İthal Sinema: Yabancı Filmlerden Uyarlanan 7 Türk Filmi!

08 Eylül 2019
28b
0 Yorum
İthal Sinema: Yabancı Filmlerden Uyarlanan 7 Türk Filmi!

Size burada 1 buçuk yıldır iyi filmler tavsiye etmeye çalışıyorum. Hatta fırsat buldukça, Türk imzası taşıyan, bizden, içimizden çıkan, Mustang, Panzehir ve Tamam mıyız? gibi iyi Türk filmlerini de elimden geldiğince çok kişiye duyurmaya çalışıyorum. Ülkemiz, onlarca ülkeye Muhteşem Yüzyıl, Binbir Gece gibi yerli dizileri satmasıyla bilinse de aslında birçok filmi de uyarlama olarak yeniden çekiyoruz. Son zamanlarda özellikle Güney Kore başta olmak üzere birçok ülkede fazlasıyla ses getiren filmleri ülkemize uyarladık ve hala daha birçok filmi dilimize göre uyarlamaya devam ediyoruz. 

Fakat ben bu durumun çok bilinmediğini düşünüyorum. Yani çok gösterişli bir şekilde pazarlaması yapılan birçok filmimizin yabancı bir ülkeden uyarlandığını, aslında orijinalinin olduğunu birçok kişi bilmiyor. Bu yüzden ben de bugün sizlere burada yabancı filmlerden uyarlanan Türk filmlerini göstereceğim. Hadi gelin şimdi muhtemelen yabancı filmlerden uyarlama olduğunu bilmediğiniz o Türk filmleri nelermiş birlikte görelim!

En İyi Yerli Film Tavsiyeleri İçin Tıkla ►

1. Yabancı yapımlardan uyarlama olan ilk filmimiz "Delibal"

İthal Sinema: Yabancı Filmlerden Uyarlanan 7 Türk Filmi!

Delibal, Hint yapımı "Moonu 3" filminin ülkemize bir uyarlaması

İthal Sinema: Yabancı Filmlerden Uyarlanan 7 Türk Filmi!
2015 yılında vizyona giren ve çok sevilen Delibal filmi, özellikle genç kitle tarafından çok beğenildi. Adına sosyal medya hesapları açıldı ve Instagram'da binlerce post paylaşıldı. Fakat binlerce kişi, bu filmin senaryosunun bize ait olduğunu sanıyor. Fakat aslında, çok beğenilen ve dünyada da ses getiren bir Hint filminden uyarlamaydı.

2. 2017 yılında vizyona giren "Öteki Taraf" filmi de başka bir ülkeden uyarlamaydı

İthal Sinema: Yabancı Filmlerden Uyarlanan 7 Türk Filmi!

Özcan Deniz'in yönetip, oynadığı bu film, İspanyol filmi La Cara Oculta'dan bir uyarlamasıydı

İthal Sinema: Yabancı Filmlerden Uyarlanan 7 Türk Filmi!
Birçok kişi bu nefis senaryoyu Özcan Deniz'e bağlarken, arka planda bu filmin bir uyarlama olduğunu görmedi. İspanyol filmlerine vurgun biri olarak bu nefis filmi burada size de tavsiye etmiştim. Hemen şimdi aşağıdaki butona tıklayarak ulaşabilir ve orijinalini izleyebilirsiniz. 

Filme Git ►

3. Ünlü isimleri aynı masada buluşturan "Cebimdeki Yabancı", evet o da bir uyarlama...

İthal Sinema: Yabancı Filmlerden Uyarlanan 7 Türk Filmi!

İtalyan yapımı "Perfetti Sconosciuti" filminin kendine has senaryosu dünyada o kadar dikkat çekti ki, hemen uyarladık!

İthal Sinema: Yabancı Filmlerden Uyarlanan 7 Türk Filmi!
Akşam yemeği için bir araya gelen dostların oynadığı masum oyunun nasıl acımasız bir oyuna dönüştüğünü konu alan bu film, 2018 yılında ülkemize de uyarlandı ve adına da "Cebimdeki Yabancı" dendi. Orijinalinden bir haber olan milyonlarca kişi de "Vay be, ne senaryoydu ama!" diye iç geçirdi...

Filme Git ►

4. "Senden Bana Kalan"

İthal Sinema: Yabancı Filmlerden Uyarlanan 7 Türk Filmi!

Bu filmimiz ise Güney Kore imzalı "Baekmanjangja Ui Cheot Sarang" filminin bir uyarlaması

İthal Sinema: Yabancı Filmlerden Uyarlanan 7 Türk Filmi!
Başrollerini Neslihan Atagül ve Ekin Koç'un paylaştığı bu film, Güney Kore'de oldukça ses getiren bir filmin uyarlamasıydı.

5. İlk kez duyanları üzdüğüm için özür dilerim ama evet "Evim Sensin" de bizim değil...

İthal Sinema: Yabancı Filmlerden Uyarlanan 7 Türk Filmi!

Herkesin sinema salonlarından duygu yüklü bir şekilde çıktığı bu film, Güney Kore yapımı "Nae Meorisokui Jiwoogae" filminden uyarlama

İthal Sinema: Yabancı Filmlerden Uyarlanan 7 Türk Filmi!
Fahriye Evcen ve Özcan Deniz'in başrollerinde olduğu bu film, 2004 yılında vizyona giren bir Güney Kore filminin uyarlaması.

6. "Benim Dünyam"

İthal Sinema: Yabancı Filmlerden Uyarlanan 7 Türk Filmi!

Evet bu film de Hindistan yapımı "Black" filminin bir uyarlaması

İthal Sinema: Yabancı Filmlerden Uyarlanan 7 Türk Filmi!
IMDB'den tam 8,2 puanı olan ve benim de burada sizlere tavsiye ettiğim bu nefis film, ülkemizde "Benim Dünyam" isminde uyarlandı ve başrollerde de Beren Saat ve Uğur Yücel yer aldı. Orijinalini bilmeyenler, bu filmin senaryosunun bize ait olmadığını öğrenince sosyal medyada bunu defalarca kez dile getirdi. 

Filme Git ►

7. Son olarak 11 Ekim'de vizyona girecek "7. Koğuştaki Mucize" filmi...

İthal Sinema: Yabancı Filmlerden Uyarlanan 7 Türk Filmi!

Evet o da bir uyarlama, Güney Kore yapımı "Miracle in Cell No. 7" filminden ülkemize uyarlandı

İthal Sinema: Yabancı Filmlerden Uyarlanan 7 Türk Filmi!
Başrolde Aras Bulut İynemli'nin olduğu, 11 Ekim'de vizyona girecek olan bu film, dünyada oldukça alkış alan ve benim de uzun zaman önce burada size tavsiye ettiğim Miracle in Cell No. 7 filminin bir uyarlaması...

Türk filmleri arasında en bilinen uyarlamalar bu şekilde. Fakat daha altını kazırsanız, Kemal Sunal'ın birçok filminin de uyarlama olduğu gerçeğiyle yüzleşebilirsiniz. Birçok ülke, farklı ülkelerde tutan filmleri kendi ülkelerine uyarlıyor fakat her biri de bunun bir uyarlama film olduğunu seyircisine her fırsatta söylüyor. Ne yazık ki ülkemize uyarlanan filmlerin "uyarlama" oldukları sanki seyircilerden yani bizlerden saklanıyor. Tabi haliyle sonraları orijinali ile karşılaşan izleyici de kendini aldatılmış hissediyor. Uyarlama film yapılmasın demiyorum, tabi ki yapılabilir, fakat bunu seyirciye söylemez, filmin PR aşamasında dile getirmezseniz, o ve binlerce seyirciyi kaybeder ve yaptığınız işin değerini yitirirsiniz. Benden söylemesi...

● Bu arada, aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi de bulabilirsiniz

İthal Sinema: Yabancı Filmlerden Uyarlanan 7 Türk Filmi!

Modunu Seç ►

 

İthal Sinema: Yabancı Filmlerden Uyarlanan 7 Türk Filmi!

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
uyarlama filmleryabancı filmlerden uyarlanan türk filmleri7. koğuştaki mucize filmi kore7. koğuştaki mucize orijinaliuyarlama türk filmlerievim sensin orijinaliuyarlanan filmlertürk filmleriyerli filmlercebimdeki yabancı uyarlamacebimdeki yabancı orijinali
EN AKTİF ÜYELER
Pepsi, Where's My Jet: Netflix İmzalı, Çok Eğlenceli Yeni Belgesel Dizi!
Pepsi, Where's My Jet: Netflix İmzalı, Çok Eğlenceli Yeni Belgesel Dizi!
Netflix, 2022 biterken peş peşe yayınladığı film, dizi ve belgeselleriyle 2023'e hızlı bir giriş yapmayı hedefliyor. Ben de dahil, 2-3 gün önce Netflix ana sayfasına bakan kullanıcılar ise Pepsi, Where's My Jet? isminde bir belgesel dizi ile karşılaştılar. Bizdeki adı Pepsi, jetim nerede? olan bu belgesel dizi birçok kişide merak uyandırdı ve pepsi jetim nerede konusu ne? ve pepsi where's my jet yorumları nasıl? gibi aramalar birden Google'da trend oldu. Pepsi, Where's My Jet? belgesel dizisi, birçok kişi gibi benim de ilgimi çekti ve hemen oturup ilginç ve konusu gerçek olan bu yapımı hemen izledim. Sonra da kolları sıvadım ve Pepsi, jetim nerede? dizisi hakkında hem bu yapımın konusunu hem de izlenirliği hakkındaki düşüncelerimi sizle paylaşmak istedim... Hadi gelin şimdi detaylara birlikte göz atalım! Düşüncelerimden önce; Gelin bu yapımın konusuna birlikte göz atalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/310/31/pepsi-where-s-my-jet-netflix-imzali-cok-eglenceli-yeni-belgesel-dizi-780x439.png[/RESIM]Netflix imzalı bu belgesel dizi, 90'lı yıllarda yaşanan gerçek ve çok çılgın bir olayı konu alıyor. Coca Cola ve Pepsi'nin tam anlamıyla reklam savaşları yaşadığı günlerde Pepsi'nin hazırladığı bir reklam filmindeki bir detay, reklamı izleyen milyonlarca kişiden sadece birinin dikkatini çekiyor. İşte 20 yaşındaki bu genç de, Pepsi reklamından gördüğü "7 Milyon Pepsi puan biriktir, savaş jetini kap!" teklifi için bir yatırımcı aramaya girişiyor. İşte bu belgesel dizi de bu süreci aşırı eğlenceli bir şekilde konu alıyor. 4 bölümlük, çok eğlenceli bir yapım bu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/310/83/pepsi-where-s-my-jet-netflix-imzali-cok-eglenceli-yeni-belgesel-dizi-780x439.png[/RESIM]Netflix imzalı filmler çok beğenilmese de, bence Netflix Belgesel-Film ve Belgesel-Dizi konularında gerçekten çok başarılı işlere imza atıyor. İşte 4 bölümlük bu seri de onlardan biri oldu benim için... Öncelikle çok eğlenceli bir yapım bu. Hem bu denli ciddi, hem de gerçek bir olayı nasıl bu kadar eğlenceli bir şekilde kurgulayıp sunmuşlar, gerçekten izlerken yer yer bunu düşünüp 'Bravo Netflix!' diye iç geçirdim... Pepsi içerek bir SAVAŞ JETİ kazanmak ister misiniz?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/310/76/pepsi-where-s-my-jet-netflix-imzali-cok-eglenceli-yeni-belgesel-dizi-780x439.png[/RESIM]Evet bu çılgın soru, tamamen gerçek... Pepsi ve anlaştığı reklam ajansının gözlerinden kaçırdığı bir detay, 20 yaşındaki hırslı bir çocuğun ve yanında ona inanan kişilerin hayatını sonsuza kadar değiştiriyor. - - - - - -  Özet: Eğer şöyle hem gerçek bir olayı izleyip, öğrenip kültürlenmek, hem de eğlenceli bir şeyler izlemek istiyorsanız, bence bu yapım aradığınız şey olabilir... Ben bu belgesel diziyi gerçekten beğendim. Eğlenceli akışı, konuyu ele alışı ve bunu sadece 4 kısa bölüm ile yapabilmesi beni fazlasıyla tatmin etti... Bir şans vermek isterseniz, tavsiyemdir. - - - - - -  ● Pepsi, Where's My Jet? Netflix'te var mı? Evet, belgesel dizi Netflix'te izlenebilir. ● Pepsi, Where's My Jet? dizisi kaç bölüm? Dizi, her biri 40 dakika kadarlık 4 bölümden oluşuyor.  ● Pepsi, Where's My Jet? konusu gerçek mi? Belgesel dizinin konusu tamamen gerçek. Yapım, 90'lı yıllarda yaşanan bir olayı konu alıyor.  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
8.7b
0
3 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
19b
0
8 yıl
"Ne İzlesek?" Diyenlere: Disney Plus'da İzleyebileceğiniz 8 İyi Film Tavsiyesi!
"Ne İzlesek?" Diyenlere: Disney Plus'da İzleyebileceğiniz 8 İyi Film Tavsiyesi!
Disney Plus Türkiye birkaç gün önce yani 14 Haziran 2022'de görkemli bir şekilde Türkiye pazarına girdi. Üstelik ünlülerin katılımıyla gerçekleşen açılış gecesinde Megastar'ımız Tarkan da görkemli bir konser verdi... Pekiii hepsi iyi güzel de, ne izleyeceğiz Disney Plus'da? İşte ben de bu sorunun da cevabını verebilmek için hemen Disney+'a üye oldum ve Disney Plus içerikleri neler? ve Disney Plus filmleri neler? gibi sorusu olanlara yanıt verebilmek için Disney Plus'da buluna iyi filmlerden bazılarını size tavsiye etmek istedim. En İyi Netflix Filmleri ►  Hadi gelin şimdi benim çoktan izlediğim, fakat "Ee bu Disney Plus'a üye de olduk ama ne izleyeceğiz şimdi?" diyenler için izleyecek iyi filmler olan o tavsiyelere bir göz atalım. Bu arada bu içerikte herhangi bir iş birliği söz konusu değil ama Disney+'a yakın zamanda hem yerli orijinal hem de dünyaca ünlü yapımlardan birçoğunun geleceğini de belirtmek istiyorum. Hadi gelin şimdi Disney Plus'da izlenecek iyi filmler nelermiş onlara bir bakalım! 1. Disney Plus'da izleyebileceğiniz ilk film tavsiyem "Clouds"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/291/23/-ne-izlesek-diyenlere-disney-plus-da-izleyebileceginiz-8-iyi-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Dram ve Gençlik türündeki bu film, nadir görülen bir kanser teşhisi konulan bir gencin verdiği hayat mücadelesini konu alıyor. İçinde bolca (ve iyi) müzik ve aşk da olan bu gençlik filmi, tamamen gerçek kişi ve olayları konu alıyor. Eğer tam da bu moddaysanız gözünüzden birkaç damla düşürecek kadar etkili bir hikaye barındırıyor film, benden birkaç yaş süzüldü şimdi delikanlılık yapmaya gerek yok... Şans verin derim. Filme Git ►  2. Sıradaki tavsiyem ise Hidden Figures[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/291/37/-ne-izlesek-diyenlere-disney-plus-da-izleyebileceginiz-8-iyi-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Gerçek olaylardan esinlenen iyi filmlerden olan bu yapımda da "O siyah bu beyaz" diye insanların birbirini ayırdığı yıllarda Nasa'da çalışan 3 siyahı kadının yaşadıklarını izliyoruz. Rusya uzay için kolları sıvayınca Nasa'da da "Biz de yapmalıyız!" baskısı artıyor ve bu 3 kadın hem bu baskıyla hem de ırkçılık ile karşı karşıya kalıyor. İyi bir dönem filmi izleyeceksiniz diyebilirim. Filme Git ►  3. The Last Duel[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/291/84/-ne-izlesek-diyenlere-disney-plus-da-izleyebileceginiz-8-iyi-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]2 buçuk saatlik bu film ise herkesin izleyemeyeceği fakat izleyebilenin de damağında kalan o tatla buna benzer başka filmler arayışına gireceği bir yapım. 14. yüzyıl Fransa'sındayız. Cesur bir şövalyemizin çiçeği burnunda eşi ile yaşadıklarına şahit oluyoruz. Film, yaşananları 3 farklı bakış açısıyla işlediği için ilk yarısında biraz afallayabilirsiniz fakat sabredin derim. Toplumdaki "kadın"a bakış açısını, kılıçlı şövalyeli bir dönem ile ele alan bu film benim "İşte sinema bu.." dediğim yapımlardan biri oldu. Filme Git ►  4. En La Tormenta[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/291/70/-ne-izlesek-diyenlere-disney-plus-da-izleyebileceginiz-8-iyi-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Bu listedeki tek gerilim filmi olan bu yapım ise ailesiyle ilgili acil bir durum olduğunu duyunca karlı kışlı havada kendini yollara atan genç bir kadının yaşadıklarını işliyor. Genç kadın buz gibi havada kendini bir dinlenme tesisinde buluyor ve o andan sonra da film, elindeki kartları yavaş yavaş açarak adım adım ilerlemeye başlıyor. Öyle ahım şahım bir film değil fakat aradığınız şey bir akşamınızı kurtaracak bir gerilim filmiyse senaryosundaki sürprizleriyle yavaş başlayıp sonradan hızlanan bu filme bir şans verin derim. Filme Git ►  5. Cruella[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/291/86/-ne-izlesek-diyenlere-disney-plus-da-izleyebileceginiz-8-iyi-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Benim "hafta sonu filmi" olarak kategorize ettiğim bu film ise 1970'li yıllarda yaşayan ve modaya aşık olan Estella ismindeki bir kızın yaşadıklarını konu alıyor. Disney, karakterleri hikayeleştirme konusunda gerçekten çok başarılı. Hepimizin az çok bildiği Cruella karakteri hangi kasvetli ve yer yer eğlenceli evrelerden geçiyor, hepsine şahit oluyoruz. Bir hafta sonu şans verin derim. Filme Git ►  6. Soul[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/291/72/-ne-izlesek-diyenlere-disney-plus-da-izleyebileceginiz-8-iyi-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]"Ben animasyon izlemem..." diyenlerdenseniz beni kırmayın ve bu filmle bir başlangıç yapın. Disney Plus'da izleyebileceğiniz bu animasyon film, dünyaya geliş amacını, kendini keşfetmeyi isteyen başarılı bir müzik öğretmeninin yaşadıklarını konu alıyor. Adamımız sokakta öylece yürürken kendini bir çukurda buluyor ve sonrasında gözünü çok farklı bir dünyada açıyor. Filmin alt metninde öyle anlamlı mesajlar var ki, hem eğlenip hem de ara ara kendinizi sorgularken bulacaksınız. Mutlaka şans verin derim. Filme Git ►  7. Jungle Cruise[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/291/40/-ne-izlesek-diyenlere-disney-plus-da-izleyebileceginiz-8-iyi-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Şöyle Disney Plus'da ailece izlenecek bir film arayışındaysanız tebrikler çünkü aradığınız film bu... Tam bir tipik Dwayne Johnson filmi olan bu yapım, Amazon ormanlarında mitolojik bir bitkinin peşine düşen akıllı bilim insanını ve işinde bir o kadar başarılı bir kaptanı konu alıyor. Şöyle bol maceralı, yer yer de keyifli bir yol filmi izlemek isterseniz bu film kesinlikle işinizi görecektir.  Filme Git ►  8. Ve son olarak kitap gibi bir film; Murder on the Orient Express[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/291/29/-ne-izlesek-diyenlere-disney-plus-da-izleyebileceginiz-8-iyi-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Eğer polisiye romanlarla, filmler ve dizilerle aranız iyiyse bu tavsiyem tam sizlik olabilir. Ünlü polisiye yazarı Agatha Christie romanından uyarlama olan bu film, size sürekli olarak "Katil kim?" diye sordurtmayı başarıyor. Biraz fazla "tiyatral" gelebilir fakat sonuna kadar sürüklemeyi kesinlikle başarıyor. Bir hafta sonu bu filme şans verin derim. Filme Git ►  • Ben bu listeyi 2022 Haziran'da hazırlıyorum, yani siz bu listeyi gördüğünüzde bu yapımlardan bazıları yayından kalkmış ve daha fazla yerli ve yabancı içerik Disney Plus'a gelmiş olabilir. Bu arada Disney+ Türkiye için fiyat aylık 34,99, yıllık ise 349,90 TL... Fakat haberler iyi çünkü 1 Üyelik ile 7 kişi kullanabiliyor, sadece aynı anda izleme sınırı 4, 5. kişi izlemek için sıra bekleyecek gibi.. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
68b
1
4 yıl
See: Herkesin Kör Olduğu Bir Dünyayı Konu Alan Nefis Dizi!
See: Herkesin Kör Olduğu Bir Dünyayı Konu Alan Nefis Dizi!
Başlığı okuyunca siz de "Bu fikir benim aklıma gelmişti!" diye düşündünüz mü? Sizi bilmem ama bu dizinin konusu bana tam olarak böyle dedirtti ve hemen bir çırpıda başlayıp az önce bitirdim... Evet, Apple TV+ imzalı See dizisinden bahsediyorum. 'Ee Kaan konusu ne? Oyuncuları kimler? İzlenir mi bu See dizisi?' diyorsanız ve birkaç dakikanız varsa, aşağıda size biraz bu nefis diziden bahsetmek istiyorum. Hadi gelin şimdi insanı daha izlemeden heycanlandıran senaryosuyla bu See dizisi nedir, neden izlenir, bunlara bir bakalım. Bu diziyi YouTube kanalımızda video olarak da tavsiye ettik![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=OEFB1aLqauo[/VIDEO] Yorumuma geçmeden önce; Nedir bu See dizisinin konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/232/77/see-salgin-sonrasi-herkesin-kor-oldugu-bir-dunyayi-konu-alan-nefis-dizi-780x439.png[/RESIM]See dizisinin; benim yıllardır düşündüğüm hatta 2008 yapımı 'Blindness' yani 'Körlük' filmini izledikten sonra "Bu konu daha iyi işlenebilir" diye kafa yorduğum nefis bir konusu var. Dizimiz, günümüzden asırlar sonrasını konu alıyor. Dünyayı saran bir salgın, tüm nüfusu öldürüyor ve kalanlarda da kalıcı bir körlük bırakıyor. İşte dizi de geriye kalan bu insanların dünyaya nasıl uyum sağladığını ve sonrasında yaşananları konu alıyor.  Neden izlenir?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/232/17/see-salgin-sonrasi-herkesin-kor-oldugu-bir-dunyayi-konu-alan-nefis-dizi-780x439.png[/RESIM]Size şurada çok beğendiğim kıyamet konulu dünyanın sonu filmlerini tavsiye etmiştim. Orada da söylediğim gibi ben kıyamet temalı yapımları gerçekten büyük bir ilgiyle izliyorum. İşte bu dizi de tam anlamıyla bu kategoriye uyuyor. Bize geleceği gösteriyor, düşündürüyor ve sorgulatıyor... Şöyle bir düşününce geçmişte yaptığımız filmlerin hepsi şimdi gerçek oldu. Şu an izlediğimiz bilim kurgu filmleri de muhtemelen gelecekte gerçek olarak karşımıza çıkacaklar. İşte bu dizi de bence olabilitesi yüksek bir geleceği bize gösteriyor. Üstelik öyle yavan bir şekilde de değil, gerçekten gerilimli, gizemli ve heycanlı bir şekilde sunuyor bize bu hikayeyi. Eğer siz de benim gibi gelecekteki sıfırlanan bir dünyada yaşananları görmek istiyorsanız kaçırmayın derim. Başrolde Game of Thrones'un Kahl Drogo'su Jason Momoa'nın olması büyük bir artı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/232/2/see-salgin-sonrasi-herkesin-kor-oldugu-bir-dunyayi-konu-alan-nefis-dizi-780x439.png[/RESIM]Önce GOT sonra da Aquaman filminde rast geldiğim ve oyunculuğunu gayet başarılı bulduğum Jason Momoa, bu dizimizin de başrolü. Bu rol için bu adamı kim düşündüyse alnından öpmek istiyorum çünkü bu adam tam olarak böyle rollerde yıldız gibi parlıyor. Öyle ki dizide onun olmadığı sahnelerde seyir keyfi ibrem 1 tık aşağıya düşüyor bile diyebilirim. Girdiği rolü yaşayan bir aktör olduğu için bu diziyi de sırtlıyor desem abartmış olmam. NOT: Bu dizi, Apple TV+'ın "Bir de dizi işlerine girelim ama şöyle büyük bütçeli iyi bir şey yapalım" diyerek yaptığı bir iş olduğu için, bütçenin iyi ve doğru bir şekilde harcanması sonucu ortaya çıkan bir dizi. Yani See dizisi benden geçer not almayı başardı, darısı başınıza... Ayrıca bu diziyi fark etmemi sağlayan, aranızdan Miraç İlter Sezik'e de teşekkürlerimi iletiyorum.  • See dizisi Netflix'te var mı? Hayır. Dizi Apple TV üzerinden izlenebilir. • See dizisi IMDb puanı nedir? 2019 Kasım ayında yayınlanan dizinin puanı 7,6 • See dizisi 2. sezon ne zaman? İlk sezonu 8 bölüm olan dizinin 2. sezonu 2021 yılı içinde yayınlanacak. - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
83b
9
5 yıl
The Terminal List: Askeri, Savaşı ve Entrikası Bol Kaliteli Aksiyon Dizisi!
The Terminal List: Askeri, Savaşı ve Entrikası Bol Kaliteli Aksiyon Dizisi!
Özellikle kış geldikçe herkesin 'yeni dizi önerisi olan var mı?' diye whatsapp gruplarında arkadaşlarını darladığını, zamansız bir şekilde hiç saate bakmadan 'bizi dizi önerisi söyle de izleyeyim..' diye mesajlar attığını biliyorum. İşte geçen yıl çıkmasına rağmen benim az önce bitirdiğim the terminal list dizisi de beni darlayan yakın çevreme tavsiye edebileceğim iyi bir dizi oldu benim için. E hal böyle olunca ben de sıvadım kolları ve madem yakın çevreme tavsiye edecek kadar beğendim, o halde her yerde tavsiye edeyim dedim ve işte buradayız... The Terminal List dizisinden size de bahsetmek ve izlemeyenlere, bu nefis diziyi izletmekte kararlıyım. Fakat The Terminal List dizisi konusu nasıl? Oyuncuları kimler? Hadi gelin şimdi birlikte bu sorulara yanıt bulalım... Hadi! Düşüncelerime geçmeden önce gelin The Terminal List dizisi konusuna bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/332/89/the-terminal-list-askeri-savasi-ve-entrikasi-bol-kaliteli-aksiyon-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizimiz, Amerika'nın ünlü SEAL, yani Deniz, Hava ve Kara'da çarpışabilen, kapsamlı operasyonlar yapabilen özel kuvvetlerine odaklanıyor. Bu arada SEAL kelimesi de SEa, Air ve Land kelimelerinden oluşuyor, bu bilgiyi de ortamlarda satarsınız... Bir operasyon sırasında bu özel kuvvetler timinin başına tatsız olaylar geliyor ve işte timimizin komutanı da, o andan sonra tam anlamıyla bir intikam avcısına dönüşüyor. Dizimiz de bu süreci öncesi ve sonrasıyla birlikte bize aktarıyor. Dizi su gibi aktı...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/332/17/the-terminal-list-askeri-savasi-ve-entrikasi-bol-kaliteli-aksiyon-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizide bir 'intikam' merkeze alınıyor ve dizi, sonuna kadar bunu şahane bir şekilde ve sürükleyiciliğinden de taviz vermeden işliyor. Bu yüzden hiç durup sıkıldığım sahne olmadı diyebilirim. Hatta öyle ki, yeni sezonun gelmediğini görünce elde olan 8 bölümü günlere bölüp, hemen bitmemesi için sindire sindire bile izledim diyebilirim. Başrolümüz tam asker![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/332/28/the-terminal-list-askeri-savasi-ve-entrikasi-bol-kaliteli-aksiyon-dizisi-780x439.png[/RESIM]Ünlü oyuncumuz Chris Pratt'i hep bir tık daha mizahi yönü ağır basan rollerde görmüştük fakat adamımız bu dizide bence tam anlamıyla bir asker... Hele 'intikam' hırsıyla dönüştüğü John Wick'vari adam ile birlikte çok sert, duygusuz ve profesyonel bir rol de kesiyor. Silah tutuş şekilleri, soğukkanlı tavrı ve az ama öz replikleriyle ben Pratt'i bu role epey yakıştırdım. Kendisi de fazlasıyla hakkını vermiş desek yalan olmaz. Dizi romandan uyarlama, fakat bilin bakalım romanın yazarı kim?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/332/52/the-terminal-list-askeri-savasi-ve-entrikasi-bol-kaliteli-aksiyon-dizisi-780x439.png[/RESIM]Roman uyarlaması yapımlar büyük oranda başarılı oluyor, bu istatistik hiç sekmiyor. Fakat burada bir artı daha var... The Terminal List dizisi bir romandan uyarlama. Fakat sıradan bir roman değil. Bu romanımızın yazarı Jack Carr ve kendisi eski bir Özel Kuvvetler askeri. İşte dizimizin özellikle bu konuda bu kadar başarılı olmasının ardında bence sırtını dayadığı romanın, gerçekten bir asker tarafından yazılmış olması da var. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/332/15/the-terminal-list-askeri-savasi-ve-entrikasi-bol-kaliteli-aksiyon-dizisi-780x439.png[/RESIM] - - - - - -  Özet: Eğer şöyle askerli, aksiyonlu ve yer yer entrikalı sağlam bir dizi izlemek isterseniz, The Terminal List tam aradığınız dizi olabilir. Ben son bölüme bile gelmeden durup 'Bu diziyi şimdiye kadar nasıl gözden kaçırmışım..' diye düşünüp yakındım. Amazon Prime sağlam işleri hiç es geçmiyor. Bence özellikle şu yeni dizi yokluğunda bu yapım, bulunmaz bir nimet. Bu türü sevenler, mutlaka bir şans versin derim... Ayrıca bana bu diziyi tavsiye edip izlememi sağlayan aranızdan Adnan Karakuş'a da teşekkür ediyorum.  - - - - - -  • The Terminal List dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi Amazon Prime yapımı, bu yüzden Netflix'te yok. • The Terminal List dizisi kaç bölüm? Kaç sezon? Şimdilik dizinin 8 bölümlük 1 sezonu yayında. Fakat 2024'te 2. sezon da gelecek. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
14b
0
2 yıl
Sahnesinden Geçeni Milyonlara Duyuran Nefis Gizli Ev Konserleri: Sofar Sounds
Sahnesinden Geçeni Milyonlara Duyuran Nefis Gizli Ev Konserleri: Sofar Sounds
Bugün sizi müthiş bir organizasyon ile tanıştırmak istiyorum; "Sofar Sounds"... Hadi şimdi gelin, bu nefis organizasyona şöyle bir göz atalım!  Peki nedir bu Sofar Sounds? [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/12/68/sahnesinden-geceni-milyonlara-duyuran-nefis-gizli-ev-konserleri-sofar-sounds-780x439.jpg[/RESIM]Şimdi şöyle düşünün: Ya sanatçılar bir evin salonunda çalıp söyleseydi ve kavga, gürültü olmadan müthiş bir sessizlikte müziğe doyabilseydiniz? Nasıl olurdu? Süper değil mi? Heh işte şimdi bu fikrin gerçekten de var olduğunu düşünün... İşte size Sofar Sounds!  İçinde İstanbul'un da olduğu, dünyada 200'ün üzerindeki şehirde yapılıyor! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/12/22/sahnesinden-geceni-milyonlara-duyuran-nefis-gizli-ev-konserleri-sofar-sounds-780x439.jpg[/RESIM]Dünya üzerindeki birçok şehirde bulunan bu konsept, sanatçının duyulup, görülemediği kalabalık konserlerden bıkanlara ilaç gibi geliyor. Birkaç yıldır İstanbul'da da aktif olarak yapılıyor ve özellikle gençler tarafından çok seviliyor. Peki sistem nasıl işliyor? Bir ücret var mı?  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/12/6/sahnesinden-geceni-milyonlara-duyuran-nefis-gizli-ev-konserleri-sofar-sounds-780x439.jpeg[/RESIM]Öncelikle bu konserler tamamen ücretsiz. Başvurunuzu yapıyorsunuz ve konser gününden sadece 1 gün önce kura çekiliyor ve otomatik olarak seçilen kişilere konserin nerede olacağı ve hangi sanatçıların katılacağı hakkında bir mail gidiyor. Benim şahsen duyup, gördüğüm kadarıyla bu konserlere İstanbul'da 3 bin kadar başvuru geliyor. Fakat bir evin salonu ne kadar kişi alabilir ki? O yüzden de en fazla 50-60 kişi seçilebiliyor. Yani seçilenler gerçekten şanslı olanlar... Ayrıca eviniz geniş ise siz de ev sahipliği yapmak için Sofar'a başvuruda bulunabiliyorsunuz. Salonunuzda bir konser verilecek, düşünsenize! Çok çılgınca değil mi ama... Sofar'ı özel kılan şey ne?  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/12/69/sahnesinden-geceni-milyonlara-duyuran-nefis-gizli-ev-konserleri-sofar-sounds-780x439.jpg[/RESIM]Güleceksiniz belki ama benim için bu organizasyonu en kaliteli kılan şey (tabi yapılan müzikten sonra) dinleyicilerin telefonlarını kullanmalarının yasak olması. Yani yasak demeyelim de, salonun ortasında yere oturmuş müziğinizi dinlerken telefon kullanmak Sofar konseptinde yok. Yine aynı zamanda bir şeyler yememek ve konuşmamak da kurallardan. Yani Sofar, sizden sadece müziğe odaklanmanızı istiyor. Ayrıca Sofar sahnesinde sadece kendi şarkısı olan sanatçılar yer alıyor. İşte benim "Sofar Sounds İstanbul" konserleri sayesinde keşfettiğim ve şimdi milyonlarca kişinin dinleyip, bildiği o nefis sanatçılar;   1. Şimdilerde milyonlara seslenen "Kalben"... [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=av12BTEj5iU[/VIDEO] Kalben'i ilk keşfettiğimde dayanamamış ve kendisini Facebook üzerinden eklemiş ve mesaj atıp şarkısının akorlarını istemiştim. O da bir yaz akşamı hiç üşenmeden akorları bana yazıp yollamıştı. Tabi sonra çok fazla duyulunca hesabını kapatıp bir Facebook sayfası ile devam etti ve şimdi bence tam da istediği yerde. Kararlı, başarılı ve çok naif biri. 2. Ufuk Beydemir [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=CI-mSNugAfM[/VIDEO] "Ay Tenli Kadın" şarkısı ile beni benden alan bir diğer sanatçı. 3. Merve Çalkan [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=QE26NDkBcUE[/VIDEO] "Yanılır" şarkısı beni her dinleyişimde başka diyarlara götürüyor. İlginç ve müthiş. 4. Ah Güler Özince [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=m5VSGRU7Uv8[/VIDEO] Söylediği "Merkür Retrosu" ile beni benden alan bir diğer şahane sanatçı. 5. Simge Pınar [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=HSagelVvGlI[/VIDEO] Duyduğum en güzel melodilerden birini mırıldanan temiz yüzlü muhteşem genç. 6. Deniz Tekin [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=x_VGunLPukk[/VIDEO] Aslında Deniz ile farklı bir bağımız var. Facebook'un Facebook olduğu yıllarda Deniz ile takipleşmiş hatta ekleşmiştik. Sonraları Sofar ile o uçtu gitti tabi fakat hala Twitter'dan takipleşiriz. Yükselişinin evladı mezun olan baba gururuyla izlediğim yegane sanatçılardandır kendisi. Tiz sesi ile sizi alır götürür.  7. Sedef Sebüktekin [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=tas5AEqnmuk[/VIDEO] Gözümü kapatıp dinlediğimde içimde bir şeyleri kıpır kıpır yapan nefis ses!  8. Cihan Mürtezaoğlu [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=9XDNG9pGMRQ[/VIDEO] Her dinleyişte aynı etkiyi bırakan şarkılar çok azdır. Bu yüzden "Sarı Söz" çok nadir şarkılardan.  9. Selin Sümbültepe [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=B4lYtRCn06E[/VIDEO] Biraz hüzünlü, biraz kasvetli fakat şahane bir şarkının yaratıcısı... Ses rengi nefis sanatçı! 10. Can Kazaz [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=VPqZik2IWPo[/VIDEO] "Nereye Gidiyoruz" parçasının hareketli ritmi ile dinleyenin içini enerji dolduruyor!  Bonus: Mirkelam da Sofar sahnesindeydi!  [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=Yl2Tb7uFZ4Y[/VIDEO]   Siz de bu güzel hareketi buraya tıklayarak takip edebilirsiniz!      
8.2b
0
8 yıl
Bu Gençlikte İş Var! Farklı Alanlardaki Başarıları ile Alkışı Hak Eden 9 Türk Genci
Bu Gençlikte İş Var! Farklı Alanlardaki Başarıları ile Alkışı Hak Eden 9 Türk Genci
Bugün "Keşfettiklerim" köşemde sizi pırıl pırıl gençler ile tanıştırmak istiyorum... Onların her biri de tüm olumsuzluklara, tüm engellere rağmen bir şeyleri başardılar. Şahsen her biri de benim geleceğe olan umudumu bir nebze olsun yeşertmeyi başardı.  1. İlk gencimiz, başarısı ile Amerika'da adını herkese duyuran "Kenan Pala"... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/23/5/bu-genclikte-is-var-farkli-alanlardaki-basarilari-ile-alkisi-hak-eden-9-turk-genci-780x439.jpg[/RESIM]Kenan Pala, yıllar önce Türkiye'den Amerika'ya göç eden bir ailenin oğlu ve sadece 13 yaşında. Fakat 13 yaşında olması bir şeyler için engel mi? Tabi ki de hayır... Kenan da böyle düşünmüş olacak, okulunu da işin içine katarak yaşadığı yerde "Toplum İçin Çocuklar" isminde bir dernek kurdu ve bu dernek ile binlerce kimsesiz, evsiz insana yardım etmek için bir organizasyon başlattı. Olay, çok kısa sürede tüm ABD'ye yayıldı ve birden binlerce insan, 13 yaşındaki bu çocuğun başlattığı bir organizasyonun bir parçası oldu. Kenan ve ekibi, binlerce kişiye ihtiyaç malzemelerini tek tek paketleyip gönderdi. Bitti mi? Hayır, şimdi sıkı durun! Olayın büyümesi ile San Diego yönetimi 23 Ocak tarihini "Kenan Pala Günü" ilan etti! 2. Gurur tablomuza yine 13 yaşındaki başarılı bir genç ile devam ediyoruz; "Arya Nur Güneş" ile tanışın... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/23/35/bu-genclikte-is-var-farkli-alanlardaki-basarilari-ile-alkisi-hak-eden-9-turk-genci-780x439.jpg[/RESIM]Arya, İzmir'de yaşayan 13 yaşındaki bir genç, fakat yaşadıkları ve başardıkları o kadar dev ki, hikayesini öğrenen herkes önce şaşırıp sonra da onu ayakta alkışlamak istiyor. Arya 6 yaşlarına geldiğinde müziğe ilgi duyuyor ve o küçük parmaklar, tek haneli yaşına rağmen müthiş bir şekilde piyano çalmaya başlıyor. Üstelik çaldığı şeylerin bazılarını da kendi yazıyor, yani besteliyor. Fakat tüm bunların yanında Arya 9 yaşına geldiğinde ona "Epilepsi" teşhisi konuyor. Fakat Arya onu da yeniyor ve 13 yaşına geldiğinde Litvanya'da düzenlenen büyük bir yarışmada farklı ülkelerden 600 kadar müzisyeni eleyerek Jüri Özel Mansiyon Ödülü'nü alarak ülkemizi gururlandırıyor... 3. Yaşının 2 katı kadar altın madalyası olan 12 yaşındaki "Efe Çetiz" ile tanışın!  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/23/42/bu-genclikte-is-var-farkli-alanlardaki-basarilari-ile-alkisi-hak-eden-9-turk-genci-780x439.jpg[/RESIM]İzmirli Efe, ailesinin teşvik etmesi ile buz sporlarına katılıp büyük başarılar elde eden bir genç yetenek. Kendisi İzmir Büyükşehir Belediyesi Buz Sporları salonunda yetişip, serpilmiş ve bugüne kadar kazandığı 29 madalyadan 24'ü Altın! Hatta bu başarıları ile Golden Book'a girmeyi de hak kazanan bu pırıl pırıl gencimiz, bu kitaba adını yazdırmayı başaran ilk Türk patencimiz oldu! 4. Sıradaki gencimiz, Apple'dan büyük övgüler almayı başaran bir lise öğrencisi; "Yiğit Can Yılmaz" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/23/57/bu-genclikte-is-var-farkli-alanlardaki-basarilari-ile-alkisi-hak-eden-9-turk-genci-780x439.jpeg[/RESIM]Yiğit, Kahramanmaraş'ta yaşayan henüz 16'sında bir lise öğrencisi. Onu özel kılan şey ise yazılım konusuna olan merakı ve yeteneği... Yiğit, dev isim Apple'ın bünyesindeki Siri uygulamasında açık buldu ve bunu bildirdi. Apple, bu hatayı bulan Yiğit'i "Apple Onur Listesi" kapsamına aldı ve teşekkür etti. Fakat Yiğit bununla yetinmedi ve Safari'de de bir açık bulup onu da Apple'a iletti. Apple ise bu sefer Yiğit'i şirketin teşekkür listesine aldı. Bu adım, gelecekte Yiğit'in kariyerinde çok büyük bir rol oynayacak ve onu iyi yerlere taşıyacak... 5. Hastalıkların teşhis edilmesi konusundaki projesi ile ödül alan bir genç; "Mert Ege Arıcı"... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/23/93/bu-genclikte-is-var-farkli-alanlardaki-basarilari-ile-alkisi-hak-eden-9-turk-genci-780x439.jpg[/RESIM]Mert, İzmir'de eğitim gören bir lise öğrencisi. Kendisinin bu gurur tabosunda olma sebebi ise Uluslararası Mostratec yarışmasında 3 dalda birden elde ettiği birincilik... Mert, Alzehimer ve Diyabet gibi hastalıkların teşhis edilmesine büyük yardımcı olan projesi ile dünyada çok büyük bir ses getirdi ve ödül aldı...  6. "Şampiyon" unvanını fazlasıyla hak eden pırıl pırıl bir genç, "Ayşe Begüm Onbaşı" ile tanışın!  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/23/83/bu-genclikte-is-var-farkli-alanlardaki-basarilari-ile-alkisi-hak-eden-9-turk-genci-780x439.jpg[/RESIM]17 yaşındaki Ayşe, "Altın Kız" olarak biliniyor. Bunun ise yerinde bir sebebi var. Ayşe, Dünya Aerobik Cinmastik şampiyonumuz. Kendisi Avrupa Aerobik Jimnastik Şampiyonası'nda dünya şampiyonu oldu ve altın madalyayı kaptı. Ayşe'nin Altın'ın yanında Gümüş madalyaları da bulunuyor...  7. Sırada, 7 çocuklu bir ailenin 17 yaşındaki şampiyon kızı var, "Mizgin Ay" ile tanışın...  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/23/59/bu-genclikte-is-var-farkli-alanlardaki-basarilari-ile-alkisi-hak-eden-9-turk-genci-780x439.jpg[/RESIM]Mizgin, Batman'dan tarım işçisi olarak gelip Beypazarı'na yerleşen 7 çocuklu bir ailenin 17 yaşındaki spor sevdalısı kızı. Fakat Mizgin, antrenmanlara gelmeyince Antrenörü Muhsin Soysal, babayı arıyor ve "Kızım tarlada, gelemez!" cevabını alıyor. Sonralarda babanın da ikna edilmesi ile Mizgin çalışmalara başlıyor ve Dünya Yıldızlar Atletizm Şampiyonası'nda birinci olarak altın madalyayı kapıyor...  8. Microsoft tarafından "Yılın En Başarılı Kadın Yazılım Geliştiricisi" seçilen lise öğrencisi; "Neval Çam" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/23/99/bu-genclikte-is-var-farkli-alanlardaki-basarilari-ile-alkisi-hak-eden-9-turk-genci-780x439.jpeg[/RESIM]Neval, Bahçeşehir Fen ve Teknoloji Lisesi öğrencisi. Kendisi, engelli insanlar için işaret dilini tercüme eden bir yazılım geliştirdi. Bu başarısı ile Stanford Üniversitesi'ne tam burslu kabul edildi ve Microsoft tarafından ''Yılın En Başarılı Kadın Yazılım Geliştiricisi'' seçildi ve göğsümüzü kabartmayı başardı... 9. Son olarak sizi 11 yaşındaki Tuana ile tanıştırmak istiyorum... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/23/54/bu-genclikte-is-var-farkli-alanlardaki-basarilari-ile-alkisi-hak-eden-9-turk-genci-780x439.jpg[/RESIM]Kendisi, bir şampiyon ya da bir yazılım geliştiricisi değil. O, biraz farklı bir şekilde göğsümüzü kabartmayı başardı. Tuana, her hafta sonu İstiklal'de keman çalarak topladığı para ile sokak hayvanlarına mama alıp, barınak yaptırıyor. Kendince bir şeyler yapmak isteyen bu güzel kalpli genç, kısa bir sürede birçok kişi ve kuruluştan alkış almayı başardı... Bilimle, sanatla, sporla, teknoloji ile uğraşan "vicdanı hür, aklı hür" gençler bu ülkeyi ileriye taşıyacak. Biz de elimizden geleni yapıp onları paylaşıp daha çok kişiye duyuralım ve destek olalım.  Afferin çocuklar! 
17b
0
8 yıl
Her Biri de İzlemeye Değer, 7 Nefis 2018 Film Tavsiyesi!
Her Biri de İzlemeye Değer, 7 Nefis 2018 Film Tavsiyesi!
Selam! Twitter'a her 1 saatte kaç kişi "Film tavsiyesi arıyorum" ya da "Film önerisi olan var mı?" konulu tweet atıyor dersiniz? Ben söyleyeyim; Yüzlerce kişi! Evet!  Günümüzde deliler gibi film izliyor ve tüketiyoruz. Fakat iyi filmi bulmak hepimizi uğraştırıyor. Açtığımız film yarısına geldiğinde çok kötü çıkıyor ve kapatmak zorunda kalıyoruz. O yarım saatimiz ise çöpe gidiyor. Eşe dosta "Kanka film önerisi var mı?", "Film tavsiyesi arıyorum acil!" şeklinde mesajlar yazıyoruz fakat gelen cevap da "Fight Club izle kanka..."dan öteye geçemiyor.  İşte ben, aylar önce kurduğum şu an bulunduğunuz bu platformda bu boşluğu doldurmak istiyorum ve size burada modunuza göre film tavsiyesi sunuyorum. Bugünki konumuz ise 2018 filmleri... Sürekli takipte olanlar bilir, yakın zamanda birçok 2018 filmi izledim ve beğendiklerimi de tavsiye ettim. Şimdi onlardan birkaçını burada bir araya toplamak istedim.  Hadi gelin o Aksiyon'dan Gerilim'e, 2018 film tavsiyelerime birlikte bakalım! En Yeni 2019 Film Tavsiyeleri İçin Tıkla ► 1. İlk film önerimiz; "Başlat: Ready Player One"... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/35/90/her-biri-de-izlemeye-deger-7-nefis-2018-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]"Kaan nası bi film bu?" diyenler hemen aşağıdaki butonu tıklayarak filmi izledikten sonra yazdığım kısa ve öz tavsiye metnine ışınlanabilir. Filme Git ► 2. Listemizin ikinci sırasında ise "12th Man" filmi bulunuyor... [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/35/22/her-biri-de-izlemeye-deger-7-nefis-2018-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Çok ilginç bir film tavsiyesi sizi bekliyor. Göz atmanızda yarar var.  Filme Git ► 3. Bir diğer film önerisi ise "Every Day" yani "Her Gün"... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/35/20/her-biri-de-izlemeye-deger-7-nefis-2018-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Çok ilginç bir film tavsiyesi sizi bekliyor. Göz atmanızda yarar var.  Filme Git ► 4. Bu tavsiye ise film tercihinde farklı bir dünya arayanları memnun edecek; "Anon"... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/35/19/her-biri-de-izlemeye-deger-7-nefis-2018-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]"Black Mirror" dizisi tadındaki bu film, kaanintavsiyesi.com'un en beğenilenleri arasında. Filme Git ► 5. Bir diğer film önerisi ise; "Till the End of the World" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/35/6/her-biri-de-izlemeye-deger-7-nefis-2018-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]İçinde biraz sevgi ve sadakat olan bir macera filmine ne dersiniz?  Filme Git ► 6. Sondan bir önceki film tavsiyesi ise "12 Strong" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/35/36/her-biri-de-izlemeye-deger-7-nefis-2018-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Gerçek bir operasyonu konu alan gerçek bir film.  Filme Git ► 7. 2018 filmleri listemizin son sırasında ise "Den of Thieves" yani "Suçlular Şehri"... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/35/16/her-biri-de-izlemeye-deger-7-nefis-2018-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Soygunsa soygun, operasyonsa operasyon... Bu film tam aradığınız şey olabilir.  Filme Git ► BONUS: Bu listeye bir de 2018 yılında çıkan nefis bir Türk filmi eklemek istedim; "Ölümlü Dünya"... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/35/81/her-biri-de-izlemeye-deger-7-nefis-2018-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]"Bizden neden böyle filmler çıkmıyor?" sorusuna cevap olabilecek kadar keyifli bir film. Kaçırmayın!  Bunlar kesmedi mi?  Filme Git ► O zaman aşağıdaki butona da tıklayarak modunuza göre film önerisi bulabilirsiniz!  Modunu Seç! ►  
78b
0
8 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.