Taze! Netflix'in Yeni Bilim Kurgu Filmi "Oksijen" İzlenir mi? Konusu ne?

13 Mayıs 2021
15b
0 Yorum
Taze! Netflix'in Yeni Bilim Kurgu Filmi "Oksijen" İzlenir mi? Konusu ne?

Netflix filmleri genel olarak çok beğenilmese de bildiğiniz gibi ben izleyip, beğendiğim iyi Netflix filmlerini şurada sizlere tavsiye ediyorum. Oksijen filmi de size tavsiye edip etmeyeceğimi merak ettiğim Netflix filmleri arasındaydı. Filmi az önce bitirdim ve oksijen filmi konusu ne?, oksijen filmi izlenir mi? gibi sorularınız için kolları sıvadım.

Filme Git ►

Hadi gelin şimdi Netflix imzalı Oksijen filmi konusuna, oyuncularına ve film hakkındaki 'izlenir mi?' gibi sorulara birlikte kısa cevaplar verelim... Hadi!

Yorumuma geçmeden önce; "Kaan ne bu Oksijen filmi konusu?" diyenler için kısaca bahsedelim...

Taze! Netflix'in Yeni Bilim Kurgu Filmi "Oksijen" İzlenir mi? Konusu ne?
Filmimiz, gözlerini kapalı ve oldukça dar bir odada açan bir kadının yaşadıklarını konu alıyor. Filmimiz, bu başrolün bu kapalı odada verdiği yaşam mücadelesini bize gerilimli bir şekilde aktarıyor. Başrolümüz bir yandan "Ben neden buradayım?" diye düşünürken bir yandan da azalan oksijeniyle başa çıkmaya çalışıyor.

Kısa ve net düşüncem; Bu filmi izleyin...

Taze! Netflix'in Yeni Bilim Kurgu Filmi "Oksijen" İzlenir mi? Konusu ne?
Buralarda büyük bir keyifle size de tavsiye ettiğim şu tek mekanlı filmlere bayılanlardansanız bu filmi de kesinlikle beğeneceksiniz. Film, beni sonuna kadar peşinden sürüklemeyi başardı. Bu tip filmlerde izleyiciyi son anına kadar pür dikkat ekrana bağlamak gerçekten çok zor fakat bu film bunu başarıyor. Kendimi zaman zaman başrolün yerine koyup "Ben olsam ne yapardım?" diye düşünmeden edemedim. Film, Netflix'te son zamanlarda izlediğim en iyi yapımlardan biri oldu benim için.

Bu kısım SPOİLER! Filmi izledikten sonra hemen gelin!

Taze! Netflix'in Yeni Bilim Kurgu Filmi "Oksijen" İzlenir mi? Konusu ne?
Filmin son anına kadar birkaç senaryo yazıp çöpe attım diyebilirim. Kabin dışında birkaç ses de gelince hep bir "işte şimdi kapak açılacak, polisler ve Leo gelecek" gibi pek çok fikri düşünüp, tasarlayıp sonunda da çöpe attım. Meğer o sesler de parçalanan gemi ve insanların çarpması sesiymiş... Hepsi yaptığı Fare deneyleri yüzünden Liz'in hayal dünyasında yaşanıyor olabilir diye bile düşündüm... Ayrıca söylemeden geçemeyeceğim; İlk fareyi gördüğümüz ve geminin içini gösteren camdaki filtrenin kaldırılıp bir cesetin görüldüğü o 2 anda da yerimden zıpladım diyebilirim.

Özet: Film gerçekten son günlerde izlediğim en iyi yapımlardan biriydi benim için. Özellikle Netflix'te böyle yeni bir gerilim-bilim kurgu filmi izlemeyi hiç beklemiyordum... Eğer izleyecek bir şeyler arıyorsanız bu filme mutlaka bir şans verin derim. 

----------

• Filmde +18 sahne var mı? Filmde müstehcen veya uygunsuz sahne yer almıyor. Fakat kapalı alan korkunuz varsa biraz rahatsız olabilirsiniz.

• Oksijen filmi Netflix'te var mı? Evet, film Netflix'te izlenebilir. 

• Filmin süresi ne kadar? Film, 1 saat 40 dakikalık bir süreye sahip. 

----------

Taze! Netflix'in Yeni Bilim Kurgu Filmi "Oksijen" İzlenir mi? Konusu ne?

Modunu Seç ►

Taze! Netflix'in Yeni Bilim Kurgu Filmi "Oksijen" İzlenir mi? Konusu ne?

listesine yorum yap!
ALPASLAN L.
ALPASLAN L.
14 Mayıs 2021
Açık konuşmak gerekirse; zaman kaybıydı. 50 dakika dayanamadım. Gerçi iyi bir film 30 dakikadan fazlasını hak etmez.
oksijen film önerisioksijen konusuoksijen filmioksijen filmi konusu2021 netflix filmlerinetflix film önerileri 20212021 filmlerioksijen filmi inceleme
EN AKTİF ÜYELER
TASK: HBO İmzalı TAŞ Gibi Yeni Suç Dizisi!
TASK: HBO İmzalı TAŞ Gibi Yeni Suç Dizisi!
İzleyecek iyi bir yeni dizi çok sık çıkmıyor. Yeni yabancı diziler oldukça büyük bütçeler ile geliyor fakat pek çoğumuz bu yeni yabancı dizileri bir şekilde gözden kaçırıyoruz. İşte ben de tam olarak burada devreye girerek size yeni çıkan yabancı dizileri de tavsiye ederek sizi bu dizi arayışından kurtarmak istiyorum. Task dizisi de yeni çıkan yabancı diziler listesinde göze çarpan yapımlardan biri... Peki Task dizisi konusu nedir? Oyuncuları kimler? Daha doğrusu Task dizisi izlenir mi? Gelin size bu soruların yanıtlarını kısa ve net şekilde vereyim... Hadi! Öncelikle nedir bu Task dizisi konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/359/52/task-hbo-imzali-tas-gibi-yeni-suc-dizisi-780x439.png[/RESIM]Task dizisi, aslında bir polisiye-suç dizisi. Philadelphia'nın neredeyse taşra kısmında geçen olaylar zincirini izlediğimiz dizide, art arda gerçekleşen soygunları ve bu soygun zincirini çözmek için görev başına getirilen bir FBI timini izliyoruz. Bence TAŞ gibi bir dizi bu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/359/73/task-hbo-imzali-tas-gibi-yeni-suc-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizi kesinlikle başarılı. Bunu daha ilk bölümden kolayca anlamak mümkün. Oyunculuklar çok üst düzey fakat "suç" dizisi deyince bol aksiyon, bol koşuşturma beklemeyin. Çünkü dizinin öyle bir vaadi kesinlikle yok. Daha sakin, daha dramatik bir polisiye dizisi bu. Hikaye çok ağır ilerliyor fakat bu eksi değil, tam aksine karakterlerin derinliğini oluşturabilmek için başarılı ve zekice bir yöntem. Diyaloglar daha az olsaydı da olurdu...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/359/37/task-hbo-imzali-tas-gibi-yeni-suc-dizisi-780x439.png[/RESIM]Task dizisiyle ilgili tek olumsuz eleştirim, özellikle ikili diyalogların çok uzun olması. Bu tür sakin işlerde diyaloglar büyük anlam taşıyor fakat bu dizide bunun dozunun çok fazla olduğunu kolayca görebiliyoruz. - - - - - -  Özet: Eğer şöyle kaliteli oyunculukların olduğu, sağlam bir hikaye barındıran, TAŞ gibi iyi ve yeni bir yabancı dizi izlemek isterseniz, TASK dizisi bu ihtiyacınızı kesinlikle karşılayacaktır.  - - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/359/87/task-hbo-imzali-tas-gibi-yeni-suc-dizisi-780x439.png[/RESIM] • Task dizisi Netflix'te var mı? Hayır. Task dizisi Blu TV'yi de bünyesine katan HBO Max platformunda yayınlanıyor. • Task dizisi 2. sezon var mı? Dizinin 1. sezonu henüz yeni yeni yayınlanıyor fakat 2. sezon da muhtemelen gelecektir. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
9.4b
0
11 ay
Netflix'in Yeni Dizisi "Biohackers" İzlenir mi? | Konusu, Oyuncuları ve Virüs!
Netflix'in Yeni Dizisi "Biohackers" İzlenir mi? | Konusu, Oyuncuları ve Virüs!
Netflix'te izledikten sonra beğenip size de buralarda tavsiye ettiğim son dizi tavsiyesi şuydu. Biliyorsunuz bu platformda yıllardır haftada en az 1-2 yeni film tavsiyesi yayınlanıyor fakat dizi öyle değil. Çünkü elle tutulur iyi bir dizi çok kolay bulunmuyor. Ben de bugün size Netflix'in yeni dizisi Biohackers'ı tavsiye etmeye geldim. "Biohackers izle" gibi bir arama sonucu yolunuz buraya düştüyse hemen sizi Netflix'e alalım, ama biohackers konusu veya biohackers oyuncuları gibi aramalar sonucu buradaysanız birazdan aradığınızı tam da burada bulacaksınız  Nefis Netflix Dizi Tavsiyeleri İçin Tıkla! ►  Hadi gelin şimdi Netflix imzalı yeni dizi Biohackers nasıl bir yapım olmuş, izlenir mi, oyuncular, konusu nasıl, hepsine şöyle sadece 3-4 dakikada bir göz atalım! Hadi!  Öncelikle dizi hakkındaki yorumuma geçmeden; Nedir bu Netflix imzalı Biohackers dizisinin konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/206/35/netflix-in-yeni-dizisi-biohackers-izlenir-mi-konusu-oyunculari-ve-virus-780x439.png[/RESIM]Biohackers dizisi, güzel mi güzel bir tıp öğrencisinin, Almanya'nın en prestijli üniversitelerinden birine girmesini ve sonrasında burada yaşadıklarını konu alıyor. Çiçeği burnunda öğrencimiz okula başlar başlamaz partilerin aranan genci olurken bir yandan da gizemli bir yönü ortaya çıkıyor ve ailesinin geçmişte yaşadığı acı bir olay ile yanında asistan olarak görev aldığı profesör arasında bir bağlantı kurmaya başlıyor. Konuyu bilim kurgudan çok Teknoloji ve Biyogenetik üzerinden ele alan dizi, çoğumuzun pek de bilmediği bu dikkat çekici alana ışık tutuyor.  Peki Biohackers dizisi olmuş mu? İzlenir mi?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/206/71/netflix-in-yeni-dizisi-biohackers-izlenir-mi-konusu-oyunculari-ve-virus-780x439.png[/RESIM]Yeni bir diziye başlarken "Bir sonraki bölüm için heycanlandım mı?" diye kendime soruyorum, cevabım evet oluyorsa da o diziyi kolundan tutup izlemeniz için buraya size getiriyorum. İşte bu dizi de beni sürüklemeyi başaran yapımlardan biri olmayı başardı. Aslında Netflix'te yayınlanacağını öğrendiğimde hemen bir "Neymiş bu" deyip göz atmış ve bilim kurgu ağırlıklı olacağını öğrenmiştim fakat dizi pek de bilim kurgu değil. Yani Biyogenetik ve Teknoloji üzerinden ilerliyor diyebiliriz. Hatta özellikle içinde bulunduğumuz Covid-19 süreci için "Bu Koronavirüs laboratuvarda yapılmış..." gibi düşüncesi olanlar varsa bu dizide tam olarak aradıkları şeyi bulabilirler bu da benden size küçük bir hediye... İşin özü, bence dizi sarıyor. Hatta bir yanı da üniversite gençliğini konu aldığı için arada "Yaşanan öğrenciliğe bak be" gibi şeyler de söyleyebilirsiniz çünkü ortam da gayet güzel. Eğer başlayacak bir dizi arıyorsanız bu tavsiyeme bir şans verin derim.  Oyunculuklar dozunda, başrolümüz ise birine benziyor ama...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/206/90/netflix-in-yeni-dizisi-biohackers-izlenir-mi-konusu-oyunculari-ve-virus-780x439.png[/RESIM]Diziyi izlerken sürekli olarak başrolü bir yerden çıkaracak gibi oluyordum sonunda buldum... "Luna Wedler" yani dizideki başrolümüz Mia Akerlund bence Miray Daner'e benziyor, Melisa Şenolsun da olabilir ikisi arasında kaldım. Niklas karakterine ise oyuncu "Thomas Prenn", Jasper karakterine ise "Adrian Julius Tillmann" hayat veriyor. "Jessica Schwarz" ise dizimizin güzel profesörü "Tanja Lorenz" rolü ile karşımıza çıkıyor. Ha bu arada "Bu dizi kaç bölüm?" diyenler için 1. sezon 6 bölüm ve her bölüm ortalama 40 dakika sürüyor, yani süre olarak da gayet ideal.  Biohackers Dizisini İzle ► [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
18b
0
6 yıl
2021'in Yeni Bilim Kurgu Filmi; "The Tomorrow War" Aslında Neyi Anlatıyor?
2021'in Yeni Bilim Kurgu Filmi; "The Tomorrow War" Aslında Neyi Anlatıyor?
Geçmişte bilim kurgu olarak izlediğimiz çoğu şey günümüzde gerçekleşti. Bu yüzden tüm bilim kurgu filmlerini de ileride gerçek olacağını düşünerek izlemeyi çok seviyorum. İşte The Tomorrow War filmi de bu türdeki merakla beklediğim yeni, 2021 yapımı filmlerden biriydi.  Filme Git ►  The tomorrow war filmini izledim, bitirdim ve "The tomorrow war filmi konusu ne?", "the tomorrow war izlenir mi?" gibi sorularınızı cevaplamak için kolları sıvadım. Hadi gelin şimdi size önce biraz filmden bahsedeyim, sonra da size şöyle farklı bir the tomorrow war filmi incelemesi yapayım... E hadi! Öncelikle izlemeyenler için the tomorrow war filmi konusundan biraz bahsedeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/254/39/2021-in-yeni-bilim-kurgu-filmi-the-tomorrow-war-aslinda-neyi-anlatiyor-780x439.png[/RESIM]Filmimiz, bir uzaylı istilası altında kalan dünyamızı ve insanoğlunun bu saldırıya karşı verdiği mücadeleyi konu alıyor. Film bir yandan bize bu istila sürecini aktarırken, diğer yandan da bu farklı düşmana karşı yapılan savaşı, içine zaman yolculuğu da ekleyerek sunuyor. Film, klişeleri de olan, bu güne kadar pek çok kez izlediğimiz konuları harmanlayıp, seyir keyfi yüksek bir şekilde bize sunuyor. Fakat biraz daha derinlere inince de filmin temel aldığı konu gün yüzüne çıkmaya başlıyor. Bundan sonrası filmi izleyenler için... "The Tomorrow War" filmi aslında neyi konu alıyor? Verdiği mesajlar ne? Anlatayım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/254/6/2021-in-yeni-bilim-kurgu-filmi-the-tomorrow-war-aslinda-neyi-anlatiyor-780x439.png[/RESIM] Film hakkında 2 teorim var; "Kaan uçmuşsun!" demeyecekseniz anlatıyorum... ●  1) Film, içinde bulunduğumuz salgını konu alıyor. Filmde tıpkı şu anki pandemi gibi tüm dünyayı etkileyen bir tehlike söz konusu. Bu tehlike öyle büyük ki, tüm dünya devletleri birleşiyor. Filmin sonunda aslında bu yaratıkların uzaydan gelmediğini, zaten hep dünyamızda olduklarını görüyoruz. Sadece biz gezegeni ısıtıp buzulları eritene kadar öylece bekliyorlar. Yani film bunun "insanoğlunun hatası" olduğunu yüzümüze vuruyor. Tıpkı yaşadığımız pandemi gibi. ● Filmdeki bilim insanları vurgusuna dikkat; Tıpkı günümüzdeki gibi, filmde de bilim insanları hayati önem taşıyor. Aşıyı bir bilim insanı gidip getiriyor ve 'dünyayı kurtardık' deniyor. İnsanoğlunun iklimi değiştirmesiyle yer altından çıkıp kıyameti getiren bu yaratıkları günümüzdeki salgın/virüs gibi düşünür ve tıpkı günümüzdeki gibi dünyada boş şehirlerin oluşmasını sağladıklarını hatırlarsanız bazı taşlar yerine daha rahat oturacaktır. ●  2) Biraz daha uçalım; Film 'dini' mesajlar içeriyor... Öncelikle yaratıklar için "6 gün avlanıp 1 gün dinleniyorlar, o güne 'şabat' diyoruz" gibi bir replik kullanıldığını görüyoruz. Burada Yahudilerin 6 gün çalışıp, dinlenip ibadet edip asla çalışmadıkları o 1 günün ismi olan Şabat gününden bahsediliyor. Yani yaratıkları Yahudiler olarak tasvir edilmiş. Yaratıkların 2 büyük uzantıları olduğunu görüyoruz, aynısını Yahudi erkeklerinde de görüyoruz. Yahudi erkekler, saçlarında hiç kesmedikleri 2 uzun tutam bırakırlar, "Peyot" denen bu 2 saç, yaratıkların 2 uzantısına benziyor.  ● Bu durumda ise başrolümüz insanlığı kurtaracak olan Mesih oluyor. Kendisi binbir fedakarlıkla 12 adet tüpü kurtarıyor. Bu, 12 Havari'yi, çıktığı bu 7 günlük mücadele ise 7 büyük günahtan arınma sürecini tasvir ediyor. Uzaylıların attığı ahşap görünümlü çivilerin de İsa'nın çarmıhına çakılan çiviler olabileceğini söylemek de pekala mümkün...  Bu arada filmde Recep Tayyip Erdoğan da yer alıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/254/34/2021-in-yeni-bilim-kurgu-filmi-the-tomorrow-war-aslinda-neyi-anlatiyor-780x439.png[/RESIM]Filmi duyan, izleyip de fark etmeyen pek çok kişi "the tomorrow war erdoğan" yazarak filmdeki bu sahneyi bulmaya çalışıyor. 9. dakika 10. saniyeden itibaren izlerseniz bu 1-2 saniyelik görüntüyü fark edebilirsiniz. Tabi hiçbir siyasi ideoloji gütmüyorum bunları söylerken, sadece bu küçük ayrıntıya da değinmek istedim. Ve son olarak; The Tomorrow War hangi filmlerden esinlenilmiş, anlatayım... Interstellar;[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/254/98/2021-in-yeni-bilim-kurgu-filmi-the-tomorrow-war-aslinda-neyi-anlatiyor-780x439.png[/RESIM]Öncelikle filmde "Muri" isimli bir kız görüyoruz. Bilim insanı olan babamız, kızını bırakıp dünyayı kurtarmaya gidiyor. Film burada "Interstellar"a da bir selam çakıyor çünkü orada da aynı hikayeyi Muri değil de Murphy ismindeki bir kız olarak izliyoruz... Bari ismi biraz farklı bir şey yapsaydınız diyor insan ister istemez. Biraz Independence Day, biraz da Edge of Tomorrow;[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/254/51/2021-in-yeni-bilim-kurgu-filmi-the-tomorrow-war-aslinda-neyi-anlatiyor-780x439.png[/RESIM]Zamanda yolculuk yaparak yaratıklarla yüz yüze savaşma olayını Edge of Tomorrow'da izlemiştik. Orada da bir döngü içinde bu mücadele veriliyordu. Alien ve Prometheus;[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/254/67/2021-in-yeni-bilim-kurgu-filmi-the-tomorrow-war-aslinda-neyi-anlatiyor-780x439.jpg[/RESIM]Bu 2 filmi izleyen herkes muhtemelen The Tomorrow War'i izlerken aslında bu yaratıkların bir gezegeni yok etmek için üretilen birer silah olduğunu anladı. Son olarak The Great Wall[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/254/86/2021-in-yeni-bilim-kurgu-filmi-the-tomorrow-war-aslinda-neyi-anlatiyor-780x439.png[/RESIM]Bu filmden en çok da Matt Damon başrollü "Çin Seddi" filmindeki tadı aldım diyebilirim.  Özet: En başta da söylediğim gibi, film çok hızlı akıyor, birçok mantık hatasını ve klişeyi de beraberinde götürüyor fakat "istila" ve "zamanda yolculuk" konularını işleyerek bunları yapması, filmin seyir keyfini yükseltiyor. Film bence bu yüzden kötü'den "izlenebilir" seviyesine çıkıyor.  - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
20b
4
5 yıl
İthal Sinema: Yabancı Filmlerden Uyarlanan 7 Türk Filmi!
İthal Sinema: Yabancı Filmlerden Uyarlanan 7 Türk Filmi!
Size burada 1 buçuk yıldır iyi filmler tavsiye etmeye çalışıyorum. Hatta fırsat buldukça, Türk imzası taşıyan, bizden, içimizden çıkan, Mustang, Panzehir ve Tamam mıyız? gibi iyi Türk filmlerini de elimden geldiğince çok kişiye duyurmaya çalışıyorum. Ülkemiz, onlarca ülkeye Muhteşem Yüzyıl, Binbir Gece gibi yerli dizileri satmasıyla bilinse de aslında birçok filmi de uyarlama olarak yeniden çekiyoruz. Son zamanlarda özellikle Güney Kore başta olmak üzere birçok ülkede fazlasıyla ses getiren filmleri ülkemize uyarladık ve hala daha birçok filmi dilimize göre uyarlamaya devam ediyoruz.  Fakat ben bu durumun çok bilinmediğini düşünüyorum. Yani çok gösterişli bir şekilde pazarlaması yapılan birçok filmimizin yabancı bir ülkeden uyarlandığını, aslında orijinalinin olduğunu birçok kişi bilmiyor. Bu yüzden ben de bugün sizlere burada yabancı filmlerden uyarlanan Türk filmlerini göstereceğim. Hadi gelin şimdi muhtemelen yabancı filmlerden uyarlama olduğunu bilmediğiniz o Türk filmleri nelermiş birlikte görelim! En İyi Yerli Film Tavsiyeleri İçin Tıkla ► 1. Yabancı yapımlardan uyarlama olan ilk filmimiz "Delibal"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/85/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM] Delibal, Hint yapımı "Moonu 3" filminin ülkemize bir uyarlaması[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/48/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM]2015 yılında vizyona giren ve çok sevilen Delibal filmi, özellikle genç kitle tarafından çok beğenildi. Adına sosyal medya hesapları açıldı ve Instagram'da binlerce post paylaşıldı. Fakat binlerce kişi, bu filmin senaryosunun bize ait olduğunu sanıyor. Fakat aslında, çok beğenilen ve dünyada da ses getiren bir Hint filminden uyarlamaydı. 2. 2017 yılında vizyona giren "Öteki Taraf" filmi de başka bir ülkeden uyarlamaydı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/42/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM] Özcan Deniz'in yönetip, oynadığı bu film, İspanyol filmi La Cara Oculta'dan bir uyarlamasıydı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/40/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Birçok kişi bu nefis senaryoyu Özcan Deniz'e bağlarken, arka planda bu filmin bir uyarlama olduğunu görmedi. İspanyol filmlerine vurgun biri olarak bu nefis filmi burada size de tavsiye etmiştim. Hemen şimdi aşağıdaki butona tıklayarak ulaşabilir ve orijinalini izleyebilirsiniz.  Filme Git ► 3. Ünlü isimleri aynı masada buluşturan "Cebimdeki Yabancı", evet o da bir uyarlama...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/20/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM] İtalyan yapımı "Perfetti Sconosciuti" filminin kendine has senaryosu dünyada o kadar dikkat çekti ki, hemen uyarladık![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/27/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Akşam yemeği için bir araya gelen dostların oynadığı masum oyunun nasıl acımasız bir oyuna dönüştüğünü konu alan bu film, 2018 yılında ülkemize de uyarlandı ve adına da "Cebimdeki Yabancı" dendi. Orijinalinden bir haber olan milyonlarca kişi de "Vay be, ne senaryoydu ama!" diye iç geçirdi... Filme Git ► 4. "Senden Bana Kalan"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/12/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM] Bu filmimiz ise Güney Kore imzalı "Baekmanjangja Ui Cheot Sarang" filminin bir uyarlaması[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/55/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Başrollerini Neslihan Atagül ve Ekin Koç'un paylaştığı bu film, Güney Kore'de oldukça ses getiren bir filmin uyarlamasıydı. 5. İlk kez duyanları üzdüğüm için özür dilerim ama evet "Evim Sensin" de bizim değil...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/53/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM] Herkesin sinema salonlarından duygu yüklü bir şekilde çıktığı bu film, Güney Kore yapımı "Nae Meorisokui Jiwoogae" filminden uyarlama[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/17/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Fahriye Evcen ve Özcan Deniz'in başrollerinde olduğu bu film, 2004 yılında vizyona giren bir Güney Kore filminin uyarlaması. 6. "Benim Dünyam"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/89/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM] Evet bu film de Hindistan yapımı "Black" filminin bir uyarlaması[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/87/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM]IMDB'den tam 8,2 puanı olan ve benim de burada sizlere tavsiye ettiğim bu nefis film, ülkemizde "Benim Dünyam" isminde uyarlandı ve başrollerde de Beren Saat ve Uğur Yücel yer aldı. Orijinalini bilmeyenler, bu filmin senaryosunun bize ait olmadığını öğrenince sosyal medyada bunu defalarca kez dile getirdi.  Filme Git ► 7. Son olarak 11 Ekim'de vizyona girecek "7. Koğuştaki Mucize" filmi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/8/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpeg[/RESIM] Evet o da bir uyarlama, Güney Kore yapımı "Miracle in Cell No. 7" filminden ülkemize uyarlandı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/75/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Başrolde Aras Bulut İynemli'nin olduğu, 11 Ekim'de vizyona girecek olan bu film, dünyada oldukça alkış alan ve benim de uzun zaman önce burada size tavsiye ettiğim Miracle in Cell No. 7 filminin bir uyarlaması... Türk filmleri arasında en bilinen uyarlamalar bu şekilde. Fakat daha altını kazırsanız, Kemal Sunal'ın birçok filminin de uyarlama olduğu gerçeğiyle yüzleşebilirsiniz. Birçok ülke, farklı ülkelerde tutan filmleri kendi ülkelerine uyarlıyor fakat her biri de bunun bir uyarlama film olduğunu seyircisine her fırsatta söylüyor. Ne yazık ki ülkemize uyarlanan filmlerin "uyarlama" oldukları sanki seyircilerden yani bizlerden saklanıyor. Tabi haliyle sonraları orijinali ile karşılaşan izleyici de kendini aldatılmış hissediyor. Uyarlama film yapılmasın demiyorum, tabi ki yapılabilir, fakat bunu seyirciye söylemez, filmin PR aşamasında dile getirmezseniz, o ve binlerce seyirciyi kaybeder ve yaptığınız işin değerini yitirirsiniz. Benden söylemesi... ● Bu arada, aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi de bulabilirsiniz[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►  
28b
0
7 yıl
DEPREM Konulu, Gözden Kaçırılan Bir Türk Filmi: Küçük Kıyamet!
DEPREM Konulu, Gözden Kaçırılan Bir Türk Filmi: Küçük Kıyamet!
Takvimler 6 Şubat 2023, saatlerse 4:17'yi gösterdiğinde Türkiye önce Gaziantep, sonra da Kahraman Maraş merkezli 2 büyük depremle sarsıldı. 12 bin bina yıkıldı, son açıklanan verilere göre 39 bin 672 insan hayatını kaybetti. 100 binden fazla insan yaralandı ve 10 milyondan fazla kişi bu depremden direkt olarak etkilendi. 80 farklı ülke, toplamda 10 bin kişiden oluşan profesyonel arama kurtarma ekipleri gönderdi ve Gaziantep'teki ilk deprem, 2010 yılında Haiti'de yaşanan depremden sonra dünyanın en ölümcül depremi olarak tarihe geçti...  19 İyi Netflix Filmi! ►  Yıllardır ne zaman içinde 'deprem' geçen bi son dakika haberi duysam, "Sallandık mı?" diye soran birinin tweetini okusam, depremden bahsedilen bi ortamda bulunsam ya da kendimi avizeye bakarken yakalasam aklıma gelen tek film olan Küçük Kıyamet'ten size bahsetmek istedim. Biliyorum pek çok kişi bu filmi bi şekilde gözden kaçırdı ve kaçırıyor, fakat 2006 yılında vizyona giren bu Türk filmi, ilk izlediğim günden beri benim aklımdan hiç çıkmadan öylece bi köşede duruyor. Film depremin çaresizliğini, ölümün her an yanıbaşımızda oluşunu, yaşanan psikolojiyi öyle ürpertici bi şekilde işliyor ki, sonuna kadar izleyip bitiren her kişinin ruhunu tıpkı bi enkaz altındaymış gibi sıkmayı, darlamayı ve boğmayı başarıyor. ● Benzer konuda YouTube kanalımızda da bir içerik hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=4xmSrGAaNiE[/VIDEO] Hadi gelin size bir deprem filmi olan Küçük Kıyamet'in konusundan bahsedeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/318/22/deprem-konulu-bu-turk-filmini-bircok-kisi-gozden-kaciriyor-kucuk-kiyamet-780x439.png[/RESIM]Filmimiz, annesini yıllar önce depremde kaybeden acılı bi kadının ve çekirdek ailesinin yaşadıklarını konu alıyor. Yaşanan acıların üzerine bir de "Büyük İstanbul Depremi" konusu da daha fazla konuşulmaya başlanınca ailemiz biraz rahatlamak için internetten Fethiye'de bir ev kiralıyor. Yola çıkmadan 1 gece önce birlikte bir akşam yemeği yiyip yatıyorlar. Fakat yaşanan kısa süreli bir deprem, aileyi uyandırıyor ve onlar da bir an evvel İstanbul'dan uzaklaşmak için yola çıkıyor. Fethiye'de tuttukları villaya vardıklarındaysa onları bir bekçi karşılıyor. Aileye evi gezdiren bekçi, fazla rahat tavırlarıyla huzuru biraz bozsa da, aile, dağ başındaki bu evin eşyalarını, havuzunu ve bahçesini görünce fazlasıyla beğeniyor. Fakat evin karşısındaki bir mezarlık onları biraz huzursuz ediyor. Yine de geldikleri yeri düşünüp bu soruna pek takılmadan hemen eve yerleşiyorlar. Ailemizin annesi, depremin üzerinde bıraktığı travma ve annesini de kaybetmiş olmanın acısıyla çeşitli kabuslar ve sanrılar görmeye başlıyor. Ailemizin babasıysa bu durumu, eşinini yaşadığı sorunlara bağlıyor. Fakat aile, yavaş yavaş bulundukları bu evin etrafında bazı gariplikler olduğunu da fark edince işler biraz değişiyor ve o andan itibaren film, temposunu birkaç tık arttırmaya başlıyor. Bence Türkiye'nin en iyi Psikolojik-Korku filmlerinden biri bu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/318/80/deprem-konulu-bu-turk-filmini-bircok-kisi-gozden-kaciriyor-kucuk-kiyamet-780x439.png[/RESIM]Öncelikle pek iyi oyunculukların olmadığı, ilk yarısına kadar elle tutulur bir şey vaat etmeyen ve ilk bakışta zaman ayırmaya değmeyecek bir film izlenimi veren bu yapım, benim için Türk sinema sektöründe iz bırakan yapımlardan biri. Yönetmenliğini Taylan Biraderler'in yaptığı bu film "Psikolojik Korku" türünde bence ülkemizde yapılmış en iyi filmlerden biri. Film, ikinci yarısında izleyiciyi ürpertmeyi ve düşündürmeyi kesinlikle başarıyor. Fakat bu filme başladıysanız bitirmelisiniz. Çünkü film, ilmek ilmek işlediği tüm detayları size sonunda bir bir gösteriyor. Yani sonuna kadar izleyenlere ödülünü vermeyi ihmal etmiyor. İçeriğin bundan sonrası, filmi izlemeyenler için SPOİLER içeriyor, bu yüzden filmi izledikten sonra göz atın derim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/318/60/deprem-konulu-bu-turk-filmini-bircok-kisi-gozden-kaciriyor-kucuk-kiyamet-780x439.png[/RESIM] ● Öncelikle filmde de gördüğünüz gibi izlediğimiz her şey, enkazda kalan bir depremzedenin zihninin içinde yaşananlardan ibaret. ● Başrolümüzün Fethiye'deki sahnelerde kana kana su içtiğini görürüz. Bu onun enkaz altında kalan ve susayan biri olduğunu bize gösteriyor. ● Ailemizin gittiği Fethiye'deki ev, tüm kutsal dinlerde bahsedilen ve ölen veya 'koma' diye tabir edilen ölmek üzere olan insanların bulunduğuna inanılan ARAF'ı temsil ediyor.  ● Tüm saatleri 1:19'da durmuş olarak görüyoruz. Bu bize, enkaz altındaki kadının depremden önce son gördüğü saati gösteriyor. Fethiye'de, yani araf'ta zaman akmıyor. ● Anladığınız üzere ailemizi karşılayan Bekçi, Azrail ve bu kişinin ağzından düşürmediği "Ev sahibi" de Allah/Tanrı olarak betimlenmiş. ● Kahvede gördüğümüz kişi, başrolümüzün depremden önce TV'de gördüğü kişiydi.  ● Ailenin depremden önce yediği yemek ile, Fethiye'de yedikleri yemeğin aynı olduğunu görüyoruz. İşte film bize burada aslında bu dünyanın bir bilinçaltında geçtiğini söylüyor. Başrolümüz hayalinde, depremden önce yediği ve hatırladığı son yemeği kullanıyor.  ● Ailemizin babası Zeki kahvede yol tarifi sorar, kahveci "Bura yolun sonunda..." diyerek onu yine bulunduğu yere gönderir. Adam "Buralar çok tenha? Neden böyle?" deyince de aynı kahveci "Buranın insanı böyle, bi gün var bi gün yok. zaten ne ki abi? Bi gök var bi de yer, biz de arada. Korkuyon mu sen? Korkma..." diyerek Araf'taki insanları betimler.  ● Başrolümüzün Fethiye'de yani Araf'ta gördüğü TSUNAMİ ise deprem anında devrilen Akvaryum'un bilinçaltına yansımasıydı. ● Başrolümüz, kardeşinin açmış olduğu Küçük Kıyamet sergisi kitapçığındaki görselleri depremden önce gördüğü için Araf'ta kaldığı zaman diliminde bilinçaltı bu görselleri işliyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
17b
3
3 yıl
2018 ve 2019 Yapımı 6 Şahane Netflix Film Önerisi!
2018 ve 2019 Yapımı 6 Şahane Netflix Film Önerisi!
"Netflix"... Bu marka, yıllar önce birçok insanın DVD filmler alarak evde izlediğini fark etti. Bu fikir üzerinden yola çıkıp insanlara abonelik ile düzenli film göndermeyi teklif ettiler ve bu hizmet binlerce kişi tarafından çok sevildi. Siz aylık ödemenizi yapıyor, Netflix de size her hafta bir zarf içinde düzenli olarak filminizi gönderiyordu. Ve bu platform büyüdü ve günümüzün en çok tercih edilen film-dizi dağıtımcısı oldu. Tabi bunun yanında Netflix, kendi film ve dizilerini de çekmeye başladı. "Netflix filmleri" diye bir kavram bile oluştu. Özellikle günümüzde herkes birbirinden Netflix film önerisi ister hale geldi. Bugün ben de sizler için 2018 ve 2019 yıllarında vizyona giren 6 nefis Netflix film önerisini paylaşmak istedim.  Bittiğinde "Oha!" Dedirten Film Tavsiyeleri İçin Tıkla ► Hadi gelin şimdi o izlenmesi gereken 2018-2019 Netflix film önerilerine birlikte bakalım!  1. Netflix film önerileri listemizin ilk sırasında 2019 yapımı "The Highwaymen" bulunuyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/69/93/2018-ve-2019-yapimi-6-sahane-netflix-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Filmin konusunu, IMDB puanını, oyuncu kadrosunu ve filme yapılan yorumları hemen yukarıdaki butona tıklayarak görebilirsiniz. Filme Git ► 2. Bir diğer Netflix filmi önerisi ise "Triple Frontier" yani "Üçlü Sınır"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/69/14/2018-ve-2019-yapimi-6-sahane-netflix-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]2019 yapımı olan bu film, yapılan bir operasyonu konu alıyor. Filme Git ► 3. İzlenmesi gereken bir sonraki Netflix filmi ise "Durenta La Tormenta", yani "Fırtına Anı"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/69/51/2018-ve-2019-yapimi-6-sahane-netflix-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Şahane yönetmen "Oriol Paulo" imzalı bu Netflix filmi de bir hayli beyin yakan cinsten. İspanyol yönetmen Oriol Paulo'nun diğer filmlerine göz atmak için buraya tıklamanız yeterli. Filme Git ► 4. Listemize "Jadotville Kuşatması" ile devam edelim[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/69/25/2018-ve-2019-yapimi-6-sahane-netflix-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bu film ise 2016 yapımı. Fakat gerçek bir hikayeyi konu aldığı için bu listede mutlaka olmalıydı diye düşünüp burada sizlere tavsiye etmek istedim. Filme Git ► 5. Bir başka tavsiyemiz ise 2019 yapımı "Polar"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/69/34/2018-ve-2019-yapimi-6-sahane-netflix-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]2019 yapımı bu film ise son Netflix filmlerinden... Yalnız +18 sahneler barındırıyor, şimdiden uyarayım. Filme Git ► 6. "Mowgli" filmi ise listemizdeki son Netflix filmi önerimiz oluyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/69/65/2018-ve-2019-yapimi-6-sahane-netflix-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]2018 yapımı bu film ise tam aile ile izlemelik. Filme Git ► ● Az önce yukarıda gördüğünüz bu Netflix filmlerinin her biri de, birçok film arasından sıyrılıp, milyonlarca izleyiciye ulaşmayı başardı. Fakat bu yukarıdaki filmleri izlemişseniz, ya da hiçbirine içiniz ısınmamışsa hiç merak etmeyin, çünkü devamı var!  Hemen şimdi buraya tıklayarak geçen yıl hazırlamış olduğum ve 14 bin kişinin göz attığı bir diğer Netflix film tavsiye listesine bakabilirsiniz.  Modunuza göre film önerisi bulmak için de aşağıdaki butona tıklayabilirsiniz.[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/69/82/2018-ve-2019-yapimi-6-sahane-netflix-film-onerisi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç! ►
27b
0
7 yıl
The Adam Project: Zaman Yolculuğu ve Ryan Reynolds İçeren Yeni Netflix Filmi!
The Adam Project: Zaman Yolculuğu ve Ryan Reynolds İçeren Yeni Netflix Filmi!
Netflix'in yeni işi The Adam Project filmini hatırlatmalara eklemiş ve yayınlandığı gibi izlemek için epey heycanlanmıştım. Nihayet film saatler önce Netflix'te yayınlandı ve ben de hemen bir çırpıda izleyip bitirdim... "Ee Kaan nedir bu the adam project filmi konusu?", "Bu film izlenir mi?" diyen sizler için de burada filmden biraz bahsetmek istedim. 14 İyi Yabancı Dizi İçin Tıkla! ►  Hadi gelin şimdi Netflix'in 2022 yapımı yeni filmi The Adam Project hangi konuyu işliyor? Türü ne? Oyuncu kadrosunda kimler var? ve en önemlisi de İzlenecek kadar iyi bir film mi? sorularına bir göz atalım... Hadi! Düşüncelerime geçmeden önce; Gelin önce The Adam Project filminin konusuna bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/278/24/the-adam-project-zaman-yolculugu-ve-ryan-reynolds-iceren-yeni-netflix-filmi-780x439.png[/RESIM]Başrolünde birçok filmden de tanıdığımız Ryan Reynolds'ın yer aldığı film, 2050 yılında büyük bir jeti kaçıran bir pilotun, zamanda yolculuk yapmasına olanak sağlayan bir solucan deliğiyle 2018 yılı yerine yanlışlıkla 2022'ye, yani günümüze yolculuk yapmasını ve sonrasında yaşadıklarını konu alıyor. Zamanda yolculuk, süpersonik silahlar falan tamam ama film 'çerezlik'ten öteye geçemiyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/278/11/the-adam-project-zaman-yolculugu-ve-ryan-reynolds-iceren-yeni-netflix-filmi-780x439.png[/RESIM]Ryan Reynolds çok iyi bir oyuncu. Fakat yıllarca yer aldığı roller, izleyicide "Ryan varsa kesin eğlenceli bi hafta sonu filmidir" algısı oluşturuyor. Bu film de tipik bir Reynolds filmi. En ciddi sahnelerde bile küçük espriler, diğer yan karakterler ile bitmek bilmeyen atışmalar ve mizah dolu aksiyon sahneleri... Evet aradığınız şey tam olarak bunlarsa bu film tam sizlik, fakat daha bilim kurguya yakın, ayakları yere daha sağlam bir şey arayanlardansanız bu film sizin için çerezlik'ten öteye geçemeyecek, üzgünüm. Neler iyi, neler kötü? Tane tane yazayım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/278/43/the-adam-project-zaman-yolculugu-ve-ryan-reynolds-iceren-yeni-netflix-filmi-780x439.png[/RESIM]Filmde sevdiğim ve sevmediğim pek çok şey vardı. Sonuç olarak 'çerezlik' olsa da gelin size The Adam Project filmindeki iyi ve kötü şeylerden biraz bahsedeyim.. İyi; ● Öncelikle film eğlenceli. Yani yukarıda söylediğim gibi tipik bir Reynolds filmi. Cips-kola eşliğinde izlemek isterseniz sizi tatmin edecektir. ● Ryan Reynolds ile küçük çocuğun uyumu gerçekten güzeldi. Bence çocuk, bu rol için kesinlikle doğru seçim. ● Zamanda Yolculuk zaten hepimizin sevdiği, merak ettiği bir konu. Bunun solucan deliğiyle anlatılması dikkat çekiciydi benim için. O detayları sevdim. ● Baba-oğul ilişkisini gösteren sahnelerdeki duygusallık gayet başarılıydı. Bu tür dram sahneleri, böyle filmlerin ayaklarını yere daha sağlam basmasını sağlıyor. Kötü; ● Filmdeki kötü tarafın 'kötü' olduğunu anlamıyoruz çünkü devasa bir kötülük görmüyoruz. Bu tip filmlerin en büyük eksisi hep bu oluyor... Mesela Thanos kötü taraftaydı, çünkü adam evreni yok etmekle tehdit ediyordu. İşte böyle elle tutulur, sağlam tehditler görmek istiyoruz filmlerdeki tüm kötü taraflardan... Bu filmde o yok maalesef. ● Reynolds, yıllardır aynı rolü oynuyor gibi değil mi sizce de? Sadece şu filminde farklı bir Reynolds izlediğimi hatırlıyorum.  ● Hızlı diyaloglar izleyicide 'Bu adam zeki galiba' algısı yaratıyor tamam kabul fakat bu artık sıkmadı mı yahu? Hasret kaldık tane tane konuşanlara..  ● Dövüş sahneleri beni hiç tatmin etmedi. Robocop gibi adamlara yumruk atmak bana pek gerçekçi gelmiyor. Filmden anında soğuyorum, üzgünüm netflix.. - - - - - Özet: Yukarıda da söylediğim gibi film çerezlik'ten öteye geçemiyor. Şöyle cips-kola eşliğinde ailece bir şeyler izlemek isterseniz sizi tatmin edebilir. Fakat benim gibi daha sağlam bir şeyler izlemek isteyenleri maalesef üzecektir... Karar sizin. - - - - - • The Adam Project filmi Netflix'te var mı? Evet, film Netflix'te izlenebilir. • Filmin oyuncuları kimler? Filmin başrollerini Ryan Reynolds, Jennifer Garner, Zoe Saldaña, Mark Ruffalo ve Walker Scobell paylaşıyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
13b
0
4 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
19b
0
8 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.