Eksen Dijitale Kayıyor: Acun Ilıcalı'nın Yeni Dijital Platformu 'Exxen'

24 Eylül 2020
16b
0 Yorum
Eksen Dijitale Kayıyor: Acun Ilıcalı'nın Yeni Dijital Platformu 'Exxen'

Gündemi yoklamayı bilen, Türkiye'yi çok iyi tanıyan ve bu sektörde gerçekten başarılı işler yapan Acun Ilıcalı, Exxen isminde yeni bir dijital platform kurduğunu açıkladı. E hal böyle olunca da birçok kişi hemen kolları sıvayıp "Exxen iş başvurusu", "Exxen'de neler var?", "Exxen nasıl okunur? Ne demektir?" gibi birçok farklı türde soruları yağdırdı. E işin içinde Netflix benzeri bir dijital platform da olunca konu benim de ilgimi çekti ve Exxen'i şöyle bir araştırdım. 

Netflix'te İzlenecek 9 İyi Film ► 

Hadi gelin şimdi sizle Acun Ilıcalı imzalı yeni dijital platform Exxen nedir? İçinde dizi, film, belgesel mi var yoksa TV8 benzeri yarışma programları mı? sorularını yanıtlayalım!

Öncelikle nerden geldi bu isim?

Eksen Dijitale Kayıyor: Acun Ilıcalı'nın Yeni Dijital Platformu 'Exxen'
Acun Ilıcalı, Exxen isminin Ali Taran tarafından bulunduğunu ve kendisinin de bu ismi çok beğendiğini söylüyor. Bana sorarsanız da isim yani "marka" gerçekten başarılı. Göze hoş geliyor, "X" harfi direkt olarak Netflix'i andırıyor ve akla getiriyor. Bu gerçekten akıllıca ve ağızda da akıyor. 

Peki Exxen'de neler olacak?

Eksen Dijitale Kayıyor: Acun Ilıcalı'nın Yeni Dijital Platformu 'Exxen'
Acun Ilıcalı, gazeteci Candaş Tolga Işık'ın programında Exxen'in çok zengin bir içeriğinin olacağınan bahsediyor. Hatta hep hayalini kurduğu sürpriz bir projeden de bahseden Ilıcalı, Exxen'in içerik olarak kullanıcılarını mutlu edeceğini söylüyor. Ayrıca Exxen'de başarılı belgeseller de izleyeceğiz. Bunun yanında çok konuşulacak olan model yarışmaları, mankenlik yarışmaları da göreceğiz. Exxen'deki belgesellerin de çok başarılı olması, hatta Kültür Bakanlığı'nca da desteklenmesi düşünülüyor. Bu arada Exxen'in başında da 50 yaşındaki televizyoncu "Ümmü Burhan" yer alıyor.

GÜNCEL: Beyazıt Öztürk ve İbrahim Büyükak da Exxen'de bir program yapacaklar. 

Exxen nasıl okunuyor?

Eksen Dijitale Kayıyor: Acun Ilıcalı'nın Yeni Dijital Platformu 'Exxen'
Başlıkta da gördüğünüz gibi ben Exxen için "Eksen" dedim fakat farklı okunuşları ve anlamları da çıkabilir tabi. Fakat yukarıda da söylediğim gibi isim, logo ve telaffuz açısından çok başarılı bir "marka" olacak diyebiliriz. Bu yüzden Exxen'e iş başvurusu yapıp kabul edilecek kişiler gerçekten CV'lerine iyi bir referans ekleme fırsatı bulacaklar. 

- - - - - 

NOT: Şahsen Acun Ilıcalı'nın 'Eksen'ini dijitale kaydırmasının geç olduğunu bile düşünenlerdenim fakat geç olsun güç olmasın tabi. Artık devir dijital devri ve o da sonunda bunu fark edip geleneksel medya yerine dijitalde ses getirmenin daha doğru olduğunu düşünenlerden... Diğer televizyon kanallarına nazaran TV8'in daha genç bir izleyici kitlesi olduğunu hepimiz biliyoruz. Örneğin ATV gibi bir kanal dijitale geçseydi peşinden kimseleri sürükleyemezdi, fakat Acun Ilıcalı izleyici kitlesinin dijitale yabancı olmadığını biliyor ve tahminimce Exatlon'da da olduğu gibi sosyal medya fenomenlerini Exxen'de de fazlasıyla göreceğiz. 

- - - - - 

Eksen Dijitale Kayıyor: Acun Ilıcalı'nın Yeni Dijital Platformu 'Exxen'

Modunu Seç ►

Eksen Dijitale Kayıyor: Acun Ilıcalı'nın Yeni Dijital Platformu 'Exxen'

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
acun ılıcalı exxenexxen iş başvurusuexxen nedirexxen ne demekexxen okunuşuexxen üyelikexxen dizi film
EN AKTİF ÜYELER
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
17b
0
7 yıl
İkinci Dünya Savaşını Konu Alan 7 Etkileyici Film Önerisi!
İkinci Dünya Savaşını Konu Alan 7 Etkileyici Film Önerisi!
Şüphesiz "İkinci Dünya Savaşı", tarihin akışını değiştiren en büyük çaplı olaylardan. Bu yüzden ki pek çok kişi ikinci dünya savaşı filmleri izlemek istiyor. Bu yüzden ben de bugün size İkinci Dünya Savaşını konu alan iyi filmleri listeledim. Bu ikinci dünya savaşı filmleri, hem biraz iyi vakit geçirmek, hem de tarihi açıdan bilgi edinmek için gerçekten birebir.  Hadi gelin şimdi her biri de savaşın farklı boyutunu ele alan o etkileyici ikinci dünya savaşı filmleri nelermiş birlikte göz atalım! (Vahşi doğada geçen hayatta kalma filmi tavsiyelerime de buraya tıklayarak göz atabilirsiniz) 1. İkinci dünya savaşını konu alan film önerileri listeme, bir suikasti konu alan "Anthropoid" ile başlamak istiyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/55/79/ikinci-dunya-savasini-konu-alan-7-etkileyici-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]"Kaan bu filmin konusu nedir? IMDB puanı, izleyenlerin yorumları nasıl?" diyenler hemen aşağıdaki butonu tıklayabilir. Filme Git ► 2. Bir diğer ikinci dünya savaşı konulu film önerimiz ise "Der Hauptmann" oluyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/55/34/ikinci-dunya-savasini-konu-alan-7-etkileyici-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Savaş anında firar ettiniz ve bir komutan kıyafeti giydiniz diyelim, sonra neler olurdu? Kimse sizi sorgulamadan birden komutan gibi davranabilir miydiniz? İşte bu film bu gerçek olayı konu alıyor. Kaçırmayın!  Filme Git ► 3. Sıradaki filmimiz ise ikinci dünya savaşı sırasında bir bilim insanın verdiği akıl dolu mücadeleyi konu alıyor; "The Imitation Game: Enigma"...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/55/92/ikinci-dunya-savasini-konu-alan-7-etkileyici-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bu film ise ünlü İngiliz matematikçi Alan Turing'i konu alıyor. Filme Git ► 4. Bir başka ikinci dünya savaşını konu alan film önerisi ise "Fury"![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/55/75/ikinci-dunya-savasini-konu-alan-7-etkileyici-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bu film ise, 5 kişilik bir ekibin, zırhlı tanklarıyla verdiği mücadeleyi işliyor. Özellikle tank filmlerini sevenler bu filmi kaçırmasın. Filme Git ► 5. "Hitler'in son günleri nasıldı?" derseniz de "Der Untergang" filmi tam sizlik![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/55/39/ikinci-dunya-savasini-konu-alan-7-etkileyici-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Adolf Hitler'in son günlerini merak ediyorsanız bu filmi muhakkak izlemelisiniz. Filme Git ► 6. Sıradaki film önerim ise ikinci dünya savaşında yapılan insan dışı işkencelerin gün yüzüne çıkmasını konu alıyor; "Labyrinth of Lies"...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/55/29/ikinci-dunya-savasini-konu-alan-7-etkileyici-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bu filmde ise işkenceler yapan Nazi subaylarının hesap vermelerini izliyoruz.  Filme Git ► 7. İkinci dünya savaşının hüzünlü taraflarını ele alan film "The Boy in the Striped Pyjamas" ise listemdeki son 2. dünya savaşı film önerim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/55/70/ikinci-dunya-savasini-konu-alan-7-etkileyici-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bu etkileyici film ise gözünüzden birkaç damla yaş düşürebilir. Aklınızdan yıllarca çıkmayacağı kesin...  Filme Git ► BONUS: Riphagen![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/55/69/ikinci-dunya-savasini-konu-alan-7-etkileyici-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bu film ise gerçekten yaşanmış olayları işliyor ve kesinlikle izleyiciyi etkilemeyi başarıyor.  Filme Git ► ● Bunlar kesmediyse hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film önerisi bulabilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
31b
0
7 yıl
The Peripheral: Amazon Prime'ın METAVERSE Konulu Yeni Fantastik Bilim Kurgu Dizisi!
The Peripheral: Amazon Prime'ın METAVERSE Konulu Yeni Fantastik Bilim Kurgu Dizisi!
Amazon Prime'da "Yüzüklerin Efendisi Güç Yüzükleri" dizisi sezon finali yapınca pek çok kişi "Ne izlesem?" boşluğuna düştü. İşte Amazon da bu boşluğu nefis bir şekilde doldurdu ve yeni The Peripheral dizisini hemen yayına aldı. The Peripheral dizisi benim de yayınlanmasını beklediğim ve 'iyi' olduğunu tahmin ettiğim yeni diziler arasındaydı. Diziyi izledim ve the peripheral dizisi konusu ne? The Peripheral dizisi izlenir mi? gibi sorularınız için kolları sıvayıp size bu diziden kısaca bahsetmek istedim. METAVERSE Temalı Filmler ►  Hadi gelin şimdi Amazon Prime Video'nun yeni yayınlamaya başladığı The Peripheral dizisi konusuna, oyuncularına ve en önemlisi de izlenebilirliliğine şöyle birlikte bir göz atalım... Hadi! Yorumuma geçmeden önce size The Peripheral dizisi konusundan biraz bahsedeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/307/99/the-peripheral-amazon-prime-in-metaverse-konulu-yeni-fantastik-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizimiz, küçük bir kasabada hasta annesi ve savaş gazisi ağabeyiyle yaşayan genç, yetenekli ve güzel bir kadının yaşadıklarını konu alıyor. 2030 ve 2100 yıllarında yaşananları işleyen dizimizde, VR dediğimiz sanal gözlükler ile oyun oynamanın oldukça yaygın olduğu bir zaman dilimine konuk oluyoruz. Genç kızımız ise bu konuda oldukça yetenekli. Ağabeyinin geçemediği bölümleri hemen bir çırpıda geçiveriyor. İşte bu yeteneği fark eden büyük bir şirket de ona direkt olarak insan beynine ve sinir sistemine bağlanan bir VR gözlük gönderip "Bu yeni ürünümüz, denemen karşılığında şu kadar da para veriyoruz..." diyor ve genç kızımız kendini birden sanal mı yoksa gerçek mi olduğunu anlayamadığı bir dünyada buluyor. İşte The Peripheral isimli bu dizimizde, izleyici olarak biz de kendimizi bu farklı dünyada buluyoruz. Bu dizi beni yakalamayı başardı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/307/75/the-peripheral-amazon-prime-in-metaverse-konulu-yeni-fantastik-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]İçinde hem zamanlar arası yolculuk, hem de METAVERSE gibi geleceğimizin dünyasını işleyen bu dizi beni yakalamayı başardı. Dizinin atmosferini, kullanılan görsel efektleri, tasarlanan irili ufaklı cihaz/aparat/eşyaları başarılı buldum diyebilirim. İyi bilim kurgu filmlerine nazaran, iyi bilim kurgu dizilerine çok rast gelemiyoruz ne yazık ki. Bence bu dizi, bu fantastik-bilim kurgu dizisi yokluğunda, özellikle benim gibi bu türe ilgi duyanlar için çölde vaha gibi. Ha olumsuzlukar yok mu? Var.. Onlara da birazdan aşağıda değineceğim. Dizinin arkasında, nefis dizi Westworld'ün yapımcıları var![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/307/87/the-peripheral-amazon-prime-in-metaverse-konulu-yeni-fantastik-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]The Peripheral dizisini izleyen herkes, (eğer daha önceden izlemişse) hemen Westworld dizisindeki tadı alacaktır. Bu gayet normal çünkü The Peripheral dizimizin arkasında da Westworld dizisi yapımcıları Lisa Joy ve Jonathan Nolan yer alıyor. Ayrıca dizi, William Gibson tarafından yazılan aynı adlı kitaptan uyarlama. Bu açıdan bakınca da, bu dizinin oldukça uzun soluklu bir yapım olacağını söyleyebiliriz. "Kaan hiç mi olumsuz yorumun yok?" diyenler için...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/307/74/the-peripheral-amazon-prime-in-metaverse-konulu-yeni-fantastik-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]Diziyi genel olarak beğensem de oyunculukların (belki de atmosfer gereğidir, bilemiyorum) tümünde bir donukluk hissettim. Fakat tüm oyuncularda böyle hissedince, bunun dizinin genel temasıyla ilgili olduğunu düşündüm. Fakat eğer değil ise, dizide çok üst düzey oyunculuklar görmediğimi söylemek isterim. Bunun yanında takvimlerin 2100'leri gösterdiği yıllarda daha gelişmiş bir toplum ve çok daha uçuk bir dünya görmek beni çok daha mutlu ederdi, ne bileyim...  - - - - - - - - -  Özet: Amazon Prime Video'da yayınlanmaya başlayan The Peripheral ismindeki bu yeni dizi, özellikle fantastik-bilim kurgu türünde izleyecek bir şeyler arayanlar için iyi bir seçenek olabilir. Metaverse, zamanda yolculuk ve TENET filmindeki gibi farklı bir şeyler sunmayı başaran bu dizi, bence izlenebilir bir yapım... Karar sizin. Üstelik sürükleyiciliği de oldukça fazla... Ayrıca bu yapımın yayına girdiğini bana haber verip hemen izlememi sağlayan aranızdan Serhat'a da teşekkürler ediyorum.  - - - - - - - - -  ● The Peripheral dizisi Netflix'te var mı? Maalesef. Dizi Netflix'te bulunmuyor. Amazon dizisi olduğu için, Amazon Prime Video'da izlenebilir. ● The Peripheral dizisi kaç bölüm? Dizi, 8 bölümden oluşuyor. Bir kitap uyarlaması olduğu için birkaç sezon sürecek uzun soluklu bir dizi olduğunu söyleyebiliriz. ● Dizinin oyuncuları kimler? Dizinin başrollerini Chloe Grace Moretz, Jack Reynor ve Gary Carr paylaşıyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
18b
3
3 yıl
Konusu Gerçek! Netflix'in Yeni Mini Dizisi "The Serpent" İzlenir mi?
Konusu Gerçek! Netflix'in Yeni Mini Dizisi "The Serpent" İzlenir mi?
Netflix'te yayınlanmasını çok beklediğim yapımlar var. İşte The Serpent dizisi de bunlardan biriydi. BBC yapımı olan fakat Netflix'te de sadece birkaç gün önce yayınlanan bu diziyi hemen bir koşu izleyip, bitirip geldim ve "the serpent konusu ne?", "the serpent dizisi yorumları nasıl?" gibi soruları olan sizler için kısaca bu diziden bahsetmek istiyorum. İyi Dizi Tavsiyeleri İçin Tıkla! ►  Hadi gelin şimdi içinde hepimizin tanıdığı bir Türk oyuncunun da yer aldığı The Serpent dizisi neyi konu alıyor? Oyuncu kadrosu nasıl? ve en önemlisi de bu dizi izlenir mi? onlara birlikte bakalım. Yorumuma geçmeden önce "Kaan bu dizinin konusu ne?" diyenler için kısaca bahsedeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/244/74/konusu-gercek-netflix-in-yeni-mini-dizisi-the-serpent-izlenir-mi-780x439.png[/RESIM]Dizi gerçek kişi ve olayları işliyor. 1970'li yıllarda Güneydoğu Asya'da, Batı'dan gelen genç turistlerin peşine düşen seri katil Charles Sobhraj'ı konu alıyor. Dizi, bu suçlunun ortaya çıkış sürecini, yaptıklarını ve sonrasında yaşananları işliyor. Yani tamamen bir zamanlar yaşanmış olan gerçek olayları izliyoruz dizimizde.  Bu dizi izlenir... Neden mi? Anlatayım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/244/40/konusu-gercek-netflix-in-yeni-mini-dizisi-the-serpent-izlenir-mi-780x439.png[/RESIM]Öncelikle dekoruyla, saçıyla, makyajıyla, arabasıyla, eşyasıyla, havasıyla bir 'dönem dizisi' yapmak gerçekten yürek ister. Fakat bu dizi bir dönem dizisini de geçip gerçekten tam olarak o dönemin dizisi olmuş. Dizi, merdiveninden aynasına, sandalyesinden radyosuna kadar o kadar ince düşünülerek dönemine göre hazırlanmış ki gerçekten ayakta alkışladım. Sadece dizinin zaman kurgusu biraz farklı işliyor fakat olayı çözünce o bile izleyene büyük haz vermeye başlıyor. Dizi, peşinden sürüklemeyi başarıyor. Kadroda bir de Türk var: İlker Kaleli![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/244/19/konusu-gercek-netflix-in-yeni-mini-dizisi-the-serpent-izlenir-mi-780x439.png[/RESIM]Diziyi izlemeye başlayınca bir Türk pasaportu gözünüze çarpacak, heh işte onun sahibi, hepimizin tanıdığı bildiği Türk oyuncu İlker Kaleli ve kendisinin de bu dizide bir rolü var. Kaleli'nin bu dizide yer alacağı 2019 yılında duyurulmuştu fakat sonra pek ses çıkmayınca unutulmuştu. Şimdi bu diziyi izleyen herkes eminim "the serpent ilker kaleli" şeklinde bir arama yapacak ve bilgiyi doğrulamaya çalışacak... Evet Kaleli de dizide, hem de biraz hippi... Başrolümüzü de yer yer Nusret'e benzettim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/244/25/konusu-gercek-netflix-in-yeni-mini-dizisi-the-serpent-izlenir-mi-780x439.png[/RESIM]Umarım bu benzetmeyi yapan tek kişi ben olmam... Başrolümüz Tahar Rahim, bende fazlasıyla Nusret havası bıraktı diyebilirim. ÖZET: Dizi beni sonuna kadar peşinden sürüklemeyi başardı. Oyuncu kadrosu gayet iyi. Hikaye zaten çarpıcı ve bir o kadar da gerçek. Dizisi olmasa, çoğu kişi bu yaşananların gerçek olduğunu düşünmezdi... İşin özü; eğer zamanınız varsa bu dizi tavsiyemdir, kaçırmayın.  ---------- • Dizi bölüm süreleri nasıl? Dizi, her biri ortalama 1 saat uzunluğundaki 8 bölümden oluşuyor. • Dizi Netflix'te var mı? Evet, dizi Netflix'te izlenebilir.  • The Serpent dizisi oyuncuları kimler? Dizinin oyuncu kadrosunda Tahar Rahim, Jenna Coleman, Amesh Edireweera, Elli Bamber ve Billy Howle yer alıyor. ---------- [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
24b
0
4 yıl
Kore'den Uyarladık: "7. Koğuştaki Mucize" Filmi Geliyor, Aras Bulut İynemli Döktürüyor!
Kore'den Uyarladık: "7. Koğuştaki Mucize" Filmi Geliyor, Aras Bulut İynemli Döktürüyor!
Ülkemiz Orta Doğu ve balkanlara kadar birçok ülkeye dizi satan dev bir fabrika. Hatta şu an gidin İran'a, ya da farklı bir orta doğu ülkesine, televizyonlarda hala "Binbir Gece" ve "Muhteşem Yüzyıl" gibi dizilerimizin döndüğünü göreceksiniz. Peki ya film? Dış dünyada büyük ses getiren filmlerimiz de var mı? Eh işte... Fakat uyarlama konusunda oldukça ileride olduğumuzu söylemeliyim. Hatta bugün de size bunun bir örneğini göstereceğim. Yakın bir tarihte, başrolünde Aras Bulut İynemli'nin olduğu 7. Koğuştaki Mucize filmi vizyona giriyor!  Hadi gelin şimdi, dünyanın birçok yerinde büyük ilgi gören Güney Kore yapımı "Miracle in Cell No. 7" filminin Türkiye uyarlaması olan "7. Koğuştaki Mucize" filmi ne zaman vizyona giriyor, oyuncuları kimler, konusu tam olarak neymiş onlara bir göz atalım.  Öncelikle orijinal filmi, yani Güney Kore yapımı "Miracle in Cell No. 7" filmini uzun zaman önce izlemiş ve size de burada tavsiye etmiştim[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/111/83/kore-den-uyarladik-7-kogustaki-mucize-filmi-geliyor-aras-bulut-iynemli-dokturuyor-780x439.jpg[/RESIM]Film hakkındaki kısa yorumuma, IMDB puanına ve izleyen kişilerin görüşlerine aşağıdaki butona tıklayarak göz atabilirsiniz.  Filme Git ► "Peki Kaan 7. Koğuştaki Mucize filminin konusu ne?" derseniz de, hemen açıklayayım[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/111/45/kore-den-uyarladik-7-kogustaki-mucize-filmi-geliyor-aras-bulut-iynemli-dokturuyor-780x439.jpg[/RESIM]Küçük kızı ile zeka yaşı aynı olan bir babamız var. Bu babamız bir gün bir suça şahitlik ediyor ve suç bir şekilde onun üzerine kalıyor. Bu yüzden de hapise atılan adamımız idam cezasına çarptırılıyor. İşte bu hikaye de, çaresiz babamızın atıldığı hapishane hücresinde yaşananları konu alıyor.  7. Koğuştaki Mucize filmi kadrosunda ise şu isimler bulunuyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/111/98/kore-den-uyarladik-7-kogustaki-mucize-filmi-geliyor-aras-bulut-iynemli-dokturuyor-780x439.jpg[/RESIM]7. Koğuştaki Mucize filmi oyuncuları arasında Aras Bulut İynemli, Nisa Sofiya Aksongur ve İlker Aksum başta olmak üzere Celile Toyon, Mesut Akusta, Deniz Baysal, Yurdaer Okur ve Sarp Akkaya gibi isimler bulunuyor. Filmin yönetmen koltuğunda ise Mehmet Ada Öztekin oturuyor. Peki 7. Koğuştaki Mucize filmi ne zaman vizyona girecek?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/111/87/kore-den-uyarladik-7-kogustaki-mucize-filmi-geliyor-aras-bulut-iynemli-dokturuyor-780x439.jpeg[/RESIM]7. Koğuştaki Mucize filmi 11 Ekim’de vizyona girecek ve sinemalarda olacak.  İşte 7. Koğuştaki Mucize filminin fragmanı;[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=z_tgY9Nmo18[/VIDEO] ● Aşağıdaki butona tıklayarak da hemen modunuza göre film tavsiyesi bulabilirsiniz!  Modunu Seç ►  
17b
0
6 yıl
İngilizce Öğretmenliğini Bırakıp, 400 Felçli ve Engelli Köpeğe Annelik Yapan Kadın: Reyhan Avcı Karagözler
İngilizce Öğretmenliğini Bırakıp, 400 Felçli ve Engelli Köpeğe Annelik Yapan Kadın: Reyhan Avcı Karagözler
Bugün sizle, yakın bir süre önce keşfettiğim nefis bir insanı tanıştırmak istiyorum; Reyhan Avcı Karagözler...  Peki kim bu Reyhan Avcı? Ne yapar? [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/16/69/ingilizce-ogretmenligini-birakip-400-felcli-ve-engelli-kopege-annelik-yapan-kadin-reyhan-avci-karagozler-780x439.jpg[/RESIM] Reyhan ablamız eski bir İngilizce öğretmeni... "Eski" diyorum çünkü kendisi hasta köpeklerin çektiği acıyı ve insanların duyarsızlığını görünce İngilizce öğretmenliğini bırakmış ve Tekirdağ'da felçli ve engelli köpeklere kol kanat germek için kolları sıvamış... Sağlıklı köpeklere değil, çoğu insanın yüz çevirdiği felçli ve engelli köpeklere annelik yapıyor!  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/16/27/ingilizce-ogretmenligini-birakip-400-felcli-ve-engelli-kopege-annelik-yapan-kadin-reyhan-avci-karagozler-780x439.jpg[/RESIM] Yaşlı, hasta ve engelli tam 400 köpeğe annelik yapıyor!  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/16/45/ingilizce-ogretmenligini-birakip-400-felcli-ve-engelli-kopege-annelik-yapan-kadin-reyhan-avci-karagozler-780x439.jpg[/RESIM] Reyhan ablamız, her gün hepsinin yemeğini, vitaminini düzenli olarak veriyor hatta bacakları olmayan köpeklerin günlük kaşınma ihtiyaçlarını da tek tek elleriyle gideriyor...  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/16/31/ingilizce-ogretmenligini-birakip-400-felcli-ve-engelli-kopege-annelik-yapan-kadin-reyhan-avci-karagozler-780x439.jpg[/RESIM] Onlardan birini sahiplenmek isteyen insanlara kapısı daima açık!  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/16/11/ingilizce-ogretmenligini-birakip-400-felcli-ve-engelli-kopege-annelik-yapan-kadin-reyhan-avci-karagozler-780x439.jpg[/RESIM] "Reyhan Avcı Karagözler", şu dünyada "İyi insanlar iyi ki var..." dediğimiz o iyi insanlardan...  Siz de Tekirdağ Muratlı Yolu 4. km'de bulunan bu barınağı ziyaret edebilir, veya buraya tıklayarak Reyhan ablamıza ulaşabilir ve ona destek olmak ve karşılıksız sevgiyle dolu olan kalplerin hala dünyada var olduğunu göstermek için bu içeriği aşağıdan Facebook'ta paylaşabilirsiniz! 
9.6b
0
8 yıl
Sinemada Hüzün Dolu Gerçek Bir Hikaye Var: "Dumlupınar: Vatan Sağ Olsun" Filmi Geliyor!
Sinemada Hüzün Dolu Gerçek Bir Hikaye Var: "Dumlupınar: Vatan Sağ Olsun" Filmi Geliyor!
Ülkemiz, tarihinde çok fazla acı dolu olay yaşayan ve bu uğurda en çok kayıp veren ülkeler arasında. İşte tarihimizdeki en büyük acı olaylardan biri de, 67 yıl önce Çanakkale boğazında yaşanan Dumlupınar denizaltısı faciası... Çanakkale açıklarında, İsveç bandıralı bir şileple çarpışan denizaltımız batmış ve onlarca askerimiz bu kazada şehit olmuştu. İşte Dumlupınar: Vatan Sağolsun filmi de bu acı olayı sinemaya aktarıyor. Hadi gelin Dumlupınar: Vatan Sağolsun filmi detaylarına, konusuna, oyuncu kadrosuna ve hüzün dolu geçmişine birlikte bakalım.  "Konuşmayın, türkü söylemeyin ve sigara içmeyin..."[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/146/59/sinemada-huzun-dolu-gercek-bir-hikaye-var-dumlupinar-vatan-sag-olsun-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM]Evet, kaza olduktan sonra denizaltındaki askerler yüzeye bir şamandra göndererek yukarıdakiler ile temas kurmayı başarabilmişlerdi. Hattın su üstündeki ucundan ise, oksijenlerini tüketmemeleri için aşağıdakilere şunlar söyleniyordu; "Konuşmayın, türkü söylemeyin ve bir müddet sigara içmeden bizden gelecek yönergeleri bekleyin".. Tabi bu uyarılar bir süre sonra durumun imkansızlığı netleşince anlamlarını değiştirecekti. Yine aynı telsizin ucundan aşağıdakilere, "Artık konuşabilirsiniz, türkü söyleyebilir ve cigara içebilirsiniz" dendiği an tüm Türkiye'de acı bir feryat kopmuştu. Orada, aşağıdaydılar fakat milyonlarca kişi onları kurtararamıyorduk. Ve öyle de oldu. Oracıkta şehit oldular, hem de öyle çaresizce... İşte Dumlupınar: Vatan Sağolsun filmi, o şehitlerimize, ailelerine ve tüm Türk milletine armağan edilen bir eser olmak için yola çıkıyor. Filmin teknik kısımları için, Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz'den danışmanlık alındı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/146/66/sinemada-huzun-dolu-gercek-bir-hikaye-var-dumlupinar-vatan-sag-olsun-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM]Dumlupınar: Vatan Sağolsun filmi, gerçek ve etkileyici bir olayı konu aldığı için filmin tüm detayları ile gerçeğe en yakın şekilde olması gerekliydi. Bu yüzden film boyunca, Türkiye'de "Deniz" deyince akla ilk gelen isim olan, hatta "Mavi Vatan" tanımının da isim babası olan Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, bu film için tüm bilgilerini paylaştı ve danışmanlık verdi.  Filmin yönetmen koltuğunda Ayla, Müslüm ve Sarıkamış Çocukları filminin de yönetmeni olan "Can Ulkay" var[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/146/35/sinemada-huzun-dolu-gercek-bir-hikaye-var-dumlupinar-vatan-sag-olsun-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM]Filmin senaryosunu ise Mert Dikmen kaleme aldı.  Filmin oyuncu kadrosunda ise şu isimler bulunuyor; Farah Zeynep Abdullah[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/146/30/sinemada-huzun-dolu-gercek-bir-hikaye-var-dumlupinar-vatan-sag-olsun-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] Ali Atay[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/146/60/sinemada-huzun-dolu-gercek-bir-hikaye-var-dumlupinar-vatan-sag-olsun-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] Uğur Güneş[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/146/31/sinemada-huzun-dolu-gercek-bir-hikaye-var-dumlupinar-vatan-sag-olsun-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] İsmail Hacıoğlu[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/146/43/sinemada-huzun-dolu-gercek-bir-hikaye-var-dumlupinar-vatan-sag-olsun-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] Murat Yıldırım[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/146/1/sinemada-huzun-dolu-gercek-bir-hikaye-var-dumlupinar-vatan-sag-olsun-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] Taner Ölmez[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/146/37/sinemada-huzun-dolu-gercek-bir-hikaye-var-dumlupinar-vatan-sag-olsun-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] Filmin müzikleri ise Muhteşem Yüzyıl ve Ayla gibi yapımlarda da imzası olan Fahir Atakoğlu'na emanet[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/146/12/sinemada-huzun-dolu-gercek-bir-hikaye-var-dumlupinar-vatan-sag-olsun-filmi-geliyor-780x439.png[/RESIM] Tüm çalışmalar sonucunda kurtarılamayan aziz şehitlerimizin anısına hazırlanan Dumlupınar: Vatan Sağ Olsun filmi 17 Ocak 2020'de sinemalarda olacak![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/146/40/sinemada-huzun-dolu-gercek-bir-hikaye-var-dumlupinar-vatan-sag-olsun-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] Dumlupınar: Vatan Sağ Olsun filminin yayınlanan ilk kısa fragmanını da aşağıdan izleyebilirsiniz[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=qURELuI1i_M[/VIDEO] Dipnot: Mustafa Uslu, son zamanlarda, Türkiye seyircisinin nabzını tutmayı iyi başarıyor. Ayla, Müslüm, Naim ve şimdi de Dumlupınar: Vatan Sağolsun filminin yapımcılığını üstlenerek, birçok kişinin eleştirdiği fakat benim desteklediğim bir şeyi yapıyor. Ülkemizin tam da içinde barındırdığı, birçoğumuzun bildiği o konuların sinemaya taşınmasına destek oluyor. E dolayısıyla insanlar da bu harekete tepki veriyor ve sinemaya gidiyor. Bu durum bir "prim" bile olsa, bu sayede milyonlarca kişi gerçekten iyi filmler izliyor. Hatta hiç sinemanın yolunu bilmeyenler bile film izliyor, aileler sosyal hayata karışıyor. O yüzden filmde emeği geçenleri kutluyorum. Ha bir de unutmadan, aslında filmin adının doğru yazılışı "Dumlupınar: Vatan Sağ Olsun" fakat birçok resmi platformda "Sağolsun" şeklinde lanse edildiği için ben de ikisini birden kullanmak istedim.  Bu arada 2000 yılında gerçekten yaşanan bir patlama nedeniyle dibe çöken Rus denizaltısının içindeki askerleri konu alan bir Rus filmi tavsiyem de var, bu filmi de mutlaka izleyin derim; "Kursk"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/146/56/sinemada-huzun-dolu-gercek-bir-hikaye-var-dumlupinar-vatan-sag-olsun-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► ● Hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
19b
0
6 yıl
Sahnesinden Geçeni Milyonlara Duyuran Nefis Gizli Ev Konserleri: Sofar Sounds
Sahnesinden Geçeni Milyonlara Duyuran Nefis Gizli Ev Konserleri: Sofar Sounds
Bugün sizi müthiş bir organizasyon ile tanıştırmak istiyorum; "Sofar Sounds"... Hadi şimdi gelin, bu nefis organizasyona şöyle bir göz atalım!  Peki nedir bu Sofar Sounds? [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/12/68/sahnesinden-geceni-milyonlara-duyuran-nefis-gizli-ev-konserleri-sofar-sounds-780x439.jpg[/RESIM]Şimdi şöyle düşünün: Ya sanatçılar bir evin salonunda çalıp söyleseydi ve kavga, gürültü olmadan müthiş bir sessizlikte müziğe doyabilseydiniz? Nasıl olurdu? Süper değil mi? Heh işte şimdi bu fikrin gerçekten de var olduğunu düşünün... İşte size Sofar Sounds!  İçinde İstanbul'un da olduğu, dünyada 200'ün üzerindeki şehirde yapılıyor! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/12/22/sahnesinden-geceni-milyonlara-duyuran-nefis-gizli-ev-konserleri-sofar-sounds-780x439.jpg[/RESIM]Dünya üzerindeki birçok şehirde bulunan bu konsept, sanatçının duyulup, görülemediği kalabalık konserlerden bıkanlara ilaç gibi geliyor. Birkaç yıldır İstanbul'da da aktif olarak yapılıyor ve özellikle gençler tarafından çok seviliyor. Peki sistem nasıl işliyor? Bir ücret var mı?  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/12/6/sahnesinden-geceni-milyonlara-duyuran-nefis-gizli-ev-konserleri-sofar-sounds-780x439.jpeg[/RESIM]Öncelikle bu konserler tamamen ücretsiz. Başvurunuzu yapıyorsunuz ve konser gününden sadece 1 gün önce kura çekiliyor ve otomatik olarak seçilen kişilere konserin nerede olacağı ve hangi sanatçıların katılacağı hakkında bir mail gidiyor. Benim şahsen duyup, gördüğüm kadarıyla bu konserlere İstanbul'da 3 bin kadar başvuru geliyor. Fakat bir evin salonu ne kadar kişi alabilir ki? O yüzden de en fazla 50-60 kişi seçilebiliyor. Yani seçilenler gerçekten şanslı olanlar... Ayrıca eviniz geniş ise siz de ev sahipliği yapmak için Sofar'a başvuruda bulunabiliyorsunuz. Salonunuzda bir konser verilecek, düşünsenize! Çok çılgınca değil mi ama... Sofar'ı özel kılan şey ne?  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/12/69/sahnesinden-geceni-milyonlara-duyuran-nefis-gizli-ev-konserleri-sofar-sounds-780x439.jpg[/RESIM]Güleceksiniz belki ama benim için bu organizasyonu en kaliteli kılan şey (tabi yapılan müzikten sonra) dinleyicilerin telefonlarını kullanmalarının yasak olması. Yani yasak demeyelim de, salonun ortasında yere oturmuş müziğinizi dinlerken telefon kullanmak Sofar konseptinde yok. Yine aynı zamanda bir şeyler yememek ve konuşmamak da kurallardan. Yani Sofar, sizden sadece müziğe odaklanmanızı istiyor. Ayrıca Sofar sahnesinde sadece kendi şarkısı olan sanatçılar yer alıyor. İşte benim "Sofar Sounds İstanbul" konserleri sayesinde keşfettiğim ve şimdi milyonlarca kişinin dinleyip, bildiği o nefis sanatçılar;   1. Şimdilerde milyonlara seslenen "Kalben"... [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=av12BTEj5iU[/VIDEO] Kalben'i ilk keşfettiğimde dayanamamış ve kendisini Facebook üzerinden eklemiş ve mesaj atıp şarkısının akorlarını istemiştim. O da bir yaz akşamı hiç üşenmeden akorları bana yazıp yollamıştı. Tabi sonra çok fazla duyulunca hesabını kapatıp bir Facebook sayfası ile devam etti ve şimdi bence tam da istediği yerde. Kararlı, başarılı ve çok naif biri. 2. Ufuk Beydemir [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=CI-mSNugAfM[/VIDEO] "Ay Tenli Kadın" şarkısı ile beni benden alan bir diğer sanatçı. 3. Merve Çalkan [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=QE26NDkBcUE[/VIDEO] "Yanılır" şarkısı beni her dinleyişimde başka diyarlara götürüyor. İlginç ve müthiş. 4. Ah Güler Özince [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=m5VSGRU7Uv8[/VIDEO] Söylediği "Merkür Retrosu" ile beni benden alan bir diğer şahane sanatçı. 5. Simge Pınar [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=HSagelVvGlI[/VIDEO] Duyduğum en güzel melodilerden birini mırıldanan temiz yüzlü muhteşem genç. 6. Deniz Tekin [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=x_VGunLPukk[/VIDEO] Aslında Deniz ile farklı bir bağımız var. Facebook'un Facebook olduğu yıllarda Deniz ile takipleşmiş hatta ekleşmiştik. Sonraları Sofar ile o uçtu gitti tabi fakat hala Twitter'dan takipleşiriz. Yükselişinin evladı mezun olan baba gururuyla izlediğim yegane sanatçılardandır kendisi. Tiz sesi ile sizi alır götürür.  7. Sedef Sebüktekin [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=tas5AEqnmuk[/VIDEO] Gözümü kapatıp dinlediğimde içimde bir şeyleri kıpır kıpır yapan nefis ses!  8. Cihan Mürtezaoğlu [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=9XDNG9pGMRQ[/VIDEO] Her dinleyişte aynı etkiyi bırakan şarkılar çok azdır. Bu yüzden "Sarı Söz" çok nadir şarkılardan.  9. Selin Sümbültepe [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=B4lYtRCn06E[/VIDEO] Biraz hüzünlü, biraz kasvetli fakat şahane bir şarkının yaratıcısı... Ses rengi nefis sanatçı! 10. Can Kazaz [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=VPqZik2IWPo[/VIDEO] "Nereye Gidiyoruz" parçasının hareketli ritmi ile dinleyenin içini enerji dolduruyor!  Bonus: Mirkelam da Sofar sahnesindeydi!  [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=Yl2Tb7uFZ4Y[/VIDEO]   Siz de bu güzel hareketi buraya tıklayarak takip edebilirsiniz!      
7.8b
0
8 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.