Netflix'in 11 Eylül Saldırısı Konulu Yeni İzlenesi Filmi: "Hayatın Bedeli"

04 Eylül 2021
11b
0 Yorum
Netflix'in 11 Eylül Saldırısı Konulu Yeni İzlenesi Filmi: "Hayatın Bedeli"

Netflix'te dün (yani 3 Eylül 2021) yayına giren Worth yani Hayatın Bedeli filmi, Netflix'te yayınlanmasını heycanla beklediğim yapımlar arasındaydı. Yayınlandığı gibi de soluğu Netflix'te aldım ve hemen filmi izleyip bitirdim.İlk fırsatta da hayatın bedeli konusu ne?, hayatın bedeli filmi yorumlar nasıl? gibi sorularınıza cevap vermek için kolları sıvadım. 

Filme Git ► 

Hadi gelin şimdi Netflix'in gerçek olaylardan esinlenen yeni filmi Worth yani Hayatın Bedeli filmi konusu, oyuncuları ve senaryosu nasılmış birlikte şöyle bir göz atalım... Hadi!

Yorumuma geçmeden önce; Hayatın Bedeli filmi konusuna bir bakalım...

Netflix'in 11 Eylül Saldırısı Konulu Yeni İzlenesi Filmi: "Hayatın Bedeli"
"Hayatın Bedeli" ismindeki bu film, tam olarak adı gibi insan hayatlarının bedellerini işliyor. Film, 11 Eylül 2001'de Amerika'da yaşanan İkiz Kuleler saldırısında hayatını kaybeden insanların, ailelerine ödenecek tazminatların belirlenme sürecini işliyor. Devlet "Binlerce ölü var, hepsi mahkemeye gider bizi dava ederse bu ülke iflas eder, birileri aramızı bulmalı" diyor ve ünlü bir hukukçuyla anlaşıyor. İşte filmimiz de bu gerçekte de yaşanan süreci bize anlatıyor.

Bu film izlenir...

Netflix'in 11 Eylül Saldırısı Konulu Yeni İzlenesi Filmi: "Hayatın Bedeli"
Film, tüm dünyayı sarsan gerçek bir olayı ve sonrasını aktardığı için özellikle dikkatimi çekmişti. Bu beklentimi de karşıladı diyebilirim... Filmin tamamı hukuk dünyasında geçse de teknik bilgiler ile izleyenini hiç boğmadan sonuna kadar sürüklemeyi başarıyor. Tabi bunda başrolümüz Michael Keaton'ın etkisi de büyük. Konu gerçek olunca iyi bir film izlemenin yanında, tarihsel olarak da bazı ilginç bilgiler öğrenme fırsatı buluyorsunuz. Şöyle dingin bir kafayla kurulup, pür dikkat izlenecek iyi bir film diyebilirim.

- - - - - 

Özet: Eğer gerçek, ayakları yere sağlam basan iyi bir film izlemek istiyorsanız 2021 yapımı "Worth" ismindeki bu film, size tavsiyemdir. Hem seyri güzel bir film izlemiş, hem de geçmiş tarihten birkaç detay öğrenerek genel kültürünüzü arttırmış olursunuz. Bir şans verin derim.

- - - - - 

• Hayatın Bedeli filmi Netflix'te var mı? Evet, film Netflix'te izlenebilir.

• Film gerçek hikayeyi mi işliyor? Evet, film What Is Life Worth adlı anı kitabında yer alan gerçek olaylara dayanıyor. 

• Filmin oyuncu kadrosunda kimler var? Filmimizin oyuncu kadrosunda Michael KeatonStanley Tucci ve Amy Ryan gibi isimler yer alıyor.

Netflix'in 11 Eylül Saldırısı Konulu Yeni İzlenesi Filmi: "Hayatın Bedeli"

Modunu Seç ►

Netflix'in 11 Eylül Saldırısı Konulu Yeni İzlenesi Filmi: "Hayatın Bedeli"

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
hayatın bedeli filmihayatın bedeli filmi konusuhayatın bedeli konusuhayatın bedeli yorumlarhayatın bedeli oyuncularyaşanmış gerçek filmlernetflix filmleri 2021
EN AKTİF ÜYELER
Yeni Netflix Dizisi "Tribes of Europa" İzlenir mi? Neyi Konu Alıyor?
Yeni Netflix Dizisi "Tribes of Europa" İzlenir mi? Neyi Konu Alıyor?
Netflix'te birkaç gün önce yayınlanan "Tribes of Europa" ya da bizdeki adıyla Avrupa Kabileleri isimli diziyi az önce bitirdim. Ben bitirmiş olduğum halde kafamdaki birçok soru işaretini gidermeye çalışırken muhtemelen sizde Tribes of Europa konusu ne? ve Tribes of Europa dizisi yorum gibi aramalar sonucu buradasınız. Hiç merak etmeyin çünkü birazdan cevaplarınızı alacaksınız. Günün Dizi Tavsiyesi İçin Tıkla! ►  Yayınlanacağını öğrendiğim günden beri sabırsızlıkla beklediğim Tribes of Europa isimli bu dizi, hem konusu, hem de fragmanıyla beni heycanlandırmayı başarmıştı. Hadi gelin şimdi bu diziye birlikte şöyle kısaca bir göz atalım! Yorumumdan önce "Kaan nedir bu dizinin konusu?" diyenler için hemen kısaca bahsedeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/239/41/yeni-netflix-dizisi-tribes-of-europa-izlenir-mi-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]2070 yılında geçen dizimiz, adından da anlaşılacağı gibi küresel bir felaket sonrasında birçok küçük devlete veya kabilelere bölünen Avrupa'da hayatta kalma mücadelesi veren 3 kardeşin yaşadıklarını konu alıyor. Bazıları ok ve yayla savaşırken, bazıları da ateşli silah ve araba kullanan bu farklı kabileler egemenlik için savaşırken, kendilerini bu savaşın tam ortasında bulan gençlerimiz de aileleri için kolları sıvamak zorunda kalıyor. Düşen bir uzay aracıdan çıkan yüksek teknolojili bir 'küp' ise zaten karışık olan ortamı tam bir kaosa çeviriyor ve macera böylece başlıyor. Sarıyor ama beklentiyi karşılayamıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/239/42/yeni-netflix-dizisi-tribes-of-europa-izlenir-mi-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]Bu dizi ilk radarıma takıldığında gerçekten çok heycanlanmıştım. The 100 ve kesinlikle izlemenizi tavsiye ettiğim See dizisine benzetip 'gerçekten çok iyi bir şey geliyor' diye bile düşünmüştüm. Özellikle içinde bulunduğumuz gibi bir küresel felaketi konu aldığı için dizinin çok etkileyici olacağını hatta günlerce konuşulacağını düşünmüştüm fakat işler pek böyle gitmedi. Bunun nedenini de söyleyeyim; Tür bilim kurgu olunca, insan ister istemez bazı sorularına cevap bulmak istiyor. Fakat 1. sezonda ben aradığım cevapları bulamadım, belki siz bulabilirsiniz. Tamam farklı bir atmosfer kurulmuş, ormanda, şehirlerde ve pek çok farklı yerde yaşayan farklı türde insanlar var fakat pek çok konu havada kalmış. Yani dizi sarıyor, kendini izletiyor ama damakta bir tat bırakmıyor. Dark çıtayı öyle yukarıya çıkardı ki, gelecek her Alman dizisi ister istemez Dark ile kıyaslanacak...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/239/5/yeni-netflix-dizisi-tribes-of-europa-izlenir-mi-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]Bu dizinin yapımcıları arasında nefis Dark dizisinin yapımcıları da yer alıyor. Hatta oyuncu kadrosunda da Dark dizisinden tanıdık birini, Ulrich'i görüyoruz. E tür bilim kurgu, dil Almanca, yapımcı ve oyuncu kadrosunda da tanıdık birilerini görünce, ister istemez bu diziyi izleyenler Dark ile kıyaslayacak. Ben ikisinin de farklı yapımlar olduğunu düşünerek ele aldım fakat büyük bir kitlenin bu diziyi Dark ile kıyaslayacağı su götürmez bir gerçek. Ayrıca söylemeden geçemeyeceğim; Dizideki Lord Varvara karakteri = Derya Uluğ & Defne Samyeli...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/239/12/yeni-netflix-dizisi-tribes-of-europa-izlenir-mi-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]Dizide en sevdiğim karakter Varvara oldu. Fakat onun olduğu her sahnede de birden Derya Uluğ izliyormuş hissine kapıldım. Yer yer de Samyeli tabi... Dizinin yerli versiyonu çekilecek olsa Varvara karakteri bence hazır...  NOT: Post Apokaliptik yani kıyamet sonrası yaşananları işleyen yapımları seviyorsanız bu dizide aradığınız o atmosferi bulabilirsiniz. Birkaçı haricinde oyunculukları yeterli buldum. Mekanlardan çok dış dünyayı görmek isterdim fakat muhtemelen sonraki sezonlara saklamışlar. Dediğim gibi, eğey dünyanın sonu konulu yapımlar ilginizi çekiyorsa bir şans verebilirsiniz fakat benim için öyle akılda kalıcı, iyi işlenmiş bir dizi olamadı. Ayrıca ben de şurada dünyanın sonu konulu iyi filmleri listelemiştim, onlara da göz atabilirsiniz. ---------- • Tribes of Europa dizisi Netflix'te var mı? Evet dizi Netflix'te izlenebilir.  • Dizide +18 sahne var mı? Evet dizide müstehcen ve kanlı sahneler bulunuyor. • Dizi kaç bölüm? Bölüm süreleri nasıl? Dizinin ilk sezonu 6 bölümden oluşuyor. Bölümlerin her biri ise ortalama 50 dakika uzunluğunda. ---------- [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
14b
0
5 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
18b
0
7 yıl
Tulsa King: Usta Oyuncu Sylvester Stallone Başrollü Yeni Gangster Dizisi!
Tulsa King: Usta Oyuncu Sylvester Stallone Başrollü Yeni Gangster Dizisi!
Sylvester Stallone hepimiz için en efsane oyunculardan biridir şüphesiz. Zor geçen çocukluğu, geçirdiği hastalıklar ve şu an 76 yaşında olmasına rağmen hala birçok yapımda taş gibi rol kesiyor olması bile onun ne kadar sağlam biri olduğunu gösteriyor. İşte Tulsa King dizisi detaylarına ilk göz attığımda da bu yüzden çok heyecanlandım. Çünkü dizimizin başrolü Stallone abimizin ta kendisi... 2022 yapımı Tulsa King dizisi yayına girer girmez de hemen izlemeye başladım. 19 İyi Netflix Filmi! ►  Tulsa King dizisi konusu ne? Oyuncuları kimler? ve en önemlisi; Tulsa King dizisi izlenir mi? gibi sorularınıza yanıt verebilmek için de hemen dizinin yayındaki bölümlerini izleyip bu sorularınıza cevap verebilmek için kolları sıvadım... Hadi gelin biraz size Tulsa King dizisinden bahsedeyim. Yorumumdan önce gelin dizinin konusuna bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/314/83/tulsa-king-usta-oyuncu-sylvester-stallone-basrollu-yeni-gangster-dizisi-780x439.png[/RESIM]Tulsa King, yıllar önce yaşanan bir olay nedeniyle 25 yıllık hapis cezasını bitiren bir gangsterin günlük hayata dönmesini konu alıyor. Adamımız hayatının büyük bir kısmını 4 duvar arasında geçirdikten sonra günümüz dünyasına ayak uydurması biraz zor olsa da, tecrübelerinin de yardımıyla düzenini yavaş yavaş kurmaya başlıyor. Fakat geride bıraktığı çetesi ona "Artık buralar senlik değil, Tulsa'ya gidip orada bir düzen kur" deyince, adamımız da küçük bir şehirde maceralara atılıyor. İşte dizimiz de, bu adamın yaşadıklarını işliyor. Tam anlamıyla "Harbi bi dizi!"...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/314/2/tulsa-king-usta-oyuncu-sylvester-stallone-basrollu-yeni-gangster-dizisi-780x439.png[/RESIM]Söylediğim gibi dizi 25 yıldır içeride olan bir mafya babasını konu alıyor. Ve bence tam da bu yüzden Sylvester Stallone bu role cuk diye oturmuş. Ağırbaşlı, kendinden emin ve yıllar geçse de hala kendisine saygı duyulmasını sağlayan bir gangsteri izliyoruz. Haraçlar, çeteler, bölgeler, kavga ve para... Bence bu dizi, kesinlikle olmuş bir yapım. Ya başrolde Stallone olmasaydı?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/314/7/tulsa-king-usta-oyuncu-sylvester-stallone-basrollu-yeni-gangster-dizisi-780x439.png[/RESIM]Açıkçası dizinin işlediği konu çok tanıdık. Bu konuda onlarca film ve dizi izledik. Fakat başrolünde Stallone gibi usta bir ismin olması bence bu diziyi diğer hepsinden ayırmayı başarıyor. Başrolde başkası olsaydı bu diziyi yine izlerdim fakat muhtemelen burada size tavsiye etmezdim. Ağır ağır konuşması, hal ve hareketleri, bolca racon fışkıran tavırlarıyla, bir başrol bir yapımı nasıl omuzlar, işte bu dizide bunu çok iyi bir şekilde görebiliyoruz. - - - - - -  Özet: Başrolünde Stallone gibi usta bir ismin yer aldığı mafyatik ve yer yer gülümseten bir suç dizisi izleyeceksiniz. Dediğim gibi başrolünde başka biri olsaydı belki de burada bu diziyi size tavsiye etmiyor olurdum fakat başrolümüz Stallone olunca ve kendisi de dizideki karaktere 'cuk' diye oturunca, size de tavsiye etmek istedim. Bu türe ilgisi olanların 'Yavaş izleyeyim de bitmesin' diyeceği iyi bir dizi bu... Bir şans verin derim. Ayrıca bu diziyi hızlıca listeme almamı sağlayıp, hatırlatan aranızdan Hakan Aktaş'a da teşekkürler ediyorum. - - - - - -  ● Tulsa King dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi Netflix yapımı değil. ● Tulsa King dizisi kaç bölüm? Dizinin 1. sezonu 10 bölümden oluşuyor.  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
20b
2
3 yıl
Şah Mat! Netflix'in 'Satranç' Konulu Yeni Dizisi: The Queen's Gambit
Şah Mat! Netflix'in 'Satranç' Konulu Yeni Dizisi: The Queen's Gambit
Karşınıza daha henüz 3 gün önce burada şu Netflix dizi önerisi ile çıkmışken bugün yeni bir tavsiye ile karşınızdayım... Sizi bilmem ama ben çocukluğumdan beri satranç'a bayılıyorum. İşte Netflix'in yeni dizisi "The Queen's Gambit" de yıllar önce babamla karşılıklı oynayarak başladığım bu nefis oyunu konu alıyor. En İyi Dizi Tavsiyeleri İçin Tıkla ►  Netflix'te yayınlanacağı günü iple çektiğim The Queen's Gambit dizisi geçtiğimiz günlerde yayınlandı ve tabi hemen 1 günde silip süpürdüm. Burada sizlere de tavsiye etmek istedim. Hadi gelin şimdi The Queen's Gambit konusu nasıl, izlenir mi, oyuncuları kimler, bunlara bir bakalım. "Kaan bu 7 bölümlük The Queen's Gambit dizisi sence nasıl? İzlenir mi?" sorularınıza geçmeden önce dizinin konusundan bahsedelim[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/223/23/sah-mat-netflix-in-satranc-konulu-yeni-dizisi-the-queen-s-gambit-780x439.png[/RESIM]Dizimiz, 1950'li yıllarda ailesini kaybettikten sonra yetimhaneye verilen ve burada büyüyen bir kızı konu alıyor. Hüzünlü ve yalnız hisseden ufaklığımız okulun hademesinin satranç oynadığını görünce uzaktan uzaktan onu kesmeye başlıyor ve satranca olan ilgisi de bu şekilde gelişiyor. İşte dizi boyunca da bu küçük kızın, yetişkin bir kadın olana kadar satranç dolu dünyasındaki olup bitenleri izliyoruz.  Peki The Queen's Gambit dizisi olmuş mu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/223/69/sah-mat-netflix-in-satranc-konulu-yeni-dizisi-the-queen-s-gambit-780x439.png[/RESIM]Bu dizi için gönül rahatlığıyla "olmuş" diyebilirim. Dizi şahane bir dönemde geçiyor ve hem kıyafetleri, hem dekorlar ve hem de dönemin renkleriyle o yılları çok başarılı bir şekilde yansıtıyor. Oyunculuklar çok iyi ve hiç sıkmıyor. Özellikle Split filmindeki oyunculuğu ile de hatırladığımız Anya Taylor-Joy, rolünün hakkını veriyor. Dizi, uzun zamandır Netflix'te izlediğim ve her şeyi yerli yerinde olan en başarılı dizi diyebilirim.  Hiç Satranç bilmeyenler de zevk alabilir![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/223/9/sah-mat-netflix-in-satranc-konulu-yeni-dizisi-the-queen-s-gambit-780x439.png[/RESIM]Dizi tamamen satranç üzerine kurulu olmasına rağmen asla seyircisinden satranç bilmesini istemiyor. Oyundaki teknik detaylardan çok, başrolümüzün o oyun oynanırken yaşadıklarına odaklanıyor. Ha ama satranç biliyorsanız da oynanan oyunlara dikkat kesilerek bazı şahane hareketleri de daha iyi anlayabilirsiniz tabi. Satrancı hiç bilmeyenler ise "At 'L' şeklinde, Fil çarpraz ve Kale de düz gider" bilgisiyle diziden fazlasıyla keyif alabilir.  Dizinin oyuncu kadrosu ise şöyle;[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/223/68/sah-mat-netflix-in-satranc-konulu-yeni-dizisi-the-queen-s-gambit-780x439.png[/RESIM]Başrolümüzde Anya Taylor-Joy, yan rollerde ise Thomas Brodie-Sangster, Harry Melling ve Marcin Dorocinski yer alıyor. Rus 'Borgov' karakterini oynayan Dorocinski'nin oyunculuğu da gerçkten izlemeye değer.  Son olarak; The Queen's Gambit ne demek? diyecek olursanız da, bunun bir satranç oyunu açılışı olduğunu, satrançta birçok farklı kombinasyonda açılış şekillerinin olduğunu ve The Queen's Gambit'in de bunlardan yalnızca biri olduğunu size söylemek isterim. Hemen şimdi buraya tıklayarak bu diziyi Netflix'te izlemeye başlayabilirsiniz. - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
16b
8
5 yıl
Yeni Netflix Dizisi "Tribes of Europa" İzlenir mi? Neyi Konu Alıyor?
Yeni Netflix Dizisi "Tribes of Europa" İzlenir mi? Neyi Konu Alıyor?
Netflix'te birkaç gün önce yayınlanan "Tribes of Europa" ya da bizdeki adıyla Avrupa Kabileleri isimli diziyi az önce bitirdim. Ben bitirmiş olduğum halde kafamdaki birçok soru işaretini gidermeye çalışırken muhtemelen sizde Tribes of Europa konusu ne? ve Tribes of Europa dizisi yorum gibi aramalar sonucu buradasınız. Hiç merak etmeyin çünkü birazdan cevaplarınızı alacaksınız. Günün Dizi Tavsiyesi İçin Tıkla! ►  Yayınlanacağını öğrendiğim günden beri sabırsızlıkla beklediğim Tribes of Europa isimli bu dizi, hem konusu, hem de fragmanıyla beni heycanlandırmayı başarmıştı. Hadi gelin şimdi bu diziye birlikte şöyle kısaca bir göz atalım! Yorumumdan önce "Kaan nedir bu dizinin konusu?" diyenler için hemen kısaca bahsedeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/239/41/yeni-netflix-dizisi-tribes-of-europa-izlenir-mi-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]2070 yılında geçen dizimiz, adından da anlaşılacağı gibi küresel bir felaket sonrasında birçok küçük devlete veya kabilelere bölünen Avrupa'da hayatta kalma mücadelesi veren 3 kardeşin yaşadıklarını konu alıyor. Bazıları ok ve yayla savaşırken, bazıları da ateşli silah ve araba kullanan bu farklı kabileler egemenlik için savaşırken, kendilerini bu savaşın tam ortasında bulan gençlerimiz de aileleri için kolları sıvamak zorunda kalıyor. Düşen bir uzay aracıdan çıkan yüksek teknolojili bir 'küp' ise zaten karışık olan ortamı tam bir kaosa çeviriyor ve macera böylece başlıyor. Sarıyor ama beklentiyi karşılayamıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/239/42/yeni-netflix-dizisi-tribes-of-europa-izlenir-mi-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]Bu dizi ilk radarıma takıldığında gerçekten çok heycanlanmıştım. The 100 ve kesinlikle izlemenizi tavsiye ettiğim See dizisine benzetip 'gerçekten çok iyi bir şey geliyor' diye bile düşünmüştüm. Özellikle içinde bulunduğumuz gibi bir küresel felaketi konu aldığı için dizinin çok etkileyici olacağını hatta günlerce konuşulacağını düşünmüştüm fakat işler pek böyle gitmedi. Bunun nedenini de söyleyeyim; Tür bilim kurgu olunca, insan ister istemez bazı sorularına cevap bulmak istiyor. Fakat 1. sezonda ben aradığım cevapları bulamadım, belki siz bulabilirsiniz. Tamam farklı bir atmosfer kurulmuş, ormanda, şehirlerde ve pek çok farklı yerde yaşayan farklı türde insanlar var fakat pek çok konu havada kalmış. Yani dizi sarıyor, kendini izletiyor ama damakta bir tat bırakmıyor. Dark çıtayı öyle yukarıya çıkardı ki, gelecek her Alman dizisi ister istemez Dark ile kıyaslanacak...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/239/5/yeni-netflix-dizisi-tribes-of-europa-izlenir-mi-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]Bu dizinin yapımcıları arasında nefis Dark dizisinin yapımcıları da yer alıyor. Hatta oyuncu kadrosunda da Dark dizisinden tanıdık birini, Ulrich'i görüyoruz. E tür bilim kurgu, dil Almanca, yapımcı ve oyuncu kadrosunda da tanıdık birilerini görünce, ister istemez bu diziyi izleyenler Dark ile kıyaslayacak. Ben ikisinin de farklı yapımlar olduğunu düşünerek ele aldım fakat büyük bir kitlenin bu diziyi Dark ile kıyaslayacağı su götürmez bir gerçek. Ayrıca söylemeden geçemeyeceğim; Dizideki Lord Varvara karakteri = Derya Uluğ & Defne Samyeli...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/239/12/yeni-netflix-dizisi-tribes-of-europa-izlenir-mi-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]Dizide en sevdiğim karakter Varvara oldu. Fakat onun olduğu her sahnede de birden Derya Uluğ izliyormuş hissine kapıldım. Yer yer de Samyeli tabi... Dizinin yerli versiyonu çekilecek olsa Varvara karakteri bence hazır...  NOT: Post Apokaliptik yani kıyamet sonrası yaşananları işleyen yapımları seviyorsanız bu dizide aradığınız o atmosferi bulabilirsiniz. Birkaçı haricinde oyunculukları yeterli buldum. Mekanlardan çok dış dünyayı görmek isterdim fakat muhtemelen sonraki sezonlara saklamışlar. Dediğim gibi, eğey dünyanın sonu konulu yapımlar ilginizi çekiyorsa bir şans verebilirsiniz fakat benim için öyle akılda kalıcı, iyi işlenmiş bir dizi olamadı. Ayrıca ben de şurada dünyanın sonu konulu iyi filmleri listelemiştim, onlara da göz atabilirsiniz. ---------- • Tribes of Europa dizisi Netflix'te var mı? Evet dizi Netflix'te izlenebilir.  • Dizide +18 sahne var mı? Evet dizide müstehcen ve kanlı sahneler bulunuyor. • Dizi kaç bölüm? Bölüm süreleri nasıl? Dizinin ilk sezonu 6 bölümden oluşuyor. Bölümlerin her biri ise ortalama 50 dakika uzunluğunda. ---------- [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
14b
0
5 yıl
KARANLIKTA İzlemelik 7 GERİLİM FİLMİ!
KARANLIKTA İzlemelik 7 GERİLİM FİLMİ!
Günümüzde yeni çıkan pek çok gerilim filmi, bir zamanlar çıkan gerilim filmleri kadar germeyi başaramıyor. Fakat buna rağmen beni özellikle gece, karanlıkta izlediğimde geren, korkutan pek çok iyi gerilim filmi mevcut. Ben de bugün tam da bu yüzden, size gece karanlıkta izlenecek iyi gerilim filmi önerileri hazırlamak istedim. Birazdan göreceğiniz bu gerilim filmleri, tam da şöyle gece, karanlıkta izlemelik filmler... E hadi gelin şimdi o filmlere birlikte bakalım! ● Bu içeriği daha UZUN olarak YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=7fSk9Y1dlp4[/VIDEO] 7. Hallow Road ile başlayalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/363/4/karanlikta-izlemelik-7-gerilim-filmi-780x439.png[/RESIM]2025 yapımı bu film, evden bi hışımla çıkan genç kızları hakkında kötü bi telefon alan telaşlı bi anne-babanın bi gece yarısı yaşadıklarını konu alıyor.. Birden arabaya atlayıp kızlarını kurtarabilmek için bi yola çıkan panik içindeki ebeveynlerimizi heycanla izliyor ve biz de adeta arabanın arka koltuğundaki bi yolcu gibi olan biteni yakından takip ediyoruz... Öncelikle filmin ilk yarısı oldukça sakin ve sıradan. Bu yüzden ikinci yarısına kadar sabretmeniz çok önemli. Süresi hiç de uzun olmayan, düşük bütçeli bu film, 'tek mekanlı' dediğimiz filmlerden biri... İçine fantastik ve korku ögeleri de alan, hem izlerken hem de izledikten sonra bol bol düşündüren bi gerilim filmi bu... ışıkları kapayın ve kendinizi bi gece yarısında yaşananları konu alan bu 'ilginç' filme bırakın derim. 6. Pandorum[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/363/85/karanlikta-izlemelik-7-gerilim-filmi-780x439.png[/RESIM]"Uzayda Dehşet" ismindeki bu 2009 filmi de bence gece, karanlıkta izlenecek başarılı gerilim filmlerinden biri... Dünyadan ayrıldıktan sonra yörüngesini kaybederek uzay boşluğunda savrulan devasa bi gemi düşünün...  İçinde ise binlerce insan taşıyor. Fakat nereye? Ne zamandır? Neden?... İşte tüm bu soruları, filmin daha ilk sahnelerinde uyanan astronotlarımız da soruyor. İşte bu gizemle de film, bizi sonuna kadar kendine kilitlemeyi başarıyor. Çoğu yerde ''korku'' olarak geçen bu film benim için korkudan çok bilim kurgu ve gerilim ağırlıklı. Ha ama şöyle bi irkildiğim sahneler oldu mu? Kesinlikle. Şöyle hem uzay, hem gizem, hem de sağlam bi gerilim olsun diyenler için bence gözden kaçan nefis bi film bu...  5. Veronica...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/363/38/karanlikta-izlemelik-7-gerilim-filmi-780x439.png[/RESIM]Şimdilik Netflix'te de yayında olan Veronica ismindeki bu filmse, gerçek, yaşanmış olayları konu alıyor. Filmimiz, 90'lı yıllarda İspanya'da yaşanan ve ilk kez polis kayıtlarına da geçen ürkütücü bi paranormal olayı işliyor. Bi grup genç kız, ruh çağırma işine girişiyor ve işler birden çığırından çıkıyor... Aslında bu tarz filmlere alışkınız, fakat film bi İspanyol filmi, konu da gerçek hayatta yaşanmış olunca gerilmemek gerçekten elde değil. Her ne kadar senaryoda birkaç boşluk olsa da, etkilenmek ve gerilmek isteyip 1 gecenizi ayırdığınızda karşılığını alacağınız bi film bence bu.. karar sizin. 4. Oculus[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/363/23/karanlikta-izlemelik-7-gerilim-filmi-780x439.png[/RESIM]GÖZ ismindeki bu 2013 filminiyse pek çok kişi bi şekilde gözden kaçırıyor. Şimdiiii, başarılı bi kız kardeş ve tedavisini yeni yeni tamamlayan, ablasına nazaran daha çekimser olan bi erkek kardeşimiz var. Geçmişte bazı acılı olaylar yaşayan bu iki genç, tüm o yaşananları sonlandırmak için bazı maceralara girişiyorlar. Abla, evdeki tarihi aynanın bazı doğaüstü güçleri olduğuna inanıyor, erkek kardeşi ise "Abla gel bundan uzak duralım bak bi pislik çıkacak..." diyerek yeni bi sayfa açmak istiyor fakat yaşadıkları gizemli olaylar onları daha da bu işin içine itiyor... Öncelikle gece diş fırçalarken bile aynaya bakmaya çekinen bi insan olarak bu filmden sonra aynalara bi müddet küsmeye karar verdim. Şöyle gerim gerim gerilmek ve ani sıçramalar ile afallamak istiyorsanız bu filme şöyle bi akşam göz atın derim.. 3. REC[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/363/91/karanlikta-izlemelik-7-gerilim-filmi-780x439.png[/RESIM]Listemin 3. sırasındaysa bahsettiğim bu 9 filmden belki de en ilginç olanı bizi karşılıyor. "Ölüm Çığlığı" ismindeki bu 2007 filmini hala izlememiş, deneyimlememiş olanları görünce gerçekten çok imreniyorum.. Filmimiz, bi sunucu ve kameramanın, itfaiyecileri konu alan bi TV programı yapmak için, bi ihbar üzerine itfaiyeciler ile birlikte gittiği olay yerinde yaşananları konu alıyor. Filmin tamamı kameramanın elindeki standart bi kamera ile çekiliyor ve aslında bu da olaya daha bi gizem katıyor... Açıkçası ben izlerken fazlasıyla irkildim. Gerilimin zirvede yaşandığı, kanın gövdeyi götürdüğü, izlerken boncuk boncuk terleyeceğiniz nefis bi film bence bu. Özellikle gece izlerseniz, oturduğunuz yerden sıçramanız da kaçınılmaz... Yıllardır bi şekilde gözden kaçırdıysanız, artık hemen oturup bi akşam izleyin derim. 2. Watchers[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/363/76/karanlikta-izlemelik-7-gerilim-filmi-780x439.png[/RESIM]GÖZCÜLER ismindeki bu 2024 filmiyse 28 yaşındaki bi kadının, girdiği bi orman yolunda yaşadıklarını konu alıyor... Başka bi şehre doğru bi yolculuğa çıkan kadın, kendini birden 'gizem' dolu bi ormanın içinde esrarengiz olayların tam da göbeğinde buluveriyor. İşte filmimiz de bize bu süreci öncesi ve sonrasıyla birlikte aktarıyor... Öncelikle beklentisini orta karar tutanları tatmin edecek kadar sürükleyici bi film bu. Ben 'gizem' temalı işleri çok sevdiğim için beni kesinlikle yakaladı ve sürekli tetikte tutmayı başardı. Akıllardan çıkmayacak bi yapım değil belki, fakat yer yer geren ve merak ettirmeyi başaran, bazı yerlerinde bocalasa da damakta kendine has bi tat bırakan bi yapım bu... Karar sizin. 1. Ve Forgotten...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/363/92/karanlikta-izlemelik-7-gerilim-filmi-780x439.png[/RESIM]Netflix'te de olan Forgotten ismindeki bu Güney Kore filmiyse, yeni bi eve taşınan sevimli bi çekirdek ailedeki 2 erkek gençten küçük olanın yaşadıklarını konu alıyor.. "E Kaan bu mu karanlıkta izlenince gerecek filmin konusu?" dediğinizi duyar gibiyim fakat bu filmin konusu hakkında size daha fazla detay vermek istemiyorum.. Sadece şunu bilin; Filmin ilk yarısındaki gizem ve gerilim o kadar fazla ki bi an olsun filmden kendinizi alamayacaksınız. Fakat filmin ikinci yarısı, ilk yarısına göre biraz farklı bunu da söylemeden geçemeyeceğim. Ha kötü mü? Tabi ki de değil. Aksine, şaşırtıcı ve izleyenini sürekli olarak yoklayan bi film bu.. telefonunuzdan ve uykusu gelen arkdaşlarınızdan uzakta izleyin derim. "Kaan demişti" diyeceğinize de eminim... [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
2.4b
0
25 gün
NE İZLEDİK? Netflix İmzalı The Platform 2 Filmi İncelemesi!
NE İZLEDİK? Netflix İmzalı The Platform 2 Filmi İncelemesi!
Netflix'in The Platform filmi 2019'da çıkınca hemen izleyip, hatta size de şu içerikte heycanla tavsiye etmiştim... Yıllar içinde 150.000'e yakın okunan bu içerikten sonra geçtiğimiz günlerde The Platform 2 filmi de Netflix'te yayına girdi... E ben de hemen kolları sıvadım ve The Platform 2 incelemesi ile sizle bu serinin 2. filmi hakkında konuşalım istedim. "E 333. kat... Her katta 2 kişi desek... Ne yaptı... 666... Kesin bi gizli örgüt işi bu.." gibi sığ detaylara hiç girmeden önce bu yeni filmde dikkatimi çeken detaylardan, sonra da serinin bu 2. filmi ile ilgili kendi yorumumu sizle paylaşmak istiyorum... Tabi bu içerik spoiler içerecek... Yani filmi izledikten sonra buraya uğrayın derim... E hadi o zaman gelin başlayalım! ● Bu içeriğin tam halini YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=TZrYyEqfmV8[/VIDEO] Bu aslında ilk film![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/348/33/ne-izledik-netflix-imzali-the-platform-2-filmi-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Öncelikle kimseler söylemez ben söyleyeyim; Serinin bu 2. filmi, aslında ilk film... Durun hemen beyinler yanmasın :) Yani aslında izlediğimiz bu 2. film, ilk filmden 10 ay önceyi konu alıyor. İlk filmde gördüğümüz karakterleri bu filmde de gayet sağlıklı bi şekilde sapasağlam görünce siz de şaşırmışsınızdır... Heh işte bunun nedeni, bu filmin, ilk filmden önce olup bitenleri konu alması. Elinde bıçağıyla aklımızda kalan sempatik ama yer yer psikopata bağlayan amcamızın 1. filmde "10 kat değiştirdim, bi ara da 72. kattaydım" dediğini duymuştuk. Bu filmdeyse tam olarak bahsettiği 72. katta olduğunu görüyoruz, çünkü olayların öncesini izliyoruz. Kilit nokta 'çocuklar'...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/348/65/ne-izledik-netflix-imzali-the-platform-2-filmi-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Serinin bu 2. filminde çocukların sisteme nasıl girdiğini de açık bi şekilde görme fırsatı buluyoruz. Filmin hem başında, hem de sonunda çocuklardan oluşan bir piramit görüyoruz. Bu piramitin üzerine çıkmayı başaran hırslı, güçlü çocuğun ise sisteme yerleştirildiğini izliyoruz. Kurulan bu sistemde 333. yani son kata her ay 1 çocuk bırakıldığını görüyoruz. Fakat bu kata yemek inmediği için de buradaki çocuklar hayatını kaybediyor. Olur da eğer bi çocuk kurtulursa, platform aracılığıyla en yukarıya gönderilmeli. Yani her 2 filmde de gördüğümüz en temel şey; tüm bu sistemde mesaj her zaman 'çocuk' oluyor... Çünkü sistemin kurucularına "Bakın biz birlik içinde yaşamayı öğrendik. Herkes kendi payını yedi ve 1 çocuğu hayatta tutmayı başardık" demenin en iyi yolu bu...  Bu düzenin amacı ne?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/348/51/ne-izledik-netflix-imzali-the-platform-2-filmi-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Peki neden bunu yapsınlar? Yani neden bunu kanıtlamaya çalışsınlar? İşte şimdi de o can alıcı teorime gelelim... İlk filmde gördüğümüz, karşılaştığımız, zekice hazırlanmış olan bu platformun uzayda bi yerlerde inşa edilmiş olduğunu düşünüyordum ki bu 2. filmde de yerçekimsiz ortamı görünce adeta gözlerimin içi parladı... Filmin son sahnelerinde, platformu aylık temizlemeye gelen ekibin yerçekimsiz ortamda hareket ettiklerini görüyoruz. Çünkü bu platform 'bence' uzayda. insanlığı yeni bi gezegene, yeni bi topluma hazırlıyor. Hazırlanmış olan bu sistem adeta dünyanın minyatür hali. Sistem, insanoğlunun paylaşmayı öğrenmesini ve birlik içinde en yeni nesli, yani çocukları hayatta tutup büyütebilmesini simule ediyor. Deney ortamında bir topluluk eğitilmeye çalışılıyor... Yani zekice kurulan bu dikey sistemin, aslında yeni bir düzene geçme yolundaki insanoğlunun hazırlanması aşaması olduğunu düşünüyorum... Bu konudaki yorumunuzu da aşağıya mutlaka bekliyorum tabi. Pekiiii en diptekiler kim?...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/348/36/ne-izledik-netflix-imzali-the-platform-2-filmi-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Onlar bu sistemdeki iyi insanlar... Nasıl mı? Açıklayayım... Bu sistemdeki iyiler, en aşağıya kadar inip 333. kattaki çocuğu da alıp dibe inip çocuğu en yukarıya sağ salim ulaştırma derdinde. Zaten en dipteki insanların da azla yetinmeyi bilen iyi insanlar olduğunu görüyoruz. Canlı bir insan aşağıya indiğinde yemiyor, fakat ölü bir beden ya da yiyecek geldiğinde kapışıp karınlarını doyuruyorlar. Çünkü onların her biri de çocuğu, yani yeni nesli bu cehennemden kurtarıp yukarıya gönderebilmek için en dibe kadar inmeyi göze alan iyi insanlar. Adalet kör![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/348/29/ne-izledik-netflix-imzali-the-platform-2-filmi-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Adaleti sağlıyorum diyen kişinin tüm dünyadaki adalet heykellerinde de olduğu gibi gözlerinin bağlı olması, hatta gözlerinin olmaması, adaleti sağlarken kimsenin cinsiyetine, dış görünüşüne, parasına puluna bakmayacağı anlamı taşıması da güzel detaydı... Tabi yozlaşan adaletin er geç adaleti sağlamaya çalışan kişiye de lazım olacağını göstermesi sahnesi de... Sonuçta adalet, herkese lazım. - Ve geldik "Ee Kaan sen ne düşünüyosun?" sorusuna..Elinde karyoladan kırdığı demirle üzerime koşanlar olacaktır fakat ben serinin bu 2. filminin çok da kötü olmadığını düşününlerdenim… Durun durun vurmayın... açıklayayım... Bu filmde de şahane oyunculuklar görüyoruz. Vahşet sahneleri gerçekten içimi cız ettirdi ki bu da başarılı olduğunun göstergesi.. E metaforlar desen yine her yerde... Bu filmin beğenilmemesinin en büyük nedeni, bu fikri daha önce zaten izlemiş olduğumuz düşüncesinden geliyor. Yani Cem Yılmaz örneği gibi. Cem Yılmaz her işinde yine kendiyle yarışmak zorunda ve imza attığı her işte yine en büyük rakibi kendisi oluyor... İşte bu film de bu talihsizliği yaşıyor çünkü seri filmler her zaman ilk filmiyle yarışmak zorunda... Bi düşünün. 2. filmi ilk filminden iyi olan çok seri bulamadığınızı fark edeceksiniz... Burda da onu yaşıyoruz. - Çünkü fikir inanılmaz. Dünyayı, inanç sistemini, ülkeleri, insanoğlunun içinde çırpınıp durduğu ve bir gün mutlaka patlayacak olan o bozuk sistemi bu şekilde bir platform ile anlatma fikri gerçekten çok başarılıydı. Belki de çok sıkılıp, daraldığımız pandemi günlerinin başında izlediğimiz için bizi bu kadar etkiledi ilk film fakat bu, filmin merkez aldığı çılgın fikrin nefis olma gerçeğini değiştirmiyor... Yani ilk film bize yeni bi fikir sunuyordu. Dikey bi yapı, en üstte yemek çok yenirse aşağıdakilere kalmıyor. Her ay düzen sıfırlanıp en altta açlık çekenler en üste, en üstte aşağıdakileri düşünmeden ziyafet çekenlerse en aşağıda sefaletin içine düşüyordu. Bu filmdeyse yeni çok az şey görüyoruz. İşte beğenilmemesinin en büyük nedeninin bu olduğunu düşünüyorum. - Her ay düzenli ödeme yaptığım bir platformun, verdiğim parayı böyle yapımlara harcaması açıkçası beni mutlu ediyor. Yıllardır anlatıyorum, İspanyollar sadece senaryo üzerine kafa yorup iyi oyunculuklarla müthiş işler ortaya çıkarıyor. Yine yıllardır yılmadan, usanmadan tavsiye ettiğim şu filmlere bi bakın. Hepsi de senaryosuna büyük emek verilen, adeta örümcek ağı gibi ince ince örülen nefis işler. Bu yüzden her ne kadar ilk filmden sonra bize beklediğimiz kadar yeni bi şeylerle gelmese de, birkaç yerde ipin ucunu kaçırıp "Ne izliyorum yahu.." diye şöyle bi sorgulatsa da ben serinin bu 2. filminin de çok kötü olmadığını düşünenlerdenim. İspanyol imzası olan çok kötü film dizi izleyemezsiniz. Genel sektöre bakıldığında kolayca fark edilebilir ki bu yapım da senaryo ve detay açısından buram buram emek kokuyor. Ha keşke elle tutulur birkaç somut sürpriz verseydi bize de birkaç kez şöyle "Vay be" deyip şaşırsaydık. Fakat konu aynı, ilk filmde verilen mesajlar bu filmde de hemen hemen aynı, hatta sistem aynı.. Fakat başta da bahsettiğim uzay teorimin bu 2. filmde ayakları yere daha sağlam bastığı için mutluyum. Ben bu filmden sadece bunu cebime koyarak çıktım.. Bakalım sizde durum nasıl... [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
58b
0
1 yıl
2021'in Yeni Bilim Kurgu Filmi; "The Tomorrow War" Aslında Neyi Anlatıyor?
2021'in Yeni Bilim Kurgu Filmi; "The Tomorrow War" Aslında Neyi Anlatıyor?
Geçmişte bilim kurgu olarak izlediğimiz çoğu şey günümüzde gerçekleşti. Bu yüzden tüm bilim kurgu filmlerini de ileride gerçek olacağını düşünerek izlemeyi çok seviyorum. İşte The Tomorrow War filmi de bu türdeki merakla beklediğim yeni, 2021 yapımı filmlerden biriydi.  Filme Git ►  The tomorrow war filmini izledim, bitirdim ve "The tomorrow war filmi konusu ne?", "the tomorrow war izlenir mi?" gibi sorularınızı cevaplamak için kolları sıvadım. Hadi gelin şimdi size önce biraz filmden bahsedeyim, sonra da size şöyle farklı bir the tomorrow war filmi incelemesi yapayım... E hadi! Öncelikle izlemeyenler için the tomorrow war filmi konusundan biraz bahsedeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/254/39/2021-in-yeni-bilim-kurgu-filmi-the-tomorrow-war-aslinda-neyi-anlatiyor-780x439.png[/RESIM]Filmimiz, bir uzaylı istilası altında kalan dünyamızı ve insanoğlunun bu saldırıya karşı verdiği mücadeleyi konu alıyor. Film bir yandan bize bu istila sürecini aktarırken, diğer yandan da bu farklı düşmana karşı yapılan savaşı, içine zaman yolculuğu da ekleyerek sunuyor. Film, klişeleri de olan, bu güne kadar pek çok kez izlediğimiz konuları harmanlayıp, seyir keyfi yüksek bir şekilde bize sunuyor. Fakat biraz daha derinlere inince de filmin temel aldığı konu gün yüzüne çıkmaya başlıyor. Bundan sonrası filmi izleyenler için... "The Tomorrow War" filmi aslında neyi konu alıyor? Verdiği mesajlar ne? Anlatayım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/254/6/2021-in-yeni-bilim-kurgu-filmi-the-tomorrow-war-aslinda-neyi-anlatiyor-780x439.png[/RESIM] Film hakkında 2 teorim var; "Kaan uçmuşsun!" demeyecekseniz anlatıyorum... ●  1) Film, içinde bulunduğumuz salgını konu alıyor. Filmde tıpkı şu anki pandemi gibi tüm dünyayı etkileyen bir tehlike söz konusu. Bu tehlike öyle büyük ki, tüm dünya devletleri birleşiyor. Filmin sonunda aslında bu yaratıkların uzaydan gelmediğini, zaten hep dünyamızda olduklarını görüyoruz. Sadece biz gezegeni ısıtıp buzulları eritene kadar öylece bekliyorlar. Yani film bunun "insanoğlunun hatası" olduğunu yüzümüze vuruyor. Tıpkı yaşadığımız pandemi gibi. ● Filmdeki bilim insanları vurgusuna dikkat; Tıpkı günümüzdeki gibi, filmde de bilim insanları hayati önem taşıyor. Aşıyı bir bilim insanı gidip getiriyor ve 'dünyayı kurtardık' deniyor. İnsanoğlunun iklimi değiştirmesiyle yer altından çıkıp kıyameti getiren bu yaratıkları günümüzdeki salgın/virüs gibi düşünür ve tıpkı günümüzdeki gibi dünyada boş şehirlerin oluşmasını sağladıklarını hatırlarsanız bazı taşlar yerine daha rahat oturacaktır. ●  2) Biraz daha uçalım; Film 'dini' mesajlar içeriyor... Öncelikle yaratıklar için "6 gün avlanıp 1 gün dinleniyorlar, o güne 'şabat' diyoruz" gibi bir replik kullanıldığını görüyoruz. Burada Yahudilerin 6 gün çalışıp, dinlenip ibadet edip asla çalışmadıkları o 1 günün ismi olan Şabat gününden bahsediliyor. Yani yaratıkları Yahudiler olarak tasvir edilmiş. Yaratıkların 2 büyük uzantıları olduğunu görüyoruz, aynısını Yahudi erkeklerinde de görüyoruz. Yahudi erkekler, saçlarında hiç kesmedikleri 2 uzun tutam bırakırlar, "Peyot" denen bu 2 saç, yaratıkların 2 uzantısına benziyor.  ● Bu durumda ise başrolümüz insanlığı kurtaracak olan Mesih oluyor. Kendisi binbir fedakarlıkla 12 adet tüpü kurtarıyor. Bu, 12 Havari'yi, çıktığı bu 7 günlük mücadele ise 7 büyük günahtan arınma sürecini tasvir ediyor. Uzaylıların attığı ahşap görünümlü çivilerin de İsa'nın çarmıhına çakılan çiviler olabileceğini söylemek de pekala mümkün...  Bu arada filmde Recep Tayyip Erdoğan da yer alıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/254/34/2021-in-yeni-bilim-kurgu-filmi-the-tomorrow-war-aslinda-neyi-anlatiyor-780x439.png[/RESIM]Filmi duyan, izleyip de fark etmeyen pek çok kişi "the tomorrow war erdoğan" yazarak filmdeki bu sahneyi bulmaya çalışıyor. 9. dakika 10. saniyeden itibaren izlerseniz bu 1-2 saniyelik görüntüyü fark edebilirsiniz. Tabi hiçbir siyasi ideoloji gütmüyorum bunları söylerken, sadece bu küçük ayrıntıya da değinmek istedim. Ve son olarak; The Tomorrow War hangi filmlerden esinlenilmiş, anlatayım... Interstellar;[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/254/98/2021-in-yeni-bilim-kurgu-filmi-the-tomorrow-war-aslinda-neyi-anlatiyor-780x439.png[/RESIM]Öncelikle filmde "Muri" isimli bir kız görüyoruz. Bilim insanı olan babamız, kızını bırakıp dünyayı kurtarmaya gidiyor. Film burada "Interstellar"a da bir selam çakıyor çünkü orada da aynı hikayeyi Muri değil de Murphy ismindeki bir kız olarak izliyoruz... Bari ismi biraz farklı bir şey yapsaydınız diyor insan ister istemez. Biraz Independence Day, biraz da Edge of Tomorrow;[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/254/51/2021-in-yeni-bilim-kurgu-filmi-the-tomorrow-war-aslinda-neyi-anlatiyor-780x439.png[/RESIM]Zamanda yolculuk yaparak yaratıklarla yüz yüze savaşma olayını Edge of Tomorrow'da izlemiştik. Orada da bir döngü içinde bu mücadele veriliyordu. Alien ve Prometheus;[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/254/67/2021-in-yeni-bilim-kurgu-filmi-the-tomorrow-war-aslinda-neyi-anlatiyor-780x439.jpg[/RESIM]Bu 2 filmi izleyen herkes muhtemelen The Tomorrow War'i izlerken aslında bu yaratıkların bir gezegeni yok etmek için üretilen birer silah olduğunu anladı. Son olarak The Great Wall[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/254/86/2021-in-yeni-bilim-kurgu-filmi-the-tomorrow-war-aslinda-neyi-anlatiyor-780x439.png[/RESIM]Bu filmden en çok da Matt Damon başrollü "Çin Seddi" filmindeki tadı aldım diyebilirim.  Özet: En başta da söylediğim gibi, film çok hızlı akıyor, birçok mantık hatasını ve klişeyi de beraberinde götürüyor fakat "istila" ve "zamanda yolculuk" konularını işleyerek bunları yapması, filmin seyir keyfini yükseltiyor. Film bence bu yüzden kötü'den "izlenebilir" seviyesine çıkıyor.  - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
18b
4
4 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.