Yayınlanan ilk Fragmanı ile Birlikte: Pokemon Detective Pikachu Filmi Geliyor!

13 Kasım 2018
11b
0 Yorum
Yayınlanan ilk Fragmanı ile Birlikte: Pokemon Detective Pikachu Filmi Geliyor!

Şüphesiz ki "Pokemon", hepimizin hayatının bir köşesinde güzel bir yere sahip. Çocukluk yıllarımızda yüzümüzde tebessüm ile izlediğimiz bu animenin "Pokemon Detective Pikachu" isminde bir filminin çıkacağı duyurulmuştu. Fakat Pokemon Detective Pikachu fragmanı yayınlanmamıştı. İşte o çok beklenen fragman geldi. Film hakkında bilgilere geçmeden önce gelin 1 gün içinde 15 milyon kişinin izlediği o Pokemon Detective Pikachu fragmanına bir göz atalım: 



Pokemon konulu ilk "Live-Action" filmi!
Yayınlanan ilk Fragmanı ile Birlikte: Pokemon Detective Pikachu Filmi Geliyor!

Film, 20 yılı aşkındır dünyayı bir şekilde kasıp kavuran Pokemon dünyasının, "Ayı Teddy" filmi gibi gerçek oyuncular ile çekilen ilk canlı aksiyon filmi olacak.
Yayınlanan ilk Fragmanı ile Birlikte: Pokemon Detective Pikachu Filmi Geliyor!


"Pika Pika!" deyişi ile hatırladığımız sevimli Pikachu'yu "Ryan Reynolds" seslendiriyor!
Yayınlanan ilk Fragmanı ile Birlikte: Pokemon Detective Pikachu Filmi Geliyor!

Fragmanda izlediğimiz kadarıyla tiz sesi ile tanıdığımız Pikachu, Ryan Reynolds seslendirmesi ile daha kalın bir sese ve biraz da mizaha sahip.

Peki nedir bu Pokemon Detective Pikachu filminin konusu?

Yayınlanan ilk Fragmanı ile Birlikte: Pokemon Detective Pikachu Filmi Geliyor!


Film, bir dedektifin gizemli bir şekilde ortadan kaybolmasını konu alıyor. Dedektifimizin 21 yaşındaki oğlu ise bu gizemi çözmek için kolları sıvıyor. Tabi yanında da detektif Pikachu ona eşlik ediyor... 

Pokemon Detective Pikachu filminin oyuncu kadrosunda ise "Justice Smith", "Ken Watanabe" ve "Kathryn Newton" gibi isimler yer alıyor...
Yayınlanan ilk Fragmanı ile Birlikte: Pokemon Detective Pikachu Filmi Geliyor!
Yayınlanan ilk Fragmanı ile Birlikte: Pokemon Detective Pikachu Filmi Geliyor!
Yayınlanan ilk Fragmanı ile Birlikte: Pokemon Detective Pikachu Filmi Geliyor!
 

Peki "Pokemon Detective Pikachu filmi ne zaman vizyona girecek?" derseniz de film 10 Mayıs 2019'da ilk gösterimini yapacak...
Yayınlanan ilk Fragmanı ile Birlikte: Pokemon Detective Pikachu Filmi Geliyor!
 

Film hakkında şimdilik bizi üzen tek şey o ince, tiz sesi ile hatırladığımız Pikachu'nun kalın bir sese sahip olması. Fakat filmde sadece 1 kişi Pikachu'nun o sesini duyabildiği için de aslında yine bol bol sevimli Pika Pika! çığlıkları duyacak gibiyiz... İçinde bir yerlerde Pokemon sevgisi hiç bitmeyenler olarak bu film bize ilaç gibi gelecek. Hatta belki de çocuklar ile birlikte izlemek zorunda kalacağız fakat dev perdede Pokemon izleyecek olmak insanı yıllar sonra gerçekten heyecanlandırıyor... Göreceğiz :)

● Bu arada tam da buraya tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi bulabilirsiniz! 

Yayınlanan ilk Fragmanı ile Birlikte: Pokemon Detective Pikachu Filmi Geliyor!

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
pokemon detective pikachu filmipokemon detective pikachu filmi fragmanıpokemon detective pikachu filmi konusupokemon detective pikachu filmi oyuncuları
EN AKTİF ÜYELER
To the Lake: Virüs, Salgın, Zombi ve Kış Temalı Yeni Netflix Dizisi | İzlenir mi?
To the Lake: Virüs, Salgın, Zombi ve Kış Temalı Yeni Netflix Dizisi | İzlenir mi?
Size burada tavsiye ettiğim son Netflix dizi tavsiyeleri için şuraya göz atabilirsiniz. Fakat bundan önce gelin az önce bitirdiğim, Netflix'in yeni dizisi To the Lake hakkında size biraz bilgiler vereyim. Öncelikle "To the Lake izle" gibi aramalar sonucu buradaysanız üzülerek söylemek istiyorum ki aradığınız burada değil, fakat "To the lake konusu" ve "To the lake dizisi izlenir mi?" gibi aramalar ile yolunuz buraya düştüyse tam da aradığınız yerdesiniz! Dünyanın Sonu Konulu İyi Filmler İçin Tıkla! ►  Hadi gelin şimdi taze taze izleyip geldiğim bu yeni Netflix dizisi To the Lake'i size kısa ve öz bir şekilde anlatayım... Hadi! To the Lake dizisi hakkındaki düşüncelerime geçmeden, nedir bu dizinin konusu? Ona bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/217/98/to-the-lake-virus-salgin-zombi-ve-kis-temali-yeni-netflix-dizisi-izlenir-mi-780x439.png[/RESIM]Dizimiz, bir romandan uyarlama ve Rus yapımı... Moskova'dayız. Ortaya çıkan bir salgın hızla yayılıyor ve maddiyat para bul önemini yitirirken yiyecek ve sığınak gibi temel hayatta kalma maddeleri ön plana çıkıyor. Tam da şu an içinde bulunduğumuz Pandemi süreci gibi bir süreç başlıyor ve bilinen tüm normaller değişiyor. Herkes hayatta kalabilmek ve ailesini korumak için elinden gelen 'her şeyi' yapıyor. İşte dizimiz de bu süreçte yaşanan gerilim ve dram dolu olayları konu alıyor.  Peki To the Lake dizisi olmuş mu? İzlenir mi?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/217/67/to-the-lake-virus-salgin-zombi-ve-kis-temali-yeni-netflix-dizisi-izlenir-mi-780x439.png[/RESIM]Bugüne kadar "dünyanın sonu" ve "salgın" temalı pek çok dizi film izlemiş biri olarak söyleyebilirim ki bu dizi izleyenini peşinden sürüklemeyi başarıyor. Bir oturuşta 4 bölümü devirdim diyebilirim. Tabi mantık hataları da yok değil ama dizi gereksiz drama boğmadan, olayın heycanını soğutmadan sizi bir sonraki bölüme götürmeyi başarıyor. Bu arada nasıl Dark dizisi ile Almanca kulağımıza çok tatlı gelmeye başladıysa da bu diziden sonra da kulağınız Rusça'ya yatkınlaşmış olabilir zira Rus yapımı bu dizideki konuşmalar benim hiç kulağıma batmadı aksine hoşuma bile gitti diyebilirim. En önemlisini de en sona sakladım; Dizideki kıyamet havası o kadar iyi oluşturulmuş ki, diziyi izlerken sürekli o kasveti üzerinizde hissediyorsunuz. %90'ı kar içinde geçen bir coğrafyada yaşananları izlediğiniz için de 2 bölüm sonra evinizin penceresinden dışarıya baktığınızda karlı bir havayla karşılaşacak gibi oluyorsunuz ve bence bu bile dizinin etkileme özelliğinin başarılı olduğunun göstergesi.  Dizimizde +18 sahneler var, baştan uyarayım da sonra kulağımı çınlatmayın...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/217/61/to-the-lake-virus-salgin-zombi-ve-kis-temali-yeni-netflix-dizisi-izlenir-mi-780x439.png[/RESIM]Öyle Amerikan yapımları gibi vıcık vıcık bir duygu seli göremeyeceksiniz bu dizide, fakat onun yerine Rus yapımlarında hep olduğu gibi bol bol +18 sahneye rast geleceksiniz şimdiden söyleyeyim sonra vay efendim ben duymadım, görmedim olmasın. NOT: "Şöyle Netflix'te eli yüzü düzgün bir diziye başlayayım beni sarsın, götürsün" gibi bir düşünceniz varsa her biri ortalama 50 dakikadan oluşan 8 bölümlük bu dizi işinizi görebilir. Rus yapımlarına çok yakın değilseniz başlarda biraz farklı gelebilir fakat tavsiyem hemen pes etmeyin ve kendinizi biraz akışa kaptırın.  To the Lake Dizisini İzle ► [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
28b
1
6 yıl
Soğuk Sevenlere: Bol Macerası ve Aksiyonu ile İç Titreten 8 İyi Kış Filmi Önerisi
Soğuk Sevenlere: Bol Macerası ve Aksiyonu ile İç Titreten 8 İyi Kış Filmi Önerisi
"Kış mevsimi" denince çoğunlukla akla kasvetli, kapalı, gri havanın hakim olduğu durgun günler gelse de aslında Kış'ın da kendince bir büyüsü vardır. Bazı filmler bunu romantik anlamda kullansa da bazıları gerçekten bu çetin mevsimin zorlu koşullarını müthiş bir şekilde yansıtmayı başarıyor. İşte bugün de burada tam olarak o iyi kış filmlerinden bazılarını göreceğiz. O halde hadi gelin aksiyon ve macera dolu o iyi kış filmi önerileri nelermiş birlikte görelim!  1. Listemizdeki ilk kış filmi önerisi "De 12. Mann" yani "12 Adam" oluyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/46/42/soguk-hava-sevenlere-bol-macerasi-ve-aksiyonu-ile-ic-titreten-7-iyi-kis-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]●"Kaan nedir bu film? Konusu ne? IMDB puanından ne haber?" diyenler hemen şuraya tıklayarak film hakkında yazmış olduğum kısa ve öz tavsiye metnine ve diğer bilgilere ışınlanabilir!  2. Bir diğer kış filmi önerisi ise "Till the End of the World", yani "Dünyanın Sonuna Kadar"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/46/21/soguk-hava-sevenlere-bol-macerasi-ve-aksiyonu-ile-ic-titreten-7-iyi-kis-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]●Filmin tavsiye metnine ışınlanmak için burayı tıklayın!  3. Sırada, kışın çetin koşullarında yapılan bir hayatta kalma savaşı var: "The Grey", yani "Gri Kurt"![RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/46/25/soguk-hava-sevenlere-bol-macerasi-ve-aksiyonu-ile-ic-titreten-7-iyi-kis-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]●Filmin tavsiye metnine ışınlanmak için burayı tıklayın!  4. İzlemeniz gereken bir diğer kış filmimiz ise "Wind River" yani bizdeki adıyla "Kardaki İzler"[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/46/6/soguk-hava-sevenlere-bol-macerasi-ve-aksiyonu-ile-ic-titreten-7-iyi-kis-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]●Filmin tavsiye metnine ışınlanmak için burayı tıklayın!  5. "Into the White" yani "Beyazlar İçinde" filmi ise listemizdeki bir diğer iyi kış filmi önerisi oluyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/46/58/soguk-hava-sevenlere-bol-macerasi-ve-aksiyonu-ile-ic-titreten-7-iyi-kis-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]●Filmin tavsiye metnine ışınlanmak için burayı tıklayın!  6. Bol karlı bol kışlı bir diğer iyi film önerimiz ise "Everest"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/46/60/soguk-hava-sevenlere-bol-macerasi-ve-aksiyonu-ile-ic-titreten-7-iyi-kis-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]●Filmin tavsiye metnine ışınlanmak için burayı tıklayın!  7. Sırada "Walking Out" yani "Tehdit Altında" filmi var...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/46/92/soguk-hava-sevenlere-bol-macerasi-ve-aksiyonu-ile-ic-titreten-7-iyi-kis-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]●Filmin tavsiye metnine ışınlanmak için burayı tıklayın!  8. Listemizin son sırasında ise diğerlerinden farklı olarak kış konulu bir vampir filmi var: "30 Days of Night"![RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/46/37/soguk-hava-sevenlere-bol-macerasi-ve-aksiyonu-ile-ic-titreten-7-iyi-kis-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]●Filmin tavsiye metnine ışınlanmak için burayı tıklayın!  BONUS: Konumuz Kar, Kış, Macera ve Aksiyon olur da hiç "The Revenant" filminin olmadığı bir liste olur mu? Tabi ki de olmaz. Her şeyi ile iyi bir kış filmi: "Diriliş"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/46/3/soguk-hava-sevenlere-bol-macerasi-ve-aksiyonu-ile-ic-titreten-7-iyi-kis-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]●Filmin tavsiye metnine ışınlanmak için burayı tıklayın!    ● Bunlar kesmedi mi? :) O zaman tam da buraya tıklayarak modunuza göre film tavsiyesini anında bulabilirsiniz!   
69b
0
8 yıl
ŞAHMARAN: Netflix'in Yılanı ve Efsanesi Bol, Twilight Tadındaki Yeni Dizisi!
ŞAHMARAN: Netflix'in Yılanı ve Efsanesi Bol, Twilight Tadındaki Yeni Dizisi!
Netflix Hakan Muhafız dizisiyle İstanbul'a giriş yapmış, Atiye ile de Anadolu'ya süzülmüştü. Bu 2 dizi de temelinde efsanelere dayanıyordu. İşte Şahmaran dizisi de yine Anadolu'nun bağrındaki şahmaran efsanesini konu alacağı için izlemek için fazlasıyla heycanlandığım yapımlardan biriydi. Diziyi nihayet az önce izleyip bitirdim ve şahmaran dizisi konusu ne? şahmaran dizisi izlenir mi? gibi soruların cevaplarını da içeren kısa ve net bir şekilde şahmaran dizisi hakkındaki düşüncelerimi yazmak istedim. 19 İyi Netflix Filmi! ►  Hadi gelin şimdi Şahmaran dizisi konusuna, oyunculuklarına ve senaryosuna şöyle bir bakalım ve size henüz 1 hafta önce Netflix'te yayınlanan bu dizi hakkındaki düşüncelerimi, yorumlarımı bir bir yazayım... Hadi! Yorumlarıma geçmeden önce gelin Şahmaran dizisi konusuna da şöyle bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/317/91/sahmaran-netflix-in-yilani-ve-efsanesi-bol-twilight-tadindaki-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM]Şahmaran dizisi, öğretim görevlisi olan ve yolu Adana'ya düşen Şahsu ismindeki genç bir kadının yaşadıklarını merkeze alarak ilerliyor. Şehre gelir gelmez tüm dikkatleri üzerine çeken bu kadın, kendisini çok farklı bir topluluğun ve efsanenin tam da ortasında buluyor. İşte tam da bu sırada tanıştığı Maran ismindeki geçn adamsa Şahsu'nun hayatını tam anlamıyla değiştirecek olan bir kapıyı aralıyor ve kökeni Anadolu topraklarına dayanan Şahmaran efsanesini de böylece izlemiş oluyoruz. İlk 2 bölüm sarmadı fakat sonra sonuna kadar sürüklemeyi başardı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/317/45/sahmaran-netflix-in-yilani-ve-efsanesi-bol-twilight-tadindaki-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM]Her zamanki gibi size yine dürüst olacağım; Diziye başlangıçta beklentim epey yüksekteydi. "E Netflix'in kaçıncı yerli işi, artık bu baya iyi çıkması gerek" diye düşünüp, işin içinde Şahmaran gibi hep dikkatimi çeken bir efsanenin de işleneceğini bilmek, beni fazlasıyla heyecanlandırmıştı. Fakat ilk 2 bölümde, beklediğim tadı alamadım. Hatta Instagram hesabımızda "Galiba bu dizi olmamış.." diye bile yazdım. Fakat sonra dizi giderek açıldı ve beni sonuna kadar sürüklemeyi başardı. Mantıksızlıklara takılmıyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/317/50/sahmaran-netflix-in-yilani-ve-efsanesi-bol-twilight-tadindaki-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizide pek çok soru cevapsız kaldı, yer yer karşılaştığımız mantıksızlıklara değinmiyorum, okul sahnelerinde sürekli aynı kıyafetli öğrencileri görüp "Figürana bütçe yetmedi demek ki..." dedim ama onu da görmezden geliyorum. "Ee Kaan ne kaldı?" diyeceksiniz biliyorum fakat bence bir şeyler var... Dizi, temelindeki hikayesiyle bizi bir şekilde sonuna kadar peşinden sürüklemeyi başarıyor. Birbirlerine zarar vermeyen, hepsinin birbirini tanıdığı Mar'lar iyi işlenmiş mesela. Bu topluluğa daha fazla odaklanılsaydı sevinirdim... Bizde bir şey ya Siyah ya da Beyaz olmalı gibi bir algı var maalesef. Fakat bu tür işler Gri de olabilir. Yani pek çok hata, kusur olabilir fakat genelinde bu iyi bir iş de olabilir. Ben çok acımasız davranmama taraftarıyım. Yerli Twilight diyebilir miyiz?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/317/81/sahmaran-netflix-in-yilani-ve-efsanesi-bol-twilight-tadindaki-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM]Diziye ilk başladığımda fark ettiğim şeylerden biri de sonra da sosyla medyada fazlasıyla gündeme geldiği gibi Alacakaranlık ile olan benzerliği oldu... Şehre gelen yeni kız, ona vurulan 2 erkek, saklanan bir özel güç/sır, gizemli bir aile, doktor bir aile babası ve dahası... Bence bir yapımın başka bir yapıma benzemesinde sorun yok. Ben, o yapımın nasıl işlendiğine bakmak istiyorum. Bu 2 yapım da başarılı işler olabilir. Ana konusu aynı olmadığı sürece, belirli konuları birçok farklı film ve dizide görüp izliyoruz zaten. Bu konuda da biraz acımasız davranmama taraftarıyım... Başrolün arasındaki çekimi başarılı buldum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/317/48/sahmaran-netflix-in-yilani-ve-efsanesi-bol-twilight-tadindaki-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizimizin başrolü Burak Deniz ve Serenay Sarıkaya arasındaki frekansı ilginç şekilde sevdim. Sağda solda ne yazılıp çizilmiş, ne konuşulmuş pek takılmadan söyleyebilirim ki; Bu dizinin 2 başrolü de rolünün hakkını vermiş fakaaat... Serenay Sarıkaya'nın istisnasız her film ve dizide de aynı kişiyi oynaması beni biraz üzüyor. Yani Fi'de de, Medcezir'de de, Şahmaran'da da aynı Serenay'ı izlemiş gibi hissediyorum. Yazayım da içimde kalmasın... - - - - - -  Özet: Sadece bu tür, bizden, bu topraklardan bir şeyler taşıyan film ve dizilerin daha çok yapılması için bile bence Netflix'in bu yeni dizisi Şahmaran, desteklenmeye değer. Ben bu diziyi bitirdiğimde Hakan Muhafız'dan günümüze bazı şeylerin değişip, geliştiğini fark ettim ve buna sevindim. Şurada Sıcak Kafa dizisi için de söylediğim gibi, daha çok bizden, Anadolu'nun bağrındaki efsanelerden, mitlerden yola çıkan diziler görmek beni çok mutlu eder. Şahmaran, Netflix'te yayınlandığı ilk 3 gün içinde tüm dünyada toplamda 17 Milyon Saat izlenmiş ve 14 ülkenin Top 10 listesine girmiş. Keşke biraz daha iyi ve 'derin' bir yapım olsaydı fakat işin orasını geçtim, bizden bir hikayeyi, bizden bir diziyi 14 farklı ülkenin çok izlenenler listesinde görmek beni kesinlikle mutlu ediyor.  - - - - - -  ● Şahmaran dizisi Netflix'te var mı? Evet, dizi Netflix Türkiye imzalı bir yapım. ● Şahmaran dizisi kaç bölüm? Dizinin 1. sezonu 8 bölümden oluşuyor.  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
15b
5
3 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
20b
0
8 yıl
Oha! Dedirten Göndermeleriyle; "Mother!" Filmi Neyi Anlatıyor?
Oha! Dedirten Göndermeleriyle; "Mother!" Filmi Neyi Anlatıyor?
2017 yapımı Mother! filmi, günümüzden 4 yıl önce çıkmış olmasına rağmen hala pek çok kişi tarafından keşfedilmemiş bir yapım. İzleyenler ise "Mother filmi konusu ne?" ve "Mother filmi incelemesi" gibi aramalar sonucu kafalarındaki yüzlerce soru işaretine cevap arıyor... Ben de bugün kolları sıvadım ve Mother filmini anlamayanlar için çok basit ve kolay anlaşılır bir şekilde filmin bir incelemesini yazmak istedim. Filme Git ► İzleyenin sevmediği fakat altındaki mesajları öğrenince birden aşık olduğu bu filme biraz yakından bakalım istiyorum...Hadi gelin şimdi Mother! yani Anne! filmi aslında neyi konu alıyor? Hangi sahne hangi olayı, hangi karakter tarihteki hangi ismi tasvir ediyor birlikte bir göz atalım ve şöyle sağlam bir şaşıralım! Hadi! Öncelikle izlememiş olanların olduğunu düşünerek Mother! filmi konusundan bahsetmek istiyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/252/46/oha-dedirten-gondermeleriyle-mother-filmi-neyi-anlatiyor-780x439.png[/RESIM]Filmimiz, evlerini yeni yeni kurup, bazı tamir ve düzenleme işlerini adım adım yapmaya çalışan bir çifti konu alıyor. Fakat bir gün çıkıp gelen bir misafir bazı olayları tetikliyor ve bir şeyler yavaş yavaş değişmeye başlıyor. İşte biz de 2 saat boyunca ağır işleyen bu süreci izliyoruz. Filmi izlediniz ve anlamadınız mı? Dert etmeyin! Gelin; kafanızdaki taşları bir bir yerlerine oturtalım... Başlıyoruz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/252/65/oha-dedirten-gondermeleriyle-mother-filmi-neyi-anlatiyor-780x439.png[/RESIM] Az önce Tanrı'yı ve insanoğlunun yaratılma sürecini izlediniz... ● Adamımız Tanrı'yı temsil ediyor. Başrolümüz, ünlü yazarımız; Yani Javier Bardem bu filmde Tanrı'yı tasvir ediyor. Muhtemelen fark etmediniz fakat filmin en başında gördüğünüz kadın Jennifer Lawrence değildi. Farklı bir kadın yok oldu ve Tanrı ondan aldığı kristali (sevgi-kutsal ruh) yerine koyarak hayatı başlattı. ● Kadın Doğa'yı temsil ediyor. Film boyunca panik halinde gördüğümüz Jennifer Lawrence'ı ise Doğa Ana-Meryem Ana olarak izliyoruz.  ● "Ev" ise dünyayı temsil ediyor. Film boyunca Jennifer Lawrence'ı yani Doğa Ana'yı dünyayı çekip çevirirken izliyoruz. En ince ayrıntısına kadar çalışıyor ve her bir köşesini özenle inşa ediyor.  ● Tanrı, yani yaratıcı; Evreni, Dünyayı ve Doğayı yaratıyor. Fakat 'yalnız kalmalıyım' diyerek başka ilhamlar arıyor. Bu sürede Jennifer yani Doğa Ana da duvara gri ve sarı 2 çizgi çiziyor. Bu Ay ve Güneş'i temsil ediyor. Sonrasında ise lavabo ve şömine sahnelerini izliyoruz. Bu da artık dünyada Su ve Ateş'in de yer aldığını bize gösteriyor. Sıra ise insanoğlunda... [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/252/54/oha-dedirten-gondermeleriyle-mother-filmi-neyi-anlatiyor-780x439.png[/RESIM] ● Ve Tanrı insanı yarattı; "Adem"; Bir akşam kapı çalıyor ve bir doktor geliyor. Bu kişi gelir gelmez evde bir huzursuzluk hakim oluyor. Doğa Ana'nın karnında ağrılar baş gösteriyor. İnsanın kendine zarar vereceğini düşünüyor. Sonrasında raflardaki kitapları gören adam, Tanrı'ya "Bunları yazan siz miydiniz? hayranınızım, kitaplarınız hayatımı değiştirdi" diyor. Hemen akabinde ise tanrının üzerine titrediği kristali görüp dokunmak istiyor. Tanrı buna izin vermiyor.  ● Havva geliyor! Doğa Ana gece kalkıp yanında eşini göremeyince hemen aşağıya iniyor ve ikiliyi banyoda görüyor. Tam o esnada Tanrı, Doktorun kaburgasındaki yarayı kapatıyor. Bu sahne, tüm dinlerde geçen Havva'nın, Adem'in kaburgasından yaratılmasını tasvir ediyor. Sabah ise kapı çalıyor ve Havva geliyor.  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/252/11/oha-dedirten-gondermeleriyle-mother-filmi-neyi-anlatiyor-780x439.png[/RESIM] ● İnsanoğlu cennetten kovuluyor... Adem ile Havva, Doğa Ana'nın girilmesinin yasak olduğunu söylediği odaya girip Tanrı'nın çok değer verdiği Kristali kırıyor. Tanrı bağırıyor ve herkes korkuyor. Bu sahnede yasak meyvenin yenildiği resmediliyor. Ardından oradan çıkan adam ve kadın birlikte oluyor ve çocuklar dünyaya geliyor. ● Habil ve Kabil sahnesi... Eve gelen çocuklar tartışmaya başlıyor ve bir cinayet yaşanıyor. Tartışma miras yüzünden oluyor ve tıpkı kutsal kaynaklarda bahsedilen Habil ve Kabil kardeşlerin yaşadıklarını temsil ediyor. İlk kan dökülüyor ve ev yani "Dünya" ilk yarayı alıyor. Yerdeki kan lekesini çıkarmaya çalışan Doğa Ana, bunu başaramıyor ve üzerine halı çekiyor. Kan evde bir delik oluşturuyor ve evin zemininde cehenneme açılan bir kapı görüyoruz. Buradan çıkan "kurbağa" ise felaketleri ve dünyanın sonunun buradan olacağını bize gösteriyor. ● Doğa Ana her bocaladığında sarı bir su içiyor. Ben bunun "Güneş" olarak tasvir edildiğini düşünüyorum. Filmde cevabı verilmiyor fakat Doğa Ana her kötü hissettiğinde Güneş'ten güç almaya çalışıyor da denilebilir. ● İnsanoğlu çoğalıyor... Cenaze sonrası eve gelenler o kadar artıyor ki Doğa Ana çok rahatsız oluyor. Tanrı ise "Bu insanların anlattığı hikayeleri duyman lazım!" diyerek eğleniyor. Burada İnsanoğlu'nun binlerce yıldır uydurduğu(!), yazdığı, inandığı ve uğruna kurbanlar, adaklar verdiği Mitolojik efsanelere atıfta bulunuluyor. Tanrı bunları komik buluyor. ● Su borusunun patlaması ise Nuh Tufanı'nı temsil ediyor... İnsanlar birden çoğalarak eve yani dünyaya zarar vermeye başlayınca Doğa Ana kızıyor ve sonrasında patlayan lavabo borusundan sular fışkıyor. Bu olaydan hemen sonra evdeki herkes etrafa kaçışıyor. İşte burada Nuh Tufanı'nı izliyoruz.  ● Ve sarı içecek dökülür... Tanrı ve Doğa Ana birlikte oluyor ve hemen sonraki sabah, Tanrı ilhamla dolup yazmaya başlıyor. Doğa ise "Ben gidip kıyameti başlatayım..." diyerek esprili bir şekilde gidip içtiği sarı toz içeceği (Yani Güneş'i) döküyor. İşte bu sahne Küresel ısınmayı, yani dünyanın sonunun başlangıcını bize gösteriyor.  ● Tanrı eserini bitirir... Doğa Ana bunu kutlamak için nefis bir yemek hazırlıyor fakat birden yine eve insanlar gelmeye başlıyor. Gelenler Tanrı'ya hayranı olduklarını söylüyor ve birden ev bu kalabalık tarafından istila edilmeye başlanıyor. Doğa Ana "Burası benim evim" dese de insanlar "Şair (yani Tanrı) buranın hepimizin evi olduğunu söylüyor" cevabı alıyor. Ev yağmalanıyor. ● Ve kıyamet!... Doğa Ana bu kaosun içinde bebeğini dünyaya getiriyor fakat insanoğlu bebeği severken öldürüp yiyor. Bu sahnede o kişiler, Dini kullananları, Kilise gibi geçmiş tarihte yıllarca insanları sömürenleri temsil ediyor. Doğa Ana ise daha fazla dayanamıyor ve Adem'den aldığı bir "Çakmak" ile tüm dünyayı yakıyor. Bu da kıyameti temsil ediyor. Fakat sonrasında Tanrı'yı görüyoruz. Zarar almamıştır ve Doğa Ana'nın bedeninden bir Kristal çıkarır ve onu yerine koyar. Gün aydınlanır ve yatakta farklı bir kadın görürüz. Tanrı'ya seslenerek uyanır.  Ve döngü tekrar başlar... Yani dünya yaratıldı, biz insanoğlu dünyaya geldi ve kendi elimizle gezegenimizin sonunu getirdik. Hepimiz yok olacağız ve her şey yeniden başlayacak... İşte filmin özeti tam olarak bu. Ayakta alkışlanası.   ---------- [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
45b
0
5 yıl
The Devil All The Time: Rahatsız Eden, Kasvetli, Dingin ve Çarpıcı Bir Netflix Filmi
The Devil All The Time: Rahatsız Eden, Kasvetli, Dingin ve Çarpıcı Bir Netflix Filmi
Biliyorsunuz Netflix'te izlediğim iyi filmleri şurada sizlere tavsiye ediyorum. İşte The Devil All the Time filmi de Netflix'te izlemeyi iple çektiğim yapımlardan biriydi. Detaylarını okudukça ağzımın suyu akıyor, kadrodaki isimleri gördükçe heyecandan yerimde duramıyordum. Az önce The Devil All the Time filmini izledim ve her zaman olduğu gibi sıkmadan, sizi cümlelere boğmadan filmi nasıl bulduğumdan bahsetmek istiyorum. Netflix'te İzlenecek 9 İyi Film ►  Yani "The Devil All the Time konusu ne?" veya "The Devil All the Time filmi izlenir mi?" gibi sorularınız varsa tam olarak doğru yerdesiniz diyebiliriz... Hadi gelin şimdi Netflix imzalı The Devil All the Time filmine şöyle bir göz atalım.  Öncelikle nedir bu Netflix imzalı The Devil All the Time filminin konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/211/14/the-devil-all-the-time-rahatsiz-eden-kasvetli-dingin-ve-carpici-bir-netflix-filmi-780x439.png[/RESIM]The Devil All The Time filmi, eşi kanserle boğuşan eski bir askeri, korkunç bir fantaziye sahip gezgin bir çifti ve dini suistimal eden birkaç rahibi konu alıyor. Birbirinden farklı bu insanların arasındaki köprü ise genç bir çocuk oluyor. İşte film de tam olarak o gencimizi merkezine alarak ilerliyor ve ortaya da taşrada geçen, bol kasvetli, bol acılı ve yer yer çarpıcı sahneleriyle insanda irkilme isteği oluşturan bu film çıkıyor. Sakin ilerleyen filmler sizlik değil ise hiç bulaşmayın derim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/211/82/the-devil-all-the-time-rahatsiz-eden-kasvetli-dingin-ve-carpici-bir-netflix-filmi-780x439.png[/RESIM]Filmin süresi 2 saat 15 dakika ve zaten süresi oldukça uzunken bir de ağır ilerleyen bir kurgusu ve dingin sahneleri ile film izleyen için The Irishman uzunluğuna kadar ulaşıyor gibi geliyor. Bu yüzden sakin, dingin ve uzun filmler sizlik değil ise hiç ama hiç bu filme kapılmayın çünkü ciddi anlamda üzülürsünüz. Fakat bu tarz uzun ve sakin ilerleyen filmleri dikkatle izleyen, ayrıntılar keşfetmeye çalışan ve kendini filmin akışına kaptıranlardansanız bu film size bu film yokluğunda ilaç gibi gelebilir onu da söyleyeyim tabi. Bu film hakkında okuduğum yerli-yabancı analizlerde hep övülmüş ama biri söylesin artık; Aksanı, hal ve hareketleri, kısacası oyunculuğu ile Robert Pattinson bu filme hiç olmamış...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/211/44/the-devil-all-the-time-rahatsiz-eden-kasvetli-dingin-ve-carpici-bir-netflix-filmi-780x439.png[/RESIM]Pattinson, filmin ilerleyen dakikalarında dahil oluyor olaya ve onu görene kadar bu durumun eksikliğini hissetmiyorsunuz. Oynadığı karakter filmin en mühim karakterlerinden biri fakat Pattinson kendi icat ettiği aksanı ve ilginç yüz şekilleri ile bu karaktere yeteri kadar iyi bir hayat veremiyor. Keşke bu oyuncu kadrosunda olmasaydı dediğim tek oyuncu bile olabilir... İşin özü, Robert, benim için hala tam pişmemiş bir oyuncu ve film gerçekten çarpıcı sahneleri olan, sakin, dingin ve bir o kadar da etkileyici bir yapımdı. Dikkat; Filmi henüz izlemediyseniz aşağıda okuyacaklarınız biraz SPOİLER içerebilir, tadınız kaçmasın, izledikten sonra gelin...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/211/93/the-devil-all-the-time-rahatsiz-eden-kasvetli-dingin-ve-carpici-bir-netflix-filmi-780x439.png[/RESIM] Tüm kötülükleri birbirine bağlayan genç bir çocuk... Ben bu tür sakin ilerleyen ama tokat gibi çarpan sahneleri olan filmleri oldukça beğeniyorum. Mesela filmde intihara kalkışan Lenora'nın tam intihar anında vazgeçip, ölmek istemediğini anlatan o yüz ifadesi beni en etkileyen sahnelerden biri oldu. Koca bir şehir değil, taşrada geçen bir film izledik ve polisinden rahibine her yanından kötülük akan bir halk gördük. Sürekli "Tanrı" denmesine rağmen filmde adaleti sağlayanın genç bir çocuk olduğuna şahit olduk. Hem de kötülükler, acılar içinde büyüyen bir çocuk. Oysa filmde en çok Tanrı inancı olmayan da yine gencimiz Arvin'di, ne ironik değil mi? Ha bu arada filmden dinlerin kötü olduğu alt metnini de çıkarmak pek doğru olmaz, film, dini suistimal edenlerin kötü olduğunu açıkça gösteriyor. Rahatsız edici bir film izledim, izledik. Fakat tadı damakta kalan bir film miydi? Bence kesinlikle.  - - - - -  Buraya tıklayarak The Devil All The Time filmini Netflix üzerinden izleyebilirsiniz.  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
10b
0
6 yıl
Masters of the Air: Yeni ve İyi Bir 2. Dünya Savaşı Dizisi!
Masters of the Air: Yeni ve İyi Bir 2. Dünya Savaşı Dizisi!
İzleyecek iyi bir yabancı dizi bulmak, film bulmaktan daha zor, bunu hep söylüyorum. İşte tam da bu boşluğu dolduracak yeni bir yabancı dizi önerisi getirdim sizlere... Masters of the Air dizisi, şu sıralarda izleyip bitirdiğim en iyi dizilerden biri olmayı başardı. Peki nedir bu Masters of the Air dizisi konusu? Masters of the Air dizisi oyuncuları kimler? ve dahası... Hadi gelin şimdi, Masters of the Air dizisine şöyle bir yakından bakalım. Bakalım ve herkesin birbirini "iyi dizi önerisi olan var mı?", "yabancı dizi önerisi lazım.." diyerek darladığı bu günlerde şöyle ilaç gibi gelecek o iyi dizi önerisine birlikte göz atalım... Hadi! Öncelikle yorumumdan önce gelin Masters of the Air dizisi konusuna bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/344/33/masters-of-the-air-yeni-ve-iyi-bir-2-dunya-savasi-dizisi-780x439.png[/RESIM]Masters of the Air dizisi; II. Dünya Savaşı sırasında ABD Ordusu Hava Kuvvetleri'nin 8. Hava Kuvvetleri'nin atıldığı operasyonları, harekatları konu alıyor. Dizi, savaşın en kritik dönemlerinde Avrupa'ya düzenlenen stratejik bombardıman operasyonlarını merkeze alarak, genç pilotların ve mürettebatın yaşadığı zorlu deneyimleri bize aktarıyor. Dizide sadece savaşın askeri yönleri değil, aynı zamanda bu askerlerin kişisel hikayeleri ve insanî mücadeleleri de ele alınıyor. Bence nefis bir dizi bu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/344/11/masters-of-the-air-yeni-ve-iyi-bir-2-dunya-savasi-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizinin jeneriğinden konusuna, çekimlerinden müziklerine kadar hepsini çok dozunda ve çok başarılı buldum diyebilirim. Dizi bize savaşın o vahşi ve gerçek yönünü mükemmel bir şekilde anlatmayı başarıyor. Hatta yer yer bazı şeyleri tokat gibi de yüzümüze çarpıyor. Gerçek isimler ve olaylar...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/344/69/masters-of-the-air-yeni-ve-iyi-bir-2-dunya-savasi-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizi, her fırsatta da dile getirdiğim gibi Apple TV+ imzası taşıyor. E hal böyle olunca da ortaya, arkasında dev bir bütçe olan devasa prodüksüyonlu nefis bir iş çıkıyor. Dizinin konu aldığı isimler ve olaylar gerçeğe dayanıyor. Başlarda biraz 'ul*n bu kimdi?', 'e şimdi bu uçağı kullanan hangisi?' karmaşıklığı yaşansa da biraz ilerleyince karakterler de tam olarak oturuyor. Bu tür gerçeğe dayanan işleri yapmak çok büyük emek istiyor ve bence bu dizi bunu çok iyi başarmış. O 2 diziyle kıyaslayabilirsiniz... Evet o 2 dizi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/344/19/masters-of-the-air-yeni-ve-iyi-bir-2-dunya-savasi-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizinin müziğini duyup fragmanını izleyince aklıma hemen her biri de nefis yapımlar olan Band of Brothers ve The Pacific geldi. Ben bu 2 yapıma bayılan biri olarak bu dizide de bu tadı aldım diyebilirim. Ha bu 2 efsane ile kıyaslanır mı? Tartışmaya açık, fakat bu dizi, özellikle havada verilen mücadeleyi nefis ve gerilimli bir şekilde ele alıyor. Oradaki hayatta kalıp kalmama gerilimi beni yakaladı diyebilirim. - - - - - -  Özet: Eğer şöyle 'Bıktık basit işlerden, yok mu şöyle TAŞ gibi bir dizi...' diye yakınıyorsanız, hem gerçek bir hikaye, hem de kaliteli bir şeyler izlemek istiyorsanız, e tabi bir de 2. Dünya Savaşı konulu yapımlara ilginiz varsa, bu dizi tam sizlik olabilir... "Kaan demişti..." dersiniz. Benden söylemesi. - - - - - -  • Masters of the Air dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi Apple TV+ dizisi. • Masters of the Air dizisi kaç bölüm? Dizi, 9 bölümlük 1 sezondan oluşuyor.  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
13b
0
2 yıl
İzleyenin Hayatını Değiştirme Etkili 9 FİLM ÖNERİSİ!
İzleyenin Hayatını Değiştirme Etkili 9 FİLM ÖNERİSİ!
Sinema, insanoğlunun üzerinde büyük bir etkisi olan gerçekten güçlü bir araç. Bu yüzden 'Bir film izledim, hayatım değişti..' gibi sözler bile kullanıyoruz. İşte ben de bugün size, izleyenin hayatını değiştirme etkili iyi film önerileri hazırlamak istedim. İzleyenin hayatını değiştiren filmler, yani güçlü, etkileyici yapımlar ile çok sık karşılaşamıyoruz. Fakat bazı filmler var ki, izleyen kişiyi etkileyip bir şekilde onun hayatının değişmesinde pay sahibi oluyor. 19 İyi NETFLİX Filmi İçin Tıkla! ►  Bugün de burada göreceğiniz film önerileri, kendisini izleyen çoğu kişinin hayatını bir şekilde değiştirmeyi başaran filmler olacak. Kimisi içindeki dramıyla etkileyecek sizi, kimisiyse 'gaza getirme' etkisini kullanarak içinizde bekleyen başka bir yanınızı ortaya çıkaracak. Bence günün sonunda, bu film önerileri sizi kesinlikle başka biri olma yoluna sokmayı başaracak. Ben daha fazla uzatmadan hadi gelin, izleyenin hayatını değiştiren filmlere yakından bakalım! ● Bu içeriğin aynısını video olarak YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=tfPWbbJSCj8[/VIDEO] 1. Gelin ilk filmimiz "K-Pax" ile başlayalım![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/320/45/izleyenin-hayatini-degistirme-etkili-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Yıllar yıllar önce izlediğim bu film, damağımda öyle güzel bi tat bıraktı ki, farklı zamanlarda kaç kez daha izlediğimi inanın ben bile hatırlamıyorum. Filmimiz, K-Pax isimli bi gezegenden geldiğini söyleyen, tuhaf davranışlara sahip bi adamı ve onun bu halini çözmeye çalışan insanların yaşadıklarını konu alıyor. Zekice yazılmış bi senaryoya ve gizem dolu bi atmosfere sahip bu filmde görüp, duyduğumuz repliklerin her biri de tam anlamıyla kitap gibi... Hem izlerken, hem de bitirdikten sonra bu filmden çıkardığınız mesajlar ve yakaladığınız ufuk açıcı detaylarla bazı şeyleri sorgulayabilir ve hayatınızın geri kalanına Acaba'lar ile devam edebilirsiniz. Benden söylemesi. Filme Git ►  2. The Bucket List[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/320/65/izleyenin-hayatini-degistirme-etkili-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bi şekilde size dokunmayı başarıp hayatınızın değişmesi konusunda etkisi olacak bi diğer film ise benim çok sevdiğim bi 2007 filmi... Karakterleri birbirlerine neredeyse tamamen zıt olan 2 yaşlı adamımız var. Bi hastane odasında rastlaşan bu 2 adam, birlikte geçirdikleri süreçten sonra el ele veriyor ve hala hayattayken yapmak istedikleri çılgınlıkları bir bir gerçekleştirmeye çalışıyorlar. İşte biz de tam olarak bu maceraya 3. bi kişi olarak konuk oluyoruz. Senaryo çok tanıdık gelse de başrolde 2 usta isim olunca, film su gibi akıp gidiyor. Biz de bol bol "Peki ben hala hayattayken neler yapmak istiyorum?" deyip kendimizi "bi an evvel 'ölmeden önce yapılacaklar' listesi hazırlasam mı" diye düşünürken buluyoruz... Pek çok kişinin izledikten sonra sırt çantasını alıp çıktığı, imkanı olmayanların da en azından balkona çıkıp şöyle bi hava alıp uzaklara daldığı bu filmde görecekleriniz, hayatınızın bundan sonrasını değiştirebilir. 'Kaan demişti' dersiniz... Filme Git ►  3. Coach Carter[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/320/2/izleyenin-hayatini-degistirme-etkili-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Tamamen gerçek kişi ve olayları konu alan, bi lise takımının basketbol antrenörünü ve onun çalıştırdığı öğrencileri izlediğimiz bu filmde, farklı kültürlerdeki gençleri disipline etmeye çalışan idealist ve tabi doğal olarak 'sevilmeyen' bi adamın kendine has yöntemlerini görüyoruz. Şimdi ben basketbol falan dedim diye asla bi 'spor filmi' olarak bakmayın derim bu filme. Çünkü film hem gerçeğe dayanan hikayesi, hem ilham verip yer yer gaza getiren sahneleri ve hem de nokta atışı müzik seçimleriyle yıllar boyunca aklınızdan çıkmayacak bi yapım. Filme Git ►  4. An Inspector Calls[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/320/55/izleyenin-hayatini-degistirme-etkili-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu filmdeyse sizi çok farklı bi deneyim bekliyor. Deneyim diyorum çünkü bi kitaptan uyarlama olan bu filmin temelindeki konusu o kadar sağlam ki yıllarca tiyatrolarda sahnelenmiş ve hala daha sahneleniyor. Zengin, varlıklı bi ailenin evine konuk olan bi müfettiş, aile üyelerine sorduğu sorular ile tüm dengeleri değiştiriyor ve biz de büyük çoğunluğu zekice diyaloglarla geçen bu sohbet ortamında, yemek masasındaki bi diğer kişi olarak tüm süreci izleyip, gözlem yapma fırsatı buluyoruz... Dikkatli izleyiciler için içindeki mesajı kendinden büyük olan, izleyenlerin zihninde etkisini bi müddet sürdüren ve olaylara başka açılardan bakmayı da aşılayan 'farklı' bi yapım bu. Kendinizi tam anlamıyla vererek izlediğinizde zihninizde birkaç şimşek çaktıracağı kesin... Filme Git ►  5. The Man From Earth[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/320/22/izleyenin-hayatini-degistirme-etkili-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Hazır zihinde şimşek çaktırmak demişken... Ben de dahil izleyenlerin zihninde yıllarca kira ödemeden öylece oturan, akıllardan çıkmayan bu nefis film de mutlaka bu listede olmalı diye düşündüm. Çalıştığı üniversiteden ayrılan bi tarih profesörünü ve ona veda etmek için gelen meslektaşlarından başka kimseleri görmediğimiz bu tek mekanlı filmde her şey sıradan giderken birden adamımızın 'Ben aslında 14 bin yıldır dünyada yaşıyorum...' diyerek başlayıp anlattığı şeyler tüm sıradanlığı bozmayı başarıyor. Filmi izlemeyenler için biraz 'komik' bile gelen bu konu, izleyip bitirenler için ayakları yere gayet sağlam basan, çok ciddi bi bilim kurguya dönüşmeyi başarıyor. İzlemeyi ve etrafınızda 'sadece diyaloglarla ilerleyen bilim kurgu filmi mi olur?' diyenlere izletmeyi unutmayın. Filme Git ►  6. Unbroken[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/320/47/izleyenin-hayatini-degistirme-etkili-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Yönetmen koltuğunda Angelina Jolie'nin oturduğu, belki de buna güvenerek tanıtım kısmına sağlam bi bütçe ayrılmadığı için pek çok kişinin gözden kaçırdığı 2014 yapımı bu filmse, başarılı bi sporcunun, 2. dünya savaşının patlak vermesiyle tamamen değişen hayatını konu alıyor. Hem karada, hem havada, hem de suda hayatta kalmaya çalışan adamımız kendini öyle zorlu durumlarda bulup mücadele ediyor ki, film; izleyip, hikayenin de gerçek olduğunu öğrenen herkesin 'azim' duygusunu biraz okşayıp büyük bi motivasyon katıyor. Şimdiye kadar bi şekilde gözden kaçırdıysanız en yakın fırsatta izleme listenize alın derim. Filme Git ►  7. 12 Angry Man[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/320/94/izleyenin-hayatini-degistirme-etkili-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Muhtemelen bu listedeki en çok bilinen yapım olan ve günümüzden nerdeyse 60 yıl önce çekilen '12 Öfkeli Adam' filmiyse izleyen herkese farklı bi bakış açısı ve sorgulama duygusu kazandırmayı başarıyor. Babasını öldürmekle yargılanan bi gencin suçlu mu yoksa suçsuz mu olduğunu tartışan 12 jüri üyesinden 11 tanesi 'suçlu' dese de, 1 tanesi tüm yaşananlara farklı bi göz ile bakıp bazı detayları yakalamayı başarıyor. Bakın büyük büyük yazıyorum; Eğer şu yaşınıza kadar bu filmi hala izlemediyseniz ASLA BU FİLME 1950 YAPIMI SİYAH - BEYAZ SIKICI Bİ FİLM olarak bakmayın ve hemen izleyin... İzledikten sonra günlük olaylara bile farklı bi bakış açısıyla yaklaşacağınız bu film, 'bi film izledim, hayatım değişti' deyimine en uygun yapımlardan biri olabilir. Filme Git ►  8. Sliding Doors[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/320/42/izleyenin-hayatini-degistirme-etkili-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Listedeki en keyifli tavsiyem ise 1998 yapımı bu ilginç film. Neden mi ilginç diyorum? Şöyle sorayım; Hiç, kaçırdığınız bi otobüs, uçak ya da metro sonrasında 'Belki de kaçırmayıp binseydim kaza falan olacaktı kim bilir...' diye düşündünüz mü? Cevabınız evet ise bu film ilginizi çekebilir. Çünkü film, tam olarak bu konuyu işliyor. Bineceği treni kaçıran bi kadını izlediğimiz film, kadının metroyu kaçırdığı haliyle, kaçırmayıp bindiği halinde yaşananları 2 koldan bize gösteriyor. Hem farklı bi hikaye izlemek, hem de kendi hayatınıza dokunan bi şeyler görmek isterseniz bu filme göz atın derim. Filme Git ►  9. Founder[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/320/14/izleyenin-hayatini-degistirme-etkili-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Founder ismindeki bu filmse içinde bi yerlerde girişimcilik ateşi yanan herkesi yakalayıp, hayatlarını değiştirmeyi başaran bi yapım. Ünlü şirket Mc. Donalds'ın kuruluşunu izlediğimiz bu filmde; hırslı, tuttuğunu koparan, kafası sürekli girişimciliğe çalışan bi adamın mücadelesini izliyoruz. Son 20 yılın en iyi girişimcilik filmlerinden biri olarak gösterilen ve izleyeni %100 gaza getirmeyi başaran bu yapımı henüz izleme fırsatı bulamadıysanız bugün burada karşınıza çıkması tesadüf değil.. Bence bu film artık bi şansı hak ediyor... Belki de bu filmden sonra kendi işinizi kurup, hayatınızın sonraki evresine rahat bi şekilde ulaşacaksınız... Kim bilir... Siz yine de bi gün parayı bulursanız beni de unutmayın tabi. Filme Git ►  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
27b
1
3 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.