The Playlist: Spotify'ın Kuruluşunu Konu Alan, Girişimci Ruhlu Kişilerin İzlemesi Gereken Yeni Netflix Dizisi!

16 Ekim 2022
15b
0 Yorum
The Playlist: Spotify'ın Kuruluşunu Konu Alan, Girişimci Ruhlu Kişilerin İzlemesi Gereken Yeni Netflix Dizisi!

Size daha önce tavsiye ettiğim şu girişimcilik konulu filmleri hatırlayın. İşte Netflix'in bu yeni The Playlist dizisi de o listeye girebilecek yapımlardan biri. Hepimizin bildiği, kullandığı platformlardan biri olan Spotify'ın kuruluşunu konu alacak The Playlist dizisinin ilk haberini aldığımda oldukça heyecanlanmıştım. Dizi nihayet 3 gün önce (13 Ekim 2022) Netflix'te yayınlanmaya başladı ve ben de hemen izleyip bitirdim. Bu dizinin Spotify'ı konu aldığını bilmeyen pek çok kişi de şimdiden Google'da 'the playlist dizisi konusu ne?' sorusunu trend yapmış durumda. E hal böyle olunca da ben de hemen, The Playlist ismindeki bu yeni diziden bahseden bi içerik hazırlamaya karar verdim.

Mini Dizi Tavsiyeleri ► 

Hadi gelin şimdi Spotify'ı merkeze alarak ilerleyen The Playlist ismindeki bu yeni dizi nasıl bir yapım? Oyuncuları kimler? İzlenecek kadar iyi mi?.. gibi soruların cevaplarına birlikte bakalım... Hadi!

Dizi hakkındaki yorumuma geçmeden önce; The Playlist dizisi neyi konu alıyor, kısaca bahsedeyim...

The Playlist: Spotify'ın Kuruluşunu Konu Alan, Girişimci Ruhlu Kişilerin İzlemesi Gereken Yeni Netflix Dizisi!
Netflix'in yeni dizisi The Playlist, İsveç merkezli ünlü müzik yayın şirketi Spotify'ın kuruluş evresini ve kurulduktan sonra özellikle müzik endüstrisinde yarattığı değişiklikleri konu alıyor. Yani bu dizi boyunca, bir girişimin kurulma evresine ve sonrasında o girişimin önüne çıkan engellere şahit oluyoruz... Bu siteyi 2016 yılında kurduktan sonra karşılaştığım pek çok engeli düşününce, özellikle benim gibi biraz olsun içinizde 'girişimcilik' ateşi yanıyorsa bence bu diziyi kesinlikle izlemelisiniz. Çünkü dizi, devasa bir girişimin doğum sürecini ve sonrasındaki evresini fazlasıyla iyi bir şekilde konu alıyor. Benden söylemesi...

Ben bu diziyi gerçekten beğendim. Ama...

The Playlist: Spotify'ın Kuruluşunu Konu Alan, Girişimci Ruhlu Kişilerin İzlemesi Gereken Yeni Netflix Dizisi!
Her fırsatta söylediğim gibi, 'teknoloji' odaklı yeni girişimlerin ortaya çıkış sürecini konu alan film ve diziler her zaman ilgimi çekmiştir. Elimden geldiğince de yıllardır bu yapımları size de tavsiye etmeye çalışıyorum. The Playlist ismindeki bu dizi de benim için o yapımlardan biri olmayı kesinlikle başardı. Fakat... Bu tür girişimcilik işleri sizi çekmiyorsa, dev bir şirketin/markanın/platformun ortaya çıkış sürecini izlemek size pek çekici gelmiyorsa, tabi ki de bu dizi sizlik olmayabilir.

6 bölümün her birinde de farklı karaktere odaklanıyoruz!

The Playlist: Spotify'ın Kuruluşunu Konu Alan, Girişimci Ruhlu Kişilerin İzlemesi Gereken Yeni Netflix Dizisi!
Dizinin akıcılığı oldukça başarılı. Fakat kurgusu da bir o kadar farklı ve yine başarılı... Dizi, 6 bölümünün her birinde de olayların bir köşesinde olan 1 kişiyi merkeze alarak ilerliyor. Yani 1 bölüm, Spotify'ın kurucusunu izliyorsak, diğer bölüm, şirketin Hukuk işlerini takip eden bir avukatın yaşadıklarına odaklanıyoruz. Ben bu farklı akışı oldukça sevdim diyebilirim.

Dizinin kadrosunda tanıdık bir Türk oyuncu da var; Gizem Erdoğan!

The Playlist: Spotify'ın Kuruluşunu Konu Alan, Girişimci Ruhlu Kişilerin İzlemesi Gereken Yeni Netflix Dizisi!
Yine bir Netflix dizisi olan Kalifat'ın başrolünde de izlediğimiz Gizem Erdoğan'ı bu dizinin de oyuncu kadrosunda görüyoruz. İsveç doğumlu olan oyuncu pek çok yapımda yer almış olsa da, benim radarıma az önce de bahsettiğim Kalifat dizisiyle girmişti. Şimdi bu dizide tekrar izleyince de fark ettim ki bence önümüzdeki yıllarda kendisini daha iyi yapımlarda göreceğiz.

- - - - - - - - - 

Özet: Eğer aklınızda bir fikir varsa, bu fikri bir girişime dönüştürmek, şu anki işinizden istifa edip farklı ve heycanlı bir yola girip, kendi işinizin patronu olup, bu dünyada birilerine dokunmak istiyor ve iyi bir şeylere imza atmak için gece gündüz çalışmayı düşünüyorsanız işte bu dizi tam da sizin izlemeniz gereken bir yapım... Yok "Ben bilim kurgu, gerilim türlerinde veya şöyle aksiyonu bol bi şeyler izleyeyim.." diyorsanız da üzgünüm çünkü bu dizi pek sizlik değil. Ben fazlasıyla keyif alarak izledim bu diziyi, karar sizin.

- - - - - - - - - 

● The Playlist dizisi Netflix'te var mı? Evet dizi Netflix'te izlenebilir.

● The Playlist dizisi kaç bölüm? Dizi, 6 bölümden oluşuyor. Dizi bir 'mini dizi' olarak çıktığı için 2. sezonu hakkında da bir detay yok ve muhtemelen olmayacak.

● Dizinin oyuncuları kimler? The Playlist dizisinin oyuncu kadrosunda, başrollerde Edvin Endre ve Christian Hillborg'u görüyoruz. Ulf Stenberg, Joel Lützow, Gizem ErdoğanElla Rappich ve Sam Hazeldine ise kadrodaki diğer oyuncular.

The Playlist: Spotify'ın Kuruluşunu Konu Alan, Girişimci Ruhlu Kişilerin İzlemesi Gereken Yeni Netflix Dizisi!

Modunu Seç ►

The Playlist: Spotify'ın Kuruluşunu Konu Alan, Girişimci Ruhlu Kişilerin İzlemesi Gereken Yeni Netflix Dizisi!

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
the playlist dizisithe playlist dizi konusuthe playlist dizisi netflixspotify dizisi netflixthe playlist yorumthe playlist dizi yorumlarıspotify konulu dizigirişimcilik dizisigirişimcilik dizilerigirişimcilik konulu dizilergüncel dizi tavsiyeleri
EN AKTİF ÜYELER
Peçeteleri Hazırlayın! Keanu Reeves'in Hüzün ve Acı Dolu Hayat Hikayesi!
Peçeteleri Hazırlayın! Keanu Reeves'in Hüzün ve Acı Dolu Hayat Hikayesi!
Keanu Reeves... O, geçtiğimiz günlerde, yani 2 Eylül'de tam 55 yaşına girse de hala genç kalışı, rolünün adamı oluşu ve inanılmaz mütevazi karakteri ile hepimizin gönlünde ayrı bir yeri olan ünlü bir oyuncu. Evet ben de az önce sizin gibi Keanu Reeves'in 55 yaşında olduğunu öğrenince çok şaşırdım ve başladım bu şahane insanı araştırmaya... Keanu Reeves kimdir?, Keanu Reeves filmleri nelerdir? gibi soruları geçmiştim ki, kendimi birden Keanu Reeves'in hayat hikayesinin içinde buldum. Üstelik bu hikaye de hiç keyifli bir başarı hikayesi değildi. İşte ben de bu hüzün dolu hayat hikayesini sizlerle paylaşmak istedim.  Hadi gelin şimdi Keanu Reeves'in acılarla dolu hayat hikayesi nasılmış, birlikte göz atalım ve sizi şöyle bir hüzün denizinin içine sürükleyeyim... Annesi ve babası bir gece kulübünde tanışan Keanu Reeves'in hayat hikayesi başlıyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/109/35/peceteleri-hazirlayin-keanu-reeves-in-huzun-ve-aci-dolu-hayat-hikayesi-780x439.jpg[/RESIM]Beyrut doğumlu ünlü oyuncunun annesi ve babası Beyrut'da bir gece kulübünde tanışıyor. Birbirlerine ilk görüşte vurulan bu çift, çok da kısa bir süre içinde Keanu Reeves'i dünyaya getiriyorlar. Ünlü oyuncuya, Hawaii dilinde "Dağlardan Esen Temiz Rüzgar" anlamına gelen "Keanu Reeves" ismini veriyorlar.  Acılar başlıyor; İlk darbeyi babasından yiyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/109/24/peceteleri-hazirlayin-keanu-reeves-in-huzun-ve-aci-dolu-hayat-hikayesi-780x439.jpg[/RESIM]Reeves'in babası uyuşturucu sattığı gerekçesi ile tutuklanıyor ve Keanu 3 yaşındayken babası onları terk ediyor. Uzun yıllar süren bu ayrılık ise, Keanu 16 yaşına geldiğinde son buluyor ve baba oğul yıllar sonra ilk kez görüşüyorlar. Fakat Keanu annesi ile birlikte hayata devam etme kararı alıyor ve hayatını buna göre şekillendiriyor.  Disleksi hastalığı ile mücadele ediyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/109/56/peceteleri-hazirlayin-keanu-reeves-in-huzun-ve-aci-dolu-hayat-hikayesi-780x439.jpg[/RESIM]Annesi ile farklı şehirlere gitmek zorunda kalan Keanu, zaten sürekli farklı okullarda okumakta zorlanırken bir de Disleksi, yani "Öğrenme Güçlüğü" hastalığı ile mücadele ediyor. Bu onun eğitim hayatını daha zor bile hale getiriyor ve bu yüzden diploma alamıyor. Motosiklet kazası onu ölümün kıyısına getiriyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/109/84/peceteleri-hazirlayin-keanu-reeves-in-huzun-ve-aci-dolu-hayat-hikayesi-780x439.jpg[/RESIM]Takvimler 1988 yılını gösterdiğinde, motosiklet tutkusu yüzünden bir kaza geçiriyor ve hayatının en zorlu yarım saatini yaşıyor. Motorunu hızlı kullanmayı seven Keanu, kontrolü kaybediyor ve taklalar atıp yolun üzerinde savruluyor. Sıcak asfaltın üzerinde yarım saat boyunca öylece yatıyor ve sonunda yoldan geçenler sayesinde kurtuluyor.  En yakın arkadaşını kaybediyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/109/9/peceteleri-hazirlayin-keanu-reeves-in-huzun-ve-aci-dolu-hayat-hikayesi-780x439.jpg[/RESIM]Bir film setinde tanıştığı River Phoenix isimli oyuncuyla kısa sürede çok iyi arkadaş olan Keanu, bu kişiyle uzun yıllar dostluk yapıyor. Fakat 1993 yılında en yakın arkadaşı River Phoenix aşırı doz uyuşturucu nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu ölüm, ünlü oyuncuyu çok sarsıyor. Ardından da önce bebeği, sonra eşi sonsuzluğa gidiyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/109/66/peceteleri-hazirlayin-keanu-reeves-in-huzun-ve-aci-dolu-hayat-hikayesi-780x439.jpg[/RESIM]Keanu, en yakın arkadaşını kaybettikten sonra kendine birkaç yıl zaman tanıyor. Bu zamanın sonunda "Jennifer Syme" ile müthiş bir aşk yaşamaya başlıyor ve ciddi bir ilişkileri oluyor. Fakat hayat onun için bu kadar güzel gitmiyor ve hamileliğin 8. ayına geldiklerinde çocukları ölü doğuyor. Keanu ve Jennifer bunu kaldıramıyor ve ilişkileri bocalamaya başlıyor. Bu kayıp onların ilişkilerini bitiriyor. Fakat tamamen kopmuyor, nadir de olsa görüşüyorlar. Ta ki 2001 yılında Jennifer bir trafik kazasında ölene dek. Keanu bebeğinin ardından sevdiği kişiyi de kaybediyor. 2006 yılında verdiği bir röportajda şunları söylüyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/109/30/peceteleri-hazirlayin-keanu-reeves-in-huzun-ve-aci-dolu-hayat-hikayesi-780x439.jpg[/RESIM]"İnsanlar, acı ile başa çıkabilecekleri inancına sahip. Tam 'İşte bitti, daha iyiyim' diyorsunuz, ancak yanılıyorsunuz. Çünkü sevdiğiniz insanlar öldüğünde, yalnızsınızdır...." Fakat o pes etmiyor ve müthiş projeler ile karşımıza çıkıyor. Karısı ve köpeğini kaybeden bir adamı oynadığı "John Wick" filminde, hayatından ilham alıyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/109/38/peceteleri-hazirlayin-keanu-reeves-in-huzun-ve-aci-dolu-hayat-hikayesi-780x439.jpg[/RESIM]Birçok sinema eleştirmeni, John Wick karakterinin başarısının, Keanu Reeves'in kendi hayatından ilham alarak oynamasına bağlıyor... O, Hollywood'un içinde, kendini bozmadan müthiş işlere imza atan yegane oyuncu. Bir bakmışsınız bir metroda, bir bakmışsınız sokakta yaşlı birine yardım ediyor, bir bakmışsınız bir parktaki bankta oturmuş etrafı seyrediyor...  Keanu Reeves Filmleri ► ● Hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi bulabilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
19b
0
6 yıl
Bıçaklar Çekildi! Biraz Suç, Biraz Gizem, Bolca Ünlü Oyuncu: "Knives Out"
Bıçaklar Çekildi! Biraz Suç, Biraz Gizem, Bolca Ünlü Oyuncu: "Knives Out"
Çoğunluk olarak hepimiz bir şeylerin peşinden gitmeyi, iz sürmeyi, adım adım ilerlemeyi seven kişileriz. İpuçları topladıkça ilerleyebildiğimiz oyunlar bizi daha çok kendine bağlarken, zeka küpü "Sherlock Holmes" en sevdiğimiz karakterlerden biridir, veya "Beynimi Yaksın" kategorisindeki düşündüren filmlerin daha çok tıklanmasının sebebi de budur mesela... E hal böyle olunca, "Katil kim?" diye sorduran polisiye filmler de en sevdiğimiz türler arasındadır. Buraya kadar tutturduysam devam... Çünkü bugün size gizemli, cinayetli, bol ünlülü bir polisiye filmi getirdim; "Knives Out"...  Beyin Yakan Film Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► Hadi gelin şimdi bu yeni film "Knives Out" nasıl bir şey? Konusu ne? Türü nasıl? Neden izlenmeli? gibi sorulara cevap vereyim... Hem de SPOİLER içermeden! E hadi! Öncelikle nedir bu Knives Out filminin konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/170/69/bicaklar-cekildi-biraz-suc-biraz-gizem-bolca-unlu-oyuncu-knives-out-780x439.jpg[/RESIM]Filmimiz, ünlü bir polisiye romanı yazarının ölümünü ve bu ölüm sonrasındaki olayları konu alıyor. Olaya atanan bir dedektif, malikanede yaşayan herkesi tek tek sorguya çekiyor ve bunun sonucunda da ortaya çok karışık detaylar çıkmaya başlıyor. İşte bu film de bunu ve fazlasını konu alıyor.  Alışılmışın dışında, farklı, tiyatral ve bol ünlülü![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/170/79/bicaklar-cekildi-biraz-suc-biraz-gizem-bolca-unlu-oyuncu-knives-out-780x439.jpg[/RESIM]Öncelikle bu zamana kadar izlediğiniz kanlı bıçaklı cinayet-polisiye filmlerini bir kenara bırakın. Çünkü bu filmde, öyle bir tat bulamayabilirsiniz. Çünkü bu polisiye, bildiğiniz polisiyelerden biraz farklı işliyor. Cinayet-dedektif filmlerinde hep olan şeyler bu filmde pek olmuyor. Öyle renksiz, kasvetli bir atmosferi de yok üstelik, film çok ama çok renkli. Zaten afiş ve medya görsellerinden de bunu rahatlıkla görebilirsiniz. Ayrıca filmimiz biraz da tiyatral. Eğer epey zaman önce size buralarda tavsiye ettiğim, kıyıda köşede kalmış olduğunu düşündüğüm şu şahane filmi izlemiş ve sevmişseniz bu filmi de seveceksiniz demektir. Filmimiz, yer yer eğlendiriyor, yer yer de ciddi ciddi katili sorgularken buluyoruz kendimizi. Üstelik filmimizin her yerinden de ünlü bir isim çıkıyor karşımıza... Kendinizi bir cinayet romanında hissedeceksiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/170/89/bicaklar-cekildi-biraz-suc-biraz-gizem-bolca-unlu-oyuncu-knives-out-780x439.jpeg[/RESIM]Filmin süresi biraz uzun. Bu da sizi kendi içine çekmeye yetiyor. Yani telefonunuz ile oynamadığınızı ve sessiz, sakin bir ortamda bu filmi izlediğinizi düşünürsek, kesinlikle kendinizi bir cinayetin peşinden giderken bulabilirsiniz. Fakat sakın ama sakın, bu filmin o etkileyici, yıllarca akıllardan çıkmayan filmlerden olduğunu düşünmeyin. Bu film, sadece bu olaya bir farklılık getirmeyi başarabilen nadir filmlerden. Ben bu film için "Modern cinayet romanı" ifadesini kullanmayı tercih ediyorum. Çünkü film hem o eski polisiye filmlerini, hem de günümüzün renkli dünyasını harmanlayarak bize sunuyor.  Kadroda yok yok![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/170/95/bicaklar-cekildi-biraz-suc-biraz-gizem-bolca-unlu-oyuncu-knives-out-780x439.jpg[/RESIM]Filmimizin oyuncu kadrosunda da Daniel Craig, Ana de Armas, Chris Evans, Katherine Langford, Christopher Plummer, Michael Shannon, Lakeith Stanfield, Noah Segan gibi isimler yer alıyor.  Hemen şimdi aşağıdan filmin fragmanını izleyebilir ve yine aşağıdan "Bıçaklar Çekildi" filminin tavsiye metnine ışınlanıp, izleyenler bu film için neler demiş göz atabilirsiniz![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=qGqiHJTsRkQ[/VIDEO] Filme Git ► ● Aşağıdaki butona tıklayarak hemen modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
11b
0
6 yıl
Efsane Rolleri Reddeden 8 Efsane Oyuncu!
Efsane Rolleri Reddeden 8 Efsane Oyuncu!
Yıllardan beri pek çok iyi film izledik. Pek çoğunun bazı sahneleri, hatta o sahnelerde başrollerin söylediği replikler hala aklımızda. Fakat o iyi filmler için, yönetmenlerin ilk tercihleri gerçekten o başroller miydi? Ben söyleyeyim; "Hayır"... Çünkü "kült" olarak nitelendirdiğimiz pek çok filmin başrolünü oynama teklifi önce başka oyunculara götürülmüştü... İşte ben de o efsane rolleri reddeden oyuncuları şöyle bir araştırdım ve çok ilginç bilgiler buldum. Hadi gelin onlara birlikte bakalım ve birlikte şaşıralım!  1. Efsane rolleri reddeden oyuncular listemizin ilk sırasında "Matt Damon" yer alıyor. Kendisi "Avatar" ve "The Dark Knight" filmlerinden gelen teklifleri reddetti. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/66/87/efsane-rolleri-reddeden-8-efsane-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] Matt Damon, IMDB'den çok iyi bir puan alan "The Bourne Ultimatum" ve "Invictus" filmleri için, tarihin en çok hasılat yapan 2 filmini reddetmek zorunda kaldı. Efsane oyuncuya Avatar filminde başrol, The Dark Knight filminde ise Harvey Dent karakterini oynama teklifi götürülmesine rağmen 2 teklifi de reddetti çünkü diğer filmlerde oynamayı tercih etti.  Matt Damon Filmleri ► 2. Will Smith  ise "The Matrix" filmindeki "Neo" karakterini reddetti![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/66/85/efsane-rolleri-reddeden-8-efsane-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] Sinema tarihinin en ünlü filmleri arasında yer alan "The Matrix" filmindeki ünlü "Neo" karakteri önce Will Smith'e teklif edildi, fakat Will Smith reddedince teklifi Keanu Reeves kabul etti ve Neo karakterine o hayat verdi. Yıllar sonra Will Smith bu film için "Ben olsam batırırdım Keanu Reeves çok iyi iş çıkardı" dedi.  Will Smith Filmleri ► 3. "Jack Nicholson", The Godfather filmi teklifini reddetti[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/66/15/efsane-rolleri-reddeden-8-efsane-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] Efsane "Baba" filmindeki Michael Corleone karakterini oynama teklifi önce Al Pacino'ya değil, Jack Nicholson'a götürüldü. Fakat Jack Nicholson, "Sinemada Hintlileri Hintliler, İtalyanları da İtalyanlar oynamalı" diyerek bu teklifi geri çevirdi.  4. Denzel Washington, "Se7en" filmindeki David Mills karakterini oynama teklifini reddetti[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/66/21/efsane-rolleri-reddeden-8-efsane-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] Hiç şüphesiz Se7en filmi, Brad Pitt'i çok yukarılara taşıyan bir filmdi. Filmdeki David Mills karakteri ise Denzel Washington'a teklif edilmiş fakat ünlü oyuncu bu filmi "Çok karanlık" bulduğu gerekçesi ile reddetmişti. Brad Pitt ise teklifi kabul etti ve şahane bir oyunculuk çıkardı.  Denzel Washington Filmleri ► Brad Pitt Filmleri ► 5. Sean Connery, Yüzüklerin Efendisi ve The Matrix filmlerini reddetti![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/66/77/efsane-rolleri-reddeden-8-efsane-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] Efsane aktör Sean Connery,  ünlü film serisi "The Lord of the Rings" kadrosundaki Gandalf'ı oynamayı reddetti. Yine farklı bir zamanda The Matrix filmindeki Morpheus karakteri teklifi de usta aktöre götürülmüş fakat usta oyuncu bu teklifi de geri çevirmişti.  6. Kevin Costner, sinema tarihinin en ünlü filminde başrolü oynamayı reddetti![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/66/47/efsane-rolleri-reddeden-8-efsane-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] 90'lı yıllarda sinemanın en ünlü aktörleri arasında olan Kevin Costner, sinemanın en ünlü filmi olan The Shawshank Redemption, yani Esaretin Bedeli filmindeki başrolü oynama teklifini reddetti. Yıllar sonra bunun için pişman olduğunu da dile getirdi.  7. Sylvester Stallone, Terminatör filminin başrolü olmayı reddetti[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/66/20/efsane-rolleri-reddeden-8-efsane-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] James Cameron, ünlü Terminatör filmi için önce Sylvester Stallone'u düşünmüştü fakat ünlü oyuncu teklifi reddetti. Bunun sonucunda teklifi Arnold Schwarzenegger kabul etti ve filmden sonra Stallone Arnold Schwarzenegger için "O bu rol için doğmuş" dedi.  8. Ve son olarak Leonardo DiCaprio, 90'lı yılların en iyi filmlerinden Boogie Nights kadrosunda oynama teklifini reddetti...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/66/62/efsane-rolleri-reddeden-8-efsane-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] Titanik gibi dünyaca bilinen bir filmde oynadıktan sonra aradığı projeyi tam bulamayan DiCaprio, Boogie Nights filminin başrolünde oynama teklifini geri çevirdi. Sonraları ise bu rolü Mark Wahlberg kaptı ve ortaya şahane bir film çıkmış oldu. DiCaprio ise sonraları verdiği röportajlarda "Keşke Boogie Nights filminde ben de olsaydım, o gün bu potansiyeli göremediğim için çok üzgünüm" demişti.  Leonardo DiCaprio Filmleri ► Görüldüğü gibi izlediğimiz pek çok ünlü film, bildiğimiz ünlü oyunculardan önce başka oyunculara teklif edilmiş fakat her biri de çeşitli nedenlerden dolayı bu büyük filmleri reddetmiş. Şimdilerde çoğu pişman olan bu ünlü oyuncuların yerinde siz olsaydınız neler düşünürdünüz? Hepsi tamam da Kevin Costner nasıl olur da Esaretin Bedeli gibi bir filmde oynama şansını elinin tersiyle iter, işte bu beni fazlasıyla şaşırttı... E ne diyelim.  Moduna Göre Film Önerisi Seç! ►  
15b
1
7 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
18b
0
8 yıl
ŞAHMARAN: Netflix'in Yılanı ve Efsanesi Bol, Twilight Tadındaki Yeni Dizisi!
ŞAHMARAN: Netflix'in Yılanı ve Efsanesi Bol, Twilight Tadındaki Yeni Dizisi!
Netflix Hakan Muhafız dizisiyle İstanbul'a giriş yapmış, Atiye ile de Anadolu'ya süzülmüştü. Bu 2 dizi de temelinde efsanelere dayanıyordu. İşte Şahmaran dizisi de yine Anadolu'nun bağrındaki şahmaran efsanesini konu alacağı için izlemek için fazlasıyla heycanlandığım yapımlardan biriydi. Diziyi nihayet az önce izleyip bitirdim ve şahmaran dizisi konusu ne? şahmaran dizisi izlenir mi? gibi soruların cevaplarını da içeren kısa ve net bir şekilde şahmaran dizisi hakkındaki düşüncelerimi yazmak istedim. 19 İyi Netflix Filmi! ►  Hadi gelin şimdi Şahmaran dizisi konusuna, oyunculuklarına ve senaryosuna şöyle bir bakalım ve size henüz 1 hafta önce Netflix'te yayınlanan bu dizi hakkındaki düşüncelerimi, yorumlarımı bir bir yazayım... Hadi! Yorumlarıma geçmeden önce gelin Şahmaran dizisi konusuna da şöyle bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/317/91/sahmaran-netflix-in-yilani-ve-efsanesi-bol-twilight-tadindaki-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM]Şahmaran dizisi, öğretim görevlisi olan ve yolu Adana'ya düşen Şahsu ismindeki genç bir kadının yaşadıklarını merkeze alarak ilerliyor. Şehre gelir gelmez tüm dikkatleri üzerine çeken bu kadın, kendisini çok farklı bir topluluğun ve efsanenin tam da ortasında buluyor. İşte tam da bu sırada tanıştığı Maran ismindeki geçn adamsa Şahsu'nun hayatını tam anlamıyla değiştirecek olan bir kapıyı aralıyor ve kökeni Anadolu topraklarına dayanan Şahmaran efsanesini de böylece izlemiş oluyoruz. İlk 2 bölüm sarmadı fakat sonra sonuna kadar sürüklemeyi başardı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/317/45/sahmaran-netflix-in-yilani-ve-efsanesi-bol-twilight-tadindaki-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM]Her zamanki gibi size yine dürüst olacağım; Diziye başlangıçta beklentim epey yüksekteydi. "E Netflix'in kaçıncı yerli işi, artık bu baya iyi çıkması gerek" diye düşünüp, işin içinde Şahmaran gibi hep dikkatimi çeken bir efsanenin de işleneceğini bilmek, beni fazlasıyla heyecanlandırmıştı. Fakat ilk 2 bölümde, beklediğim tadı alamadım. Hatta Instagram hesabımızda "Galiba bu dizi olmamış.." diye bile yazdım. Fakat sonra dizi giderek açıldı ve beni sonuna kadar sürüklemeyi başardı. Mantıksızlıklara takılmıyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/317/50/sahmaran-netflix-in-yilani-ve-efsanesi-bol-twilight-tadindaki-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizide pek çok soru cevapsız kaldı, yer yer karşılaştığımız mantıksızlıklara değinmiyorum, okul sahnelerinde sürekli aynı kıyafetli öğrencileri görüp "Figürana bütçe yetmedi demek ki..." dedim ama onu da görmezden geliyorum. "Ee Kaan ne kaldı?" diyeceksiniz biliyorum fakat bence bir şeyler var... Dizi, temelindeki hikayesiyle bizi bir şekilde sonuna kadar peşinden sürüklemeyi başarıyor. Birbirlerine zarar vermeyen, hepsinin birbirini tanıdığı Mar'lar iyi işlenmiş mesela. Bu topluluğa daha fazla odaklanılsaydı sevinirdim... Bizde bir şey ya Siyah ya da Beyaz olmalı gibi bir algı var maalesef. Fakat bu tür işler Gri de olabilir. Yani pek çok hata, kusur olabilir fakat genelinde bu iyi bir iş de olabilir. Ben çok acımasız davranmama taraftarıyım. Yerli Twilight diyebilir miyiz?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/317/81/sahmaran-netflix-in-yilani-ve-efsanesi-bol-twilight-tadindaki-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM]Diziye ilk başladığımda fark ettiğim şeylerden biri de sonra da sosyla medyada fazlasıyla gündeme geldiği gibi Alacakaranlık ile olan benzerliği oldu... Şehre gelen yeni kız, ona vurulan 2 erkek, saklanan bir özel güç/sır, gizemli bir aile, doktor bir aile babası ve dahası... Bence bir yapımın başka bir yapıma benzemesinde sorun yok. Ben, o yapımın nasıl işlendiğine bakmak istiyorum. Bu 2 yapım da başarılı işler olabilir. Ana konusu aynı olmadığı sürece, belirli konuları birçok farklı film ve dizide görüp izliyoruz zaten. Bu konuda da biraz acımasız davranmama taraftarıyım... Başrolün arasındaki çekimi başarılı buldum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/317/48/sahmaran-netflix-in-yilani-ve-efsanesi-bol-twilight-tadindaki-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizimizin başrolü Burak Deniz ve Serenay Sarıkaya arasındaki frekansı ilginç şekilde sevdim. Sağda solda ne yazılıp çizilmiş, ne konuşulmuş pek takılmadan söyleyebilirim ki; Bu dizinin 2 başrolü de rolünün hakkını vermiş fakaaat... Serenay Sarıkaya'nın istisnasız her film ve dizide de aynı kişiyi oynaması beni biraz üzüyor. Yani Fi'de de, Medcezir'de de, Şahmaran'da da aynı Serenay'ı izlemiş gibi hissediyorum. Yazayım da içimde kalmasın... - - - - - -  Özet: Sadece bu tür, bizden, bu topraklardan bir şeyler taşıyan film ve dizilerin daha çok yapılması için bile bence Netflix'in bu yeni dizisi Şahmaran, desteklenmeye değer. Ben bu diziyi bitirdiğimde Hakan Muhafız'dan günümüze bazı şeylerin değişip, geliştiğini fark ettim ve buna sevindim. Şurada Sıcak Kafa dizisi için de söylediğim gibi, daha çok bizden, Anadolu'nun bağrındaki efsanelerden, mitlerden yola çıkan diziler görmek beni çok mutlu eder. Şahmaran, Netflix'te yayınlandığı ilk 3 gün içinde tüm dünyada toplamda 17 Milyon Saat izlenmiş ve 14 ülkenin Top 10 listesine girmiş. Keşke biraz daha iyi ve 'derin' bir yapım olsaydı fakat işin orasını geçtim, bizden bir hikayeyi, bizden bir diziyi 14 farklı ülkenin çok izlenenler listesinde görmek beni kesinlikle mutlu ediyor.  - - - - - -  ● Şahmaran dizisi Netflix'te var mı? Evet, dizi Netflix Türkiye imzalı bir yapım. ● Şahmaran dizisi kaç bölüm? Dizinin 1. sezonu 8 bölümden oluşuyor.  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
14b
5
3 yıl
1 Günde Bitirmelik: Tam 12 İyi Mini Dizi Önerisi! (EN FAZLA 8 BÖLÜM)
1 Günde Bitirmelik: Tam 12 İyi Mini Dizi Önerisi! (EN FAZLA 8 BÖLÜM)
Bugün size izleyip, beğendiğim bazı mini dizileri tavsiye etmek istiyorum. Fakat gerçekten 'mini' olan yabancı dizileri... Çünkü bazen öyle listeler görüyorum ki 3 sezonluk dizi 'mini' adı altında tavsiye edilmiş... Merak etmeyin, birazdan göz atacağınız bu listedeki dizilerin her biri de mini dizi ve en uzunu sadece 8 bölümden oluşuyor. 1 günde bitirebileceğiniz bu yabancı mini dizi önerileri ile sadece çok kısa bir zaman ayırarak 1 diziyi bitirebilirsiniz. Hadi gelin şimdi o mini dizi önerileri nelermiş, birlikte şöyle bir göz atalım! • Bu içeriği VİDEO olarak da izleyebilirsiniz![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=xF4Mfwe7Y8g[/VIDEO] 1. Listemizin ilk sırasında bizi Childhood's End, yani "Çocukluğun Sonu" ismindeki bir mini dizi karşılıyor... (3 Bölüm)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/300/14/childhood-s-end-uzayli-konulu-3-bolumluk-mini-dizi-780x439.png[/RESIM]Dizi, bi uzaylı ırkının dünyaya gelmesiyle yaşanan gelişmeleri konu alıyor. Şimdi ben uzaylı falan dedim diye uçmalı kaçmalı ışın kılıçlı bir aksiyon beklentiniz olmasın tabi... Çünkü dizi bize sadece 3 bölümde "Ya böyle bi şey olsa?" diye sorgulatmayı başarıyor. Kendine has sakin atmosferi ve bol bol sorgulamalara girişeceğiniz bu yapım, ünlü bilim kurgu yazarı Arthur C. Clarke imzalı bi romandan uyarlama... Dizi tabi ki de kitabın önüne geçemez fakat ilgi çekici bir şeyler arıyorsanız, bir akşamınızı bu diziye ayırın derim. Dizinin Detaylarına Bak ►  2. Sıradaki mini dizi tavsiyem ise 11.22.63... (8 Bölüm)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/301/19/1-gunde-bitirmelik-tam-12-iyi-mini-dizi-onerisi-en-fazla-8-bolum-780x439.png[/RESIM]Stephen King'in kitabından uyarlanan bu dizi hem zamanda yolculuk hem de aşk'ı öyle iyi bir şekilde harmanlıyo ki, bir an dizinin sezonlarca sürmesini istiyosunuz. Bir öğretmenin, bir lokantanın içinden çıktığı zaman yolculuğu sırasında kendini birden 22 Kasım 1963'teki John F. Kenedy suikastini engellemeye çalışırken bulmasını izliyoruz. Dizinin adı da buradan geliyor. Eğer bu listeye kadar bu diziyi izlememişseniz, bu listenin en başına bu diziyi koyun derim... "Kaan demişti" dersiniz. 3. The Cry (4 Bölüm)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/301/36/1-gunde-bitirmelik-tam-12-iyi-mini-dizi-onerisi-en-fazla-8-bolum-780x439.png[/RESIM]İskoçya'dan Avustralya'ya doğru bir uçak yolculuğu yapan bir çiftin yolculuk sonrasında bebeklerinin kaçırılması olayını ve sonrasında yaşananları izliyoruz. Yaşananlar zaten üzücüyken bir de bebeğimizin babasının siyaset dünyasıyla da bağının olması, olayı magazine de taşıyor ve çift birden çok zorlu bir mücadelenin ortasında kalıyor. Fakat bebeği kim veya kimler kaçırdı? Tam olarak neler oldu? İşte 4 bölüm boyunca adım adım bu gizemli süreci izliyor ve şaşırıyoruz. 2018'in sonlarında çıkan bu dizi, benim de bu yıl içinde izleyip "Nasıl gözden kaçırmışım" diye yakındığım bir yapım oldu. Darısı başınıza... Dizinin Detaylarına Bak ►  4. Unorthodox (4 Bölüm)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/301/16/1-gunde-bitirmelik-tam-12-iyi-mini-dizi-onerisi-en-fazla-8-bolum-780x439.png[/RESIM]Dizi, New York'un bir bölgesindeki Yahudi Topluluğu içinde doğup, büyüyen 19 yaşındaki bir genç kızın yaşadıklarını konu alıyor. Kendini o dünyaya ait hissedemeyen genç kızın kendini bulmak için giriştiği cesaret dolu yolculuğu izliyoruz. Eğer içinizde bir yerlerde biraz olsun dilediğiniz hayatı yaşayamadığınız düşüncesi varsa, bazı adımları atmanız için cesaretinizi körükleyecek bu diziye mutlaka bir şans verin derim. Beğenmezseniz en kötü 1 gecenizi feda etmiş olursunuz, fakat dizi ilginizi çekerse hayatınız hakkında alacağınız kararların yanında 1 gece ne ki? Karar sizin... Dizinin Detaylarına Bak ►  5. The 7 Lives of Lea (7 Bölüm)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/301/24/1-gunde-bitirmelik-tam-12-iyi-mini-dizi-onerisi-en-fazla-8-bolum-780x439.png[/RESIM]Dizi, günümüz dünyasındaki liseli bir gencin, arkadaşlarıyla doğada partilediği sırada bulduğu bir bileklik sonrası zamanda yaptığı yolculuk ile 90'lı yıllara ışınlanmasını ve bir zaman yolcusu olarak gittiği bu geçmişte yaşadıklarını işliyor... Her ne kadar Dark dizisi bu işte seviyeyi çok yukarılara çıkarmış olsa da, ben özellikle böyle 30-40 yıllık yakın geçmişe gidilen dizi ve filmlerdeki o atmosferi izlemeyi seviyorum. Bence bu dizi de 90'lı yılların atmosferini iyi bir şekilde yansıtmayı başarıyor. Bir ara göz atın derim. Dizinin Detaylarına Bak ►  6. Bodyguard (6 Bölüm)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/301/90/1-gunde-bitirmelik-tam-12-iyi-mini-dizi-onerisi-en-fazla-8-bolum-780x439.jpg[/RESIM]İleri derecedeki gözlem yeteneği sayesinde İç İşleri Bakanı'nın özel koruması olarak atanan bir adamın hayatına konuk oluyoruz BBC yapımı bu dizide. Ne aksiyonu, ne politikası ne de duygusal ilişkileri yoğun bir şekilde izlemiyoruz. Yani izleyiciyi boğmayan bir dizi bu... Kaliteli oyunculuklar, oldukça başarılı sahneler, şaşırtıcı hamleler ve fazlasıyla gerçekçi bi kurguya sahip... Bol ingiliz aksanı duyacağınız bu dizi aradığınız şey olabilir, benden söylemesi. 7. Manhunt: Unabomber (8 Bölüm)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/301/2/1-gunde-bitirmelik-tam-12-iyi-mini-dizi-onerisi-en-fazla-8-bolum-780x439.png[/RESIM]Dizi, 80'li yıllarda Amerika'da pek çok bombalı saldırı gerçekleştiren bir adamın gerçek yaşam öyküsünü konu alıyor. Üniversiteler, havayolu şirketleri ve fabrikalara gönderdiği bombalı paketler nedeniyle adını duyuran saldırganın, yaşattığı ve yaşadığı şeyleri izliyoruz bu dizide. İyi oyunculuklarıyla birlikte ben bu diziyi fazlasıyla sürükleyici buldum diyebilirim. Bir sabah izlemeye başladım ve aynı gün içinde bölümleri ard arda izleyip bitirdim. Hem gerçek bir şeyler izlediğimi bilmem, hem de adım adım zekice işlenmiş bir bulmacanın çözülüşüne tanıklık ediyor olmam beni bu dizide tutmayı başardı. Kesinlikle bir şans verin dediğim gerçek yapımlardan. 8. Kalifat (8 Bölüm)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/301/31/1-gunde-bitirmelik-tam-12-iyi-mini-dizi-onerisi-en-fazla-8-bolum-780x439.png[/RESIM]Dizi, İsveç'te yaşayan gençlerin IŞİD tarafından beyinlerinin nasıl yıkandığını adım adım bize gösterirken, aynı zamanda Suriye'de kaosun tam göbeğinde hayatta kalma mücadelesi veren bir annenin de yaşadıklarını işliyor. Dizi bize 2 farklı pencereyi gösteriyor. 1 Polis de bu 2 farklı dünyayı birbirine bağlayarak olayların peşinden gitmeye çalışıyor. Çok vurucu bir dizi bu. Hatta öyle çarpıcı ki, bazen o çıkmazda kalan 'anne' yerine kendimizi koyup nefes almaya çalışıyoruz. Yaşananlar gerçek olaylara dayandığı için dizinin sürükleyiciliği de bir o kadar fazla. Listenize alın dediğim mini dizilerden... Dizinin Detaylarına Bak ►  9. True Story (7 Bölüm)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/269/6/true-story-netflix-in-1-gecede-bitirilesi-yeni-mini-dizisi-780x439.png[/RESIM]Bu tavsiyem ise başrolünde stand-up'larından tanıdığımız ünlü komedyen Kevin Hart'ın olduğu bir mini dizi... Kevin Hart bu dizide kendine yakın bir komedyeni oynuyor. Şehir şehir gezip gösteri yapan oldukça ünlü komedyenimiz ağabeyi sayesinde kendini birden çok farklı olaylar içinde buluyor ve bir yandan kameralardan saklanmaya diğer yandan da içine girdiği bu sıkıntılı işlerden sıyrılmaya çalışıyor. Netflix imzalı bu mini dizi ilginç şekilde beni yakalamayı başardı. Üstelik başrolümüz gerçekten de dünyaca ünlü bir komedyen olunca izleyici olarak ister istemez "Acaba bu izlediklerimin gerçeklik payı var mı?" sorusu kafanızı kurcalıyor ve bence bu da olaya ayrı bir tat katıyor... Bi şans verin derim. Dizinin Detaylarına Bak ►  10. Dropout (8 Bölüm)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/292/59/the-dropout-milyar-lik-bir-skandali-konu-alan-mini-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Dizi, 2014 yılında "en zengin genç kadın" unvanını alıp Forbes listesinin en üst sıralarına çıkmayı başaran Elizabeth Holmes ismindeki bir kadının girişimcilik macerasını işliyor.  Dizide izlediğimiz tüm karakterler, gerçek ve yaşanan olayların her biri de tanıkların ve olayı araştıran gazetecilerin araştırmasından çıkan gerçek detaylara dayanıyor. Üniversite yıllarında Steve Jobs gibi büyük girişimcilere hayran olan gencimiz, sağlık sektöründe çığır açacak, "şırınga ile kan alma" konusunu kökten değiştirecek bir yöntem geliştirdiğini duyuruyor ve kendini birden milyar dolarlık yatırımcılarla aynı masada buluyor. İşte dizi de, bir zamanlar gerçekten yaşanan bu skandalı başlangıç süreciyle birlikte bize anlatıyor. Dizinin Detaylarına Bak ►  11. Lost Room (3 Bölüm)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/301/39/1-gunde-bitirmelik-tam-12-iyi-mini-dizi-onerisi-en-fazla-8-bolum-780x439.png[/RESIM]Sadece 4-5 saat içinde bitirebileceğiniz bu dizi, gizemli bir odayı ve bu odadaki gizemli güçlere sahip olan sıradan objeleri konu alıyor. Bu işin peşinde olan bir dedektifin gözüyle izlediğimiz olaylar zincirinde dedektifimizin kızı da kaybolunca ortaya gizemli ve süper güç konulu iyi, yani az ve öz bir dizi çıkıyor. Eğer bu konuyu sevenlerdenseniz ve hala bu diziyi izlemediyseniz hemen şimdi bu 3 bölümlük şahane diziyi izleyip gelin derim. 12. Shining Girls (8 Bölüm)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/290/77/shining-girls-zamani-buken-senaryosuyla-beyin-yakan-yeni-polisiye-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizi, bir gece köpeğini gezdirirken saldırıya uğrayan genç bir kadının, yıllar sonra başka bir cinayet ile kendi saldırısı arasındaki bağlantıyı fark etmesiyle başlıyor. Dizi, seri katil gibi bir suç olayının içine zaman yolculuğu ve paralel evrenler gibi kafa karıştıran ama izlemesi zevkli unsurları da katarak bize sunuyor. Dizinin ilk bölümlerinde merak duygusu zirveye çıkıyor, sonraları biraz düşse de bu sefer de beyin yakan senaryo sizi sürekli düşünmeye itiyor. Henüz bu yıl yani 2022'de çıkmış olan bu dizi benden geçer not almayı başardı. Dizinin Detaylarına Bak ►  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
107b
0
3 yıl
Maddi Sıkıntı Nedeniyle Hollywood'a Gidemeyen Türk Yönetmenin Ödülü Kargoyla Geldi!
Maddi Sıkıntı Nedeniyle Hollywood'a Gidemeyen Türk Yönetmenin Ödülü Kargoyla Geldi!
Bugün sizler ile bir film tavsiye listesi ya da yeni vizyona giren bir sinema filmi hakkında detaylar paylaşmayacağım. Bugün sizlerle, gerçekten hüzünlü bir olayı paylaşmak istiyorum. Uğraşıp didinip bir film yaptığınızı düşünün. Şimdi bir de bu filmin ödül aldığını ve maddi sıkıntılar nedeniyle o ödülü almaya gidemediğinizi bir hayal edin... Çok acı değil mi? İşte "Kar Zamanı" filmiyle Hollywood'dan ödül alan Türk yönetmen Cevahir Çokbilir tam olarak bunu yaşadı. Hadi gelin detayları görelim. 5 binden fazla film arasından seçildi! Yönetmen Cevahir Çokbilir, Kar Zamanı filmiyle Los Angeles Uluslararası Kısa Film Festivali'nde 5 binden fazla film ile yarıştı ve bu filmlerin arasından sıyrılarak "En İyi Sinematografi" ödülüne layık görüldü.  Hollywood'a davet edildi![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/126/92/maddi-sikinti-nedeniyle-hollywood-a-gidemeyen-turk-yonetmen-cevahir-cokbilir-in-odulu-kargoyla-geldi-780x439.jpg[/RESIM] Kar Zamanı filminin ödül almasıyla birlikte Çokbilir, Hollywood'a, ödül törenine davet edildi. Fakat Türk yönetmen ödülünü almaya gidemedi. Ağustos ayında Raleigh stüdyolarında yapılan ödül törenine katılamayan yönetmenin ödülü aylar sonra eline kargo ile ulaştı.  "Yol masrafı, filmin bütçesinin yarısıydı..."[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/126/11/maddi-sikinti-nedeniyle-hollywood-a-gidemeyen-turk-yonetmen-cevahir-cokbilir-in-odulu-kargoyla-geldi-780x439.jpg[/RESIM] Hollywood'a davet edilen yönetmen, yol masrafının, film için harcanan paranın yarısı kadar olduğunu söyleyerek bu törene gidemedi. Uçak biletlerinin çok pahalılaştığını söyleyen yönetmen; "Filmde de rol alan annemle birlikte oraya gitmemiz çok pahalı olacaktı bu yüzden gidemedik" açıklamasıyla biz sinemaseverleri üzdü.  Ve ödülü kargoyla geldi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/126/79/maddi-sikinti-nedeniyle-hollywood-a-gidemeyen-turk-yonetmen-cevahir-cokbilir-in-odulu-kargoyla-geldi-780x439.jpg[/RESIM] Ödülünü almaya gidemeyen Türk yönetmenin ödülü, aylar sonra kargoyla eline ulaştı. Ödülü eline alan yönetmenin düşünceleri ise şöyle; "Mutluyum ve gururluyum. Filmime emek veren herkesle gurur duyuyorum. Hollywood'a giderek ödül almak hayallerimden biriydi ancak bu hayalimi bu yıl gerçekleştiremedim. Umarım başka filmlerde gerçekleştiririm..." Birçok gereksiz kişiye sponsor olup, binlerce türk lirası bütçe ayıran marka ve kurumlar neden böyle ülkemizi dışarda temsil edecek kişilere destek vermezler, gerçekten anlamak güç. Bu yönetmeni, buraya çok güzel haberler ile konuk almak isterdim fakat ne yazık ki böyle talihsiz ve sadece bizim ülkemizde olabilecek bir haber ile sizlere sunmak zorunda kaldım. Ülkece, sanat yolunda ilerleyenlere destek vermezsek daha çok dışarıya bakıp "Adamlar ne filmler çekiyor be..." diye yakınırız.  Kar Zamanı filminin konusu ise şöyle;[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/126/34/maddi-sikinti-nedeniyle-hollywood-a-gidemeyen-turk-yonetmen-cevahir-cokbilir-in-odulu-kargoyla-geldi-780x439.jpg[/RESIM] Film, yönetmen Cevahir Çokbilir'in 51 yaşındaki annesi Naciye Çokbilir'in, 12 Eylül 1980 darbesinde yaşadıklarını konu alıyor. İnsanların yaşadığı sıkıntılar ve askeri müdahalenin ortaya çıkardığı sorunları konu alan film için yönetmen Çokbilir, "Tarihe not düşecek bir yapım ortaya çıkardık" diyor.  Kar Zamanı filminin fragmanı;[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=_zohQl_Ps_E[/VIDEO]   ♦ Aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film önerisi bulabilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Modunu Seç! ►
8.9b
0
6 yıl
Top Gun Maverick: Bana "İşte Sinema Bu!" Dedirten Yeni Tom Cruise Filmi!
Top Gun Maverick: Bana "İşte Sinema Bu!" Dedirten Yeni Tom Cruise Filmi!
Top Gun: Maverick filmi, çekimlerinin başladığı 2018 yılından beri yakın takibimdeydi. 24 Mayıs 2022 yani birkaç gün önce de vizyona girince hemen sinemaya koştum ve gördüğüm o ki Top Gun: Maverick yani dolayısıyla Tom Cruise benim gibi daha pek çok kişiyi epey uzak kaldığımız sinema salonlarına çekmeyi başardı. Ben de sinemadan çıkar çıkmaz kolları sıvadım ve "top gun maverick konusu ne?", "top gun maverick filmi ilk filmle bağlantılı mı?" ve en önemlisi "Top Gun: Maverick nasıl olmuş?" gibi sorulara cevap vereceğim. Filme Git ►  Hadi gelin şimdi hem Top Gun: Maverick filminin konusuna bir bakalım, hem de filmle ve tabi Tom Cruise ile ilgili düşüncelerimi sizle paylaşayım... Hadi! Yorumumdan önce filmin konusuna kısaca değineyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/288/57/top-gun-maverick-bana-iste-sinema-bu-dedirten-yeni-tom-cruise-filmi-780x439.png[/RESIM]Top Gun'ın ilk filmi günümüzden 35 yıl önce yayınlanmış ve çok beğenilmişti. İşte Top Gun Maverick de o filmdeki konuyu devam ettiriyor. Fakat serinin ilk filmini izlemediyseniz hiç merak etmeyin çünkü herhangi bir eksiklik hissetmiyorsunuz... Film, efsane olmuş tecrübeli bir pilotun, ülkenin en iyi, en başarılı pilotlarına özel bir operasyon için eğitim vermesini konu alıyor. İşte biz de izleyici olarak bu yer yer gerilimli, yer yer aksiyonlu ve yer yer de dramatik sürece tanıklık ediyoruz. Bu film kesinlikle olmuş![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/288/93/top-gun-maverick-bana-iste-sinema-bu-dedirten-yeni-tom-cruise-filmi-780x439.png[/RESIM]Filmin zaten çok iyi olacağını biliyordum fakat buna rağmen gerçekten çok beğendim diyebilirim. Film hem iyi bir dram, hem çok iyi aksiyon sahneleri ve hem de izleyeni ekrana kilitleyen gerilim dolu sahneler sunuyor. Üstelik tüm bunların merkezinde de 60 yaşına merdiven dayayan Tom Cruise var! Beslenme düzeni, estetikler veya dünyanın en pahalı ilaçları... Bu söylentilerden hangisine inanırsanız inanın fakat şu bir gerçek, bu adam filmlerin hem yönetmen, hem yapım hem de oyuncu kısmında yer alıyor. Yani sadece fiziksel olarak kendine bakmakla kalmıyor, filmin tüm sürecine de dahil oluyor. E tabi bu da sonuca yansıyor... Ortaya nefis bir film çıkmış yahu! Filmde izlediğiniz veya izleyeceğiniz uçak sahnelerinin çoğu GERÇEK![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/288/58/top-gun-maverick-bana-iste-sinema-bu-dedirten-yeni-tom-cruise-filmi-780x439.png[/RESIM]Maverick'in bir özelliği de, filmin inanılmaz büyük emekler sonucu ortaya çıkmış olması. Uçmalı kaçmalı süper kahramanlı filmlerde alıştığımız efektlerin hiçbiri bu filmde yok. Filmin çekimleri gerçekten de savaş uçaklarıyla yüzlerce metre yukarıda yapılmış. Filmdeki uçak sahnelerin büyük bir bölümü tamamen gerçek. E bu gerçeklik de filme ve tabi biz izleyicilere yansıyor haliyle... İşte sinema bu! - - - - - -  Özet: Film gerçekten tam anlamıyla olmuş. Film o kadar etkili ki, muhtemelen bu filmden sonra pek çok genç, jet uçurma hayalleriyle buluşacak. Uzun zamandır, verdiğim bilet parasını bu kadar hak eden başka bir filme daha rastlamamıştım desem hiç de abartmış olmam. Başta da dediğim gibi, serinin 35 yıl önceki 1. filmini izlememiş olsanız da önemli değil, çünkü bu film size hikayenin öncesine ait yeteri kadar bilgi de veriyor... İlk fırsatta bu filmi izleyin derim. Şayet benim yıllarca ara ara birkaç kez izlediğim filmlerden biri olacak. - - - - - -  • Top Gun Maverick filmi Netflix'te var mı? Film şimdilik Netflix'te yer almıyor. • Film 1. film ile bağlantılı mı? Konu olarak evet fakat 2022 yapımı bu film size hikaye hakkında detaylar verdiği için ilk filmi izlememiş olsanız da pek mühim değil. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
11b
0
3 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.