Silahların Patlayıp Yumrukların Konuştuğu 7 İyi Aksiyon Filmi Önerisi
14 Eylül 2018
7.8b

"Film önerisi" konulu istatistiklere bakınca görüyoruz ki her gün binlerce kişi Google'a "Aksiyon filmi önerisi" yazıp derdine çare bulmaya çalışıyor. Ben de böyle bir talep olduğunu görünce hemen kolları sıvadım ve size buradaki "Vurdulu Kırdılı" kategorimde tavsiye ettiğim aksiyon filmlerinden 7 tanesini listeledim. Eğer siz de eşi dostu "İzleyecek film önerin var mı?", "Kanka bi film önersene..." diyerek darlayanlardansanız bu liste size de ilaç olabilir. Tabi dostlarınıza da... E hadi o zaman gelin, o aksiyon filmleri nelermiş birlikte görelim!   


1.Listemizin ilk sırasındaki film önerisi "The Man From Uncle" yani "Kod Adı U.N.C.L.E" oluyor... 


► "Kaan nedir bu film? Nasıl bir şeydir?" diyenler hemen buraya tıklayarak film hakkında yazdığım 3-5 cümlelik tavsiye metnine ışınlanabilir. 


2. Bir diğer aksiyon filmi önerimiz ise "Baby Driver", yani "Tam Gaz"


► Filmin tavsiye metnine ışınlanmak için buraya tıklayın

3. Bol koşturmacalı, bol vurdulu kırdılı bir film tavsiyesi ile daha devam edelim: "Hardcore Henry" 

► Filmin tavsiye metnine ışınlanmak için buraya tıklayın


4. Listemizin ortalarına geldiğimizde ise bizi nefis "Belko Experiment" yani "Belko Deneyi" filmi karşılıyor... 


► Filmin tavsiye metnine ışınlanmak için buraya tıklayın


5. İzleyenini aksiyona doyuran bir diğer film önerimiz ise "Operation Red Sea" yani "Kızıldeniz Operasyonu"... 


► Filmin tavsiye metnine ışınlanmak için buraya tıklayın


6. Koşturmacanın hiç bitmediği bir başka aksiyon filmi önerisi ise "Train to Busan" yani "Zombi Ekspresi"

 
► Filmin tavsiye metnine ışınlanmak için buraya tıklayın


7. Listemizdeki son aksiyon filmi önerisi ise "American Assassin" oluyor...


► Filmin tavsiye metnine ışınlanmak için buraya tıklayın


BONUS: E bir de bizden bir film olmasın mı? Tamamen aksiyon olmasa da vurdulu kırdılı nefis sahneleri ile benden alkışı kapan nefis film: "Panzehir"!

 
► Son filmimizin tavsiye metnine ışınlanmak için de buraya tıklayın

◆ Bunlar kesmedi mi? O zaman tam da buraya tıklayarak moduna göre film önerisi bulabilirsin! :)

aksiyon filmleriaksiyon filmi önerilerivurdulu kırdılı filmlersavaş filmi önerileridövüş filmleri
Senaryosunu Atatürk'ün Yazdığı Film: "Ben Bir İnkılap Çocuğuyum"
Senaryosunu Atatürk'ün Yazdığı Film: "Ben Bir İnkılap Çocuğuyum"
"Dünya sahnesinden tarihin en dikkat çekici adamlarından biri geçti..." diye yazmıştı ölümünün ardından Amerikan "Chicago Tribune" gazetesi... İşte bugün burada o adamın, yani modern Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün, sinemaya olan ilgisini ve bizzat senaryosunu yazdığı "Ben Bir İnkılap Çocuğuyum" filmini sizlere anlatacağım. Evet birçoğunuz gibi bunu ilk duyduğumda ben de fazlasıyla heyecanlanmış ve inanamamıştım fakat kaynaklar gösteriyor ki bu doğru. Ata'mız, Türk gençlerine aydınlık bir gelecek yolunda kılavuz olabilmesi için bir film senaryosu yazmış. Gelin şimdi detaylara birlikte bakalım.  "Öyle bir zaman gelecek ki, Amerika'nın keşfi, barut ve matbaa gibi gelişmeler, Sinema ve Radyo'nun yanında bir oyuncak gibi kalacaktır"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/133/21/senaryosunu-ataturk-un-yazdigi-film-ben-bir-inkilap-cocuguyum-780x439.jpg[/RESIM]Evet, bu aydınlık dolu, ileri görüşlülük fışkıran cümleler, bizzat Mustafa Kemal Atatürk'e ait. Sağlığında pek çok sanat dalına önem veren ve verilmesini de söyleyen Atatürk, sinema için şu cümleleri söylüyor; "Sinema, gelecekteki dünyanın bir dönüm noktasıdır. Şimdi bize basit gibi gelen eğlence olan radyo ve sinema, bir çeyrek asra kalmadan yeryüzünün çehresini tamamen değiştirecektir. Japonya’daki kadın Amerika’daki birine benzemeye çalışacak, Afrika'daki biri de bir Eskimo’nun ne dediğini anlayacaktır. Tek ve birleşik bir dünyayı hazırlamak bakımından sinema ve radyonun keşfi yanında tarihte devirler açan matbaa, barut ve Amerika’nın keşfi gibi olaylar oyuncak nisbetinde kalacaktır"... İşte "Sinema" hakkında böyle düşünen Atatürk, dönemin en ünlü sinemacısı Münir Hayri Egeli ile el ele veriyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/133/73/senaryosunu-ataturk-un-yazdigi-film-ben-bir-inkilap-cocuguyum-780x439.jpg[/RESIM]Sinemanın müthiş bir keşif olduğunu düşünen Atatürk, dönemin en ünlü sinemacılarından olan "Münir Hayri Egeli"den gelen film teklifini heyecanla kabul ediyor ve müthiş bir filmin senaryosunu yazmaya başlıyorlar.  Egeli, 1954’te yazdığı “Atatürk’ten Bilinmeyen Hatıralar” kitabında bu konudan şöyle bahsediyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/133/30/senaryosunu-ataturk-un-yazdigi-film-ben-bir-inkilap-cocuguyum-780x439.jpg[/RESIM]Egeli, yazdığı kitabında; "Senaryoyu sundum. 'İnkılabı gelecek nesillere götürecek kıvılcım öğretmenlerden fırlayacaktır, bu nedenle ana karakter Tarık'ın bir öğretmen olması daha uygundur. Ona göre düzeltmeli...' dedi..." şeklinde bahsediyor bu konudan ve devam ediyor; 'Bilmem başka neler koymalıyız?' diye sordu, 'Bir filmde kadın ve aşk unsuru da aranır ama bilmem nasıl emrederdiniz?' diye cevap verdim. Bunun üzerine; "Benim de başımdan aşk hikayeleri geçti" şeklinde yanıt verdi..." diyor. Senaryo tam 137 sayfa oluyor ve filmin hazırlıkları hızlanıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/133/40/senaryosunu-ataturk-un-yazdigi-film-ben-bir-inkilap-cocuguyum-780x439.jpg[/RESIM]Filmin senaryosu 2 kez bizzat Atatürk tarafından düzenlenip , üzerinde "Bay Münir Hayri’ye gönderilecek" notuyla gönderiliyor. Bu gel gitler sonucu senaryo 137 sayfaya ulaşıyor ve film için hazırlıklar yapılmaya başlanıyor.  Fakat Atatürk'ün sağlığı el vermiyor ve bu senaryo, filme dönüştürülemiyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/133/55/senaryosunu-ataturk-un-yazdigi-film-ben-bir-inkilap-cocuguyum-780x439.jpg[/RESIM]Hayri Egeli ve Atatürk arasında hazırlanan bu senaryo hem Atatürk'ün sağlığının kötüleşmesi hem de film ekibinde bulunan genel sekreter "Recep Peker"in ortaya attığı olumsuz fikirler nedeniyle bir türlü filme dönüşemiyor.  Senaryo şu an Ankara’da Milli Kütüphane'de tutuluyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/133/91/senaryosunu-ataturk-un-yazdigi-film-ben-bir-inkilap-cocuguyum-780x439.jpg[/RESIM]Bu, Türk gençlerine aydınlığa ulaşma yolunu gösterecek olan eser maalesef filme dönüştürülemiyor ve şu an Ankara'da, Milli Kütüphane'de kilit altında tutuluyor. Tam 72 yıl sonra, ünlü "Sarı Zeybek" adlı kısa belgeseli ortaya çıkaran ekip bu senaryoyu filmleştirmek istiyor, çok iyi de bir bütçe toplanıyor, fakat maalesef bu atak da sonuca bağlanamadan kaybolup gidiyor ve "Ben Bir İnkılap Çocuğuyum" filmi, rafa kaldırılıp tekrar unutuluyor. Kim bilir, belki bir gün şartlar olgunlaşır da bu senaryo çok kaliteli bir yapıma dönüştürülür, kim bilir. Tıkla, Moduna Göre Film Önerisi Seç! ►
745
3 ay
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
2.7b
1 yıl
Gazeteci Cüneyt Özdemir'in İzleyip Tavsiye Ettiği 7 Film!
Gazeteci Cüneyt Özdemir'in İzleyip Tavsiye Ettiği 7 Film!
Ülkemizde son yıllarda farklı sektörlerden birçok kişi YouTube'a içerik üretmeye başladı. Kimisi yüksek YouTube kazançları için yaptı bunu, kimisi de kendine ait özgür bir platformda, kimselerin baskısı olmadan dilediğince konuşup, dilediğince yaşamak için. İşte Cüneyt Özdemir de onlardan biri... Yıllardan bu yana takip ettiğim ve artık "YouTuber" bir gazeteci olarak karşımda duran Cüneyt Özdemir, benim için ailenin hem geleneksel işlerinde başı çeken kişisi hem de bir tarafıyla da geleceği, teknolojiyi ve dünyayı takip eden yenilikçi bir dayı, amca gibi... Aramızda 20 yaş var fakat çoğu videosunda gerçekten gençlere dokunmayı başarabiliyor. Üstelik hem YouTube videolarında, hem de Twitter'da bolca da film tavsiyesi yapıyor. Ben de onları şöyle bir derleyip toplayayım dedim ve ortaya da bu liste çıktı.  YouTuber Barış Özcan'ın Film Tavsiyeleri İçin Tıkla ► Hadi gelin, Cüneyt Özdemir'in tavsiye ettiği filmler nelermiş, hangi film için ne demiş şöyle bir bakalım.  1. Özdemir'in ilk film tavsiyesi, benim de burada sizlere tavsiye ettiğim "Hardcore Henry"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/140/98/gazeteci-cuneyt-ozdemir-in-izleyip-tavsiye-ettigi-7-film-780x439.jpg[/RESIM]Cüneyt Özdemir bu film için "Eğer bilgisayar oyunları ile aranız iyiyse izleyin ama değilse kaçın!" diyor. Filmin konusuna, IMDB puanına ve izleyenlerin yorumlarına göz atmak için aşağıdaki butona tıklayabilirsiniz. Filme Git ► 2. Cüneyt Özdemir'in 'İlaç gibi gelebilir' diyerek tavsiye ettiği bir film; "10 CoverField Lane"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/140/46/gazeteci-cuneyt-ozdemir-in-izleyip-tavsiye-ettigi-7-film-780x439.jpeg[/RESIM]Özdemir bu film için; "Klastrofobik ama bilimkurgu meraklılarına ilaç gibi gelebilir, kaçırmayın" diyor. Benim yorumuma ve film hakkında diğer detaylara göz atmak için aşağıdaki butonu tıklayabilirsiniz. Filme Git ► 3. Ünlü gazetecinin bir diğer tavsiyesi ise "The Nice Guys"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/140/57/gazeteci-cuneyt-ozdemir-in-izleyip-tavsiye-ettigi-7-film-780x439.jpg[/RESIM]Bu filmi "Çok iyi senaryo.. Çok çok iyi.." diyerek tavsiye eden Özdemir ayrıca "Oyunculuklar da bir okadar iyi.. Yönetmen arasıra çuvallıyor ama o kadar da olur..." diyor.  4. Sıradaki tavsiyesi ise "Warcraft"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/140/18/gazeteci-cuneyt-ozdemir-in-izleyip-tavsiye-ettigi-7-film-780x439.jpg[/RESIM]Dünyaca ünlü bir oyundan sinemaya aktarılan bu fantastik film de ünlü gazetecinin tavsiye listesinde. Hatta 16 Ağustos 2016'da attığı tweetinde de bu film için "Çakma oyun uyarlaması diye başlayıp ilginç bir atmosfer yakalamayı başarmış bir film. Yeni Yüzüklerin Efendisi üçlemesinin ilki!" diyor.  5. Bir başka tavsiyemiz ise "The Square" oluyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/140/78/gazeteci-cuneyt-ozdemir-in-izleyip-tavsiye-ettigi-7-film-780x439.jpg[/RESIM]Özdemir "Müthiş bir İsveç filmi!" diyerek tavsiye edip devam ediyor; "Film sadece sinemanın neden baştacı olması gerektiğini değil, modern dünyanın saçmalıklarını, çelişkilerini ve dilemmasını da çok şahane anlatıyor..." 6. 2012 yapımı "7 Boxes" filmi de tavsiye listemizde[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/140/82/gazeteci-cuneyt-ozdemir-in-izleyip-tavsiye-ettigi-7-film-780x439.jpg[/RESIM]Paraguay yapımı 2 saatlik bu filmde gerileceksiniz.  7. E bir de Netflix filmi olmasın mı? Oluyor; "Beasts Of No Nation"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/140/28/gazeteci-cuneyt-ozdemir-in-izleyip-tavsiye-ettigi-7-film-780x439.jpg[/RESIM]Benim de burada size "Netflix" kategorimde tavsiye ettiğim bu nefis film için usta gazeteci "Çok çok iyi bir film. Netflix sadece dizilerde değil filmlerde de çok yenilikçi bir yol izliyor. İyi yatırım..." diyor. Filme Git ► Bonus: "Columbus"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/140/94/gazeteci-cuneyt-ozdemir-in-izleyip-tavsiye-ettigi-7-film-780x439.jpg[/RESIM]Usta gazeteci bu filmin senaryo ve oyunculuklarının zorlama fakat sadece içindeki "Mimari" ögeler için bile izlenebileceğini ifade ediyor.  Cüneyt Özdemir'e not: Abicim film gözünü, olaylara bakış açını gerçekten beğeniyorum. Videolarında film tavsiyeleri yapman, hem siyasete, hem gündelik hayata, hem de sanata dokunman gerçekten çok keyifli. Fakat ne Instagram hesabında, ne de internette güncel "düzgün" bir fotoğrafını bulamadım içeriğin kapağına ekleyecek. Instagram sadece video paylaşmak için yok, oraya fotoğraflar da atabilirsin... Abicim gözünü seveyim, şöyle birkaç güncel kaliteli fotoğrafını çektir de yayınla. Yoksa videolarının kapaklarındaki düşük kaliteli fotoğraflarınla idare etmek zorunda kalacağız :) ● Aşağıdaki butona tıklayarak hemen modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
1.6b
2 ay
Yapımcılarını Zengin Ettiler: Tüm Zamanların En Çok Hasılat Yapan 7 Filmi!
Yapımcılarını Zengin Ettiler: Tüm Zamanların En Çok Hasılat Yapan 7 Filmi!
Özellikle son günlerde sosyal medya fenomenlerinin film yapmaya odaklanması ile dikkatler "Film yapmak kazandırıyor mu?" sorusuna kaydı. İşte bu yüzden sırf para kazanma gayesi ile yapıldıkları için rezalet filmler ile karşılaşıyoruz. Peki gerçekten yaptıkları hasılatları ile yapımcılarını zengin eden filmler var mı? İşte bugün tam da bu konuya değineceğiz. Öyle filmler var ki devasa hasılatları ile dudak uçuklatıyorlar. Hadi gelin şimdi tüm zamanların en çok hasılat yapan filmlerine birlikte bir bakalım.  1. Dünya çapında, tüm zamanların en çok hasılatını yapan film "Avatar" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/47/59/yapimcilarini-zengin-ettiler-tum-zamanlarin-en-cok-hasilat-yapan-7-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Harcanan: 237 Milyon $ Kazanılan: 2,788 Milyar $ ● Avatar, 2009 yılında Türkiye'de ise 2.480.990 seyirci sayesinde 26.636.520,50 TL hasılat elde etmişti!  2. Ondan sonra ise "Titanic" geliyor... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/47/31/yapimcilarini-zengin-ettiler-tum-zamanlarin-en-cok-hasilat-yapan-7-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Harcanan: 200 Milyon $ Kazanılan: 2.180 Milyar $ ● 1998 yılında Türkiye'de 3 milyon kişinin izlediği Titanic 3.670.070,67 TL hasılat elde etmişti... 3. En çok hasılat yapan filmler listemizin üçüncü sırasında ise "Star Wars: The Force Awakens" yer alıyor... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/47/40/yapimcilarini-zengin-ettiler-tum-zamanlarin-en-cok-hasilat-yapan-7-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Harcanan: 200 Milyon $ Kazanılan: 2.068 Milyar $ ● Film, Türkiye'de ise 17.170.964,00 TL hasılat elde etmeyi başarmıştı... 4. "Jurassic World" filmi ise en çok hasılat yapan filmler arasında ilk 3'ü son anda kaçıranlardan... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/47/17/yapimcilarini-zengin-ettiler-tum-zamanlarin-en-cok-hasilat-yapan-7-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Harcanan: 150 Milyon $ Kazanılan: 1,515 Milyar $ ● 2015 yapımı bu film ise sadece Türkiye'de 7.546.482,00 TL hasılat elde etmeyi başarmıştı... 5. Yapımcısını zengin eden bir diğer film ise 2012 yapımı "The Avengers" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/47/28/yapimcilarini-zengin-ettiler-tum-zamanlarin-en-cok-hasilat-yapan-7-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Harcanan: 220 Milyon $ Kazanılan: 1.514 Milyar $ ● 2012 yapımı bu film ise Türkiye'de 7.660.682,00 TL hasılat elde etmişti... 6. En çok gişe yapan filmler listemizin sonuna yaklaşırken bir diğer filmimiz "Furious 7" oluyor... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/47/34/yapimcilarini-zengin-ettiler-tum-zamanlarin-en-cok-hasilat-yapan-7-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Harcanan: 190 Milyon $ Kazanılan: 1.513 Milyar $ ● Türkiye'de 3 milyon kişinin izlediği bu film ise tam 32.132.000,00 TL hasılat elde etmişti...  7. Tüm zamanların en çok hasılat yapan filmleri listemizin 7. ve son sırasında ise 2015 yapımı "Avengers: Age of Ultron" bulunuyor... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/47/93/yapimcilarini-zengin-ettiler-tum-zamanlarin-en-cok-hasilat-yapan-7-filmi-780x439.jpg[/RESIM] Harcanan: 250 Milyon $ Kazanılan: 1.405 Milyar $ ● En çok hasılat yapan filmler listemizdeki son yapım ise Türkiye'de tam 15.618.775,00 TL hasılat elde etmeyi başarmıştı...  ● Tam da buraya tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi bulabilirsiniz! :) tüm zamanların en çok hasılat yapan filmleri - en çok gişe yapan filmler - en çok hasılat yapan filmler
2.0b
1 yıl
Alkışlıyoruz! "Babil" Dizisinin İlk Bölümünde Yapılan 9 Toplumsal Gönderme!
Alkışlıyoruz! "Babil" Dizisinin İlk Bölümünde Yapılan 9 Toplumsal Gönderme!
Uzun zamandır tuttuğum televizyon izleme orucumu Star TV'deki Babil dizisi ile bozmuş bulunmaktayım. Uzun bir zaman önce haberi, birkaç ay önce de fragmanı gelen Babil dizisi, fişek gibi oyuncu kadroysuyla beni heyecanlandırmayı başarmıştı. Bu akşam ise ilk bölümü Star TV'de yayınlandı ve daha yayınlanalı birkaç dakika olmuşken sosyal medyada en çok konuşulan başlık "Babil Dizisi" oldu. Dizisinin hem senaryosu, hem oyuncu kadrosu, hem de replikleri gerçekten daha ilk bölümden milyonlarca kişiyi yakalamayı başardı.  Atiye'nin Dark Dizisine Olan 7 Benzerliği İçin Tıkla! ► Ben de Babil dizisini izlerken birçok toplumsal göndermenin yapıldığı fark ettim. Üstelik bu göndermeler öyle yerinde ve öyle başarılıydılar ki, bunları size bir derleme halinde sunmak için de hemen kolları sıvadım. Hadi gelin şimdi oyuncu kadrosunda Halit Ergenç, Ozan Güven, Birce Akalay, Nur Fettahoğlu gibi isimlerin olduğu Babil dizisinin ilk bölümünde yapılan göndermeler, parmak basılan noktalar neymiş onlara bir bakalım.  1. İşsiz kalan profesör ve tefecinin konuşması...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/73/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]İftira sonucu işinden olan adamımızın, gerekli parayı bulabilmek için gittiği tefeci ile aralarında şöyle bir diyalog geçiyor; " - Üniversitede hoca olmuşsun. Ama benim gibi ilkokul mezununun ayağına gelmişsin. + Siz de hasta olunca üniversite mezunu doktorların ayağına gidiyorsunuz... - Parayı verince onlar da ayağımıza geliyor"... Dizi burada, ülkedeki gelir dengesizliğine vurgu yapıyor. Hayatını eğitime adamış bir insan, ilkokul mezunu bir tefecinin önünde direnmeye çalışıyor ve bu acı durumu da seyirciye bu şekilde aktarıyor. Gerçekten çok üzücü. 2. Asgari ücret ile geçinmenin zorluğu[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/84/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]İşinden olan adamımızın çocuğunun ameliyatı için para lazımdır. İrfan (Halit Ergenç) 1 Milyon TL'nin bir akademisyen için çok para olduğunu ve asgari ücret ile çalışan bir kişi için imkansız bir miktar olduğunu söyler ve yanındaki arkadaşı (Egemen - Ozan Güven) ona ameliyat masrafı olan 1 milyon liranın aslında çok büyük bir şey olmadığını şöyle anlatır; "Zengin insanlar var. Bir öğün yemekleri bin TL olan, çaya 20 TL veren, ve kendileri değil, hizmetçilerinin milyonluk evlerde oturduğu insanlar... Bu insanlar sana lazım olan bu parayı 1 günde harcıyorlar"... İşte dizi tam da bu sahnesiyle ülkemizdeki uçurum konusuna parmak basıyor. Orta sınıfın yok olması, bir kesimin çok fakir, diğer kesimin ise çok zengin olması konusuna bu şekilde değiniyor. 3. Torpil ile bir yerlere gelme...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/81/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Dizi, üniversitelerde ve birçok kurumda torpil ile insan alındığını da işliyor ve bu durumu seyirciye aktarıyor. 4. Kan bağışının önemi[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/95/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Çocuğunun ameliyat masrafı için "Kampanya başlatalım!" diyen anne "Sen hiç bu güne kadar kan bağışladın mı?' cevabını alıyor ve dizi seyircisinin dikkatini "Kan Bağışı" konusunun önemine çekmek istiyor.  5. Yere düşene bir tekme de yakınlarının vurması...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/96/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Yine dizi, günümüzün en büyük acılarından birine de değiniyor. İşinden atılan, iftiraya uğrayan ve geçindirmesi gereken bir ailesi olan bir insana kimse yardım etmiyor. Kimse para vermiyor, kimse iş vermiyor ve bankalar bile o kişiye kendi parasını dahi vermiyor... Hep ana haberde izlediğimiz bu konuyu, dizi bu şekilde ele alarak çarpıcı bir şekilde karşımıza çıkarıyor. 6. Kolay yoldan zengin olma hevesi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/56/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Ülkemizde enflasyonun artmasıyla çok fazla kişi maddi açıdan zor durumda kaldı. Bu da onları kolay yoldan para kazanmaya itti. İşte dizi, üniversitedeki "Ponzi sistemi" konusu ve Jet Fadıl usulü olmayan evleri satma konusuyla da bu konuya değindi ve insanların dikkatini buraya da çekmeyi başardı.  7. Kentsel dönüşümün rant olarak kullanılması[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/11/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Bir sahnede Egemen (Ozan Güven) dizimizin tehlikeli iş adamı, tefeci Süleyman'ın, kentsel dönüşüm ile evlerinizi yenileyeceğiz deyip garip insanlardan iyi arsaları ucuza aldığından bahsediyor ve Kentsel Dönüşüm olayının içinde aslında çok kirli şeylerin de döndüğünü seyirciye aktarmak istiyor.  8. Gökdelen ve gecekondunun aynı karede gösterilmesi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/21/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]İrfan'ın elinde kağıt ile sokaktaki bir adama adres sorma sahnesinde kadraja arkada parlak, heybetli, zengin bir gökdelen ve hemen önünde yıkık dökük gecekondular giriyor. Bu da yine bir sistem eleştirisi olarak algılanıyor.  9. Çiftlikbank göndermesi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/44/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Tabi para dedik, kolay yoldan zengin olma dedik, hiç Tosuncuğa değinmeden geçmek olur mu? demiş olsalar gerek çünkü dizi o konuya da değiniyor. Ders sahnesinde İrfan, öğrencilerine "Biri çıkıp mavi bir yumurta satarak milyarlarca parayı alarak binlerce insanı dolandırdı" diyerek Çiftlikbank göndermesinde bulunarak izleyiciyi uyarıyor.  Dizi, aslında dijital ortamlarda yayınlanmak için çekilmişti. Fakat sonrasında Star TV'nin satın aldığı ve televizyonda yayınlanacağı duyuruldu. Gördüğümüz tüm bu sivri göndermeler ve günümüz televizyonuna göre daha cesur sahnelerin olması bu yüzden. Çünkü bu bir dijital platform dizisi.  Dizi tamamen sistem eleştirisi, para ve bazı entrikalar üzerinde döneceğe benziyor. Halit Ergenç başta olmak üzere oyuncuların performansı da gayet başarılı. Benim gözüme takılan göndermeler yukarıdakilerdi ve hemen gelip burada sizle paylaşmak istedim.  - - - - - - - - -  ● Aşağıdaki butona tıklayarak da modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
7.5b
1 ay
İzleyecek Dizi Arayanlara! Etkileyici Netflix Dizi Tavsiyesi; "You"
İzleyecek Dizi Arayanlara! Etkileyici Netflix Dizi Tavsiyesi; "You"
Burada sizlere iyi bir Netflix dizi tavsiyesi yapabilmek için uzun zamandır Netflix'e gömülüp birçok dizi izledim. Bazı Netflix dizileri beni hüsrana uğratırken, bazıları da beni yakalamayı başardı. İşte bugün de size, beni yakalamayı başaran o Netflix dizilerinden 1 tanesini tavsiye etmeye geldim. Biliyorsunuz burada size yıllardır izleyip, beğendiğim filmleri tavsiye ediyorum fakat "dizi" izleyip tavsiye etmek, filme nazaran daha çok zaman aldığı için size neredeyse 2 ayda 1, bir dizi tavsiyesi ile geliyorum. Hadi gelin şimdi lafı uzatmadan izleyip, beğendiğim Netflix dizi tavsiyem You'ya bir göz atalım.  (Netflix bilim kurgu filmi tavsiyelerine göz atmak için de buraya tıklayabilirsiniz) Spoiler içermeyen özeti şu şekilde; İşlettiği kitapçıya gelen güzel bir kıza vurulan akıllı gencimiz "Joe", "Beck" ismindeki bu güzel kızın gönlünde yer edebilmek için teknoloji ve sosyal medyayı kullanarak çok akıllıca taktikler geliştirir. Fakat ne güzel kıza saf bir aşk ile vurulan Joe bu kadar temiz ve güvenilir, ne de güzeller güzeli Beck bu kadar masum... İşte dizimiz de bu ikilinin arasında ve etrafında yaşanan yarı gerilimli olayları işliyor. Üstelik temposu da giderek artıyor. Bu arada dizimizde +18 sahneler de bulunuyor, sonra kulağımı çınlatmayın... Bir oturuşta 4-5 bölüm izleyeceğiniz dizilerden biri olacak, kaçırmayın!   Başlıyoruz; You![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/98/6/izleyecek-dizi-arayanlara-etkileyici-netflix-dizi-tavsiyesi-you-780x439.jpg[/RESIM]Dizimiz, bir kitap dükkanı işleten genç, zeki ve yakışıklı adamımız "Joe" ve birgün yolu bu kitapçıya düşen güzel kızımız "Beck" arasında yaşananları konu alıyor. Adamımız Joe, Beck'e ilk görüşte vuruluyor ve onu analiz etmeye başlıyor. Nasıl biri? Üzerindeki kıyafetler ve renkleri kullanarak nasıl bir izlenim vermeye çalışıyor? Akıllı mı? Yoksa güzelliğine güvenenlerden mi? Hangisi? Adamımız Joe, güzel Beck'e vuruluyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/98/23/izleyecek-dizi-arayanlara-etkileyici-netflix-dizi-tavsiyesi-you-780x439.jpg[/RESIM]Joe, çok akıllı ve zeki bir adam. Beck, onun aklını başından alınca hemen oturup "Nasıl bu kızın gönlünü kazanabilirim?" diye düşünüyor ve bir macera başlıyor ki sormayın. Joe, Beck'i elde etmek için şeytanın bile aklına gelmeyeceği türde taktikler uyguluyor. Bunların başında Teknoloji ve teknolojinin getirdiği "Sosyal Medya" geliyor. Joe, hemen başlıyor sosyal medya ve internette Beck hakkında stalk yapmaya. Beck neleri sever, nerelere gider, kimlerle takılır, takıldığı kişiler ile hangi muhabbetleri eder, hepsini bir bir öğreniyor... İşin rengi değişiyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/98/2/izleyecek-dizi-arayanlara-etkileyici-netflix-dizi-tavsiyesi-you-780x439.jpg[/RESIM]Joe, ustaca taktikleri sayesinde Beck'e ulaşıyor ve bom! Sevgili oluyorlar... Fakat bu cicim ayları hep böyle mi gidiyor? Tabi ki de hayır. Dizinin ilk bölümlerinde gayet efendi bir aşık olarak gördüğümüz Joe'nun, hiç bilmediğimiz yanları ortaya çıkıyor. Ruhunun derinlerinde bir "sapık" barındıran Joe, Beck'i elde etmek için birçok şeyi yapıyor. "Adam aşık tabi yapar" diyeceksiniz fakat yaptıkları arasında insan öldürmek te var... Joe'nun bu gizli tarafı ise zamanla ortaya çıkıyor ve Beck bu durumu fark ediyor. Tabi bu süre içinde ayrılmalar, aldatmalar ve barışmalar da oluyor.  You dizisi oyuncularından kemik kadroda olanlara bir bakalım. Joe karakterine "Penn Badgley" hayat veriyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/98/87/izleyecek-dizi-arayanlara-etkileyici-netflix-dizi-tavsiyesi-you-780x439.jpg[/RESIM] Asıl kızımız Guinevere Beck'i canlandıran oyuncu ise "Elizabeth Lail"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/98/45/izleyecek-dizi-arayanlara-etkileyici-netflix-dizi-tavsiyesi-you-780x439.jpg[/RESIM] Asıl kızımızın en yakın arkadaşı Peach Salinger karakterini ise güzelliği ile konuşulan "Shay Mitchell" hayat veriyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/98/37/izleyecek-dizi-arayanlara-etkileyici-netflix-dizi-tavsiyesi-you-780x439.jpg[/RESIM] İlerleyen bölümlerde gördüğümüz Dr.Nicky karakteri ise "John Stamos" tarafından canlandırılıyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/98/97/izleyecek-dizi-arayanlara-etkileyici-netflix-dizi-tavsiyesi-you-780x439.jpg[/RESIM] You dizisi fragmanını da izleyebilirsiniz[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=9vIiNdYPudo[/VIDEO] Şöyle içinde gençlik, aşk, gerilim ve suç olan bir şeyler arıyorsanız bu Netflix dizisi tam sizlik olabilir. Hemen başlayın ve diziyi izledikten sonra izleyenlerin verdiği "E yuh artık biz artık kime güveneceğiz!" tepkisine siz de ortak olun. İyi seyirler!  Modunu Seç ►
1.2b
7 ay
Kore'den Uyarladık: "7. Koğuştaki Mucize" Filmi Geliyor, Aras Bulut İynemli Döktürüyor!
Kore'den Uyarladık: "7. Koğuştaki Mucize" Filmi Geliyor, Aras Bulut İynemli Döktürüyor!
Ülkemiz Orta Doğu ve balkanlara kadar birçok ülkeye dizi satan dev bir fabrika. Hatta şu an gidin İran'a, ya da farklı bir orta doğu ülkesine, televizyonlarda hala "Binbir Gece" ve "Muhteşem Yüzyıl" gibi dizilerimizin döndüğünü göreceksiniz. Peki ya film? Dış dünyada büyük ses getiren filmlerimiz de var mı? Eh işte... Fakat uyarlama konusunda oldukça ileride olduğumuzu söylemeliyim. Hatta bugün de size bunun bir örneğini göstereceğim. Yakın bir tarihte, başrolünde Aras Bulut İynemli'nin olduğu 7. Koğuştaki Mucize filmi vizyona giriyor!  Hadi gelin şimdi, dünyanın birçok yerinde büyük ilgi gören Güney Kore yapımı "Miracle in Cell No. 7" filminin Türkiye uyarlaması olan "7. Koğuştaki Mucize" filmi ne zaman vizyona giriyor, oyuncuları kimler, konusu tam olarak neymiş onlara bir göz atalım.  Öncelikle orijinal filmi, yani Güney Kore yapımı "Miracle in Cell No. 7" filmini uzun zaman önce izlemiş ve size de burada tavsiye etmiştim[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/111/83/kore-den-uyarladik-7-kogustaki-mucize-filmi-geliyor-aras-bulut-iynemli-dokturuyor-780x439.jpg[/RESIM]Film hakkındaki kısa yorumuma, IMDB puanına ve izleyen kişilerin görüşlerine aşağıdaki butona tıklayarak göz atabilirsiniz.  Filme Git ► "Peki Kaan 7. Koğuştaki Mucize filminin konusu ne?" derseniz de, hemen açıklayayım[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/111/45/kore-den-uyarladik-7-kogustaki-mucize-filmi-geliyor-aras-bulut-iynemli-dokturuyor-780x439.jpg[/RESIM]Küçük kızı ile zeka yaşı aynı olan bir babamız var. Bu babamız bir gün bir suça şahitlik ediyor ve suç bir şekilde onun üzerine kalıyor. Bu yüzden de hapise atılan adamımız idam cezasına çarptırılıyor. İşte bu hikaye de, çaresiz babamızın atıldığı hapishane hücresinde yaşananları konu alıyor.  7. Koğuştaki Mucize filmi kadrosunda ise şu isimler bulunuyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/111/98/kore-den-uyarladik-7-kogustaki-mucize-filmi-geliyor-aras-bulut-iynemli-dokturuyor-780x439.jpg[/RESIM]7. Koğuştaki Mucize filmi oyuncuları arasında Aras Bulut İynemli, Nisa Sofiya Aksongur ve İlker Aksum başta olmak üzere Celile Toyon, Mesut Akusta, Deniz Baysal, Yurdaer Okur ve Sarp Akkaya gibi isimler bulunuyor. Filmin yönetmen koltuğunda ise Mehmet Ada Öztekin oturuyor. Peki 7. Koğuştaki Mucize filmi ne zaman vizyona girecek?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/111/87/kore-den-uyarladik-7-kogustaki-mucize-filmi-geliyor-aras-bulut-iynemli-dokturuyor-780x439.jpeg[/RESIM]7. Koğuştaki Mucize filmi 11 Ekim’de vizyona girecek ve sinemalarda olacak.  İşte 7. Koğuştaki Mucize filminin fragmanı;[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=z_tgY9Nmo18[/VIDEO] ● Aşağıdaki butona tıklayarak da hemen modunuza göre film tavsiyesi bulabilirsiniz!  Modunu Seç ►  
3.4b
5 ay
İngilizce Öğretmenliğini Bırakıp, 400 Felçli ve Engelli Köpeğe Annelik Yapan Kadın: Reyhan Avcı Karagözler
İngilizce Öğretmenliğini Bırakıp, 400 Felçli ve Engelli Köpeğe Annelik Yapan Kadın: Reyhan Avcı Karagözler
Bugün sizle, yakın bir süre önce keşfettiğim nefis bir insanı tanıştırmak istiyorum; Reyhan Avcı Karagözler...  Peki kim bu Reyhan Avcı? Ne yapar? [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/16/69/ingilizce-ogretmenligini-birakip-400-felcli-ve-engelli-kopege-annelik-yapan-kadin-reyhan-avci-karagozler-780x439.jpg[/RESIM] Reyhan ablamız eski bir İngilizce öğretmeni... "Eski" diyorum çünkü kendisi hasta köpeklerin çektiği acıyı ve insanların duyarsızlığını görünce İngilizce öğretmenliğini bırakmış ve Tekirdağ'da felçli ve engelli köpeklere kol kanat germek için kolları sıvamış... Sağlıklı köpeklere değil, çoğu insanın yüz çevirdiği felçli ve engelli köpeklere annelik yapıyor!  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/16/27/ingilizce-ogretmenligini-birakip-400-felcli-ve-engelli-kopege-annelik-yapan-kadin-reyhan-avci-karagozler-780x439.jpg[/RESIM] Yaşlı, hasta ve engelli tam 400 köpeğe annelik yapıyor!  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/16/45/ingilizce-ogretmenligini-birakip-400-felcli-ve-engelli-kopege-annelik-yapan-kadin-reyhan-avci-karagozler-780x439.jpg[/RESIM] Reyhan ablamız, her gün hepsinin yemeğini, vitaminini düzenli olarak veriyor hatta bacakları olmayan köpeklerin günlük kaşınma ihtiyaçlarını da tek tek elleriyle gideriyor...  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/16/31/ingilizce-ogretmenligini-birakip-400-felcli-ve-engelli-kopege-annelik-yapan-kadin-reyhan-avci-karagozler-780x439.jpg[/RESIM] Onlardan birini sahiplenmek isteyen insanlara kapısı daima açık!  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/16/11/ingilizce-ogretmenligini-birakip-400-felcli-ve-engelli-kopege-annelik-yapan-kadin-reyhan-avci-karagozler-780x439.jpg[/RESIM] "Reyhan Avcı Karagözler", şu dünyada "İyi insanlar iyi ki var..." dediğimiz o iyi insanlardan...  Siz de Tekirdağ Muratlı Yolu 4. km'de bulunan bu barınağı ziyaret edebilir, veya buraya tıklayarak Reyhan ablamıza ulaşabilir ve ona destek olmak ve karşılıksız sevgiyle dolu olan kalplerin hala dünyada var olduğunu göstermek için bu içeriği aşağıdan Facebook'ta paylaşabilirsiniz! 
2.9b
2 yıl
Kaan'ın Tavsiyesi
Kaanintavsiyesi.com © 2016-2020 Film tavsiyesi almanın en kolay yolu.
destek@kaanintavsiyesi.com