The Vast of Night: 2020'nin En Dikkat Çekici Bilim Kurgu Filmi Tavsiyesi!

02 Haziran 2020
12b
1 Yorum
The Vast of Night: 2020'nin En Dikkat Çekici Bilim Kurgu Filmi Tavsiyesi!

Uzun zamandır iyi bir bilim kurgu filmi izleyemediğim için üzülüyordum, fakat sadece dakikalar önce izleyip, bitirdiğim 2020 yapımı "The Vast of Night" filmi, bu üzüntümü yerle bir etmeyi başardı. Öncelikle "The Vast of Night izle" gibi aramalar sonucu buradaysanız, üzülerek söylemek istiyorum ki burada aradığınızı bulamayacaksınız. Fakat, "the vast of night konusu", "neden izlenir?" gibi aramalar sonucu yolunuz buraya düştüyse, sıkı durun çünkü size bu filmi en nefis detayları ile, hiç lafı uzatmadan ve spoiler vermeden anlatacağım.

Filme Git ►

Hadi gelin şimdi 2020 yapımı bu nefis film The Vast of Night filminin konusu neymiş, neden izlenmeliymiş, bu konulara birlikte bir göz atalım! 

Öncelikle nedir bu "The Vast of Night" filminin konusu?

The Vast of Night: 2020'nin En Dikkat Çekici Bilim Kurgu Filmi Tavsiyesi!
Öncelikle filmimizin müthiş bir konusu bulunuyor. Belki de yıllar yıllar önce izlediğim ve hala çoğu sahnesi aklımdan çıkmayan "The Signs" filminin etkisinden olacak, konusu "uzay" olup içinde hasat tarlası olan ve kırsal bir bölgede geçen filmlere kelimenin tam anlamıyla bayılıyorum. Hatta nefis film Interstellar'da da bu ögeleri görünce çok keyiflenmiştim... İşte 1950'lerde geçen bu filmimiz de, kırsal bir kasabadaki bir telefon santral operatörünü ve bir radyocunun 1 gecede yaşadıklarını konu alıyor. Santralde telefonları bağlayan genç kız, radyo dinlerden bir frekans duyuyor ve radyo programcısı ile birlikte bu sinyalin peşine düşüyorlar. İşte gerilim ve gizem dolu, nefis bir bilim kurgu filmimiz de böylece başlamış oluyor... 

Neden izlenmeli?

The Vast of Night: 2020'nin En Dikkat Çekici Bilim Kurgu Filmi Tavsiyesi!
Film 1950'lerde geçtiği için aslında bir yandan nefis bir dönem filmi bu. Atmosferi, renkleri, dokusu çok başarılı bir şekilde aktarılmış. Üstelik şimdi tüm bunların üzerine bir de bu filmin bir bilim kurgu konusunu işlediğini düşünün... Eğer bilim kurgu ile aranız iyi ise, gizem peşine düşmeyi seviyorsanız ve anlık gerilimler filmi izlerken sizi hayatta tutuyorsa bu filmi mutlaka izlemelisiniz. Fakat size tavsiyem; Bu filmi mutlaka bir akşam, karanlık bir ortamda ve mümkünse kulaklıkla ile izleyin. Ayrıca telefon bildirimlerinden ve arkadaş muhabbetinden uzak durun derim. Aksi halde film, dikkatinizin kolayca dağılabileceği birkaç sahne barındırıyor, o sahnelerde pür dikkat olmalısınız. Söz veriyorum, bittiğinde içinizde bir şeyleri hareketlendirmiş olan bir film izlemiş olacaksınız... Olmazsa da beni Instagram'dan bulup yazabilirsiniz.

Bundan sonrası bir miktar SPOİLER içeriyor, filmi izledikten sonra mutlaka uğrayın!

The Vast of Night: 2020'nin En Dikkat Çekici Bilim Kurgu Filmi Tavsiyesi!

Filmi izlediniz ve buradasınız. Filmde telefon ile bağlantı kuran eski asker Billy'nin anlattığı yerin 51. Bölge olduğunu anlamışsınızdır... Diyaloglar ve anlatılanlar çok etkileyici değil miydi ama?

The Vast of Night: 2020'nin En Dikkat Çekici Bilim Kurgu Filmi Tavsiyesi!
Öncelikle söylemek istiyorum ki filmdeki pek çok detay beni yakalamayı başardı. Öncelikle filmin nostaljik havası kesinlikle acayip bir hava katıyor. Tamam sık sık tüplü televizyon ekranına geçme tekniğinin çok iyi olduğu söylenemez fakat dönem havası gayet başarılı yansıtılabilmiş. Sonrasındaki 51. Bölge diyalogları da gerçekten çok başarılıydı. Santralci kızımızı 6-7 dakika boyunca sadece telefonla konuşurken izliyoruz ve film bizi hiç sıkmıyor çünkü alttan alttan, sinsice yaklaşan bir gizem ve gerilimi var... İşte bu detayları ile film benim gönlümü kazandı.

O araba sahnesi neydi öyle? Tüyler diken!

The Vast of Night: 2020'nin En Dikkat Çekici Bilim Kurgu Filmi Tavsiyesi!
Yaşlı kadın, çocuğuna, o farklı dildeki kelimeleri okuyunca çocuğunun başının geri gittiğini, gözlerinin kapandığını ve sanki transa geçermişcesine kalakaldığını söylüyor. Radyocumuz ise yaşlı kadının kaydettiği o cümlelerini arabada seyir halindeyken açıyor ve o da ne? Arabayı kullanan ve yanındaki kızın kafaları birden geri gidiyor ve tam anlamıyla transa geçiyorlar! İşte bu sahnede tam anlamıyla tüylerim diken diken oldu diyebilirim. Bu detayı gerçekten çok beğendim... Sonrasında UFO'yu görmemize gerek var mıydı? Bence pek de yoktu aslında. Yani görmeseydik ve ormanda, yanmış ağaçların arasında "Bu ne ya?!" diye şaşırırlarken bir saniye sonra yerdeki ayak izlerinin kaybolduğunu görseydik de, bence gayet başarılı bir son olurdu. Ha UFO gördük, kötü müydü? Hayır. Cafcaflı bir Ufo görüp finalin çöp olmasından korkmuştum fakat ufoların detayları da hiç uçuk değildi gayet dozundaydı...

- - - - - - 

NOT: Bazı filmler vardır ya çok seveni vardır ya da nefret edeni, işte bu filmi de onlardan biri olarak görüyorum. Bir kesim hiç sevmezken, bir kesim de her detayına bayılacak muhtemelen ve ben de o ikinci kısımdayım... Umarım siz de öyle olursunuz, iyi seyirler!

The Vast of Night: 2020'nin En Dikkat Çekici Bilim Kurgu Filmi Tavsiyesi!

Modunu Seç ►

The Vast of Night: 2020'nin En Dikkat Çekici Bilim Kurgu Filmi Tavsiyesi!

listesine yorum yap!
Hülya E.
Hülya E.
14 Ekim 2023
Filmin içindeydim sanki çok özgün, giderek artan gerilimi, nostaljik havasıyla birleşince ortaya hoş bir film çıkmış, sonunda tereddütlerim oldu ama sonuçta iyiydi.
the vast of night konusuthe vast of night izlethe vast of night oyuncularthe vast of night yorumthe vast of night yorumlarbilim kurgu filmleri 2020bilim kurgu film önerileri 2020uzay filmleriuzay filmi önerilerithe vast of night incelemethe vast of night analiz2020 film önerileri
EN AKTİF ÜYELER
Az Bilinen 9 BİLİM KURGU Filmi!
Az Bilinen 9 BİLİM KURGU Filmi!
Bildiğimiz pek çok iyi bilim kurgu filmi var, peki ya daha kenarda köşede kalan bilim kurgu filmleri? İşte bugün bu içerikte size izleyip beğendiğim bu bilim kurgu filmlerini tavsiye etmek istiyorum... Bilim Kurgu kategorisi öyle çok kişi tarafından beğeniliyor ki, pek çok kişi her gün Google'a "Bilim Kurgu film önerisi" yazıp veya WhatsApp'tan eşine dostuna "Bilimkurgu filmi önerisi olan var mı?" konulu mesajlar atarak iyi bir bilim kurgu filmi bulmaya çalışıyor. İşte ben de bugün sizlere tam olarak bu ihtiyaca bir cevap olacak olan nefis bir bilim kurgu filmleri listesi hazırlamak istiyorum. Birazdan burada göreceğiniz filmlerin her birini de ben izledim ve yarattıkları ortamı, o atmosferi fazlasıyla beğendim. Umuyorum ki birazdan göreceğiniz bilim kurgu filmlerinin her biri size de bana olduğu gibi keyifli birkaç saat geçirtmeyi başarır... Hadi görelim! ● Bu içeriği daha UZUN olarak YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=3ciyqTptIg8[/VIDEO] 1. İzlemenizi istediğim ilk bilim kurgu filmimiz Creator![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/352/92/az-bilinen-9-bilim-kurgu-filmi-780x439.png[/RESIM]Başrolünde; 2020'de Nolan'ın beyin yakan filmi TENET'in başrolünde görünce şaşırıp "kim abi bu adam" deyip araştırınca da çok beğendiğim oyuncu Denzel Washington'ın oğlu olduğunu görüp "Hee anlaşıldı.." dediğim JOHN DAVİD WASHİNGTON'ın yer aldığı bu bilim kurgu filmi, orta seviyedeki oyuncu kadrosu ve çok da sağlam olmayan senaryosunun dışında yarattığı evreniyle beni yakalamayı başardı.. İnsanoğlu ve yapay zeka arasında yaşanan bi savaşın tam ortasında kalan bi adamın verdiği mücadeleyi izlediğimiz bu filmde, kendimizi birden suya hiç değmeden ilerleyen deniz taşıtları, atmosferde dolaşarak yeryüzündeki istediği noktayı vurabilen dev gemiler, uzay araçları ve hatta robotların olduğu acayip bi dünyada buluveriyoruz. Açıkçası ben bu dünyayı gerçekten ilginç ve başarılı buldum diyebilirim. Bu tür farklı dünyaları konu alan izlenebilir bilim kurgu filmlerine pek rast gelemiyoruz, bu yüzden bence bi şans verin derim. Filme Git ►  2. Otherlife[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/352/49/az-bilinen-9-bilim-kurgu-filmi-780x439.png[/RESIM]Şimdi şöyle bi düşünmenizi istiyorum; Özel bi ilaç alıp gözlerinizi kapatıyosunuz ve kendinizi örneğin nefis bi doğada kayak yaparken buluveriyorsunuz. Her şey öyle gerçek ki, 'burada aylarımı geçirebilirim' diye iç geçiriyosunuz. Sonra gözlerinizi açtığınızdaysa gerçek dünyada sadece 1 dakika geçtiğini fark ediyorsunuz... Nası olay ama? İşte filmimiz de insan beyninde sanal bi gerçeklik yaratıp zaman algısını değiştiren bi yazılımı geliştirmeyi başaran genç bi dehanın yaşadıklarına odaklanıyor.. Hükümet "Hapishanelerimiz doldu, gelin bu olayı mahkumlara uygulayalım, 10 yıllık hapsi 10 dakikada çözelim" gibi bi fikirle gelince de işler biraz karışıyor ve Black Mirror dizisi tadındaki filmimiz de böylece başlıyor... Gerçekten beklentimden yukarıda çıkmayı başaran bu bilim kurgu filmi, "Acaba.." deyip bu olayın gerçek olma ihtimalini bana düşündürmeyi başardı.. Bu filmi şu an ilk kez burada görüp, duyduysanız mutlaka bi göz atın derim. Filme Git ►  3. Upgrade[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/352/23/az-bilinen-9-bilim-kurgu-filmi-780x439.png[/RESIM]Başrolünde çoğu kişinin "E Tom Hardy değil mi abi bu.." diyerek şaşırdığı Logan Marshall Green'in yer aldığı bu film, oto pilotlu araçların günlük hayatta olağan şekilde kullanıldığı, teknolojinin had safhada olduğu bi dünyada yaşananları konu alıyor. Bi kaza sonrası felç kalan bi adamımız, kendisini iyi edeceği düşüncesiyle ilginç bi teknolojik gelişmenin ilk deneği oluyor ve filmimizin temposu da o andan sonra giderek artmaya başlıyor.. Yapay Zeka konusunu, vurdulu kırdılı sahnelerle de pekiştiren bu bilim kurgu filmi, sakin başlayan fakat sakin devam etmeyen o atmosferiyle beni yakalamayı başardı... Darısı başınıza :) Filme Git ►  4. The Blackout[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/352/86/az-bilinen-9-bilim-kurgu-filmi-780x439.png[/RESIM]The Blackout ismindeki bu Rus bilim kurgu filmiyse, gerçekten beni şaşırtmayı başaran yapımlardan biri... Hemen içimde kalmasın diye söylemek istiyorum; Bu film, Rusya'dan değil de Hollywood'dan çıkan bi film olsaydı, muhtemelen ilk kez şu an burada duyuyor olmazdınız... 2 buçuk saatlik bu ilginç Rus filmi, dünyada birden elektrik, uydu ağı gibi sistemlerin çökmesiyle başlayan süreçte yaşananları konu alıyor. Herkes "Bu bi saldırı mı?", "Neler oluyor?" derken sahaya gönderilen askerlerden de ürkütücü raporlar gelince işler giderek karışıyor.. İçindeki çılgın fikirleri, "Acaba?!.." dedirterek düşündüren bazı replikleri ve yoğun koşturmacasıyla "Kıyamet sonrası temalı filmler" listesine başarıyla girebilecek bi film oldu bu benim için. Üstelik bilim kurgusu ve efektleri de gayet yerli yerinde... Fakat hayati bir uyarı; Filmi Rusça konuşan oyunculara İngilizce dublaj ve üzerine altyazı ile değil, orijinal, kendi dilinde Türkçe altyazı ile izleyin derim.. benden söylemesi. Filme Git ►  5. Awareness[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/352/73/az-bilinen-9-bilim-kurgu-filmi-780x439.png[/RESIM]Amazon Prime imzalı bu bilim kurgu filmiyse düşük IMDb puanı ve kötü oyunculuklarına rağmen bana kendini burada size tavsiye ettirmeyi başardı... Özel gücü sayesinde küçük çaplı dolandırıcılıklar yapan bi baba-oğulu izlediğimiz bu film ilginç bi dünyayı konu alıyor... Sadece bi göz hareketiyle kişilere yanılsama uygulayabilen gencimizin güçleri giderek artınca, bazı kişilerin de dikkatini çekiyor ve bi koşturmaca da böylece başlamış oluyor... Öncelikle dürüstçe söylemek istiyorum ki hikayenin işlenişi, oyunculuklar ve bazı çekim teknikleri ortalamanın 1 tık altında.. fakat şöyle 'özel güç' temalı, biraz X-Men, biraz da Tenet tadı aldığım bu Amazon Prime filmine - bu türü de seviyorsanız - bi şans verin derim. Filme Git ►  6. Salyut-7[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/352/9/az-bilinen-9-bilim-kurgu-filmi-780x439.png[/RESIM]Özellikle 'uzay' temalı filmlere göz atarken pek çok kişinin gözden kaçırdığı, Rus yapımı olunca reklamının da yeteri kadar yapılmadığı bu filmimiz, 1980'li yıllarda yörüngede enerjisi kesilip öylece asılı kalan Rus uzay istasyonunun kurtarılma sürecini konu alıyor... Bildiğiniz gibi UZAY, ABD ve Rusya'nın yani bi zamanlar sovyetlerin en önemli yarış alanlarından biri. Bu yüzden Rusya bu önemli istasyonu orada savunmasız bırakmamak için elinden geleni yapıyor ve film de işte bu operasyonu konu alıyor... Film, kesinlikle beklentimin üzerinde çıkmayı başardı ve başından sonuna kadar beni sürükledi diyebilirim... Bence kesinlikle bi şansı hak ediyor... "Kaan demişti" dersiniz. Filme Git ►  7. In the Shadow of the Moon[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/352/39/az-bilinen-9-bilim-kurgu-filmi-780x439.png[/RESIM]Bu Netflix filmiyse, 9 yılda bir ortaya çıkan bi seri katilin peşine düşen bi polisin yaşadıklarını konu alıyor... "E kaan bilim kurgu diyorduk, polisiyeye mi geçtik?" dediğinizi duyuyor ve devam ediyorum; Filmimizdeki katil öyle farklı yöntemler ile kurbanlarını avlıyor ki, davayı inceleyen dedektifler ne kadar inceleseler de hep elleri boş dönüyorlar. İşte tam da bu sırada devreye giren cevval bi dedektif ise tam anlamıyla yemiyor, içmiyor ve hem bilim kurgu, hem de gizem türündeki bu çözülemeyen olaylara derinlemesine dalıyor. Sürekli merak ettiren kurgusuyla bulmacayı yavaş yavaş çözen filmlerden biri bu... İçindeki o bilim kurgu dozu da gayet yerinde... Gizemi yer yer ağır bassa da farklı bi dünya sunmayı başarıyor bu Netflix filmi, bi şans verin derim. Filme Git ►  8. The Moon[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/352/47/az-bilinen-9-bilim-kurgu-filmi-780x439.png[/RESIM]2023'te çıkan The Moon ismindeki bu Kore filmini aynı isimli 2009'da çıkan ve benim de çok sevdiğim Moon filminle karıştırmayın derim... Filmimiz, Ay'a gitmek için yola çıkan 3 Koreli astronotu ve sonrasında yaşananları konu alıyor... Astronotlarımızdan 1 tanesi, kendini birden çok başka bir hayatta kalma mücadelesinin tam ortasında buluyor ve işte film de bize, başından sonuna kadar bu süreci an be an aktarıyor... Biliyosunuz Kore filmleri her zaman çok fazla dramatik ve karakterlerimiz de çok fazla tepkili oluyor. Bu yüzden bu kısımları es geçip, sadece 'uzay' konusuna odaklanın derim. Hem heycanlı, hem de 'çılgın' fikirlere sahip olayları izliyoruz filmde. Üstelik hem de uzayda... Sağlam da bi dram içeren bi uzay filmi bu... Benden söylemesi. Filme Git ►  9. Ve Vesper...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/352/19/az-bilinen-9-bilim-kurgu-filmi-780x439.png[/RESIM]Vesper ismindeki bu bilim kurguysa, ekosistemin çöktüğü bi dünyada hayatta kalmaya çalışan 13 yaşındaki bi çocuğu konu alıyor. Ufaklığımız hem bu bitmiş dünyanın kalıntıları arasında yaşama tutunmaya, hem de hasta babasını biraz daha hayatta tutmaya çalışıyor... Öncelikle ağır işleyen fakat oluşturulan atmosferiyle beni yakalamayı başaran bi film bu. Görsel açıdan gayet başarılı... Müzikleri de oldukça keyifli. Hikayede eksiklikler yok mu? İllaki var, fakat 'kıyamet sonrası dünya' temalı işleri sevenler için bu film birkaç yeni şey söylemeyi 'bence' başarıyor... Yeni ve farklı cihazlar, ilginç canlılar ve hepsinin ortasında değişmeyen bi dünya düzeni... Günlerce aklınızdan çıkmayacak bi film değil bu. Fakat yıllar sonra olabilecekleri düşündürmesi açısından bence gayet de ortalamanın 1 tık üzerinde bi 'farklı dünya' filmi bu. Karar sizin... Filme Git ►  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
14b
0
1 yıl
Tatilde İzlemelik, En İyi 8 Netflix Yabancı Dizi Tavsiyesi!
Tatilde İzlemelik, En İyi 8 Netflix Yabancı Dizi Tavsiyesi!
1 buçuk yıldır burada size film tavsiyeleri veriyorum. Bu süre zarfında tarafıma en çok gelen geri dönüş ise "Kaan yabancı dizi tavsiyen yok mu?" oluyor. Bu konu hakkında neler yapabiliriz diye düşündüm ve şöyle tatilde "Ne izlesem?" diye kara kara düşünenlere şahane Netflix yabancı dizi tavsiyeleri hazırladım. Hadi gelin şimdi o her biri de başarılı Netflix dizi tavsiyeleri nelermiş birlikte bakalım. (Burcunuza göre film tavsiyesi almak isterseniz hemen şimdi buraya tıklayabilirsiniz) 1. Tatilde izlemelik Netflix dizi tavsiyeleri listemizin ilk sırasında "Dogs of Berlin" bulunuyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/90/91/tatilde-izlemelik-en-iyi-8-netflix-yabanci-dizi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Türk-Alman bir futbolcunun ölümünü işleyen bu dizi, özellikle Türk izleyicileri çekmeyi başarıyor.  IMDB: 7.5 2. Bir diğer Netflix imzalı dizimiz  "The Haunting of Hill House" yani "Tepedeki Ev"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/90/2/tatilde-izlemelik-en-iyi-7-netflix-yabanci-dizi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]10 bölümden oluşan bu dizi ise paranormal olayları konu alıyor. IMDB: 8.6 3. "Altered Carbon" ise mutlaka başlamanız gereken Netflix dizilerinden[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/90/7/tatilde-izlemelik-en-iyi-8-netflix-yabanci-dizi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Bu dizimiz ise bilim kurgu ağırlıklı bir aksiyon-drama dizisi.  IMDB: 8.2 4. Bir diğer dizi tavsiyemiz ise "Elite"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/90/67/tatilde-izlemelik-en-iyi-7-netflix-yabanci-dizi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Bu dizimiz ise zengin öğrencilerin okuluna transfer olan, fakir mahallelerden gelen gençlerin yaşadıklarını konu alıyor. IMDB: 7.6 5. "OA" ise adı kısa fakat kendi uzun ve derin bir dizi tavsiyemiz[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/90/27/tatilde-izlemelik-en-iyi-7-netflix-yabanci-dizi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Gizemi, felsefi bir şekilde ele alan bu dizi de izlemeye değer.  IMDB: 7.7 6. Listemizin sonuna yaklaşırken bir sonraki tavsiyemiz ise "The Crown" oluyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/90/61/tatilde-izlemelik-en-iyi-7-netflix-yabanci-dizi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Bu dizi ise Kraliçe II. Elizabeth'in hayatını ve yaşadıklarını konu alıyor.  IMDB: 8.7 7. Bu tatilde başlamanız gereken bir diğer Netflix dizi tavsiyemiz ise "Riverdale"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/90/25/tatilde-izlemelik-en-iyi-7-netflix-yabanci-dizi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Sıradaki bu dizimiz ise çok fazla popüler olan bir gençlik draması.  IMDB: 7.3 8. Son Netflix dizi tavsiyemiz ise "13 Reasons Why"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/90/8/tatilde-izlemelik-en-iyi-7-netflix-yabanci-dizi-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Genç bir kızın, arkasında kasetler bırakarak intihara gidişini konu alan bu dizimiz de oldukça seviliyor.  IMDB: 8.0 ✹ "Bunlar beni kesmedi film tavsiyelerin var mı?" diyenler hemen aşağıdaki butona tıklayarak birçok film tavsiyesine ulaşabilir! Modunu Seç ►
20b
0
6 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
18b
0
8 yıl
Olmadı! Cem Yılmaz İmzalı "Karakomik Filmler" Seyirciden Geçer Not Alamadı!
Olmadı! Cem Yılmaz İmzalı "Karakomik Filmler" Seyirciden Geçer Not Alamadı!
Ülkemizde "Sinema" deyince birçoğumuzun aklına Cem Yılmaz geliyor. Yıllar önce vizyona giren G.O.R.A ve A.R.O.G filmlerindeki espriler hala yapılıyor ve hala bu esprilere gülünüyor. Kimse de demiyor ki "Ben anlamadım"... Çünkü o filmleri 7'den 70'e herkes izledi, benimsedi ve içindeki mizaha güldü. Peki ya Cem Yılmaz'ın günler önce vizyona giren yeni konsept filmi "Karakomik Filmler"?... Maalesef Cem Yılmaz imzalı "Karakomik Filmler" seyirciden tam not alamadı. Hatta bırakalım tam not almayı, geçer not aldığı bile henüz belli değil... Hadi gelin şimdi birlikte Cem Yılmaz imzalı "Karakomik Filmler"e şöyle bir göz atalım. Detaylarına, izlenme sayısına ve neden başarılı olamadığına birlikte bakalım. Karakomik Filmler, yani "Kaçamak" ve "2 Arada" filmleri ilk 3 günde 276.086 kişi tarafından izlendi![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/123/28/olmadi-cem-yilmaz-imzali-karakomik-filmler-seyirciden-gecer-not-alamadi-780x439.jpg[/RESIM]Sinemada ilk 3 gün çok mühimdir. Bu 3 gün, filmin toplamının ne kadar izleneceği hakkında büyük oranda ipucu verir. Fakat maalesef Karakomik Filmler, daha ilk 3 günden çok az bir izleyiciye hitap etti. Bu da ilk haftanın çok kötü geçeceğini gösteriyor.  Karakomik Filmler, Cem Yılmaz'a 3 günde 5.586.694 TL kazandırdı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/123/60/olmadi-cem-yilmaz-imzali-karakomik-filmler-seyirciden-gecer-not-alamadi-780x439.jpg[/RESIM]Karakomik Filmleri'i ilk 3 günde sadece 276 bin kişi izledi ve yapımcısına toplamda 5.586.694 TL hasılat kazandırdı.  Cem Yılmaz'ın en kötü başlayan 2. filmi oldu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/123/3/olmadi-cem-yilmaz-imzali-karakomik-filmler-seyirciden-gecer-not-alamadi-780x439.jpg[/RESIM]2006 yılında vizyona giren Hokkabaz filmi ilk 3 günde sadece 247 bin kişi tarafından izlenmişti. Karakomik Filmler, 276 bin kişi ile Cem Yılmaz'ın en kötü başlangıç yapan 2. filmi oldu. Olayın vehametini anlamanız için; A.R.O.G ilk 3 günde 816 bin kişi tarafından izlenmişti... Tek bilete 2 film![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/123/47/olmadi-cem-yilmaz-imzali-karakomik-filmler-seyirciden-gecer-not-alamadi-780x439.jpg[/RESIM]Cem Yılmaz, şimdiye kadar ortaya çıkardığı filmlerde kullandığı prodüksiyon ile Türk sinema sektöründe çok ileride olduğunu hepimize kanıtlamıştır. İşte Karakomik Filmler ile de bunu yapmaya çalıştı ve yurt dışında da örnekleri olan, tek bilete 2 film birden sundu. Seyirciler orta metrajlı 2 filmi birden izledi... Fakat işte bu, seyirciyi biraz ürküttü. Bizim insanımız yabancı formatlara bayılır. YouTube'u açar yabancı formatlardan çevirilen Türk YouTuber videolarını izler, orijinali yabancı olan O Ses Türkiye gibi programlara bayılır, fakat işin içine para girince işte orada durur. Karakomik Filmler'de de bunun olduğunu düşünüyorum. Tek bilete 2 farklı film olayı bizim insanımızı biraz tereddütte bıraktı diyebilirim. En azından gördüğüm kadarıyla durum böyle.   Karakomik Filmler 2 Arada konusu; Film, arabalı vapurda çalışan Ayzek isimli bir adamın yaşadıklarını konu alıyor. Dram yönü ağır bassa da seyirciler bu dramın kendilerine geçmediğini söylüyor.  Karakomik Filmler Kaçamak konusu; Bu film ise birlikte tatile çıkan 4 arkadaşın başına gelenleri konu alıyor. Uzaylıların da olaya dahil olmasıyla "kara mizah" ağır basıyor ve olaylar farklı bir şekilde gelişiyor.  kaanintavsiyesi.com'un En Beğenilen Film Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► Not: Cem Yılmaz'a, kafasına, düşüncelerine ve vizyonuna hayranım. Fakat çok fazla kendi ortamında kalıp, dış dünyayı takip edince işte sonucu böyle oluyor. Kafasını biraz Türkiye'ye çevirse, ortaya İftarlık Gazoz gibi çok şahane işler çıkaracak fakat o, dünyada trend olan formatları ülkemize taşımak istiyor. Bu müthiş bir düşünce fakat maalesef bizim ülkemizde pek alıcısı yok be Cemcim. Parlak renkler, pastel sahneler, uçuk karakterler pek bizlik değil. Bunu Ali Baba ve 7 Cüceler'de de yaşadın, gördün... Uzun lafın kısası, bulunduğun konum çok iyi fakat ekstra şeyler deneme fikri pek bizlik değil. Seni sevmeye ve yaptığın işlere saygı duymaya devam edeceğiz fakat kötüye kötü demesek de ayıp etmiş oluruz. ● Hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi bulabilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]  Modunu Seç ►  
12b
1
6 yıl
Geçmiş, Balık, Ayvalık! Netflix'in Yeni Dizisi "Zeytin Ağacı" İncelemesi 
Geçmiş, Balık, Ayvalık! Netflix'in Yeni Dizisi "Zeytin Ağacı" İncelemesi 
Zeytin Ağacı, Netflix'in 2022 yılı için duyurusunu yaptığından beri heycanla beklediğim dizilerden biriydi. Dizi daha yayınlanmadan benim gibi pek çok kişi "Zeytin Ağacı konusu ne?" ve "Zeytin Ağacı dizisi oyuncuları kimler?" gibi sorularına cevap aramaya başladı. Fakat Zeytin Ağacı dizisi dün Netflix'te yayınlandı ve ben de hemen oturup bir çırpıda izleyip bitirdim. Ve hemen ardından kolları sıvayıp size bir zeytin ağacı dizisi incelemesi hazırlamak istedim. En İyi Dizi Tavsiyeleri ►  Hadi gelin şimdi, Netflix'in bu yeni dizisi "Zeytin Ağacı" izlenecek kadar iyi bir yapım mı? İçinde barındırdığı mesajları var mı? Oyuncuları kimler? gibi pek çok soruya bir bir cevap verelim... E hadi! Dizi hakkındaki yorumlarımdan önce; Nedir bu Zeytin Ağacı dizisi konusu ona bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/295/60/gecmis-balik-ayvalik-netflix-in-yeni-dizisi-zeytin-agaci-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Dizi, arkadaşlarının hastalığının tekrarlamasıyla farklı tedavi yöntemleri ararken soluğu Ayvalık'taki mistik bir yerde alan 3 kız arkadaşın yaşadıklarını konu alıyor. İçlerinden hasta olan bu mistik yerde tedavi olmaya çalışırken diğer ikili de, Ayvalık'ta aşk, heyecan ve geçmişlerine ait anılarla bir yolculuğa çıkıyor. İçlerinden birinin Ayvalık sokaklarında eski sevgilisiyle karşılaşması da yemeğin tuzu biberi oluyor... İşte biz de bu yaşananları izliyoruz. Çoğu kişi fark etmemiş olabilir, fakat dizideki karakter isimlerinin her biri de, o karakterleri yansıtacak şekilde seçilmiş... Hadi başlayalım![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/295/49/gecmis-balik-ayvalik-netflix-in-yeni-dizisi-zeytin-agaci-incelemesi-780x439.png[/RESIM] • Ada ile başlayalım![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/295/74/gecmis-balik-ayvalik-netflix-in-yeni-dizisi-zeytin-agaci-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Ada dizide kendi doğruları olan, kolay kolay taviz vermeyen güçlü bir kadın olarak karşımıza çıkıyor. Kaya gibi sert biri, tıpkı bir ada gibi. Bir başına ayakta kalmış, sağlam bir karakter.  • Toprak[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/295/36/gecmis-balik-ayvalik-netflix-in-yeni-dizisi-zeytin-agaci-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Toprak, bir toprağa bağlı değil. Yurt dışından gelip bir karavanda yaşıyor. 'Ev' olarak bağımlılık hissettiği bir yer yok. Yersiz yurtsuz biri. Yıllar önce aniden yurt dışına gitmiş, sonra geri dönmüş. Kararsız, umutsuz, virane. • Erdem[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/295/27/gecmis-balik-ayvalik-netflix-in-yeni-dizisi-zeytin-agaci-incelemesi-780x439.png[/RESIM]İsmi 'Erdem' olsa da; dolandırıcılık, aldatma, vergi kaçırma ve yurt dışına kaçak yollardan geçiş gibi pek çok 'erdemsiz' hareketi var bu karakterin. Bu karakter, dizideki karakterler ile isimleri arasındaki bağlantıya esprili bir göz kırpıyor. • Zaman[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/295/12/gecmis-balik-ayvalik-netflix-in-yeni-dizisi-zeytin-agaci-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Diziyi izleyenler için anlatmaya gerek yok fakat 'Zaman' adındaki bu karakter, insanların geçmişleriyle bağ kurabiliyor. Zaman içinde kişinin ve ailesinin yaşadığı sorunları kökten yok etmeye çalışıyor kendi 'ruhsal' teknikleriyle... • Leyla... Dizinin en hareketlisiyse sürekli kafası 'leyla' gibi dolaşan, mutlu, enerjik Leyla karakteri. Karaktere bakınca "Zaten Leyla'dan başka bir isim de verilemezmiş..." diyorsunuz. • Sarp... Leyla'nın oğlu olarak izlediğimiz Sarp ise adı gibi aşılması, ehlileştirilmesi zor bir çocuk. • Selim... Selim ise aslında aklı selim biri. İşinin başında, kendi düzeni var. Ada'yı içinde bulunduğu zor durumdan çekip çıkarmış ve düzenli hayatının bir parçası yapmayı başarabilmiş. • Ve Sevgi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/295/7/gecmis-balik-ayvalik-netflix-in-yeni-dizisi-zeytin-agaci-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Bu karakter ise çoğu izleyicinin kendini bulabildiği, sevgi dolu, iyi bir aşk ve sevgi peşinde olan biri. Onun olduğu sahnelerde konu bir şekilde hep sevgiye, mutluluğa geliyor. Gelelim şimdi oyunculuklara...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/295/43/gecmis-balik-ayvalik-netflix-in-yeni-dizisi-zeytin-agaci-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Tuba Büyüküstün gerçekten çok güzel. Her sahnede "Nasıl 40 yaşında ya?" diye iç geçirdim. Çok beğeniyorum fakat dizideki oyunculuğu her zamanki gibi biraz durağandı. Özellikle zihninde eski acı olayları canlandırdığı sahnelerde izleyici olarak ben çok etkilenirken onun çok etkilenmediğini fark ettim. Bu da modumu düşürdü açıkçası... Murat Boz'un oyunculuğunu ise ilginç şekilde çok ilerlemiş buldum. Çok mu iyi? Değil, fakat eski hallerine göre gayet başarılı denilebilir. Ayrıca dizideki cüretkâr sahneler de beni epey şaşırttı, kötü anlamda değil fakat sadece bir tık daha aşağıda bir şey bekliyordum sanırım. Şimdiii, gelelim sonuca...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/295/96/gecmis-balik-ayvalik-netflix-in-yeni-dizisi-zeytin-agaci-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Birçok kişi bana kızacak fakat bence bu dizi, 2 gündür sağda solda yazılıp çizildiği kadar 'kötü' bir yapım değil. Oyunculuklar sıkıntılı mı? Evet.. Güneşli havada, etrafa yağmayan yağmur sadece 2 kişinin üzerine yağarak saçma ve amatör bir görüntü oluşturdu mu? Evet... Ayvalık olarak gösterilen birçok yer aslında Çanakkale Assos/Behram Köy'e ait mi, evet... Fakat tüm bunların yanında, dizinin 'geçmişteki yüklerinden kurtulup yoluna devam et' mesajını anlamlı buluyorum. Değişen ve kesişen hayatlar, aşklar ve geçmiş... Bence bu dizi izlenebilecek kıvamda. 'İyi' demeye dilim varmasa da 'kötü' de diyemiyorum. Karar sizin... - - - - - -  • Zeytin Ağacı dizisi konusu gerçek mi? Dizideki karakterler ve hikaye uyarlama olsa da 'Zaman' ismindeki, 'Aile Dizilimi' konusuna değinerek ruhsal tedavi sunduğunu söyleyen kişi, birçok ünlünün de seanslarına gittiği gerçek birini konu alıyor.  • Dizi kaç bölüm? Zeytin Ağacı 2. sezon var mı? Dizinin ilk sezonu 8 bölüm olarak yayınlandı. 2. sezonun gelip gelmeyeceği ise şimdilik net değil ama bence büyük ihtimalle 2 hata 3 sezon gelecek. • Zeytin Ağacı oyuncuları kimler? Dizinin oyuncu kadrosunda Tuba Büyüküstün, Murat Boz, Seda Bakan, Serkan Altunorak, Boncuk Yılmaz, Füsun Demirel, Rıza Kocaoğlu ve Fırat Tanış'ı izliyoruz. - - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
14b
1
3 yıl
İkinci Dünya Savaşını Konu Alan 7 Etkileyici Film Önerisi!
İkinci Dünya Savaşını Konu Alan 7 Etkileyici Film Önerisi!
Şüphesiz "İkinci Dünya Savaşı", tarihin akışını değiştiren en büyük çaplı olaylardan. Bu yüzden ki pek çok kişi ikinci dünya savaşı filmleri izlemek istiyor. Bu yüzden ben de bugün size İkinci Dünya Savaşını konu alan iyi filmleri listeledim. Bu ikinci dünya savaşı filmleri, hem biraz iyi vakit geçirmek, hem de tarihi açıdan bilgi edinmek için gerçekten birebir.  Hadi gelin şimdi her biri de savaşın farklı boyutunu ele alan o etkileyici ikinci dünya savaşı filmleri nelermiş birlikte göz atalım! (Vahşi doğada geçen hayatta kalma filmi tavsiyelerime de buraya tıklayarak göz atabilirsiniz) 1. İkinci dünya savaşını konu alan film önerileri listeme, bir suikasti konu alan "Anthropoid" ile başlamak istiyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/55/79/ikinci-dunya-savasini-konu-alan-7-etkileyici-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]"Kaan bu filmin konusu nedir? IMDB puanı, izleyenlerin yorumları nasıl?" diyenler hemen aşağıdaki butonu tıklayabilir. Filme Git ► 2. Bir diğer ikinci dünya savaşı konulu film önerimiz ise "Der Hauptmann" oluyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/55/34/ikinci-dunya-savasini-konu-alan-7-etkileyici-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Savaş anında firar ettiniz ve bir komutan kıyafeti giydiniz diyelim, sonra neler olurdu? Kimse sizi sorgulamadan birden komutan gibi davranabilir miydiniz? İşte bu film bu gerçek olayı konu alıyor. Kaçırmayın!  Filme Git ► 3. Sıradaki filmimiz ise ikinci dünya savaşı sırasında bir bilim insanın verdiği akıl dolu mücadeleyi konu alıyor; "The Imitation Game: Enigma"...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/55/92/ikinci-dunya-savasini-konu-alan-7-etkileyici-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bu film ise ünlü İngiliz matematikçi Alan Turing'i konu alıyor. Filme Git ► 4. Bir başka ikinci dünya savaşını konu alan film önerisi ise "Fury"![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/55/75/ikinci-dunya-savasini-konu-alan-7-etkileyici-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bu film ise, 5 kişilik bir ekibin, zırhlı tanklarıyla verdiği mücadeleyi işliyor. Özellikle tank filmlerini sevenler bu filmi kaçırmasın. Filme Git ► 5. "Hitler'in son günleri nasıldı?" derseniz de "Der Untergang" filmi tam sizlik![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/55/39/ikinci-dunya-savasini-konu-alan-7-etkileyici-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Adolf Hitler'in son günlerini merak ediyorsanız bu filmi muhakkak izlemelisiniz. Filme Git ► 6. Sıradaki film önerim ise ikinci dünya savaşında yapılan insan dışı işkencelerin gün yüzüne çıkmasını konu alıyor; "Labyrinth of Lies"...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/55/29/ikinci-dunya-savasini-konu-alan-7-etkileyici-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bu filmde ise işkenceler yapan Nazi subaylarının hesap vermelerini izliyoruz.  Filme Git ► 7. İkinci dünya savaşının hüzünlü taraflarını ele alan film "The Boy in the Striped Pyjamas" ise listemdeki son 2. dünya savaşı film önerim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/55/70/ikinci-dunya-savasini-konu-alan-7-etkileyici-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bu etkileyici film ise gözünüzden birkaç damla yaş düşürebilir. Aklınızdan yıllarca çıkmayacağı kesin...  Filme Git ► BONUS: Riphagen![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/55/69/ikinci-dunya-savasini-konu-alan-7-etkileyici-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bu film ise gerçekten yaşanmış olayları işliyor ve kesinlikle izleyiciyi etkilemeyi başarıyor.  Filme Git ► ● Bunlar kesmediyse hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film önerisi bulabilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
32b
0
7 yıl
Atatürk Filmi İncelemesi | Olmuş mu? Eksikleri var mı?
Atatürk Filmi İncelemesi | Olmuş mu? Eksikleri var mı?
Atatürk... Türk'lerin Ata'sı... Yıllarca tüm dünya sinemasında tarihte iz bırakan olayları ve kişileri izledik ve hep iç geçirdik; "Neden iyi bir Atatürk filmi izleyemiyoruz?"... İşte Disney+'ın yayınlamaktan korktuğu, birilerinin ağzına bakarak "Bende bu yapımı yayınlayacak yürek yok.." dediği Atatürk filmi, nihayet sinemada vizyona girdi ve ben de hemen koşup filmi büyük bir dikkatle izledim. Filme Git ►  Gelin, bu büyük bütçeli Atatürk filmi hakkında filmi izlerken aldığım notlar ile birlikte aklıma takılanlara, beğendiğim veya eleştirdiğim noktalara sizlerle birlikte bakalım. Hem henüz filmi izlememiş olanlar bilgilensin, hem de izlemiş olanlar filmin üzerinden şöyle bir geçmiş olsun... ● Atatürk filmi hakkında YouTube kanalımızda da bir video hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=QyxQrKrOMN0[/VIDEO] E hadi! Atatürk filmi, Mustafa Kemal'in çocukluk yıllarından başlıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/334/52/ataturk-filmi-incelemesi-olmus-mu-eksikleri-var-mi-780x439.png[/RESIM]Filmde önce küçük Mustafa'nın hayatına konuk oluyoruz. Babasının ticaret hayatı eşkiyalar nedeniyle sona eriyor ve buna üzülen babamız, kendini yatakta buluyor. İşte küçük Mustafa da tüm bu sürece şahit oluyor ve babasını bu duruma düşürenlere büyük bir öfke beslemeye başlıyor. Hemen sonra Mustafa Kemal'in bir Osmanlı Subayı olma sürecini işliyoruz. Bu evreleri de izlerken o küçük sarışın çocuğun artık büyük bir Kumandan oluşunu izliyoruz. Başrol Aras Bulut İynemli tüm sektöre oyunculuk dersi vermiş...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/334/49/ataturk-filmi-incelemesi-olmus-mu-eksikleri-var-mi-780x439.png[/RESIM]Filmin daha ilk sahnelerinde fragmanlarda gördüğümden daha iyi bir Atatürk tasviriyle karşılaştım. Aras Bulut İynemli, üstlendiği rolün büyüklüğünün hakkını gerçekten vermiş diyebilirim. İynemli, role bürünebilmek için sadece haftalar boyunca jest-mimik dersleri almış. Duruş pozisyonunda ata nasıl bineceğine, konuşma şeklinden bakışlarına ve yabancı dillere kadar her şeyiyle Atatürk'e fazlasıyla benzemeyi başarmış. Ben bu emeği çok anlamlı buluyorum. Filmin ilk çeyreğinde "Aras Bulut İynemli gerçekten doğru seçimmiş.." diye iç geçirdim diyebilirim. Filmin sonunda elimde bir Oscar olsaydı hemen eline tutuşturuverecektim. Kendisi çocukları, torunları ve gelecek nesiller için büyük ve anlamlı bir miras bırakmış oldu. Film görsel açıdan çok başarılı...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/334/8/ataturk-filmi-incelemesi-olmus-mu-eksikleri-var-mi-780x439.png[/RESIM]Filmin bazı sahnelerini fragmanlarda da izlemiş ve 'eğer böyleyse ortaya güzel bir iş çıkacak' diye düşünmüştüm ki öyle de oldu. Yıllardır yüzler değil binlerce film izlemiş biri olarak bu filmin açılış sekansını oldukça beğendiğimi söyleyebilirim. İzleyenler hatırlar, Çanakkale'de siper içinde yürüyen Atatürk, birden askerleri yararak merdivenden yukarıya, yüzeye çıkıyor. Gök yüzü turuncudan sarıya ve maviye çalıyor. Atatürk siperden çıkıp ilerliyor ve kamera onu orada bırakıp siperin içine geri çekiliyor. Fakat kamera çekildikçe önüne birkaç asker daha geliyor ve hepsinin Atatürk'ü izlediğini görüyoruz. Bu sahnedeki renkler, sinematografi bence gerçekten çok başarılı. Bunun yanında film, görsel açıdan 'büyük bütçeli' olduğunu da karşı tarafa anında geçiriyor. Böyle bir filme de bu izlenim yakışırdı. Bu 3 filmlik bir serinin 1. filmi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/334/50/ataturk-filmi-incelemesi-olmus-mu-eksikleri-var-mi-780x439.png[/RESIM]Atatürk filmi, malumunuz Disney+'da yayınlanacaktı. Bu, filmin tüm dünyada aynı anda izlenilebilmesi demekti. Disney+'ta yayınlanması bu yüzden önemliydi. Çünkü Disney+, bünyesindeki içerikleri 50'den fazla ülkede aynı anda yayınlıyor. Mustafa Kemal Atatürk'ü ve verdiğimiz kurtuluş mücadelesini tüm dünyanın görmesi açısından bu adım önemliydi fakat malum platform, bazı grupların baskısı altında kalıp pes edip, korkarak Atatürk filmini yayınlamayacağını duyurdu. Ardından da bir 'dizi' olarak hazırlanmış olan bu filmin 3 parça haline getirilerek sinemada vizyona girmesi kararlaştırıldı. İzlediğimiz bu ilk film de bu serinin 1. yapımıydı. Atatürk filminin 2.'si 5 Ocak 2024'de sinemalarda yayında olacak. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/334/96/ataturk-filmi-incelemesi-olmus-mu-eksikleri-var-mi-780x439.png[/RESIM] - - - - - -  Özet: Filmin beklentimin altında kalmasından gerçekten epey korkuyordum fakat film beni daha ilk çeyreğinde şaşırtmayı başardı. Hem başrolün rolünü kıyafet gibi giymesi, hem de o yılları tüm ince detaylarıyla birlikte çok başarılı bir şekilde yansıtmasıyla, film özellikle son sahnesinde gözlerimi nemlendirmeyi başardı. Atatürk gibi hayatı mücadele içinde geçmiş, askeri ve siyasi bir deha için şimdiye kadar büyük bütçeli böyle bir filmin yapılmamış olması da bizim ayıbımız olsun. Şimdilik elimizden gelen tek şey, bu film serisini desteklemek. - - - - - -  • Atatürk filmi Netflix'te var mı? Hayır. 2023 Kasım itibariyle film sinemada vizyonda. Fakat ilerleyen tarihlerde Netflix, Amazon veya Exxen gibi platformlar yayınlamak için filmin haklarını alıp bünyelerine katabilir. • Atatürk filmi sinemada izlendikçe Disney+ mı kazanıyor? Hayır. Bu yanlış bir algı. Disney+ Atatürk filmini yayınlamaktan vazgeçti. Film de sinemada vizyona girdi. Sinema geliri tamamen filmin Türk yapımcılarına gidyor. Modunu Seç ►
16b
1
2 yıl
NE İZLEDİK? Netflix İmzalı The Platform 2 Filmi İncelemesi!
NE İZLEDİK? Netflix İmzalı The Platform 2 Filmi İncelemesi!
Netflix'in The Platform filmi 2019'da çıkınca hemen izleyip, hatta size de şu içerikte heycanla tavsiye etmiştim... Yıllar içinde 150.000'e yakın okunan bu içerikten sonra geçtiğimiz günlerde The Platform 2 filmi de Netflix'te yayına girdi... E ben de hemen kolları sıvadım ve The Platform 2 incelemesi ile sizle bu serinin 2. filmi hakkında konuşalım istedim. "E 333. kat... Her katta 2 kişi desek... Ne yaptı... 666... Kesin bi gizli örgüt işi bu.." gibi sığ detaylara hiç girmeden önce bu yeni filmde dikkatimi çeken detaylardan, sonra da serinin bu 2. filmi ile ilgili kendi yorumumu sizle paylaşmak istiyorum... Tabi bu içerik spoiler içerecek... Yani filmi izledikten sonra buraya uğrayın derim... E hadi o zaman gelin başlayalım! ● Bu içeriğin tam halini YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=TZrYyEqfmV8[/VIDEO] Bu aslında ilk film![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/348/33/ne-izledik-netflix-imzali-the-platform-2-filmi-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Öncelikle kimseler söylemez ben söyleyeyim; Serinin bu 2. filmi, aslında ilk film... Durun hemen beyinler yanmasın :) Yani aslında izlediğimiz bu 2. film, ilk filmden 10 ay önceyi konu alıyor. İlk filmde gördüğümüz karakterleri bu filmde de gayet sağlıklı bi şekilde sapasağlam görünce siz de şaşırmışsınızdır... Heh işte bunun nedeni, bu filmin, ilk filmden önce olup bitenleri konu alması. Elinde bıçağıyla aklımızda kalan sempatik ama yer yer psikopata bağlayan amcamızın 1. filmde "10 kat değiştirdim, bi ara da 72. kattaydım" dediğini duymuştuk. Bu filmdeyse tam olarak bahsettiği 72. katta olduğunu görüyoruz, çünkü olayların öncesini izliyoruz. Kilit nokta 'çocuklar'...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/348/65/ne-izledik-netflix-imzali-the-platform-2-filmi-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Serinin bu 2. filminde çocukların sisteme nasıl girdiğini de açık bi şekilde görme fırsatı buluyoruz. Filmin hem başında, hem de sonunda çocuklardan oluşan bir piramit görüyoruz. Bu piramitin üzerine çıkmayı başaran hırslı, güçlü çocuğun ise sisteme yerleştirildiğini izliyoruz. Kurulan bu sistemde 333. yani son kata her ay 1 çocuk bırakıldığını görüyoruz. Fakat bu kata yemek inmediği için de buradaki çocuklar hayatını kaybediyor. Olur da eğer bi çocuk kurtulursa, platform aracılığıyla en yukarıya gönderilmeli. Yani her 2 filmde de gördüğümüz en temel şey; tüm bu sistemde mesaj her zaman 'çocuk' oluyor... Çünkü sistemin kurucularına "Bakın biz birlik içinde yaşamayı öğrendik. Herkes kendi payını yedi ve 1 çocuğu hayatta tutmayı başardık" demenin en iyi yolu bu...  Bu düzenin amacı ne?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/348/51/ne-izledik-netflix-imzali-the-platform-2-filmi-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Peki neden bunu yapsınlar? Yani neden bunu kanıtlamaya çalışsınlar? İşte şimdi de o can alıcı teorime gelelim... İlk filmde gördüğümüz, karşılaştığımız, zekice hazırlanmış olan bu platformun uzayda bi yerlerde inşa edilmiş olduğunu düşünüyordum ki bu 2. filmde de yerçekimsiz ortamı görünce adeta gözlerimin içi parladı... Filmin son sahnelerinde, platformu aylık temizlemeye gelen ekibin yerçekimsiz ortamda hareket ettiklerini görüyoruz. Çünkü bu platform 'bence' uzayda. insanlığı yeni bi gezegene, yeni bi topluma hazırlıyor. Hazırlanmış olan bu sistem adeta dünyanın minyatür hali. Sistem, insanoğlunun paylaşmayı öğrenmesini ve birlik içinde en yeni nesli, yani çocukları hayatta tutup büyütebilmesini simule ediyor. Deney ortamında bir topluluk eğitilmeye çalışılıyor... Yani zekice kurulan bu dikey sistemin, aslında yeni bir düzene geçme yolundaki insanoğlunun hazırlanması aşaması olduğunu düşünüyorum... Bu konudaki yorumunuzu da aşağıya mutlaka bekliyorum tabi. Pekiiii en diptekiler kim?...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/348/36/ne-izledik-netflix-imzali-the-platform-2-filmi-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Onlar bu sistemdeki iyi insanlar... Nasıl mı? Açıklayayım... Bu sistemdeki iyiler, en aşağıya kadar inip 333. kattaki çocuğu da alıp dibe inip çocuğu en yukarıya sağ salim ulaştırma derdinde. Zaten en dipteki insanların da azla yetinmeyi bilen iyi insanlar olduğunu görüyoruz. Canlı bir insan aşağıya indiğinde yemiyor, fakat ölü bir beden ya da yiyecek geldiğinde kapışıp karınlarını doyuruyorlar. Çünkü onların her biri de çocuğu, yani yeni nesli bu cehennemden kurtarıp yukarıya gönderebilmek için en dibe kadar inmeyi göze alan iyi insanlar. Adalet kör![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/348/29/ne-izledik-netflix-imzali-the-platform-2-filmi-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Adaleti sağlıyorum diyen kişinin tüm dünyadaki adalet heykellerinde de olduğu gibi gözlerinin bağlı olması, hatta gözlerinin olmaması, adaleti sağlarken kimsenin cinsiyetine, dış görünüşüne, parasına puluna bakmayacağı anlamı taşıması da güzel detaydı... Tabi yozlaşan adaletin er geç adaleti sağlamaya çalışan kişiye de lazım olacağını göstermesi sahnesi de... Sonuçta adalet, herkese lazım. - Ve geldik "Ee Kaan sen ne düşünüyosun?" sorusuna..Elinde karyoladan kırdığı demirle üzerime koşanlar olacaktır fakat ben serinin bu 2. filminin çok da kötü olmadığını düşününlerdenim… Durun durun vurmayın... açıklayayım... Bu filmde de şahane oyunculuklar görüyoruz. Vahşet sahneleri gerçekten içimi cız ettirdi ki bu da başarılı olduğunun göstergesi.. E metaforlar desen yine her yerde... Bu filmin beğenilmemesinin en büyük nedeni, bu fikri daha önce zaten izlemiş olduğumuz düşüncesinden geliyor. Yani Cem Yılmaz örneği gibi. Cem Yılmaz her işinde yine kendiyle yarışmak zorunda ve imza attığı her işte yine en büyük rakibi kendisi oluyor... İşte bu film de bu talihsizliği yaşıyor çünkü seri filmler her zaman ilk filmiyle yarışmak zorunda... Bi düşünün. 2. filmi ilk filminden iyi olan çok seri bulamadığınızı fark edeceksiniz... Burda da onu yaşıyoruz. - Çünkü fikir inanılmaz. Dünyayı, inanç sistemini, ülkeleri, insanoğlunun içinde çırpınıp durduğu ve bir gün mutlaka patlayacak olan o bozuk sistemi bu şekilde bir platform ile anlatma fikri gerçekten çok başarılıydı. Belki de çok sıkılıp, daraldığımız pandemi günlerinin başında izlediğimiz için bizi bu kadar etkiledi ilk film fakat bu, filmin merkez aldığı çılgın fikrin nefis olma gerçeğini değiştirmiyor... Yani ilk film bize yeni bi fikir sunuyordu. Dikey bi yapı, en üstte yemek çok yenirse aşağıdakilere kalmıyor. Her ay düzen sıfırlanıp en altta açlık çekenler en üste, en üstte aşağıdakileri düşünmeden ziyafet çekenlerse en aşağıda sefaletin içine düşüyordu. Bu filmdeyse yeni çok az şey görüyoruz. İşte beğenilmemesinin en büyük nedeninin bu olduğunu düşünüyorum. - Her ay düzenli ödeme yaptığım bir platformun, verdiğim parayı böyle yapımlara harcaması açıkçası beni mutlu ediyor. Yıllardır anlatıyorum, İspanyollar sadece senaryo üzerine kafa yorup iyi oyunculuklarla müthiş işler ortaya çıkarıyor. Yine yıllardır yılmadan, usanmadan tavsiye ettiğim şu filmlere bi bakın. Hepsi de senaryosuna büyük emek verilen, adeta örümcek ağı gibi ince ince örülen nefis işler. Bu yüzden her ne kadar ilk filmden sonra bize beklediğimiz kadar yeni bi şeylerle gelmese de, birkaç yerde ipin ucunu kaçırıp "Ne izliyorum yahu.." diye şöyle bi sorgulatsa da ben serinin bu 2. filminin de çok kötü olmadığını düşünenlerdenim. İspanyol imzası olan çok kötü film dizi izleyemezsiniz. Genel sektöre bakıldığında kolayca fark edilebilir ki bu yapım da senaryo ve detay açısından buram buram emek kokuyor. Ha keşke elle tutulur birkaç somut sürpriz verseydi bize de birkaç kez şöyle "Vay be" deyip şaşırsaydık. Fakat konu aynı, ilk filmde verilen mesajlar bu filmde de hemen hemen aynı, hatta sistem aynı.. Fakat başta da bahsettiğim uzay teorimin bu 2. filmde ayakları yere daha sağlam bastığı için mutluyum. Ben bu filmden sadece bunu cebime koyarak çıktım.. Bakalım sizde durum nasıl... [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
59b
0
1 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.