Eksen Dijitale Kayıyor: Acun Ilıcalı'nın Yeni Dijital Platformu 'Exxen'

24 Eylül 2020
17b
0 Yorum
Eksen Dijitale Kayıyor: Acun Ilıcalı'nın Yeni Dijital Platformu 'Exxen'

Gündemi yoklamayı bilen, Türkiye'yi çok iyi tanıyan ve bu sektörde gerçekten başarılı işler yapan Acun Ilıcalı, Exxen isminde yeni bir dijital platform kurduğunu açıkladı. E hal böyle olunca da birçok kişi hemen kolları sıvayıp "Exxen iş başvurusu", "Exxen'de neler var?", "Exxen nasıl okunur? Ne demektir?" gibi birçok farklı türde soruları yağdırdı. E işin içinde Netflix benzeri bir dijital platform da olunca konu benim de ilgimi çekti ve Exxen'i şöyle bir araştırdım. 

Netflix'te İzlenecek 9 İyi Film ► 

Hadi gelin şimdi sizle Acun Ilıcalı imzalı yeni dijital platform Exxen nedir? İçinde dizi, film, belgesel mi var yoksa TV8 benzeri yarışma programları mı? sorularını yanıtlayalım!

Öncelikle nerden geldi bu isim?

Eksen Dijitale Kayıyor: Acun Ilıcalı'nın Yeni Dijital Platformu 'Exxen'
Acun Ilıcalı, Exxen isminin Ali Taran tarafından bulunduğunu ve kendisinin de bu ismi çok beğendiğini söylüyor. Bana sorarsanız da isim yani "marka" gerçekten başarılı. Göze hoş geliyor, "X" harfi direkt olarak Netflix'i andırıyor ve akla getiriyor. Bu gerçekten akıllıca ve ağızda da akıyor. 

Peki Exxen'de neler olacak?

Eksen Dijitale Kayıyor: Acun Ilıcalı'nın Yeni Dijital Platformu 'Exxen'
Acun Ilıcalı, gazeteci Candaş Tolga Işık'ın programında Exxen'in çok zengin bir içeriğinin olacağınan bahsediyor. Hatta hep hayalini kurduğu sürpriz bir projeden de bahseden Ilıcalı, Exxen'in içerik olarak kullanıcılarını mutlu edeceğini söylüyor. Ayrıca Exxen'de başarılı belgeseller de izleyeceğiz. Bunun yanında çok konuşulacak olan model yarışmaları, mankenlik yarışmaları da göreceğiz. Exxen'deki belgesellerin de çok başarılı olması, hatta Kültür Bakanlığı'nca da desteklenmesi düşünülüyor. Bu arada Exxen'in başında da 50 yaşındaki televizyoncu "Ümmü Burhan" yer alıyor.

GÜNCEL: Beyazıt Öztürk ve İbrahim Büyükak da Exxen'de bir program yapacaklar. 

Exxen nasıl okunuyor?

Eksen Dijitale Kayıyor: Acun Ilıcalı'nın Yeni Dijital Platformu 'Exxen'
Başlıkta da gördüğünüz gibi ben Exxen için "Eksen" dedim fakat farklı okunuşları ve anlamları da çıkabilir tabi. Fakat yukarıda da söylediğim gibi isim, logo ve telaffuz açısından çok başarılı bir "marka" olacak diyebiliriz. Bu yüzden Exxen'e iş başvurusu yapıp kabul edilecek kişiler gerçekten CV'lerine iyi bir referans ekleme fırsatı bulacaklar. 

- - - - - 

NOT: Şahsen Acun Ilıcalı'nın 'Eksen'ini dijitale kaydırmasının geç olduğunu bile düşünenlerdenim fakat geç olsun güç olmasın tabi. Artık devir dijital devri ve o da sonunda bunu fark edip geleneksel medya yerine dijitalde ses getirmenin daha doğru olduğunu düşünenlerden... Diğer televizyon kanallarına nazaran TV8'in daha genç bir izleyici kitlesi olduğunu hepimiz biliyoruz. Örneğin ATV gibi bir kanal dijitale geçseydi peşinden kimseleri sürükleyemezdi, fakat Acun Ilıcalı izleyici kitlesinin dijitale yabancı olmadığını biliyor ve tahminimce Exatlon'da da olduğu gibi sosyal medya fenomenlerini Exxen'de de fazlasıyla göreceğiz. 

- - - - - 

Eksen Dijitale Kayıyor: Acun Ilıcalı'nın Yeni Dijital Platformu 'Exxen'

Modunu Seç ►

Eksen Dijitale Kayıyor: Acun Ilıcalı'nın Yeni Dijital Platformu 'Exxen'

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
acun ılıcalı exxenexxen iş başvurusuexxen nedirexxen ne demekexxen okunuşuexxen üyelikexxen dizi film
EN AKTİF ÜYELER
2 Çarpıcı Netflix Belgesel Önerisi: "Fyre Festival" & "The Great Hack"
2 Çarpıcı Netflix Belgesel Önerisi: "Fyre Festival" & "The Great Hack"
Size burada daha önce Netflix film tavsiyelerimden oluşan listeler hazırlamıştım. Bunun yanında izleyip beğendiğim iyi Netflix filmlerini de sizlere "Modunu Seç" köşemizdeki "Netflix" kategorimde sunmaya çalışıyorum. Tüm bunlara göz atarken "Neden Netflix belgesel önerileri de yapmayayım ki?" diye düşündüm ve izlediğim Netflix belgeselleri arasından en beğenerek izlediğim 2 belgeseli sizlere tavsiye etmek istedim. Hadi gelin şimdi o izlenmesi gereken 2 iyi Netflix belgesel önerisine birlikte göz atalım.  (Netflix bilim kurgu filmi tavsiyeleri için de hemen buraya tıklayabilirsiniz) Netflix belgesel tavsiyelerimden ilki "Fyre: The Greatest Party That Never Happened"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/70/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM] Şimdi "belgesel" dedim diye biraz tereddüt ettiniz, çok ağır, bilgi dolu şeyler bekliyorsunuz biliyorum fakat emin olun, izleyeceğiniz bu belgesel, çılgın ve eğlenceli bir film gibi.  Belgeselimiz 2017 yılında yaşanan ve dev bir faciaya dönüşen bir festivali konu alıyor. "Billy McFarland" isminde 1991 doğumlu yani 28 yaşında bir girişimcimiz var. Adamımız müthiş bir girişimci. Yani hem fikrini gerçekleştirme aşamasında, hem de fikrine yatırımcı bulma konusunda çok yetenekli. Ünlü isimlerin katıldığı dev organizasyonlar yaparken birden gelen "Neden şehirden uzakta, Bahamalar'daki bir adada devasa bir parti vermiyoruz ki?" fikri ile "Fyre Festival" doğmuş oluyor.  Bahamalar'daki cennet gibi bir adada, her şeyden uzak özel ve devasa bir parti![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/48/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM]Girişimcimiz hemen kolları sıvıyor ve bu devasa festival fikrine yatırımcı aramaya çıkıyor. Yatırımcıları buluyor, elindeki bütçeyi büyük oranda sosyal medya için harcıyor ve en önemlisi, "influencer" dediğimiz, sosyal medyada insanları yönlendirme etkisi olan fenomenlere büyük bir bütçe ayırıyor. Çünkü günümüzde insanların bu kişilerin yönlendirmesini uygulayacaklarını biliyor. Manken ve ünlü fenomenler ile adada özel çekimler yaptırıyor ve her bir ünlüden, festivali, sosyal medya hesaplarında duyurmalarını istiyor. Bilet satmadan önce insanlara "Nedir bu Fyre Festival?" sorusunu sordurmak istiyor.  Ve zafer! Festivalin biletleri satılıyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/25/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM]Tüm bu etkileyici sosyal medya pazarlama taktiği sayesinde festivalin pahalı biletleri 1 gün içinde tükeniyor. Fakat adamımız bununla da kalmıyor ve lüks villa, özel konser, yat partileri ve daha birçok ekstra etkinlik bularak insanların daha fazla lükse daha fazla para vermesini sağlıyor. Festival için bilet alanlar, özel jet ile adaya getirilip, lüks villalarda konaklayıp, dünyaca ünlü aşçıların elinden çıkan yemekleri yiyip, dünyaca ünlü insanların kulislerine girebileceklerini düşünüyor... Korkulan oluyor ve festival çöküyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/64/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.png[/RESIM]Festivale sadece birkaç hafta kala, seçilen adanın sahibi sorun çıkarıyor ve tüm organizasyon başka bir yere taşınıyor. Fakat taşınan yer bir ada bile değil. Lüks villalar yerine klimasız çadırlar kuruluyor ve festival günü geldiğinde devasa bir kaos yaşanıyor. Yemek olarka tost çıkıyor ve festival alanında internet bile çekmiyor. Özel jet beklerken yolcu uçağıyla getirilen insanlara bir de festival alanında araç olmama şoku yaşatılıyor ve etraf ağlayanlar, isyan edenler ile dolup taşıyor.  Girişimci mi? Yoksa azılı bir suçlu mu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/89/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM]Bu devasa facianın yaratıcısı olan girişmci "Billy McFarland" binlerce kişiyi mağdur ettiği ve gösterilen ürün yerine eksik ve hatalı ürünü sattığı için suçlu olarak görülüyor ve hakkında yüzlerce dava açılıyor. Fakat azımsanamayacak kadar büyük bir kesim de aslında Billy'nin müthiş bir girişimci olduğunu söylüyor ve düşünüyor. Aslına bakarsanız ben de onu suçludan çok, girişimci olarak görenlerdenim. Hiç var olmayan bir şeyi, sadece sosyal medya kullanarak insanlara pazarlamak çok büyük bir başarı. Ha bu bir "dolandırma" mı? Orada hemfikiriz. Fakat binlerce insana, sadece doğru reklam teknikleri ile kilometrelerce ötedeki bir adada yapılacak olan festivale bilet aldırabilmek gerçekten başarı.  Keyifle, şaşırarak ve "Yok artık" diyerek izlediğim bu nefis Netflix imzalı belgeseli mutlaka izlemelisiniz.  Şimdi diğer Netflix belgesel tavsiyeme geçmek istiyorum; "The Great Hack"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/54/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM] Bu belgesel, şu an bu cümlelerimi okuduğunuz bilgisayar ya da telefon gibi teknolojik cihazların ortaya çıkardığı bir sorunu gözler önüne seriyor. Akıllı telefonumuzu kullanarak yaptığımız, yazdığımız ve izlediğimiz şeylerin birileri tarafından dinlendiğini, kaydedildiğini söyleyen bu belgesel, bunları dile getirmekle de kalmıyor ve kanıtlarıyla bize sunuyor.  Donald Trump seçimleri sosyal medya ile mi kazandı?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/63/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM] Belgesel, Trump'ın kazandığı seçimlerden sonra gündeme gelen "Veri Hırsızlığı" konusuna dikkat çekiyor ve o günlerde patlak veren ve Facebook kurucusu Mark Zuckerberg'ün de yargılandığı "Cambridge Analytica" sıkandalını konu alıyor. Cambridge Analytica adlı şirketin, sosyal medya ve akıllı telefon kullanan kişilerin verilerini nasıl elde ettiğini ve bu verileri nasıl seçim için kullandığını gözler önüne seren belgesel, Trump'ın seçimi kazanmasına farklı bir bakış açısıyla bakıyor.  Tüm verilerimiz ellerinde![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/2/2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM] Telefonumuzun tuş kilidini açmak için parmak izimizi okutup, gözümüzü taratıyoruz. Fotoğraf uygulamalarını kullanabilmek için galerimize erişimine izin veriyor ve uygulamanın, galerimizdeki tüm fotoğraflarımızı görmesine izin veriyoruz. Google aramalarımız kaydediliyor ve bu bilgiler, reklam verecek şirketlere satılıyor. Aslında kendimizle ilgili tüm bilgileri yine kendi ellerimizle biz veriyoruz. Son yaşanan FaceApp uygulaması krizinde de olan tam olarak buydu. Uygulama sadece çektiğimiz fotoğrafları görmekle de kalmıyor ve o fotoğrafların çekildiği konumları da tarayarak sizin nerede yaşadığınızı ,arkadaş çevrenizi, ne tür fotoğraflar çektiğinizi, yaş aralığınızı ve whatsapp galerinizi de görme fırsatı yakalıyor.  ● Sizlere "Sosyal Medya" konulu 2 Netflix belgeseli sundum. Kendinize mutlaka bir boşluk yaratın ve dünyada sosyal medya sayesinde neler yapılabildiğini, olayların hangi boyutlara ulaşabildiğini görün. Tüm bunların sonucunda "Kaan belgeselleri yalayıp yuttuk da şöyle iyi film tavsiyelerin de var mı?" diyenler, hemen aşağıdaki butona tıklayarak modlarına göre film tavsiyesi bulabilirler.  Modunu Seç ► Teşekkürler! 
11b
0
6 yıl
To the Lake: Virüs, Salgın, Zombi ve Kış Temalı Yeni Netflix Dizisi | İzlenir mi?
To the Lake: Virüs, Salgın, Zombi ve Kış Temalı Yeni Netflix Dizisi | İzlenir mi?
Size burada tavsiye ettiğim son Netflix dizi tavsiyeleri için şuraya göz atabilirsiniz. Fakat bundan önce gelin az önce bitirdiğim, Netflix'in yeni dizisi To the Lake hakkında size biraz bilgiler vereyim. Öncelikle "To the Lake izle" gibi aramalar sonucu buradaysanız üzülerek söylemek istiyorum ki aradığınız burada değil, fakat "To the lake konusu" ve "To the lake dizisi izlenir mi?" gibi aramalar ile yolunuz buraya düştüyse tam da aradığınız yerdesiniz! Dünyanın Sonu Konulu İyi Filmler İçin Tıkla! ►  Hadi gelin şimdi taze taze izleyip geldiğim bu yeni Netflix dizisi To the Lake'i size kısa ve öz bir şekilde anlatayım... Hadi! To the Lake dizisi hakkındaki düşüncelerime geçmeden, nedir bu dizinin konusu? Ona bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/217/98/to-the-lake-virus-salgin-zombi-ve-kis-temali-yeni-netflix-dizisi-izlenir-mi-780x439.png[/RESIM]Dizimiz, bir romandan uyarlama ve Rus yapımı... Moskova'dayız. Ortaya çıkan bir salgın hızla yayılıyor ve maddiyat para bul önemini yitirirken yiyecek ve sığınak gibi temel hayatta kalma maddeleri ön plana çıkıyor. Tam da şu an içinde bulunduğumuz Pandemi süreci gibi bir süreç başlıyor ve bilinen tüm normaller değişiyor. Herkes hayatta kalabilmek ve ailesini korumak için elinden gelen 'her şeyi' yapıyor. İşte dizimiz de bu süreçte yaşanan gerilim ve dram dolu olayları konu alıyor.  Peki To the Lake dizisi olmuş mu? İzlenir mi?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/217/67/to-the-lake-virus-salgin-zombi-ve-kis-temali-yeni-netflix-dizisi-izlenir-mi-780x439.png[/RESIM]Bugüne kadar "dünyanın sonu" ve "salgın" temalı pek çok dizi film izlemiş biri olarak söyleyebilirim ki bu dizi izleyenini peşinden sürüklemeyi başarıyor. Bir oturuşta 4 bölümü devirdim diyebilirim. Tabi mantık hataları da yok değil ama dizi gereksiz drama boğmadan, olayın heycanını soğutmadan sizi bir sonraki bölüme götürmeyi başarıyor. Bu arada nasıl Dark dizisi ile Almanca kulağımıza çok tatlı gelmeye başladıysa da bu diziden sonra da kulağınız Rusça'ya yatkınlaşmış olabilir zira Rus yapımı bu dizideki konuşmalar benim hiç kulağıma batmadı aksine hoşuma bile gitti diyebilirim. En önemlisini de en sona sakladım; Dizideki kıyamet havası o kadar iyi oluşturulmuş ki, diziyi izlerken sürekli o kasveti üzerinizde hissediyorsunuz. %90'ı kar içinde geçen bir coğrafyada yaşananları izlediğiniz için de 2 bölüm sonra evinizin penceresinden dışarıya baktığınızda karlı bir havayla karşılaşacak gibi oluyorsunuz ve bence bu bile dizinin etkileme özelliğinin başarılı olduğunun göstergesi.  Dizimizde +18 sahneler var, baştan uyarayım da sonra kulağımı çınlatmayın...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/217/61/to-the-lake-virus-salgin-zombi-ve-kis-temali-yeni-netflix-dizisi-izlenir-mi-780x439.png[/RESIM]Öyle Amerikan yapımları gibi vıcık vıcık bir duygu seli göremeyeceksiniz bu dizide, fakat onun yerine Rus yapımlarında hep olduğu gibi bol bol +18 sahneye rast geleceksiniz şimdiden söyleyeyim sonra vay efendim ben duymadım, görmedim olmasın. NOT: "Şöyle Netflix'te eli yüzü düzgün bir diziye başlayayım beni sarsın, götürsün" gibi bir düşünceniz varsa her biri ortalama 50 dakikadan oluşan 8 bölümlük bu dizi işinizi görebilir. Rus yapımlarına çok yakın değilseniz başlarda biraz farklı gelebilir fakat tavsiyem hemen pes etmeyin ve kendinizi biraz akışa kaptırın.  To the Lake Dizisini İzle ► [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
26b
1
5 yıl
Şaşıracaksınız! 2019 Yapımı "Joker" Filmi Hakkında Taş Gibi 9 Bilgi!
Şaşıracaksınız! 2019 Yapımı "Joker" Filmi Hakkında Taş Gibi 9 Bilgi!
2019 biterken şüphesiz bu yılın en ses getiren yapımlarından biri "Joker" filmi oldu. E tabi hal böyle olunca ben de, ükemiz de dahil olmak üzere dünya üzerindeki birçok ülkede gişe rekorları kıran Joker filmi hakkında şaşırtıcı bilgileri şöyle bir araştırdım ve çok da ilginç bilgilere ulaştım. Bugün burada sizlere 2019 Joker filmi hakkında ilginç bilgileri sunacağım. Tabi tüm bunlardan önce filmi henüz izlememişseniz, sizi hemen filmi izledikten sonra kaleme aldığım kısa, tavsiye metnime alayım. Aşağıdaki butona tıklayarak filmin sayfasına ışınlanabilirsiniz.  Filme Git ► Hadi gelin şimdi Joker filmi hakkında öğrenince gerçekten şaşıracağınız o ilginç bilgilere geçelim!  1. Joker filminde hiç "Green Screen" yani Yeşil Ekran teknolojisi kullanılmamış. Yani efekt içermiyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/125/55/sasiracaksiniz-2019-yapimi-joker-filmi-hakkinda-tas-gibi-9-bilgi-780x439.jpg[/RESIM]2019'un gişe rekortmeni, Ekim ayında tüm zamanların en çok hasılatını yapan filmde hiç yeşil ekran efektler kullanılmamış. Birçok sinema eleştirmeni sadece bu yüzden bile bu filmin alkışlanması gerektiğini düşünüyor.  2. Başrolümüz "Joaquin Phoenix", filmdeki gülme rahatsızlığını seyirciye en etkili bir şekilde geçirebilmek için, gerçek hayatta bu hastalıktan muzdarip olan kişileri izlemiş![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/125/45/sasiracaksiniz-2019-yapimi-joker-filmi-hakkinda-tas-gibi-9-bilgi-780x439.jpg[/RESIM]Yönetmen Todd Phillips, Phoenix'ten en acı kahkahasını keşfetmesini istemiş ve o da, gerçek hayatta bu hastalıktan yakınan kişilerin videolarını izleyerek prova almış. Sonunda keşfettiği o acı dolu kahkahası ise yönetmen tarafından çok beğenilmiş. 3. Phoenix, filmin çoğu yerinde doğaçlama yapmış![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/125/57/sasiracaksiniz-2019-yapimi-joker-filmi-hakkinda-tas-gibi-9-bilgi-780x439.jpg[/RESIM]Joker ile kariyerinin zirvesine ulaştığı söylenen usta oyuncu Phoenix, filmin birçok yerinde doğaçlama yaparak akışa ayak uydurmuş. Örneğin banyoda yaptığı dans tamamen doğaçlamaymış. Yine annesi ile konuşurken kurduğu bazı cümleleri de tamamen o anda oluşturmuş ve gerekli onaylar alınınca diyalogların filmde kalmasına izin verilmiş.  4. Sıkı durun! Joaquin Phoenix, Joker için tam 25 kilo birden vermiş![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/125/27/sasiracaksiniz-2019-yapimi-joker-filmi-hakkinda-tas-gibi-9-bilgi-780x439.jpeg[/RESIM]Hatırlarsınız Christian Bale, Makinist filmi için 55 kiloya kadar düşmüş, hemen ertesi yıl Batman filmi için 30 kilo birden almıştı. İşte Phoenix de rolü için doktor kontrolünde 25 kilo birden vermiş. 5. Filmin 80'li yıllarda geçmesinin de bir anlamı var...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/125/93/sasiracaksiniz-2019-yapimi-joker-filmi-hakkinda-tas-gibi-9-bilgi-780x439.jpeg[/RESIM]Filmin çok geçmişte geçmesinin sebebi, izleyenlerin aklındaki Joker ile bu Joker'in karıştırılmaması için bilinçli olarak yapılmış bir tercih.  2019 Film Tavsiyeleri İçin Tıkla ► 6. Joker'in kullandığı merdivenler, filminden sonra ünlü olmuş hatta Google'da yer imlerine bile eklenmiş...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/125/3/sasiracaksiniz-2019-yapimi-joker-filmi-hakkinda-tas-gibi-9-bilgi-780x439.jpg[/RESIM]New York'ta yer alan bu merdivenler Bronx’ta, Anderson ve Shakespeare bulvarları arasında bulunuyor ve filmden sonra bu mekan insan akınına uğruyormuş. Binlerce kişi bu merdivenlerde fotoğraf çekiliyor ve sosyal medya hesaplarında paylaşıyormuş... 7. Yönetmen Todd Philips, film çekimi sırasında çekilen amatör fotoğraflardan bıkmış ve bir çözüm bulmuş[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/125/69/sasiracaksiniz-2019-yapimi-joker-filmi-hakkinda-tas-gibi-9-bilgi-780x439.jpg[/RESIM]Film çekimi sırasında magazin ve birçok kişi fotoğraflar çekmeye başlayınca yönetmen Todd Philips, bunun filmi kötü etkileyeceğini düşünüp bir çözüm üretmiş. Sahnelerin fotoğraflarını profesyonel bir şekilde çektirip magazine ve internet gazetelerine kullanmaları için ücretsiz dağıtmış.   8. "Viggo Mortensen", filmdeki Thomas Wayne rolünü oynama teklifini geri çevirmiş...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/125/82/sasiracaksiniz-2019-yapimi-joker-filmi-hakkinda-tas-gibi-9-bilgi-780x439.jpg[/RESIM]Yan rolü oynamak istemediğini belirterek bu teklifi geri çevirmiş.  9. Ayrıca Joker rolünü oynama teklifi Phoenix'ten önce Leonardo DiCaprio ve Bill Skarsgard'a sunulmuş[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/125/50/sasiracaksiniz-2019-yapimi-joker-filmi-hakkinda-tas-gibi-9-bilgi-780x439.jpg[/RESIM]İlginç şekilde bu rol teklifi ilk Phoenix'e gitmemiş. DiCaprio ve Bill Skarsgard'a da bu rolü oynamaları için teklif götürülmüş fakat iki oyuncu da bunu reddetmiş. Belki de filmi fazla karanlık bulmuşlardır, kim bilir... BONUS: Robert De Niro, bu film ile birlikte hayatında ilk kez bir çizgi roman uyarlamasında bulunmuş...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/125/94/sasiracaksiniz-2019-yapimi-joker-filmi-hakkinda-tas-gibi-9-bilgi-780x439.jpg[/RESIM]Usta oyuncu hayatının bu evresine kadar hiç bir çizgi roman uyarlaması filmde oynamamış. Daha doğrusu oynamama gibi bir kararı varmış fakat bu tabusu Joker filmi ile yıkılmış ve teklifi kabul ederek kadroya katılmış.  ★ Hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi bulabilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
9.0b
0
6 yıl
Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar
Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar
Biliyorsunuz size buradaki "Netflix Filmleri" kategorimde, izleyip beğendiğim Netflix yapımı filmleri tavsiye ediyorum. Bugün ise menümüzde, sadece 2 gün önce yayınlanan, Netflix imzalı The Witcher dizisi var. Çıkacağını duyduğum ilk günlerden beri beni heyecanlandırmayı başaran bu diziyi çıktığı gibi 1 günde silip süpürdüm. Instagram hesabımızda yaptığım ankette de izleyip beğenenler ve beğenmeyenler yarı yarıya çıktı. Mesaj atıp "Çok kötüydü" diyen de oldu, "2. sezon ne zaman çıkacakmış Kaan?" diye soran da... Ben de bugün sizlere şöyle iyi ve kötü yönleriyle nefis bir The Witcher dizi incelemesi hazırlamak istedim. Bu arada bu inceleme bolca spoiler içerir, o yüzden devam etmeden önce aşağıdaki butondan Netflix'e gidip, diziyi üyeliğiniz ile izleyebilirsiniz. Sonra muhakkak buraya bekliyorum. Diziye Git ► Hadi şimdi arkanıza yaslanın ve önce The Witcher dizisi hakkında kısa bir bilgi edinelim, sonra da iyi ve kötü yanlarıyla The Witcher dizisini şöyle bir inceleyelim! Nereden çıktı bu dizi? Hangi çağı, hangi olayları anlatıyor? Oyuncuları kim?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/53/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM]Öncelikle eğer siz de benim ve milyonlarca insan gibi Yüzüklerin Efendisi ve Game of Thrones gibi yapımlara bayılanlardansanız, bu dizi sizin de ilginizi çekecektir. Polonyalı bir yazar olan Andrzej Sapkowski, 1994 yılında bir roman kaleme alıyor ve bu roman önce oyuna sonra da bu diziye dönüşüyor. Başrolümüzde ise meşhur Supermen'imiz "Henry Cavill" oynuyor. Dizimizin ilk sezonunda 8 bölüm var ve her bölüm 60 dakikadan oluşuyor. Büyücüler, yaratıklar, elfler, mutantlar, savaşlar ve orta dünya atmosferi tam sizlikse bu dizi sizin favoriniz olabilir.  Hadi şimdi The Witcher incelemesi başlasın! Önce dizi hakkındaki olumsuz yorumlarımı sıralamak istiyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/47/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] O ilk 2 bölüm neydi öyle? Öncelikle bu dizinin romanını okumamış, oyununu da oynamamış biri olarak bunları yazdığımı bilmenizi istiyorum... Konuştuğum kişilerin çoğu ilk 2 bölümden sonra bıraktıklarını söyledi, bu çok doğru çünkü dizi, olayları 3 farklı zaman dilimiyle işleyip, çok ileride birleştirdiği için ilk 2 bölümde izleyici hiçbir şey anlamadan birden olaylara balıklama atlamak zorunda kalıyor. Yani daha karakterlerin derinlikleri anlatılmadan, kim nedir, necidir bilmeden nasıl ölen bir kraliçe için bir his besleyebiliriz? Bir savaş geliyor fakat kim, neden saldırıyor bilmiyoruz. Birileri ölüyor fakat izleyici olarak hiçbir şey hissetmiyoruz. İşte bu da milyonlarca kişiyi ilk 2 bölümde diziden kopardı ne yazık ki. Kısacası, dizinin ilk birkaç bölümünü Witcher evrenini bilen kişiler izlesin diye çekmişler sanki...  "Bir geçmişten gösterelim bir gelecekten, biraz da şimdiki zamandan ekleriz..." Dizinin düzensiz bir akışı bulunuyor. Yani üstteki eleştirimde de dediğim gibi, bir bölüm izlediğiniz bir karakter, bir sonraki bölümde daha doğmamış olabiliyor. Witcher'ımız yaşlanmadığı için durumun farkına pek varamadan izliyorsunuz fakat bazı noktalar bu yüzden karmaşık veya saçma geliyor. "Kopuk kopuk hiçbir şey anlamadım" diyenler de tam da bu yüzden bir şeyler anlamamış oluyor. Dizinin ilk bölümlerinde olanları anlayabilmek için ilk sezonu tamamen izlemek gerekiyor.  Ezik büyücü kız ne zaman istediği erkeği elde edebilen güçlü bir alfaya dönüştü?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/1/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Dizide bazı kısımlar o kadar havada ki, sadece öyle bakıyorsunuz. Hiçbir şey hissetmiyor ve sonnucunu görünce "Ha böyle mi olmuş" deyip devam ediyorsunuz. Başrollerden olan büyücümüz Yennefer, kamburu olan, özgüvensiz, ezik, itilip kakılan bir genç kızdı. Fakat birden hızlandırılmış bir kampa girmiş gibi karşımıza büyü güçleri zirvede olan bir afet olarak çıktı. Hadi bir yan rol olsa anlarız da, dizinin başrollerinden birinin yontulmasını neden izlemedik? Domuz çiftliğinden çıkıp aynaya bakıp kendini beğenmedi ve hop, bir gecede bir Alfa! Bu yüzeysellik beni diziden itti açıkçası.  CGI yani bilgisayar efektleri bazen o kadar vasat durdu ki... Yapılan dizi bir orta çağ dizisi. Yani ejderhaların, büyücülerin, yaratıkların, fantastik mekanların olduğu bir dönemi anlatan bir dizide CGI müthiş olmalıydı. Yüzüklerin Efendisi serisi günümüzden tam 20 yıl önce çekildi ama taş gibi efektleri vardı. Kim diyebilir ki şurda şu efekt patladı, komik durdu? Yani hal böyleyken özellikle bazı yaratıkvari görüntülerde CGI çok kötüydü. Hayal kırıklıklarımın biri de buydu.  Kurgu o kadar akıcı değil ki, adamımız Witcher'ın olmadığı sahneler çok sıkıyor... Dizide öyle sahneler bulunuyor ki kurgu gerçekten vasat. İzleyici o kısımlarda, "Ay hemen Witcher kısmı gelse" diye saniye sayıyor resmen. Bu bir dizi için çok kötü bir durum. Game of Thrones'u baz alın mesela. 2 yan rol diyalog içindeyken bile dikkatle izlersiniz, kapacak bir şeyleriniz vardır çünkü. Fakat bunda Witcher'dan başka neredeyse hiçbir karakterin sahnesini darlanmadan izleyemiyoruz, sıkıyor çünkü.  Ana kötü tarafımız "Nilfgaard", fakat neden hiç çok kötü gibi değiller?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/45/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Bu durum da beni çok rahatsız etti mesela. Herkesin ağzında bir Nilfgaard'dır gidiyor fakat Nilfgaard tarafını bir görüyoruz, çapulcu takımı... Yerli filmlerdeki amatör kötüler gibiler... Yüzüklerin Efendisi serisini düşünün mesela, kötü bir taraf bellidir. Fakat burada kötü yok? Dizinin ana kötü tarafının hiç ürkütücü, gerçekten kötü olmaması puan kırdığım bir başka detay. Savaş kısmı da başlı başına ayrı bir hüsran. Koca imparatorluk askerleri zırh diye kadife elbiseler giymiş gibiler. Zırh tasarımı o kadar kötü ki, ilk dikkat ettiğimde "Yok, böyle değillerdir ya..." diye kendimi kandırmaya çalıştım. Şimdi sıra geldi dizi hakkındaki olumlu yorumlarıma[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/17/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Başrolümüz "Henry Cavill" rolünün hakkını fazlasıyla vermiş! Yukarıdaki olumsuz eleştirilerimde de söylediğim gibi, dizide hemen adamımız Witcher'ı görmek istiyoruz. Çünkü adamımız gerçekten sesiyle, hareketleriyle rolünün hakkını veriyor. Dublör kullanmaması ile de oldukça beğenimi kazanan Henry Cavill, bu işi çok iyi kurtarmış. Gerçekten romanını okumamış, oyununu da hiç oynamamış biri olarak bu karakteri çok beğendim.  Dizinin atmosferi şahane! Dizinin 1. bölümündeki ilk sahneden 8. bölümünün son sahnesine kadar dizi, kasvetli, orta çağ atmosferini hiç bozmuyor. Karanlık, sisli, kasvetli hava dizide çok iyi işlenmiş. Sadece bu etken bile insanı içine çekmeyi başarıyor.  Müzikler gerçekten iyiydi Özellikle bu tarz orta dünya yapımlarında kullanılan müzikler, çok büyük bir etken teşkil ediyor. 8 bölümün hepsinde de özellikle dikkat ettim ve bence bu dizide kullanılan müzikler gayet başarılıydı.  Başrolümüzün dövüşme sahneleri gerçekten beklentimin üzerinde çıktı Dublör kullanmıyor olması ile zaten gönlümü kazanmıştı fakat Henry Cavill, gerçekten iri cüssesiyle şahane dövüş sahneleri ortaya çıkarmış. Kafa kesmeler, kılıç saplamalar, şık dönüşler, hırpalanmalar, hepsi dozundaydı. Dövüş sahneleri gerçekten iyiydi diyebilirim. Genel anlamda nasıl mı buldum? Anlatayım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/85/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Şöyle bir durup düşünüyorum ve kendime "2. sezonu çıktığında izlemek için can atar mıyım?" diye soruyorum. Cevabım ise "Maalesef hayır" oluyor. Yani yukarıda da gördüğünüz gibi dizi için olumsuz eleştirilerim olumlulardan daha çok. Yani dizinin 2. sezonunu sabırsızlıkla bekleyenlerden değilim. Fakat fantastik dizi arayışımıza bir ilaç oldu mu? Evet... Sağda solda "Game of Thrones'tan daha iyi" gibi gerçek üstü yorumlara rast geliyorum ve gülümseyip geçiyorum. Aslında hiçbir yapımı birbiri ile kıyaslamam bunu doğru da bulmam hepsinin tadı tuzu ayrı fakat GOT nerede, bu dizi nerede... Genel olarak, boşlukta izlenir. Fakat müptelası olunmaz diyerek içinde bulunduğum durumu özetleyebilirim. The Witcher Oyuncuları Türk Olsaydı Kimler Olurdu? ► ● Hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
17b
0
6 yıl
7 Maddede: Netflix İmzalı "Yarına Tek Bilet" Filmi Neden Olmamış?
7 Maddede: Netflix İmzalı "Yarına Tek Bilet" Filmi Neden Olmamış?
Biliyorsunuz buradaki "Netflix" kategorimizde size izlediğim iyi Netflix filmlerini tavsiye ediyorum. İşte o kategoriye ilk kez bizden, Netflix Türkiye imzalı bir film koyacağım diye sevinirken şu an oturmuş size bu cümleleri yazıyorum... Filmimiz malumunuz Netflix'in ilk orijinal Türk filmi "Yarına Tek Bilet"... Yayınlanması için zamanı iple çektiğim, "acaba farklı bir şey yapabildik mi?" diye merak ettiğim bu film beni epey üzdü.  Irkçılık Konulu Nefis Film Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► Öncelikle bu içeriğe "Yarına Tek Bilet izle" gibi bir arama sonucu yolunuz düştüyse maalesef aradığınız burada değil. Fakat "Yarına Tek Bilet konusu" ve "Yarına Tek Bilet yorum" gibi aramalar sonucu buradaysanız tam olarak aradığınızın burada olduğunu söyleyebilirim. Hadi şimdi gelin, Netflix imzalı "Yarına Tek Bilet" filmi neden olacak gibiyken olmamış ve ortaya başarısız bir film çıkmış ona bir bakalım. 1. Yol filmlerinde en önemli şey diyalogların derinliğidir, fakat bu filmde onu göremiyoruz[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/197/98/7-maddede-netflix-imzali-yarina-tek-bilet-filmi-neden-olmamis-780x439.png[/RESIM]Size geçtiğimiz günlerde burada tavsiye ettiğim 303 isimli nefis yol filmini izleyenleriniz vardır, yoksa da bir göz atın derim. İşte o film de bir yol filmiydi, fakat diyaloglar o kadar derindi ki, hem izleyip hem de pür dikkat karakterlerin ağızlarından çıkacak cümlelere odaklanıyorduk. Fakat bu filmde diyalogların derinliği neredeyse sıfır. E hal böyle olunca da filmi izlerken eliniz telefondaki bildirimlere gidiyor ve film arkada öylece akıp giden sıradan bir TV filmine dönüşüveriyor..   2. Dilan Deniz Çiçek hiç olmuş mu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/197/15/7-maddede-netflix-imzali-yarina-tek-bilet-filmi-neden-olmamis-780x439.png[/RESIM]Metin Akdülger muhteşem bir oyuncu ve bu filmde de tam anlamıyla döktürüyor, fakat ya karşısındaki Dilan Deniz Çiçek? O ne yapıyor? Ezber replikler, yavan cümleler, duygusuz tavırlar... Eğer bu filmde Metin Akdülger'in karşısındaki kadın oyuncu farklı biri olsaydı, filme yorumum çok farklı olabilirdi. Ayrıca bazı insanlarda "küfür" çok eğreti durur ya hani, işte Dilan Deniz de onlardan. 3. Her 10 dakikada bir yeni bir şarkıya giren film mi olur? Müzik klibi mi bu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/197/16/7-maddede-netflix-imzali-yarina-tek-bilet-filmi-neden-olmamis-780x439.png[/RESIM]Filmde müzik kullanımı o kadar yoğun ki, geriye dönüp filme şöyle bir baktığımda kafamda bir filmden çok bir müzik klibi canlanıyor. Sürekli farklı şarkılar araya giriyor ve film boyunca birçok müziğe maruz kalıyoruz. Bu şarkıların da her biri farklı tarzda, bu da filmde kopukluğa yol açıyor. 4. Eski sevgilileri birbiri ile evlenen 2 kişi aynı trenin, aynı vagonunun, aynı odasında yan yana rast geliyor? Sanki 1 tık fazla olmamış mı?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/197/39/7-maddede-netflix-imzali-yarina-tek-bilet-filmi-neden-olmamis-780x439.png[/RESIM]Böyle senaryolar normalde şaşırtır ve bu tesadüfler izleyeni mutlu eder, fakat bu filmde şahit olduğumuz tesadüfler o kadar kötü duruyor o kadar yapmacık duruyor ki, film bir an gerçekliğini yitiriyor. Tabi ki de bu bir "film" fakat izleyici bir filmde "Böyle bir şeyin yaşanma ihtimali kaç?" diye sormak durumunda kalmamalı. Bu filmi izleyenlerin çoğu bu absürt tesadüfe "Yok artık!" diye tepki vermiş olabilir, en azından bende durum buydu. 5. Filmde duygu yok![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/197/47/7-maddede-netflix-imzali-yarina-tek-bilet-filmi-neden-olmamis-780x439.png[/RESIM]Filmi izlediğiniz için buradasınız ve size bir sorum var; Geriye dönüp baktığınızda filmden hangi duygunun tadı damağınızda kaldı? Ben söyleyeyim; Hiç! Bu çok sert bir eleştiri gibi gelebilir fakat bu bir gerçek. Filmde hiçbir duygu tam anlamıyla yaşanamıyor. Sadece kafası karışık olan 2 kişinin bazı anlarına tanıklık ediyoruz ve film böylece bitip gidiyor.  6. Fransız sinemasına özenilmiş fakat olmuş mu? Maalesef...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/197/18/7-maddede-netflix-imzali-yarina-tek-bilet-filmi-neden-olmamis-780x439.png[/RESIM]Alakasız bir anda şiir okumalar, karşıdakinin şiiri yarısında tamamlaması, tren içinde dans, İzmir kordonda yürürken eğlenceli hareketlerin yapılmaya çalışılması... Şimdi "E Kaan sen de, napsınlar hiç yapmasınlar mı?" diyenleriniz olacak; Yapsınlar, yapsınlar fakat sıkı film izleyenler bu hareketlerin birebir kopya olduğunu biliyor. Biz bunları biliyorsak, sinema sektöründekiler bunu hayli hayli biliyordur diye düşünüyorum. Bu özentivari hareketler izleyeni filmden fazlasıyla soğutuyor.    7. Oynanan karakterler bizim gerçekliğimizden çok uzak ve bu yüzden bir bağ kuramıyoruz...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/197/35/7-maddede-netflix-imzali-yarina-tek-bilet-filmi-neden-olmamis-780x439.png[/RESIM]Film Netflix sayesinde 160 ülkede aynı anda yayınlandı. Belki yaşananlar diğer ülkelerce çok normal olabilir, fakat biz Türkiye şartlarını ve yaşananları bildiğimiz için film bize çok uçuk geliyor. En azından benim için böyle... Filmdeki karakterlerin gerçeklik ile bağlantıları yok denecek kadar az, bu da bizim onlarla bağ kurmamızı engelliyor. Tatsız tuzsuz, farklı bir evrende geçen bir film izliyormuş hissine kapılıyoruz fakat sonra birden "İzmir", "Mavi Tren" gibi tanıdık şeyler duyup filme yaklaşıyoruz ama sonra birden tekrar karakterler gerçeklikten uzaklaşıyor ve doğal olarak biz izleyiciler de bağımızı tekrar yitiriyoruz.  NOT: Bu arada filmin sonunda Dilan Deniz telefonla, Metin Akdülger'in eski sevgilisini arayıp "Seninkini vazgeçirdim, operasyon tamam güvenle evlenebilirsin" gibi bir şey deseydi efsane olmaz mıydı? Sadece bir düşünce tabi... Filmde sevdiğim tek nokta, Metin Akdülger'in nefis oyunculuğu idi. Bu adam gerçekten çok iyi bir oyuncu. Daha güzel projelerde karşılaşmak ve size de burada o film ve dizilerden uzun uzun bahsetmek dileğiyle...  - - - - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
12b
2
5 yıl
Kuvvetli Bir Alkış: Netflix'in "NE İZLEDİK BİZ?" Dedirten Yeni Yerli Dizisi!
Kuvvetli Bir Alkış: Netflix'in "NE İZLEDİK BİZ?" Dedirten Yeni Yerli Dizisi!
Netflix, yeni yerli yapımlarla Türkiye pazarında varlığını sürdürmeyi başarıyor. Her ay açıklanan Netflix yayın takviminin sıkı takipçilerinden biri olarak ben de Berkun Oya imzalı yeni Netflix dizisi Kuvvetli Bir Alkış'ı hemen ajandama not almış ve gösterime gireceği günü iple çekmeye başlamıştım. Nihayet Kuvvetli Bir Alkış dizisi 29 Şubat 2024 tarihinde Netflix'te yayına girdi ve ben de birçok kişi gibi hemen bir köşeye oturup bu yeni netflix dizisini izlemeye koyuldum. Kuvvetli Bir Alkış dizisini izleyen pek çok kişi, diziden kafası karışarak ayrıldı. Bu yüzden yine birçok kişi hemen Google'a "kuvvetli bir alkış dizisi inceleme", "kuvvetli bir alkış dizisi ne anlatıyor" gibi sorular yazarak, zihinlerindeki soru işaretlerini gidermeye çalıştı ve hala da çalışıyor... İşte ben de tam da bu yüzden sizlere bu ilginç, son zamanların en sıradışı yerli dizisiyle ilgili birkaç şey anlatmak istedim... E hadi gelin şimdi bu diziye şöyle bir bakalım! ● Bu dizi hakkında YouTube kanalımızda detaylı bir İNCELEME hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=YVFNbGwiJ0g[/VIDEO] Dizi hakkındaki yorumumdan önce; Nedir bu Kuvvetli Bir Alkış dizisi konusu, ona bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/342/78/kuvvetli-bir-alkis-netflix-in-ne-izledik-biz-dedirten-yeni-yerli-dizisi-780x439.png[/RESIM]Bu yeni Netflix dizisi, çocuk sahibi olmak isteyen bir anne-babayı ve bu çiftin dünyaya getirdikleri çocukla birlikte ilerleyen hayatlarını konu alıyor. Çocukları büyüdükçe çok farklı şeyler yaşayan anne babamız, hem bu durumla hem de birbirleri arasındaki ilişkide olup biten sorunları çözmek veya çözmemek arasında gelip gidiyor. İşte dizi de bu süreci bize 'absürt komedi' tadında aktarıyor. Lamı cimi yok: Ben bu dizinin ilk 4 bölümünü çok sevdim, fakat geri kalan bölümleri için durumlar pek iyi değil...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/342/87/kuvvetli-bir-alkis-netflix-in-ne-izledik-biz-dedirten-yeni-yerli-dizisi-780x439.png[/RESIM]Hemen yukarıya da eklediğimiz, YouTube kanalımızda hazırladığımız kuvvetli bir alkış inceleme videomuzda da dile getirdiğim gibi dizinin ilk 4 bölümündeki atmosfer beni gerçekten yakalamayı başardı. Dizi, tam olarak normal şekilde başlasa da giderek absürt komedinin dozunu arttırıyor ve içine aile-toplum hatta yer yer siyaset ve eğitim konularını da alarak büyük bir eleştiri yumağına dönüyor. Nerdeyse her sahnede bir metafor, her bölümde 5'ten fazla atıf sayabilmek mümkün... Bu da giderek izleyiciyi, yani bizleri yoruyor. Berkun Oya, kendi evrenini oluşturmayı başardı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/342/17/kuvvetli-bir-alkis-netflix-in-ne-izledik-biz-dedirten-yeni-yerli-dizisi-780x439.png[/RESIM]Bir Başkadır dizisiyle hepimizi yakalayan, CİCİ gibi bir yapım ile tekrar karşımıza çıkan Berkun Oya, "Kuvvetli Bir Alkış" dizisiyle bence artık kendi evrenini oluşturmayı başardı. Bölüm sonlarındaki o kendine has şarkı seçimi, oyunculukların kalitesi, sahnelerdeki renk kontrasları ve özellikle kalabalık sahnelerdeki çekim teknikleriyle Berkun Oya, kendine has bir tat yaratmayı başardı. Ayrıca bu dizide de izlediğimiz Öğretmen karakterini direkt olarak kendisi oynuyor, ve bence çok da güzel, mizahi ve sert bir oyunculuk sergiliyor. "Keşke daha uzun izleyebilseydik.." diye bile düşündüm. - - - - - -  Özet: İçindeki göndermeleri, çok derin, düşündürücü replikleri ve izleyene hayatı sorgulatmayı başaran şahane sahneleriyle ben bu diziyi, son zamanlarda yapılmış en kendine özgü, en bizden dizilerden biri olarak görüyorum... Bu diziyi ya çok seversiniz, ya da hiç sevmezsiniz. Kesinlikle ortası yok... Hemen yukarıya da eklediğimiz İNCELEME VİDEOSUNU mutlaka izleyin ve bu dizi hakkında konuşup, sohbet ettiğiniz arkadaşlarınıza da izletin derim. - - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/342/85/kuvvetli-bir-alkis-netflix-in-ne-izledik-biz-dedirten-yeni-yerli-dizisi-780x439.png[/RESIM] • Kuvvetli Bir Alkış dizisi Netflix'te var mı? Evet. Berkun Oya imzalı bu dizi, Netflix'te izlenebilir. • Kuvvetli Bir Alkış dizisi kaç bölüm? Kaç sezon? Dizi, ortalama 25 dakikadan oluşan 6 bölümlük bir dizi. 2. sezon gelir mi, Metin karakterinin anne karnına dönmesinden sonra yaşananları görür müyüz bilemiyorum fakat şimdilik dizi 1 sezon ve 6 bölümden oluşuyor. Tam anlamıyla bir Mini Dizi diyebiliriz. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
14b
0
2 yıl
The Night Agent: Netflix'in Bol Siyasetli, Biraz Koşturmacalı Yeni Suç Aksiyon Dizisi!
The Night Agent: Netflix'in Bol Siyasetli, Biraz Koşturmacalı Yeni Suç Aksiyon Dizisi!
Geçtiğimiz günlerde yayınlanan Netflix dizisi The Night Agent, radarımda ve 'izlenecekler' listemde olan yapımlardan biriydi. Malum, konu Netflix dizileri olunca çoğunlukla bizi yanıltan yapımlarla karşılaşıyoruz. The Night Agent dizisi Netflix'te yayınlanır yayınlanmaz hemen izlemeye koyuldum ve diziyi bitirdim. Bugünse hemen kolları sıvayıp the night agent dizisi konusu ne? izlenir mi? gibi sorularınıza yanıt vermeye çalışmak istedim. 19 İyi Netflix Filmi! ►  Hadi gelin şimdi Netflix'in en yeni yapımı olan The Night Agent dizisine şöyle daha yakından bir bakalım ve diziyi izleyip bitiren biri olarak dizi hakkındaki düşünce ve yorumlarımla da izlemeyen sizler için biraz fikir vermeye çalışayım... E hadi! Yorumuma geçmeden önce; The Night Agent dizi konusu nedir? gelin ona bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/321/17/the-night-agent-netflix-in-bol-siyasetli-biraz-kosturmacali-yeni-suc-aksiyon-dizisi-780x439.png[/RESIM]The Night Agent ismindeki dizimiz, Beyaz Saray'ın pek de sevilmeyen bir birimi olan Gece Harekatı çağrı merkezinde çalışıyor. Beklenen telefon çok nadir çaldığı için pek çok kişinin istemediği bu birimde gecelerini geçiren adamımızın hayatı bir gece gelen bir telefon ile tamamen değişiyor. Adamımız devleti için çalışmak, ülkesine faydalı olmak isterken kendini birden çok farklı bir dünyanın içinde buluyor ve bir koşturmacadır böylece başlıyor... Uzun zamandır bu kadar kötü başlayıp bu kadar iyi toparlayan bir dizi izlememiştim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/321/77/the-night-agent-netflix-in-bol-siyasetli-biraz-kosturmacali-yeni-suc-aksiyon-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizinin ilk bölümünü izlediğimde "Ah be Netflix... Yine olmadı..." diye mırıldanıp, ayırdığım ve ayıracağım zamanlara üzülmüştüm ki çok ilginç bir şey oldu ve dizi, temposunu nefis bir şekilde arttırmayı başardı. Yıllardır her hafta onlarca dizi, film izleyen biri olarak ilk bölümü bu kadar vasat, diğer bölümlerindeki sürükleyiciliği ise bu kadar iyi olan bir dizi daha izledim mi? hatırlayamıyorum...  Oyunculuklar tabanda, fakat sürükleyiciliği zirvede![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/321/24/the-night-agent-netflix-in-bol-siyasetli-biraz-kosturmacali-yeni-suc-aksiyon-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizide birkaç karakter dışında iyi bir oyunculuk olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim.  Bazı oyunculuklar o kadar çok sırıtıyor ki, izlerken gerçeklikten tamamen kopuyoruz. Yani oynayamadığı ve oyuncu olduğu o kadar belli oluyor ve izleyene geçiyor ki, ABD başkanıymış, Beyaz Saray'da dönen dolaplarmış, hepsinin gerçekçiliği kaybolup gidiyor... Fakat tüm bunlara rağmen dizinin sürükleyiciliği çok başarılı. - - - - - -  Özet: Eğer Netflix'te izleyecek iyi bir dizi bulamıyorsanız; ABD'nin kalbi Beyaz Saray'da dönen dolapları, siyaset ve suç ağlarının iç içe geçtiği bir ortamı, suç ve aksiyon dolu olayları içeren bu yeni Netflix dizisi tam sizlik olabilir. Yukarıda da dediğim gibi oyunculuklara pek takılmazsanız, hikayenin sürükleyiciliği ve yarattığı merak unsuru sizi bu diziye bağlayabilir... Kaan demişti dersiniz. - - - - - -  ● The Night Agent dizisi Netflix'te var mı? Evet, The Night Agent dizisi Netflix'in orijinal yapımları arasında.  ● The Night Agent dizisi kaç bölüm? Dizinin 1. sezonu ortalama 45 dakikalık 10 bölümden oluşuyor. Ayrıca The Night Agent dizisi 2. sezonu da gelecek. ● Dizinin oyuncuları kimler? Dizimizin başrol koltuklarında Luciane Buchanan, Gabriel Basso, Eve Harlow, Hong Chau ve D.B. Woodside gibi isimler yer alıyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
24b
0
3 yıl
Christopher Nolan'ın 'Noluyo Lan?' Dedirten Beyin Yakan Filmi; "Tenet" | İnceleme
Christopher Nolan'ın 'Noluyo Lan?' Dedirten Beyin Yakan Filmi; "Tenet" | İnceleme
Uzun zamandır Beynimi Yaksın kategorime bir film ekleyememenin üzüntüsü içindeydim. Fakat Nolan imzalı "Tenet", bu sorunumu çözdü ve beyin yakan filmler listelerimde şimdiden yerini almayı başardı. Her yerde "Tenet filmi konusunu anlayan var mı?" şeklinde sorular görüp, "Tenet filmi inceleme" başlığı adı altında aşırı karışık, yazanın bile anlamadan yazdığı analizler görünce kolları sıvadım ve size kısa ve öz cümleler ile Tenet filmi incelemesi hazırlamak istedim.  Beyin Yakan Film Tavsiyeleri! ► Hadi gelin şimdi son zamanların en karışık, en kafa yoran, en beyin yakan filmi Tenet'in konusuna, anlatmak istediğine bir bakalım ve kafanızda bazı taşların yerine oturmasını sağlayalım... Hadi!  Öncelikle Tenet filminin konusuna şöyle bir bakalım[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/10/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.png[/RESIM]Filmin karışık konusunu en basite indirgersek ortaya; Dünyayı büyük bir tehlikeden kurtarmaya çalışan bir organizasyon ve bir kahraman çıkıyor. Casusumuz kendisine yardım edenlerle de birlikte kötü adamı durdurmaya ve dünyayı kurtarmaya çalışıyor. Tabi olay bu kadar basit ilerlemiyor ve zamanın hem ileriye hem de geriye akması gibi birçok beyin yakan detay da olaya dahil oluyor.  Bundan sonrası SPOİLER, izledikten sonra kafanızdaki soru işaretlerini biraz olsun gidermek için buraya uğrayın...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/68/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.png[/RESIM] Kemerlerinizi bağlayın, Christopher Nolan'ın dünyasına doğru yola çıkıyoruz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/71/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.png[/RESIM]Nolan bu filmin temel aldığı "ters yöne akan zaman" fikrini 20 yıldır düşünüyormuş. Bunu Tenet'in senaryosuna dönüştürmesi de 4-5 yılını almış. E hal böyle olunca, ortaya da bu içinden çıkılamayacak gibi görünen, beyin yakan film çıkıyor.  Her şey insanoğlunun dünyayı tüketmesiyle başlıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/8/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.png[/RESIM]Gelecekteki insanlar, bitip tükenmek üzere olan dünyayı kurtarmak için hiçbir şey yapamayınca (Interstellar filmindeki dünyayı kurtaramayınca uzayda yeni arayışlara girmek gibi düşünebilirsiniz) zamanı geri almayı keşfetmişler. Dikkat edin zamanda geriye gitmek değil, zamanı geriye almak diyorum. Yani zamanı geriye alarak, dünyayı hiç kirlenmemiş, tüketilmemiş, el değmemiş haline getirmek istiyorlar. Bunu da zamanı geriye alarak gittikleri yerlere "evriltilmiş" denen, ters yöne hareket eden şeyleri bırakıyorlar ki onlarla karşılaşan kişiler bunların gelecekten geldiğini düşünüp mümkün olduğunu anlayabilsin. Filmimizin kahramanı laboratuvarda evriltilmiş kurşun ile ilk tanıştığında bilim kadınının ona "Bunları kimin yaptığını bilmiyoruz, bize gelecekten gönderiliyor" dediğini hatırlayın.  Peki kötü adamımız Sator bu olayın neresinde?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/73/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.jpg[/RESIM]Yukarıda bahsettiğim ve sonu gelen dünyada yaşamaya çalışan gelecekteki kişiler gönderdikleri mesajla zaman makinesi yaratılması görevini Sator'a veriyorlar. Filmde Sator'un Plütonyum ararken bulduğu mesajı hatırlayın. Yani aslında o günkü nesil de hayatta kalmaya çalışıyor, zamanı geriye almaya çalışan gelecek nesil de. İşte filmde de tam olarak bunu konu alan bir diyalog geçiyor. İsmi söylenmeyen başrolümüz "Herkes kendi nesli için mücade verir" diyor, Sator da cevap olarak şunu söylüyor; "Onlar da tam olarak bunu yapıyor..." yani buradan da anlayacağınız gibi aslında filmde kötü bir taraf yok. Herkes kendi dünyasını kurtarma peşinde fakat Sator, gelecektekilerin adamı konumundan dünyanın sonunu getiren hem de kafasına göre istediği zaman getirebilen bir adama dönüşünce kötü taraf ortaya çıkmış oluyor.  Geçmişe gidip dedenizi öldürseniz anne-babanız ve dolayısıyla siz de hiç doğmamış olursunuz, peki o zaman dedenizi kim öldürdü?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/67/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.png[/RESIM]İşte film "Büyükbaba Paradoksu" olarak bilinen bu meşhur paradoksa da değiniyor. Aslında tüm film bu mantığın üzerine kurulu bile diyebiliriz. Hatta filmde bu paradoks sonrasında gelecektekilerin dünyayı kurtarma planı için "E bizi yok ederlerse onlar da yok olmaz mı?" diye soruluyor, Neil karakteri ise "Yok o işler pek öyle değil" gibi bir cevap veriyor.  Gelelim benim düşüncelerime...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/35/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.jpg[/RESIM]Aslında hep düşündüğüm bir konuydu bu; Her insanın 3 farklı boyutu olabilir mi? Biri geçmişteki ben, diğeri şu an bunları size yazan ben ve gelecekteki ben... İşte bu filmde biraz olsun bu müthiş ve bir o kadar da uçuk fikri somut bir şekilde görme fırsatı buldum.  • Filmin en başında opera binasında Neil'ın, başrolümüzü kurtarma olayı güzeldi. Tabi çantasından sarkan kırmızı ip sayesinde bunu çok sonra anlasak da, meğer daha ilk 5 dakikada filmin çok sonralarına şahit olmuşuz. Bu gerçekten müthişti.  • Sator'un eşi Kat, "Tekneden suya atlayan bir kadın gördüm, özgürlüğünü kıskandım" diyordu fakat filmin 2. yarısında o kadının kendisi olduğunu öğrendik. Bu da çok beyin açıcı bir ayrıntıydı.  • Neil, adamımızın görev başında alkol almadığını bilerek ona diyet kola söylüyordu, çünkü Neil gelecekten geriye doğru geliyor, başrolümüz ise ileriye gidiyordu. Yani Neil, adamımızla yıllardır tanışıyordu hatta bir yerde de başrolümüze "Beni sen işe aldın" diyor. Bu da her şeyi açıklıyor.  • Son saldırı sahnesinde helikopterlerin geriye gidip, takımlardan birinin geriye diğerinin ise ileriye hareket etmesi müthiş, binanın patlama sahnesi ise olağanüstüydü diyebilirim. O sahneyi izledikten sonra işte sinema böyle olmalı diye iç geçirdiğimi bile söyleyebilirim...  • Anında geriye ışınlanmak ve laps! diye her şeyi sıfırlamaktansa yavaş yavaş geriye sarma fikri acayip hoşuma gitti. Bu çılgın fikri, silaha geri giren kurşunları, teybin geriye sarılması gibi terse dönen detayları nasıl daha önce böylesine net izlememişiz ki? Her şeyi geçseniz bile sadece bu çılgın fikri için bu film defalarca izlenir.  • En çılgın fikrimi en sona bıraktım; Sator, gelecekteki başrolümüz için çalışıyor olabilir. Adamımız ileriye gidiyor neticede, henüz ileride neler olduğunu, olacağını bilmiyor Neil gibi. Hatta filmin tam ortalarında Sator başrolümüzü kendisini izlerken yakalatıyor ve başrolümüze Tenet ekibinin kendi aralarında dostu düşmanı ayırmak için kullandığı "Alacakaranlık bir dünyada yaşıyoruz" cümlesini söylüyor, onu zarflıyor fakat adamımız "O da ne? (Şair) Whitman'dan bir dize mi?" diye cevap veriyor. Aslında burada o cümleye cevaben "Gün batarken dostun yoktur" demesi gerekiyordu... Yani benimki nacizane bir fikir tabi.  Bu arada filmin ismi, hatta Sator ve Opera kelimeleri bile öylesine seçilmiş şeyler değil![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/11/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.jpg[/RESIM]Gördüğünüz bu şey Latin Palindromu veya Sator Kareleri olarak geçiyor. Özelliği ise hem sağdan sola, hem soldan sağa, hem yukarıdan aşağıya, hem de aşağıdan yukarıya okunabiliyor olması. Hepsinde aynı kelimeler çıkıyor. İşte çılgın adamımız Nolan da filmin konusuyla da uyumlu olduğu için filmin adını ve içindeki konu ile isimleri böyle yerlerden ilham alarak kullanmış, bunu da görün istedim.   SONUÇ: Bence film gerçekten ince elenip sık dokulmuş başarılı bir yapım. Nolan zaten hem filmden önce, hem de filmde bolca "Çok takılma, hisset" gibi şeyler söylüyor izleyiciye. Karakterlerin arka planlarına bakma diyor yani, kim kimdir, duyguları var mıdır, aşık olur mu, nereden geldi nereye gidiyor oralara pek takılma, büyük resmi gör... Şaka bir yana film gerçekten 2-3 kez izlemeyi hak ediyor. Bazı filmler gerçekten hazmedilmesi için hakkında bir şeyler okunması gereken filmler oluyor ve bence bu film de onlardan biri... Umarım buraya kadar okumuş ve kafanızdaki bazı soru işaretlerini kaldırmışsınızdır.  - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
29b
2
5 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.