Christopher Nolan'ın 'Noluyo Lan?' Dedirten Beyin Yakan Filmi; "Tenet" | İnceleme

06 Ekim 2020
29b
2 Yorum
Christopher Nolan'ın 'Noluyo Lan?' Dedirten Beyin Yakan Filmi; "Tenet" | İnceleme

Uzun zamandır Beynimi Yaksın kategorime bir film ekleyememenin üzüntüsü içindeydim. Fakat Nolan imzalı "Tenet", bu sorunumu çözdü ve beyin yakan filmler listelerimde şimdiden yerini almayı başardı. Her yerde "Tenet filmi konusunu anlayan var mı?" şeklinde sorular görüp, "Tenet filmi inceleme" başlığı adı altında aşırı karışık, yazanın bile anlamadan yazdığı analizler görünce kolları sıvadım ve size kısa ve öz cümleler ile Tenet filmi incelemesi hazırlamak istedim. 

Beyin Yakan Film Tavsiyeleri! ►

Hadi gelin şimdi son zamanların en karışık, en kafa yoran, en beyin yakan filmi Tenet'in konusuna, anlatmak istediğine bir bakalım ve kafanızda bazı taşların yerine oturmasını sağlayalım... Hadi! 

Öncelikle Tenet filminin konusuna şöyle bir bakalım

Christopher Nolan'ın 'Noluyo Lan?' Dedirten Beyin Yakan Filmi; "Tenet" | İnceleme
Filmin karışık konusunu en basite indirgersek ortaya; Dünyayı büyük bir tehlikeden kurtarmaya çalışan bir organizasyon ve bir kahraman çıkıyor. Casusumuz kendisine yardım edenlerle de birlikte kötü adamı durdurmaya ve dünyayı kurtarmaya çalışıyor. Tabi olay bu kadar basit ilerlemiyor ve zamanın hem ileriye hem de geriye akması gibi birçok beyin yakan detay da olaya dahil oluyor. 

Bundan sonrası SPOİLER, izledikten sonra kafanızdaki soru işaretlerini biraz olsun gidermek için buraya uğrayın...

Christopher Nolan'ın 'Noluyo Lan?' Dedirten Beyin Yakan Filmi; "Tenet" | İnceleme

Kemerlerinizi bağlayın, Christopher Nolan'ın dünyasına doğru yola çıkıyoruz!

Christopher Nolan'ın 'Noluyo Lan?' Dedirten Beyin Yakan Filmi; "Tenet" | İnceleme
Nolan bu filmin temel aldığı "ters yöne akan zaman" fikrini 20 yıldır düşünüyormuş. Bunu Tenet'in senaryosuna dönüştürmesi de 4-5 yılını almış. E hal böyle olunca, ortaya da bu içinden çıkılamayacak gibi görünen, beyin yakan film çıkıyor. 

Her şey insanoğlunun dünyayı tüketmesiyle başlıyor...

Christopher Nolan'ın 'Noluyo Lan?' Dedirten Beyin Yakan Filmi; "Tenet" | İnceleme
Gelecekteki insanlar, bitip tükenmek üzere olan dünyayı kurtarmak için hiçbir şey yapamayınca (Interstellar filmindeki dünyayı kurtaramayınca uzayda yeni arayışlara girmek gibi düşünebilirsiniz) zamanı geri almayı keşfetmişler. Dikkat edin zamanda geriye gitmek değil, zamanı geriye almak diyorum. Yani zamanı geriye alarak, dünyayı hiç kirlenmemiş, tüketilmemiş, el değmemiş haline getirmek istiyorlar. Bunu da zamanı geriye alarak gittikleri yerlere "evriltilmiş" denen, ters yöne hareket eden şeyleri bırakıyorlar ki onlarla karşılaşan kişiler bunların gelecekten geldiğini düşünüp mümkün olduğunu anlayabilsin. Filmimizin kahramanı laboratuvarda evriltilmiş kurşun ile ilk tanıştığında bilim kadınının ona "Bunları kimin yaptığını bilmiyoruz, bize gelecekten gönderiliyor" dediğini hatırlayın. 

Peki kötü adamımız Sator bu olayın neresinde?

Christopher Nolan'ın 'Noluyo Lan?' Dedirten Beyin Yakan Filmi; "Tenet" | İnceleme
Yukarıda bahsettiğim ve sonu gelen dünyada yaşamaya çalışan gelecekteki kişiler gönderdikleri mesajla zaman makinesi yaratılması görevini Sator'a veriyorlar. Filmde Sator'un Plütonyum ararken bulduğu mesajı hatırlayın. Yani aslında o günkü nesil de hayatta kalmaya çalışıyor, zamanı geriye almaya çalışan gelecek nesil de. İşte filmde de tam olarak bunu konu alan bir diyalog geçiyor. İsmi söylenmeyen başrolümüz "Herkes kendi nesli için mücade verir" diyor, Sator da cevap olarak şunu söylüyor; "Onlar da tam olarak bunu yapıyor..." yani buradan da anlayacağınız gibi aslında filmde kötü bir taraf yok. Herkes kendi dünyasını kurtarma peşinde fakat Sator, gelecektekilerin adamı konumundan dünyanın sonunu getiren hem de kafasına göre istediği zaman getirebilen bir adama dönüşünce kötü taraf ortaya çıkmış oluyor. 

Geçmişe gidip dedenizi öldürseniz anne-babanız ve dolayısıyla siz de hiç doğmamış olursunuz, peki o zaman dedenizi kim öldürdü?

Christopher Nolan'ın 'Noluyo Lan?' Dedirten Beyin Yakan Filmi; "Tenet" | İnceleme
İşte film "Büyükbaba Paradoksu" olarak bilinen bu meşhur paradoksa da değiniyor. Aslında tüm film bu mantığın üzerine kurulu bile diyebiliriz. Hatta filmde bu paradoks sonrasında gelecektekilerin dünyayı kurtarma planı için "E bizi yok ederlerse onlar da yok olmaz mı?" diye soruluyor, Neil karakteri ise "Yok o işler pek öyle değil" gibi bir cevap veriyor. 

Gelelim benim düşüncelerime...

Christopher Nolan'ın 'Noluyo Lan?' Dedirten Beyin Yakan Filmi; "Tenet" | İnceleme
Aslında hep düşündüğüm bir konuydu bu; Her insanın 3 farklı boyutu olabilir mi? Biri geçmişteki ben, diğeri şu an bunları size yazan ben ve gelecekteki ben... İşte bu filmde biraz olsun bu müthiş ve bir o kadar da uçuk fikri somut bir şekilde görme fırsatı buldum. 

• Filmin en başında opera binasında Neil'ın, başrolümüzü kurtarma olayı güzeldi. Tabi çantasından sarkan kırmızı ip sayesinde bunu çok sonra anlasak da, meğer daha ilk 5 dakikada filmin çok sonralarına şahit olmuşuz. Bu gerçekten müthişti. 

• Sator'un eşi Kat, "Tekneden suya atlayan bir kadın gördüm, özgürlüğünü kıskandım" diyordu fakat filmin 2. yarısında o kadının kendisi olduğunu öğrendik. Bu da çok beyin açıcı bir ayrıntıydı. 

• Neil, adamımızın görev başında alkol almadığını bilerek ona diyet kola söylüyordu, çünkü Neil gelecekten geriye doğru geliyor, başrolümüz ise ileriye gidiyordu. Yani Neil, adamımızla yıllardır tanışıyordu hatta bir yerde de başrolümüze "Beni sen işe aldın" diyor. Bu da her şeyi açıklıyor. 

• Son saldırı sahnesinde helikopterlerin geriye gidip, takımlardan birinin geriye diğerinin ise ileriye hareket etmesi müthiş, binanın patlama sahnesi ise olağanüstüydü diyebilirim. O sahneyi izledikten sonra işte sinema böyle olmalı diye iç geçirdiğimi bile söyleyebilirim... 

• Anında geriye ışınlanmak ve laps! diye her şeyi sıfırlamaktansa yavaş yavaş geriye sarma fikri acayip hoşuma gitti. Bu çılgın fikri, silaha geri giren kurşunları, teybin geriye sarılması gibi terse dönen detayları nasıl daha önce böylesine net izlememişiz ki? Her şeyi geçseniz bile sadece bu çılgın fikri için bu film defalarca izlenir. 

En çılgın fikrimi en sona bıraktım; Sator, gelecekteki başrolümüz için çalışıyor olabilir. Adamımız ileriye gidiyor neticede, henüz ileride neler olduğunu, olacağını bilmiyor Neil gibi. Hatta filmin tam ortalarında Sator başrolümüzü kendisini izlerken yakalatıyor ve başrolümüze Tenet ekibinin kendi aralarında dostu düşmanı ayırmak için kullandığı "Alacakaranlık bir dünyada yaşıyoruz" cümlesini söylüyor, onu zarflıyor fakat adamımız "O da ne? (Şair) Whitman'dan bir dize mi?" diye cevap veriyor. Aslında burada o cümleye cevaben "Gün batarken dostun yoktur" demesi gerekiyordu... Yani benimki nacizane bir fikir tabi. 

Bu arada filmin ismi, hatta Sator ve Opera kelimeleri bile öylesine seçilmiş şeyler değil!

Christopher Nolan'ın 'Noluyo Lan?' Dedirten Beyin Yakan Filmi; "Tenet" | İnceleme
Gördüğünüz bu şey Latin Palindromu veya Sator Kareleri olarak geçiyor. Özelliği ise hem sağdan sola, hem soldan sağa, hem yukarıdan aşağıya, hem de aşağıdan yukarıya okunabiliyor olması. Hepsinde aynı kelimeler çıkıyor. İşte çılgın adamımız Nolan da filmin konusuyla da uyumlu olduğu için filmin adını ve içindeki konu ile isimleri böyle yerlerden ilham alarak kullanmış, bunu da görün istedim.  

SONUÇ: Bence film gerçekten ince elenip sık dokulmuş başarılı bir yapım. Nolan zaten hem filmden önce, hem de filmde bolca "Çok takılma, hisset" gibi şeyler söylüyor izleyiciye. Karakterlerin arka planlarına bakma diyor yani, kim kimdir, duyguları var mıdır, aşık olur mu, nereden geldi nereye gidiyor oralara pek takılma, büyük resmi gör... Şaka bir yana film gerçekten 2-3 kez izlemeyi hak ediyor. Bazı filmler gerçekten hazmedilmesi için hakkında bir şeyler okunması gereken filmler oluyor ve bence bu film de onlardan biri... Umarım buraya kadar okumuş ve kafanızdaki bazı soru işaretlerini kaldırmışsınızdır. 

- - - - - 

Christopher Nolan'ın 'Noluyo Lan?' Dedirten Beyin Yakan Filmi; "Tenet" | İnceleme

Modunu Seç ►

Christopher Nolan'ın 'Noluyo Lan?' Dedirten Beyin Yakan Filmi; "Tenet" | İnceleme

listesine yorum yap!
Şule S.
Şule S.
09 Ekim 2020
Çaylak
Sinemaseverlere hitap eden bir film. Anlayanına çok iyi şeyler vaadediyor ama kavga dövüş seven 'marvel' ve 'tokyo dirft' hayranı tayfa için tabi ki de kötü film. Tarafınızı seçin.
Nihat Ü.
Nihat Ü.
08 Ekim 2020
Sıkı Üye
Filmi tek seferde izleyip anlayan cindir... Bu incelemeyi bile birkaç kez okumak zorunda kaldım çünkü konu çok karışık. Ama filmi izledikten sonra okunması gereken bir mini analiz olmuş. Eline sağlık.
tenet filmi konusutenet incelemetenet filmi incelemetenet analiztenet filmi açıklamatenet filmi yorumtenet yorumtenet konusutenet izleyici yorumlarıtenet filmi incelemesitenet filmi analizi
EN AKTİF ÜYELER
Soğuk Sevenlere: Bol Macerası ve Aksiyonu ile İç Titreten 8 İyi Kış Filmi Önerisi
Soğuk Sevenlere: Bol Macerası ve Aksiyonu ile İç Titreten 8 İyi Kış Filmi Önerisi
"Kış mevsimi" denince çoğunlukla akla kasvetli, kapalı, gri havanın hakim olduğu durgun günler gelse de aslında Kış'ın da kendince bir büyüsü vardır. Bazı filmler bunu romantik anlamda kullansa da bazıları gerçekten bu çetin mevsimin zorlu koşullarını müthiş bir şekilde yansıtmayı başarıyor. İşte bugün de burada tam olarak o iyi kış filmlerinden bazılarını göreceğiz. O halde hadi gelin aksiyon ve macera dolu o iyi kış filmi önerileri nelermiş birlikte görelim!  1. Listemizdeki ilk kış filmi önerisi "De 12. Mann" yani "12 Adam" oluyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/46/42/soguk-hava-sevenlere-bol-macerasi-ve-aksiyonu-ile-ic-titreten-7-iyi-kis-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]●"Kaan nedir bu film? Konusu ne? IMDB puanından ne haber?" diyenler hemen şuraya tıklayarak film hakkında yazmış olduğum kısa ve öz tavsiye metnine ve diğer bilgilere ışınlanabilir!  2. Bir diğer kış filmi önerisi ise "Till the End of the World", yani "Dünyanın Sonuna Kadar"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/46/21/soguk-hava-sevenlere-bol-macerasi-ve-aksiyonu-ile-ic-titreten-7-iyi-kis-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]●Filmin tavsiye metnine ışınlanmak için burayı tıklayın!  3. Sırada, kışın çetin koşullarında yapılan bir hayatta kalma savaşı var: "The Grey", yani "Gri Kurt"![RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/46/25/soguk-hava-sevenlere-bol-macerasi-ve-aksiyonu-ile-ic-titreten-7-iyi-kis-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]●Filmin tavsiye metnine ışınlanmak için burayı tıklayın!  4. İzlemeniz gereken bir diğer kış filmimiz ise "Wind River" yani bizdeki adıyla "Kardaki İzler"[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/46/6/soguk-hava-sevenlere-bol-macerasi-ve-aksiyonu-ile-ic-titreten-7-iyi-kis-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]●Filmin tavsiye metnine ışınlanmak için burayı tıklayın!  5. "Into the White" yani "Beyazlar İçinde" filmi ise listemizdeki bir diğer iyi kış filmi önerisi oluyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/46/58/soguk-hava-sevenlere-bol-macerasi-ve-aksiyonu-ile-ic-titreten-7-iyi-kis-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]●Filmin tavsiye metnine ışınlanmak için burayı tıklayın!  6. Bol karlı bol kışlı bir diğer iyi film önerimiz ise "Everest"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/46/60/soguk-hava-sevenlere-bol-macerasi-ve-aksiyonu-ile-ic-titreten-7-iyi-kis-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]●Filmin tavsiye metnine ışınlanmak için burayı tıklayın!  7. Sırada "Walking Out" yani "Tehdit Altında" filmi var...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/46/92/soguk-hava-sevenlere-bol-macerasi-ve-aksiyonu-ile-ic-titreten-7-iyi-kis-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]●Filmin tavsiye metnine ışınlanmak için burayı tıklayın!  8. Listemizin son sırasında ise diğerlerinden farklı olarak kış konulu bir vampir filmi var: "30 Days of Night"![RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/46/37/soguk-hava-sevenlere-bol-macerasi-ve-aksiyonu-ile-ic-titreten-7-iyi-kis-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]●Filmin tavsiye metnine ışınlanmak için burayı tıklayın!  BONUS: Konumuz Kar, Kış, Macera ve Aksiyon olur da hiç "The Revenant" filminin olmadığı bir liste olur mu? Tabi ki de olmaz. Her şeyi ile iyi bir kış filmi: "Diriliş"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/46/3/soguk-hava-sevenlere-bol-macerasi-ve-aksiyonu-ile-ic-titreten-7-iyi-kis-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]●Filmin tavsiye metnine ışınlanmak için burayı tıklayın!    ● Bunlar kesmedi mi? :) O zaman tam da buraya tıklayarak modunuza göre film tavsiyesini anında bulabilirsiniz!   
67b
0
7 yıl
Her Gece Uyumadan Bir Miktar İzlenildiğinde Ufuk Açan Bir Belgesel Serisi: Sistemi Kandır!
Her Gece Uyumadan Bir Miktar İzlenildiğinde Ufuk Açan Bir Belgesel Serisi: Sistemi Kandır!
Her gece milyonlarca insan, akıllı telefonu elinde uykunun gelmesini bekliyor. Tüm sosyal mecralara tek tek uğranıyor fakat uyku bir türlü gelmiyor... Heh işte, size tam da bu boş zamanınızı artıya çevirecek bir tavsiyem var: National Geographic imzalı nefis "Sistemi Kandır" serisi!   [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/9/46/her-gece-uyumadan-bir-miktar-izlenildiginde-ufuk-acan-bir-belgesel-serisi-sistemi-kandir-780x439.jpg[/RESIM] Hadi gelin şimdi bu seriden size biraz bahsedeyim. Peki nedir bu Sistemi Kandır? [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/9/68/her-gece-uyumadan-bir-miktar-izlenildiginde-ufuk-acan-bir-belgesel-serisi-sistemi-kandir-780x439.jpeg[/RESIM] Brian Brushwood isminde fırlama mı fırlama bir adamımız var. Tüm bölümlerde bu adamın zeka dolu taktiklerini izliyoruz. Mesela: - Uzun bir kuyrukta nasıl linç edilmeden en ön sıraya geçebilirsiniz? - Bir ayakkabı ile bir şarabı nasıl açabilirsiniz? - Yemek siparişi verirken hangi kelimeleri kullanmak size yemeği bedavaya getirir? - Arabanızı tamire verdiğinizde hangi cümleleri kullanırsanız ödeyeceğiniz para azalır? gibi gibi sorulara muhteşem cevaplar buluyoruz serimizde.  Gelin ben size o bölümleri buraya tek tek bırakayım. Siz de her gece buraya gelip birkaç doz alıp çıkın! Dolandırıcılara Dikkat! [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=A-rn2tTQbbg[/VIDEO] Kazanmanın Yolları! [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=92xHmfSgsGU[/VIDEO] Yolculuk Numaraları! [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=ELjABcDTHHg[/VIDEO] Eminim hepsi de ufkunuzu açacaktır. Hadi iyi seyirler!   
14b
0
8 yıl
Her Türk Vatandaşının İzleyip, Paylaşıp Desteklemesi Gereken 7 Yerli Film Önerisi
Her Türk Vatandaşının İzleyip, Paylaşıp Desteklemesi Gereken 7 Yerli Film Önerisi
Bugün burada size yapacağım film önerileri benim için çok önemli. Çünkü yıllardır Hollywood'u, ya da diğerlerini büyük bir hayranlıkla izledik. Ha çok iyi değiller mi? Kesinlikle öyleler. Fakat ya biz? Biz ne yapıyoruz? Çoğu kişi bilmese de aslında Türk imzalı da birçok iyi film var. Ön yargılarımızı yıkıp biraz yerli filmlere de ilgi gösterebilirsek, devamının çok güzel bir şekilde geleceğine inanıyorum. Tıpkı "Dağ" serisinde olduğu gibi... Ben de izleyip, beğenip bu platformda size tavsiye ettiğim yerli filmleri şöyle bir liste haline getireyim istedim. Hadi gelin şimdi o birbirinden iyi Türk filmlerine şöyle bir bakalım. Yabancı Filmlerden Uyarlanan Türk Filmleri İçin Tıkla ► 1. Listemizdeki ilk nefis Türk filmi önerisi "Sarmaşık"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/39/42/her-turk-vatandasinin-izleyip-paylasip-desteklemesi-gereken-7-yerli-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]"Kaan nedir bu film? Konusu, IMDB puanı nasıldır?" diyenler hemen aşağıdaki butona tıklayabilir. Filme Git ► 2. Bir sonraki film önerisi ise birçok kişinin gözden kaçırdığı "Panzehir"[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/39/82/her-turk-vatandasinin-izleyip-paylasip-desteklemesi-gereken-7-yerli-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Benim favorilerim arasında olan bu Türk filmini ne yazık ki pek çok kişi bilmiyor. Binlerce kişinin varlığından bile habersiz olduğu bu filmi siz hemen şimdi izleyin. Filme Git ► 3. Sizlere sıradaki Türk filmi tavsiyem ise "Sivas"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/39/12/her-turk-vatandasinin-izleyip-paylasip-desteklemesi-gereken-7-yerli-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bu film izleyebileceğiniz en doğal filmlerden. Her şeyi ile tam anlamıyla bir Anadolu filmi izleyeceksiniz. Filme Git ► 4. Sıradaki film tavsiyemiz ise Türk-Güney Kore ortaklığı ile ortaya çıkarılan "Ayla"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/39/17/her-turk-vatandasinin-izleyip-paylasip-desteklemesi-gereken-7-yerli-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Çok ses getiren bu filmi de hala izlemediyseniz mutlaka zaman kaybetmeden izleyin. Filme Git ► 5. Listemizdeki bir sonraki Türk filmi önerisi ise "Bir Zamanlar Anadolu'da"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/39/14/her-turk-vatandasinin-izleyip-paylasip-desteklemesi-gereken-7-yerli-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Birçok kişinin bir türlü sevemediği, fakat ben de dahil olmak üzere birçok kişi için mükemmel bir yapım olan bu filmi de mutlaka izleyin.  Filme Git ► 6. Sondan bir önceki Türk filmi önerimiz ise "Ölümlü Dünya" oluyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/39/73/her-turk-vatandasinin-izleyip-paylasip-desteklemesi-gereken-7-yerli-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Türk filmleri arasında iyi komedi filmi çok fazla çıkmıyor ne yazık ki. Fakat bu film, Türk sinema sektörünün uzun zamandır hasret kaldığı kara mizah boşluğunu doldurmayı başardı. Netflix'te de olan bu filmi mutlaka izleyin.  Filme Git ► 7. Listemizin son sırasındaki Türk filmi önerisi ise Türk-Fransız-Alman ortaklığı ile yapılıp tamamı Türkiye'de çekilen "Mustang"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/39/55/her-turk-vatandasinin-izleyip-paylasip-desteklemesi-gereken-7-yerli-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Maalesef pek çok kişinin bilmediği bu film ise içinde barındırdığı ve bazı kişi ve çevrelerin rahatsız olduğu ögeler nedeniyle, ünlü sinema yarışmalarına farklı ülkelerce sokuldu. Her şeyi Türk olan bu film, Almanya ve Fransa etiketi ile dünya çapında gösterime bile girdi. Mutlaka izleyin.  Filme Git ► ◆ Bunlar kesmedi mi? O zaman buraya tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi bulabilirsiniz!
27b
0
7 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
18b
0
8 yıl
Kuvvetli Bir Alkış: Netflix'in "NE İZLEDİK BİZ?" Dedirten Yeni Yerli Dizisi!
Kuvvetli Bir Alkış: Netflix'in "NE İZLEDİK BİZ?" Dedirten Yeni Yerli Dizisi!
Netflix, yeni yerli yapımlarla Türkiye pazarında varlığını sürdürmeyi başarıyor. Her ay açıklanan Netflix yayın takviminin sıkı takipçilerinden biri olarak ben de Berkun Oya imzalı yeni Netflix dizisi Kuvvetli Bir Alkış'ı hemen ajandama not almış ve gösterime gireceği günü iple çekmeye başlamıştım. Nihayet Kuvvetli Bir Alkış dizisi 29 Şubat 2024 tarihinde Netflix'te yayına girdi ve ben de birçok kişi gibi hemen bir köşeye oturup bu yeni netflix dizisini izlemeye koyuldum. Kuvvetli Bir Alkış dizisini izleyen pek çok kişi, diziden kafası karışarak ayrıldı. Bu yüzden yine birçok kişi hemen Google'a "kuvvetli bir alkış dizisi inceleme", "kuvvetli bir alkış dizisi ne anlatıyor" gibi sorular yazarak, zihinlerindeki soru işaretlerini gidermeye çalıştı ve hala da çalışıyor... İşte ben de tam da bu yüzden sizlere bu ilginç, son zamanların en sıradışı yerli dizisiyle ilgili birkaç şey anlatmak istedim... E hadi gelin şimdi bu diziye şöyle bir bakalım! ● Bu dizi hakkında YouTube kanalımızda detaylı bir İNCELEME hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=YVFNbGwiJ0g[/VIDEO] Dizi hakkındaki yorumumdan önce; Nedir bu Kuvvetli Bir Alkış dizisi konusu, ona bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/342/78/kuvvetli-bir-alkis-netflix-in-ne-izledik-biz-dedirten-yeni-yerli-dizisi-780x439.png[/RESIM]Bu yeni Netflix dizisi, çocuk sahibi olmak isteyen bir anne-babayı ve bu çiftin dünyaya getirdikleri çocukla birlikte ilerleyen hayatlarını konu alıyor. Çocukları büyüdükçe çok farklı şeyler yaşayan anne babamız, hem bu durumla hem de birbirleri arasındaki ilişkide olup biten sorunları çözmek veya çözmemek arasında gelip gidiyor. İşte dizi de bu süreci bize 'absürt komedi' tadında aktarıyor. Lamı cimi yok: Ben bu dizinin ilk 4 bölümünü çok sevdim, fakat geri kalan bölümleri için durumlar pek iyi değil...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/342/87/kuvvetli-bir-alkis-netflix-in-ne-izledik-biz-dedirten-yeni-yerli-dizisi-780x439.png[/RESIM]Hemen yukarıya da eklediğimiz, YouTube kanalımızda hazırladığımız kuvvetli bir alkış inceleme videomuzda da dile getirdiğim gibi dizinin ilk 4 bölümündeki atmosfer beni gerçekten yakalamayı başardı. Dizi, tam olarak normal şekilde başlasa da giderek absürt komedinin dozunu arttırıyor ve içine aile-toplum hatta yer yer siyaset ve eğitim konularını da alarak büyük bir eleştiri yumağına dönüyor. Nerdeyse her sahnede bir metafor, her bölümde 5'ten fazla atıf sayabilmek mümkün... Bu da giderek izleyiciyi, yani bizleri yoruyor. Berkun Oya, kendi evrenini oluşturmayı başardı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/342/17/kuvvetli-bir-alkis-netflix-in-ne-izledik-biz-dedirten-yeni-yerli-dizisi-780x439.png[/RESIM]Bir Başkadır dizisiyle hepimizi yakalayan, CİCİ gibi bir yapım ile tekrar karşımıza çıkan Berkun Oya, "Kuvvetli Bir Alkış" dizisiyle bence artık kendi evrenini oluşturmayı başardı. Bölüm sonlarındaki o kendine has şarkı seçimi, oyunculukların kalitesi, sahnelerdeki renk kontrasları ve özellikle kalabalık sahnelerdeki çekim teknikleriyle Berkun Oya, kendine has bir tat yaratmayı başardı. Ayrıca bu dizide de izlediğimiz Öğretmen karakterini direkt olarak kendisi oynuyor, ve bence çok da güzel, mizahi ve sert bir oyunculuk sergiliyor. "Keşke daha uzun izleyebilseydik.." diye bile düşündüm. - - - - - -  Özet: İçindeki göndermeleri, çok derin, düşündürücü replikleri ve izleyene hayatı sorgulatmayı başaran şahane sahneleriyle ben bu diziyi, son zamanlarda yapılmış en kendine özgü, en bizden dizilerden biri olarak görüyorum... Bu diziyi ya çok seversiniz, ya da hiç sevmezsiniz. Kesinlikle ortası yok... Hemen yukarıya da eklediğimiz İNCELEME VİDEOSUNU mutlaka izleyin ve bu dizi hakkında konuşup, sohbet ettiğiniz arkadaşlarınıza da izletin derim. - - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/342/85/kuvvetli-bir-alkis-netflix-in-ne-izledik-biz-dedirten-yeni-yerli-dizisi-780x439.png[/RESIM] • Kuvvetli Bir Alkış dizisi Netflix'te var mı? Evet. Berkun Oya imzalı bu dizi, Netflix'te izlenebilir. • Kuvvetli Bir Alkış dizisi kaç bölüm? Kaç sezon? Dizi, ortalama 25 dakikadan oluşan 6 bölümlük bir dizi. 2. sezon gelir mi, Metin karakterinin anne karnına dönmesinden sonra yaşananları görür müyüz bilemiyorum fakat şimdilik dizi 1 sezon ve 6 bölümden oluşuyor. Tam anlamıyla bir Mini Dizi diyebiliriz. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
14b
0
2 yıl
İstanbul İçin Son Çağrı Filmi İNCELEMESİ: Kıvanç Tatlıtuğ ve Beren Saat'i Yıllar Sonra Buluşturan Yapım!
İstanbul İçin Son Çağrı Filmi İNCELEMESİ: Kıvanç Tatlıtuğ ve Beren Saat'i Yıllar Sonra Buluşturan Yapım!
İstanbul İçin Son Çağrı... Bu ismi ilk duyduğumda ortaya çıkacak bu yeni Netflix filminin nasıl bir şey çıkacağını tam kestirememiştim. Kıvanç Tatlıtuğ ve Beren Saat'i yıllar sonra tekrar bir araya getirecek olan bir filmin şüphesiz 'iyi' olması beklenirdi ve öyle de oldu. Bu 2 başrol için çıta o kadar yukarıya çıktı ki, herkes büyük bir beklentiyle İstanbul İçin Son Çağrı filmini beklemeye başladı ve nihayet bugün yani 24 Kasım 2023'te, film Netflix'te yayına girdi. İyi Netflix Filmleri ►  Ben de hemen bir koşu Netflix'i açıp filmi izlemeye koyuldum ve biter bitmez de İstanbul İçin Son Çağrı filmi için bir inceleme kaleme almalıyım, diye düşünerek kolları sıvadım. Bu inceleme, hem film hakkındaki yorumumu hem de filmdeki bazı detayları içerecek.. E hadi o zaman gelin İstanbul İçin Son Çağrı filmine şöyle bir yakından bakalım! Öncelikle nedir bu İstanbul İçin Son Çağrı filmi konusu? Ona bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/335/91/istanbul-icin-son-cagri-filmi-incelemesi-kivanc-tatlitug-ve-beren-saat-i-yillar-sonra-bulusturan-yapim-780x439.png[/RESIM]Filmimiz, uçaktan inip valizlerini bekledikleri sırada New York havalimanında tanışan 2 kişinin yaşadıklarını konu alıyor. Kadınımız aniden bavulunun, başka bir yolcunun bavulu ile karıştığını fark edince adamımız da hemen atılıyor ve hem yardımcı olmaya, hem de bir bakışta etkilendiği bu güzel kadın ile arkadaşlık etmeye çalışıyor... İşte filmimiz de bu 2 kişinin etrafında dönüyor. "Ee Kaan sence nasıl olmuş?" derseniz de;[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/335/14/istanbul-icin-son-cagri-filmi-incelemesi-kivanc-tatlitug-ve-beren-saat-i-yillar-sonra-bulusturan-yapim-780x439.png[/RESIM]Film Netflix'te yayınlanmadan önce her zamanki gibi bir grup kişiye ön gösterimler ile izletildi. 1 haftadır öyle kötü eleştiriler okudum ve dinledim ki, gerçekten büyük olan beklentim çok aşağılara düşmüştü... Fakaaaaaat; Filmi birkaç saat önce bitirdim ve kesinlikle yerin dibine sokulduğu kadar kötü olmadığını düşünüyorum. ● Kıvanç'ın oyunculuğu gerçekten başarılı. Filmin %70'ini Kıvanç'ın oyunculuğu taşıyor.  ● Yıllardır izlediğimiz o ünlü sokaklarda, farelerin dolaştığı, yer altından buharların çıktığı caddelerde 2 Türk oyuncunun performanslarını izlemek bana keyif verdi. ● Film tam ortalarına doğru izleyicisine sağlam bir 'tokat' atıyor ve direksiyonu birden başka bir tarafa kırıyor. Ben bunu başarılı buldum.  ● Filmin büyük bir kısmında sadece 2 oyuncuyu izlemek bana keyif verdi. Keşke bu tür daha çok yapım izleyebilsek.. ● Netflix'in Türk oyuncular ile bu tür global işlere girişmesini, hatta ortaya çıkan bu dizi veya filmin birden fazla ülkede bizzat tanıtımının yapılmasını destekliyorum, keşke daha fazla bizden yapım görebilsek. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/335/5/istanbul-icin-son-cagri-filmi-incelemesi-kivanc-tatlitug-ve-beren-saat-i-yillar-sonra-bulusturan-yapim-780x439.png[/RESIM] ● Beren Saat'in oyunculuğunu 'Bihter' karakterinden sonra hep bir şekilde yetersiz buldum. Bu filmde de yine potansiyelini gösterememiş gibi.. Çözemediğim bir yapmacıklık var, fakat çok güzel bir kadın. Konuşmadan uzaklara dalsa gayet alkış alabilecekken, samimiyetsiz diyaloglar ile izleyicinin kendisiyle bağını koparıyor... Bu filmde de 'tatlı' fakat hep bir eksiklik var gibi, bilemedim. ● Filmdeki nerdeyse her olay 'klişe'... Yani filmdeki olayların her birini de yıllardır Hollywood'da ve diğer sinemalarda fazlasıyla izledik ve izliyoruz. Ben olsam küçük farklar ile bu klişelerden kaçmaya bakardım fakat film globalde de yabancılar tarafından izlenecek olunca, 'tutan tekniklere devam..' mantığıyla klişelerden kaçılamıyor maalesef. ● Beren Saat'in karakteri, cep telefonunu da bavuluna koyduğundan bahsediyor. Günümüzde kim uçağa binerken ya da yolculuğa çıkarken cep telefonunu bavuluna koyuyor, bu kısım tamamen gerçeklikten kopuk diye düşünüyorum. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/335/43/istanbul-icin-son-cagri-filmi-incelemesi-kivanc-tatlitug-ve-beren-saat-i-yillar-sonra-bulusturan-yapim-780x439.png[/RESIM] Özet: Ben filmi Netflix ortalamasının 1 tık üzerinde buldum. Ben bu filmden, Before We Go (2014), Up In the Air (2009), When Harry Met Sally (1989) ve nefis seri Before Sunrise filmlerindeki benzer tadı aldım diyebilirim. Yani aslında filmi Kıvanç'ın oyunculuğu ve ortalarına doğru yaptığı ani ve şaşırtıcı manevra kurtarıyor... Bence bu film, Netflix'te bir hafta sonu yalnız, eş veya sevgili ile keyifle izlenebilecek bir yapım olmuş... Karar sizin. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
16b
3
2 yıl
İşi Gücü Bırakıp İzlemeniz Gereken 12 YABANCI DİZİ Önerisi!
İşi Gücü Bırakıp İzlemeniz Gereken 12 YABANCI DİZİ Önerisi!
Yabancı diziler artık hayatımızın bir parçası haline geldi. Artık herkesin bir baş ucu kitabı olduğu gibi mutlaka izlediği bir yabancı dizi de var. Pek çok kişi her gün Google'a girip "yabancı dizi önerisi" veya "dizi önerileri" gibi aramalar sonucu izleyecek iyi bir dizi önerisi arıyor. Ben de bugün sizlere her birini de izleyip beğendiğim yabancı dizileri tavsiye etmek istedim.
113b
0
4 yıl
Barış Özcan'ın "Mutlaka İzleyin" Deyip Tavsiye Ettiği 6 Film!
Barış Özcan'ın "Mutlaka İzleyin" Deyip Tavsiye Ettiği 6 Film!
Ülkemizde "kaliteli YouTube içeriği üreticisi" deyince akla gelen ilk isim olan Barış Özcan, benim de severek takip edip, merakla izlediğim bir YouTuber. Kendisi Hukuk mezunu ve yıllardır reklam dünyasında. Tabi TRT ve CNN gibi kanallar için yaptığı belgesellerle de biliniyor. Fakat Barış Özcan'ı, bu işini severek, her detayına özen göstererek ilmek ilmek işleyen bu adamı bugün burada konuk almamın sebebi, film tavsiyeleri. Evet, çok uzun zamandır takip ettiğim ve iyi bir izleyici olduğunu düşündüğüm Barış Özcan'ın da tıpkı benim gibi izleyip, beğenip, tavsiye ettiği filmleri var. Hadi gelin şimdi Barış Özcan'ın tavsiye ettiği o filmlere birlikte bakalım.  (Netflix bilim kurgu filmi tavsiyeleri için de buraya tıklayabilirsiniz) 1.  Barış Özcan'ın ilk tavsiyesi "Ready Player One – Başlat" filmi oluyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/87/76/baris-ozcan-in-mutlaka-izleyin-deyip-tavsiye-ettigi-6-film-780x439.jpg[/RESIM]Benim de tavsiye ettiğim bu film için Barış Özcan, "Sanal gerçekliğe dayalı gelecekten gelen bir uyarı" şeklinde bahsediyor. "Kaan bu film nasıldır? Konusu nedir? IMDB'si kaç?" diyenler hemen aşağıdaki butona tıklayabilir.  Filme Git ► 2. Bir sonraki tavsiye ise "A quiet place – Sessiz Bir Yer"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/87/13/baris-ozcan-in-mutlaka-izleyin-deyip-tavsiye-ettigi-6-film-780x439.jpg[/RESIM]Sadece fikriyle bile beni de çok etkileyen bu film, Özcan'ın da 2018 yılında en beğendiği gerilim filmi olmuş.  Filme Git ► 3. Upgrade – Yükseltme[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/87/85/baris-ozcan-in-mutlaka-izleyin-deyip-tavsiye-ettigi-6-film-780x439.jpg[/RESIM]Bu film ise kendisini "Upgrade" edip farklı birine dönüşen bir adamı konu alıyor.  Filme Git ► 4. Searching – Kayıp Aranıyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/87/62/baris-ozcan-in-mutlaka-izleyin-deyip-tavsiye-ettigi-6-film-780x439.jpg[/RESIM]Özcan'ın "Sürpriz film" diye tavsiye ettiği bu film de izlemeye değer.  Filme Git ► 5. A Simple Favor – Küçük bir Rica[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/87/12/baris-ozcan-in-mutlaka-izleyin-deyip-tavsiye-ettigi-6-film-780x439.jpg[/RESIM]Bu film ise pek bilinmiyor fakat gerçekten keyifle ve merakla kendini izletmeyi başarıyor.  Filme Git ► 6. Listemizin sonuncu film tavsiyesini ise Barış Özcan hazırladığı bu video ile anlatıyor. [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=rKnX3VuOPhM[/VIDEO] Bu filmin tavsiye metnine de aşağıdaki butonu tıklayarak ulaşabilirsiniz.  Filme Git ► Listenin devamına buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.  Ülkemizde maalesef YouTube verimli bir şekilde kullanılmaya yeni yeni başlandı. Bu süreçte de işini kaliteli, özenli bir şekilde yapanlar yavaş yavaş diğerlerinin arasından sıyrılmayı başardı. İşte Barış Özcan, sade ve akıcı diliyle, kısa ve öz anlatım şekliyle ve videolarında kullandığı doğru ve nokta atışı görsel-resim-müzik ile işini çok iyi yapanlardan. "Perili eve girdik!" tarzı videolar yerine bu şekilde bilim, sanat ve gelecek konuşulan kanallara destek verirsek, ektiğimiz bu tohumun meyvalarını hep birlikte toplarız. Filmlere yorum bırakmayı unutmayın!  ✹ "Kaan izledik bunları, yok mu başka tavsiye gönder gelsin!" diyenler hemen aşağıdaki butona tıklayarak moduna göre film tavsiyesini şıp diye bulabilir!  Modunu Seç ►
47b
0
6 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.