Christopher Nolan'ın 'Noluyo Lan?' Dedirten Beyin Yakan Filmi; "Tenet" | İnceleme

06 Ekim 2020
30b
2 Yorum
Christopher Nolan'ın 'Noluyo Lan?' Dedirten Beyin Yakan Filmi; "Tenet" | İnceleme

Uzun zamandır Beynimi Yaksın kategorime bir film ekleyememenin üzüntüsü içindeydim. Fakat Nolan imzalı "Tenet", bu sorunumu çözdü ve beyin yakan filmler listelerimde şimdiden yerini almayı başardı. Her yerde "Tenet filmi konusunu anlayan var mı?" şeklinde sorular görüp, "Tenet filmi inceleme" başlığı adı altında aşırı karışık, yazanın bile anlamadan yazdığı analizler görünce kolları sıvadım ve size kısa ve öz cümleler ile Tenet filmi incelemesi hazırlamak istedim. 

Beyin Yakan Film Tavsiyeleri! ►

Hadi gelin şimdi son zamanların en karışık, en kafa yoran, en beyin yakan filmi Tenet'in konusuna, anlatmak istediğine bir bakalım ve kafanızda bazı taşların yerine oturmasını sağlayalım... Hadi! 

Öncelikle Tenet filminin konusuna şöyle bir bakalım

Christopher Nolan'ın 'Noluyo Lan?' Dedirten Beyin Yakan Filmi; "Tenet" | İnceleme
Filmin karışık konusunu en basite indirgersek ortaya; Dünyayı büyük bir tehlikeden kurtarmaya çalışan bir organizasyon ve bir kahraman çıkıyor. Casusumuz kendisine yardım edenlerle de birlikte kötü adamı durdurmaya ve dünyayı kurtarmaya çalışıyor. Tabi olay bu kadar basit ilerlemiyor ve zamanın hem ileriye hem de geriye akması gibi birçok beyin yakan detay da olaya dahil oluyor. 

Bundan sonrası SPOİLER, izledikten sonra kafanızdaki soru işaretlerini biraz olsun gidermek için buraya uğrayın...

Christopher Nolan'ın 'Noluyo Lan?' Dedirten Beyin Yakan Filmi; "Tenet" | İnceleme

Kemerlerinizi bağlayın, Christopher Nolan'ın dünyasına doğru yola çıkıyoruz!

Christopher Nolan'ın 'Noluyo Lan?' Dedirten Beyin Yakan Filmi; "Tenet" | İnceleme
Nolan bu filmin temel aldığı "ters yöne akan zaman" fikrini 20 yıldır düşünüyormuş. Bunu Tenet'in senaryosuna dönüştürmesi de 4-5 yılını almış. E hal böyle olunca, ortaya da bu içinden çıkılamayacak gibi görünen, beyin yakan film çıkıyor. 

Her şey insanoğlunun dünyayı tüketmesiyle başlıyor...

Christopher Nolan'ın 'Noluyo Lan?' Dedirten Beyin Yakan Filmi; "Tenet" | İnceleme
Gelecekteki insanlar, bitip tükenmek üzere olan dünyayı kurtarmak için hiçbir şey yapamayınca (Interstellar filmindeki dünyayı kurtaramayınca uzayda yeni arayışlara girmek gibi düşünebilirsiniz) zamanı geri almayı keşfetmişler. Dikkat edin zamanda geriye gitmek değil, zamanı geriye almak diyorum. Yani zamanı geriye alarak, dünyayı hiç kirlenmemiş, tüketilmemiş, el değmemiş haline getirmek istiyorlar. Bunu da zamanı geriye alarak gittikleri yerlere "evriltilmiş" denen, ters yöne hareket eden şeyleri bırakıyorlar ki onlarla karşılaşan kişiler bunların gelecekten geldiğini düşünüp mümkün olduğunu anlayabilsin. Filmimizin kahramanı laboratuvarda evriltilmiş kurşun ile ilk tanıştığında bilim kadınının ona "Bunları kimin yaptığını bilmiyoruz, bize gelecekten gönderiliyor" dediğini hatırlayın. 

Peki kötü adamımız Sator bu olayın neresinde?

Christopher Nolan'ın 'Noluyo Lan?' Dedirten Beyin Yakan Filmi; "Tenet" | İnceleme
Yukarıda bahsettiğim ve sonu gelen dünyada yaşamaya çalışan gelecekteki kişiler gönderdikleri mesajla zaman makinesi yaratılması görevini Sator'a veriyorlar. Filmde Sator'un Plütonyum ararken bulduğu mesajı hatırlayın. Yani aslında o günkü nesil de hayatta kalmaya çalışıyor, zamanı geriye almaya çalışan gelecek nesil de. İşte filmde de tam olarak bunu konu alan bir diyalog geçiyor. İsmi söylenmeyen başrolümüz "Herkes kendi nesli için mücade verir" diyor, Sator da cevap olarak şunu söylüyor; "Onlar da tam olarak bunu yapıyor..." yani buradan da anlayacağınız gibi aslında filmde kötü bir taraf yok. Herkes kendi dünyasını kurtarma peşinde fakat Sator, gelecektekilerin adamı konumundan dünyanın sonunu getiren hem de kafasına göre istediği zaman getirebilen bir adama dönüşünce kötü taraf ortaya çıkmış oluyor. 

Geçmişe gidip dedenizi öldürseniz anne-babanız ve dolayısıyla siz de hiç doğmamış olursunuz, peki o zaman dedenizi kim öldürdü?

Christopher Nolan'ın 'Noluyo Lan?' Dedirten Beyin Yakan Filmi; "Tenet" | İnceleme
İşte film "Büyükbaba Paradoksu" olarak bilinen bu meşhur paradoksa da değiniyor. Aslında tüm film bu mantığın üzerine kurulu bile diyebiliriz. Hatta filmde bu paradoks sonrasında gelecektekilerin dünyayı kurtarma planı için "E bizi yok ederlerse onlar da yok olmaz mı?" diye soruluyor, Neil karakteri ise "Yok o işler pek öyle değil" gibi bir cevap veriyor. 

Gelelim benim düşüncelerime...

Christopher Nolan'ın 'Noluyo Lan?' Dedirten Beyin Yakan Filmi; "Tenet" | İnceleme
Aslında hep düşündüğüm bir konuydu bu; Her insanın 3 farklı boyutu olabilir mi? Biri geçmişteki ben, diğeri şu an bunları size yazan ben ve gelecekteki ben... İşte bu filmde biraz olsun bu müthiş ve bir o kadar da uçuk fikri somut bir şekilde görme fırsatı buldum. 

• Filmin en başında opera binasında Neil'ın, başrolümüzü kurtarma olayı güzeldi. Tabi çantasından sarkan kırmızı ip sayesinde bunu çok sonra anlasak da, meğer daha ilk 5 dakikada filmin çok sonralarına şahit olmuşuz. Bu gerçekten müthişti. 

• Sator'un eşi Kat, "Tekneden suya atlayan bir kadın gördüm, özgürlüğünü kıskandım" diyordu fakat filmin 2. yarısında o kadının kendisi olduğunu öğrendik. Bu da çok beyin açıcı bir ayrıntıydı. 

• Neil, adamımızın görev başında alkol almadığını bilerek ona diyet kola söylüyordu, çünkü Neil gelecekten geriye doğru geliyor, başrolümüz ise ileriye gidiyordu. Yani Neil, adamımızla yıllardır tanışıyordu hatta bir yerde de başrolümüze "Beni sen işe aldın" diyor. Bu da her şeyi açıklıyor. 

• Son saldırı sahnesinde helikopterlerin geriye gidip, takımlardan birinin geriye diğerinin ise ileriye hareket etmesi müthiş, binanın patlama sahnesi ise olağanüstüydü diyebilirim. O sahneyi izledikten sonra işte sinema böyle olmalı diye iç geçirdiğimi bile söyleyebilirim... 

• Anında geriye ışınlanmak ve laps! diye her şeyi sıfırlamaktansa yavaş yavaş geriye sarma fikri acayip hoşuma gitti. Bu çılgın fikri, silaha geri giren kurşunları, teybin geriye sarılması gibi terse dönen detayları nasıl daha önce böylesine net izlememişiz ki? Her şeyi geçseniz bile sadece bu çılgın fikri için bu film defalarca izlenir. 

En çılgın fikrimi en sona bıraktım; Sator, gelecekteki başrolümüz için çalışıyor olabilir. Adamımız ileriye gidiyor neticede, henüz ileride neler olduğunu, olacağını bilmiyor Neil gibi. Hatta filmin tam ortalarında Sator başrolümüzü kendisini izlerken yakalatıyor ve başrolümüze Tenet ekibinin kendi aralarında dostu düşmanı ayırmak için kullandığı "Alacakaranlık bir dünyada yaşıyoruz" cümlesini söylüyor, onu zarflıyor fakat adamımız "O da ne? (Şair) Whitman'dan bir dize mi?" diye cevap veriyor. Aslında burada o cümleye cevaben "Gün batarken dostun yoktur" demesi gerekiyordu... Yani benimki nacizane bir fikir tabi. 

Bu arada filmin ismi, hatta Sator ve Opera kelimeleri bile öylesine seçilmiş şeyler değil!

Christopher Nolan'ın 'Noluyo Lan?' Dedirten Beyin Yakan Filmi; "Tenet" | İnceleme
Gördüğünüz bu şey Latin Palindromu veya Sator Kareleri olarak geçiyor. Özelliği ise hem sağdan sola, hem soldan sağa, hem yukarıdan aşağıya, hem de aşağıdan yukarıya okunabiliyor olması. Hepsinde aynı kelimeler çıkıyor. İşte çılgın adamımız Nolan da filmin konusuyla da uyumlu olduğu için filmin adını ve içindeki konu ile isimleri böyle yerlerden ilham alarak kullanmış, bunu da görün istedim.  

SONUÇ: Bence film gerçekten ince elenip sık dokulmuş başarılı bir yapım. Nolan zaten hem filmden önce, hem de filmde bolca "Çok takılma, hisset" gibi şeyler söylüyor izleyiciye. Karakterlerin arka planlarına bakma diyor yani, kim kimdir, duyguları var mıdır, aşık olur mu, nereden geldi nereye gidiyor oralara pek takılma, büyük resmi gör... Şaka bir yana film gerçekten 2-3 kez izlemeyi hak ediyor. Bazı filmler gerçekten hazmedilmesi için hakkında bir şeyler okunması gereken filmler oluyor ve bence bu film de onlardan biri... Umarım buraya kadar okumuş ve kafanızdaki bazı soru işaretlerini kaldırmışsınızdır. 

- - - - - 

Christopher Nolan'ın 'Noluyo Lan?' Dedirten Beyin Yakan Filmi; "Tenet" | İnceleme

Modunu Seç ►

Christopher Nolan'ın 'Noluyo Lan?' Dedirten Beyin Yakan Filmi; "Tenet" | İnceleme

listesine yorum yap!
Şule S.
Şule S.
09 Ekim 2020
Çaylak
Sinemaseverlere hitap eden bir film. Anlayanına çok iyi şeyler vaadediyor ama kavga dövüş seven 'marvel' ve 'tokyo dirft' hayranı tayfa için tabi ki de kötü film. Tarafınızı seçin.
Nihat Ü.
Nihat Ü.
08 Ekim 2020
Sıkı Üye
Filmi tek seferde izleyip anlayan cindir... Bu incelemeyi bile birkaç kez okumak zorunda kaldım çünkü konu çok karışık. Ama filmi izledikten sonra okunması gereken bir mini analiz olmuş. Eline sağlık.
tenet filmi konusutenet incelemetenet filmi incelemetenet analiztenet filmi açıklamatenet filmi yorumtenet yorumtenet konusutenet izleyici yorumlarıtenet filmi incelemesitenet filmi analizi
EN AKTİF ÜYELER
Şah Mat! Netflix'in 'Satranç' Konulu Yeni Dizisi: The Queen's Gambit
Şah Mat! Netflix'in 'Satranç' Konulu Yeni Dizisi: The Queen's Gambit
Karşınıza daha henüz 3 gün önce burada şu Netflix dizi önerisi ile çıkmışken bugün yeni bir tavsiye ile karşınızdayım... Sizi bilmem ama ben çocukluğumdan beri satranç'a bayılıyorum. İşte Netflix'in yeni dizisi "The Queen's Gambit" de yıllar önce babamla karşılıklı oynayarak başladığım bu nefis oyunu konu alıyor. En İyi Dizi Tavsiyeleri İçin Tıkla ►  Netflix'te yayınlanacağı günü iple çektiğim The Queen's Gambit dizisi geçtiğimiz günlerde yayınlandı ve tabi hemen 1 günde silip süpürdüm. Burada sizlere de tavsiye etmek istedim. Hadi gelin şimdi The Queen's Gambit konusu nasıl, izlenir mi, oyuncuları kimler, bunlara bir bakalım. "Kaan bu 7 bölümlük The Queen's Gambit dizisi sence nasıl? İzlenir mi?" sorularınıza geçmeden önce dizinin konusundan bahsedelim[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/223/23/sah-mat-netflix-in-satranc-konulu-yeni-dizisi-the-queen-s-gambit-780x439.png[/RESIM]Dizimiz, 1950'li yıllarda ailesini kaybettikten sonra yetimhaneye verilen ve burada büyüyen bir kızı konu alıyor. Hüzünlü ve yalnız hisseden ufaklığımız okulun hademesinin satranç oynadığını görünce uzaktan uzaktan onu kesmeye başlıyor ve satranca olan ilgisi de bu şekilde gelişiyor. İşte dizi boyunca da bu küçük kızın, yetişkin bir kadın olana kadar satranç dolu dünyasındaki olup bitenleri izliyoruz.  Peki The Queen's Gambit dizisi olmuş mu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/223/69/sah-mat-netflix-in-satranc-konulu-yeni-dizisi-the-queen-s-gambit-780x439.png[/RESIM]Bu dizi için gönül rahatlığıyla "olmuş" diyebilirim. Dizi şahane bir dönemde geçiyor ve hem kıyafetleri, hem dekorlar ve hem de dönemin renkleriyle o yılları çok başarılı bir şekilde yansıtıyor. Oyunculuklar çok iyi ve hiç sıkmıyor. Özellikle Split filmindeki oyunculuğu ile de hatırladığımız Anya Taylor-Joy, rolünün hakkını veriyor. Dizi, uzun zamandır Netflix'te izlediğim ve her şeyi yerli yerinde olan en başarılı dizi diyebilirim.  Hiç Satranç bilmeyenler de zevk alabilir![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/223/9/sah-mat-netflix-in-satranc-konulu-yeni-dizisi-the-queen-s-gambit-780x439.png[/RESIM]Dizi tamamen satranç üzerine kurulu olmasına rağmen asla seyircisinden satranç bilmesini istemiyor. Oyundaki teknik detaylardan çok, başrolümüzün o oyun oynanırken yaşadıklarına odaklanıyor. Ha ama satranç biliyorsanız da oynanan oyunlara dikkat kesilerek bazı şahane hareketleri de daha iyi anlayabilirsiniz tabi. Satrancı hiç bilmeyenler ise "At 'L' şeklinde, Fil çarpraz ve Kale de düz gider" bilgisiyle diziden fazlasıyla keyif alabilir.  Dizinin oyuncu kadrosu ise şöyle;[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/223/68/sah-mat-netflix-in-satranc-konulu-yeni-dizisi-the-queen-s-gambit-780x439.png[/RESIM]Başrolümüzde Anya Taylor-Joy, yan rollerde ise Thomas Brodie-Sangster, Harry Melling ve Marcin Dorocinski yer alıyor. Rus 'Borgov' karakterini oynayan Dorocinski'nin oyunculuğu da gerçkten izlemeye değer.  Son olarak; The Queen's Gambit ne demek? diyecek olursanız da, bunun bir satranç oyunu açılışı olduğunu, satrançta birçok farklı kombinasyonda açılış şekillerinin olduğunu ve The Queen's Gambit'in de bunlardan yalnızca biri olduğunu size söylemek isterim. Hemen şimdi buraya tıklayarak bu diziyi Netflix'te izlemeye başlayabilirsiniz. - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
17b
8
5 yıl
Nefis! Squid Game Dizisi Hakkında 7 İlginç Bilgi! 
Nefis! Squid Game Dizisi Hakkında 7 İlginç Bilgi! 
Geçtiğimiz hafta Netflix'te yayınlanmaya başlayan Squid Game dizisi hakkında şöyle bir içerik hazırlamış ve bu nefis diziyi size de tavsiye etmiş ve o içerikte squid game dizisi konusu ne?, squid game dizisi izlenir mi? gibi soruları birlikte cevaplamıştık. Açıkçası bu yapım benim o kadar hoşuma gitti ki bitirir bitirmez hemen bu Güney Kore imzalı dizi hakkında araştırmalara daldım ve çok da ilginç bilgilere ulaştım. Squid Game Benzeri 9 Tavsiye! ►  Diziyi izleyenler olarak eminim birazdan göreceğiniz o ilginç bilgilere benim kadar siz de şaşıracaksınız. Bu arada izlemeyenler de izledikten sonra gelip aşağıdaki detaylara baksınlar derim... Hadi gelin şimdi Squid Game dizisi hakkındaki o ilginç bilgiler nelermiş, şöyle bir göz atalım... E hadi! ● Bu içeriği YouTube kanalımızda Video olarak da izleyebilirsiniz...[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=3eBHFjLJQ-I[/VIDEO] 1. Öncelikle; Squid Game, yani "Kalamar Oyunu" ismindeki bu dizi 2009'da yazılmış...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/260/50/nefis-squid-game-dizisi-hakkinda-7-ilginc-bilgi-780x439.png[/RESIM]Squid Game'in yönetmeni olan Hwang Dong-hyuk, dizinin senaryosunu 2009 yılında yazıp bitiriyor. Fakat günümüzden 12 yıl önce birçok yapımcı bu senaryoya "uçuk" ve "vahşi" gözüyle bakıyor ve elini bu taşın altına sokmuyor. Yapımcılar, sektörün henüz böyle bir diziye hazır olmadığını düşünüyor. İşte Squid Game de bu yüzden yıllarca uygun ortamın sağlanmasını beklemek zorunda kalıyor. 2. Dizideki renk seçiminin bir anlamı var; Anlatayım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/260/59/nefis-squid-game-dizisi-hakkinda-7-ilginc-bilgi-780x439.png[/RESIM]Size Squid Game desem, hemen gözünüzün önüne yeşil ve pembe kıyafetli insanlar gelir. Çünkü dizi, sadece bu 2 rengi temel alarak ilerliyor. Yarışmacılar Yeşil renkli takımlar giyiyor. Dizi, bir arada oynanan oyunları konu aldığı için bu renk; Kore'deki liseli gençlerin okullarında giydiği takımları tasvir ediyor. Yönetmen Hwang, özellikle seçtiği bu rengin karşısında da yeşile karşı kolayca dikkat çekmesi için koyu pembeyi kullanmak istemiş. İşte tüm dizi boyunca gördüğümüz ana renklerin yeşil ve koyu pembe olmasının nedeni bu. 3. Maskelerdeki semboller karıncalardan geliyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/260/64/nefis-squid-game-dizisi-hakkinda-7-ilginc-bilgi-780x439.png[/RESIM]Dizide her askeri aynı koyu pembe renkli tulum içinde görüyoruz. Hangisi ast hangisi üst, rütbelerini ilk bakışta anlayamıyoruz. Fakat maskelerindeki sembolleri görünce anlıyoruz ki Daire işçileri, Üçgen askerleri ve Kare de yöneticileri temsil ediyor. Yönetmen Hwang bu sisteme, Karınca kolonilerini inceledikten sonra karar vermiş. Karıncalarda da dışarıdan bakıldığında pek fark görülmez, tıpkı dizideki gibi görünüş olarak aynıdırlar. Fakat aralarında mükemmel bir rütbe sistemi vardır. Kare, Daire ve Üçgen gibi olmasa da karıncalarda da belirli iz ve kokular vardır. Bunlar sadece kolonideki diğer karıncalar tarafından görülebilir. Tıpkı dizide olduğu gibi... Hatta dizideki maskelerin şekli de karınca ağzını temsil eder. Dikkatli bakarsanız; Maskenin üzeri tek parçadır, aşağıda ise ortayı bir çizgi ayırır ve 2 büyük diş gibi 2 yan kısım belirginleşir. 4. Aslında tüm oyunlar duvarlarda gösteriliyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/260/19/nefis-squid-game-dizisi-hakkinda-7-ilginc-bilgi-780x439.png[/RESIM]Dizideki en büyük gizemlerden biri de, bir sonraki oyunun ne olacağıydı. Fakat aslında en başından beri yarışmacıların kaldığı büyük salonun duvarlarında tüm oyunlar resmedilmiş bir şekilde duruyordu. Sadece yatak sayısı fazla olduğu için görünmüyorlardı. 8. bölümün ilk birkaç dakikasına baktığınızda, 3 kişi yani 3 yatak kalınca ortaya çıkan resimleri, aslında tüm oyunların duvarlarda öylece durduğunu görebilirsiniz. 5. İlk oyunda gerçekten de 456 insan vardı...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/260/13/nefis-squid-game-dizisi-hakkinda-7-ilginc-bilgi-780x439.png[/RESIM]Hani şu herkesin kıpırdamadan durması gerektiği, hareket edenin öldüğü ilk oyun vardı ya? İşte o oyunda, gerçekten de 456 aktör vardı. Yani ne efekt, ne de bir maket, o sahne hiçbiri kullanılmadan 456 gerçek insan ile çekildi... Bu da günümüz için ciddi bir emek demek. 6. Efekt yerine devasa gerçek setler![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/260/56/nefis-squid-game-dizisi-hakkinda-7-ilginc-bilgi-780x439.png[/RESIM]Günümüz dünyasında her filmin, dizinin bol efektli olmasına ne yazık ki alıştık. Fakat yönetmen Hwang, bu gidişatı değiştirmek istedi ve dizide minimum düzeyde CGI yani görsel efekt kullanıldı. E tabi efekt olmayınca da devasa setler kurulması gerekti. Başrol oyuncumuz Lee Jung-jae, setlere ilk geldiğinde büyüklükleri karşısında oldukça şaşırmış. İşte bu detaylar da bu diziyi, en iyi Kore dizilerinden biri yaptı.  7. Yaşlı amcamızda bir şeyler olduğunu ilk bölümde fark edebilirdik...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/260/39/nefis-squid-game-dizisi-hakkinda-7-ilginc-bilgi-780x439.png[/RESIM]Yaşlı amcamızın senaryonun bel kemiği olduğunu aslında dizi bize daha ilk bölümden gösteriyordu. Öncelikle; adı Oh Il-nam olan amcamızın bu ismi, Korece "Bir numaralı adam" anlamına geliyor. Zaten yaka numarası da 001'di... Bu onun yarışmaya ilk katıldığını mı gösteriyordu? Yoksa onun zirvedeki, yani 1 numaralı adam olduğunu mu?... Peki ya ilk bölümde kameranın onu algılamaması?... Hareket edenin öldüğü oyunda, kamera yaşlı amcamıza dönüyor fakat onu yeşil renkli olarak algılamıyor. İşte bu sahne bile bize, amcamızda bir şeyler olduğunu gösteriyordu aslında... ● Ben bu nefis dizi hakkında az önce okuduğunuz bu bilgilere ulaştım. Daha fazlası sizde varsa, ya da "Farklı teorilerim var Kaan!" diyorsanız yorumlara bırakmayı unutmayın... Sevgiler!  - - - - -  Netflix'te İzle ► • İçeriği lütfen kaynak göstererek paylaşıp alıntılayın, sonra bir ton hukuki iş açılıyor, iki tarafın da canı sıkılıyor. Aman Ali Rıza bey tadımız kaçmasın. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
41b
1
4 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
19b
0
8 yıl
Şaka Değil! Kariyerinde Hiç Oscar Alamamış 12 Aşırı Ünlü Oyuncu
Şaka Değil! Kariyerinde Hiç Oscar Alamamış 12 Aşırı Ünlü Oyuncu
Her şey "Keanu Reeves oscar aldı mı?" sorusu ile başladı... Bugün ansızın aklıma gelen bu sorunun cevabına bir bakayım dedim ve o da ne? İşte hemen sonra da diğer ünlü oyunculara baktım ve şaşırmaya devam ettim... Aklımda "Evet canım bunun Oscar'ı var herhalde" dediğim birçok ünlünün hiç Oscar alamadığını fark ettim ve hemen kolları sıvayıp onları size de göstermek istedim. Çünkü Oscar alamayan ünlüler, azımsanmayacak kadar çoklar... 5 Nefis 2020 Film Tavsiyesi! ► Hadi gelin şimdi çoğumuzun "Bunun Oscar'ı vardır abi seninki de soru mu?!" dediği ama sadece aday olup hiç Oscar alamamış olan o aşırı ünlü oyuncular kimlermiş birlikte bakalım. Ayrıca her birini de oldukça başarılı bulduğum bu Oscar alamayan ünlüleri size sunarken, hemen altlarındaki butonlar ile de o oyuncuların izleyip, beğenip, tavsiye ettiğim iyi filmlerine göz atabilirsiniz... E hadi!  1. Sıkı durun; Oscar'ı olmadığına şaşıracağınızı düşündüğüm ilk oyuncumuz "Tom Cruise"![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/201/19/saka-degil-kariyerinde-hic-oscar-alamamis-12-asiri-unlu-oyuncu-780x439.png[/RESIM]Biliyorum kulağa şaka gibi geliyor, hatta şu an bazılarınız "Yok artık daha neler, kanıtla!" diye isyan bile ediyor fakat bu doğru. Kendisini sinemaya adamış 58 yaşındaki jönümüzün Oscar'ı bulunmuyor... "Tom Cruise oscar aldı mı?" sorunuzun cevabına şaşırmanız bittiyse sizi hemen aşağıdaki Tom abimizin nefis filmlerine alabiliriz. Ayrıca şöyle bir bakıp tekrar şaşırmanız için kendisinin IMDb ödül sayfasını da aşağıya bırakıyorum ki Oscar'ı olup olmadığı konusunda açık kapı bırakmamış olayım. Tom Cruise IMDb Tom Cruise Filmleri ► 2. "Nasıl ya?!" dediğinizi şimdiden duyar gibiyim; "Keanu Reeves"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/201/60/saka-degil-kariyerinde-hic-oscar-alamamis-12-asiri-unlu-oyuncu-780x439.png[/RESIM]Onca yıldır bir şekilde bu sektörün içindeyim, hep Keanu Reeves'i Oscar'lı bir oyuncu olarak yerleştirmişim zihnime. Meğer onca karizmatik role, sinemaya harcanan yıla rağmen kendisi uygun bir ortam ve iyi bir film ile Oscar'ı kucaklayamamış... Üzdü, fakat gönlümüzün oscarı onun tabi. Keanu IMDb Keanu Reeves Filmleri ► 3. Sıradaki şokumuz geliyor; "Tom Hardy"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/201/3/saka-degil-kariyerinde-hic-oscar-alamamis-12-asiri-unlu-oyuncu-780x439.png[/RESIM]Kendine has havası ve büründüğü rollerdeki başarısı ile Tom Hardy her ne kadar zaten Oscarlı bir oyuncuymuş gibi gelse de maalesef üzücü haberi vermek isterim; Kendisi kariyeri boyunca hiç Oscar alamamış... Hadi buyrun. Tom IMDb Tom Hardy Filmleri ► 4. Üzdü; "Scarlett Johansson"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/201/26/saka-degil-kariyerinde-hic-oscar-alamamis-12-asiri-unlu-oyuncu-780x439.png[/RESIM]Match Point filmindeki havasına bayıldığım bu nefis oyuncu her ne kadar Marriage Story filmi ile Oscar'a aday olsa da, ödülü kucaklayamamış... İnsan hayret ediyor.  Scarlett IMDb Scarlett Johansson Filmleri ► 5. "James McAvoy"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/201/32/saka-degil-kariyerinde-hic-oscar-alamamis-12-asiri-unlu-oyuncu-780x439.png[/RESIM]Sadece "Split" filmindeki rolü ya da rollerini izleyince bile "Oscarlık bir oyuncu be!" diyoruz fakat kendisine hiç Oscar verilmemiş... Henüz... James IMDb James McAvoy Filmleri ► 6. "Robert Downey Jr."[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/201/16/saka-degil-kariyerinde-hic-oscar-alamamis-12-asiri-unlu-oyuncu-780x439.png[/RESIM]Karakteri gereği her yapımda zeki rolü verilen adamımız Robert da Oscar alamayan ünlüler kervanından...  Robert IMDb 7. Bu adamın bu listede ne işi var? diyeceksiniz biliyorum ama; "Samuel L. Jackson"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/201/97/saka-degil-kariyerinde-hic-oscar-alamamis-12-asiri-unlu-oyuncu-780x439.png[/RESIM]Sinemanın en "baba" oyuncularından, sanki sözü hep dinleniyormuş gibi bir havası yok mu? Bana tam öyle geliyor... Yer aldığı onlarca yapıma rağmen kendisi de Oscar'a bir kez bile dokunamamış.  Samuel IMDb Samuel L. Jackson Filmleri ► 8. "Edward Norton"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/201/99/saka-degil-kariyerinde-hic-oscar-alamamis-12-asiri-unlu-oyuncu-780x439.png[/RESIM]Oscar'ı alamamasına en üzüldüğüm oyunculardan biri olabilir Edward... Özellikle Primal Fear filmini ciddi anlamda çok beğeniyorum. Hemen aşağıdaki butona tıklayarak göz atabilirsiniz.  Edward IMDb Edward Norton Filmleri ► 9. "Liam Neeson"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/201/63/saka-degil-kariyerinde-hic-oscar-alamamis-12-asiri-unlu-oyuncu-780x439.png[/RESIM]Hani bazı oyuncular vardır, kadroda onu gördüysen o filmin izlemeye değer olacağını düşünürsün, işte Liam da onlardan biri benim için. Fakat kendisi de Oscar'a kavuşamayan ünlü isimlerden... Liam IMDb Liam Neeson Filmleri ► 10. "Emily Blunt"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/201/96/saka-degil-kariyerinde-hic-oscar-alamamis-12-asiri-unlu-oyuncu-780x439.png[/RESIM]Soğuk bir yapısı olmasına rağmen yer aldığı filmlerde çok kritik rolleri canlandıran Emily de Oscar alamayanlardan... Birleşip bir parti mi kursanız ne yapsanız acaba bu nedir herkes bu listede... Emily IMDb Emily Blunt Filmleri ► 11. "Yok artık" demeyin, var artık; "Johnny Depp"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/201/57/saka-degil-kariyerinde-hic-oscar-alamamis-12-asiri-unlu-oyuncu-780x439.png[/RESIM]Bu listede olmasına çok üzüldüğüm oyunculardan biri de Depp... Ne oldu filminin olduğu yıla ultra müthiş başka bir film denk geldi de o mu kazandı bilemiyorum ama Johnny Depp'in de bir Oscar'ı yok. DiCaprio geç de olsa Oscar'ı kaptı, belki Depp'in de kaderi böyledir, kim bilir.  Johnny IMDb Johnny Depp Filmleri ► 12. Ve listemizdeki Oscar'ı hiç alamamış olduğuna şaşıracağınızı düşündüğüm son ünlümüz ise "Will Smith"...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/201/48/saka-degil-kariyerinde-hic-oscar-alamamis-12-asiri-unlu-oyuncu-780x439.png[/RESIM]"Ben Efsaneyim" filminde ağır başlı, zeki ve hayatta kalmaya çalışan bir adam olarak izledik onu, Focus filminde usta bir dolandırıcı ve Umudunu Kaybetme filminde de hüzünlü ama güçlü bir baba... Her rolün adamı Will Smith de maalesef bu listede... Aşağıdaki butona tıklayarak beğendiğim diğer filmlerine de göz atabilirsiniz.  Will IMDb Will Smith Filmleri ► - - - - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
17b
1
6 yıl
Yazarıyla Beraber Birçok Kişiyi İntihara Sürüklediği İçin 70 Yıl Önce BBC Tarafından Yasaklanan Şarkı: Gloomy Sunday
Yazarıyla Beraber Birçok Kişiyi İntihara Sürüklediği İçin 70 Yıl Önce BBC Tarafından Yasaklanan Şarkı: Gloomy Sunday
Bugün size, keşfettiğim andan itibaren çok etkilendiğim ilginç bir olayı getirdim. Konumuz bir "şarkı"... Fakat bu şarkı bildiğiniz tüm şarkılardan farklı. Çünkü bu şarkının katil olduğuna inanılıyor!  Şarkı yazılıyor ve olaylar başlıyor...  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/13/81/yazariyla-beraber-bircok-kisiyi-intihara-surukledigi-icin-70-yil-once-bbc-tarafindan-yasaklanan-sarki-gloomy-sunday-780x439.jpeg[/RESIM] Her şey Macar asıllı besteci ve söz yazarı Rezso Seress ismindeki bir adamın bir Pazar günü bir şarkı yazmasıyla başlıyor. Yazdığı bu şarkıya "Szomoru Vasamap" yani "Kasvetli Pazar" adını veriyor.  Şarkı ilk kurbanını alıyor!  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/13/42/yazariyla-beraber-bircok-kisiyi-intihara-surukledigi-icin-70-yil-once-bbc-tarafindan-yasaklanan-sarki-gloomy-sunday-780x439.jpg[/RESIM]Şarkıyı ilk dinleyen Seress'in sevdiği kadın oluyor. Kadın, şarkıyı dinledikten sonra bir şişe zehir içerek intihar ediyor. Geriye ise sadece 2 kelimenin yazılı olduğu bir kağıt parçasını bırakıyor; "Gloomy Sunday"... İkinci intihar geliyor!  Budapeşte polisi, Joseph Keller ismindeki bir ayakkabı boyacısının sokak ortasında kafasına ateş ederek intihar etmesi ihbarı ile olay yerine gidiyor ve yerde kağıda yazılmış 2 kelimeyi buluyor; "Gloomy Sunday"... İntiharlar gelmeye devam ediyor!  Şarkı Avrupa'da da yayılınca gençler tarafından hikayesi kulaktan kulağa yayılmaya başlıyor. Bir dans kulübünden çıkan genç bir kadın, bir silah ile kendini öldürerek geride şarkının adının yazılı olduğu bir not bırakıyor. Bu olayların üzerine Budapeşte emniyeti şarkının çalınması yasaklıyor!  Şarkı dünyaya yayılıyor!  Berlin'de bir esnaf, dükkanının içinde kendini asıyor ve geride şarkının adını bırakıyor. New York'taki bir yazar, evinin içinde tüpü açarak kendini gaz ile zehirliyor ve ölmek üzereyken kağıda "Gloomy Sunday" yazdığı anlaşılıyor. 17 yaşındaki bir kız odasında intihar ediyor ve not defterinde "Macar İntihar Şarkısı" yazılı olduğu bir sayfa bulunuyor.  Roma'daki bir köprü üzerinde bu şarkıyı söyleyen bir dilenciyi fark eden bir genç, tüm parasını dilenciye verip kendini birden sulara bırakıyor ve ölüyor! BBC, şarkının dinlenilmesinin yasak olduğunu ilan ediyor!   [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/13/40/yazariyla-beraber-bircok-kisiyi-intihara-surukledigi-icin-70-yil-once-bbc-tarafindan-yasaklanan-sarki-gloomy-sunday-780x439.jpg[/RESIM] Ölümlerden sonra BBC, tüm İngiltere'de şarkıyı yasaklıyor!  Yazarın ölümü...  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/13/60/yazariyla-beraber-bircok-kisiyi-intihara-surukledigi-icin-70-yil-once-bbc-tarafindan-yasaklanan-sarki-gloomy-sunday-780x439.jpg[/RESIM] Seress, düştüğü Nazi kampından kurtuluyor bunun üzerine psikolojisi bozulunca bir çatıdan atlıyor fakat ölmüyor. Sonra da kaldırıldığı hastanede, 1968 yılında kendini boğarak ölüyor. Öldüğü gün ise "Pazar" olarak kayıtlara geçiyor. Şarkının sözlerinde ise "Pazar günü yapılacak olan cenazeme gel..." şeklinde bulunan bir kısım herkesi ürpertiyor. İşte o şarkı!  [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=9dZj7YW5oFQ[/VIDEO]
16b
1
8 yıl
Last Samurai Standing: Netflix'in Yeni Squid Game Benzeri Dizi Denemesi
Last Samurai Standing: Netflix'in Yeni Squid Game Benzeri Dizi Denemesi
Netflix dizileri, izlediğimiz pek çok yapım şirketinin dizilerine nazaran daha düşük puanlarda kalıyor. Bu yüzden ki pek çok kişi her gün Google'da Netflix Dizi Önerileri araması ile izleyecek iyi bir dizi bulmaya çalışıyor. İşte tam da burada devreye girerek sizlere iyi diziler tavsiye etmek istiyor ve Netflix'in yeni Last Samurai Standing dizisi hakkında sizle kısaca şöyle bir sohbet edelim istiyorum. Peki Last Samurai Standing dizisi konusu ne? Oyunculuklar, hikaye nasıl? Ve en önemlisi Last Samurai Standing dizisi izlenir mi? Gelin bakalım! Öncelikle nedir bu Last Samurai Standing dizisi konusu, bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/362/57/last-samurai-standing-netflix-in-yeni-squid-game-benzeri-dizi-denemesi-780x439.png[/RESIM]Netflix'te yayınlanan Last Samurai Standing dizisi kısaca Squid Game'in samuraylı, kılıçlı versiyonu tadında yeni bi yapım.. Ülkenin en iyi kılıç ustalarının barutlu silahların da yaygınlaşması ile saf dışı kaldığı bi dönemde yaşananları konu alan bu dizi, bu kenara itilen samurayları bi araya getiren devasa bi organizasyonu ve bu yarışmanın etrafında dönen kirli oyunları konu alıyor. Ben bu diziyi keyifle izledim..[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/362/80/last-samurai-standing-netflix-in-yeni-squid-game-benzeri-dizi-denemesi-780x439.png[/RESIM]Ben bu diziyi gerçekten sürükleyici buldum diyebilirim... Netflix'e her ay verdiğimiz belli bir para var ve inanın bu Türkiye şartlarında, pek çok kişi için gerçekten düşük bir miktar değil. Buna rağmen bu paranın karşılığını Netflix'ten alabildiğimiz dizi ve filmler ise gerçekten çok az... İşte tam da bu açıdan baktığımda bu dizi, Netflix'e her ay ödediğimiz paranın bence bi miktar karşılığını bize vermeyi başarıyor. Squid Game tadında mı? Konsept olarak kesinlikle...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/362/12/last-samurai-standing-netflix-in-yeni-squid-game-benzeri-dizi-denemesi-780x439.png[/RESIM]Squid Game hala Netflix'in global anlamda en çok ses getiren dizilerinden biri.. Yeni yapımlarda da o atmosfere benzer bir atmosfer yakalamaya çalışması gayet doğal. Bu dizide de bu koşulturmacayı, yarışmayı ve bilmeceleri görebiliyoruz. Bu da dizinin sürükleyiciliğini tabi ki de arttırıyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/362/21/last-samurai-standing-netflix-in-yeni-squid-game-benzeri-dizi-denemesi-780x439.png[/RESIM] - - - -  Özet: İşin özü ben Last Samurai Standing dizisi için gerçekten olumlu düşünüyorum. Netflix'te izlenecek yabancı diziler arayışındaysanız bence bu dizi sizi sarıp, sürüklemeyi başarabilir... Benim tavsiyemdir, karar sizin. Ha bu arada bu samuray kültürünü daha derinden, daha gerçekçi bir şekilde işleyen başka bir dizi ararsanız da şu dizi tavsiyem işinizi görecektir. - - - -  • Last Samurai Standing Netflix'te var mı? Evet, dizi bir Netflix dizisi. • Last Samurai Standing kaç bölüm? Dizi 6 bölümden oluşuyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
3.7b
0
7 ay
Değeri Bilinmeyen 5 İYİ FİLM!
Değeri Bilinmeyen 5 İYİ FİLM!
Reklamı yapılan, elden ele, kulaktan kulağa ulaştırılan, sağda solda defalarca önerilen pek çok iyi film olsa da tanıtımı yapılamayan, yeterince adını duyuramayan ve bu yüzden kenarda köşede kalan pek çok iyi film de bi yerlerde keşfedilmeyi bekliyor... işte ben de bu yüzden bugün size beğendiğim fakat hala değeri bilinmeyen filmlerden bazılarını size tavsiye etmek istedim. Listemde 40 kadar film var, eğer olur da "kaan, bu listenin 2.'si de gelsin" derseniz yorum bırakarak bana bunu belli edebilirsiniz. Hadi gelin şimdi listemdeki değeri bilinmeyen iyi filmler hangileri? Gözden kaçan o iyi film önerileri neler? Birlikte bakalım! ● Bu içeriği daha UZUN olarak YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=Zt9zag8MvKI[/VIDEO] 1. Storm Boy, yani bizdeki adıyla Fırtına Çocuğu ile başlıyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/356/78/degeri-bilinmeyen-5-iyi-film-780x439.png[/RESIM]2019'da çıkan bu film, ilginç şekilde beklediğim kadar ilgi görmedi fakat bence şahane bi film bu... Başrolünde hayvanların olduğu filmler bana özellikle hafta sonları şahane zamanlar yaşatıyor. Bu yüzden bu film de bence hem hikayesi, hem de çok naif ve duygulu sahneleriyle bu listeye girmeyi başardı. Oyunculuklar, görsel efekt kullanmadan gerçek pelikanlar ile yapılan çekimler, hepsi şahane.. yer yer keyifli, yer yer de hüzünlü ve sıcacık bi hikaye sizi bekliyor. Filme Git ►  2. The Art of Racing in the Rain[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/356/96/degeri-bilinmeyen-5-iyi-film-780x439.png[/RESIM]Bizdeki adı "Yağmurda Yarış Sanatı" olan bu filmiyse fırsat buldukça sürekli tavsiye etmeye çalışıyorum, biliyosunuz… fakat ne yazık ki bu nefis filmin hala hak ettiği kadar övülmediğini görünce de üzülüyorum haliyle... filmimiz, bi köpeğin yavru evresinden yaşlanana kadar insanlarla yaşadıklarını bize gösteriyor. Fakat tüm olan biteni köpeğimizin gözünden görüyor ve izliyoruz. Bence çok da özel bi film bu... bi köpeğin iç sesini, yıllar içinde yaşadıklarını öyle güzel bir kurguyla bize aktarıyor ki, film sonunda köpekler neler düşünür? ne kadar iyi bi dostturlar? tüm bu sorular ve daha fazlasının cevabını bize nefis bi şekilde veriyor. Mutlaka ama mutlaka izleyin, eğer izlediyseniz de yorumlarda el atın izlemeyenlere izletelim artık şu nefis yapımı :) Filme Git ►  3.Adrift...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/356/2/degeri-bilinmeyen-5-iyi-film-780x439.png[/RESIM]Bu tavsiyem ise gerçek bi hikayeden uyarlanan gerçek bi yapım.. Filmimiz, tanışıp aşık olduktan sonra hayatlarının en büyük macerasına çıkmak için tekne ile okyanusa açılan çiftimizin yaşadıklarını konu alıyor. Birden büyük bi kasırganın içine düşen bu 2 aşıktan biri ağır yaralanıyor ve film de tam olarak oradan sonra başlıyor... Yıllardır benimle olanlar bilir; Ben bu tür gerçek, yaşanmış hikayeleri konu alan filmlere tam anlamıyla bayılıyorum. Belki biraz da ondan olacak bu film beni fazlasıyla tatmin etti. İzlerken kendime sürekli "Ben olsam ne yapardım?" diye soruyorum ve kendimi orada hayal ediyorum.  Filme Git ►  4. Mother![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/356/21/degeri-bilinmeyen-5-iyi-film-780x439.png[/RESIM]Ve işte o film... Mother! Hikayesi acayip, oyuncu kadrosu ortalamanın üzerinde, alt metnindeki göndermelerse burdan köye yol olur... fakat neden çoğu kişi bu filme burun kıvırıyor? Neden hala hak ettiği yerde değil? İşte bunu yorumlarda sizlerle konuşalım istiyorum...  Öncelikle bu filmi izleyenlerin çoğu "Hiçbir şey anlamadım" diyerek filmi yarıda bırakıyor. Size tavsiyem bu hataya asla düşmeyin; Tamam film garip ilerliyor, anlamsız şeyler oluyor ve sürekli "Neden?" diye soruyorsunuz fakat bitirdikten sonra filmde anlatılmak isteneni anladığınızda "Vay!" deyip tüm taşlar yerli yerine oturuyor ve damağınızda nefis de bi tat kalıyor... Bu filmi izledikten sonra kafanızda oluşacak soru işaretlerini, hazırladığım şu inceleme içeriğine göz atarak giderebilirsiniz.  Filme Git ►  5. Ve Age of Adaline...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/356/87/degeri-bilinmeyen-5-iyi-film-780x439.png[/RESIM]Ve bu filmse, birkaç sahnesi sosyal medyada yıllardır dönüp durmasına rağmen bence hala hak ettiği popülerliği yakalamış değil... Şimdi düşünün; 29 yaşınıza geldiğinizde hücre yenilenmeniz dursa ve ne ileriye ne de geriye vücudunuzda hiçbir değişiklik olmasa? Evet evet "yaşlanmamaktan" bahsediyorum. Ne yapardınız? Ölmüyorsunuz, bir nevi ölümsüzsünüz.. Çağlar geçiyor, savaşlar yapılıyor ve bitiyor fakat siz hala varsınız, ne yapardınız? Tüm şaşırtıcı detayları ve ilginç kurgusu, bi tutam da aşkı ile şiir gibi bi film sizi bekliyor, tabi hala izlemediyseniz...  Filme Git ►  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
16b
0
1 yıl
Rose Adası: Gerçek Hikayesiyle Netflix'in 2020 İmzalı Son Bombası!
Rose Adası: Gerçek Hikayesiyle Netflix'in 2020 İmzalı Son Bombası!
Netflix artık ortalamanın üzerinde yapımlar ile karşımıza sık sık çıkmaya başladı. Bunu şurada biriktirdiğim ve hızlı bir şekilde artan Netflix film önerilerinden de kolayca anlayabilirsiniz. Az önce de "Rose Island" yani "Rose Adası" filmini izleyip, bitirip, beğenip hemen sonrasında da size tavsiye etmek için buraya koştum. Tabi önce Rose Adası filmi gerçek hikayesi başlıklı araştırmalar da yaptım ve bu içeriğimde size bu inanılmaz hikayeyi tavsiye ederken bir yandan da gerçek bilgiler de vereceğim. Filme Git ►  Hadi gelin şimdi Rose Adası filmi konusu, gerçek hikayesi ve neden izleneceğine şöyle bir göz atalım... Hadi! Öncelikle Rose Adası'nın inanılmaz hikayesi hakkındaki yorumlarıma geçmeden önce gelin size kısaca filmin konusundan bahsedeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/230/3/rose-adasi-gercek-hikayesiyle-netflix-in-2020-imzali-son-bomba-filmi-780x439.png[/RESIM]Şimdi şöyle düşünün; bir tekneniz var, bir de kafanıza göre bir arkadaş. Hiçbir ülkenin sahiplenemediği uluslararası sulara gidiyorsunuz ve buraya çelikten bir platform yapıp, bir ada inşa edelim diyorsunuz. Üstelik demekle de kalmıyor ve gerçekten inşa ediyorsunuz. Sonrasında ise gerçekten de küçük ama bağımsız bir devlet olma yolunda ilerliyorsunuz... Nasıl fikir ama? Çok çılgın değil mi? İşte filmimiz de bu çılgın ve bir o kadar da gerçek olan hikayeyi konu alıyor. Her şey bir fikir ile başlıyor; "Belki de kendi dünyamı yaratmalıyım..."[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/230/71/rose-adasi-gercek-hikayesiyle-netflix-in-2020-imzali-son-bomba-filmi-780x439.png[/RESIM]2017 yılında hayata gözlerini yuman Giorgio Rosa isimli genç ve çılgın bir mühendisimiz, eski sevgilisi ve diğer hayat şartları karşısında bir plan tasarlıyor ve açık sulara kendi adasını inşa ediyor... Açıkcası filmin gerçekten bir zamanlar bir yerlerde yaşanmış olması beni gerçekten etkiledi. Parlak zihni gibi özgür ve kendine göre bir ülke inşa eden adamımız gerçekten de yıllar yıllar önce bu dünyada oldukça ünlüymüş. Bu hikayeyi şimdiye kadar duymamamızın nedeni de adamımızın biraz inatçı oluşuymuş. Ölümden kısa bir süre önce tüm detayları film yapımcılarıyla paylaşmış ve ortaya da bu nefis film çıkmış. İçinde aşk ve özgürlük olan naif, keyifli ve yormayan bir film...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/230/57/rose-adasi-gercek-hikayesiyle-netflix-in-2020-imzali-son-bomba-filmi-780x439.png[/RESIM]İtalyan filmleriyle aranız nasıl bilmiyorum fakat bu film hepsinden önce naifliği ile izleyicisinin gönlünü kazanmayı başarıyor. Sonra işin içine fazlasıyla 'özgürlük' giriyor ve üstüne bir de 'aşk' ekleniyor. Üstelik tüm bunları yaparken sizi bir de gülümsetmeyi de başarıyor. Bir hafta sonu bu filme bir şans verin derim. Hem biraz keyifli zaman geçirmiş, hem de gerçekten bir zamanlar böyle çılgın bir şeyin yaşanmış olduğu bilgisini genel kültür olarak hafızaya atmış olursunuz... Benden söylemesi... Hadi tadını çıkarın! Netflix'te İzle ► - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
17b
0
5 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.