili-kore-filmi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Bu film de çeteler ve emniyet arasında yaşananları konu alıyor.  Filme Git ► 3. Bir sonraki Kore filmi tavsiyemiz ise "My Way" yani "Benim Yolum" oluyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/85/13/adamlar-yapmis-izlemeniz-gereken-5-basarili-kore-filmi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Bu film ise tam 2 buçuk saat süren nefis bir savaş filmi.  Filme Git ► 4. "Hücre 7 Mucizesi" filmi ise bir başka Kore filmi tavsiyem...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/85/76/adamlar-yapmis-izlemeniz-gereken-5-basarili-kore-filmi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Şöyle biraz dram, biraz gülümseten bir şeyler istiyorsanız bu filmi mutlaka izlemenizi öneriyorum, teşekkür'ü sonra edersiniz.  Filme Git ► 5. Ee listemizde bir de Zombi filmi olmasın mı? Kore imzalı bir başka nefis film ise "Zombi Ekspresi"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/85/61/adamlar-yapmis-izlemeniz-gereken-5-basarili-kore-filmi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Yukarıdaki 4 filmden farklı olan bu yapım, tam sizlik olabilir.  Filme Git ► ☀ Lütfen izlediğiniz filmlere olumlu ya da olumsuz yorumlarınızı bırakmayı unutmayın. Bu platform, insanların kendilerine en uygun filmi en kısa sürede seçmesini sağlıyor. Bunda benim yorumumun faydası olduğu kadar sizin yorumlarınızın da faydası büyük. Bu yüzden lütfen izlediğiniz her filme, birkaç cümlelik iyi ya da kötü yorumlarınızı, düşüncelerinizi yazmayı unutmayın. "Kaan başka nelerin var?" diyenler de aşağıdaki butona tıklayarak "Modunu Seç" sayfasına gidip, moduna göre film tavsiyesini ŞIP diye bulabilir.  Modunu Seç! ►
35b
0
7 yıl
Yapımcılarını Zengin Ettiler: Tüm Zamanların En Çok Hasılat Yapan 7 Filmi!
Yapımcılarını Zengin Ettiler: Tüm Zamanların En Çok Hasılat Yapan 7 Filmi!
Özellikle son günlerde sosyal medya fenomenlerinin film yapmaya odaklanması ile dikkatler "Film yapmak kazandırıyor mu?" sorusuna kaydı. İşte bu yüzden sırf para kazanma gayesi ile yapıldıkları için rezalet filmler ile karşılaşıyoruz. Peki gerçekten yaptıkları hasılatları ile yapımcılarını zengin eden filmler var mı? İşte bugün tam da bu konuya değineceğiz. Öyle filmler var ki devasa hasılatları ile dudak uçuklatıyorlar. Hadi gelin şimdi tüm zamanların en çok hasılat yapan filmlerine birlikte bir bakalım.  1. Dünya çapında, tüm zamanların en çok hasılatını yapan film "Avatar" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/47/59/yapimcilarini-zengin-ettiler-tum-zamanlarin-en-cok-hasilat-yapan-7-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Harcanan: 237 Milyon $ Kazanılan: 2,788 Milyar $ ● Avatar, 2009 yılında Türkiye'de ise 2.480.990 seyirci sayesinde 26.636.520,50 TL hasılat elde etmişti!  2. Ondan sonra ise "Titanic" geliyor... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/47/31/yapimcilarini-zengin-ettiler-tum-zamanlarin-en-cok-hasilat-yapan-7-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Harcanan: 200 Milyon $ Kazanılan: 2.180 Milyar $ ● 1998 yılında Türkiye'de 3 milyon kişinin izlediği Titanic 3.670.070,67 TL hasılat elde etmişti... 3. En çok hasılat yapan filmler listemizin üçüncü sırasında ise "Star Wars: The Force Awakens" yer alıyor... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/47/40/yapimcilarini-zengin-ettiler-tum-zamanlarin-en-cok-hasilat-yapan-7-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Harcanan: 200 Milyon $ Kazanılan: 2.068 Milyar $ ● Film, Türkiye'de ise 17.170.964,00 TL hasılat elde etmeyi başarmıştı... 4. "Jurassic World" filmi ise en çok hasılat yapan filmler arasında ilk 3'ü son anda kaçıranlardan... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/47/17/yapimcilarini-zengin-ettiler-tum-zamanlarin-en-cok-hasilat-yapan-7-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Harcanan: 150 Milyon $ Kazanılan: 1,515 Milyar $ ● 2015 yapımı bu film ise sadece Türkiye'de 7.546.482,00 TL hasılat elde etmeyi başarmıştı... 5. Yapımcısını zengin eden bir diğer film ise 2012 yapımı "The Avengers" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/47/28/yapimcilarini-zengin-ettiler-tum-zamanlarin-en-cok-hasilat-yapan-7-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Harcanan: 220 Milyon $ Kazanılan: 1.514 Milyar $ ● 2012 yapımı bu film ise Türkiye'de 7.660.682,00 TL hasılat elde etmişti... 6. En çok gişe yapan filmler listemizin sonuna yaklaşırken bir diğer filmimiz "Furious 7" oluyor... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/47/34/yapimcilarini-zengin-ettiler-tum-zamanlarin-en-cok-hasilat-yapan-7-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Harcanan: 190 Milyon $ Kazanılan: 1.513 Milyar $ ● Türkiye'de 3 milyon kişinin izlediği bu film ise tam 32.132.000,00 TL hasılat elde etmişti...  7. Tüm zamanların en çok hasılat yapan filmleri listemizin 7. ve son sırasında ise 2015 yapımı "Avengers: Age of Ultron" bulunuyor... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/47/93/yapimcilarini-zengin-ettiler-tum-zamanlarin-en-cok-hasilat-yapan-7-filmi-780x439.jpg[/RESIM] Harcanan: 250 Milyon $ Kazanılan: 1.405 Milyar $ ● En çok hasılat yapan filmler listemizdeki son yapım ise Türkiye'de tam 15.618.775,00 TL hasılat elde etmeyi başarmıştı...  ● Tam da buraya tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi bulabilirsiniz! :) tüm zamanların en çok hasılat yapan filmleri - en çok gişe yapan filmler - en çok hasılat yapan filmler
13b
0
7 yıl
İzleyin! Koronavirüs Benzeri Salgın Konulu 5 Film Tavsiyesi!
İzleyin! Koronavirüs Benzeri Salgın Konulu 5 Film Tavsiyesi!
Haftalar önce Çin'de ortaya çıkan Koronavirüs salgını, tam "Yavaş yavaş geçiyor mu acaba?" derken bugün ülkemiz Türkiye'de, Van'da ortaya çıktı. İran'dan Van'a gelen bir kişide ortaya çıkan virüs, hem ülkemizi hem de İran'ı karıştırmaya yetti. Ben de bugün sizlere, yıllar önce bu Corona Virüsü salgınına çok benzeyen olayları işleyen birbirinden iyi salgın filmleri tavsiye etmek istedim.   Dünyanın Sonu Konulu Kıyamet Filmleri İçin Tıkla! ► Birazdan göreceğiniz bu salgın filmi önerileri, sizi gerçekten Koronavirüs hakkında bilinçlendirebilir çünkü bu salgın filmlerinin her birinde de ortaya çıkan bir virüsün oluşma aşaması ve sonrasında insanların ve devletlerin verdiği mücadeleyi en çarpıcı haliyle göreceksiniz. Hadi gelin şimdi Koronavirüs salgını temalı o iyi filmler nelermiş birlikte görelim. VIDEO: Bu içeriği okumak yerine videosunu izlemek isterseniz o da hemen aşağıda sizi bekliyor[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=MA2_2U4OL30[/VIDEO] 1. Salgın sürecini ve bu süreçte devlet yetkililerinin düştüğü çıkmazı konu alan ilk virüs filmi tavsiyem "Flu"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/168/62/izleyin-koronavirus-benzeri-salgin-konulu-5-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]"Peki Kaan bu film nasıl bir şey? IMDb puanı, izleyenlerin yorumları ne durumda?" diyenler hemen aşağıdaki butona tıklayabilir.  Filme Git ►  2. "The Crazies"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/168/83/izleyin-koronavirus-benzeri-salgin-konulu-5-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Bu filmde, bir kasabada yaşanan salgını ve sonrasında yaşanan feci olayları izleyeceksiniz. Kaçırmayın.  Filme Git ►  3. "Train to Busan"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/168/42/izleyin-koronavirus-benzeri-salgin-konulu-5-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Ya dünyayı kasıp kavuran bir salgın, siz tren ile bir yerden bir yere yolculuk yaptığınız sırada gerçekleşirse? İşte bu film, bu etkileyici ve hüzünlü olayı konu alıyor.  Filme Git ►  4. "Contagion"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/168/89/izleyin-koronavirus-benzeri-salgin-konulu-5-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Koronavirüs salgınını en iyi anlayabileceğiniz film bu. Salgının nasıl ortaya çıktığı, bilim insanlarının mücadelesi, devlet yetkililerinin acizliği... Eğer şu an dünyamızda yaşanan bu salgını daha yakından anlamak istiyorsanız önce bu filmi izleyin derim. 5. Ve listemizin son filmi ise "World War Z" oluyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/168/81/izleyin-koronavirus-benzeri-salgin-konulu-5-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Brad Pitt başrollü bu film de, bir virüsün dünyaya yayılmasını ve ona karşı verilen amansız mücadeleyi konu alıyor. Hala izlemediyseniz, mutlaka izleyin derim. Brad Pitt Filmleri ►  ● E bunlar da kesmediyse, hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
19b
0
6 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.