The Playlist: Spotify'ın Kuruluşunu Konu Alan, Girişimci Ruhlu Kişilerin İzlemesi Gereken Yeni Netflix Dizisi!

16 Ekim 2022
14b
0 Yorum
The Playlist: Spotify'ın Kuruluşunu Konu Alan, Girişimci Ruhlu Kişilerin İzlemesi Gereken Yeni Netflix Dizisi!

Size daha önce tavsiye ettiğim şu girişimcilik konulu filmleri hatırlayın. İşte Netflix'in bu yeni The Playlist dizisi de o listeye girebilecek yapımlardan biri. Hepimizin bildiği, kullandığı platformlardan biri olan Spotify'ın kuruluşunu konu alacak The Playlist dizisinin ilk haberini aldığımda oldukça heyecanlanmıştım. Dizi nihayet 3 gün önce (13 Ekim 2022) Netflix'te yayınlanmaya başladı ve ben de hemen izleyip bitirdim. Bu dizinin Spotify'ı konu aldığını bilmeyen pek çok kişi de şimdiden Google'da 'the playlist dizisi konusu ne?' sorusunu trend yapmış durumda. E hal böyle olunca da ben de hemen, The Playlist ismindeki bu yeni diziden bahseden bi içerik hazırlamaya karar verdim.

Mini Dizi Tavsiyeleri ► 

Hadi gelin şimdi Spotify'ı merkeze alarak ilerleyen The Playlist ismindeki bu yeni dizi nasıl bir yapım? Oyuncuları kimler? İzlenecek kadar iyi mi?.. gibi soruların cevaplarına birlikte bakalım... Hadi!

Dizi hakkındaki yorumuma geçmeden önce; The Playlist dizisi neyi konu alıyor, kısaca bahsedeyim...

The Playlist: Spotify'ın Kuruluşunu Konu Alan, Girişimci Ruhlu Kişilerin İzlemesi Gereken Yeni Netflix Dizisi!
Netflix'in yeni dizisi The Playlist, İsveç merkezli ünlü müzik yayın şirketi Spotify'ın kuruluş evresini ve kurulduktan sonra özellikle müzik endüstrisinde yarattığı değişiklikleri konu alıyor. Yani bu dizi boyunca, bir girişimin kurulma evresine ve sonrasında o girişimin önüne çıkan engellere şahit oluyoruz... Bu siteyi 2016 yılında kurduktan sonra karşılaştığım pek çok engeli düşününce, özellikle benim gibi biraz olsun içinizde 'girişimcilik' ateşi yanıyorsa bence bu diziyi kesinlikle izlemelisiniz. Çünkü dizi, devasa bir girişimin doğum sürecini ve sonrasındaki evresini fazlasıyla iyi bir şekilde konu alıyor. Benden söylemesi...

Ben bu diziyi gerçekten beğendim. Ama...

The Playlist: Spotify'ın Kuruluşunu Konu Alan, Girişimci Ruhlu Kişilerin İzlemesi Gereken Yeni Netflix Dizisi!
Her fırsatta söylediğim gibi, 'teknoloji' odaklı yeni girişimlerin ortaya çıkış sürecini konu alan film ve diziler her zaman ilgimi çekmiştir. Elimden geldiğince de yıllardır bu yapımları size de tavsiye etmeye çalışıyorum. The Playlist ismindeki bu dizi de benim için o yapımlardan biri olmayı kesinlikle başardı. Fakat... Bu tür girişimcilik işleri sizi çekmiyorsa, dev bir şirketin/markanın/platformun ortaya çıkış sürecini izlemek size pek çekici gelmiyorsa, tabi ki de bu dizi sizlik olmayabilir.

6 bölümün her birinde de farklı karaktere odaklanıyoruz!

The Playlist: Spotify'ın Kuruluşunu Konu Alan, Girişimci Ruhlu Kişilerin İzlemesi Gereken Yeni Netflix Dizisi!
Dizinin akıcılığı oldukça başarılı. Fakat kurgusu da bir o kadar farklı ve yine başarılı... Dizi, 6 bölümünün her birinde de olayların bir köşesinde olan 1 kişiyi merkeze alarak ilerliyor. Yani 1 bölüm, Spotify'ın kurucusunu izliyorsak, diğer bölüm, şirketin Hukuk işlerini takip eden bir avukatın yaşadıklarına odaklanıyoruz. Ben bu farklı akışı oldukça sevdim diyebilirim.

Dizinin kadrosunda tanıdık bir Türk oyuncu da var; Gizem Erdoğan!

The Playlist: Spotify'ın Kuruluşunu Konu Alan, Girişimci Ruhlu Kişilerin İzlemesi Gereken Yeni Netflix Dizisi!
Yine bir Netflix dizisi olan Kalifat'ın başrolünde de izlediğimiz Gizem Erdoğan'ı bu dizinin de oyuncu kadrosunda görüyoruz. İsveç doğumlu olan oyuncu pek çok yapımda yer almış olsa da, benim radarıma az önce de bahsettiğim Kalifat dizisiyle girmişti. Şimdi bu dizide tekrar izleyince de fark ettim ki bence önümüzdeki yıllarda kendisini daha iyi yapımlarda göreceğiz.

- - - - - - - - - 

Özet: Eğer aklınızda bir fikir varsa, bu fikri bir girişime dönüştürmek, şu anki işinizden istifa edip farklı ve heycanlı bir yola girip, kendi işinizin patronu olup, bu dünyada birilerine dokunmak istiyor ve iyi bir şeylere imza atmak için gece gündüz çalışmayı düşünüyorsanız işte bu dizi tam da sizin izlemeniz gereken bir yapım... Yok "Ben bilim kurgu, gerilim türlerinde veya şöyle aksiyonu bol bi şeyler izleyeyim.." diyorsanız da üzgünüm çünkü bu dizi pek sizlik değil. Ben fazlasıyla keyif alarak izledim bu diziyi, karar sizin.

- - - - - - - - - 

● The Playlist dizisi Netflix'te var mı? Evet dizi Netflix'te izlenebilir.

● The Playlist dizisi kaç bölüm? Dizi, 6 bölümden oluşuyor. Dizi bir 'mini dizi' olarak çıktığı için 2. sezonu hakkında da bir detay yok ve muhtemelen olmayacak.

● Dizinin oyuncuları kimler? The Playlist dizisinin oyuncu kadrosunda, başrollerde Edvin Endre ve Christian Hillborg'u görüyoruz. Ulf Stenberg, Joel Lützow, Gizem ErdoğanElla Rappich ve Sam Hazeldine ise kadrodaki diğer oyuncular.

The Playlist: Spotify'ın Kuruluşunu Konu Alan, Girişimci Ruhlu Kişilerin İzlemesi Gereken Yeni Netflix Dizisi!

Modunu Seç ►

The Playlist: Spotify'ın Kuruluşunu Konu Alan, Girişimci Ruhlu Kişilerin İzlemesi Gereken Yeni Netflix Dizisi!

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
the playlist dizisithe playlist dizi konusuthe playlist dizisi netflixspotify dizisi netflixthe playlist yorumthe playlist dizi yorumlarıspotify konulu dizigirişimcilik dizisigirişimcilik dizilerigirişimcilik konulu dizilergüncel dizi tavsiyeleri
EN AKTİF ÜYELER
Magarsus: İzlediğim En Başarılı Yerli Dizilerden Biri!
Magarsus: İzlediğim En Başarılı Yerli Dizilerden Biri!
Adını Adana'daki Antik Kent'ten alan Magarsus dizisi, Blu TV imzasıyla yayınlanacağı gün için beni fazlasıyla heycanlandırmayı başarmıştı. Üstelik dizi hakkında sadece 'Suç-Dram' kategorisinde olduğunu ve başrolünde de ünlü isimlerin yer alacağını öğrenmiş ve heycanım giderek artmıştı. Takvimler Ağustos 2023'ü gösterdiğinde de dizi yayına girdi ve birçok kişinin hala izlemediğini düşündüğüm bu diziyi burada da sizlere tavsiye etmek istedim. İyi Dizi Tavsiyeleri ►  Dizi yayına girer girmez bir şekilde sağdan soldan duyanlar Google'da "Magarsus dizi konusu ne?", "Magarsus dizisi oyuncuları kimler?" gibi pek çok soruya cevap bulmak için kolları sıvadı... Ben de hemen hem Magarsus dizisi hakkında yorumumu, hem de bu yerli dizinin detayları hakkında sizlerle paylaşmak istedim... E hadi gelin şimdi Magarsus dizisine şöyle bir bakalım! Yorumuma geçmeden önce gelin Magarsus dizisi konusuna şöyle bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/337/28/magarsus-izledigim-en-basarili-yerli-dizilerden-biri-780x439.png[/RESIM]Magarsus dizisi, Adana'da bulunan Magarsus Antik Kenti yakınlarında bulunan bir sahil kasabası olan Sarıbahçe'de yaşananları işliyor. Dört tarafı da narenciye bahçeleriyle çevrili olan bu ilçede sözünün üzerine söz söylenmeyen Kurak ailesi ve bu ailenin zaman içinde yaşadıklarını izliyoruz Magarsus dizisinde. Ailemiz hem kendi içinde hem de dış etkenlerle bir savaşa giriyor ve 'ekonomik üstünlük' için silahlar çekiliyor. Magarsus dizisi, izlediğim en iyi yerli yapımlardan biri![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/337/32/magarsus-izledigim-en-basarili-yerli-dizilerden-biri-780x439.png[/RESIM]Öncelikle bizde hep söylenen "Abi bizden neden böyle işler çıkmıyor..." isyanına bir cevap olabilecek kadar başarılı bir yapım bu benim için. Dizi beni sonuna kadar tam gaz sürüklemeyi başardı ki yerli dizilerimizdeki en büyük sorunlardan biri de sürükleyiciliği sağlayamamaları. İşte Magarsus bunu iyi bir şekilde kıvırıyor diyebilirim. K*fürlerin havada uçuştuğu ama hiç sırıtmadığı, abartıdan ve gösterişten uzak, senaryosu sağlam yazılmış, sıkmayan, hatta yer yer de germeyi başaran bir yerli dizi bu. Başka bir Çağlar Ertuğrul göreceksiniz...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/337/25/magarsus-izledigim-en-basarili-yerli-dizilerden-biri-780x439.png[/RESIM]Çağlar Ertuğrul'u ya Dağ serisi gibi askeri filmlerde, ya da Ailecek Şaşkınız gibi komedi türündeki yapımlarda izledik. Fakat Magarsus dizisinde kendisini ilk kez Adana şivesi ve çok aşırı ciddi bir rolde görüyoruz. Her ne kadar ilk birkaç bölümde Çağlar Ertuğrul'un şivesini başarısız bulsam da nasıl olduysa oldu ve dizinin sonlarına doğru Ertuğrul'un şivesine alıştım ve o kadar da kötü gelmemeye başladı. Biraz Succession, biraz da ZeroZeroZero![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/337/39/magarsus-izledigim-en-basarili-yerli-dizilerden-biri-780x439.png[/RESIM]Şahsen ben Magarsus dizisindeki 'Aile' ve 'Suç' olaylarını gördükçe sizlere de her fırsatta tavsiye ettiğim Succession ve ZeroZeroZero dizilerindeki tadı aldım.   [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/337/43/magarsus-izledigim-en-basarili-yerli-dizilerden-biri-780x439.png[/RESIM] - - - - - -  Özet: Şahsen ben Magarsus'u çok başarılı buldum. Bizden de böyle diziler çıktığı için mutlu bile oldum... Gösterişten, gürültüden uzak, uçmasız kaçmasız gerçek ve hayatın içinden bir dizi bu. 1-2'si hariç oyunculuklar da gerçekten hayatın içinden. Eğer doğal ve ayakları yere sağlam basan, en önemlisi de bizden bir şeyler izlemek isterseniz bu diziye mutlaka göz atın derim. - - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/337/55/magarsus-izledigim-en-basarili-yerli-dizilerden-biri-780x439.png[/RESIM] • Magarsus dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi Blu TV yapımı, bu yüzden Netflix'te yok. • Dizi kaç bölüm? Kaç sezon? Dizinin ilk sezonu 8 bölümden oluşuyor. 2023 itibariyle dizinin 2. sezonu ise henüz yayınlanmadı. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
19b
3
2 yıl
Ne İzlesek? Diyenlere: 2023'de Mutlaka İzlemeniz Gereken 12 Film Önerisi!
Ne İzlesek? Diyenlere: 2023'de Mutlaka İzlemeniz Gereken 12 Film Önerisi!
Öncelikle '2023 filmleri' veya '2023 film önerileri' gibi aramalar sonucu yolunuz buraya düştüyse hemen size hemen dürüst bir şekilde burada 2023 filmleri bulamayacağınızı söylemek istiyorum. Fakat burada 2023 yılına kadar bir şekilde gözden kaçırıp, bu yıl bitmeden mutlaka izlemenizi istediğim film önerilerini göreceksiniz. Birazdan burada göreceğiniz film önerileri, şimdiye kadar bir şekilde gözden kaçırdığınız fakat artık içinde bulunduğumuz 2023 yılında mutlaka göz atmanız gereken yapımlar olacak. Eğer siz de 'Ne izlesek?' diye düşünenlerdenseniz, bu listedeki film önerileri tam sizlik olabilir, benden söylemesi... Hadi! Bu konuyu YouTube kanalımızda video olarak da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=lFYSChRtFeQ[/VIDEO] 1. Henüz izlemediyseniz 2023 yılında izlemenizi tavsiye ettiğim ilk filmimiz Fall oluyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/316/63/ne-izlesek-diyenlere-2023-de-mutlaka-izlemeniz-gereken-12-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Geçtiğimiz yıl vizyona giren bu film, farklı ekstrem sporlarla uğraşan 2 genç kızın çıktıkları tehlikeli bir macerayı konu alıyor. Beni kesinlikle germeyi başaran bu film, düşük bütçesine rağmen beni hop oturup hop kaldırmayı başardı. Darısı başınıza. Filme Git ►  2. Kursk ile devam edelim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/316/16/ne-izlesek-diyenlere-2023-de-mutlaka-izlemeniz-gereken-12-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]2018'de yayınlanan ve gerçek olayları konu alan bu filmi 2023'e kadar hala izlemediyseniz mutlaka artık bir şans verin derim. Film, 2000 yılında yaşanan bir felaketi konu alıyor. Film, tatbikat için sahaya çıkan Rus denizaltısı Kursk'ü ve onun mürettebatını konu alıyor. Filme Git ►  3. Green Book[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/316/64/ne-izlesek-diyenlere-2023-de-mutlaka-izlemeniz-gereken-12-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Günümüzde tam 5 yıl önce vizyona giren bu nefis film, benim 'favori filmlerim' arasında. 'Irkçılık' konusunu çok farklı bir pencereden ele alan bu kitap gibi 2 saatlik filmi hala izlemediyseniz artık mutlaka izleyin derim. Filme Git ►  4. The Skeleton Key[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/316/44/ne-izlesek-diyenlere-2023-de-mutlaka-izlemeniz-gereken-12-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]2005'te yayınlanan bu gizem-gerilim filmini hala izlemeyenleri görünce çok şaşırıyorum fakat bir yandan da seviniyorum. Çünkü bu filmi sıfırdan, ilk kez izlemeyi gerçekten isterdim. Filmimiz, 25 yaşındaki genç bir kızın felçli bir adama bakmak için taşındığı malikanede yaşadıklarını konu alıyor. Senaryosundaki sürprizler de filmin tuzu, biberi oluyor. Filme Git ►  5. Los Renglones Torcidos de Dios[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/316/41/ne-izlesek-diyenlere-2023-de-mutlaka-izlemeniz-gereken-12-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Geçtiğimiz yılın sonlarında yayınlanan bu nefis İspanyol filmiyse ben de dahil, milyonlarca kişinin damağında nefis bir tat bırakmayı başardı. Özel bir dedektif, üzerinde çalıştığı dava ile ilgili kanıtlara ulaşabilmek için bir Psikiyatri hastanesine yatıyor ve sonrasında olaylar gelişiyor. 2 buçuk saatlik bu film, izleyeni hiç ama hiç sıkmadan sonuna kadar sürüklemeyi kesinlikle başarıyor. Gözünüzden kaçan bu filmi bu yıl içinde mutlaka izleyin derim. Filme Git ►  6. Meander[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/316/69/ne-izlesek-diyenlere-2023-de-mutlaka-izlemeniz-gereken-12-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Acayip bir film ile karşınızdayım. Filmimiz, gözünü açar açmaz kendini karanlık bir yerde bulan bir kadının verdiği amansız mücadeleyi konu alıyor. Genç kadın hem olayın şaşkınlığını atlatmaya çalışırken bir yandan da çeşitli tuzaklara karşı hayatta kalmaya çalışıyor. Aşağıdaki 'Filme Git' butonunda filmle ilgili spoiler'lı bir kısım hazırladım. Filmi izledikten sonra onu da okumayı unutmayın. Filme Git ►  7. Don't Worry Darling[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/316/45/ne-izlesek-diyenlere-2023-de-mutlaka-izlemeniz-gereken-12-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Black Mirror dizisiyle aranız nasıl? Cevabınız 'iyi' ise haberler de iyi çünkü tam olarak BM tadında bir film sizi bekliyor. Filmimiz, hiçliğin ortasındaki mükemele yakın bir kasabada yaşananları konu alıyor. Cennet gibi evlerin, bahçelerin, kaliteli insanların olduğu bu kasabada bir şeyler değişmeye başlıyor ve işte film de o andan sonra yakanıza yapışıp sizi sonuna kadar peşinden sürüklemeyi başarıyor. Bence bu filme kesinlikle bir şans verin derim. Filme Git ►  8. The Hidden Face[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/316/22/ne-izlesek-diyenlere-2023-de-mutlaka-izlemeniz-gereken-12-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Günümüzden 12 yıl önce yayınlanan bu İspanyol filmiyse pek çok farklı dilde tekrar tekrar kopyalandı ve uyarlamaları ödüller aldı. Fakat ben her fırsatta bu filmi tavsiye etmeye çalışıyorum. Senaryosu ile beni tam kalbimden vurmayı başaran bu orijinal İspanyol filmine mutlaka bir göz atın derim. Filme Git ►  9. Mine[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/316/48/ne-izlesek-diyenlere-2023-de-mutlaka-izlemeniz-gereken-12-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu tavsiyemdeyse 1 keskin nişancı, 1 de gözcüden oluşan 2 askerin çölde çıktığı görevden sonra olanları izliyoruz. Asker falan dedim diye 'savaş' filmi olarak bakmayın derim. Film, mayına basan bir askerin yaşadıklarını bize çarpıcı ve yer yer felsefi bir şekilde aktarıyor. Kenarda köşede kalmış filmlerden olan bu yapıma bir göz atın derim. Filme Git ►  10. Greyhound[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/316/17/ne-izlesek-diyenlere-2023-de-mutlaka-izlemeniz-gereken-12-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Başrolünde Tom Hanks'in olmasına rağmen nasıl reklamı yapılamadı diye şaşırdığım bu 2020 yapımı filmi siz de gözden kaçıranlardansanız, mutlaka 2023 yılında izleyin derim. Kuzey Atlantik'i geçmeye çalışan ticaret gemilerine koruma sağlayan bir savaş gemisi filosu kaptanına odaklandığımız bu filmi kaçırmayın derim. Filme Git ►  11. Toc Toc[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/316/98/ne-izlesek-diyenlere-2023-de-mutlaka-izlemeniz-gereken-12-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]En keyifli İspanyol filmi hangisi? deseler bu filmi gösteririm. Film, bir hastalık ile mücadele eden 6 farklı insanın, ünlü bir doktorun bekleme salonunda karşılaşmalarını ve sonrasını konu alıyor. Şimdiye kadar gözden kaçırdıysanız, şöyle bir hafta sonu bu filme bir şans verin derim. Filme Git ►  12. Ve son olarak; Anna...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/316/18/ne-izlesek-diyenlere-2023-de-mutlaka-izlemeniz-gereken-12-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]2019 yılında yayınlanan bu filmi de pek çok kişi gözden kaçırıyor. 2023 yılında izlemenizi istediğim son tavsiyem ise bu 'ajan' filmi... Film, zeki, güzel ve genç bir kızın içinde bulunduğu hayattan çıkmak için atıldığı olayları konu alıyor. Filme Git ►  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
94b
0
3 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
17b
0
7 yıl
The Cry: 1 Oturuşta Bitirilecek 4 Bölümlük Nefis Mini Dizi Önerisi!
The Cry: 1 Oturuşta Bitirilecek 4 Bölümlük Nefis Mini Dizi Önerisi!
Siz de benim gibi sezonlarca süren uzun diziler yerine birkaç bölümlük bir mini dizi izlemeyi daha çok seviyorsanız doğru yerdesiniz çünkü özellikle Google'da "mini dizi önerisi", "izlenecek mini dizi tavsiyesi" gibi aramalar yaparak iyi bir dizi keşfetmeye çalışanlar için kaleme aldığım bu içerikte sizlere The Cry dizisinden bahsetmek istedim. En Yeni Dizi Tavsiyeleri İçin Tıkla! ►  Siz The Cry dizisi konusu ne? Oyuncuları kim? The Cry neden izlenir? gibi sorular sormaya başlamadan hadi hemen gelin, bir oturuşta bitirdiğim The Cry dizisine birlikte şöyle bir yakından bakalım! Gelin önce size The Cry dizisinin konusundan biraz bahsedeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/285/61/the-cry-1-oturusta-bitirilecek-4-bolumluk-nefis-mini-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Öncelikle The Cry, psikolojik atmosferi olan bir dram dizisi. Dizi, İskoçya'dan Avustralya'ya doğru bir uçak yolculuğu yapan Joanna ve Alistair çiftinin yeni doğmuş bebeklerinin kaçırılma sürecini ve sonrasında yaşananları konu alıyor. Yaşanan olay zaten üzücüyken bebeğimizin babasının siyaset dünyasıyla da bağının olması, olayı magazine taşıyor ve çift birden çok zorlu bir mücadelenin ortasında kalıyor. Fakat bebeği kim veya kimler kaçırdı, tam olarak neler oldu? işte biz de bu 4 bölüm boyunca bunu görüyor ve defalarca şaşırıyoruz... Sakin ilerliyor ama; Şaşırmaya hazır olun![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/285/53/the-cry-1-oturusta-bitirilecek-4-bolumluk-nefis-mini-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Dizinin senaryosunu çok ama çok beğendim. İzlediğim yapımın aklımla dalga geçmesi, beni tekrar tekrar şaşırtması bana büyük haz veriyor. Eğer izlediğiniz film veya dizilerde beklemediğiniz köşeler ile karşılaşmayı, daha izlerken birçok senaryo yazıp çok kısa bir süre içinde de çöpe atmayı sevenlerdenseniz bu dizi, aradığınız şey olabilir. "Nasıl gözden kaçırmışım..." dediğim bir dizi oldu bu...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/285/85/the-cry-1-oturusta-bitirilecek-4-bolumluk-nefis-mini-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]2018'in sonlarında yayınlanan bu 4 bölümlük diziyi, Instagram hesabımızdan bana tavsiye eden Elif Nur Gedikli'nin sayesinde keşfettim. Kendisine bir kez de buradan teşekkür etmek istiyorum. E dizi yayınlanalı neredeyse 4 koca yıl olmuş ve ben bir şekilde bu diziyi hep es geçmişim... Uzun lafın kısası; ben yaptım ama siz yapmayın, bu diziyi hemen bir oturuşta izleyip bitirin derim. - - - - - -  • The Cry dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi bir BBC dizisi. • Dizi kaç bölüm? 2. sezonu var mı? Dizi ortalama 50 dakikalık 4 bölümden oluşuyor. 2. sezonu ise yok. - - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
16b
1
3 yıl
Sahnesinden Geçeni Milyonlara Duyuran Nefis Gizli Ev Konserleri: Sofar Sounds
Sahnesinden Geçeni Milyonlara Duyuran Nefis Gizli Ev Konserleri: Sofar Sounds
Bugün sizi müthiş bir organizasyon ile tanıştırmak istiyorum; "Sofar Sounds"... Hadi şimdi gelin, bu nefis organizasyona şöyle bir göz atalım!  Peki nedir bu Sofar Sounds? [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/12/68/sahnesinden-geceni-milyonlara-duyuran-nefis-gizli-ev-konserleri-sofar-sounds-780x439.jpg[/RESIM]Şimdi şöyle düşünün: Ya sanatçılar bir evin salonunda çalıp söyleseydi ve kavga, gürültü olmadan müthiş bir sessizlikte müziğe doyabilseydiniz? Nasıl olurdu? Süper değil mi? Heh işte şimdi bu fikrin gerçekten de var olduğunu düşünün... İşte size Sofar Sounds!  İçinde İstanbul'un da olduğu, dünyada 200'ün üzerindeki şehirde yapılıyor! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/12/22/sahnesinden-geceni-milyonlara-duyuran-nefis-gizli-ev-konserleri-sofar-sounds-780x439.jpg[/RESIM]Dünya üzerindeki birçok şehirde bulunan bu konsept, sanatçının duyulup, görülemediği kalabalık konserlerden bıkanlara ilaç gibi geliyor. Birkaç yıldır İstanbul'da da aktif olarak yapılıyor ve özellikle gençler tarafından çok seviliyor. Peki sistem nasıl işliyor? Bir ücret var mı?  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/12/6/sahnesinden-geceni-milyonlara-duyuran-nefis-gizli-ev-konserleri-sofar-sounds-780x439.jpeg[/RESIM]Öncelikle bu konserler tamamen ücretsiz. Başvurunuzu yapıyorsunuz ve konser gününden sadece 1 gün önce kura çekiliyor ve otomatik olarak seçilen kişilere konserin nerede olacağı ve hangi sanatçıların katılacağı hakkında bir mail gidiyor. Benim şahsen duyup, gördüğüm kadarıyla bu konserlere İstanbul'da 3 bin kadar başvuru geliyor. Fakat bir evin salonu ne kadar kişi alabilir ki? O yüzden de en fazla 50-60 kişi seçilebiliyor. Yani seçilenler gerçekten şanslı olanlar... Ayrıca eviniz geniş ise siz de ev sahipliği yapmak için Sofar'a başvuruda bulunabiliyorsunuz. Salonunuzda bir konser verilecek, düşünsenize! Çok çılgınca değil mi ama... Sofar'ı özel kılan şey ne?  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/12/69/sahnesinden-geceni-milyonlara-duyuran-nefis-gizli-ev-konserleri-sofar-sounds-780x439.jpg[/RESIM]Güleceksiniz belki ama benim için bu organizasyonu en kaliteli kılan şey (tabi yapılan müzikten sonra) dinleyicilerin telefonlarını kullanmalarının yasak olması. Yani yasak demeyelim de, salonun ortasında yere oturmuş müziğinizi dinlerken telefon kullanmak Sofar konseptinde yok. Yine aynı zamanda bir şeyler yememek ve konuşmamak da kurallardan. Yani Sofar, sizden sadece müziğe odaklanmanızı istiyor. Ayrıca Sofar sahnesinde sadece kendi şarkısı olan sanatçılar yer alıyor. İşte benim "Sofar Sounds İstanbul" konserleri sayesinde keşfettiğim ve şimdi milyonlarca kişinin dinleyip, bildiği o nefis sanatçılar;   1. Şimdilerde milyonlara seslenen "Kalben"... [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=av12BTEj5iU[/VIDEO] Kalben'i ilk keşfettiğimde dayanamamış ve kendisini Facebook üzerinden eklemiş ve mesaj atıp şarkısının akorlarını istemiştim. O da bir yaz akşamı hiç üşenmeden akorları bana yazıp yollamıştı. Tabi sonra çok fazla duyulunca hesabını kapatıp bir Facebook sayfası ile devam etti ve şimdi bence tam da istediği yerde. Kararlı, başarılı ve çok naif biri. 2. Ufuk Beydemir [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=CI-mSNugAfM[/VIDEO] "Ay Tenli Kadın" şarkısı ile beni benden alan bir diğer sanatçı. 3. Merve Çalkan [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=QE26NDkBcUE[/VIDEO] "Yanılır" şarkısı beni her dinleyişimde başka diyarlara götürüyor. İlginç ve müthiş. 4. Ah Güler Özince [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=m5VSGRU7Uv8[/VIDEO] Söylediği "Merkür Retrosu" ile beni benden alan bir diğer şahane sanatçı. 5. Simge Pınar [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=HSagelVvGlI[/VIDEO] Duyduğum en güzel melodilerden birini mırıldanan temiz yüzlü muhteşem genç. 6. Deniz Tekin [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=x_VGunLPukk[/VIDEO] Aslında Deniz ile farklı bir bağımız var. Facebook'un Facebook olduğu yıllarda Deniz ile takipleşmiş hatta ekleşmiştik. Sonraları Sofar ile o uçtu gitti tabi fakat hala Twitter'dan takipleşiriz. Yükselişinin evladı mezun olan baba gururuyla izlediğim yegane sanatçılardandır kendisi. Tiz sesi ile sizi alır götürür.  7. Sedef Sebüktekin [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=tas5AEqnmuk[/VIDEO] Gözümü kapatıp dinlediğimde içimde bir şeyleri kıpır kıpır yapan nefis ses!  8. Cihan Mürtezaoğlu [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=9XDNG9pGMRQ[/VIDEO] Her dinleyişte aynı etkiyi bırakan şarkılar çok azdır. Bu yüzden "Sarı Söz" çok nadir şarkılardan.  9. Selin Sümbültepe [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=B4lYtRCn06E[/VIDEO] Biraz hüzünlü, biraz kasvetli fakat şahane bir şarkının yaratıcısı... Ses rengi nefis sanatçı! 10. Can Kazaz [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=VPqZik2IWPo[/VIDEO] "Nereye Gidiyoruz" parçasının hareketli ritmi ile dinleyenin içini enerji dolduruyor!  Bonus: Mirkelam da Sofar sahnesindeydi!  [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=Yl2Tb7uFZ4Y[/VIDEO]   Siz de bu güzel hareketi buraya tıklayarak takip edebilirsiniz!      
7.7b
0
8 yıl
Halit Ergenç Canlandıracak! En Yüksek Bütçeli Atatürk Filmi İlk Adım: 1919 Geliyor!
Halit Ergenç Canlandıracak! En Yüksek Bütçeli Atatürk Filmi İlk Adım: 1919 Geliyor!
Mustafa Kemal Atatürk, dünyaca kabul görmüş askeri bir deha ve başarılı bir önder. Her yıl onu anıyor ve şartlar zor olsa da elimizden geldiğince onun gösterdiği hedeflere doğru ilerlemeye çalışıyoruz. Bu akıllı ve karizmatik liderin bulunan videolarının hepsini muhtemelen çoğumuz izlemiş ya da bir yerlerde görmüşüzdür. Peki ya filmleri? Atatürk konulu filmlerden hangilerini izlediniz? Eğer şimdiye kadar çıkan Atatürk filmlerinden bazılarını izlemiş ve "Eh işte" demişseniz sıkı durun çünkü şimdiye kadarki en yüksek bütçeli Atatürk filmi olmaya aday bir film geliyor: "İlk Adım: 1919"... Hadi gelin şimdi İlk Adım: 1919 filminin konusuna ve oyuncu kadrosuna bir göz atalım. 2010 yılında çıkan ve 860 bin kişinin izlediği "Dersimiz Atatürk" filminde Atatürk'ü "Halit Ergenç" canlandırmıştı. Atatürk'e benzemesi için öyle çok makyaj yapılmıştı ki görenler, Atatürk'ü canlandıran kişinin Halit Ergenç olduğuna inanamamıştı.[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/61/19/halit-ergenc-canlandiracak-en-yuksek-butceli-ataturk-filmi-ilk-adim-1919-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] "İlk Adım: 1919" filminde de Atatürk'ü Halit Ergenç'in canlandırmasına karar verildi.[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/61/12/halit-ergenc-canlandiracak-en-yuksek-butceli-ataturk-filmi-ilk-adim-1919-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] Filmin yönetmenliğini ise "Asmalı Konak" dizisini ve "Mutluluk" filmini de yöneten "Abdullah Oğuz" yapacak.[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/61/44/halit-ergenc-canlandiracak-en-yuksek-butceli-ataturk-filmi-ilk-adim-1919-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] İlk Adım: 1919 filmi, şimdiye kadar çekilmiş en yüksek bütçeli Atatürk filmi olacak.[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/61/55/halit-ergenc-canlandiracak-en-yuksek-butceli-ataturk-filmi-ilk-adim-1919-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] Atatürk'ün mücadelesi Bandırma Vapuru'nda başladığı için filmde kullanılmak üzere şimdiden bir tanker büyük bir bütçe ile yenilenerek Bandırma Vapuru'na birebir olarak benzetildi.[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/61/99/halit-ergenc-canlandiracak-en-yuksek-butceli-ataturk-filmi-ilk-adim-1919-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] İlk Adım: 1919 filmi için dönemin ihtişamını yansıtan pek çok dekor uzun uğraşlar ve büyük bütçeler sonucu hazırlandı. Henüz hazırlanmamış olan dekorlar ise Avrupa'nın pek çok yerinden temin edilip çekimlerin yapılacağı Beykoz Kundura Fabrikası'na getiriliyor.[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/61/77/halit-ergenc-canlandiracak-en-yuksek-butceli-ataturk-filmi-ilk-adim-1919-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] İlk Adım: 1919 filmi bir dönem filmi olacağı için iç-dış mekan tasarımları tamamen o döneme ait görünmeli. Bu da filmin bütçesini bir hayli arttırıyor.[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/61/3/halit-ergenc-canlandiracak-en-yuksek-butceli-ataturk-filmi-ilk-adim-1919-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] İlk Adım: 1919 filminin vizyon tarihi ve oyuncu kadrosu hakkında şu an net bir bilgi yok. Tüm bilgiler gelince buraya da eklenecektir. Umarız ki gişesi bol ve gerçekten kaliteli bir yapım olur...[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=RZne-uJdJXw[/VIDEO] ► Tıkla, Moduna Göre Film Seç!   
14b
0
7 yıl
NE İZLEDİK? Netflix İmzalı The Platform 2 Filmi İncelemesi!
NE İZLEDİK? Netflix İmzalı The Platform 2 Filmi İncelemesi!
Netflix'in The Platform filmi 2019'da çıkınca hemen izleyip, hatta size de şu içerikte heycanla tavsiye etmiştim... Yıllar içinde 150.000'e yakın okunan bu içerikten sonra geçtiğimiz günlerde The Platform 2 filmi de Netflix'te yayına girdi... E ben de hemen kolları sıvadım ve The Platform 2 incelemesi ile sizle bu serinin 2. filmi hakkında konuşalım istedim. "E 333. kat... Her katta 2 kişi desek... Ne yaptı... 666... Kesin bi gizli örgüt işi bu.." gibi sığ detaylara hiç girmeden önce bu yeni filmde dikkatimi çeken detaylardan, sonra da serinin bu 2. filmi ile ilgili kendi yorumumu sizle paylaşmak istiyorum... Tabi bu içerik spoiler içerecek... Yani filmi izledikten sonra buraya uğrayın derim... E hadi o zaman gelin başlayalım! ● Bu içeriğin tam halini YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=TZrYyEqfmV8[/VIDEO] Bu aslında ilk film![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/348/33/ne-izledik-netflix-imzali-the-platform-2-filmi-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Öncelikle kimseler söylemez ben söyleyeyim; Serinin bu 2. filmi, aslında ilk film... Durun hemen beyinler yanmasın :) Yani aslında izlediğimiz bu 2. film, ilk filmden 10 ay önceyi konu alıyor. İlk filmde gördüğümüz karakterleri bu filmde de gayet sağlıklı bi şekilde sapasağlam görünce siz de şaşırmışsınızdır... Heh işte bunun nedeni, bu filmin, ilk filmden önce olup bitenleri konu alması. Elinde bıçağıyla aklımızda kalan sempatik ama yer yer psikopata bağlayan amcamızın 1. filmde "10 kat değiştirdim, bi ara da 72. kattaydım" dediğini duymuştuk. Bu filmdeyse tam olarak bahsettiği 72. katta olduğunu görüyoruz, çünkü olayların öncesini izliyoruz. Kilit nokta 'çocuklar'...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/348/65/ne-izledik-netflix-imzali-the-platform-2-filmi-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Serinin bu 2. filminde çocukların sisteme nasıl girdiğini de açık bi şekilde görme fırsatı buluyoruz. Filmin hem başında, hem de sonunda çocuklardan oluşan bir piramit görüyoruz. Bu piramitin üzerine çıkmayı başaran hırslı, güçlü çocuğun ise sisteme yerleştirildiğini izliyoruz. Kurulan bu sistemde 333. yani son kata her ay 1 çocuk bırakıldığını görüyoruz. Fakat bu kata yemek inmediği için de buradaki çocuklar hayatını kaybediyor. Olur da eğer bi çocuk kurtulursa, platform aracılığıyla en yukarıya gönderilmeli. Yani her 2 filmde de gördüğümüz en temel şey; tüm bu sistemde mesaj her zaman 'çocuk' oluyor... Çünkü sistemin kurucularına "Bakın biz birlik içinde yaşamayı öğrendik. Herkes kendi payını yedi ve 1 çocuğu hayatta tutmayı başardık" demenin en iyi yolu bu...  Bu düzenin amacı ne?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/348/51/ne-izledik-netflix-imzali-the-platform-2-filmi-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Peki neden bunu yapsınlar? Yani neden bunu kanıtlamaya çalışsınlar? İşte şimdi de o can alıcı teorime gelelim... İlk filmde gördüğümüz, karşılaştığımız, zekice hazırlanmış olan bu platformun uzayda bi yerlerde inşa edilmiş olduğunu düşünüyordum ki bu 2. filmde de yerçekimsiz ortamı görünce adeta gözlerimin içi parladı... Filmin son sahnelerinde, platformu aylık temizlemeye gelen ekibin yerçekimsiz ortamda hareket ettiklerini görüyoruz. Çünkü bu platform 'bence' uzayda. insanlığı yeni bi gezegene, yeni bi topluma hazırlıyor. Hazırlanmış olan bu sistem adeta dünyanın minyatür hali. Sistem, insanoğlunun paylaşmayı öğrenmesini ve birlik içinde en yeni nesli, yani çocukları hayatta tutup büyütebilmesini simule ediyor. Deney ortamında bir topluluk eğitilmeye çalışılıyor... Yani zekice kurulan bu dikey sistemin, aslında yeni bir düzene geçme yolundaki insanoğlunun hazırlanması aşaması olduğunu düşünüyorum... Bu konudaki yorumunuzu da aşağıya mutlaka bekliyorum tabi. Pekiiii en diptekiler kim?...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/348/36/ne-izledik-netflix-imzali-the-platform-2-filmi-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Onlar bu sistemdeki iyi insanlar... Nasıl mı? Açıklayayım... Bu sistemdeki iyiler, en aşağıya kadar inip 333. kattaki çocuğu da alıp dibe inip çocuğu en yukarıya sağ salim ulaştırma derdinde. Zaten en dipteki insanların da azla yetinmeyi bilen iyi insanlar olduğunu görüyoruz. Canlı bir insan aşağıya indiğinde yemiyor, fakat ölü bir beden ya da yiyecek geldiğinde kapışıp karınlarını doyuruyorlar. Çünkü onların her biri de çocuğu, yani yeni nesli bu cehennemden kurtarıp yukarıya gönderebilmek için en dibe kadar inmeyi göze alan iyi insanlar. Adalet kör![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/348/29/ne-izledik-netflix-imzali-the-platform-2-filmi-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Adaleti sağlıyorum diyen kişinin tüm dünyadaki adalet heykellerinde de olduğu gibi gözlerinin bağlı olması, hatta gözlerinin olmaması, adaleti sağlarken kimsenin cinsiyetine, dış görünüşüne, parasına puluna bakmayacağı anlamı taşıması da güzel detaydı... Tabi yozlaşan adaletin er geç adaleti sağlamaya çalışan kişiye de lazım olacağını göstermesi sahnesi de... Sonuçta adalet, herkese lazım. - Ve geldik "Ee Kaan sen ne düşünüyosun?" sorusuna..Elinde karyoladan kırdığı demirle üzerime koşanlar olacaktır fakat ben serinin bu 2. filminin çok da kötü olmadığını düşününlerdenim… Durun durun vurmayın... açıklayayım... Bu filmde de şahane oyunculuklar görüyoruz. Vahşet sahneleri gerçekten içimi cız ettirdi ki bu da başarılı olduğunun göstergesi.. E metaforlar desen yine her yerde... Bu filmin beğenilmemesinin en büyük nedeni, bu fikri daha önce zaten izlemiş olduğumuz düşüncesinden geliyor. Yani Cem Yılmaz örneği gibi. Cem Yılmaz her işinde yine kendiyle yarışmak zorunda ve imza attığı her işte yine en büyük rakibi kendisi oluyor... İşte bu film de bu talihsizliği yaşıyor çünkü seri filmler her zaman ilk filmiyle yarışmak zorunda... Bi düşünün. 2. filmi ilk filminden iyi olan çok seri bulamadığınızı fark edeceksiniz... Burda da onu yaşıyoruz. - Çünkü fikir inanılmaz. Dünyayı, inanç sistemini, ülkeleri, insanoğlunun içinde çırpınıp durduğu ve bir gün mutlaka patlayacak olan o bozuk sistemi bu şekilde bir platform ile anlatma fikri gerçekten çok başarılıydı. Belki de çok sıkılıp, daraldığımız pandemi günlerinin başında izlediğimiz için bizi bu kadar etkiledi ilk film fakat bu, filmin merkez aldığı çılgın fikrin nefis olma gerçeğini değiştirmiyor... Yani ilk film bize yeni bi fikir sunuyordu. Dikey bi yapı, en üstte yemek çok yenirse aşağıdakilere kalmıyor. Her ay düzen sıfırlanıp en altta açlık çekenler en üste, en üstte aşağıdakileri düşünmeden ziyafet çekenlerse en aşağıda sefaletin içine düşüyordu. Bu filmdeyse yeni çok az şey görüyoruz. İşte beğenilmemesinin en büyük nedeninin bu olduğunu düşünüyorum. - Her ay düzenli ödeme yaptığım bir platformun, verdiğim parayı böyle yapımlara harcaması açıkçası beni mutlu ediyor. Yıllardır anlatıyorum, İspanyollar sadece senaryo üzerine kafa yorup iyi oyunculuklarla müthiş işler ortaya çıkarıyor. Yine yıllardır yılmadan, usanmadan tavsiye ettiğim şu filmlere bi bakın. Hepsi de senaryosuna büyük emek verilen, adeta örümcek ağı gibi ince ince örülen nefis işler. Bu yüzden her ne kadar ilk filmden sonra bize beklediğimiz kadar yeni bi şeylerle gelmese de, birkaç yerde ipin ucunu kaçırıp "Ne izliyorum yahu.." diye şöyle bi sorgulatsa da ben serinin bu 2. filminin de çok kötü olmadığını düşünenlerdenim. İspanyol imzası olan çok kötü film dizi izleyemezsiniz. Genel sektöre bakıldığında kolayca fark edilebilir ki bu yapım da senaryo ve detay açısından buram buram emek kokuyor. Ha keşke elle tutulur birkaç somut sürpriz verseydi bize de birkaç kez şöyle "Vay be" deyip şaşırsaydık. Fakat konu aynı, ilk filmde verilen mesajlar bu filmde de hemen hemen aynı, hatta sistem aynı.. Fakat başta da bahsettiğim uzay teorimin bu 2. filmde ayakları yere daha sağlam bastığı için mutluyum. Ben bu filmden sadece bunu cebime koyarak çıktım.. Bakalım sizde durum nasıl... [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
58b
0
1 yıl
Teksas Katliamı: Netflix'in 2022'deki En KÖTÜ Filmi Bu Olabilir!
Teksas Katliamı: Netflix'in 2022'deki En KÖTÜ Filmi Bu Olabilir!
Teksas Katliamı filmi, hepimizin en sevdiği serilerden biri. Serinin 2022 yapımı yeni filminin Netflix imzasıyla yayınlanacak olması da beni epey heycanlandırmıştı. Film nihayet bugün Netflix'te yayınlandı ve birçok kişi şimdiden "teksas katliamı filmi konusu" ve "netflix teksas katliamı filmi izlenir mi?" gibi sorularına cevap aramaya başladı bile. En İyi 12 Dizi Tavsiyesi! ►  Ben de bugün, Netflix'te yayınlanan Teksas Katliamı filmini bir çırpıda izledim ve konusu, oyuncuları ve izlenebilirliği gibi detaylar hakkında size de bilgi vermek için bu içeriği kaleme almak istedim... Fakat ne yazık ki Netflix, bu içeriği pek beğenmeyecek... Üzgünüm Netflix... Hadi gelin şimdi yeni Teksas Katliamı filmi yani Texas Chainsaw Massacre'ne biraz yakından bakalım! Yorumuma geçmeden önce 2022 yapımı Teksas Katliamı filmi konusuna bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/276/79/teksas-katliami-netflix-in-en-kotu-2022-filmi-bu-olabilir-780x439.png[/RESIM]Netflix'in 2022 yapımı yeni Teksas Katliamı filmi, aslında 1974 yapımı Teksas Katliamı filminin devamını işliyor. Bir grup genç, Teksas'taki terk edilmiş bir kasabayı dizayn ederek canlandırmaya çalışıyor. Fakat bu fenomen gençler çok farklı hayaller ile geldikleri bu ıssız yerde, yüzü maskeli birinin gazabına uğruyor. İşte filmimiz bu konuyu işliyor. Netflix, bu ne yahu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/276/98/teksas-katliami-netflix-in-en-kotu-2022-filmi-bu-olabilir-780x439.png[/RESIM]Slasher yani psikopat birinin, insanları öldürmeye çalışması konulu filmler olarak isimlendirdiğimiz bu türde pek çok iyi film izledik. Çığlık, Testere ve Elm Sokağı Kabusu gibi filmleri buna örnek gösterebiliriz. Fakat bu film o kadar kötü ki, Netflix'in en kötü filmlerinden biri olabilir. Filmde öyle saçmalıklar var ki...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/276/62/teksas-katliami-netflix-in-en-kotu-2022-filmi-bu-olabilir-780x439.png[/RESIM]Filmde her şey çok hızlı ve bir o kadar da klişe oluyor. Bunlardan bazılarına spoiler içererek değineyim; ● Bir grup genç, ıssız bir çöldeki bir benzinlikte durur. Benzinci adam "Buralar tekin değil, ne işiniz var buralarda.." gibi bir replik söyler ve benzinciye bir kamyonet gelir. Yahu bu klişeyi 1000 kez mi izleyeceğiz daha? ● Ortada efsanevi bir katil var ve hepimiz onun olaya nasıl dahil olacağını merak ediyoruz, fakat o annesi öldüğü için insanların peşine düşüyor... Nasıl yani? Gerçekten mi? ● Katil, sarışın kızın karnını yarıyor fakat kız kurşun yemiş gibi anında ölüyor... Nasıl yani? ● İstasyondaki adam polisi aramak yerine daha önceki saldırıdan kurtulan Sally Hardesty'i neden arıyor? ● Katil Sally'yi elektrikli testere ile kesip havaya kaldırıp parçalıyor, fakat o da ne; Biraz sonraki sahnede Sally'yi yerde pompalıyla ateş ederken görüyoruz... Neden abi neden? Bunlar ve daha birçok saçmalık var hepsini tek tek saymaya kalksam burada hep birlikte sabahı yaparız. Özet: Netflix beni bu filmle gerçekten çok üzdü. Tamam beklentim çok yüksek değildi fakat bu kadar da kötü bir iş beklemiyordum. Oyunculuklar, kurgu, senaryo, hepsi çok ama çok vasat. Netflix, 2022'de bundan daha kötüsünü yapamaz diye düşünüyorum. Yani umarım yapmaz. Yapmasın. Yapma Netflix. - - - - - [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
22b
1
3 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.