"Ne İzlesem?" Diye Düşünenlere 5 İyi 2019 Film Tavsiyesi!

09 Ağustos 2019
22b
0 Yorum
"Ne İzlesem?" Diye Düşünenlere 5 İyi 2019 Film Tavsiyesi!

2019 filmleri... Şu sıcak yaz gün ve gecelerinde binlerce kişi "2019 film önerileri" bulabilmek için yanıp tutuşuyor. 2019 yılını bitirmemize sadece 4 ay kaldı. Peki bu yıl, yani 2019'da çıkan filmlerden hangilerini izlediniz? Bana soracak olursanız bu yıl birçok iyi film vizyona girdi. Bunların içinden beğendiklerimi de burada sizlere tavsiye ettim. İşte şimdi de onların arasından seçtiklerim ile sizler için nefis bir 2019 filmleri listesi hazırladım. Hadi gelin şimdi o "Ne izlesem?" diye düşünenlerin mutlaka izlemesi gereken o birbirinden iyi 2019 film tavsiyeleri nelermiş birlikte görelim.

(Beyin yakan film tavsiyeleri için buraya tıklayabilirsiniz)

1. İzlemeniz gereken ilk 2019 film tavsiyem "Avengement"

"Ne İzlesem?" Diye Düşünenlere 5 İyi 2019 Film Tavsiyesi!
Pek çok kişinin es geçtiği, fakat yakalayanın da "Güzel filmmiş" dediği bu filmi siz kaçırmayın. "Kaan konusu ne? İzleyenlerin yorumları, IMDB puanı nasıl?" derseniz de aşağıdaki butona tıklayabilirsiniz. 

Filme Git ►

2. Listemizdeki ilk Kore filmi tavsiyesi ise "Innocent Witness"

"Ne İzlesem?" Diye Düşünenlere 5 İyi 2019 Film Tavsiyesi!
Güney Kore yapımı bu filme ön yargınız varsa onu hemen yıkın derim. Engelli bir kızı ve bir cinayet davasını konu alan bu film izlemeye değer bir 2019 filmi.

Filme Git ►

3. Bir diğer Kore imzası taşıyan 2019 filmimiz ise "The Gangster, The Cop, The Devil"

"Ne İzlesem?" Diye Düşünenlere 5 İyi 2019 Film Tavsiyesi!
Bir seri katil, bir polis ve bir mafya babasını konu alan bu film de mutlaka izlenmesi gereken en yeni filmlerden. 

Filme Git ►

4. "The Professor and the Madman" filmi ise bir başka 2019 film tavsiyem

"Ne İzlesem?" Diye Düşünenlere 5 İyi 2019 Film Tavsiyesi!
Dev Oxford İngilizce Sözlüğü'nün ortaya çıkış hikayesini konu alan bu film de 2019 filmleri arasında izlenmesi gerekenlerden. 

Filme Git ►

5. Pek huyum değildir ama en iyiyi en sona bıraktım; "Apollo 11"

"Ne İzlesem?" Diye Düşünenlere 5 İyi 2019 Film Tavsiyesi!
Yıllar önce Ay'a gitmek için yapılan Apollo 11 görevini konu alan bu belgesel filmin tamamında yıllar önce çekilen kaliteli görüntüleri izleyeceksiniz. 60'lı yıllarda çekilmelerine rağmen izleyeceğiniz görüntülerin hepsi de HD. Eğer uzay konularına ilginiz varsa bu belgesel filmi mutlaka ama mutlaka izlemelisiniz. 

Filme Git ►

● "Ee Kaan bunlar beni kesmedi, var mı başka?" diyenler aşağıdaki butona tıklayarak hazırlamış olduğum bir önceki 2019 film tavsiyeleri listeme göz atabilir.

"Ne İzlesem?" Diye Düşünenlere 5 İyi 2019 Film Tavsiyesi!

Listeye Git ►

"Ne İzlesem?" Diye Düşünenlere 5 İyi 2019 Film Tavsiyesi!

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
2019 filmleri2019 film tavsiyeleri2019 film önerisi2019 film önerilerien yeni filmleren yeni film tavsiyelerien güncel film tavsiyeleriapollo 11 film görüntüleri yeni miapollo 11 2019 filmi
EN AKTİF ÜYELER
Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar
Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar
Biliyorsunuz size buradaki "Netflix Filmleri" kategorimde, izleyip beğendiğim Netflix yapımı filmleri tavsiye ediyorum. Bugün ise menümüzde, sadece 2 gün önce yayınlanan, Netflix imzalı The Witcher dizisi var. Çıkacağını duyduğum ilk günlerden beri beni heyecanlandırmayı başaran bu diziyi çıktığı gibi 1 günde silip süpürdüm. Instagram hesabımızda yaptığım ankette de izleyip beğenenler ve beğenmeyenler yarı yarıya çıktı. Mesaj atıp "Çok kötüydü" diyen de oldu, "2. sezon ne zaman çıkacakmış Kaan?" diye soran da... Ben de bugün sizlere şöyle iyi ve kötü yönleriyle nefis bir The Witcher dizi incelemesi hazırlamak istedim. Bu arada bu inceleme bolca spoiler içerir, o yüzden devam etmeden önce aşağıdaki butondan Netflix'e gidip, diziyi üyeliğiniz ile izleyebilirsiniz. Sonra muhakkak buraya bekliyorum. Diziye Git ► Hadi şimdi arkanıza yaslanın ve önce The Witcher dizisi hakkında kısa bir bilgi edinelim, sonra da iyi ve kötü yanlarıyla The Witcher dizisini şöyle bir inceleyelim! Nereden çıktı bu dizi? Hangi çağı, hangi olayları anlatıyor? Oyuncuları kim?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/53/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM]Öncelikle eğer siz de benim ve milyonlarca insan gibi Yüzüklerin Efendisi ve Game of Thrones gibi yapımlara bayılanlardansanız, bu dizi sizin de ilginizi çekecektir. Polonyalı bir yazar olan Andrzej Sapkowski, 1994 yılında bir roman kaleme alıyor ve bu roman önce oyuna sonra da bu diziye dönüşüyor. Başrolümüzde ise meşhur Supermen'imiz "Henry Cavill" oynuyor. Dizimizin ilk sezonunda 8 bölüm var ve her bölüm 60 dakikadan oluşuyor. Büyücüler, yaratıklar, elfler, mutantlar, savaşlar ve orta dünya atmosferi tam sizlikse bu dizi sizin favoriniz olabilir.  Hadi şimdi The Witcher incelemesi başlasın! Önce dizi hakkındaki olumsuz yorumlarımı sıralamak istiyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/47/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] O ilk 2 bölüm neydi öyle? Öncelikle bu dizinin romanını okumamış, oyununu da oynamamış biri olarak bunları yazdığımı bilmenizi istiyorum... Konuştuğum kişilerin çoğu ilk 2 bölümden sonra bıraktıklarını söyledi, bu çok doğru çünkü dizi, olayları 3 farklı zaman dilimiyle işleyip, çok ileride birleştirdiği için ilk 2 bölümde izleyici hiçbir şey anlamadan birden olaylara balıklama atlamak zorunda kalıyor. Yani daha karakterlerin derinlikleri anlatılmadan, kim nedir, necidir bilmeden nasıl ölen bir kraliçe için bir his besleyebiliriz? Bir savaş geliyor fakat kim, neden saldırıyor bilmiyoruz. Birileri ölüyor fakat izleyici olarak hiçbir şey hissetmiyoruz. İşte bu da milyonlarca kişiyi ilk 2 bölümde diziden kopardı ne yazık ki. Kısacası, dizinin ilk birkaç bölümünü Witcher evrenini bilen kişiler izlesin diye çekmişler sanki...  "Bir geçmişten gösterelim bir gelecekten, biraz da şimdiki zamandan ekleriz..." Dizinin düzensiz bir akışı bulunuyor. Yani üstteki eleştirimde de dediğim gibi, bir bölüm izlediğiniz bir karakter, bir sonraki bölümde daha doğmamış olabiliyor. Witcher'ımız yaşlanmadığı için durumun farkına pek varamadan izliyorsunuz fakat bazı noktalar bu yüzden karmaşık veya saçma geliyor. "Kopuk kopuk hiçbir şey anlamadım" diyenler de tam da bu yüzden bir şeyler anlamamış oluyor. Dizinin ilk bölümlerinde olanları anlayabilmek için ilk sezonu tamamen izlemek gerekiyor.  Ezik büyücü kız ne zaman istediği erkeği elde edebilen güçlü bir alfaya dönüştü?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/1/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Dizide bazı kısımlar o kadar havada ki, sadece öyle bakıyorsunuz. Hiçbir şey hissetmiyor ve sonnucunu görünce "Ha böyle mi olmuş" deyip devam ediyorsunuz. Başrollerden olan büyücümüz Yennefer, kamburu olan, özgüvensiz, ezik, itilip kakılan bir genç kızdı. Fakat birden hızlandırılmış bir kampa girmiş gibi karşımıza büyü güçleri zirvede olan bir afet olarak çıktı. Hadi bir yan rol olsa anlarız da, dizinin başrollerinden birinin yontulmasını neden izlemedik? Domuz çiftliğinden çıkıp aynaya bakıp kendini beğenmedi ve hop, bir gecede bir Alfa! Bu yüzeysellik beni diziden itti açıkçası.  CGI yani bilgisayar efektleri bazen o kadar vasat durdu ki... Yapılan dizi bir orta çağ dizisi. Yani ejderhaların, büyücülerin, yaratıkların, fantastik mekanların olduğu bir dönemi anlatan bir dizide CGI müthiş olmalıydı. Yüzüklerin Efendisi serisi günümüzden tam 20 yıl önce çekildi ama taş gibi efektleri vardı. Kim diyebilir ki şurda şu efekt patladı, komik durdu? Yani hal böyleyken özellikle bazı yaratıkvari görüntülerde CGI çok kötüydü. Hayal kırıklıklarımın biri de buydu.  Kurgu o kadar akıcı değil ki, adamımız Witcher'ın olmadığı sahneler çok sıkıyor... Dizide öyle sahneler bulunuyor ki kurgu gerçekten vasat. İzleyici o kısımlarda, "Ay hemen Witcher kısmı gelse" diye saniye sayıyor resmen. Bu bir dizi için çok kötü bir durum. Game of Thrones'u baz alın mesela. 2 yan rol diyalog içindeyken bile dikkatle izlersiniz, kapacak bir şeyleriniz vardır çünkü. Fakat bunda Witcher'dan başka neredeyse hiçbir karakterin sahnesini darlanmadan izleyemiyoruz, sıkıyor çünkü.  Ana kötü tarafımız "Nilfgaard", fakat neden hiç çok kötü gibi değiller?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/45/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Bu durum da beni çok rahatsız etti mesela. Herkesin ağzında bir Nilfgaard'dır gidiyor fakat Nilfgaard tarafını bir görüyoruz, çapulcu takımı... Yerli filmlerdeki amatör kötüler gibiler... Yüzüklerin Efendisi serisini düşünün mesela, kötü bir taraf bellidir. Fakat burada kötü yok? Dizinin ana kötü tarafının hiç ürkütücü, gerçekten kötü olmaması puan kırdığım bir başka detay. Savaş kısmı da başlı başına ayrı bir hüsran. Koca imparatorluk askerleri zırh diye kadife elbiseler giymiş gibiler. Zırh tasarımı o kadar kötü ki, ilk dikkat ettiğimde "Yok, böyle değillerdir ya..." diye kendimi kandırmaya çalıştım. Şimdi sıra geldi dizi hakkındaki olumlu yorumlarıma[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/17/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Başrolümüz "Henry Cavill" rolünün hakkını fazlasıyla vermiş! Yukarıdaki olumsuz eleştirilerimde de söylediğim gibi, dizide hemen adamımız Witcher'ı görmek istiyoruz. Çünkü adamımız gerçekten sesiyle, hareketleriyle rolünün hakkını veriyor. Dublör kullanmaması ile de oldukça beğenimi kazanan Henry Cavill, bu işi çok iyi kurtarmış. Gerçekten romanını okumamış, oyununu da hiç oynamamış biri olarak bu karakteri çok beğendim.  Dizinin atmosferi şahane! Dizinin 1. bölümündeki ilk sahneden 8. bölümünün son sahnesine kadar dizi, kasvetli, orta çağ atmosferini hiç bozmuyor. Karanlık, sisli, kasvetli hava dizide çok iyi işlenmiş. Sadece bu etken bile insanı içine çekmeyi başarıyor.  Müzikler gerçekten iyiydi Özellikle bu tarz orta dünya yapımlarında kullanılan müzikler, çok büyük bir etken teşkil ediyor. 8 bölümün hepsinde de özellikle dikkat ettim ve bence bu dizide kullanılan müzikler gayet başarılıydı.  Başrolümüzün dövüşme sahneleri gerçekten beklentimin üzerinde çıktı Dublör kullanmıyor olması ile zaten gönlümü kazanmıştı fakat Henry Cavill, gerçekten iri cüssesiyle şahane dövüş sahneleri ortaya çıkarmış. Kafa kesmeler, kılıç saplamalar, şık dönüşler, hırpalanmalar, hepsi dozundaydı. Dövüş sahneleri gerçekten iyiydi diyebilirim. Genel anlamda nasıl mı buldum? Anlatayım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/85/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Şöyle bir durup düşünüyorum ve kendime "2. sezonu çıktığında izlemek için can atar mıyım?" diye soruyorum. Cevabım ise "Maalesef hayır" oluyor. Yani yukarıda da gördüğünüz gibi dizi için olumsuz eleştirilerim olumlulardan daha çok. Yani dizinin 2. sezonunu sabırsızlıkla bekleyenlerden değilim. Fakat fantastik dizi arayışımıza bir ilaç oldu mu? Evet... Sağda solda "Game of Thrones'tan daha iyi" gibi gerçek üstü yorumlara rast geliyorum ve gülümseyip geçiyorum. Aslında hiçbir yapımı birbiri ile kıyaslamam bunu doğru da bulmam hepsinin tadı tuzu ayrı fakat GOT nerede, bu dizi nerede... Genel olarak, boşlukta izlenir. Fakat müptelası olunmaz diyerek içinde bulunduğum durumu özetleyebilirim. The Witcher Oyuncuları Türk Olsaydı Kimler Olurdu? ► ● Hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
18b
0
6 yıl
Adamlar Yapmış: İzlemeniz Gereken 5 Başarılı "Kore" Filmi Tavsiyesi
Adamlar Yapmış: İzlemeniz Gereken 5 Başarılı "Kore" Filmi Tavsiyesi
Kore filmleri, son zamanlarda dikkatimi çekmeyi başardı. Yıllar önce ön yargı ile yaklaşıp çoğunu es geçtiğim bu filmler, şimdi severek izlediğim filmler haline geldi. Meğer Kore filmlerinin çok farklı bir tadı, çok başka bir atmosferi varmış. Tıpkı İspanyol filmleri gibi. İşte bu da beni kore filmi tavsiyeleri konulu bu listeyi hazırlamaya itti. Ben de kollarımı sıvadım ve izleyip beğendiğim başarılı kore filmlerinden birkaçını bu liste altında topladım.  Hadi gelin şimdi izlenmesi gereken başarılı kore filmi tavsiyeleri nelermiş, birlikte bakalım!  Bu konuyu YouTube kanalımızda video olarak da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=REPcW-zNq6A[/VIDEO] 1. Kore filmleri listemizin ilk sırasında "Along With the Gods" bulunuyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/85/87/adamlar-yapmis-izlemeniz-gereken-5-basarili-kore-filmi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Öldükten sonra yaşananları konu alan bu film, "fantastik" tarafıyla sizi etkilemeyi başaracak bir Güney Kore filmi. "Ee Kaan bu film nasıl bir şey? IMDB puanı kaç?" gibi sorularınız varsa da aşağıdaki butona tıklayarak cevaplarınızı bulabilirsiniz.  Filme Git ► 2. Listemizin ikinci sırasında ise "The Outlaws" bulunuyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/85/65/adamlar-yapmis-izlemeniz-gereken-5-basarili-kore-filmi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Bu film de çeteler ve emniyet arasında yaşananları konu alıyor.  Filme Git ► 3. Bir sonraki Kore filmi tavsiyemiz ise "My Way" yani "Benim Yolum" oluyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/85/13/adamlar-yapmis-izlemeniz-gereken-5-basarili-kore-filmi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Bu film ise tam 2 buçuk saat süren nefis bir savaş filmi.  Filme Git ► 4. "Hücre 7 Mucizesi" filmi ise bir başka Kore filmi tavsiyem...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/85/76/adamlar-yapmis-izlemeniz-gereken-5-basarili-kore-filmi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Şöyle biraz dram, biraz gülümseten bir şeyler istiyorsanız bu filmi mutlaka izlemenizi öneriyorum, teşekkür'ü sonra edersiniz.  Filme Git ► 5. Ee listemizde bir de Zombi filmi olmasın mı? Kore imzalı bir başka nefis film ise "Zombi Ekspresi"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/85/61/adamlar-yapmis-izlemeniz-gereken-5-basarili-kore-filmi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Yukarıdaki 4 filmden farklı olan bu yapım, tam sizlik olabilir.  Filme Git ► ☀ Lütfen izlediğiniz filmlere olumlu ya da olumsuz yorumlarınızı bırakmayı unutmayın. Bu platform, insanların kendilerine en uygun filmi en kısa sürede seçmesini sağlıyor. Bunda benim yorumumun faydası olduğu kadar sizin yorumlarınızın da faydası büyük. Bu yüzden lütfen izlediğiniz her filme, birkaç cümlelik iyi ya da kötü yorumlarınızı, düşüncelerinizi yazmayı unutmayın. "Kaan başka nelerin var?" diyenler de aşağıdaki butona tıklayarak "Modunu Seç" sayfasına gidip, moduna göre film tavsiyesini ŞIP diye bulabilir.  Modunu Seç! ►
36b
0
7 yıl
2 Çarpıcı Netflix Belgesel Önerisi: "Fyre Festival" & "The Great Hack"
2 Çarpıcı Netflix Belgesel Önerisi: "Fyre Festival" & "The Great Hack"
Size burada daha önce Netflix film tavsiyelerimden oluşan listeler hazırlamıştım. Bunun yanında izleyip beğendiğim iyi Netflix filmlerini de sizlere "Modunu Seç" köşemizdeki "Netflix" kategorimde sunmaya çalışıyorum. Tüm bunlara göz atarken "Neden Netflix belgesel önerileri de yapmayayım ki?" diye düşündüm ve izlediğim Netflix belgeselleri arasından en beğenerek izlediğim 2 belgeseli sizlere tavsiye etmek istedim. Hadi gelin şimdi o izlenmesi gereken 2 iyi Netflix belgesel önerisine birlikte göz atalım.  (Netflix bilim kurgu filmi tavsiyeleri için de hemen buraya tıklayabilirsiniz) Netflix belgesel tavsiyelerimden ilki "Fyre: The Greatest Party That Never Happened"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/70/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM] Şimdi "belgesel" dedim diye biraz tereddüt ettiniz, çok ağır, bilgi dolu şeyler bekliyorsunuz biliyorum fakat emin olun, izleyeceğiniz bu belgesel, çılgın ve eğlenceli bir film gibi.  Belgeselimiz 2017 yılında yaşanan ve dev bir faciaya dönüşen bir festivali konu alıyor. "Billy McFarland" isminde 1991 doğumlu yani 28 yaşında bir girişimcimiz var. Adamımız müthiş bir girişimci. Yani hem fikrini gerçekleştirme aşamasında, hem de fikrine yatırımcı bulma konusunda çok yetenekli. Ünlü isimlerin katıldığı dev organizasyonlar yaparken birden gelen "Neden şehirden uzakta, Bahamalar'daki bir adada devasa bir parti vermiyoruz ki?" fikri ile "Fyre Festival" doğmuş oluyor.  Bahamalar'daki cennet gibi bir adada, her şeyden uzak özel ve devasa bir parti![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/48/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM]Girişimcimiz hemen kolları sıvıyor ve bu devasa festival fikrine yatırımcı aramaya çıkıyor. Yatırımcıları buluyor, elindeki bütçeyi büyük oranda sosyal medya için harcıyor ve en önemlisi, "influencer" dediğimiz, sosyal medyada insanları yönlendirme etkisi olan fenomenlere büyük bir bütçe ayırıyor. Çünkü günümüzde insanların bu kişilerin yönlendirmesini uygulayacaklarını biliyor. Manken ve ünlü fenomenler ile adada özel çekimler yaptırıyor ve her bir ünlüden, festivali, sosyal medya hesaplarında duyurmalarını istiyor. Bilet satmadan önce insanlara "Nedir bu Fyre Festival?" sorusunu sordurmak istiyor.  Ve zafer! Festivalin biletleri satılıyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/25/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM]Tüm bu etkileyici sosyal medya pazarlama taktiği sayesinde festivalin pahalı biletleri 1 gün içinde tükeniyor. Fakat adamımız bununla da kalmıyor ve lüks villa, özel konser, yat partileri ve daha birçok ekstra etkinlik bularak insanların daha fazla lükse daha fazla para vermesini sağlıyor. Festival için bilet alanlar, özel jet ile adaya getirilip, lüks villalarda konaklayıp, dünyaca ünlü aşçıların elinden çıkan yemekleri yiyip, dünyaca ünlü insanların kulislerine girebileceklerini düşünüyor... Korkulan oluyor ve festival çöküyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/64/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.png[/RESIM]Festivale sadece birkaç hafta kala, seçilen adanın sahibi sorun çıkarıyor ve tüm organizasyon başka bir yere taşınıyor. Fakat taşınan yer bir ada bile değil. Lüks villalar yerine klimasız çadırlar kuruluyor ve festival günü geldiğinde devasa bir kaos yaşanıyor. Yemek olarka tost çıkıyor ve festival alanında internet bile çekmiyor. Özel jet beklerken yolcu uçağıyla getirilen insanlara bir de festival alanında araç olmama şoku yaşatılıyor ve etraf ağlayanlar, isyan edenler ile dolup taşıyor.  Girişimci mi? Yoksa azılı bir suçlu mu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/89/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM]Bu devasa facianın yaratıcısı olan girişmci "Billy McFarland" binlerce kişiyi mağdur ettiği ve gösterilen ürün yerine eksik ve hatalı ürünü sattığı için suçlu olarak görülüyor ve hakkında yüzlerce dava açılıyor. Fakat azımsanamayacak kadar büyük bir kesim de aslında Billy'nin müthiş bir girişimci olduğunu söylüyor ve düşünüyor. Aslına bakarsanız ben de onu suçludan çok, girişimci olarak görenlerdenim. Hiç var olmayan bir şeyi, sadece sosyal medya kullanarak insanlara pazarlamak çok büyük bir başarı. Ha bu bir "dolandırma" mı? Orada hemfikiriz. Fakat binlerce insana, sadece doğru reklam teknikleri ile kilometrelerce ötedeki bir adada yapılacak olan festivale bilet aldırabilmek gerçekten başarı.  Keyifle, şaşırarak ve "Yok artık" diyerek izlediğim bu nefis Netflix imzalı belgeseli mutlaka izlemelisiniz.  Şimdi diğer Netflix belgesel tavsiyeme geçmek istiyorum; "The Great Hack"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/54/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM] Bu belgesel, şu an bu cümlelerimi okuduğunuz bilgisayar ya da telefon gibi teknolojik cihazların ortaya çıkardığı bir sorunu gözler önüne seriyor. Akıllı telefonumuzu kullanarak yaptığımız, yazdığımız ve izlediğimiz şeylerin birileri tarafından dinlendiğini, kaydedildiğini söyleyen bu belgesel, bunları dile getirmekle de kalmıyor ve kanıtlarıyla bize sunuyor.  Donald Trump seçimleri sosyal medya ile mi kazandı?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/63/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM] Belgesel, Trump'ın kazandığı seçimlerden sonra gündeme gelen "Veri Hırsızlığı" konusuna dikkat çekiyor ve o günlerde patlak veren ve Facebook kurucusu Mark Zuckerberg'ün de yargılandığı "Cambridge Analytica" sıkandalını konu alıyor. Cambridge Analytica adlı şirketin, sosyal medya ve akıllı telefon kullanan kişilerin verilerini nasıl elde ettiğini ve bu verileri nasıl seçim için kullandığını gözler önüne seren belgesel, Trump'ın seçimi kazanmasına farklı bir bakış açısıyla bakıyor.  Tüm verilerimiz ellerinde![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/2/2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM] Telefonumuzun tuş kilidini açmak için parmak izimizi okutup, gözümüzü taratıyoruz. Fotoğraf uygulamalarını kullanabilmek için galerimize erişimine izin veriyor ve uygulamanın, galerimizdeki tüm fotoğraflarımızı görmesine izin veriyoruz. Google aramalarımız kaydediliyor ve bu bilgiler, reklam verecek şirketlere satılıyor. Aslında kendimizle ilgili tüm bilgileri yine kendi ellerimizle biz veriyoruz. Son yaşanan FaceApp uygulaması krizinde de olan tam olarak buydu. Uygulama sadece çektiğimiz fotoğrafları görmekle de kalmıyor ve o fotoğrafların çekildiği konumları da tarayarak sizin nerede yaşadığınızı ,arkadaş çevrenizi, ne tür fotoğraflar çektiğinizi, yaş aralığınızı ve whatsapp galerinizi de görme fırsatı yakalıyor.  ● Sizlere "Sosyal Medya" konulu 2 Netflix belgeseli sundum. Kendinize mutlaka bir boşluk yaratın ve dünyada sosyal medya sayesinde neler yapılabildiğini, olayların hangi boyutlara ulaşabildiğini görün. Tüm bunların sonucunda "Kaan belgeselleri yalayıp yuttuk da şöyle iyi film tavsiyelerin de var mı?" diyenler, hemen aşağıdaki butona tıklayarak modlarına göre film tavsiyesi bulabilirler.  Modunu Seç ► Teşekkürler! 
11b
0
7 yıl
Mesaj Çok Derin: "Yeraltı Peygamberi" Filmindeki 7 Dini Gönderme!
Mesaj Çok Derin: "Yeraltı Peygamberi" Filmindeki 7 Dini Gönderme!
Hatırlarsanız birkaç ay önce tam da şurada sizlere izlediğim The Platform filmi hakkında 100 binden fazla kişiye ulaşan bir analiz yazmış, filmin alt metninde verilen mesajları size göstermeye çalışmıştım. İşte dün izlediğim bu "Yeraltı Peygamberi" ismindeki bu film de, yine beni bir analiz içeriği hazırlamaya itti. Öncelikle buraya "Yeraltı Peygamberi izle" gibi bir arama sonucu yolunuz düştüyse aradığınız şey burada değil. Fakat Yeraltı Peygamberi inceleme gibi bir arama sonucu buradaysanız hazır olun çok şaşırtıcı bilgiler sizi bekliyor.  Filme Git ► Hadi şimdi gelin, beni etkilemeyi başaran "A Prophet" yani "Yeraltı Peygamberi" filmi incelememize şöyle bir birlikte göz atalım ve filmdeki derin mesajları birlikte inceleyelim. Hadi! Öncelikle incelemeye geçmeden önce; nedir bu Yeraltı Peygamberi filminin konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/196/58/mesaj-cok-derin-yeralti-peygamberi-filmindeki-7-dini-gonderme-780x439.png[/RESIM]Film, 19 yaşında 6 yıllık hapis cezasına çarptırılan bir gencin yaşadıklarını ve içine düştüğü cezaevi ortamında yaşadıklarını konu alıyor. Gencimiz kendini birden acımasız hapishane dünyasının ortasında buluyor ve işte bir hayatta kalma mücadelesi de böylece başlamış oluyor.  Bundan sonrası, yani filmin incelemesi bolca SPOİLER içerecek, baştan uyarayım ki sonradan kulağımı çınlatmayın...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/194/3/the-vast-of-night-2020-nin-en-dikkat-cekici-bilim-kurgu-filmi-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Ha bir uyarı daha; Hassas olduğumuz bu konuda "Kaan'a bak neler yazmış" dememeniz için, filmin alt metninde bolca dini mesajların bulunduğunu, benim ise sadece verilen bu mesajları size göstermeye çalıştığımı hatırlatmak istiyorum. 1. Okuma yazma bilmeyen, genç bir Arap... Tanıdık geldi mi?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/196/13/mesaj-cok-derin-yeralti-peygamberi-filmindeki-7-dini-gonderme-780x439.png[/RESIM]Öncelikle lamı-cimi yok, film, islam peygamberi Hz. Muhammed'i ve onun yaşadıklarını modern bir şekilde konu alıyor... Başroldeki okuma yazma bilmeyen, diğerlerine nazaran temiz yüzlü Arap "Djabena", islam peygamberi Hz. Muhammed baz alınarak oluşturulmuş bir karakter. Nasıl mı? Devam... 2. Vahiy...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/196/72/mesaj-cok-derin-yeralti-peygamberi-filmindeki-7-dini-gonderme-780x439.png[/RESIM]Başrolümüz "Djabena", çok büyük bir baskıya maruz kalıyor ve birini öldürmek zorunda bırakılıyor. Öldüreceği kişinin hücresine gittiğinde ise, o kişi kendisine kitap okumasını, kendisini geliştirmesini ve 6 yıl içinde bu cezaevinden donanımlı bir şekilde çıkabileceğini söylüyor. Gencimiz sonrasında bu kişiyi öldürüyor ve film boyunca öldürdüğü bu kişinin hayalini görüyor. Film burada, Muhammed'e gelen Vahiy'e gönderme yapıyor. Peygambere gelen Cebrail nasıl ona "oku" dediyse, burada da aynı olay yaşanıyor.  3. Çok zeki biri...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/196/59/mesaj-cok-derin-yeralti-peygamberi-filmindeki-7-dini-gonderme-780x439.png[/RESIM]Başrolümüz "Djabena"nın zeki bir karakter olduğunu görüyoruz. Hem Fransızca'yı hem de Arapça'yı aynı anda konuşuyor ve sadece etraftakileri dinleyerek Korsika dilini konuşup anlayabilme olayını çözüyor. Gözlem yeteneği üst düzey ve başarılı stratejik hamleler de yapabiliyor. Ayrıca hem Korsika hem de hapishanedeki müslümanlar arasında "köprü" görevi görüyor ve ittifaklar kurabiliyor. İşte tüm bu mesajlar da Hz. Muhammed'i işaret ediyor.  4. Sıradan bir genç mi? Yoksa yaşanacakları önceden görebilen bir peygamber mi?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/196/30/mesaj-cok-derin-yeralti-peygamberi-filmindeki-7-dini-gonderme-780x439.png[/RESIM]Adamımızın kariyeri hapishanede hızlıca yükseliyor ve "elçi" tanımıyla izin günlerinde uçakla farklı şehirlere gidip arabuluculuk yapıyor ya da mesaj taşıyor. Bunun yanında düşman kervanına saldırırcasına, yoldan geçen cipe saldırıyor, baskın yapıyor ve hiçbir yara almadan görevini tamamlıyor. Hemen akabinde, yolda araçla gidildiği sırada "Geyiklere dikkat edin!" diye uyarıyor, yola geyiklerin çıkacağını önceden öngörüp ifade ediyor ve gerçekten dediği gibi de oluyor. Geyikler yola atlıyor ve araba kaza yapmaktan son anda kurtuluyor. Yanındaki adamlardan biri de ona şakayla karışık "Bunu önceden nasıl bilebildin? Peygamber falan mısın?" diye soruyor. İşte tüm bu bilgiler de bizi Hz. Muhammed'e çıkarıyor.   5. Kendisine inananları etrafına toplaması...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/196/97/mesaj-cok-derin-yeralti-peygamberi-filmindeki-7-dini-gonderme-780x439.png[/RESIM]Hapishaneye kimsesiz ve 5 parasız giren gencimiz, her şeyin sonunda, hapishaneden arkasında koca bir konvoy ve ona inanan kişiler ile çıkıyor. Bu da onun insanlara ulaşabilen, bir birlik kurup liderlik edebilen biri olduğunu gösteriyor. 6. Film "Sahabe" konusuna bile değiniyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/196/65/mesaj-cok-derin-yeralti-peygamberi-filmindeki-7-dini-gonderme-780x439.png[/RESIM]Kendisine okuma yazma öğreten diğer bir Arap olan Ryad, onun ilk sahabelerinden biri oluyor. Ryad, ölümüne kadar adamımızı yalnız bırakmıyor. 7. Ve son olarak...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/196/27/mesaj-cok-derin-yeralti-peygamberi-filmindeki-7-dini-gonderme-780x439.png[/RESIM]Adamımız Djabena, "Sahabe" yani Ryad öldükten sonra, onun eşi ve çocuğuna göz kulak oluyor. Bu da dini kaynaklarda geçen bir başka konu ve filmde de aynısı yaşanıyor. NOT: Film bu alt metni ile ayrı, bir "hapishane" filmi olarak da ayrı etkilemeyi başardı diyebilirim. Oyunculuklar ve yer yer karşılaştığım sahneler gerçekten çok başarılıydı. Hapishanedeki güvenlik kontrolünde ağzını sonuna kadar açtığı için havaalanındaki kontrolde de alışkanlıktan ağzını açması ve hapishaneden çıktığında arkasındaki konvoya eli ile çaktırmadan işaret yapması detayı gerçekten çok ince düşünülmüştü. Süresi biraz uzun olsa da, benim için tekrar izlenebilecek bir filmdi "Yeraltı Peygamberi"... Umarım yukarıda yazdığım bu mesajlar ile film sizin için daha bir anlam kazanmıştır..   - - - - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
16b
0
6 yıl
Bir Bitmediniz Be! Her Korku Filminde Karşılaştığımız 8 Klişe!
Bir Bitmediniz Be! Her Korku Filminde Karşılaştığımız 8 Klişe!
Korku filmlerini izlemek bazı insanlar için zor olsa da, bazılarımız için de tam anlamıyla bir tutku. Çünkü korku filmlerindeki o izleyiciyi canlı tutan gerilimi çoğu film veremiyor. Fakat ne yazık ki artık orijinal korku filmlerine hasret kaldık. Günümüze kadar yapılan korku filmlerinin çoğu da aynı klişeleri içeriyor. Biz izlerken tahmin edip "Yine mi ya!" diye isyan ederken onlar hala bu klişeleri kullanarak yeni filmler yapmaya devam ediyor... Hadi gelin şimdi size korku filmlerinde mutlaka karşılaştığımız o klişeleri göstereyim. 1. Bir araba peşinizden geliyorsa neden onun önünden koşuyorsunuz?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/59/61/bir-bitmediniz-be-her-korku-filminde-karsilastigimiz-9-klise-780x439.jpg[/RESIM] Bu sahneyi hepiniz bir yerlerden hatırlıyorsunuz değil mi? Bir araç, kurbanı koşturur ve kurban da ilginç bir şekilde aracın önünden koşmaya devam eder. Asla ama asla yan bir yola girmeyi ya da ani bir hareketle tam tersine koşmayı düşünmez.  2. Neden sürekli kadınlar kaçarken düşüyor?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/59/88/bir-bitmediniz-be-her-korku-filminde-karsilastigimiz-9-klise-780x439.jpg[/RESIM]   Olimpiyatlara baktığımızda bile en iyi koşucuların kadınlar olduğunu görüyoruz. Fakat film senaristleri, kaçarken düşen kişileri hala kadınlardan seçiyor bu hiç sekmez.  3. Katil aracın camına vurur, kurban panikler fakat o da ne? Araç çalışmaz! Korku filmlerinde akü sorunu var...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/59/45/bir-bitmediniz-be-her-korku-filminde-karsilastigimiz-9-klise-780x439.jpg[/RESIM]   Şu aracın çalışmama olayını yapmayın artık, biz kurban o aracın içine kendini zorla attığında o anahtarı çevirip aracı çalıştıramayacağını biliyoruz. 4. Neden birbirinizden ayrılıyorsunuz? Neden! Neden![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/59/25/bir-bitmediniz-be-her-korku-filminde-karsilastigimiz-9-klise-780x439.jpg[/RESIM]     İstisnasız her korku-gerilim filminde kurbanlar birbirinden ayrılır. Yahu garip bir şeyler dönüyor işte neden bir arada kalmıyorsunuz? Ey senaristler, bunu bize artık yapmayın... 5. Şu telefonlar çeksin artık ya 2019'dayız...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/59/20/bir-bitmediniz-be-her-korku-filminde-karsilastigimiz-9-klise-780x439.jpg[/RESIM] Ne zaman olaylar ters gitse cep telefonları hiç çekmez. Bakın bu klişe hiç sekmez.  6. Şu karanlık bodruma inmeyin artık ya![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/59/60/bir-bitmediniz-be-her-korku-filminde-karsilastigimiz-9-klise-780x439.jpg[/RESIM] Olaylar garipleşince neden karanlık bodruma iniyorsunuz? İsterse gümbür gümbür ses gelsin bunu neden kendinize yapıyorsunuz? Şu bodrum sahnesinin ekmeğini yeterince yediniz kullanmayın artık rica ediyoruz. 7. Neden sürekli aynı özelliklere sahip karakterleri görüyoruz?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/59/94/bir-bitmediniz-be-her-korku-filminde-karsilastigimiz-9-klise-780x439.jpg[/RESIM]   Yakışıklı ve cesur bir erkek, salak ve düşüncesiz fakat güzel bir kız, kilolu bir erkek ve mantıklı düşünen ve muhtemelen en sona kalacak olan akıllı bir kız... Bir bitmediniz be... 8. Üst kattan gelen sese duyarsız kalamama durumu...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/59/52/bir-bitmediniz-be-her-korku-filminde-karsilastigimiz-9-klise-780x439.jpg[/RESIM]   Zaten bir gariplik sezmişsin, ne diye üst kattan gelen tıkırtılara bakmaya çıkıyorsun? Hiç mi korku filmi izlemediniz... ● Tam da buraya tıklayarak modunuza göre film seçebilirsiniz. ● Birkaç gün önce hazırladığım gerilim dolu 6 korku filmi tavsiyesi listeme de buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. 
9.7b
2
7 yıl
Shogun: Kan, Kılıç, Gurur ve Bolca JAPON KÜLTÜRÜ İçeren Yeni Dizi!
Shogun: Kan, Kılıç, Gurur ve Bolca JAPON KÜLTÜRÜ İçeren Yeni Dizi!
2024'te çıkacak yeni dizilerin her birini de geçtiğimiz yılın sonlarına doğru ajandama eklemiştim. Shogun dizisi de bunlardan biriydi. Hatta notlarıma göz attığımda Shogun dizisi için "ilk fırsatta izle" gibi bir yıldız koyduğumu da fark ettim. Çünkü okuduğum detaylar ve göz attığım fragman ve görselleriyle gerçekten çok sağlam bir iş olacağını az çok tahmin etmiştim. Şimdiyse her gün binlerce kişi Google'da "shogun dizisi konusu nedir" veya "shogun dizisi oyuncuları" gibi aramalar ile dizi hakkında bilgi edinme çalışmalarına girişmeye başladı. Ben de diziyi bir koşu izleyip, hemen size de anlatabilmek için kolları sıvayıp böyle kısa ve öz bir içerik hazırlamak istedim... Hadi gelin şimdi Shogun dizisi konusu nedir, oyuncuları kimlerdir ve en çok da neden izlenir, neden izlenmez.. onlara bir bakalım... Hadi! ● Bu dizi hakkında YouTube kanalımızda bir İNCELEME hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=ktrdIaB08Ck[/VIDEO] Yorumumdan önce gelin Shogun dizisi konusuna bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/341/5/shogun-kan-kilic-gurur-ve-bolca-japon-kulturu-iceren-yeni-dizi-780x439.png[/RESIM]Shogun dizisi gerçekten köklü bir ülkenin geçmişini konu alıyor. 1600'lü yıllarda geçen dizi, Japonya'da, birçok şeyi değiştiren büyük bir savaşın öncesini ve sonrasıyla birlikte konu alıyor. Dizi, büyük bir Lord olan Yoshii Toranaga'yı ve bir yandan da yolu Japonya'ya düşen bir İngiliz denizciyi merkeze alarak ilerliyor. Kesinlikle 2024'ün en iyi dizilerinden biri olacak![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/341/57/shogun-kan-kilic-gurur-ve-bolca-japon-kulturu-iceren-yeni-dizi-780x439.png[/RESIM]Dizinin yayına girdiğini görüp duyan pek çok kişi hızlı bir şekilde Instagram DM'den bu dizi hakkındaki yorumumu sordu... Gelen her mesaja da aynı yanıtı verdim; Bu dizi gerçekten 2024'ün ve sonrasının en iyi dizilerinden biri olacak. Dizi çok büyük bütçeli ve bunu da daha ilk anından itibaren hissettirmeyi başarıyor. Görsel efekt ile çoğaltılmayan askerler, gerçek gemiler, toplar, en iyisi de döneme ait kostüm ve eşyalar... Bence hepsi de çok iyi kotarılmış. Buram Buram Japon kültürü...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/341/94/shogun-kan-kilic-gurur-ve-bolca-japon-kulturu-iceren-yeni-dizi-780x439.png[/RESIM]Dizinin ilk bölümlerinden itibaren öyle nefis bir tat aldım ki, işte dedim sonunda kendine has bir atmosferi olan, gerçek bir kültürü işleyen bir yapım... Japonya'nın kendine has kültürü öyle özgün, öyle korunmuş ki, 1600'lü yıllardaki Japonya'yı izlerken günümüz Japonya insanından pek bir fark göremiyoruz. Saygı, gurur, düzen ve korku... 1600'lerde üstündeki adama kötü söz söyleyen kendini kılıcıyla ölüme mahkum ederken, günümüzde de bir Japon mühendis, yanlış yaptığı bir hata için kendini cezalandırıyor... Gerçekten bambaşka bir kültür bu. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/341/19/shogun-kan-kilic-gurur-ve-bolca-japon-kulturu-iceren-yeni-dizi-780x439.png[/RESIM] - - - - - -  Özet: Ben bu diziyi gerçekten sevdim. Eğer şöyle bol kılıçlı, kanlı, askerli iyi bir Japon dizisi izlemek isterseniz bu yeni diziye mutlaka bir şans verin ve hemen başlayın derim... Her ne kadar Atatürk dizisini iptal ettiği için asla kara listemden çıkarmayacağım malum platformda yayına girmiş olsa da, bu dizinin gerçekten iyi bir dizi olduğu gerçeğini söylemeden geçemeyeceğim.  - - - - - -  • Shogun dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi FX dizisi ve Disney+'da izlenebiliyor. • Shogun dizi oyuncuları kimler? Dizinin ana başrolleri arasında Hiroyuki Sanada, Anna Sawai ve Cosmo Jarvis yer alıyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
17b
5
2 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
19b
0
8 yıl
2019 Yapımı Brad Pitt Başrollü Bir Bilim Kurgu Uzay Filmi: "Ad Astra"
2019 Yapımı Brad Pitt Başrollü Bir Bilim Kurgu Uzay Filmi: "Ad Astra"
2019 yılı içinde birçok filmi sabırsızlıkla bekledim. İzleyeceğim günleri iple çektim. Bu filmlerden bazıları fos çıksa da bazıları gerçekten de beni yakalamayı başardı ve onları da burada sizlere tavsiye ettim. 2019 yılı içinde çıkan, izleyip beğendiğim filmleri buraya tıklayarak görebilirsiniz. İşte Brad Pitt başrollü "Ad Astra" filmi de izlemek için can attığım filmler arasındaydı. Filmi bugün izleme fırsatı buldum ve sizlere de tavsiye ettim. Filmi izledikten sonra yazdığım tavsiye metnine göz atmak için hemen aşağıdaki butona tıklayabilirsiniz.  Filme Git ► (Bu içerik Ad Astra filmi hakkında SPOİLER içermez, filmi izlemediyseniz de okuyabilirsiniz) Hadi gelin şimdi Brad Pitt başrollü uzay filmi Ad Astra'ya biraz daha yakından bakalım!  Ad Astra filminin konusu kısaca şöyle[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/118/29/2019-yapimi-brad-pitt-basrollu-bir-bilim-kurgu-uzay-filmi-ad-astra-780x439.jpg[/RESIM]Babası 20 yıl önce başka varlıklar keşfetmek için Neptün'e doğru yolculuğa çıkan bir uzay mühendisinin yaşadıklarını konu alıyor Ad Astra... Sorumlu şirket bu görevin neden başarısız olduğunu anlamak için oğulun, babasına bir mesaj göndermesini istiyor ve adamımızın macerası tam da burada başlıyor.  Interstellar, Gravity ve The Martian gibi filmler ile kıyaslamayın![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/118/50/2019-yapimi-brad-pitt-basrollu-bir-bilim-kurgu-uzay-filmi-ad-astra-780x439.jpg[/RESIM]Ne yazık ki hepimizin düştüğü bir hata var; Filmleri birbirleri ile kıyaslıyoruz. Oysa hiçbir film, başka bir filmin kulvarına girmez. Her film kendi kulvarını, kendi yolunu oluşturur ve o yolda sadece o film vardır. Ne Interstellar Gravity'nin yerini tutabilir, ne de The Martian Ad Astra'nın yerini. Bu şekilde kıyaslama yaparsanız çok üzülürsünüz, aman dikkat. Interstellar, uzay ve zaman hakkında yapılmış en sağlam film. Senaryosunu bilim insanlarının yazdığı dev bir ansiklopedi. Gravity, sadece birkaç oyuncu ile nasıl nefis bir uzay filmi çekilebildiğini gösteren mutlaka izlenmesi gereken bir yapım. The Martian ise şahane sahneleri ile Mars koşullarını bizlere tanıtan, insanoğlunun verdiği müthiş hayatta kalma mücadelesini konu alan harikulade bir yapım. Ad Astra, kendi içinde yolculuk yapan bir astronotun çıktığı uzay yolculuğunu konu alan enfes bir film. Eğer uzay ve evren gibi konulara ilginiz varsa bu 4 filmin her biri de size farklı bir haz verecektir. Hepsi kendine has ve her birinin de tadı ayrıdır.  Uzun ve yer yer sakin bir film izleyeceksiniz[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/118/4/2019-yapimi-brad-pitt-basrollu-bir-bilim-kurgu-uzay-filmi-ad-astra-780x439.jpg[/RESIM]Filmin atmosferi çok farklı. Yani kendine has bile denebilir. Fakat ben yer yer, size de burada tavsiye ettiğim iyi uzay filmleri Moon ve Sunshine filmlerindeki atmosfere benzettim. Ad Astra'da vurdulu kırdılı sahneler, ya da devasa çarpışmalar, düşmeler ve olaylar beklemeyin. Filmin müzikleri öyle etkileyici ki, uzay sahneleri ile birleştiğinde filme muazzam bir dinginlik hakim oluyor. Yani uzay konusuna ilgisiz olan birçok kişi, filmi izlerken mayışıp koltuğuna yayılabilir. Fakat ben de dahil olmak üzere uzay ve evren konusuna ilgisi zirvede olan kişiler, Ad Astra'yı son sahnesine kadar gözünü kırpmadan, merakla izleyeceklerdir.  Filmin bütçesi 80 milyon![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/118/5/2019-yapimi-brad-pitt-basrollu-bir-bilim-kurgu-uzay-filmi-ad-astra-780x439.jpeg[/RESIM]Filmin bütçesi 80 Milyon dolardan biraz fazla. Kıyaslamanız için; Interstellar'ın bütçesi 165 Milyon dolardı.  Ay, Mars ve Neptün'e yolculuk[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/118/89/2019-yapimi-brad-pitt-basrollu-bir-bilim-kurgu-uzay-filmi-ad-astra-780x439.jpg[/RESIM]Bu arada film, Ay, Mars ve Neptün'ü ayağımıza getiriyor. Film, insanoğluna bu imkanı tanıyor ve önce Mars'ı sonra da Neptün'ü görme fırsatı buluyoruz. Bu yüzden görsel açıdan film tatmin ediyor.  Ad Astra filminin oyuncuları[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/118/34/2019-yapimi-brad-pitt-basrollu-bir-bilim-kurgu-uzay-filmi-ad-astra-780x439.jpg[/RESIM]Oyuncu kadrosunda Brad Pitt başta olmak üzere Ruth Negga, Liv Tyler ve Tommy Lee Jones gibi isimler yer alıyor. Filmin yönetmen koltuğunda ise James Gray var.  Brad Pitt Filmleri ► Ad Astra fragmanı;[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=P6AaSMfXHbA[/VIDEO] ● Modunuza göre film tavsiyesi seçmek için hemen aşağıdaki butona tıklayabilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
16b
0
7 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.