Netflix'in Çağatay Ulusoy Başrollü Filmi "Kağıttan Hayatlar" İzlenir mi? Konusu Ne?

12 Mart 2021
17b
3 Yorum
Netflix'in Çağatay Ulusoy Başrollü Filmi "Kağıttan Hayatlar" İzlenir mi? Konusu Ne?

Çağatay Ulusoy'un kadrosunda yer aldığı, Netflix imzalı "Kağıttan Hayatlar" filminden ilk haberleri aldığımda çok heyecanlanmış, hemen konusu, hikayesi ve oyuncu kadrosu hakkında araştırmalara girişmiştim. E hal böyle olunca da yayınlanacağı 12 Mart 2021'i, yani bugünü iple çektim ve az önce Netflix'te Kağıttan Hayatlar filmini izleyip, hemen koşa koşa size bahsetmeye geldim.

Kaçırılmaması Gereken Netflix Filmleri! ► 

Eğer kağıttan hayatlar konusu ne? veya kağıttan hayatlar filmi izlenir mi? gibi aramalar sonucu yolunuz buraya düştüyse kesinlikle doğru yerdesiniz, çünkü hemen aşağıda size bu soruların cevaplarını vereceğim. Hadi o zaman gelin, Kağıttan Hayatlar filmi izlenir mi, zaman kaybı mı, yoksa gerçekten taş gibi iyi film mi olmuş şöyle bir bakalım.

Yorumuma geçmeden önce size şöyle kısaca filmin konusundan bahsedeyim;

Netflix'in Çağatay Ulusoy Başrollü Filmi "Kağıttan Hayatlar" İzlenir mi? Konusu Ne?
Filmimiz, hayatını sokakta ailesi olmayan çocuklardan kurduğu ekibiyle birlikte kağıt toplayarak kazanan bir genci konu alıyor. Adamımız biraz hasta ve bu yüzden de para biriktirmeye çalışıyor. Fakat bir gün hayatına Ali isminde 8 yaşında bir ufaklık giriyor ve işte o andan sonra artık hiçbir şey eskisi gibi olmuyor. Film de bize, adamımızın yaşadığı bu duygusal süreci aktarıyor. 

Lafı eveleyip gevelemeye gerek yok; Bu film olmuş! Fakaaat...

Netflix'in Çağatay Ulusoy Başrollü Filmi "Kağıttan Hayatlar" İzlenir mi? Konusu Ne?
Film, anlatmak istediğini anlatabilmiş. Her gün defalarca kez rast geldiğimiz fakat hiç görmediğimiz kağıt toplayıcılar, sokaktaki binlerce ailesi olmayan çocuktan sadece biri. Netflix bu konuya odaklanıp, etrafına da şöyle afilli bir hikaye ekleyerek gayet iyi bir dram yaratmayı başarmış. Fakat... Şu her filmin başında, mahallede yürüyüp esnafa, mahalleliye ve küçük çocuklara laf atan 'mahallenin samimi abisi' sahnesini daha kaç filmde/dizide göreceğiz allah aşkına? Bu olay bu filmle son bulsun rica ediyorum. Bunun yanında filmin tüm yükü Çağatay Ulusoy'un omuzlarındaydı. Çağatay'ı bu filmden çıkaralım, geriye izlenecek pek bir şey kalmıyor. Böyle olmamalı. Tüm yan rollerdeki karakterler de bizi çekmeli, kazanmalı. Filmin en büyük eksisi buydu benim için.

Çağatay Ulusoy bu ülkenin Christian Bale'idir diyebilir miyiz? Bence kesinlikle!

Netflix'in Çağatay Ulusoy Başrollü Filmi "Kağıttan Hayatlar" İzlenir mi? Konusu Ne?
Ulusoy, genç yerli aktörler arasında oyunculuğunu en beğendiğim ilk 5 isimden biri. İçinde bulunduğu yapımların gerçekten enerjisini değiştirebiliyor. Hakan: Muhafız'da çoğu şey kötü olmasına rağmen orada bile gerçekten rolünün adamıydı şimdi yiğidi öldürüp hakkını yemeyelim... Bu filmle de bir kez daha kanıtlamış oldu ki, bu adam istisnasız olarak gerçekten her role kusursuz bir şekilde adapte olabiliyor.

İşin özü;

Netflix'in Çağatay Ulusoy Başrollü Filmi "Kağıttan Hayatlar" İzlenir mi? Konusu Ne?
Başarılı senaryosu, biraz Müslüm'ü biraz da Adamlar'ıyla iyi müzikler eşliğinde ve ortalamanın üzerinde oyunculuklarıyla iyi bir Netflix filmi izleyeceğinizi söyleyebilirim. Bu arada filmin duyurulan ilk adı Mücadele Çıkmazı'ydı fakat sonradan bu değişti ve Kağıttan Hayatlar olarak kaldı. Filmin yönetmeni ise Ayla ve Müslüm'den de tanıdığımız Can Ulkay. 

----------

• Kağıttan Hayatlar filmi Netflix'te var mı? Evet film Netflix'te izlenebilir.

• Filmde uygunsuz sahne var mı? Hayır, fakat konumuz 'sokak' olunca bolca argo kelime içeriyor haliyle.

• Kağıttan Hayatlar filmi oyuncuları kimler? Filmin oyuncu kadrosunda Çağatay Ulusoy, Selen ÖztürkTurgay Tanülkü, Emir Ali Doğrul ve Ersin Arıcı (Gonzi) yer alıyor.

----------

Netflix'in Çağatay Ulusoy Başrollü Filmi "Kağıttan Hayatlar" İzlenir mi? Konusu Ne?

Modunu Seç ►

Netflix'in Çağatay Ulusoy Başrollü Filmi "Kağıttan Hayatlar" İzlenir mi? Konusu Ne?

listesine yorum yap!
Beyza Ç.
Beyza Ç.
21 Mart 2021
Çaylak
Filmin konusu güzel, ilgi çekiciydi. Ben sonunu hiç böyle tahmin etmemiştim, şaşırttı. Ama yan rollere çok çok az yer verilmiş. Onlardan da güzel hikayeler çıkabilirdi. Keşke onları da değerlendirebilselerdi.
Mathilda9
Mathilda9
18 Mart 2021
Sıkı Üye
Çok ahım şahım bir film değil ama izlenir bence çerezlikti. Oyunculuklar iyi değildi bence ve sonu da tahmin edebiliyordu, puanım 10/ 6.5
Aşkın K.
Aşkın K.
13 Mart 2021
Usta Yorumcu
Ortalık Çağatay diye yıkıldı. Ben nedense tam tersini düşünüyorum. Cılız, kara kuru kağıt toplayıcıları arasında akça pakça, babyface ve çalışılmış vücuda sahip bir ana karakter. Çok düzgün bir diksiyonu var ve karakter icabı söylenen argolar çok eğreti durmuş. Film içinde giderek yükselen oyunculuğuna rağmen bir türlü filme giremedim. "Aras Bulut" oynasa film nereye giderdi acaba?... Bir sitem de benden gelsin; Şu yerli yapımlarda doğal ses ve konuşmaların üzerine yüksek volümle müzik koyulmasından ne zaman vazgeçilecek?
kağıttan hayatlar konusukağıttan hayatlar filmi konusukağıttan hayatlar yorumkağıttan hayatlar yorumlarkağıttan hayatlar oyuncularıkağıttan hayatlar gonzi kim
EN AKTİF ÜYELER
ZeroZeroZero: İtalyan Mafyasından Meksika Kartellerine Uzanan Taş Gibi Dizi!
ZeroZeroZero: İtalyan Mafyasından Meksika Kartellerine Uzanan Taş Gibi Dizi!
İyi ve yeni dizi keşfetmek, film keşfetmekten daha büyük keyif veriyor bana çünkü dizi daha uzun soluklu izlenebildiği için daha uzun bir zaman diliminde ne izleyeceğimi kestirebilmiş oluyorum. Belki de bu yüzden, Google'da dizi önerileri, her zaman film öneri listelerinin üzerinde bir etkileşime sahip oluyor. ZeroZeroZero dizisi de izleyecek iyi dizi arayışım sonucunda keşfettiğim ve büyük keyifle izlediğim bir dizi oldu. Ben de hemen kolları sıvadım ve zerozerozero dizisi konusu ne? izlenir mi? gibi sorularınıza yanıt olabilmesi için size bu diziden biraz bahsetmek istedim. Hadi gelin şimdi adı biraz ilginç olsa da kendisi su gibi akıp giden ZeroZeroZero dizisi konusuna ve izlemeden önce göz atmanızı istediğim o detaylara birlikte şöyle bir göz atalım... Hadi! Yorumumdan önce gelin ZeroZeroZero dizi konusuna bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/327/50/zerozerozero-italyan-mafyasindan-meksika-kartellerine-uzanan-tas-gibi-dizi-780x439.png[/RESIM]Dizimiz, birden fazla ülke arasında gerçekleşen ve büyük paraların döndüğü, devasa bir uy*şturucu kaçakçılığı ağını konu alıyor. Ünlü ailelerin başrolde olduğu bu suç ağında, büyük bir sipariş söz konusu oluyor ve bu dev paketin taşımacılığını da bir aile üstleniyor. Söz konusu paralar çok büyük olunca, araya yolsuzluk, rüşvet ve çok büyük cinayetler de giriyor haliyle.. Fakat tabi ki de bu süreçte büyük olaylar meydana geliyor ve dizi de bize, baştan sona bu süreci anlatıyor.  Kısaca; TAŞ gibi dizi diyebilirim bu yapım için...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/327/68/zerozerozero-italyan-mafyasindan-meksika-kartellerine-uzanan-tas-gibi-dizi-780x439.png[/RESIM]Dizi hem sürükleyici, hem de oyunculukları nefis. Zaten Meksika, ABD, İtalya ve İspanya gibi farklı ülkelerde birden çekilmesiyle büyük bütçeli bir yapım olduğunu da kanıtlıyor. Bana sorarsanız, bu bütçenin de hakkını sonuna kadar vermişler diyebilirim... Aşk meşk olaylarına hiç girmeden, çok sade ve bir o kadar da gerçek bir şekilde olan biteni konu alıyor dizi. Hiç gösterişe girmeden, ne olup bitiyorsa onu izliyoruz tüm süreç boyunca. Ben bu diziden bazı film ve dizilerde aldığım tadı aldım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/327/27/zerozerozero-italyan-mafyasindan-meksika-kartellerine-uzanan-tas-gibi-dizi-780x439.png[/RESIM]Öncelikle bu dizi de birden fazla suç kartelini işlediği için ünlü Narcos dizisindeki o tadı almamak mümkün değil. Fakat bunun yanında ben bu diziden çok büyük keyifle izleyip, tavsiye ettiğim şu ve şu diziden de benzer tatlar aldım. Film olarak baktığımda da kesinlikle nefis Sicario serisindeki o atmosferi bana çok iyi bir şekilde geçirdi. İşte bence ZeroZeroZero dizisi, bu her biri de iyi olan yapımlara benzer tatlara sahip ve bu mükemmel bir şey. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/327/12/zerozerozero-italyan-mafyasindan-meksika-kartellerine-uzanan-tas-gibi-dizi-780x439.png[/RESIM] Özet: Eğer ayakları yere sağlam basan, gerçek, taş gibi bir yapım izlemek isterseniz aradığınız şey kesinlikle bu dizi olabilir. Fakat uçmalı kaçmalı, biraz fantastik veya kurşunların sürekli havada uçtuğu aksiyonu bol bir yapım beklentiniz varsa, o zaman bu diziyi es geçin derim... Karar sizin. Ayrıca "Tavsiye Gönder" köşemizden göndererek bu diziyi keşfetmemi sağlayan Mesut Şahin'e de teşekkürler ediyorum. - - - - - -  ● ZeroZeroZero dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi Sky Atlantic, Canal+ ve Amazon Prime Video'da izlenebiliyor. Fakat Netflix'te yer almıyor. ● Dizi kaç bölüm? 2023 Temmuz ayı itibariyle dizinin 1. sezonu sadece 8 bölüm. Fakat yeni bir sezon gelecek mi bilinmiyor... Yani 2. sezon da gelebilir ya da gelmeyebilir.   [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
14b
3
2 yıl
Fantastik Film Arayanlara: İzleyeni Farklı Dünyalara Götüren 10 Film Önerisi!
Fantastik Film Arayanlara: İzleyeni Farklı Dünyalara Götüren 10 Film Önerisi!
Burada epey bir zamandır sizlere tavsiyeler veriyor hatta yer yer de böyle sadece aynı kategoride olan tavsiyelerimi bir liste halinde sizlere sunuyorum. Şimdiye kadar 120'den fazla liste hazırlamış ve yayınlamışım. Hatta bu tavsiye listelerinden bazıları da 80 bin görüntülenmeyi aşmış. Fakat bir kategori var ki, onun hakkında 1 liste bile hazırlamamışım. Aranızdan "Berfu Gençbudak" bir mail atıp "Kaan, iyi fantastik filmler arıyorum ama işimi görecek bir liste bulamadım sitede" diyerek bu eksiği görmemi sağladı. E ben de hemen kolları sıvadım ve sizlere, fantastik film önerileri içeren bir liste hazırlamaya karar verdim. Berfu'ya teşekkürler ediyor ve sizleri, izleyeni farklı dünyalara götüren bu film tavsiyelerim ile baş başa bırakıyorum.  Hadi gelin şimdi o fantastik film tavsiyeleri nelermiş birlikte görelim!  (Kıyamet konulu film tavsiyelerim için de şimdi buraya tıklayabilirsiniz) 1. Farklı bir dünyada geçen ilk fantastik film tavsiyem "The Great Wall" oluyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/121/94/fantastik-film-arayanlara-izleyenini-farkli-dunyalara-goturen-10-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Görsel efektleri bol ve başarılı bu filmi kaçırmayın. "Peki Kaan konusu ne, IMDB puanı, izleyenlerin yorumları nasıl?" diyorsanız hemen aşağıdaki butona tıklayabilirsiniz. Filme Git ► 2. Bir başka fantastik film önerim ise "Ajin"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/121/7/fantastik-film-arayanlara-izleyenini-farkli-dunyalara-goturen-10-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Çok uçuk bir fikir ve çok uçuk bir film izleyeceksiniz. Kendinizi bu çılgın hikayeye bırakın derim. Filme Git ► 3. İzlemeniz gereken bir diğer tavsiyem "Maleficent"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/121/1/fantastik-film-arayanlara-izleyenini-farkli-dunyalara-goturen-10-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Angelina Jolie başrollü bu fantastik fim de tam sizlik olabilir.  Filme Git ► 4. "Jumper" bir diğer filmimiz[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/121/70/fantastik-film-arayanlara-izleyenini-farkli-dunyalara-goturen-10-film-onerisi-780x439.jpeg[/RESIM]Zaman içinde oradan oraya zıplayabilme yeteneği olan bir gencin yaşadıklarını izleyeceksiniz.  Filme Git ► 5. Sıradaki tavsiyem "Project Almanac"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/121/62/fantastik-film-arayanlara-izleyenini-farkli-dunyalara-goturen-10-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Zaman yolculuğu konulu filmleri seviyorsanız bu film tam sizlik! "Kaan demişti" dersiniz... Filme Git ► 6. "Tomorrowland" da mutlaka izlemeniz gereken fantastik filmler listemde[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/121/73/fantastik-film-arayanlara-izleyenini-farkli-dunyalara-goturen-10-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Süre olarak uzun ve fantastik öge ve mekanlar ile dolu bir film izleyeceksiniz, tadını çıkarın. Filme Git ► 7. "Pan's Labyrinth"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/121/50/fantastik-film-arayanlara-izleyenini-farkli-dunyalara-goturen-10-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Çocukken okuyup dinlediğiniz masalları düşünün, işte bu film ile o masalların içine girebilirsiniz. Yalnız "çocuk filmi" algınız olmasın zira bu film bir çocuk filmi değil. Filme Git ► 8. "Constantine"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/121/34/fantastik-film-arayanlara-izleyenini-farkli-dunyalara-goturen-10-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Dünyadaki şeytanları yakalayıp cehenneme gönderen bir adamın yaşadıklarını izleyeceksiniz. Bu filmi mutlaka izleyin derim. Filme Git ► 9. "Immortals"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/121/69/fantastik-film-arayanlara-izleyenini-farkli-dunyalara-goturen-10-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Çok farklı ve mistik bir atmosferi bulunan bu film, Antik Yunan'daki tanrıları ve insanların yaşadıklarını konu alıyor.  Filme Git ► 10. Son tavsiyem ise "Along with the Gods"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/121/20/fantastik-film-arayanlara-izleyenini-farkli-dunyalara-goturen-10-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Ölen birinin diğer tarafta çıktığı mahkemeleri ve bu süreçte yaşanan fantastik olayları izleyeceksiniz. 2 saatlik bu Güney Kore filmi fantastik film ihtiyacınızı giderecek. "Kore filmi mi? Hadi ya..." ön yargınızı yıkın ve bu filmi izleyin derim. Filme Git ► BONUS: Size şahane bir tavsiyem daha var; "Ready Player One"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/121/97/fantastik-film-arayanlara-izleyeni-farkli-dunyalara-goturen-10-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► ♦ Ayrıca aşağıdaki butona da tıklayarak modunuza göre film önerisi bulabilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/101/61/burcunuza-gore-size-en-uygun-2-nokta-atisi-film-onerisi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ► Bu arada tavsiyemdir; "Ben de bir web sitesi açmak istiyorum ama..." diyorsanız ilacınız aşağıdaki adreste sizi bekliyor. Fikir edinebilir, fiyat sorabilir ve bir web site sahibi olabilirsiniz[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/141/1/sar-basa-yasanan-gunu-tekrar-eden-iyi-film-tavsiyeleri-kisir-dongu-780x439.jpg[/RESIM] Daha Fazla Bilgi Al ►
33b
0
6 yıl
Sanat Eseri! Beyin Yakan Hopkins Filmi "The Father" Neyi Konu Alıyor?
Sanat Eseri! Beyin Yakan Hopkins Filmi "The Father" Neyi Konu Alıyor?
Konusuna, fragmanına ve yönetmenine bile bakmadan sadece o oyuncu var diye hemen izlemeye koyulduğum filmler var. İşte 83 yaşındaki Anthony Hopkins, az önceki cümlemde 'o' olarak bahsettiğim o oyuculardan biri... Epeydir Anthony Hopkins başrollü The Father filmini izlemek için sabırsızlanıyordum. Az önce izleyip bitirdim ve hemen "the father filmi konusu ne?" ve "the father filmi neyi anlatıyor?" gibi sorularınızı cevaplamak buraya koştum. Filme Git ►  The Father filminin kurgusu epey karışık. Bu yüzden izleyen çoğu kişi filmi anlamamaktan şikayetçi. Ben de size önce the father filmi konusundan, sonra da SPOİLER'lı bir şekilde 'bu film neyi anlatıyordu?' sorusuna cevap vermeye çalışacağım. Öncelikle henüz izlememiş olanlar için biraz bahsedeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/245/50/sanat-eseri-beyin-yakan-hopkins-filmi-the-father-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]Film kısaca, yaşlılığı ile mücadele etmeye çalışan bir adamın yaşadıklarını konu alıyor. Adamımız gün geçtikçe yaşlılığın etkilerini daha fazla hissetmeye başlıyor ve hayatında olan kızıyla da zaman zaman ters düşünce, adamımız kendini yorucu bir hayatın içinde buluyor... Film, damağımda öyle güzel bir tat bıraktı ki, uzun zamandır sinematografisi bu kadar başarılı bir işle karşılaşmamıştım. Hopkins amcamız öyle bir oynuyor, öyle bir döktürüyor ki, 'Bu adamın yaptığı oyunculuksa, diğerleri ne?' diye sorgulamadan edemiyorsunuz. Ömrü uzun olsun da birkaç projede daha izleyelim diye iç geçiriyorsunuz... İnsanı darlayan, sıkan, içini burkan ve kendini başrolün yerine koyduran nefis bir film. Hemen izleyip gelin ve aşağıdaki detaylara da göz atın derim.  Bundan sonrası SPOİLER, filmi izleyip gelin, biz hep buradayız...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/245/26/sanat-eseri-beyin-yakan-hopkins-filmi-the-father-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM] İlk ve son sahne arasındaki her şey zihnin oyunu...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/245/29/sanat-eseri-beyin-yakan-hopkins-filmi-the-father-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]Önce bir 'Dolandırıcılık' hikayesi gibi geldi biliyorum fakat film öyle şahane işlenmiş ki bunu ve daha birçok şeyi bize düşündürtmeyi başarıyor... Filmi izlediniz. Hopkins amcamızın kızının Paris'e gitme kararını duyduğu sahneyi hatırlayın. Sonrasında kız evden çıkıyor ve amcamız camdan dışarıya öylece bakakalıyor. Son sahnede ise adamımızı bir doktor ve bakıcı ile bir odada görüyoruz. Kızının Paris'e gittiğini, ara ara geldiğini ve bazen de ona Paris'ten kart gönderdiğini görüyoruz. İşte filmin bu 2 sahnesi arasındaki şeylerin hepsi bir yanılsama, hepsi bir 'Demans' hastasının zihninde olup bitenler. Film bunu belli bir sıralamaya göre de verebilirdi, fakat o zaman bu kadar dikkat çekici bir iş çıkmayabilirdi tabi. Bu filmin başrolü biziz! Filmin çok büyük bir bölümünde kafamız karışıyor, "Lan ne oldu şimdi bu kim?" diye şaşkınlıklara giriyor ve kafamızdan bir sürü farklı senaryo yazmaya çalışıyoruz. Çünkü işte bir Demans hastası da bunları yaşıyor. Film bize bunu mükemmel bir şekilde aktarmayı başarıyor. Resmen bir Demans hastasının içine girip bir hayat yaşamaya çalışıyoruz. Bir şeyleri unutuyoruz, yaşanan eski acılar aklımıza geliyor ve bir şeyler ile diğer şeyler arasında bağ kurmaya çalışıp dururuyoruz. Film bu açıdan benim için bir 'sanat eseri'... Film bize "İşte bir Demans hastası bunları yaşıyor. Bir gün anneniz, babanız ve siz de böyle olabilirsiniz..." diyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/245/58/sanat-eseri-beyin-yakan-hopkins-filmi-the-father-neyi-konu-aliyor-780x439.jpg[/RESIM]Film, bir Demans hastası ile mükemmel şekilde empati yapmamızı sağlıyor. Bu bir gün anne-babamız da olabilir, biz de... Kazak nasıl giyilir unutucağız. Çocuklarımızın isimlerini, silüetlerini karıştıracağız. Bir eşyayı koyduğumuz yeri unutup, herkese 'Beni dolandıracaklar mı yoksa?' gibi pek çok farklı neden ile tedirginlik ile yaklaşacağız. Zaman kavramı bizim için farklı işleyecek, parçaları kafamızda birleştirmeye çalıştıkça yeni parçalar kaybolacak ve belki de 80 yaşımızda çocuklar gibi 'Annemi istiyorum' diyerek ağlayacağız... Bunları okurken bile ruhunuz sıkıldı değil mi? İşte bu film de tam olarak bu konuyu bize müthiş bir şekilde aktarıyor. Yönetmen Florian Zeller ve tabi ki büyük usta Hopkins, yıllarca izleyip üzerine konuşacağımız bu nefis filmi ortaya çıkarmışlar. Ve son olarak; Konu 'hafıza' ve kıyafet renkleri de aynı olunca, bu benzetmeyi yapmadan da geçmek istemedim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/245/24/sanat-eseri-beyin-yakan-hopkins-filmi-the-father-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]2 büyük usta, 2 büyük yapım... İşte bunlar gibi film ve dizilere ihtiyacımız var. Bu işleri alkışlamak, takdir edip başkalarına tavsiye etmek de bizim görevimiz.    ---------- [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
33b
0
5 yıl
Clickbait: Sosyal Medya Konusunu İşleyen, Yeni Netflix Mini Dizisi!
Clickbait: Sosyal Medya Konusunu İşleyen, Yeni Netflix Mini Dizisi!
2021 yapımı Clickbait dizisi, Netflix'te yayınlanmasını beklediğim diziler arasındaydı. Henüz 4 gün önce yayınlanan bu mini diziyi hemen 1 günde izleyip bitirdim ve clickbait dizisi konusu ne?, clickbait dizisi izlenir mi? gibi sorularınıza cevap vermek için kolları sıvadım... Tabi her zaman olduğu gibi bu içerikte de dizinin konusuna değindikten sonra kendi yorumumu da yazacağım. En Güncel Dizi Tavsiyeleri ►  Hadi gelin şimdi, 2021 yapımı Netflix imzalı yeni mini dizi clickbait nasılmış, oyuncu kadrosu, senaryosu ne durumdaymış birlikte şöyle bir inceleyelim! Hadi! Yorumuma geçmeden önce; Clickbait dizisi neyi konu alıyor? Görelim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/257/99/clickbait-sosyal-medya-konusunu-isleyen-yeni-netflix-mini-dizisi-780x439.png[/RESIM]Clickbait isimli bu yeni mini dizimiz, sosyal medya çağında yaşanan bir suç zincirini bize aktarıyor. Evli, mutlu ve çocuklu bir aile babası var. Bu adamımız bir gün ortadan kayboluyor ve hemen akabinde internete düşen videolarında "Ben suçluyum, bu video 5 milyon tıklanırsa öleceğim" yazan bir pankart ile görünüyor. E hal böyle olunca da dizi, bu suç konusunu içine sosyal medyayı da alarak ilerliyor ve peşinden sürüklemeyi başarıyor. Bence bu dizi izlenir...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/257/9/clickbait-sosyal-medya-konusunu-isleyen-yeni-netflix-mini-dizisi-780x439.png[/RESIM]Mini diziler, diğerlerine nazaran daha çok ilgimi çekiyor hep söylemişimdir. Sezonlarca süren yapımlar pek benlik değil. Biraz da bu yüzden olacak bu mini dizi şu aralar izleyecek bir dizi bulamayan benim için ilaç gibi geldi. Netflix'te yayınlanan nadir iyi mini diziler var ve Clickbait dizisi de onlardan biri oldu benim için... Yani vaktiniz varsa hemen bu diziye düşün derim. Sıkmıyor, sarıyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/257/74/clickbait-sosyal-medya-konusunu-isleyen-yeni-netflix-mini-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizide tam bir şeyler çözülür gibi olacakken tekrar sarpa sarıyor ve böylece izleyici olarak bizi zinde tutmayı başarıyor. "E burada neden böyle oldu?" diye sorgulayacak pek büyük mantık hatası da yok üstelik. Gayet su gibi akıyor. Sürekli olarak "Acaba?" diye suçlu/katil tahmin etmeye çalışıyorsunuz ve bir bakmışsınız tüm dizi öylece akıp gitmiş... Şahsen dizi beni hiç sıkmadı, tam aksine sardı ve 1 günde silip süpürdüm. - - - - -  Özet: Eğer Netflix'te şöyle içine sosyal medya konusunu da alan, güncel, sürükleyici ve merak uyandırıcı bir dizi izlemek isterseniz bu mini dizi tavsiyemdir. - - - - -  • Dizi Netflix'te var mı? Evet, Clickbait dizisi Netflix'te izlenebilir. • Dizi kaç bölüm? Dizi 40-50 dakikalık 8 bölümden oluşuyor.  • Dizinin oyuncu kadrosunda kimler var? Dizimizin başrollerinde Adrian Grenier, Phoenix Raei, Betty Gabriel ve Zoe Kazan'ı izliyoruz. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
16b
1
4 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
18b
0
8 yıl
Tiyatrodan Dijitale! Yeni Netflix Filmi: Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü?
Tiyatrodan Dijitale! Yeni Netflix Filmi: Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü?
Günümüzden tam 23 yıl önce, 1998'de sahnelenen Yılmaz Erdoğan imzalı bir tiyatro oyunuydu "Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü?"... Fakat sinemaya uyarlandı ve birkaç gün önce de Netflix'te yayınlandı. Tabi hal böyle olunca, binlerce kişi de "sen hiç ateş böceği gördün mü filmi konusu ne?" veya "sen hiç ateş böceği gördün mü filmi izlenir mi?" gibi sorular sormaya başladı. En Başarılı Netflix Filmleri İçin Tıkla ►  Ben de filmi izledim ve önce size biraz konusundan, sonra da her zamanki gibi filmle ilgili olumlu veya olumsuz düşüncelerimden bahsetmek istiyorum. Yani buraya yolunuz 'sen hiç ateş böceği gördün mü filmi yorumları' gibi aramalar sonucu düştüyse doğru yerdesiniz demektir... Hadi gelin şimdi hem filmin konusuna, hem de filmle ilgili yorumuma geçelim. Düşüncelerime geçmeden önce filmin konusunu size özetleyeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/246/39/tiyatrodan-dijitale-yeni-netflix-filmi-sen-hic-ates-bocegi-gordun-mu-780x439.png[/RESIM]Film, yıllar önce yayınlanan ve binlerce kişinin hayranlıkla izlediği, dönemine damga vuran Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü? isimli Yılmaz Erdoğan imzalı tiyatro oyununun sinemaya uyarlanmış hali. Film, 1950'li yıllarda İstanbul'da ailesi ile birlikte yaşayan ve üstün zekalı olarak adlandırılan bir çocuğun hayatına odaklanıyor. Çevresine uyum sağlamakta biraz zorlanan Gülseren ismindeki bu kız, ateş böcekleriyle de gizemli bir bağ kuruyor. Film boyunca da bu çılgın kızın babası, ateş böcekleri ve çevresiyle yaşadıklarına tanıklık ediyoruz. Gelelim asıl konumuza; Film olmamış. Neden mi? Buyrunuz...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/246/25/tiyatrodan-dijitale-yeni-netflix-filmi-sen-hic-ates-bocegi-gordun-mu-780x439.png[/RESIM]Film çok kötü başlıyor. Daha ilk çeyreğinde fazlasıyla yapmacık ve 'olmamışlık' kokuyor. Ortalarına doğru biraz toparlamaya başlasa da sonuç yine hüsran oluyor. Tiyatrodan sinemaya aktarılırken hala 'tiyatro' taklidi yapmaya devam eden bir yapım bu. Tiyatrodan sinemaya uyarlanan birçok film gördük, fakat hiçbiri 'tiyatro' havasında değildi ve bu sayede başarılı oldular. Fakat burada oyuncular film boyunca repliklerini hızlı hızlı söylüyor. Hiç düşünmeden, sırası gelen konuşuyor. Bu durum tiyatroda alkış alabilir fakat sinemada işler pek böyle yürümüyor. Mekanlar, dönemin kıyafetleri, eşyaları hepsindeki renk o kadar pastel ki, filmi sessiz izleseniz bile bir tiyatro tadı alıyorsunuz. Sinemaya uyarlanan bir oyundan tiyatro tadı almak da olaya hiçbir yenilik katamıyor haliyle. Ecem Erkek, zorla oynuyorsan gözünü kırp...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/246/97/tiyatrodan-dijitale-yeni-netflix-filmi-sen-hic-ates-bocegi-gordun-mu-780x439.png[/RESIM]Ecem Erkek'i gerçekten başarılı buluyorum. Fakat filmde o kadar yapmacık ve o kadar başka birini oynuyor ki, onu izledikçe sanki hal ve tavrından 'istemediği' replikleri söyleyip, istemediği bir rolü oynadığı için rahatsız olduğunu fakat bunu yapmak zorunda olduğu için yaptığını hissettim. Tiyatroda da Demet Akbağ'ın oynadığı role sinemada hayat vermek onun üzerinde bir baskı yaratmış olabilir. Ayrıca o nasıl yaşlandırma makyajıydı yahu? Kadının yaşlı hali, genç halinden daha genç durmuş bunu kimse mi görmedi?... Çoğunluk oyunculuğunu beğenmiş olabilir fakat ben bu filmde başrolümüzün oyunculuğunu kötü bulduğumu söylemek istiyorum. Eski ve yeni oyuncu kadrosuna da şöyle bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/246/9/tiyatrodan-dijitale-yeni-netflix-filmi-sen-hic-ates-bocegi-gordun-mu-780x439.png[/RESIM] Özet: Filme bir puan verecek olsam 6 derdim. Birine 'izle' diye tavsiye edecebileceğim bir yapım ol(a)mamış. Fakat zaman geçirmek için izlenebilir ama yine de zamanınızı daha 'kaliteli' bir şekilde geçirmek için binlerce iyi film olduğunu da hatırlatmak isterim... Karar sizin.  ---------- • Filmin imdb puanı kaç? Film yayınlanalı 2 gün oldu ve şimdilik IMDb puanı 6,3. • Film Netflix'te var mı? Evet, film Netflix'te izlenebilir. • Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü? oyuncuları kimler? Filmin kadrosunda Ecem Erkek, Yılmaz Erdoğan, Engin Alkan, Merve Dizdar ve Devrim Yakut gibi isimler yer alıyor. ---------- [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
12b
0
5 yıl
Alkışlıyoruz! "Babil" Dizisinin İlk Bölümünde Yapılan 9 Toplumsal Gönderme!
Alkışlıyoruz! "Babil" Dizisinin İlk Bölümünde Yapılan 9 Toplumsal Gönderme!
Uzun zamandır tuttuğum televizyon izleme orucumu Star TV'deki Babil dizisi ile bozmuş bulunmaktayım. Uzun bir zaman önce haberi, birkaç ay önce de fragmanı gelen Babil dizisi, fişek gibi oyuncu kadroysuyla beni heyecanlandırmayı başarmıştı. Bu akşam ise ilk bölümü Star TV'de yayınlandı ve daha yayınlanalı birkaç dakika olmuşken sosyal medyada en çok konuşulan başlık "Babil Dizisi" oldu. Dizisinin hem senaryosu, hem oyuncu kadrosu, hem de replikleri gerçekten daha ilk bölümden milyonlarca kişiyi yakalamayı başardı.  Atiye'nin Dark Dizisine Olan 7 Benzerliği İçin Tıkla! ► Ben de Babil dizisini izlerken birçok toplumsal göndermenin yapıldığı fark ettim. Üstelik bu göndermeler öyle yerinde ve öyle başarılıydılar ki, bunları size bir derleme halinde sunmak için de hemen kolları sıvadım. Hadi gelin şimdi oyuncu kadrosunda Halit Ergenç, Ozan Güven, Birce Akalay, Nur Fettahoğlu gibi isimlerin olduğu Babil dizisinin ilk bölümünde yapılan göndermeler, parmak basılan noktalar neymiş onlara bir bakalım.  1. İşsiz kalan profesör ve tefecinin konuşması...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/73/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]İftira sonucu işinden olan adamımızın, gerekli parayı bulabilmek için gittiği tefeci ile aralarında şöyle bir diyalog geçiyor; " - Üniversitede hoca olmuşsun. Ama benim gibi ilkokul mezununun ayağına gelmişsin. + Siz de hasta olunca üniversite mezunu doktorların ayağına gidiyorsunuz... - Parayı verince onlar da ayağımıza geliyor"... Dizi burada, ülkedeki gelir dengesizliğine vurgu yapıyor. Hayatını eğitime adamış bir insan, ilkokul mezunu bir tefecinin önünde direnmeye çalışıyor ve bu acı durumu da seyirciye bu şekilde aktarıyor. Gerçekten çok üzücü. 2. Asgari ücret ile geçinmenin zorluğu[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/84/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]İşinden olan adamımızın çocuğunun ameliyatı için para lazımdır. İrfan (Halit Ergenç) 1 Milyon TL'nin bir akademisyen için çok para olduğunu ve asgari ücret ile çalışan bir kişi için imkansız bir miktar olduğunu söyler ve yanındaki arkadaşı (Egemen - Ozan Güven) ona ameliyat masrafı olan 1 milyon liranın aslında çok büyük bir şey olmadığını şöyle anlatır; "Zengin insanlar var. Bir öğün yemekleri bin TL olan, çaya 20 TL veren, ve kendileri değil, hizmetçilerinin milyonluk evlerde oturduğu insanlar... Bu insanlar sana lazım olan bu parayı 1 günde harcıyorlar"... İşte dizi tam da bu sahnesiyle ülkemizdeki uçurum konusuna parmak basıyor. Orta sınıfın yok olması, bir kesimin çok fakir, diğer kesimin ise çok zengin olması konusuna bu şekilde değiniyor. 3. Torpil ile bir yerlere gelme...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/81/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Dizi, üniversitelerde ve birçok kurumda torpil ile insan alındığını da işliyor ve bu durumu seyirciye aktarıyor. 4. Kan bağışının önemi[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/95/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Çocuğunun ameliyat masrafı için "Kampanya başlatalım!" diyen anne "Sen hiç bu güne kadar kan bağışladın mı?' cevabını alıyor ve dizi seyircisinin dikkatini "Kan Bağışı" konusunun önemine çekmek istiyor.  5. Yere düşene bir tekme de yakınlarının vurması...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/96/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Yine dizi, günümüzün en büyük acılarından birine de değiniyor. İşinden atılan, iftiraya uğrayan ve geçindirmesi gereken bir ailesi olan bir insana kimse yardım etmiyor. Kimse para vermiyor, kimse iş vermiyor ve bankalar bile o kişiye kendi parasını dahi vermiyor... Hep ana haberde izlediğimiz bu konuyu, dizi bu şekilde ele alarak çarpıcı bir şekilde karşımıza çıkarıyor. 6. Kolay yoldan zengin olma hevesi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/56/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Ülkemizde enflasyonun artmasıyla çok fazla kişi maddi açıdan zor durumda kaldı. Bu da onları kolay yoldan para kazanmaya itti. İşte dizi, üniversitedeki "Ponzi sistemi" konusu ve Jet Fadıl usulü olmayan evleri satma konusuyla da bu konuya değindi ve insanların dikkatini buraya da çekmeyi başardı.  7. Kentsel dönüşümün rant olarak kullanılması[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/11/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Bir sahnede Egemen (Ozan Güven) dizimizin tehlikeli iş adamı, tefeci Süleyman'ın, kentsel dönüşüm ile evlerinizi yenileyeceğiz deyip garip insanlardan iyi arsaları ucuza aldığından bahsediyor ve Kentsel Dönüşüm olayının içinde aslında çok kirli şeylerin de döndüğünü seyirciye aktarmak istiyor.  8. Gökdelen ve gecekondunun aynı karede gösterilmesi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/21/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]İrfan'ın elinde kağıt ile sokaktaki bir adama adres sorma sahnesinde kadraja arkada parlak, heybetli, zengin bir gökdelen ve hemen önünde yıkık dökük gecekondular giriyor. Bu da yine bir sistem eleştirisi olarak algılanıyor.  9. Çiftlikbank göndermesi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/44/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Tabi para dedik, kolay yoldan zengin olma dedik, hiç Tosuncuğa değinmeden geçmek olur mu? demiş olsalar gerek çünkü dizi o konuya da değiniyor. Ders sahnesinde İrfan, öğrencilerine "Biri çıkıp mavi bir yumurta satarak milyarlarca parayı alarak binlerce insanı dolandırdı" diyerek Çiftlikbank göndermesinde bulunarak izleyiciyi uyarıyor.  Dizi, aslında dijital ortamlarda yayınlanmak için çekilmişti. Fakat sonrasında Star TV'nin satın aldığı ve televizyonda yayınlanacağı duyuruldu. Gördüğümüz tüm bu sivri göndermeler ve günümüz televizyonuna göre daha cesur sahnelerin olması bu yüzden. Çünkü bu bir dijital platform dizisi.  Dizi tamamen sistem eleştirisi, para ve bazı entrikalar üzerinde döneceğe benziyor. Halit Ergenç başta olmak üzere oyuncuların performansı da gayet başarılı. Benim gözüme takılan göndermeler yukarıdakilerdi ve hemen gelip burada sizle paylaşmak istedim.  - - - - - - - - -  ● Aşağıdaki butona tıklayarak da modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
18b
0
6 yıl
"Ne İzlesem?" Diye Düşünenlere 5 İyi 2019 Film Tavsiyesi!
"Ne İzlesem?" Diye Düşünenlere 5 İyi 2019 Film Tavsiyesi!
2019 filmleri... Şu sıcak yaz gün ve gecelerinde binlerce kişi "2019 film önerileri" bulabilmek için yanıp tutuşuyor. 2019 yılını bitirmemize sadece 4 ay kaldı. Peki bu yıl, yani 2019'da çıkan filmlerden hangilerini izlediniz? Bana soracak olursanız bu yıl birçok iyi film vizyona girdi. Bunların içinden beğendiklerimi de burada sizlere tavsiye ettim. İşte şimdi de onların arasından seçtiklerim ile sizler için nefis bir 2019 filmleri listesi hazırladım. Hadi gelin şimdi o "Ne izlesem?" diye düşünenlerin mutlaka izlemesi gereken o birbirinden iyi 2019 film tavsiyeleri nelermiş birlikte görelim. (Beyin yakan film tavsiyeleri için buraya tıklayabilirsiniz) 1. İzlemeniz gereken ilk 2019 film tavsiyem "Avengement"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/103/61/-ne-izlesem-diye-dusunenlere-5-iyi-2019-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Pek çok kişinin es geçtiği, fakat yakalayanın da "Güzel filmmiş" dediği bu filmi siz kaçırmayın. "Kaan konusu ne? İzleyenlerin yorumları, IMDB puanı nasıl?" derseniz de aşağıdaki butona tıklayabilirsiniz.  Filme Git ► 2. Listemizdeki ilk Kore filmi tavsiyesi ise "Innocent Witness"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/103/93/-ne-izlesem-diye-dusunenlere-5-iyi-2019-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Güney Kore yapımı bu filme ön yargınız varsa onu hemen yıkın derim. Engelli bir kızı ve bir cinayet davasını konu alan bu film izlemeye değer bir 2019 filmi. Filme Git ► 3. Bir diğer Kore imzası taşıyan 2019 filmimiz ise "The Gangster, The Cop, The Devil"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/103/57/-ne-izlesem-diye-dusunenlere-5-iyi-2019-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Bir seri katil, bir polis ve bir mafya babasını konu alan bu film de mutlaka izlenmesi gereken en yeni filmlerden.  Filme Git ► 4. "The Professor and the Madman" filmi ise bir başka 2019 film tavsiyem[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/103/45/-ne-izlesem-diye-dusunenlere-5-iyi-2019-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Dev Oxford İngilizce Sözlüğü'nün ortaya çıkış hikayesini konu alan bu film de 2019 filmleri arasında izlenmesi gerekenlerden.  Filme Git ► 5. Pek huyum değildir ama en iyiyi en sona bıraktım; "Apollo 11"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/103/78/-ne-izlesem-diye-dusunenlere-5-iyi-2019-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Yıllar önce Ay'a gitmek için yapılan Apollo 11 görevini konu alan bu belgesel filmin tamamında yıllar önce çekilen kaliteli görüntüleri izleyeceksiniz. 60'lı yıllarda çekilmelerine rağmen izleyeceğiniz görüntülerin hepsi de HD. Eğer uzay konularına ilginiz varsa bu belgesel filmi mutlaka ama mutlaka izlemelisiniz.  Filme Git ► ● "Ee Kaan bunlar beni kesmedi, var mı başka?" diyenler aşağıdaki butona tıklayarak hazırlamış olduğum bir önceki 2019 film tavsiyeleri listeme göz atabilir.[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/74/94/-ne-izlesek-diyenlere-her-biri-basarili-5-iyi-2019-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM] Listeye Git ►
21b
0
6 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.