Kulüp: Netflix'in, İzleyeni 1950'lere Işınlayan Yeni Türk Dizisi!

10 Kasım 2021
12b
1 Yorum
Kulüp: Netflix'in, İzleyeni 1950'lere Işınlayan Yeni Türk Dizisi!

Günler önce Netflix'te yayınlanan Kulüp dizisi, oyuncu kadrosu ve işleyeceği farklı konusuyla bir dönem dizisi olacağı için dikkatimi fazlasıyla çekmişti. Az önce bitirdim ve hemen "Kaan kulüp dizisi konusu ne?" ve "kulüp dizisi izlenir mi?" gibi sorularınız için kolları sıvadım. 

En Yeni Dizi Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► 

Hadi gelin şimdi Netflix'in yeni Türk dizisi "Kulüp" hakkında size hem düşüncelerimi söyleyeyim, hem de dizi hakkında şöyle kısa ve net bir bilgilenelim... Hadi!

Yorumuma geçmeden önce; Kulüp dizisi neyi konu alıyor?

Kulüp: Netflix'in, İzleyeni 1950'lere Işınlayan Yeni Türk Dizisi!
Kulüp, 1950'lerin İstanbul'unda, dertlerle dolu olan geçmişi nedeniyle yanında olamadan büyüyen kızını bulan bir anneyi ve onun çalışmaya başladığı bir gece kulübünde yaşananları konu alıyor. Tabi sadece annenin değil, annesiz büyüyen bir kızın da hayatına dalma fırsatı buluyoruz bu diziyle. Ve evet, tüm bunlar 1950'lerin kozmopolit İstanbul'unda geçiyor.

 "Kaan sence nasıldı?" derseniz bence Kulüp, keyifle izlenecek iyi bir dizi olmuş...

Kulüp: Netflix'in, İzleyeni 1950'lere Işınlayan Yeni Türk Dizisi!
Dönem dizi/filmleri, çok zor yapımlar. Kostümler, diyaloglar, mekanlar, obejeler hepsi o dönemi yansıtmalı. Bu da çok büyük bir uğraş anlamına geliyor. Bu yüzden dönem film ve dizilerinde en çok detayların düşünülüp düşünülmediğine bakarak notumu veriyorum. Kulüp dizisinde ise diyaloglardan mekanlardaki en küçük objelere kadar her şey gayet doğru bir şekilde düşünülmüş. Oyunculuklar ve müzikler de oldukça iyi. Yani bence bu dizi izlenir.

Gelelim küçük olumsuzluklara; Dizi çok hızlı akıyor ve bu iyi değil!

Kulüp: Netflix'in, İzleyeni 1950'lere Işınlayan Yeni Türk Dizisi!
Diziyi henüz izlemeyenler burayı okumasın çünkü spoiler içeriyor... Bence dizinin tek kusuru, senaryonun çok hızlı akması. Genç bir başrolümüz var ve nişanı çok hızlı gelişiyor. Konu ne zaman nişana geldi de her şey yapıldı kavrayamıyoruz. Hemen sonra genç solistimizin yıldızı birden parlıyor. Bu da çok hızlı geliştiği için pek gerçekçi gelemeyebiliyor. Kulübün sahibi Orhan beyimizin de annesi birden hastalanıveriyor... Diziye en büyük olumsuz eleştirilerim bunlar oldu.

Ve son olarak; Milyonlarca kişi tek soru: "Kulüp dizisi raşel kim?"...

Kulüp: Netflix'in, İzleyeni 1950'lere Işınlayan Yeni Türk Dizisi!
Ben de dahil, Kulüp dizisini izleyip bitiren birçok kişi dizimizin başrolü Raşel'i oynayan oyuncuyu fazlasıyla merak etti. Ben de size kısaca Raşel hakkında bilgi vereyim istedim... Raşel karakterini Asude Selma Kalebek (evet a ile) canlandırıyor. Asude 1999 doğumlu ve şu an Boğaziçi Üni'de okuyor. Kuüp dizisinin Raşel'i Asude Kalebek'i şu an yani bu içeriğin yayınlandığı tarih itibariyle Instagram'da 8.102 takipçisi bulunuyor. Bunu buraya yazıyorum ki buraya yolunuz aylar sonra düştüyse hemen buraya tıklayıp Instagram profiline göz atıp takipçi sayısına bir bakın. Bence takipçi sayısı hızla artacak.

- - - - -

ÖZET: Uzun lafın kısası, Netflix imzalı bu dizi bence izlemeye değer. Konu olarak ağır fakat senaryo işleyiş bakımından da çok hızlı bir dizi... Oyunculuklar ve dönemin atmosferiyse çok başarılı. Hala izlemediyseniz bir şans verin derim.

- - - - -

• Kulüp Netflix'te var mı? Evet, Kulüp dizisi Netflix'te izlenebilir.

• Dizi kaç bölüm? Dizinin 1. sezonu, her biri 40-50 dakikalık 6 bölümden oluşuyor. 

• Kulüp dizisinin oyuncu kadrosunda kimler var? Dizimizin oyuncu kadrosunda Gökçe Bahadır, Barış Arduç, Salih Bademci, Fırat Tanış, Metin Akdülger ve Asude Kalebek boy gösteriyor.

Kulüp: Netflix'in, İzleyeni 1950'lere Işınlayan Yeni Türk Dizisi!

Modunu Seç ►

Kulüp: Netflix'in, İzleyeni 1950'lere Işınlayan Yeni Türk Dizisi!

listesine yorum yap!
Ayşegül A.
Ayşegül A.
02 Ocak 2024
Sıkı Üye
Dün bitirdim. Salih Bademci'nin oyunculuğunu öve öve bitiremiyorlardı sırf bu yüzden izledim. Gerçekten de rolünün hakkını vermiş. Şu an farklı bir karakterde düşünemiyorum onu:) Dizi 1950'lere ışınladı mı evet. Kostüm görüntü renklerden bahsetmiyorum. Oyuncuların tavırları bile eskiyi anlatıyor. Şimdilerde ceketi bile çıkarıp askıya asmamız çok başka. Biraz ağır ilerliyor ama senaryoya değil dizinin atmosferine odaklanmak gerekli. Klişeler elbet var fakat sırıtmıyor. Drama olarak izlenebilir bence başarılı.
kulüp dizisikulüp dizi konusukulüp dizisi raşel kimdirkulüp raşel kimkulüp dizisi oyuncularıkulüp dizisi yorumlargüncel dizi tavsiyelerien yeni netflix dizileri
EN AKTİF ÜYELER
House of the Dragon: Ejderha Özlemi Çekenlerin Yeni Dizisi!
House of the Dragon: Ejderha Özlemi Çekenlerin Yeni Dizisi!
Game of Thrones dizisi, hiç şüphesiz ki "en iyi dizi" dendiğinde akla gelen ilk yapımlardan biri. Her bir bölümü neredeyse bir film bütçesiyle çekilen bu dizi, tüm dünyada o kadar büyük bir ses getirdi ki, House of the Dragon adlı yeni bir spin-off projesi hayata geçirildi. House of the Dragon dizisinin ilk yayınlanacağı haberini aldığımdan beri heycanım günden güne giderek yükseldi. Peki House of the Dragon dizi konusu nasıl? House of the Dragon oyuncuları kimler? Bu dizi izlenir mi?... İşte ben de bugün size kısaca bu diziden bahsetmek istiyorum. Hadi gelin şimdi özellikle ejderha özlemi çekenlere ilaç gibi gelecek olan House of the Dragon dizisine şöyle kısaca birlikte bir göz atalım! Bu içerik için YouTube kanalımızda hazırladığımız şu videomuzu da izleyebilirsiniz![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=z6L__IRyvZE[/VIDEO] House of the Dragon dizisi tam olarak neyi konu alıyor?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/298/75/house-of-the-dragon-ejderha-ozlemi-cekenlerin-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM]House of the Dragon dizisi, Game Of Thrones dizisinde yaşananlardan 200 yıl öncesine gidiyor ve o yıllarda yaşanan olayları konu alıyor. Targaryen Hanesi'nin hayatına konuk olduğumuz dizi, bolca ejderha da içeriyor tabi. Targaryen'ların iç savaşlarını izlediğimiz dizi, saray ve aile içindeki karışıklıkları ve bununla birlikte gelişen olayları Game of Thrones atmosferine yakın bir havada bizlere gösteriyor. İzlenir mi? İzlenir. Fakat eksiklikler var mı? Kesinlikle var...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/298/74/house-of-the-dragon-ejderha-ozlemi-cekenlerin-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM]House of the Dragon dizisinin yayınlanan 1. ve 2. bölümünü izledim. İlk bölümde birçok hayal kırıklığı yaşasam da 2. bölümde durumu biraz toparladılar diyebilirim. Bu ivmeyle giderse gerçekten iyi bir dizi olarak akıllarda kalabilir House of the Dragon. Yani GOT (Game of Thrones) gibi HOD (House of Dragon) da yıllar içinde hepimizin yaygın bir şekilde kullandığı kısaltmalardan biri olabilir. Sadece sormak istediklerim var...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/298/70/house-of-the-dragon-ejderha-ozlemi-cekenlerin-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM]Game of Thrones, bize 10 yıl önce çok iyi görsel efektlerle hazırlanan etkileyici ejderhalar sunmuştu. Fakat aradan yıllar geçmesine, teknolojinin ilerlemesine ve yeni teknikler geliştirilmesine rağmen, nasıl oluyor da 10 yıl önce izlediğimiz ejderha, bu dizideki ejderhalardan daha iyi görünebiliyor? Bu sorunun cevabını sadece ben merak ediyor olamam... ● Bunun yanında; Dizide saray entrikaları bir hayli fazla, tamam bir ailenin iç savaşını izliyoruz fakat "Game of Thrones" da böyle değil miydi zaten? Yine de her bölümde farklı mekanlarda, birçok farklı hikaye izlemiyor muyduk? House of the Dragon'da neredeyse saraydan çıkamıyoruz... Daha çoklu hikayeler görmek isterdim doğrusu. ● Karakter ve oyuncuların daha derin olmasını beklerdim. Dizideki karakterlerin çoğu da soğuk ve donuk. İzleyici olarak hiçbir karakterle bağ kuramadım desem abartmış olmam. - - - - - -  Özet: Dizi, özellikle ilk bölümüyle beklentimin altında kaldı bu bir gerçek fakat 2. bölümüyle biraz daha toparladı. Bu, gelecek bölümlerle de bu şekilde artarsa, ortaya gerçekten iyi bir dizi çıkabilir. Hali hazırda bu tür büyük bütçeli işler her zaman karşımıza çıkmıyor. Tüm bu hayal kırıklıklarına rağmen, yine de sıkı bir şekilde izleyip, tabiri caizse yiğidi öldürüp, hakkını vermek gerek. - - - - - -  • House of the Dragon dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi Netflix'te değil, HBO'da yayınlanıyor. • House of the Dragon dizisi oyuncuları kimler? Dizinin kadrosunda Matt Smith, Milly Alcock, Paddy Considine, Emma D'Arcy ve Olivia Cooke gibi isimler yer alıyor. • Dizi kaç bölüm? Dizinin 1. sezonu 10 bölüm olacak. Ayrıca dizi, 2. sezon onayını da aldı. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
24b
1
4 yıl
Menüde Gerilim Var! UMAMİ: Yeni Yerli Disney+ Filmi!
Menüde Gerilim Var! UMAMİ: Yeni Yerli Disney+ Filmi!
Disney+ filmleri takviminde gördüğümden beri merakla beklediğim bir yapımdı Umami filmi... Film dün, yani 12 Şubat tarihinde Disney+'da yayınlandı ve hemen oturup Umami filmini izleyenler arasında yerimi aldım... Peki Umami filmi konusu nedir? Oyuncuları ve daha doğrusu oyunculukları nasıldı? Hepsinden önce Umami filmi hangi filmin uyarlamasıydı? Gelin önce bunlara, sonra da Umami filmi hakkında şöyle genel düşüncelerime birlikte bir göz atalım. Filme Git ►  Düşüncelerimden önce Umami filmi konusuna bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/353/90/menude-gerilim-var-umami-yeni-yerli-disney-filmi-780x439.png[/RESIM]Umami filmi, İstanbul'daki lüks bir şef restoranında yaşananları konu alıyor. Başrolümüz Sina Bora karakteri, restoranımızın hem şefi hem de ortağı... İşte biz de bu şefi merkeze alarak tüm restoranın 1 gecesindeki koşturmacayı konu alan bir hikayeyi izliyoruz. Hem restoranda yaşanan gerilim dolu anları, hem mutfak koşturmacasını hem de hizmet sektöründe müşteri ve mekan arasındaki anlaşmazlıklara şahit oluyoruz. Lafı uzatmadan; Ben bu filmi sevdim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/353/14/menude-gerilim-var-umami-yeni-yerli-disney-filmi-780x439.png[/RESIM]Üniversite yıllarımda 2 sezon boyunca büyük bir otelin çeşitli departmanlarında çalışmış, yeri gelmiş mutfağa girmiş yeri gelmiş servise el atmış biri olarak ben bu filmdeki bu koşturmacayı gerçekten de yaşadığım için 'çok gerçek' buldum. Belki biraz da bu yüzden olacak, bu filmde izlediğim bu gerilim dolu sahneler, o diyaloglar ve yaşananlar bana çok tanıdık geldi. Yani film benden geçer not almayı başardı... Tek plan çekimi ve gerilimiyle... Başarılı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/353/32/menude-gerilim-var-umami-yeni-yerli-disney-filmi-780x439.png[/RESIM]Çok beğenerek size de şurada tavsiye ettiğim şu nefis 1917 filmini hatırlayın. İşte bu film de o nefis film gibi bir tek plan çekimden oluşuyor... Yani söylenen o yönde. Acaba birkaç yerde cut atıldı mı diye ince ince eleyip, gözlerimi dört açıp izledim bir 'köylü kurnazlığı' ile fakat filmdeki akış gerçekten çok başarılı kotarılmış. Tek plan çekiminin de verdiği o gerilim dolu yakın plan sahneler beni kesinlikle germeyi başardı. Peki Umami hangi filmin uyarlaması?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/353/33/menude-gerilim-var-umami-yeni-yerli-disney-filmi-780x439.png[/RESIM]Umami'yi izleyen pek çok kişi 'vay, böyle bir iş bizden çıktıysa bravo' gibi yorumlar yapmaya başlamışken hemen olaya el atmak istedim. Umami bir uyarlama... 2001 yapımı Boiling Point yani "Patlama Noktası" filminin bir uyarlaması olan Umami filmi, bence orijinal filmdeki havayı yakalamayı başarıyor. Son olarak; Umami filmi oyunculukları ne durumda? derseniz, anlatayım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/353/38/menude-gerilim-var-umami-yeni-yerli-disney-filmi-780x439.png[/RESIM]Başrolümüz Burak Deniz bence iyi bir oyunculuk sergiliyor fakat 'profesyonel' bir şef izlerken filmin başlarında şefin işe geç kaldığını, bazı siparişleri geçmeyi unuttuğunu görüyoruz. Bunlar da şefin karizmasını gözümüzde çizmeyi başarıyor. Öykü Karayel, keşke bu rolde olmasaydı bana sorarsanız... En yükseldiği sahnede işletme müdürüne posta koyuyor fakat inanın o izleyiciye geçmiyor. Osman Sonant nefis bir 'yapmacık' Danilo Şef karakteriyle karşımıza çıkıyor. Nefis bir oyunculuk. Çok başarılı buldum. Bunun yanında işletme müdürümüz, şefimizin ortağı Ulvi Kahyaoğlu da iyi oyunculuk sergilemiş. Onur Ünsal'ın doğal, samimi oyunculuğunu da es geçemem tabi. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/353/93/menude-gerilim-var-umami-yeni-yerli-disney-filmi-780x439.png[/RESIM] - - - - - -  Özet; Öncelikle Atatürk dizisini iptal edip bünyesindeki yerli yapımları da silen Disney +'a tepkim hala ilk günki kadar sürüyor... Bunu söylemeden geçmek istemiyorum. Umami'ye gelirsek; bence bu film olmuş. Dün gece izledim ve sabah uyandığımda birkaç sahnesi aklımdaydı. Çok üst düzey bir yapım değil elbet, fakat yerli yapımlarda biraz beklentiyi düşürüp izliyorum malum, bu yüzden beni yakalamayı başardı... Karar sizin. - - - - - -  • Umami filmi Netflix'te var mı? Hayır. Umami filmi Netflix'te değil Disney+'da yer alıyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
62b
2
1 yıl
"Ezel" Hayranlarına Müjde: "Dayı" Filmi Geliyor!
"Ezel" Hayranlarına Müjde: "Dayı" Filmi Geliyor!
Türk dizi tarihinde iz bırakan nefis dizi "Ezel" ile tanıdığımız "Ramiz Karaeski" karakteri, hepimizin aklına "Dayı" olarak yerleşen yegane karakterdir. Rahmetli Tuncel Kurtiz'in hayat verdiği bu karakter dizide yer aldığında, sosyal medyadan günlük hayata kadar her köşe başında konuşulurdu. Ezel dizisi boyunca Ramiz Karaeski'nin gençlik yıllarındaki halini de, oyuncu Ufuk Bayraktar canlandırmıştı. Ramiz Dayı'nın kendisi kadar, gençliği de oldukça beğenilmiş ve izlenme rekorları kırmıştı. İşte şimdi bu hikaye, "Dayı" filmi ile tekrar izleyicisiyle buluşmaya hazırlanıyor. Gelin, "Dayı: Bir Adamın Hikayesi" filmi hakkındaki detaylara şöyle bir bakalım.  En İyi Hapishane Filmi Tavsiyeleri İçin Tıkla ► Filmin hikayesini oyuncu Ufuk Bayraktar cezaevinde yazdı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/131/75/-ezel-hayranlarina-mujde-basrolunde-ufuk-bayraktar-ile-dayi-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM]Geçtiğimiz yıl karıştığı bir kavgada, ruhsatsız silah bulundurduğu ortaya çıkan oyuncu, 6 ay 17 gün hapis cezasına çarptırılınca yolu cezaevine düşmüş oldu. Hapishanede kaldığı süre boyunca "Dayı" filminin hikayesini kaleme alan oyuncu, cezaevinden çıktığında da "içerisi üniversite gibi. Pek çok şey öğretiyor ama Allah bir daha düşürmesin" demişti. İşte ünlü oyuncunun içerideyken yazdığı bu hikaye, Uğur Bayraktar ve Serkan Öztürk tarafından senaryolaştırdı ve ortaya "Dayı" filmi çıkmış oldu.  Filmde Ramiz Dayı'nın gençliğini mi, yoksa farklı bir karakteri mi izleyeceğimiz henüz belli değil[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/131/61/-ezel-hayranlarina-mujde-basrolunde-ufuk-bayraktar-ile-dayi-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM]Dayı filmi dendiğinde bile herkesin aklına ilk olarak Ramiz Dayı geliyor. Ufuk Bayraktar da Ezel dizisinde Ramiz Dayı'nın gençliğini canlandırmıştı. Bu yüzden Dayı filmi birçok kişi için Ramiz Dayı'nın gençliğini konu alan bir film. Fakat Ezel dizisi ve Ramiz Karaeski gibi karakterlerin tüm telifi Ay Yapım'da. Bu yüzden yine birçok kişi de Dayı filminde bambaşka bir karakterin işleneceğini, Ay Yapım'ın böyle bir yeni versiyona izin vermeyeceğini düşünüyor.  Filmin yayınlanan fragmanında Ufuk Bayraktar'ın, "Kardeş" kelimesini kullanması, Dayı filminin Ramiz Dayı'nın gençliğini anlatacağı yönünde yorumlandı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/131/31/-ezel-hayranlarina-mujde-basrolunde-ufuk-bayraktar-ile-dayi-filmi-geliyor-780x439.png[/RESIM]Her ne kadar bu filmin Ramiz Karaeski karakterinden bağımsız olacağı söylense de, filmin yayınlanan fragmanında Ufuk Bayraktar, cezaevinden çıkarken kapıyı açan memura "Eyvallah kardeş" şeklinde hitap ediyor. Ezel dizisindeki Ramiz Dayı'nın da hitap şeklinin "Kardeş" olması, Dayı filminin, Ramiz Dayı'nın gençliğine odaklanacağı yönünde yorumlandı. Filmin çekimleri 3 ay sonra 2020'de başlayacak ve Hatay, İstanbul, Ankara ve Samsun'da yapılacak[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/131/13/-ezel-hayranlarina-mujde-basrolunde-ufuk-bayraktar-ile-dayi-filmi-geliyor-780x439.png[/RESIM]Yönetmen koltuğunda Murad Zaloğlu'nun oturacağı Dayı filmi 2020'de seyirciyle buluşacak. İşte Dayı filminin yayınlanan 2 dakikalık fragmanı[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=EvQ3JtU2SDI[/VIDEO] Not: Her ne kadar vurdulu kırdılı, mafyavari, hatta çukurvari ve recep ivedikvari, topluma, gençlere iyi bir örnek olmayan film ve dizileri onaylamasam da "Dayı" filmi gerçekten iyi bir şekilde işlenirse güzel bir yapım olur kanısındayım. Silahtan, kavgadan çok, sert, anlamlı ve yıllarca unutulmayacak replikler ile donatılırsa gerçekten Türk sinemasında kendine çok iyi bir yer bulabilir. Fakat "İstanbul sen mi büyüksün ben mi!" kavgasına girer, ona buna silah çekip racon keser, leblebi gibi insan öldürürse bu dayıyı onaylamam mümkün değil. Umarım hayata dair iyi ve anlamlı replikler ile akılda kalan, sağlam bir film olur.  ● Aşağıdaki butona tıklayarak hemen modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ► Film ile ilgili yeni bir gelişme olduğunda buraya eklenecektir, takipte kalın. 
58b
0
6 yıl
Her Biri de Düşündürücü, Birbirinden İyi Netflix Bilim Kurgu Filmi Tavsiyeleri!
Her Biri de Düşündürücü, Birbirinden İyi Netflix Bilim Kurgu Filmi Tavsiyeleri!
"Film" deyince çoğumuzun aklına ilk olarak "Bilim kurgu filmleri" geliyor. İtiraf etmeliyiz ki hepimiz o düşündürücü, ufuk açıcı, beyin yakan ve farklı dünyalarda geçip, farklı gelecekleri konu alan bilim kurgu filmlerinin hastasıyız. Netflix ise son zamanlarda yaptığı bilim kurgu temalı filmleriyle birçok kişiyi şaşırtmayı başardı. Bu günlerde birçok kişi "Netflix bilim kurgu filmleri" aramaya başladı. E ben de kendimi Google'a "Netflix bilim kurgu tavsiyeleri" yazarken bulunca dedim ki neden izlediğim iyi Netflix bilim kurgu filmlerini tavsiye etmiyorum... Hemen aşağıda göreceğiniz filmlerin her biri de içinde barındırdığı bilim kurgu ögeleri ile gerçekten izleyeni düşündürüyor ve farklı bir dünyaya götürmeyi başarıyor.  2000 Yılı Sonrasında Çıkıp IMDB puanı +8 Olan Filmler İçin Tıkla ► İşte o izlemeniz gereken Netflix yapımı bilim kurgu filmi tavsiyeleri.  İlk filmimiz "I Am Mother"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/92/8/her-biri-de-dusundurucu-birbirinden-iyi-netflix-bilim-kurgu-filmi-tavsiyeleri-780x439.jpg[/RESIM]"Peki Kaan bu film nasıldır? Konusunu, IMDB puanını, varsa izleyenlerin yorumlarını görebilir miyiz?" diyenler hemen aşağıdaki butona tıklayarak tüm istediklerine anında ulaşabilirler.  Filme Git ► Bir sonraki filmimiz ise "Spectral"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/92/68/her-biri-de-dusundurucu-birbirinden-iyi-netflix-bilim-kurgu-filmi-tavsiyeleri-780x439.jpg[/RESIM]Bu film ise üst düzey teknolojik bir ordunun, çok farklı ve ürkütücü bir düşmana karşı verdiği savaşı konu alıyor.  Filme Git ► Sıradaki filmimiz "The Wandering Earth"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/92/26/her-biri-de-dusundurucu-birbirinden-iyi-netflix-bilim-kurgu-filmi-tavsiyeleri-780x439.jpg[/RESIM]Çinlilerin "Çin’in Interstellar’ı" olarak adlandırdığı bu 2019 yapımı film de Netflix imzalı bilim kurgu filmlerinden. Filme Git ► Bir başka Netflix imzalı bilim kurgumuz ise "Extinction"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/92/91/her-biri-de-dusundurucu-birbirinden-iyi-netflix-bilim-kurgu-filmi-tavsiyeleri-780x439.jpg[/RESIM]Uzaylılar ve insanlar temalı bu filmi de mutlaka izlemelisiniz.  Filme Git ► "ARQ" ise sıradaki filmimiz[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/92/83/her-biri-de-dusundurucu-birbirinden-iyi-netflix-bilim-kurgu-filmi-tavsiyeleri-780x439.jpg[/RESIM]Netflix imzalı bu düşük bütçeli bilim kurgu filmi, kendi türleri arasından kolayca sıyrılmayı başarıyor.  Filme Git ► Her ne kadar kulvarı "Fantastik" olarak geçse de farklı bir dünyayı konu alan "Bright" filmi de bu listede[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/92/51/her-biri-de-dusundurucu-birbirinden-iyi-netflix-bilim-kurgu-filmi-tavsiyeleri-780x439.jpg[/RESIM]Elflerin, orkların, perilerin ve insanların birlikte yaşadığı bir dünya düşünün. Şimdi düşünmeyi bırakın ve bu filmi izleyin.  Filme Git ► Listemizdeki son filmimiz ise "Orbita 9"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/92/2/her-biri-de-dusundurucu-birbirinden-iyi-netflix-bilim-kurgu-filmi-tavsiyeleri-780x439.jpg[/RESIM]Bir uzay aracı ile farklı bir gezegene doğru yola çıkan genç bir astronotun yaşadıklarını konu alan bu Netflix bilim kurgu filmi de izlemeye değer.  Filme Git ► ✹ "Kaan bunlar kesmedi başka var mı?" diyorsanız hemen aşağıdaki butona tıklayarak "Modun Göre Film Tavsiyesi Seç" sayfamıza ışınlanabilir ve bilim kurgu için "Farklı Bir Dünya", Netflix filmleri için de "Netflix" kategorimizi seçebilirsiniz.[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/92/18/her-biri-de-dusundurucu-birbirinden-iyi-netflix-bilim-kurgu-filmi-tavsiyeleri-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
25b
0
7 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
19b
0
8 yıl
Sürpriz Sevenlere! Senaryo ve Kurgusuyla Şaşırtan Fransız Filmi: "The Translators"
Sürpriz Sevenlere! Senaryo ve Kurgusuyla Şaşırtan Fransız Filmi: "The Translators"
Sağda solda, kıyıda köşede kalmış 'farklı' bir film ararken radarıma takılan The Translators veya orijinal adıyla Les Traducteurs filmi, son 1-2 günde çok farklı yerlerde tekrar tekrar karşıma çıkınca hemen izledim ve birazdan size bu filmden bahsedeceğim. Yani Les Traducteurs konusu veya The Translators filmi yorum gibi aramalarla buraya geldiyseniz aradığınız şey hemen aşağıda sizi bekliyor. Filme Git ►  Hadi gelin şimdi bizde "Sırlar Kitabı" adıyla yayınlanan The Translators filmi nasılmış, birlikte bir göz atalım. Film hakkındaki yorumuma geçmeden önce nedir bu The Translators filmi konusu, bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/237/72/surpriz-sevenlere-senaryo-ve-kurgusuyla-sasirtan-fransiz-filmi-the-translators-780x439.png[/RESIM]Çok satan bir kitap serimiz var. Bu serinin yeni kitabı ise milyonlarca kişi tarafından merakla bekleniyor. Farklı dillerde aynı anda çıkabilmesi için 9 farklı ülkeden çağırılan 9 çevirmen ise 2 aylık bir kampa girip, bu kitabı hep birlikte çevirmek için uğraşıyor. Fakat süreç böyle ilerlerken birden kitabın bazı kısımları internete sızmasın mı? Evet sızıyor... İşte filmimiz de tam olarak bu süreci işliyor.  Film çok yavaş başlıyor, fakat sabredin...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/237/9/surpriz-sevenlere-senaryo-ve-kurgusuyla-sasirtan-fransiz-filmi-the-translators-780x439.png[/RESIM]Kabul etmek gerekirse film gerçekten çok yavaş ve sıradan başlıyor. Eğer filmin ilk yarısında bu kısımlarda biraz sabredip olaydan kopmamaya çalışırsanız, sonunda ödülünü alacağınızı söyleyebilirim. Fakat dediğim gibi ilk yarısında olayları de iyi takip etmelisiniz. İkinci yarısında hızlanan film, size istediğinizi veriyor. Oyunculuklar ve diyaloglar çok üst düzey değil, fakat sıkıyor mu? Hayır...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/237/7/surpriz-sevenlere-senaryo-ve-kurgusuyla-sasirtan-fransiz-filmi-the-translators-780x439.png[/RESIM]Filmin oyuncu kadrosunda Olga Kurylenko gibi çok beğendiğim bir oyuncu olmasına rağmen, oyunculuklar genel olarak üst düzey değil. Hatta filmin ilk yarısında biraz amatör bile kaçıyor fakat filmin ilerleyişi hızlandıkça sanki her şey yavaşça toparlanıyormuş hissine kapılıyorsunuz ve o kitaplardan alıntı anlamsız replikler size garip gelmiyor çünkü izlediğiniz olay sizi sürüklemeyi başarıyor.  Şöyle "Farklı bir şeyler izleyeyim, şaşırtsın" diyenlerdenseniz bu film size tavsiyemdir![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/237/33/surpriz-sevenlere-senaryo-ve-kurgusuyla-sasirtan-fransiz-filmi-the-translators-780x439.png[/RESIM]Unutulmayacak bir film değil, fakat küçük sürprizleri seviyor ve sizi şaşırtacak bir şeyler izlemek istiyorsanız bu film tavsiyem olabilir. Detaylı, nefis bir şekilde kurgulanmış ortalamanın üzerinde bir senaryo sizi bekliyor. "Kaan demişti..." dersiniz... ---------- • The Translators filmi Netflix'te var mı? Hayır, film Netflix'te yer almıyor. • The Translators filmi oyuncuları kimler?  Netflix imzalı The End of the F***ing World ile tanıdığımız 25 yaşındaki genç oyuncu Alex Lawther, güzel oyuncu Olga Kurylenko, İspanyol sinemasından aşina olduğumuz Eduardo Noriega ve başarılı oyuncu Lambert Wilson kadroda yer alıyor. • Filmin süresi ne kadar? Film, 1 saat 45 dakika uzunluğunda. Yani ne çok kısa ne de çok uzun, tam orta karar.  ---------- [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
13b
3
5 yıl
Mesaj Çok Derin: "Yeraltı Peygamberi" Filmindeki 7 Dini Gönderme!
Mesaj Çok Derin: "Yeraltı Peygamberi" Filmindeki 7 Dini Gönderme!
Hatırlarsanız birkaç ay önce tam da şurada sizlere izlediğim The Platform filmi hakkında 100 binden fazla kişiye ulaşan bir analiz yazmış, filmin alt metninde verilen mesajları size göstermeye çalışmıştım. İşte dün izlediğim bu "Yeraltı Peygamberi" ismindeki bu film de, yine beni bir analiz içeriği hazırlamaya itti. Öncelikle buraya "Yeraltı Peygamberi izle" gibi bir arama sonucu yolunuz düştüyse aradığınız şey burada değil. Fakat Yeraltı Peygamberi inceleme gibi bir arama sonucu buradaysanız hazır olun çok şaşırtıcı bilgiler sizi bekliyor.  Filme Git ► Hadi şimdi gelin, beni etkilemeyi başaran "A Prophet" yani "Yeraltı Peygamberi" filmi incelememize şöyle bir birlikte göz atalım ve filmdeki derin mesajları birlikte inceleyelim. Hadi! Öncelikle incelemeye geçmeden önce; nedir bu Yeraltı Peygamberi filminin konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/196/58/mesaj-cok-derin-yeralti-peygamberi-filmindeki-7-dini-gonderme-780x439.png[/RESIM]Film, 19 yaşında 6 yıllık hapis cezasına çarptırılan bir gencin yaşadıklarını ve içine düştüğü cezaevi ortamında yaşadıklarını konu alıyor. Gencimiz kendini birden acımasız hapishane dünyasının ortasında buluyor ve işte bir hayatta kalma mücadelesi de böylece başlamış oluyor.  Bundan sonrası, yani filmin incelemesi bolca SPOİLER içerecek, baştan uyarayım ki sonradan kulağımı çınlatmayın...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/194/3/the-vast-of-night-2020-nin-en-dikkat-cekici-bilim-kurgu-filmi-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Ha bir uyarı daha; Hassas olduğumuz bu konuda "Kaan'a bak neler yazmış" dememeniz için, filmin alt metninde bolca dini mesajların bulunduğunu, benim ise sadece verilen bu mesajları size göstermeye çalıştığımı hatırlatmak istiyorum. 1. Okuma yazma bilmeyen, genç bir Arap... Tanıdık geldi mi?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/196/13/mesaj-cok-derin-yeralti-peygamberi-filmindeki-7-dini-gonderme-780x439.png[/RESIM]Öncelikle lamı-cimi yok, film, islam peygamberi Hz. Muhammed'i ve onun yaşadıklarını modern bir şekilde konu alıyor... Başroldeki okuma yazma bilmeyen, diğerlerine nazaran temiz yüzlü Arap "Djabena", islam peygamberi Hz. Muhammed baz alınarak oluşturulmuş bir karakter. Nasıl mı? Devam... 2. Vahiy...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/196/72/mesaj-cok-derin-yeralti-peygamberi-filmindeki-7-dini-gonderme-780x439.png[/RESIM]Başrolümüz "Djabena", çok büyük bir baskıya maruz kalıyor ve birini öldürmek zorunda bırakılıyor. Öldüreceği kişinin hücresine gittiğinde ise, o kişi kendisine kitap okumasını, kendisini geliştirmesini ve 6 yıl içinde bu cezaevinden donanımlı bir şekilde çıkabileceğini söylüyor. Gencimiz sonrasında bu kişiyi öldürüyor ve film boyunca öldürdüğü bu kişinin hayalini görüyor. Film burada, Muhammed'e gelen Vahiy'e gönderme yapıyor. Peygambere gelen Cebrail nasıl ona "oku" dediyse, burada da aynı olay yaşanıyor.  3. Çok zeki biri...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/196/59/mesaj-cok-derin-yeralti-peygamberi-filmindeki-7-dini-gonderme-780x439.png[/RESIM]Başrolümüz "Djabena"nın zeki bir karakter olduğunu görüyoruz. Hem Fransızca'yı hem de Arapça'yı aynı anda konuşuyor ve sadece etraftakileri dinleyerek Korsika dilini konuşup anlayabilme olayını çözüyor. Gözlem yeteneği üst düzey ve başarılı stratejik hamleler de yapabiliyor. Ayrıca hem Korsika hem de hapishanedeki müslümanlar arasında "köprü" görevi görüyor ve ittifaklar kurabiliyor. İşte tüm bu mesajlar da Hz. Muhammed'i işaret ediyor.  4. Sıradan bir genç mi? Yoksa yaşanacakları önceden görebilen bir peygamber mi?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/196/30/mesaj-cok-derin-yeralti-peygamberi-filmindeki-7-dini-gonderme-780x439.png[/RESIM]Adamımızın kariyeri hapishanede hızlıca yükseliyor ve "elçi" tanımıyla izin günlerinde uçakla farklı şehirlere gidip arabuluculuk yapıyor ya da mesaj taşıyor. Bunun yanında düşman kervanına saldırırcasına, yoldan geçen cipe saldırıyor, baskın yapıyor ve hiçbir yara almadan görevini tamamlıyor. Hemen akabinde, yolda araçla gidildiği sırada "Geyiklere dikkat edin!" diye uyarıyor, yola geyiklerin çıkacağını önceden öngörüp ifade ediyor ve gerçekten dediği gibi de oluyor. Geyikler yola atlıyor ve araba kaza yapmaktan son anda kurtuluyor. Yanındaki adamlardan biri de ona şakayla karışık "Bunu önceden nasıl bilebildin? Peygamber falan mısın?" diye soruyor. İşte tüm bu bilgiler de bizi Hz. Muhammed'e çıkarıyor.   5. Kendisine inananları etrafına toplaması...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/196/97/mesaj-cok-derin-yeralti-peygamberi-filmindeki-7-dini-gonderme-780x439.png[/RESIM]Hapishaneye kimsesiz ve 5 parasız giren gencimiz, her şeyin sonunda, hapishaneden arkasında koca bir konvoy ve ona inanan kişiler ile çıkıyor. Bu da onun insanlara ulaşabilen, bir birlik kurup liderlik edebilen biri olduğunu gösteriyor. 6. Film "Sahabe" konusuna bile değiniyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/196/65/mesaj-cok-derin-yeralti-peygamberi-filmindeki-7-dini-gonderme-780x439.png[/RESIM]Kendisine okuma yazma öğreten diğer bir Arap olan Ryad, onun ilk sahabelerinden biri oluyor. Ryad, ölümüne kadar adamımızı yalnız bırakmıyor. 7. Ve son olarak...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/196/27/mesaj-cok-derin-yeralti-peygamberi-filmindeki-7-dini-gonderme-780x439.png[/RESIM]Adamımız Djabena, "Sahabe" yani Ryad öldükten sonra, onun eşi ve çocuğuna göz kulak oluyor. Bu da dini kaynaklarda geçen bir başka konu ve filmde de aynısı yaşanıyor. NOT: Film bu alt metni ile ayrı, bir "hapishane" filmi olarak da ayrı etkilemeyi başardı diyebilirim. Oyunculuklar ve yer yer karşılaştığım sahneler gerçekten çok başarılıydı. Hapishanedeki güvenlik kontrolünde ağzını sonuna kadar açtığı için havaalanındaki kontrolde de alışkanlıktan ağzını açması ve hapishaneden çıktığında arkasındaki konvoya eli ile çaktırmadan işaret yapması detayı gerçekten çok ince düşünülmüştü. Süresi biraz uzun olsa da, benim için tekrar izlenebilecek bir filmdi "Yeraltı Peygamberi"... Umarım yukarıda yazdığım bu mesajlar ile film sizin için daha bir anlam kazanmıştır..   - - - - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
15b
0
6 yıl
Yıllar Sonra Sinema Salonunda Herkesi YAN YANA Getiren O Film!
Yıllar Sonra Sinema Salonunda Herkesi YAN YANA Getiren O Film!
Yan Yana filmi, 2025'in en iyi giriş yapan film unvanından sonra ilk 15 günde 1 Milyon da izlenerek rekora koştu. Uzun zaman sonra binlerce kişiyi sinema koltuklarında gerçekten YAN YANA getirmeyi başaran o filmle ilgili tabii ki de benim de söylemek istediklerim var.. Bu içerikte, önce filmde Yan Yana filminde dikkatimi çeken bazı detayları, sonra da filmi beğendim mi? Yoksa büyük bi PR çalışmasının tam ortasında olduğumuzu mu düşünenlerdenim? işte bu sorulara cevaplarımı sizle dürüst bi şekilde paylaşmak istiyorum. Hadi gelin şimdi Yan Yana filmi ile ilgili sizle paylaşmak istediğim o 5 DETAYA birlikte şöyle bir göz atalım! ● Bu içeriği daha UZUN olarak YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=Su9L8Wix6uI[/VIDEO] 1. Uyarlama konusu...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/361/81/yillar-sonra-sinema-salonunda-herkesi-yan-yana-getiren-o-film-780x439.png[/RESIM]Öncelikle yıllardır benimle olanlar bilir ki, ben her fırsatta Yan Yana'nın uyarlandığı Intouchables ismindeki 2011 yapımı Fransız filminden 'baş ucu filmim' olarak bahsederim.. Bu nefis filmin ülkemize uyarlanacağı haberini aldığımdan beri gerçekten çekim sürecinden yayın kısmına gelene kadar olan tüm aralığı yakından takip ettim diyebilirim.. Filmi 2017'de Amerikalılar da The Upside ismiyle uyarlamış fakat ortaya pek de başarılı bi film çıkamamıştı.. hatırlayın. Bizdeyse pek çok 'uyarlama' yapım, 'Zaten bi yerlerde tutmuş.. bizde de kesin tutar' düşüncesiyle çekilmiş ve gerçekten çoğu yapım da iyi izlenmeler almıştı. Örneğin şu listede de daha önce sizle paylaştığım filmlerin her biri de uyarlama yapımlardı. Açıkça söylemek istiyorum ki "Uyarlama" konusuna karşı değilim. Fakat kendi orijinal filmlerimizi yazıp, yönetip, çekecek devasa bi sektörümüz var, işinde çok başarılı yetişmiş, zehir gibi insanlarımız var.. Sizi bilmem ama ben "Zaten tutar" denilerek yabancı filmleri uyarlayan değil, diğer ülkelerce filmleri 'uyarlanan' bi sinema sektörüne sahip olmayı tercih ederdim. 2. Feyyaz...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/361/50/yillar-sonra-sinema-salonunda-herkesi-yan-yana-getiren-o-film-780x439.png[/RESIM]Muhtemelen bi küçük linç yiyeceğim belki ama; Başrolümüz Feyyaz Yiğit, şimdiye kadar rol aldığı tüm dizi ve filmlerde hemen hemen aynı karakteri oynuyor gibi geliyor bana.. Yani bu filmde de Feyyaz, yine Feyyaz'ı oynuyor gibi hissettim diyebilirim. Fakat bu tabi ki de Feyyaz'a gülmüyorum demek değil. Bu adamın kelimeleri heceleyerek konuşması, ikilemesi, durumlara verdiği doğal tepkiler beni gerçekten yakalamayı başarıyor. Orijinal filmde gettodan gelen bir siyahiyi izlerken, bu filmde de maddi zorluklar içinde sıkıntılı günler yaşayan bi Roman'ı izlemek bana ilginçtir bi an "Organize İşler" izliyormuş hissiyatı da yarattı. 3. Farklar...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/361/93/yillar-sonra-sinema-salonunda-herkesi-yan-yana-getiren-o-film-780x439.png[/RESIM]Öncelikle Fransız yapımındaki dramı, bizim filmde siyanürle arasak zor buluruz çünkü Yan Yana, 'komedi' kısmı daha ağır basan bi yapım olarak karşımıza çıkıyor. Filmin %80 sahnesi, Intouchables ile aynı. Fakat örneğin orjinalinde başrolümüzün sakalları kesilirken, bizde koca Haluk Bilginer'in sakallarını kesmek göze alınamamış ki sadece saçının taranmasıyla geçiştiriliyor. Orjinalde kadınlardan hoşlandığı ortaya çıkan kadınımız bizim filmde bunu Feyyaz'ın yani Ferruh'un kulağına söylüyor. Orijinalde Rap, bizdeyse "İtfaiye" isminde hareketli bi şarkı duyuyoruz. Yine orijinalde adamımız girdiği zengin evden bi Faberge Yumurtası çalarken bizde bu bir Çini'ye dönüşüyor. Bunun gibi pek çok farklılık sayabiliriz tabi. 4. İvedikleşme...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/361/8/yillar-sonra-sinema-salonunda-herkesi-yan-yana-getiren-o-film-780x439.png[/RESIM]Her şeyden bağımsız, ben filmlerde kültür sanat ile ilgilenen, kurallara uyan, kimseyle kavgaya, suça karışmayan kısacası kendi halinde 'medeni' bi şekilde yaşayıp giden insanların hayatına bodoslama dalan karakterlerin olmasını pek doğru bulmuyorum fakat ne yazık ki ülkemizde bu çalışıyor. Bu gerçeği de Recep İvedik örneği yüzümüze tokat gibi çarpıyor.. İşte bu filmde de böyle benzer bi tat almak mümkün. Taşradan gelen biri, batı müziğini sevmiyor, yapılan resim ile dalga geçiyor, ruhsuz eğlencelerini oyun havalarıyla bir düğüne çeviriyor, yazılan şiirleri küçümsüyor ve dahası.. Bunlar tabi ki de filmi kötü yapmıyor fakat topluma, özellikle genç izleyicilere bu tür insanların da kazandığını göstererek bilinçaltlarını etkiliyor.. Tekrar söylüyorum, bunlar filmi kötü yapmıyor fakat izleyen 1000 gençten 1'inde bile bu düşüncelerin yeşermesine sebep olması, bence bi tık tehlike arz ediyor. Adamımız genç kızın sevgilisiyle öpüşmesine karşı çıkıyor, ona hakaret eden çocuğun sokak köşesinde sıkıştırıyor fakat kendi odasına Esk*rt çağırıyor hatta haftada 1 gününü de ona ayırıyor... İşte bahsettiğim tutarsızlık, düşünce olarak özellikle yeni nesle aktarılmasını doğru bulmadığım şey tam olarak da bu.. Siz beni anladınız. 5. Haluk Bilginer![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/361/66/yillar-sonra-sinema-salonunda-herkesi-yan-yana-getiren-o-film-780x439.png[/RESIM]Her ne yaparsak yapalım, bana hala Haluk Bilginer'i yeterince sahiplenmiyormuşuz gibi geliyor. Film hakkında konuştuğum sektördeki bazı kişilerden Haluk Bilginer'in bu filmdeki oyunculuğunun başarılı bulunmamış olması beni gerçekten üzdü. Ben Bilginer'in oyunculuğunu başarılı bulanlardanım. Bu filmde Feyyaz'ı çıkarıp yerine başkasını koyabiliriz, fakat Bilginer'i çıkarıp yerine başka bi oyuncuyu koysaydık, filmin ağırlığının %80'i uçup giderdi.. Fakat kendisinden küçük de bi isteğim var; Ben Haluk Bilginer'i, Thor'daki ODİN karakteri gibi çok ağır, çok güçlü, mitolojik, fantastik bi rolde görmeyi çok isterim.. Kim bilir, belki bigün böyle bi şeye de şahit oluruz :) Ha bi de unutmadan, salonlarda en çok gülünen anlardan biri olan filmdeki 'hareket çekme' sahnesi de Haluk Bilginer'in ta kendisinden çıkmış :) - - - - -  Şimdiiii… not alarak sizle paylaşmak istediğim 5 ana başlığıma da değindiğime göre filmle ilgili şahsi düşüncelerimi de sizle paylaşmak istiyorum.. Sinemanın gerek dijital platformların yaygınlaşmasıyla, gerek ise ekonomik maliyetlerin artmasıyla geri planda kalması, hatta sadece küçük çocuklar ve onların anne-babasının hafta sonu gitmek zorunda kaldığı, 3 tarafı pek de başarılı olmayan 'animasyon filmlerle' çevrilmiş olması beni gerçekten çok üzüyordu. Fakat bu film bunu kırmayı başardı. Tripli ergen kız gibi senaryoya pek de katkısı olmayan sahnelerin gereksizliği, bi dram bi komedi bi dram bi komedi yaparak adeta izleyiciyi şişe takar gibi başarısız geçişleri, iki başrolümüzün arasındaki 'dostluk' bağının bence tam derinlemesine kurulamamış olması gibi sorunları es geçersek ben bu filmden gerçekten büyük keyif aldım diyebilirim. Orijinal filmdeki dramatikliği inanın pek de aramadım. 3-4 sahnesinde gerçekten güldüm ve sinema salonunda gülmenin nası bi his olduğunu da unuttuğumu fark ettim :) Hadi iyi seyirler!
9.10b
1
9 ay

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.