Yayınlanan ilk Fragmanı ile Birlikte: Pokemon Detective Pikachu Filmi Geliyor!

13 Kasım 2018
11b
0 Yorum
Yayınlanan ilk Fragmanı ile Birlikte: Pokemon Detective Pikachu Filmi Geliyor!

Şüphesiz ki "Pokemon", hepimizin hayatının bir köşesinde güzel bir yere sahip. Çocukluk yıllarımızda yüzümüzde tebessüm ile izlediğimiz bu animenin "Pokemon Detective Pikachu" isminde bir filminin çıkacağı duyurulmuştu. Fakat Pokemon Detective Pikachu fragmanı yayınlanmamıştı. İşte o çok beklenen fragman geldi. Film hakkında bilgilere geçmeden önce gelin 1 gün içinde 15 milyon kişinin izlediği o Pokemon Detective Pikachu fragmanına bir göz atalım: 



Pokemon konulu ilk "Live-Action" filmi!
Yayınlanan ilk Fragmanı ile Birlikte: Pokemon Detective Pikachu Filmi Geliyor!

Film, 20 yılı aşkındır dünyayı bir şekilde kasıp kavuran Pokemon dünyasının, "Ayı Teddy" filmi gibi gerçek oyuncular ile çekilen ilk canlı aksiyon filmi olacak.
Yayınlanan ilk Fragmanı ile Birlikte: Pokemon Detective Pikachu Filmi Geliyor!


"Pika Pika!" deyişi ile hatırladığımız sevimli Pikachu'yu "Ryan Reynolds" seslendiriyor!
Yayınlanan ilk Fragmanı ile Birlikte: Pokemon Detective Pikachu Filmi Geliyor!

Fragmanda izlediğimiz kadarıyla tiz sesi ile tanıdığımız Pikachu, Ryan Reynolds seslendirmesi ile daha kalın bir sese ve biraz da mizaha sahip.

Peki nedir bu Pokemon Detective Pikachu filminin konusu?

Yayınlanan ilk Fragmanı ile Birlikte: Pokemon Detective Pikachu Filmi Geliyor!


Film, bir dedektifin gizemli bir şekilde ortadan kaybolmasını konu alıyor. Dedektifimizin 21 yaşındaki oğlu ise bu gizemi çözmek için kolları sıvıyor. Tabi yanında da detektif Pikachu ona eşlik ediyor... 

Pokemon Detective Pikachu filminin oyuncu kadrosunda ise "Justice Smith", "Ken Watanabe" ve "Kathryn Newton" gibi isimler yer alıyor...
Yayınlanan ilk Fragmanı ile Birlikte: Pokemon Detective Pikachu Filmi Geliyor!
Yayınlanan ilk Fragmanı ile Birlikte: Pokemon Detective Pikachu Filmi Geliyor!
Yayınlanan ilk Fragmanı ile Birlikte: Pokemon Detective Pikachu Filmi Geliyor!
 

Peki "Pokemon Detective Pikachu filmi ne zaman vizyona girecek?" derseniz de film 10 Mayıs 2019'da ilk gösterimini yapacak...
Yayınlanan ilk Fragmanı ile Birlikte: Pokemon Detective Pikachu Filmi Geliyor!
 

Film hakkında şimdilik bizi üzen tek şey o ince, tiz sesi ile hatırladığımız Pikachu'nun kalın bir sese sahip olması. Fakat filmde sadece 1 kişi Pikachu'nun o sesini duyabildiği için de aslında yine bol bol sevimli Pika Pika! çığlıkları duyacak gibiyiz... İçinde bir yerlerde Pokemon sevgisi hiç bitmeyenler olarak bu film bize ilaç gibi gelecek. Hatta belki de çocuklar ile birlikte izlemek zorunda kalacağız fakat dev perdede Pokemon izleyecek olmak insanı yıllar sonra gerçekten heyecanlandırıyor... Göreceğiz :)

● Bu arada tam da buraya tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi bulabilirsiniz! 

Yayınlanan ilk Fragmanı ile Birlikte: Pokemon Detective Pikachu Filmi Geliyor!

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
pokemon detective pikachu filmipokemon detective pikachu filmi fragmanıpokemon detective pikachu filmi konusupokemon detective pikachu filmi oyuncuları
EN AKTİF ÜYELER
Uçuk Kazançları ve Milyonluk Seyirci Sayıları ile: Türk YouTuber Filmleri
Uçuk Kazançları ve Milyonluk Seyirci Sayıları ile: Türk YouTuber Filmleri
Öncelikle birazdan burada görecekleriniz canınızı sıkabilir, moralinizi bozabilir ve çalıştığınız işinizden istifa etme isteğinizi tetikleyebilir...  YouTube'un yıllar önce "Para Kazanma" özelliğini aktif etmesi ile yeni bir iş sahası doğdu. İnsanlar artık çektikleri, hazırladıkları videolar ile çok güzel kazançlar elde etmeye başladı. Abone sayısı milyonları aşan kanal sahipleri ise "Neden kısa videolar ile yetineyim ki?" deyip film yapma işine soyundular ve yeni bir devir başlamış oldu; "YouTuber Filmleri"... İşte bu gelişme, dünyada olduğu kadar ülkemizde de yankı buldu ve birçok YouTuber film çıkarmaya başladı. YouTuber olmayanlara ise "10 liradan 40 liraya kadar değişen bilet fiyatlarında 2 milyon seyirci... Kişi başı 15 lira desek..." hesabı yaptırmaya başladı.  Peki YouTuber filmleri gerçekten o kadar kazandırıyor mu? Hadi gelin şimdi önce ülkemizde vizyona giren YouTuber filmlerine olan talebe ve onların hasılatlarına bir göz atalım... YouTuber filmleri furyası başlıyor; Halil Söyletmez'den "Cumali Ceber: Allah Seni Alsın"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/51/66/dikkat-moral-bozar-ucuk-kazanclari-ve-milyonluk-seyirci-sayilari-ile-youtuber-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]İzleyici: 460 Bin Kişi Cumali Ceber: Allah Seni Alsın filmi kazancı: 5 Milyon TL YouTube: 1.4 Milyon Abone 0.facebook yıllarından bu yana sosyal medyada bir şekilde var olan "Halil Söyletmez", kendi oluşturduğu "Cumali Ceber" karakterini sinemaya taşımaya karar verdi. Sosyal medyada çok beğenilen karakter, "Cumali Ceber: Allah Seni Alsın" ismi ile 4 Ağustos 2017'de vizyona girdi. Özellikle Twitter'dan çok büyük olumsuz tepkiler alan Halil Söyletmez şimdilerde Cumali Ceber 2 için kolları sıvıyor.  Bir diğer YouTuber filmi ise "Oha Diyorum"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/51/13/dikkat-moral-bozar-ucuk-kazanclari-ve-milyonluk-seyirci-sayilari-ile-youtuber-filmleri-780x439.png[/RESIM]İzleyici: 230 Bin Kişi Oha Diyorum filmi Kazancı: 2.9 Milyon TL YouTube: 4.9 Milyon Abone Abonelerine sırtını dayayıp sinemaya sıçrayan bir diğer YouTube kanalı ise "Oha Diyorum" oldu. 3 Kasım 2017'de vizyona giren film, kanalın kitlesi tarafından sevilse de yine ciddi eleştirilere maruz kaldı.  YouTuber filmleri arasında şimdiye kadar en çok ses getiren film ise YouTube Türkiye'de en çok aboneye sahip olan bireysel kanal Enes Batur'un filmi "Enes Batur Hayal mi Gerçek mi?" oldu...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/51/81/dikkat-moral-bozar-ucuk-kazanclari-ve-milyonluk-seyirci-sayilari-ile-youtuber-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]İzleyici: 1 Milyon 400 Bin Kişi Enes Batur Hayal mi Gerçek mi? filmi Kazancı: 17.5 Milyon TL YouTube: 9 Milyon Abone Yıllardır YouTube kanalına istikrarlı bir şekilde neredeyse her gün 1 video yükleyen YouTuber Enes Batur, vizyona giren filmi ile ülkede büyük bir ses getirmeyi başardı. Sinematografi olarak iyi bir şeyler sunmayan film yapımcılarına tam 17 Milyon kazandırdı... Sabah gazetesinden "Olkan Özyurt"; "Enes 1 milyon seyirci barajını geçerse YouTuber filmleri devri başlar" diye yazmıştı ki öyle de oldu. Enes Batur'un filmi 1 Milyon 400 Bin kişi tarafından izlendi... Sıradaki YouTuber filmimiz ise henüz 1 hafta önce vizyona giren "Kafalar Karışık"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/51/38/dikkat-moral-bozar-ucuk-kazanclari-ve-milyonluk-seyirci-sayilari-ile-youtuber-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]İzleyici: 360 Bin Kişi Kafalar Karışık filmi Kazancı: 4.6 Milyon TL YouTube: 4.8 Milyon Abone (1 Haftalık İstatistik) Atakan Özyurt, Bilal Hancı ve Fatih Yasin'in oluşturduğu "Kafalar" kanalı, hayallerini gerçekleştirdi ve uzun süren uğraşlar sonucu filmlerini izleyicilerine sundular. Metin Akpınar, Perihan Savaş gibi birçok ünlü ismin de oynadığı film bu 1 hafta içinde 4 buçuk Milyon TL hasılat elde etmeyi başardı. Kafalar ekibi ise iyi bir PR çalışması süresince tüm Türkiye'yi gezerek sinema salonlarında takipçilerine sürpriz yapıyorlar. Onları görebilme ihtimali de birçok kişiyi bilet alıp filme gitmeye itiyor. Diğer YouTuber filmlerine nazaran birkaç tık daha iyi olan bu film, eğlenceli ve macera dolu bir hikaye içeriyor. Kafalar ekibinin şimdiki hayali ise Kafalar Karışık filminin devamını çekmek...  ● Açıkçası "Para bizim için ikinci planda..." diyen her YouTuber biraz yalan söylüyordur. Verilen bu büyük emeğin tabi ki karşılığı olmalı. Yoksa zaten 1 buçuk saatlik filmi bilet ile satmaz, kanallarınızda paylaşırdınız. O yüzden o kısmı geçin. Fakat istediğimiz, bilet parasına değecek bir şeyler izlemek. E bunu da sağlayamıyorsanız eksiyi veriyoruz mecburen. Yoksa YouTuberların film yapmasına karşı tabi ki de değiliz. Sadece biraz daha emek, biraz daha kalite ve vizyon...    Bir de dünyadan bir YouTuber filmine göz atalım; YouTuber "Logan Paul" başrollü "The Thinning"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/51/55/dikkat-moral-bozar-ucuk-kazanclari-ve-milyonluk-seyirci-sayilari-ile-youtuber-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]   Eğer siz de benim gibi "E sadece ülkemizde bu kadar film çeken YouTuber varsa dünyada kaç kişi vardır, YouTube bir film yapım şirketi kursa ya?" tarzında düşündüyseniz işte bu film buna en iyi örnek. YouTube'un, "YouTube Red" adlı ücretli bir servisi var. Bunu Netflix gibi düşünebilirsiniz. İşte bu film de YouTube Red bünyesinden çıktı ve açıkçası ben filmi epey sevdim. Hatta tavsiye köşemde size tavsiye bile ettim. "Nedir, nasıl bir şeydir?" diyenler hemen buraya tıklayarak filmimize ışınlanabilir... ● Yani diyeceğimiz şu ki, yapılınca yapılıyor. Umarız ki önümüzdeki yıllarda daha güzel, daha kaliteli YouTuber filmleri ile karşılaşırız. Aslında kazanılan paralardan da anladığımız kadarıyla zaten YouTuber filmleri ile artık bol bol karşılaşacağız... E ne diyelim, gişeniz bol olsun!  ► "Tamam iyi güzel de var mı şöyle iyi bir film tavsiyen?" diyenler tam da buraya tıklayarak modlarına göre film önerisi bulabilirler!   
19b
0
7 yıl
Muhtemelen ilk Kez Duyacağınız, Ufkunuzu İki Katına Çıkaracak 24 Çarpıcı Bilgi
Muhtemelen ilk Kez Duyacağınız, Ufkunuzu İki Katına Çıkaracak 24 Çarpıcı Bilgi
Bugün, "Keşfettiklerim" köşemde sizi bir sanatçı, ya da yaşanan güzel bir olay ile tanıştırmayacağım. Bundan birkaç yıl önce bir proje kapsamında çoğu kişi tarafından bilinmeyen bazı bilgileri ve onların doğruluğunu araştırmıştım. O günden sonra da hiçbiri aklımdan çıkmamıştı. Aradım taradım ve o zamanlar not aldığım o bilgileri tekrar bulup, derleyip topladım. Çoğunun da sizi şaşırtacağını düşünüyorum. Hadi gelin şimdi o pek bilinmeyen ilginç bilgilere birlikte bakalım. 1. Böbrek naklinde değiştirilen böbreğe ne olur? [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/25/96/muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-ufkunuzu-iki-katina-cikaracak-24-carpici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] Böbrek nakli sırasında çoğunlukla böbrekler değiştirilmez, kişi 3 böbrekle yaşamaya devam eder. 2. Ölürken hayatımızın film şeridi gibi gözümüzün önünden geçmesi olayı gerçek midir? Ölüm anında beyin çaresiz kalır ve eski anıları tek tek tarayıp çözümü aramaya başlar. Son dakika hayata dönen kişiler ile yapılan testler sonucu bu kanıtlanmıştır. 3. Osmanlı zamanında kasapların ruh hali... Osmanlı zamanında sürekli "kan" görüp insani duygularını kaybetmemeleri içi kasaplara 6 ayda bir, 1 aylığına farklı işler verilirdi. Tabi bu kasaplar saraylarda çalışan kasaplardı. Bazıları 1 aylığına bahçivan olurken bazıları da bu süre boyunca hayvanların bakımı ile ilgilenirdi. 4. Afrika'da Kurt, Ayı gibi hayvanlar yok![RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/25/54/muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-ufkunuzu-iki-katina-cikaracak-24-carpici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] Sanılanın aksine Afrika'da Kurt ve Ayı gibi hayvanlar yaşamaz. Hatta Kaplan da çok nadir görülür. Hatta ve hatta Aslan da yıllar önce burada yoğun şekilde bulunmuyordu. Aslanlar düzlüklerde değil, ormanlarda yaşarlardı. Ormanların Kralı unvanını da bu yüzden almıştır. Fakat yıllar içinde Afrika düzlükleri aslanların yaşam alanı olmaya başladı. 5. Neden uzaya göndereceğimiz araçların çoğunu aynı yerden fırlatırız?[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/25/78/muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-ufkunuzu-iki-katina-cikaracak-24-carpici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/25/18/muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-ufkunuzu-iki-katina-cikaracak-24-carpici-bilgi-780x439.png[/RESIM] Fransız Guyanası ismindeki bir bölgeden göndeririz, peki ama neden? Bunun en büyük sebebi yakıttır. Ekvatorda yer çekimi etkisi daha azdır ve bu da büyük bir yakıt tasarrufu sağlar. İnsanoğlunun kafası biraz çalışıyor galiba, ne dersiniz? 6. "Söz uçar yazı kalır" sözünün aslında anlatmak istediği farklıdır. Bu söz aslında sandığımız gibi değil. Söz uçup dilden dile ulaşıp daha çabuk yayılırken, yazının sadece yazıldığı yerde kaldığını anlatır. 7. Bir mağazanın kapısına bakarak, kimlerin kendinden alışveriş yapmasını istediğini çözebilirsiniz. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/25/84/muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-ufkunuzu-iki-katina-cikaracak-24-carpici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] Mesela LCWaikiki ve DeFacto mağazalarının kapılarını düşünün. Hepsi de geniş ve sensörlü kapılardır. Dokunmanız gerekmez. İşte bu, her kesimden insana hitap ettiklerini gösterir. Fakat Prada gibi markaların mağaza kapıları güç uygulayarak açılan kapılardır. Bu da hedef kitlesinin sadece belli bir kesim olduğunu gösterir. 8. Üzgünüm ama "Çay harareti alır" sözündeki çay, içtiğimiz çay değildir. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/25/23/muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-ufkunuzu-iki-katina-cikaracak-24-carpici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] Oradaki "Çay" kavramı içine girip yüzülen akan sudur. Zaten içtiğimiz Çay da harareti almaz, bu kulaktan dolma bir bilgidir. 9. Yıllar önceki korsan gemi savaşlarında kullanılan zekice taktik...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/25/43/muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-ufkunuzu-iki-katina-cikaracak-24-carpici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] Yıllar önce açık denizlerde yapılan korsan savaşları sırasında gemiler birbirine patlayan toplar yerine ağır metal toplar atarlardı. Patlayan toplar gemiyi ve içindekileri yakarken, metal toplar gemiyi parçalar ve yüzlerce insana kıymık batırırdı. Esir almak ve gemideki ganimeti ele geçirmek için gemi ve içindekiler sağ salim gerekirdi. Bu yüzden patlayıcı, yakıcı toplar tercih edilmezdi. Yıllar boyunca binlerce korsan, kendisine batan kıymıklar nedeniyle zamanla hayatını kaybetmiştir. Kabul edelim çok zekice. 10. Sivilceler kafasına göre çıkmaz. Yerlerinin belli sebepleri vardır. Eğer burnunuzun etrafında çıktıysa bu kalp ve tansiyona işarettir. Tuz kullanmayı bırakmalısınız. Çenede çıkıyorsa bu da yağlı yemektendir. Eğer yanaklarınızdaysa da bu da direkt olarak dişleriniz ile ilgilidir. Çürüklerinizi temizlettiğinizde kaybolacaklardır.  Eğer alnınızda çıkıyorlarsa da dengesiz besleniyorsunuz demektir. 11. Ölen bir tanıdığınızın önce sesini, sonra yüzünü, en son da giysisini unutursunuz. "Koku" olayı gerçek değildir. Çünkü sadece o kokuyu duyduğunuzda onu hatırlarsınız. Koku durup dururken hatırlanamaz. 12. Yeni doğan bebekler parmağımızı nasıl ve neden kavrayıp sıkar?[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/25/91/muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-ufkunuzu-iki-katina-cikaracak-24-carpici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] Aslında bunun cevabı çok basit. Bebekler dünyaya geldiklerinde konuşamaz, korkmaz ve anlamazlar fakat 1 adet refleks doğuştandır. O da "kavrama"... Bunun sebebi de vahşi ortamda yavrunun hayatta kalması içindir. Asırlardan beri her insanoğlu bu refleks ile dünyaya gelir. Doğan bir insan yavrusu hemen bir şeylere tutunabilmelidir. 13. Ağaçların köklerini ve dallarını hiç birbirine benzettiğiniz oldu mu?[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/25/99/muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-ufkunuzu-iki-katina-cikaracak-24-carpici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] Eğer cevabınız evet ise kutluyorum. Çünkü ikisi de aynı işlevi yapar. Bir ağacı ters çevirip toprağa dikip uygun koşulları sağladığınızda kökleri sertleşip dal olacak, yaprak verecek ve dalları da toprak içinde yumuşayıp kök olacaktır. Müthiş! 14. Yağmur yağdıran adam; Charles Hatfield![RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/25/66/muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-ufkunuzu-iki-katina-cikaracak-24-carpici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] 1900'lü yıllarda Charles Hatfield ismindeki bir adam tam 503 kez yağmur yağdırmayı başarmıştır. Çocukluğundan beri meteorolojiye ilgili olan Hatfield, yaptığı düzenek ile ABD'de birçok kurak bölgeye yağmur yağdırmış ve halkın sevgisini kazandırmıştır. Fakat sonra sel olunca yine aynı halk tarafından linç edilmiştir. Seçimlerde liderler ile iş birliği yapıp para kazanmış ve yağmur yağdırmaya devam etmiştir. 1960'lı yıllarda 81 yaşında gizli formülünü kimseye söylemeden hayatını kaybetmiştir. Ölmeden önce ise hayatından ilham alınarak yapılan "The Rainmaker" filminin galasına şeref konuğu olarak katılmıştır. 15. 4200 metreden karınca yuvasına düşüp sağ kalan kadın; Joan Murray! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/25/33/muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-ufkunuzu-iki-katina-cikaracak-24-carpici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] Joan Murray ismindeki bankacı bir kadın, paraşüt açılmayınca 4200 metreden düşmüş ve hayatta kalmıştır. Dünyanın en uzun binası Burj Khalifa 830 metredir. Hesabını yapın. Peki ama nasıl? Murray bir ateş karıncası yuvasına düşüyor ve anında binlerce karınca tarafından ısırılıyor. Beyin ve beden tam kendini kapatmak üzereyken bu ısırıklar sayesinde beden birden adrenalin üretmeye başlıyor ve Murray hayatını kaybetmiyor. Kadın sonraları birçok ameliyat da olarak sağlığına kavuşmuş ve karıncalara bol bol teşekkür etmiştir. 16. Güneş ve Samanyolu'nun boyutunu kavramanız için size bir örnek vereyim; Eğer Güneş bir hücremizin boyutunda olsaydı, Samanyolu Galaksi'si Avrupa kadar olurdu. 17. Aracınız yukarıya gidebilseydi 1 saate uzaydaydınız! Eğer arabalarımız yukarıya doğru gitseydi 1 saate uzaya varırdık çünkü yerden sadece 100 km yukarısı uzay. 18. Uzunluk anlamında dünyanın en uzun canlısı bir bantlı solucandır.[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/25/34/muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-ufkunuzu-iki-katina-cikaracak-24-carpici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] Bir bantlı solucan en olgun halinde bir yüzme havuzunun bir ucundan diğerine kadar uzayabilir. Uzatıldığında kopmaz ve esner. Lavabo hortumları da bu canlıya göre dizayn edilmiştir. Bir lavabo hortumu tıkanırsa, elleriniz ile katlandığı yerlerden açabilir ve pisliği oradan atabilirsiniz. Sonra tekrar bastırıp kısa haline getirebilirsiniz. 19. Bumerang'ların silah için mi kullanıldığını sanıyorsunuz?[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/25/24/muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-ufkunuzu-iki-katina-cikaracak-24-carpici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] Ben de öyle sanıyordum ama tam olarak değil. Yıllar önce ortaya çıkan bu ilginç alet birçok yırtıcı kuşun dikkatini çekiyordu. Atıldığı yere geri geldiği için peşinden gelen kuşları yakalamak daha kolay oluyordu. Yırtıcı, onu bir av olarak görüyor ve kolayca tuzağa tıpış tıpış geliyordu. 20. Flamingo'lar alg ve yosun yedikleri için pembe renge sahiptir.[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/25/7/muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-ufkunuzu-iki-katina-cikaracak-24-carpici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] Suyu süzüp içindeki yiyen bu hayvanlardan hangisinin rengi daha canlıysa o daha iyi beslenmiş demektir. Aynı şey bizler için de geçerlidir. Sürekli havuç yiyen bir insan beta karoten fazlalığından turuncu renge sahip olabilir. 21. Mavi Balina'nın yutabileceği en büyük şey ne dersiniz?[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/25/9/muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-ufkunuzu-iki-katina-cikaracak-24-carpici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] Derin suların ve karaların en büyük canlısı olan Mavi Balina'nın yutağı sadece bir Greyfurt kadardır. Suyu süzüp plankton yiyen bu canlıyı bir karpuz ile kolayca boğabilirsiniz. Fakat öyle büyüktürler ki, mesela İzmir'den çıkardıkları bir sesi başka bir Mavi Balina Kars'tan duyabilir. 22. İş kazaları savaşlardan daha çok öldürüyor! Günümüzde savaşlar ile ölen insan sayısı yıllık 650 bin kadarken, iş kazalarında bu sayı 3 milyonu buluyor. Gerçekten korkunç. 23. Doğanın zırhlı tankları Timsahların da bir açığı var...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/25/36/muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-ufkunuzu-iki-katina-cikaracak-24-carpici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] Dünyanın en büyük baskı kuvvetini timsahlar uygular. Çenesini kapatan bir timsahın, kendi isteği dışında çenesini açmanız mümkün değildir. Fakat timsahların da bir açığı vardır. Çene kapama gücü yüksek tamam fakat ya açma gücü? Timsahlar çenelerini açma konusunda çok iyi değillerdir. Normal bir insan elleriyle bastırdığında bir timsahın çenesini kolayca sabit tutabilir. 24. Son olarak; Çığ altında kalan insanlar donarak ya da boğularak değil, hangi tarafın yüzey olduğunu bilmedikleri için çabalarken yorgun düşüp ölürler. Nasıl? Dediğim kadar varlar değil mi? Dünya koca bir derya ve bilmediğimiz o kadar çok şey var ki... Eğer gerçekten bu bilgiler sizi de etkilediyse hemen aşağıdan paylaşarak daha çok kişinin şaşırmasına vesile olabilirsiniz! Teşekkürler! 
23b
1
8 yıl
Netflix'in Yeni Filmi The Old Guard'ı İzlemek İçin Taş Gibi 5 Neden
Netflix'in Yeni Filmi The Old Guard'ı İzlemek İçin Taş Gibi 5 Neden
Pandemi süresince yoğunluktan sunucuları çöken Netflix, nefis yapımlar ile karşımıza çıkmaya başladı. Ortalamaya vurduğumuzda yayınlanan 7 Netflix filminden sadece 1'i iyi olsa da, o 1 film için bile Netflix üyeliği almaya değer diye düşünenlerdenim. Hatta biliyorsunuz şurada da sizlere izlediğim iyi Netflix filmlerini tavsiye ediyorum, o filmlere de kefilim diyebilirim... Bugün ise size, Netflix'in son gözdesi "The Old Guard" filmini sadece 5 maddede tavsiye etmeye geldim.  Filme Git ►  The Old Guard filmi konusu veya The Old Guard filmi inceleme gibi başlıklara burada değinmeyeceğim. Sadece size, yani bu filmi izlemeyenlere 5 neden ile bu filmin neden izlenebilir bir film olduğunu göstereceğim. Yani bir nevi sizi ikna edeceğim de denebilir... E hadi gelin şimdi sonunda kendinizi bu filmi izlerken bulacağınız o maddelere geçelim... Hadi! 1. Öncelikle bu filmi izlemeniz için en büyük neden Charlize Theron ablamız...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/200/63/-ne-izlesek-diyenlere-netflix-in-yeni-filmi-the-old-guard-i-izlemek-icin-tas-gibi-5-neden-780x439.png[/RESIM]45 yaşındaki Theron, filmi tek başına sırtlıyor. Hem güzelliği, hem de başarılı oyunculuğu ile kendini hiç bozmadan tam olarak rolüne adapte olmuş birini izliyoruz filmde. Nasıl ki Kaptan rollerine Tom Hanks çok yakışıyor, Charlize Theron da böyle ciddi, asil ve lider karakterlerin insanı. Hatta çoğu kişi bilmez ama şu filmi de gerçekten izlemeye değerdir. Yani diyeceğim o ki, iyi, klas bir oyunculuk görmek istiyorsanız bu filme göz atın derim. 2. John Wick veya Extraction'vari yakın plan çatışma sahnelerini sevenlerdenseniz bu filmde aradığınızı bulacaksınız[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/200/94/-ne-izlesek-diyenlere-netflix-in-yeni-filmi-the-old-guard-i-izlemek-icin-tas-gibi-5-neden-780x439.png[/RESIM]Yine Netflix imzalı Extraction filmindeki yakın çekim çatışma sahnelerini izlediyseniz ne kadar heyecan verici olduğunu görmüşsünüzdür. İşte bu filmde de o kıvamda sahneler mevcut. Yani çok hızlı gelişen bu sahnelere ilginiz varsa, ilacınız bence bu filmde olabilir.  3. "Ölümsüzlük" gibi fantastik bir konuyu çok farklı ve dikkat çekici bir şekilde işliyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/200/10/-ne-izlesek-diyenlere-netflix-in-yeni-filmi-the-old-guard-i-izlemek-icin-tas-gibi-5-neden-780x439.png[/RESIM]"Ölümsüzlük" kavramı filmde uzun zamandır görmediğimiz bir şekilde işleniyor. Eğer vampir film-dizilerine ilginiz varsa, burada onun bir farklı versiyonunu göreceğinizi söyleyebilirim. Aslında sadece bu fantastik konuyu aksiyon ile harmanlaması bile bu filme göz atmak için geçerli bir sebep...   4. Aksiyon dedik, fantastik konular dedik e bir de işin içine "Tarih" girerse?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/200/82/-ne-izlesek-diyenlere-netflix-in-yeni-filmi-the-old-guard-i-izlemek-icin-tas-gibi-5-neden-780x439.png[/RESIM]Hem iyi çatışma sahneleri, hem de insanı heyecanlandıran, uçuk bir konusu var filmimizin. Fakat yetmiyor gibi bir de işin içine biraz Tarih giriyor ve ayakları yere basan bir hikaye böylece oluşuyor. Filmde bolca geçmiş yüzyıllara gidiyor, yer yer oradan sahneler görüyor ve kendinizi bir zaman yolcusu gibi hayal edebiliyorsunuz. Hatta Amerika forumlarında bu filmdeki kişilerin gerçekten var olduğuna dair çılgın teoriler bile konuşuluyor...  5. "Dizisi olsa da sindire sindire izlesek..." diyebileceğiniz bir hikayesi var...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/200/80/-ne-izlesek-diyenlere-netflix-in-yeni-filmi-the-old-guard-i-izlemek-icin-tas-gibi-5-neden-780x439.png[/RESIM]Hani bazı filmler vardır, çok etkileyici değillerdir fakat o atmosferi, o hikayeyi o kadar beğenirsiniz ki o tadı alabilmek için "Keşke dizi olsa da bölüm bölüm izlesem" diye iç geçirirsiniz ya, işte bu film de o kıvamda bir yapım. Akıllardan çıkmayacak etkileyici bir başyapıt değil, fakat atmosferi o kadar heyecanlı ve kendini izletebilen bir yapıya sahip ki, keşke bölüm bölüm bu dünyayı izleyebilsem diye düşünmeden edemiyorsunuz.  SPOİLER NOT: Filmdeki Charlize Theron'lu baklava sahnesinde tattığı baklavanın nereye ait olduğunu bilmesini, yüzyıllarca yaşamış olmasına bağlıyoruz. Yine duvardaki eski gazete haber ve fotoğraflarında Theron'u eski savaşlarda görürken birden Çanakkale savaşında yer aldığını da fark ediyoruz. Bu yönden filmde Türkiye'den bir şeylerin de yer alması dikkate değerdi. Beğenmeyenlere saygı duyuyor fakat filmin kesinlikle keyifle izlenebilir bir yapım olduğunu düşünüyorum... E hadi karar sizin; Aşağıdaki buton sizi filme götürecek... İyi seyirler! Filmi İzle ►   [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
13b
0
6 yıl
Recep İvedik 6: Türk Sinemasının Rekor Kıran Hüsran Serisinin Son Halkası | Eleştiri
Recep İvedik 6: Türk Sinemasının Rekor Kıran Hüsran Serisinin Son Halkası | Eleştiri
Öncelikle bugün burada bahsedeceğim şeyler, Recep İvedik 6 filmini izlememiş ve izlemeyi düşünenler için spoiler sayılabilir. Bu yüzden eğer Google'a "Recep İvedik 6 izle" yazarak yolunuz bu eleştiriye düştüyse üzülerek söyemek istiyorum ki burada aradığınızı bulamayacaksınız. Hatta bulamayacağınız gibi bir de Recep İvedik 6 hakkında tadınızı kaçıracak bir eleştiriye de maruz kalacaksınız, şimdiden uyarayım. Fakat gerçekten iyi filmler izlemek, nefis film tavsiyeleri almak istiyorsanız hemen şimdi aşağıdaki butona tıklayabilirsiniz. Bu kıyağımı da unutmayın.  Bittiğinde "Oha" Dedirten Film Tavsiyeleri ► Hadi gelin şimdi gişede rekor kıran şu meşhur Recep İvedik 6 hakkında biraz sohbet edelim. Dua edelim Kenya bu filmi izlemesin...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/130/51/recep-ivedik-6-turk-sinemasinin-rekor-kiran-husran-serisinin-son-halkasi-elestiri-780x439.jpg[/RESIM] Serinin 6. filminde Konya yerine Kenya uçağına binen Recep, kendini Kenya'da buluyor ve birden ordakilere medeniyet öğretmek için bir liderliğe soyunuyor. Fakat filmde Kenya, aşırı ilkel ve çağ dışı olarak gösteriliyor. Bu durum sadece beni rahatsız etmiş olamaz diye bakındım ve birçok eleştirmenin de bu durumdan yakındığını gördüm. Biz nasıl Hollywood filmlerinde deve üzerinde fesli Türk tiplemesini görünce rahatsız oluyorsak Kenya'yı da çağ dışı bir yer olarak göstermek gerçekten çok aşağılayıcı bir durum.  Serinin 1 filmini izlediyseniz geri kalan 5'ini izlemenize gerek yok[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/130/86/recep-ivedik-6-turk-sinemasinin-rekor-kiran-husran-serisinin-son-halkasi-elestiri-780x439.jpg[/RESIM] Recep İvedik 6 filmini eleştirirken bu çok ilginç duruma da değinmeden geçmek istemedim. Recep İvedik deyince herkesin kafasında tek karakter ve benzer olaylar canlanıyor. Çünkü Recep İvedik hep aynı. Hiç değişmiyor. Yani hiç ama hiç merak duygusu uyandırmıyor. Recep İvedik serisinin ilk filminde de eğitimli kişilerle kaba kuvvet ile mücadele eden ağzı bozuk, saygısız ve ukala birini izliyorduk, serinin son filminde de yine aynı adamı izliyoruz. Yani bu karakter ve film, üzerine bir gram bile bir şey katmadan yıllardır ilerliyor. 5 film ile 25 milyon seyircisi vardı. Recep İvedik 6 ise 3. gününde 1 milyonu geçti[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/130/59/recep-ivedik-6-turk-sinemasinin-rekor-kiran-husran-serisinin-son-halkasi-elestiri-780x439.jpg[/RESIM] Filmin içeriği topluma, gençlere hiçbir şey katmıyor. Dünyada da bir anlam ifade etmiyor. Fakat nasıl oluyor da Türk sinemasının rekorları bu serinin elinde oluyor? İşte burada arz-talep dengesi devreye giriyor. Bizim ülkemizde bu sistem çalışıyor. Bizim insanımız, elit bir restoranda garsona küfürler etmeyi komik buluyor. Eğitimli bir şirket yöneticisinin tekme tokat darp edilmesine alkış tutuyor. Peki insanımız Recep İvedik karakterinde kendini mi buluyor? Aslında bana sorarsanız pek öyle değil. Bizim insanımız, absürd hareketleri görmeyi istiyor. Filmden çıkıp Recep İvedik karakterine yine sövüyor, fakat onu izlemek için de sinemaya gidip bilet alıyor. Bu dengesiz tutumu dünyanın hiçbir yerinde göremezsiniz.  Bir ülke düşünün; Gişe rekorunu elinde tutan bir filmin yönetmeninin başka filmi yok![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/130/68/recep-ivedik-6-turk-sinemasinin-rekor-kiran-husran-serisinin-son-halkasi-elestiri-780x439.jpg[/RESIM] Togan Gökbakar... Evet, Recep İvedik serilerinin yönetmen koltuğunda Şahan'ın kardeşi Togan oturuyor. Bu korkunç bir durum. Bir ülkenin en çok izlenen filminin yönetmen koltuğunda oturan kişinin başka filmi yok. Üstelik tanınmıyor bile... Normalde, bir ülkede gişe rekorunu elinde tutan bir filmin yönetmeninin köklü bir geçmişi olması gerek. Bakın iyi filmleri demiyorum, birçok farklı filmi olması yeterli. İşte bu durum, ülkemizdeki sinema seyircisinin de seçici olmadığının en büyük göstergesi.  Hep mi kötü eleştiri? Hayır. İyi eleştirilerim de var tabii...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/130/61/recep-ivedik-6-turk-sinemasinin-rekor-kiran-husran-serisinin-son-halkasi-elestiri-780x439.jpg[/RESIM] Öncelikle, filmin içeriğini es geçersek, bu film serisi Türkiye'de neredeyse 30 milyon kişiyi sinemaya götürdü mü? Götürdü. İşte bu bir başarıdır. Tıpkı Enes Batur'un Türkiye'nin en büyük kanalı olması gibi. Yani içerik olarak vasat mı? Vasat. Fakat kendine alıcı bulabiliyor mu? Bulabiliyor. İşte o zaman bu durum bizi aşıyor. Bir de şöyle bir durum var ki; İnsanların sinemaya gitmesi, sosyal hayatta aktif olması bir ülke için gerçekten güzel bir haber. Çünkü bu sayede, devlet bile bu talebi görüyor ve sinemada kendini göstermek isteyenlere destek veriyor. Onları teşvik ediyor. İşte Recep İvedik gibi filmlerin toplumumuza tek yararı bu diyebilirim.  Her Türk Vatandaşının İzlemesi Gereken Yerli Filmler İçin Tıkla ► Aileler için not: Recep İvedik 6 şu an Türkiye'deki salonlarda gösterimde. Size uyarım, bu filme küçük çocuklarınız ile gitmemeniz yönünde. Filme gideceksiniz gidin, o konu beni aşar fakat lütfen çocuklarınızı Recep İvedik'in kötü diyaloglarına, yere tükürmelerine, kaba davranışlarına maruz bırakmayın. 15 yaş altı çocuklar, gördüklerini taklit etmeye çok meyillidir. Kaba bir adamın alkışlandığını ve özellikle ailesi tarafından alkışlandığını görmesi onu, ona benzemeye itecektir. Bu uyarıyı yapmaya kendimi sorumlu hissediyorum. Dipnot:  Şahan, lütfen artık iyi oyuncular ile dişe dokunur filmler yapmaya çalış. "Celal ile Ceren" gerçekten sevdiğim romantik komediler arasında mesela. Gerçekten yıllar önce eğlenerek izlediğimi hatırlıyorum. Kazandığın bu paralar ile müthiş projelere imza atabilirsin, yıllar yıllar önce "Recep İvedik" karakterinin ilk ortaya çıktığı skeçlerin hala aklımda ve birçoğuna hala gülüyorum. Şahane bir film ortaya çıkar ve şu Recep İvedik'i bize unuttur.  ● Aşağıdaki butona tıklayarak hemen modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►  
14b
1
6 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
19b
0
8 yıl
İyisiyle Kötüsüyle: En Çok İzlenen Netflix Filmleri!
İyisiyle Kötüsüyle: En Çok İzlenen Netflix Filmleri!
Netflix, dünyanın en büyük online film-dizi izleme platformu. Tabi hal böyle olunca, Netflix filmleri ve Netflix dizileri de dünyada oldukça ses getiriyor. Netflix, yakın bir zamanda, platformunda en çok izlenen filmleri açıkladı. En çok izlenen Netflix filmleri nelermiş, hangi filmler milyonlarca kişi tarafından izlenmiş, gelin o listeye birlikte bakalım.  1. Netflix'de en çok izlenen filmler listemizin ilk sırasında "Fyre: The Greatest Party That Never Happened" adlı belgesel-film bulunuyor. Bu belgeselin izlenme sayısı: 2.822.635[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/86/39/iyisiyle-kotusuyle-en-cok-izlenen-netflix-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Bu yapım, başarısızlıklar ile sonuçlanan "Fyre Müzik Festivali" kapsamında yaşananları ve olayların perde arkasını konu alıyor.  IMDB: 7,3 2. Bir diğer çok izlenen Netflix filmimiz ise "Bird Box", izlenme sayısı ise: 2.683.494[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/86/63/iyisiyle-kotusuyle-en-cok-izlenen-netflix-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Bu film ise büyük bir tutkuyla izleyip bir türlü bu platformda size tavsiye edemediğim bir Netflix filmi. Kendisini gördüğünüz anda sizi öldüren bir varlığı ve kaos dolu bir dünyayı konu alan bu film, büyük bir yankı uyandırsa da beni yakalamayı başaramadı. Bu yüzden de bu platformda bu filme yer veremedim.  IMDB: 6,6 3. "Triple Frontier" filmi ise üçüncü sırada. İzlenme sayısı: 2.539.836[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/86/16/iyisiyle-kotusuyle-en-cok-izlenen-netflix-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]5 eski özel kuvvetler askerinin gerçekleştirdiği operasyonu konu alan bu Netflix filmi ise beni yakalamayı başardı. Film için yazdığım tavsiye metnine ve diğer bilgilere hemen aşağıdaki butona tıklayarak ulaşabilirsiniz.  IMDB: 6,5 Filme Git ► 4. "Polar" ise bir sonraki filmimiz. İzlenme sayısı: 2.385.292[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/86/74/iyisiyle-kotusuyle-en-cok-izlenen-netflix-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Bir üstteki film gibi, bir kiralık katilin yaşadıklarını konu alan vurdulu kırdılı bu film de beni yakalamayı başardı.  IMDB: 6,3  Filme Git ► 5. "IO" adlı bilim kurgu filmi de bir sonraki filmimiz oluyor. İzlenme sayısı: 2.059.174[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/86/78/iyisiyle-kotusuyle-en-cok-izlenen-netflix-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Ölmekte olan bir dünyayı ve farklı bir yere taşınan insan ırkını konu alan bu film, ülkemizde milyonlarca kişi tarafından izlenmiş. IMDB: 4,7 6. "Death Note". İzlenme sayısı: 1.801.109[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/86/89/iyisiyle-kotusuyle-en-cok-izlenen-netflix-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Gizemli bir defterin yaptıklarını konu alan bu film ise izleyip beğenemediklerimden. Bu yüzden de burada tavsiye edemedim.  IMDB: 4,5 7. Sıradaki Netflix filmimiz ise "Bleach" oluyor. İzlenme sayısı: 1.366.055[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/86/97/iyisiyle-kotusuyle-en-cok-izlenen-netflix-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Bu film ise bir anime'den çevrilerek beyaz perdeye uyarlanmış.  IMDB: 6,4 8. "Close". İzlenme sayısı: 1.299.353[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/86/47/iyisiyle-kotusuyle-en-cok-izlenen-netflix-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Bu film ise bir kadın korumanın yaşadıklarını konu alıyor.  IMDB: 5,6 9. Sona doğru yaklaşırken; "Velvet Buzzsaw". İzlenme sayısı: 1.262.910[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/86/28/iyisiyle-kotusuyle-en-cok-izlenen-netflix-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Bu film ise ölü bir sanatçının, tablolarının ele geçirildikten sonra yaşanan ürkütücü olayları konu alıyor.  IMDB: 5,7 10. Ve "Roma", en çok izlenen Netflix filmleri listemizin 10. sırasında yer alıyor. İzlenme sayısı ise: 1.053.436[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/86/80/iyisiyle-kotusuyle-en-cok-izlenen-netflix-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Bu son Netflix filmimiz ise Oscar almayı hak kazandı.  IMDB: 7,8 "Ee Kaan, yok mu iyi Netflix filmi tavsiyelerin?" diyenler hemen aşağıdaki butona tıklayarak izleyip beğenip, tavsiye ettiğim nefis Netflix filmlerine ulaşabilirler.  Modunu Seç! ►
21b
0
7 yıl
Görsel Şölen! The Northman: Soğuk, Islak ve Destansı Bir İntikam Filmi!
Görsel Şölen! The Northman: Soğuk, Islak ve Destansı Bir İntikam Filmi!
The Northman, yani bizdeki adıyla "Kuzeyli" filmi izlemeyi iple çektiğim filmlerden biriydi. Daha filmle ilgili çok az bilgi yayılmışken sık sık yabancı kaynaklardan filmin çekilme sürecini takip ediyordum. Nihayet sonunda filmi izledim ve "the northman konusu nasıl?" ve "northman filmi izlenir mi?" gibi sorularınız için hemen kolları sıvadım. Filme Git ►  Hadi gelin şimdi 2022 imzalı The Northman filminin önce konusuna, sonra da film hakkındaki düşüncelerime şöyle birlikte bir göz atalım... E hadi! Öncelikle nedir bu The Northman filminin konusu? Bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/287/21/gorsel-solen-the-northman-soguk-islak-ve-destansi-bir-intikam-filmi-780x439.png[/RESIM]Filmimiz, daha çocuk yaştaki bir Viking prensinin yaşadıklarına odaklanıyor. Prensimizin amcası bir gün "Buralar artık benim!" diyor ve tüm şehri kılıçtan geçiriyor. Genç prens de kendini bu mahşerden kaçarak kurtarmaya çalışıyor ve bir yandan da "Bir gün dönüp benim olanı geri alacağım!" diye yeminler ediyor. İşte filmimiz de bu yemini ve sonrasında yaşanan intikam sürecini konu alıyor. Beğenmeyenleri anlıyorum, fakat benim için bu film bir görsel şölen![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/287/34/gorsel-solen-the-northman-soguk-islak-ve-destansi-bir-intikam-filmi-780x439.png[/RESIM]Film yayına girmeden aylar boyunca PR çalışmaları çok iyi yapıldı. Filmin posterleri çeşitli farklı tasarımlar ile tekrar tekrar paylaşıldı ve izleyicide "Çok iyi bi film geliyo abi!" algısı oluştu. E haliyle bu durum da beklentileri tavana çıkardı. Hemen sonra film yayınlanınca daha sakin ve iskandinav mitolojisine özgü sahneler de barındırınca tüm filmi "Vikings dizisi gibi bir şey izleyeceğiz kesin" diye bekleyen kişiler hüsrana uğradı tabi. Fakat bunu açıkça söyleyebilirim ki film benim için nefis bir görsel şölendi. Dönemin atmosferi, soğuk ve ıslak ortam, kostümler, renkler, hepsi çok başarılı...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/287/29/gorsel-solen-the-northman-soguk-islak-ve-destansi-bir-intikam-filmi-780x439.png[/RESIM]Bu öyle bir film ki, bu türü sevmeyenler yarısında izlemeyi bırakabilir. Fakat benim gibi bu türü sevenlerdenseniz, filmin sinematografisini gördüğünüzde muhtemelen siz de "Keşke dizi olsaydı da daha çok izleseydim..." diye iç geçirebilirsiniz ya da muhtemelen geçirdiniz bile... Filmin her bir açısı, her bir sahnesi de bence çok başarılı. Keşke hep böyle kaliteli işler izlesek de sinemanın aslında nasıl bir şey olduğunu tekrar tekrar fark etsek... - - - - - -  Özet: Yukarıda da dediğim gibi, bu türü sevenlerdenseniz bu film benim için olduğu gibi sizin için de bulunmaz bir nimet. Yalnız tek sorun; Filmdeki Nicole Kidman... Yüzündeki operasyonlardan sonra Kidman'ın mimikleri tamamen kaybolmuş. Onun yerine daha canlı bir oyuncu olsa, tadından yenmezdi... Film için tek olumsuz eleştirim bu olacak. Sadece bu sinematografiyi görmek, izlemek ve bu atmosfere girebilmek için bile bu film izlenmeli diyebilirim. Bir şans verin. - - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
10b
0
4 yıl
50 m2: Çok Kötü Başlayıp Usul Usul Toparlayan Yeni Netflix Dizisi!
50 m2: Çok Kötü Başlayıp Usul Usul Toparlayan Yeni Netflix Dizisi!
Bugün Netflix'te yayınlanan 50 Metrekare veya kısaltmasıyla 50 m2 dizisi, 2020 yılında Netflix'in paylaştığı "2021'de izleyecekleriniz" bülteninde radarıma takılmıştı. Dizi bugün Netflix'te yayına girdi ve hemen koşup 1. sezonunu da bir çırpıda bitirdim. Biliyorsunuz yıllardır burada size tavsiye ettiğim için izlediğim tüm film ve dizileri kötü bulsam bile sonuna kadar izliyorum ki tamamen objektif bir şekilde yorumlayabileyim. Dizi Tavsiyeleri İçin Tıkla! ►  50 metrekare de bir çıpıda izlediğim dizilerden oldu benim için. Fakat bu iyi bir haber mi, yoksa kötü mü, onu aşağıda birazdan konuşacağız. Eğer 50 metrekare konusu veya 50 m2 dizisi yorum gibi aramalar sonucu yolunuz buraya düştüyse hiç kıpırdamayın çünkü doğru yerdesiniz... Hadi gelin şimdi size bu yeni Netflix dizisinden biraz bahsedeyim. Öncelikle yorumlarıma geçmeden önce "Kaan nedir bu 50 m2 dizisinin konusu? Bize bi özetlesene" diyenler için;[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/236/27/50-m2-cok-kotu-baslayip-usul-usul-toparlayan-yeni-netflix-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizi, 'Gölge' ismindeki işinin ehli bir tetikçinin kendi kimliğini bulmasını konu alıyor. Bazı gerçeklerin su yüzüne çıkmasıyla namlular birden adamımıza dönüyor ve o da kendini birden tüm bu hengamenin ortasından kurtarıp, soluğu bir kenar mahallede alıyor. İşte dizimizde de bir tetikçinin, tertemiz mahalle insanları arasında kendi karakterini şekillendirmesini izliyoruz. Peki 50 m2 olmuş mu? İzlenir mi?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/236/21/50-m2-cok-kotu-baslayip-usul-usul-toparlayan-yeni-netflix-dizisi-780x439.png[/RESIM]Biliyorsunuz yıllardır burada kötüye kötü, iyiye de iyi diyorum. Ve söyleyebilirim ki bu dizinin ilk bölümünün ilk yarısı o kadar kötüydü ki, hemen YouTube kanalımızda bir "50 m2 eleştirisi" yayınlamak istedim. Klişe sahneler, gerçekçi desen gerçekçi değil, komik desen komik değil, saçma sapan bir yarım saat geçirdim ve acayip kötü diyaloglara şahit oldum. Fakat sonra bir şey oldu ve şu an gecenin bir yarısında size bu cümleleri yazmaya karar verdim. Dizi kendini toparladı. Yıllardır film/dizi izliyorum, tavsiye ediyor ve inceliyorum ama bu çok nadir rastladığım bir durum. Dizi kendini ilk bölümden sonra toparlıyor bunda da en büyük pay şüphesiz Cengiz Bozkurt oyunculuğu. Bu adamın öyle bir enerjisi var ki, kıvamı tutmayan hamuru anında adam edebiliyor. Cengiz Bozkurt girmeden önce gerçekçi bir suç dizisine benzetemiyorsunuz diziyi, fakat o girdikten sonra "E zaten bu öyle bir dizi değilmiş ki" hissine kapılıyorsunuz ve olaylar birden içinde eğlenceli sahnelerin olduğu bir mahalle dizisine dönüşüyor. İşte ben de o dönüşü sevdim diyebilirim.  Yazan Burak Aksak, yöneten Selçuk Aydemir...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/236/59/50-m2-cok-kotu-baslayip-usul-usul-toparlayan-yeni-netflix-dizisi-780x439.png[/RESIM]Bir "Leyla ile Mecnun" fanı değilim fakat Burak Aksak imzalı "Bana Masal Anlatma"yı sevmiştim. Selçuk Aydemir'in ise Kardeş Payı ve İşler Güçler yapımlarını çok keyifle izlemiştim hala da izlerim. İşte 50 m2 isimli bu dizimiz de bu kalemlerden çıkan bir yapım. Fakat ilk bölümde bu tadı alamıyoruz. Alamadığımız için de bol klişeli bir suç dizisi diye izliyoruz fakat hemen kapatmak istiyoruz. Sonrasında Cengiz Bozkurt dahil oluyor ve işte o zaman işin asıl rengi ortaya çıkmış oluyor.  NOT: Biliyorum bazılarınız yukarıyı hiç okumadan direkt sona yazdığım bu notlara göz atıyor ama olsun... Özetleyecek olursak; Dizi aşırı kötü başlıyor, bunun nedenini de yukarıda dile getirdim. Fakat kötü gitmiyor, durumu toparlıyor ve ne olduğuna karar verip yoluna öyle devam ediyor. Göze çok batan kötü oyunculuk görmedim. Karakterler de boş değil. Zaman zaman her birinin kendi hikayesine dahil olabiliyoruz kısa kısa... Eğer izleyecek bir şeyler arıyorsanız ilk bölüm harici, bu dizi izlenebilir.  ---------- • 50 m2 dizisi Netflix'te var mı? Evet dizi Netflix'te izlenebilir.  • 50 metrekare oyuncuları kimler? Kadroda Cengiz Bozkurt, Engin Öztürk, Aybüke Pusat, Tolga Tekin, ve Kürşat Alnıaçık gibi isimler yer alıyor. • Dizi kaç bölüm? Bölüm süreleri nasıl? Dizinin yayınlanan ilk sezonu 8 bölümden oluşuyor. Bölümler ise 40-50 dakika uzunluğunda.  ---------- [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
20b
1
5 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.